Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6427 E. 2023/5942 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihdas nedeni↗ malen kaydı↗ talil↗ yemin deliline dayanma↗ kesin delil↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ kötüniyet tazminatı↗ bedelsizlik↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ bono↗ kötü niyet↗ iflas↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, emlakçı olan davalılar aracılığı ile dükkan vasfında bir taşınmazın satın alınması konusunda anlaştığını, tapuda taşınmazın devri sırasında banka ödemesinin sistemsel bir sorun nedeniyle gecikmesi üzerine davacıdan senet alındığını, senedin ödeme yapılmasının teminatı (güvence) olarak alındığını, aynı gün banka havalesi yoluyla ödemenin sağlanması üzerine senedin yırtıldığını, taraflar arasında başka bir ilişki bulunmadığını, ancak 18 ay sonra davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattıklarını, senedin sahte olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığını, takibe konu senedin malen kaydını taşıdığını ve ancak davalıların davacıya bir mal vermediklerini ileri sürerek anılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin sahte olmadığını, imzaların davacıya ait olduğunu, taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığını, banka dekontlarında görülen ödemenin davacı tarafından yapılmadığı gibi banka havalesi ile ödemelerin senet tarihinden önce olması ve senede ait ödeme olduğuna dair açıklama bulunmaması nedeniyle senet bedelinin ödendiğinin kabul edilemeyeceğini, ödeme ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının yazılı delil ile ispatlanacağını, hazırlık aşamasında davalıların taşınmazın satımı sırasında davacı tarafa elden borç para verildiği iddiasının mahkemede yapılmadığından talil sayılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/719 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca ihdas nedeni malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal teslim edilmediğini, senedin bedelsiz olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, malen kaydı olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme sebebini talil ettiği, bu durumda ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, borcun kesin delil ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/1444 E., 2019/332 K. sayılı kararıyla; davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı bononun verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun ihdas nedeninin talil edildiği, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, yemin deliline de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.02.2021 tarih, 2020/4906 E. ve 2021/1399 K. sayılı kararıyla davalılar vekilinin bozma kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca davacı takip borçlusu lehine tazminata hükmolunabilmesinin, menfi tespit davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlı olduğu, somut uyuşmazlıkta takibin haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyetle başlatıldığının ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden davacı yararına kötü niyetli takip tazminatına hükmolunmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kapsamı gereğince kötüniyet tazminatı açısından değerlendirme yapıldığı, takibin haksız olduğu ancak kötü niyetle başlatıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne icra dosyasına konu 276.500,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibe konu senetteki imzanın davacı tarafa ait olduğunu, senet bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davacının ödeme iddiasını ispatlaması gerektiğini, davanın niteliği ve dava değeri gözönüne alındığında mahkemece tanık dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, senedin düzenlenme sebebinin talil edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4906 E. 2021/1399 K.
Ortak:ihdas nedeni · malen kaydı · talil · kesin delil · yemin delili · bedelsizlik · yemin · kötü niyet tazminatı
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/719 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… 4.02.2019 tarihli ve 2018/1444 E., 2019/332 K. sayılı kararıyla; davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı «bononun» verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, «yemin deliline» de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun e …
… laştığını, tapuda taşınmazın devri sırasında banka ödemesinin sistemsel bir sorun nedeniyle gecikmesi üzerine davacıdan senet alındığını, senedin ödeme yapılmasının «teminatı» (güvence) olarak alındığını, aynı gün banka havalesi yoluyla ödemenin sağlanması üzerine senedin yırtıldığını, taraflar arasında başka bir ilişki bulunmadığını, ancak 18 ay sonra davacı aleyhine «kambiyo senedine» dayalı icra takibi başlattıklarını, senedin sahte olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığını, takibe konu senedin «malen kaydını» taşıdığını ve ancak davalıların davacıya bir mal vermediklerini ileri sürerek anılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davanın kıymetli evraktan kaynaklanan «menfi tespit davası» olduğu, davacı vekilinin, senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı «bononun» verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, «yemin deliline» de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun e …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · tespit davası
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davanın kıymetli evraktan kaynaklanan «menfi tespit davası» olduğu, davacı vekilinin, senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3025 E. 2021/2800 K.
Ortak:ihdas nedeni · talil · yazılı delil · bedelsizlik · bono · kötüniyet · teminat
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/719 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… 4.02.2019 tarihli ve 2018/1444 E., 2019/332 K. sayılı kararıyla; davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı «bononun» verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, «yemin deliline» de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun e …
… it ödeme olduğuna dair açıklama bulunmaması nedeniyle senet bedelinin ödendiğinin kabul edilemeyeceğini, ödeme ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının «yazılı delil» ile ispatlanacağını, hazırlık aşamasında davalıların taşınmazın satımı sırasında davacı tarafa elden borç para verildiği iddiasının mahkemede yapılmadığından «talil» sayılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · borçlu olunmadığının tespiti · kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · yargılama gideri · haciz · harç · temsil
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
2- Dava, senet tutarı olan 270.000.-TL üzerinden «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
Yapılan yargılama esnasında davacı yalnızca 200.000.-TL tutar üzerinden dava açmakta haklı olduğuna göre mahkemece bu tutar üzerinden hesaplanacak nispi harçtan davalının sorumlu tutulması gerekirken dava değerinin tamamı üzerinden «harç» hesabı yapılması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6076 E. 2024/7706 K.
Ortak:ihdas nedeni · malen kaydı · talil · bedelsizlik · kötü niyet tazminatı · ispat yükü · bono · kötü niyet · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/719 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… 4.02.2019 tarihli ve 2018/1444 E., 2019/332 K. sayılı kararıyla; davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı «bononun» verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, «yemin deliline» de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun e …
… laştığını, tapuda taşınmazın devri sırasında banka ödemesinin sistemsel bir sorun nedeniyle gecikmesi üzerine davacıdan senet alındığını, senedin ödeme yapılmasının «teminatı» (güvence) olarak alındığını, aynı gün banka havalesi yoluyla ödemenin sağlanması üzerine senedin yırtıldığını, taraflar arasında başka bir ilişki bulunmadığını, ancak 18 ay sonra davacı aleyhine «kambiyo senedine» dayalı icra takibi başlattıklarını, senedin sahte olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığını, takibe konu senedin «malen kaydını» taşıdığını ve ancak davalıların davacıya bir mal vermediklerini ileri sürerek anılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, «lehdarı» davalı, «keşidecisi» davacı, tanzim tarihi 15.04.2015 olan senette bedelin "malen" alındığı ibaresinin bulunmasına karşın, davalının savunmasında davacıya senet düzenlenmeden önce 500 Cumhuriyet altını verdiğini belirterek senedin «ihdas nedenini» «talil» ederek ispat yükünü üzerine aldığı, bu halde davacıya «bono» karşılığı 500 altın verdiğini ispatla yükümlü olduğu, ancak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2017/1836 esas sayılı icra takibine konu edilen davalı lehine düzenlenmiş 15.04.2015 tanzim ve 15.06.2015 «vade» tarihli 350.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibini «kötüniyetli» olarak yaptığı hususu ispatlanamadığından davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Değerlendirme Uyuşmazlık, «malen kaydı» bulunan «bono» nedeni yapılan takipten «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin açılan davada, davalının davacıya bono düzenlenmeden önce altın verdiğini belirtmesinin senedin düzenlenme nedeninin «talili» olup olmadığı ve «ispat yükünün» kimin üzerinde olduğu noktasında toplanmaktadır.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, üzerinde bulunan boş bir bonoyu haksız olarak ele geçirmek suretiyle rakam kısımlarını doldurarak Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2017/1836 esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde icra takibine giriştiğini, yapılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek icra takibine konu «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %20 «kötü niyet tazminatının» tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · lehdar · borçlu olunmadığının tespiti · keşideci · vade
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, «lehdarı» davalı, «keşidecisi» davacı, tanzim tarihi 15.04.2015 olan senette bedelin "malen" alındığı ibaresinin bulunmasına karşın, davalının savunmasında davacıya senet düzenlenmeden önce 500 Cumhuriyet altını verdiğini belirterek senedin «ihdas nedenini» «talil» ederek ispat yükünü üzerine aldığı, bu halde davacıya «bono» karşılığı 500 altın verdiğini ispatla yükümlü olduğu, ancak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2017/1836 esas sayılı icra takibine konu edilen davalı lehine düzenlenmiş 15.04.2015 tanzim ve 15.06.2015 «vade» tarihli 350.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibini «kötüniyetli» olarak yaptığı hususu ispatlanamadığından davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
… temin edeceği borç karşılığında senet vermeye hazır olduğu söylemesi üzerine, davacının cebinde bulunan senedin davalı tarafından habersizce alınarak tanzim tarihi, «vade tarihi» ve bedelinin davalı tarafından gerçek olmayan şekilde doldurulduğunu ve senedin «bedelsiz» olduğunu iddia etmiş, davalı ise savunmasında davacının yaptıracağı binadan daire almak için 500 Cumhuriyet altını davacıya «teslim» ettiği ancak bina inşaatı yapılmadığından davacıdan altınlarını geri istemesi üzerine, tarafların bir araya gelerek verdiği altınların o günkü karşılığı hesapnarak dava konusu «bononun» davacı tarafından düzenlendiği, bono üzerine «malen kaydının» da davacı tarafından yazıldığı ve imzalanarak kendisine teslim edildiğini belirtmiştir.
Değerlendirme Uyuşmazlık, «malen kaydı» bulunan «bono» nedeni yapılan takipten «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin açılan davada, davalının davacıya bono düzenlenmeden önce altın verdiğini belirtmesinin senedin düzenlenme nedeninin «talili» olup olmadığı ve «ispat yükünün» kimin üzerinde olduğu noktasında toplanmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11959 E. 2010/2791 K.
Ortak:malen kaydı · talil · kötüniyet tazminatı · kambiyo senedi · ispat yükü · bono · kötüniyet · dava sebebi · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… RI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/719 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca «ihdas nedeni» malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal «teslim» edilmediğini, senedin «bedelsiz» olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, «malen kaydı» olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ... tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme «sebebini» «talil» ettiği, bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, borcun «kesin delil» ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça «yemin deliline» de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… 4.02.2019 tarihli ve 2018/1444 E., 2019/332 K. sayılı kararıyla; davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı «bononun» verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun «ihdas nedeninin» «talil» edildiği, «ispat yükünün» davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, «yemin deliline» de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun e …
… laştığını, tapuda taşınmazın devri sırasında banka ödemesinin sistemsel bir sorun nedeniyle gecikmesi üzerine davacıdan senet alındığını, senedin ödeme yapılmasının «teminatı» (güvence) olarak alındığını, aynı gün banka havalesi yoluyla ödemenin sağlanması üzerine senedin yırtıldığını, taraflar arasında başka bir ilişki bulunmadığını, ancak 18 ay sonra davacı aleyhine «kambiyo senedine» dayalı icra takibi başlattıklarını, senedin sahte olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığını, takibe konu senedin «malen kaydını» taşıdığını ve ancak davalıların davacıya bir mal vermediklerini ileri sürerek anılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu «bononun» «lehtarının» davalı, «keşidecisinin» ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "«malen kaydı»" içerdiği hususları tartışmasızdır.
Dava konusu «bono» da "«malen" kaydını» içermektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:senedin talili · illetten mücerretlik · isticvap · mücerretlik · teminat senedi · karine · lehtar · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu «bononun» «lehtarının» davalı, «keşidecisinin» ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "«malen kaydı»" içerdiği hususları tartışmasızdır.
Davacı vekili, «bononun» müvekkili tarafından davalının ortağı firmayla yapılan «taşıma sözleşmesinin» «teminatı» olarak verildiğini, edimini yerine getirdiğini, davalıyla bir ilişkisinin olmadığını iddia etmiştir.
Ancak, "bedeli malen ahzolunmuştur" «kaydını» içerecek şekilde düzenlenen bir «kambiyo senedinin» «karine» olarak «teslim» alınan bir mal karşılığında düzenlendiğinin kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6427 E. , 2023/5942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, emlakçı olan davalılar aracılığı ile dükkan vasfında bir taşınmazın satın alınması konusunda anlaştığını, tapuda taşınmazın devri sırasında banka ödemesinin sistemsel bir sorun nedeniyle gecikmesi üzerine davacıdan senet alındığını, senedin ödeme yapılmasının teminatı (güvence) olarak alındığını, aynı gün banka havalesi yoluyla ödemenin sağlanması üzerine senedin yırtıldığını, taraflar arasında başka bir ilişki bulunmadığını, ancak 18 ay sonra davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattıklarını, senedin sahte olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığını, takibe konu senedin malen kaydını taşıdığını ve ancak davalıların davacıya bir mal vermediklerini ileri sürerek anılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin sahte olmadığını, imzaların davacıya ait olduğunu, taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığını, banka dekontlarında görülen ödemenin davacı tarafından yapılmadığı gibi banka havalesi ile ödemelerin senet tarihinden önce olması ve senede ait ödeme olduğuna dair açıklama bulunmaması nedeniyle senet bedelinin ödendiğinin kabul edilemeyeceğini, ödeme ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının yazılı delil ile ispatlanacağını, hazırlık aşamasında davalıların taşınmazın satımı sırasında davacı tarafa elden borç para verildiği iddiasının mahkemede yapılmadığından talil sayılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/719 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca ihdas nedeni malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal teslim edilmediğini, senedin bedelsiz olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, malen kaydı olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık ...'ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan ...
tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme sebebini talil ettiği, bu durumda ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, borcun kesin delil ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/1444 E., 2019/332 K. sayılı kararıyla; davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı bononun verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun ihdas nedeninin talil edildiği, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, yemin deliline de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.02.2021 tarih, 2020/4906 E. ve 2021/1399 K. sayılı kararıyla davalılar vekilinin bozma kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca davacı takip borçlusu lehine tazminata hükmolunabilmesinin, menfi tespit davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlı olduğu, somut uyuşmazlıkta takibin haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyetle başlatıldığının ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden davacı yararına kötü niyetli takip tazminatına hükmolunmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kapsamı gereğince kötüniyet tazminatı açısından değerlendirme yapıldığı, takibin haksız olduğu ancak kötü niyetle başlatıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne icra dosyasına konu 276.500,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibe konu senetteki imzanın davacı tarafa ait olduğunu, senet bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davacının ödeme iddiasını ispatlaması gerektiğini, davanın niteliği ve dava değeri gözönüne alındığında mahkemece tanık dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, senedin düzenlenme sebebinin talil edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963356800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz