Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3025 E. 2021/2800 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihdas nedeni↗ talil↗ delil değerlendirmesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ kamu düzenine aykırılık↗ yazılı delil↗ bedelsizlik↗ kamu düzeni↗ bono↗ yargılama gideri↗ haciz↗ kötüniyet↗ harç↗ teminat↗ temsil↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı bononun tarafların iddia ve cevaplarıyla ihdas nedenini talil etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun teminat amacıyla verildiğini ve bedelsiz kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket temsilcisinin icrai haciz sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, takibe konu bononun malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun teminat amacıyla verildiğini ve bedelsiz kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan haciz sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta kötüniyetli olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve yargılama giderlerinin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, senet tutarı olan 270.000.-TL üzerinden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Yapılan yargılama esnasında davacı yalnızca 200.000.-TL tutar üzerinden dava açmakta haklı olduğuna göre mahkemece bu tutar üzerinden hesaplanacak nispi harçtan davalının sorumlu tutulması gerekirken dava değerinin tamamı üzerinden harç hesabı yapılması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6076 E. 2024/7706 K.
Ortak:ihdas nedeni · talil · borçlu olunmadığının tespiti · bedelsizlik · bono · kötüniyet
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı «bononun» tarafların iddia ve cevaplarıyla «ihdas nedenini» «talil» etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket «temsilcisinin» icrai «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL «borçlu olunmadığının tespitine» karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, takibe konu «bononun» malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun «teminat» amacıyla verildiğini ve «bedelsiz» kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan «haciz» sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta «kötüniyetli» olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve «yargılama giderlerinin» kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, «kamu düzenine aykırılık» hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir …
2- Dava, senet tutarı olan 270.000.-TL üzerinden «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, «lehdarı» davalı, «keşidecisi» davacı, tanzim tarihi 15.04.2015 olan senette bedelin "malen" alındığı ibaresinin bulunmasına karşın, davalının savunmasında davacıya senet düzenlenmeden önce 500 Cumhuriyet altını verdiğini belirterek senedin «ihdas nedenini» «talil» ederek ispat yükünü üzerine aldığı, bu halde davacıya «bono» karşılığı 500 altın verdiğini ispatla yükümlü olduğu, ancak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2017/1836 esas sayılı icra takibine konu edilen davalı lehine düzenlenmiş 15.04.2015 tanzim ve 15.06.2015 «vade» tarihli 350.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibini «kötüniyetli» olarak yaptığı hususu ispatlanamadığından davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Değerlendirme Uyuşmazlık, «malen kaydı» bulunan «bono» nedeni yapılan takipten «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin açılan davada, davalının davacıya bono düzenlenmeden önce altın verdiğini belirtmesinin senedin düzenlenme nedeninin «talili» olup olmadığı ve «ispat yükünün» kimin üzerinde olduğu noktasında toplanmaktadır.
… temin edeceği borç karşılığında senet vermeye hazır olduğu söylemesi üzerine, davacının cebinde bulunan senedin davalı tarafından habersizce alınarak tanzim tarihi, «vade tarihi» ve bedelinin davalı tarafından gerçek olmayan şekilde doldurulduğunu ve senedin «bedelsiz» olduğunu iddia etmiş, davalı ise savunmasında davacının yaptıracağı binadan daire almak için 500 Cumhuriyet altını davacıya «teslim» ettiği ancak bina inşaatı yapılmadığından davacıdan altınlarını geri istemesi üzerine, tarafların bir araya gelerek verdiği altınların o günkü karşılığı hesapnarak dava konusu «bononun» davacı tarafından düzenlendiği, bono üzerine «malen kaydının» da davacı tarafından yazıldığı ve imzalanarak kendisine teslim edildiğini belirtmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:malen kaydı · vade tarihi · lehdar · kötü niyet tazminatı · ispat yükü · keşideci · vade · kötü niyet
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, «lehdarı» davalı, «keşidecisi» davacı, tanzim tarihi 15.04.2015 olan senette bedelin "malen" alındığı ibaresinin bulunmasına karşın, davalının savunmasında davacıya senet düzenlenmeden önce 500 Cumhuriyet altını verdiğini belirterek senedin «ihdas nedenini» «talil» ederek ispat yükünü üzerine aldığı, bu halde davacıya «bono» karşılığı 500 altın verdiğini ispatla yükümlü olduğu, ancak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2017/1836 esas sayılı icra takibine konu edilen davalı lehine düzenlenmiş 15.04.2015 tanzim ve 15.06.2015 «vade» tarihli 350.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, davalının icra takibini «kötüniyetli» olarak yaptığı hususu ispatlanamadığından davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
… temin edeceği borç karşılığında senet vermeye hazır olduğu söylemesi üzerine, davacının cebinde bulunan senedin davalı tarafından habersizce alınarak tanzim tarihi, «vade tarihi» ve bedelinin davalı tarafından gerçek olmayan şekilde doldurulduğunu ve senedin «bedelsiz» olduğunu iddia etmiş, davalı ise savunmasında davacının yaptıracağı binadan daire almak için 500 Cumhuriyet altını davacıya «teslim» ettiği ancak bina inşaatı yapılmadığından davacıdan altınlarını geri istemesi üzerine, tarafların bir araya gelerek verdiği altınların o günkü karşılığı hesapnarak dava konusu «bononun» davacı tarafından düzenlendiği, bono üzerine «malen kaydının» da davacı tarafından yazıldığı ve imzalanarak kendisine teslim edildiğini belirtmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, üzerinde bulunan boş bir bonoyu haksız olarak ele geçirmek suretiyle rakam kısımlarını doldurarak Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2017/1836 esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde icra takibine giriştiğini, yapılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek icra takibine konu «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %20 «kötü niyet tazminatının» tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Değerlendirme Uyuşmazlık, «malen kaydı» bulunan «bono» nedeni yapılan takipten «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin açılan davada, davalının davacıya bono düzenlenmeden önce altın verdiğini belirtmesinin senedin düzenlenme nedeninin «talili» olup olmadığı ve «ispat yükünün» kimin üzerinde olduğu noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12425 E. 2017/6041 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2013/270 E. sayılı dosyasında davacı olan ... tarafından işbu davanın davacısı aleyhine açılan davanın konusunu oluşturan uyuşmazlığın «taahhüt» işlemine dayalı tescil istemi mahiyetinde bulunması nedeniyle, söz konusu davadaki talep mahiyeti bakımından ileriye yönelik olarak hukuki sonuçlar doğurabilecek n …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3025 E. , 2021/2800 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.07.2017 tarih ve 2016/727 E- 2017/556 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.05.2019 tarih ve 2017/2810 E- 2019/825 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aynı zamanda müdürü olduğu dava dışı Aymaksan Mak. Ltd. Şti. ile paslanmaz alaşımlı parça üretim ve teslimi için anlaşıldığını ve karşılığında icra takibine konu senedin teminat olarak verildiğini, dava dışı şirketçe mal teslimi yapılmadığı gibi senedin de iade edilmediğini, teminat seneti olarak verilen ve bedelsiz kalan senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket yetkililerinin sahip olduğu taşınmazların satın alınması konusunda anlaşma yapıldığı ve buna karşın davalının yetkilisi olduğu şirkete ait bir aracın davacıya devredildiği, davacı şirket yetkilisi hesabına para yatırıldığı ve elden ödeme yapıldığı halde taşınmaz satışından vazgeçmeleri üzerine ödenen paranın iadesi için takibe konu senedin verildiğini, borcun ödenmeyen bakiyesi için haklı olarak takip başlatıldığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, takibe konu malen kayıtlı bononun tarafların iddia ve cevaplarıyla ihdas nedenini talil etmediği, bu durumda davacı tarafın bononun teminat amacıyla verildiğini ve bedelsiz kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, bununla birlikte davacı şirket temsilcisinin icrai haciz sırasında borcu kabul ettiği, davalının da takibe konu edilen 70.000.-TL dışında borcunun kalmadığını kabul ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 270.000.-TL bedelli bonodan dolayı davalıya 200.000.- TL borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, takibe konu bononun malen kayıtlı olarak düzenlendiği dikkate alındığında davacı tarafın bononun teminat amacıyla verildiğini ve bedelsiz kaldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak davacı tarafın buna ilişkin dosyaya yazılı bir delil sunmadığı, davacı şirket yetkilisi olduğu söylenen ...'nın yapılan haciz sırasında borcu kabul ettiği, bu kişinin şirket yetkilisi olduğu konusunda da duruşmada davacı vekilinin beyanda bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı vekilinin 06.07.2017 tarihli duruşmada takibe konulan miktar dışında alacaklarının kalmadığını beyan etmesi, davacının davayı açmakta kötüniyetli olduğu konusunda dosyada delil olmaması ve yargılama giderlerinin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığı, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olması gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, senet tutarı olan 270.000.-TL üzerinden borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Yapılan yargılama esnasında davacı yalnızca 200.000.-TL tutar üzerinden dava açmakta haklı olduğuna göre mahkemece bu tutar üzerinden hesaplanacak nispi harçtan davalının sorumlu tutulması gerekirken dava değerinin tamamı üzerinden harç hesabı yapılması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659852700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz