6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11959 E. 2010/2791 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senedin talili illetten mücerretlik malen kaydı talil isticvap mücerretlik teminat senedi karine kötüniyet tazminatı lehtar kambiyo senedi taşıma sözleşmesi ispat yükü keşideci bono asıl alacak kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı dava sebebi cy/cy kaydı teminat teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, isticvaba rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre sebebini talil etmiş olduğu, ispat yükünün senedi talil eden davalıda bulunduğu, illetten mücerret borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, asıl alacak üzerinden % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, icra takibine konulan bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlığa konu bononun lehtarının davalı, keşidecisinin ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "malen kaydı" içerdiği hususları tartışmasızdır. Davacı vekili, bononun müvekkili tarafından davalının ortağı firmayla yapılan taşıma sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, edimini yerine getirdiğini, davalıyla bir ilişkisinin olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, "bedeli malen ahzolunmuştur" kaydını içerecek şekilde düzenlenen bir kambiyo senedinin karine olarak teslim alınan bir mal karşılığında düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, borçlu olmadığını iddia eden keşidecinin, keşide edilen bono karşılığında kendisine mal teslim edilmediğini ve dolayısıyla bu senetten dolayı borcunun bulunmadığını kanıtlaması zorunludur. Ayrıca, senedin teminat senedi olduğunu ileri süren de bu iddiasını ispat etmelidir. Dava konusu bono da "malen" kaydını içermektedir. O halde, ispat yükünün davacıda olduğu tartışmasızdır. Davalı vekili ile isticvap edilen davalı asilin senedin bir borç nedeniyle düzenlendiğini beyan etmeleri talil niteliğinde olmadığı gibi borcun nedenini açıklamamaları da ispat yükünün davalıya geçtiği sonucunu doğurmaz. Bu durum karşısında, uyuşmazlıkta ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalının kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3092 E. 2021/3951 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3025 E. 2021/2800 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11959 E.  ,  2010/2791 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İskenderun 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2008 tarih ve 2006/285 - 2008/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortak olduğu şirketin taahhüdündeki taşıma işini yerine getirdiğini, Irak’a yapılan bu taşımalarla ilgili olarak meydana gelecek zararın teminatı amacıyla senet ve taahhütname imzalandığını, işin tamamlanmasına ve bir zarar doğmamasına rağmen davalının teminat mahiyetindeki bu senedi kendi adına düzenleyerek takibe koyduğunu, müvekkili ile hiçbir hukuki ilişkisinin olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu, borcuna karşı senet verdiğini, ispat yükünün davacıda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, isticvaba rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre sebebini talil etmiş olduğu, ispat yükünün senedi talil eden davalıda bulunduğu, illetten mücerret borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, asıl alacak üzerinden % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, icra takibine konulan bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlığa konu bononun lehtarının davalı, keşidecisinin ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "malen kaydı" içerdiği hususları tartışmasızdır. Davacı vekili, bononun müvekkili tarafından davalının ortağı firmayla yapılan taşıma sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, edimini yerine getirdiğini, davalıyla bir ilişkisinin olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, "bedeli malen ahzolunmuştur" kaydını içerecek şekilde düzenlenen bir kambiyo senedinin karine olarak teslim alınan bir mal karşılığında düzenlendiğinin kabulü gerekir.

Bu durumda, borçlu olmadığını iddia eden keşidecinin, keşide edilen bono karşılığında kendisine mal teslim edilmediğini ve dolayısıyla bu senetten dolayı borcunun bulunmadığını kanıtlaması zorunludur. Ayrıca, senedin teminat senedi olduğunu ileri süren de bu iddiasını ispat etmelidir. Dava konusu bono da "malen" kaydını içermektedir. O halde, ispat yükünün davacıda olduğu tartışmasızdır. Davalı vekili ile isticvap edilen davalı asilin senedin bir borç nedeniyle düzenlendiğini beyan etmeleri talil niteliğinde olmadığı gibi borcun nedenini açıklamamaları da ispat yükünün davalıya geçtiği sonucunu doğurmaz. Bu durum karşısında, uyuşmazlıkta ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalının kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilini temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013781000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.