İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2492 E. 2023/4968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta prim alacağı↗ prim alacağı↗ zeyilname↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ cari hesap alacağı↗ takibin durdurulması↗ vade tarihi↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ ilamsız icra takibi↗ kâr mahrumiyeti↗ cari hesap↗ sözleşmeden doğan dava↗ vekâlet ücreti↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ hakkaniyet↗ ek prim↗ zamanaşımı def'i↗ muacceliyet↗ dürüstlük kuralı↗ mahsup↗ def'i↗ işlemiş faiz↗ vade↗ taşıyıcı↗ esastan ret↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/491E., 2021/849 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Müge Bostan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014/2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülüklerin yerine getirilmesine karşın davalının sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro asıl alacak ve 3.429,90 euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.302,64 euroyu müvekkiline ödemesi gerektiğini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2017/5168 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'i ileri sürmüş ve bir yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddini talep etmiş, esas yönünden ise davalı şirketin Kazakistan ofisi tarafından Rusya'da ticari faaliyet gösteren 000 Business Master Logistics firması aracılığıyla yine Rusya'da faaliyet gösteren LG Electronics Rus firmasına ait emtiaların 16.08.2014 tarihinde ... AS plaka sayılı araç ile müvekkili şirket tarafından taşınması esnasında yangın meydana geldiğini, yangın sebebiyle 000 Business Master Logistics firması farafından ilk olarak 46.000,00 USD talep edildiğini, ardından 1.609.525,11 ruble karşılığı 59.000,00 USD'nin müvekkili şirketin 000 Business Master Logistics'den olan alacağından mahsup edildiğini, yani müvekkili şirketin taşıma esnasında meydana gelen yangın sebebiyle 59.000,00 USD alacağından mahrum kaldığını, davacı şirketin ise müvekkili şirketin taşıma işlerini sigortaladığını, ancak geçerli olmayan bir sebeple davacı ... firması tarafından yangın sebebiyle ortaya çıkan zararın ödenmediğini, davacının mevcut hasar bedelini poliçe kapsamında ödememesi ve bunun üzerinde de poliçeden doğan alacağının hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) zamanaşımı başlığını taşıyan 1420 nci maddesinin birinci fıkrasında, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre sigorta ettirenin borcu olan prim ödeme borcunun muaccel olduğu andan itibaren zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, taraflar arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığı, prim olarak 42.000,00 euro kararlaştırıldığı, ödemelerin taksitler halinde 01.02.2014-01.08.2014 tarihleri arasında 7 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçede açıkça ödeme tarihleri kararlaştırıldığından son ödeme tarihlerinden sonraki günden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı, davaya konu prim alacağı için İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2017/5168 E. sayılı dosyası üzerinden 13.12.2016 tarihinde takibe geçildiği, takip tarihi itibari ile iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olup devam eden sözleşmeye ek olarak 05.08.2015 tarihinde 37.872,77 euro prim ile kapasite ayarlama zeyilnamesi düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro asıl alacak ve 3.429,90 euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.302,64 euro (161.068,00 TL) müvekkili şirkete ödenmesi gereken borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin sigorta sözleşmesinin tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, İlk Derece Mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun da davadaki haklılığı ortaya koyduğunu, raporda "vadeleri içinde yürürlükte kalmış dava konusu poliçenin prim ödemesinin yapılmaması,..., eş deyişle 37.872,77 euro alacağını talep edebileceği" hususunun belirtildiğini, yani talep edilen alacağın taksite bağlanmış olan alacak olmayıp 05.08.2015 tarihli poliçeye ek olarak yapılan zeyilnameye ilişkin alacak olduğunu, kaldı ki her iki tarafın da tacir olup işbu alacağın cari hesap alacağı niteliğini kazandığını ve on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığını, eğer alacağın muaccel olması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı bu bildirimin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacağını, zeyilnameyle devam ettirilen 05.08.2015 tarihli sigortaya ilişkin olarak düzenleme tarihinden itibaren herhangi bir ödeme yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda sigorta prim borcunun, poliçedeki taksitler hâlinde ödenecek olup son taksit tarihinin 01.08.2014 olduğu, buna göre prim borcunun son vade tarihi olan 01.08.2014 tarihi itibariyle alacağın muaccel hâle geldiği, bu tarihten icra takibinin yapıldığı tarih olan 07.12.2016 tarihine kadar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ve ihtilaf konusu olayda takipten önce zamanaşımını kesen başka bir sebep de bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin vermiş olduğu kararın isabetli olduğu, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve aleyhlerine vekâlet ücretinin yanlış takdir edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta prim alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, takip konusu edilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Takip ve dava konusu alacak, 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesine ek olarak düzenlenen 05.08.2015 tarihli kapasite ayarlama zeyilnamesinden kaynaklanmaktadır. Zeyilname düzenleme tarihi ile icra takip tarihi arasında 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5084 E. 2022/4400 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · harç
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının, dava dışı şirket tarafından imzalanan sözleşmeye «kefaletinden» dolayı davacıya dava tarihi itibariyle 40.872,16 TL borçlu olduğu, ancak davacı tarafça 37.500,00 TL üzerinden «harç» yatırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 37.500,00 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/926 E. 2020/5442 K.
Ortak:dürüstlük kuralı
İncelediğiniz kararda… olarak 46.000,00 USD talep edildiğini, ardından 1.609.525,11 ruble karşılığı 59.000,00 USD'nin müvekkili şirketin 000 Business Master Logistics'den olan alacağından «mahsup» edildiğini, yani müvekkili şirketin taşıma esnasında meydana gelen yangın sebebiyle 59.000,00 USD alacağından «mahrum» kaldığını, davacı şirketin ise müvekkili şirketin taşıma işlerini sigortaladığını, ancak geçerli olmayan bir sebeple davacı ... firması tarafından yangın sebebiyle ortaya çıkan zararın ödenmediğini, davacının mevcut «hasar» bedelini poliçe kapsamında ödememesi ve bunun üzerinde de poliçeden doğan alacağının «hakkaniyete» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil etmesi nedeniyle talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı Yurtiçi İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunun 5. maddesinin kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğundan bahisle iptaline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14360 E. 2016/6408 K.
Ortak:prim alacağı · zeyilname · ek prim · taahhütname · hasar
İncelediğiniz kararda… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi «taşıyıcı» mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olup devam eden sözleşmeye ek olarak 05.08.2015 tarihinde 37.872,77 euro «prim» ile kapasite ayarlama «zeyilnamesi» düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro «asıl alacak» ve 3.429,90 euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplamda 41.302,64 euro (161.068,00 TL) müvekkili şirkete ödenmesi gereken borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin «sigorta sözleşmesinin» tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemeyi «taahhüt» ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, İlk Derece Mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun da davadaki haklılığı ortaya koyduğunu, raporda "vadeleri içinde yürürlükte kalmış dava konusu poliçenin prim ödemesinin yapılmaması,..., eş deyişle 37.872,77 euro alacağını talep edebileceği" hususunun belirtildiğini, yani talep edilen alacağın taksite bağlanmış olan alacak olmayıp 05.08.2015 tarihli poliçeye ek olarak yapılan zeyilnameye ilişkin alacak olduğunu, kaldı ki her iki tarafın da «tacir» olup işbu alacağın «cari hesap alacağı» niteliğini kazandığını ve on yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin alacağın «muaccel» olmasıyla işlemeye başladığını, eğer alacağın muaccel olması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı bu bildirimin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacağını, zey …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) «zamanaşımı» başlığını «taşıyan» 1420 nci maddesinin birinci fıkrasında, «sigorta sözleşmesinden doğan» bütün istemlerin, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre «sigorta ettirenin» borcu olan «prim» ödeme borcunun muaccel olduğu andan itibaren zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, taraflar arasında yurtiçi «taşıyıcı» mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığı, prim olarak 42.000,00 euro kararlaştırıldığı, ödemelerin taksitler halinde 01.02.2014-01.08.2014 tarihleri arasında 7 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçede açıkça ödeme tarihleri kararlaştırıldığından «son» ödeme tarihlerinden sonraki günden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı, davaya konu «prim alacağı» için İstanbul Anadolu 19.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «sigorta prim alacağı» için başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu «sigorta poliçelerine» göre davacının 16.105,84 TL tutarında «prim alacağının» görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle «kasko sigorta» «zeyilnamelerinin» düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş; ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin «hasar» bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı «taahhütte» de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında «prim iadesi» «kaydı» yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal «zeyilnameleri» nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir «prim alacağının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
… yer alan açıklamaların çelişkili olduğu ve dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmadığı anlaşıldığından poliçe bazında inceleme yapılmak suretiyle, talepte belirtilen ve «ibraz» edilen poliçeler ve bu poliçelerin «zeyilnameleri» ile yapılan «prim» ödemeleri incelenip belirlenmeli, bu suretle iddia edilen poliçeler nedeniyle davalının prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, «denetime elverişli» bulunmayan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · kasko sigortası · denetime elverişlilik · icra takibine itiraz · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu «sigorta poliçelerine» göre davacının 16.105,84 TL tutarında «prim alacağının» görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle «kasko sigorta» «zeyilnamelerinin» düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş; ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin «hasar» bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı «taahhütte» de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında «prim iadesi» «kaydı» yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal «zeyilnameleri» nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir «prim alacağının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, sigorta «prim» borcunun tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporları nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
… yer alan açıklamaların çelişkili olduğu ve dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmadığı anlaşıldığından poliçe bazında inceleme yapılmak suretiyle, talepte belirtilen ve «ibraz» edilen poliçeler ve bu poliçelerin «zeyilnameleri» ile yapılan «prim» ödemeleri incelenip belirlenmeli, bu suretle iddia edilen poliçeler nedeniyle davalının prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, «denetime elverişli» bulunmayan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15880 E. 2013/15604 K.
Ortak:zeyilname · riziko · hasar
İncelediğiniz kararda… olarak 46.000,00 USD talep edildiğini, ardından 1.609.525,11 ruble karşılığı 59.000,00 USD'nin müvekkili şirketin 000 Business Master Logistics'den olan alacağından «mahsup» edildiğini, yani müvekkili şirketin taşıma esnasında meydana gelen yangın sebebiyle 59.000,00 USD alacağından «mahrum» kaldığını, davacı şirketin ise müvekkili şirketin taşıma işlerini sigortaladığını, ancak geçerli olmayan bir sebeple davacı ... firması tarafından yangın sebebiyle ortaya çıkan zararın ödenmediğini, davacının mevcut «hasar» bedelini poliçe kapsamında ödememesi ve bunun üzerinde de poliçeden doğan alacağının «hakkaniyete» ve «dürüstlük kuralına aykırılık» teşkil etmesi nedeniyle talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) «zamanaşımı» başlığını «taşıyan» 1420 nci maddesinin birinci fıkrasında, «sigorta sözleşmesinden doğan» bütün istemlerin, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre «sigorta ettirenin» borcu olan «prim» ödeme borcunun muaccel olduğu andan itibaren zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, taraflar arasında yurtiçi «taşıyıcı» mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığı, prim olarak 42.000,00 euro kararlaştırıldığı, ödemelerin taksitler halinde 01.02.2014-01.08.2014 tarihleri arasında 7 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçede açıkça ödeme tarihleri kararlaştırıldığından «son» ödeme tarihlerinden sonraki günden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı, davaya konu «prim alacağı» için İstanbul Anadolu 19.
… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi «taşıyıcı» mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olup devam eden sözleşmeye ek olarak 05.08.2015 tarihinde 37.872,77 euro «prim» ile kapasite ayarlama «zeyilnamesi» düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro «asıl alacak» ve 3.429,90 euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplamda 41.302,64 euro (161.068,00 TL) müvekkili şirkete ödenmesi gereken borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin «sigorta sözleşmesinin» tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemeyi «taahhüt» ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, İlk Derece Mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun da davadaki haklılığı ortaya koyduğunu, raporda "vadeleri içinde yürürlükte kalmış dava konusu poliçenin prim ödemesinin yapılmaması,..., eş deyişle 37.872,77 euro alacağını talep edebileceği" hususunun belirtildiğini, yani talep edilen alacağın taksite bağlanmış olan alacak olmayıp 05.08.2015 tarihli poliçeye ek olarak yapılan zeyilnameye ilişkin alacak olduğunu, kaldı ki her iki tarafın da «tacir» olup işbu alacağın «cari hesap alacağı» niteliğini kazandığını ve on yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin alacağın «muaccel» olmasıyla işlemeye başladığını, eğer alacağın muaccel olması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı bu bildirimin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacağını, zey …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yangının «riziko» adresi dışında meydana geldiği, poliçedeki adres değişikliğine ilişkin «zeyilnamenin» olaydan 8 gün sonra 22.07.2009 tarihinde yapıldığı, zararın «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yangın «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece teknede meydana gelen yangının «riziko» adresi dışında olduğu, «hasarın» «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı ... ile yangın ve 3. şahıs mali mesuliyet sigortaları tanzim edildiğini, 3. şahıs mali mesuliyet sigortasına ilişkin olarak «riziko» adresi değişikliğinin davalıya bildirildiğini, 18.06.2009 tarihli «zeyilnameyle» Burdur/Karacaören barajının da «teminata» «dahil» edildiğini, bu tarih itibariyle sigortanın riziko adresinden haberdar olduğu halde, yangın «sigorta poliçesinde» adres değişikliği yapmadığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · dahili dava · teminat
Benzer bu karardaDava, yangın «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece teknede meydana gelen yangının «riziko» adresi dışında olduğu, «hasarın» «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalı ... ile yangın ve 3. şahıs mali mesuliyet sigortaları tanzim edildiğini, 3. şahıs mali mesuliyet sigortasına ilişkin olarak «riziko» adresi değişikliğinin davalıya bildirildiğini, 18.06.2009 tarihli «zeyilnameyle» Burdur/Karacaören barajının da «teminata» «dahil» edildiğini, bu tarih itibariyle sigortanın riziko adresinden haberdar olduğu halde, yangın «sigorta poliçesinde» adres değişikliği yapmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yangının «riziko» adresi dışında meydana geldiği, poliçedeki adres değişikliğine ilişkin «zeyilnamenin» olaydan 8 gün sonra 22.07.2009 tarihinde yapıldığı, zararın «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) «zamanaşımı» başlığını «taşıyan» 1420 nci maddesinin birinci fıkrasında, «sigorta sözleşmesinden doğan» bütün istemlerin, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre «sigorta ettirenin» borcu olan «prim» ödeme borcunun muaccel olduğu andan itibaren zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, taraflar arasında yurtiçi «taşıyıcı» mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığı, prim olarak 42.000,00 euro kararlaştırıldığı, ödemelerin taksitler halinde 01.02.2014-01.08.2014 tarihleri arasında 7 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçede açıkça ödeme tarihleri kararlaştırıldığından «son» ödeme tarihlerinden sonraki günden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı, davaya konu «prim alacağı» için İstanbul Anadolu 19.
… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi «taşıyıcı» mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olup devam eden sözleşmeye ek olarak 05.08.2015 tarihinde 37.872,77 euro «prim» ile kapasite ayarlama «zeyilnamesi» düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro «asıl alacak» ve 3.429,90 euro «işlemiş faiz» olmak üzere toplamda 41.302,64 euro (161.068,00 TL) müvekkili şirkete ödenmesi gereken borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin «sigorta sözleşmesinin» tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemeyi «taahhüt» ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, İlk Derece Mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun da davadaki haklılığı ortaya koyduğunu, raporda "vadeleri içinde yürürlükte kalmış dava konusu poliçenin prim ödemesinin yapılmaması,..., eş deyişle 37.872,77 euro alacağını talep edebileceği" hususunun belirtildiğini, yani talep edilen alacağın taksite bağlanmış olan alacak olmayıp 05.08.2015 tarihli poliçeye ek olarak yapılan zeyilnameye ilişkin alacak olduğunu, kaldı ki her iki tarafın da «tacir» olup işbu alacağın «cari hesap alacağı» niteliğini kazandığını ve on yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin alacağın «muaccel» olmasıyla işlemeye başladığını, eğer alacağın muaccel olması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı bu bildirimin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacağını, zey …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda sigorta «prim» borcunun, poliçedeki taksitler hâlinde ödenecek olup «son» taksit tarihinin 01.08.2014 olduğu, buna göre prim borcunun son «vade tarihi» olan 01.08.2014 tarihi itibariyle alacağın «muaccel» hâle geldiği, bu tarihten icra takibinin yapıldığı tarih olan 07.12.2016 tarihine kadar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde belirtilen iki yıllık «zamanaşımı» süresi dolduğundan ve ihtilaf konusu olayda takipten önce zamanaşımını kesen başka bir sebep de bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle davanı …
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2492 E. , 2023/4968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/2138 Esas, 2022/13 Karar
HÜKÜM/KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/491E., 2021/849 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Müge Bostan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014/2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülüklerin yerine getirilmesine karşın davalının sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro asıl alacak ve 3.429,90 euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.302,64 euroyu müvekkiline ödemesi gerektiğini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2017/5168 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'i ileri sürmüş ve bir yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden davanın reddini talep etmiş, esas yönünden ise davalı şirketin Kazakistan ofisi tarafından Rusya'da ticari faaliyet gösteren 000 Business Master Logistics firması aracılığıyla yine Rusya'da faaliyet gösteren LG Electronics Rus firmasına ait emtiaların 16.08.2014 tarihinde ... AS plaka sayılı araç ile müvekkili şirket tarafından taşınması esnasında yangın meydana geldiğini, yangın sebebiyle 000 Business Master Logistics firması farafından ilk olarak 46.000,00 USD talep edildiğini, ardından 1.609.525,11 ruble karşılığı 59.000,00 USD'nin müvekkili şirketin 000 Business Master Logistics'den olan alacağından mahsup edildiğini, yani müvekkili şirketin taşıma esnasında meydana gelen yangın sebebiyle 59.000,00 USD alacağından mahrum kaldığını, davacı şirketin ise müvekkili şirketin taşıma işlerini sigortaladığını, ancak geçerli olmayan bir sebeple davacı ...
firması tarafından yangın sebebiyle ortaya çıkan zararın ödenmediğini, davacının mevcut hasar bedelini poliçe kapsamında ödememesi ve bunun üzerinde de poliçeden doğan alacağının hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) zamanaşımı başlığını taşıyan 1420 nci maddesinin birinci fıkrasında, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, buna göre sigorta ettirenin borcu olan prim ödeme borcunun muaccel olduğu andan itibaren zamanaşımı süresinin iki yıl olduğu, taraflar arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası abonman sözleşmesinin 01.01.2014 tarihinde imzalandığı, prim olarak 42.000,00 euro kararlaştırıldığı, ödemelerin taksitler halinde 01.02.2014-01.08.2014 tarihleri arasında 7 taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığı, poliçede açıkça ödeme tarihleri kararlaştırıldığından son ödeme tarihlerinden sonraki günden itibaren zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayacağı, davaya konu prim alacağı için İstanbul Anadolu 19.
İcra Müdürlüğünün 2017/5168 E. sayılı dosyası üzerinden 13.12.2016 tarihinde takibe geçildiği, takip tarihi itibari ile iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 410001019187-4 poliçe numarası ile 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış olup devam eden sözleşmeye ek olarak 05.08.2015 tarihinde 37.872,77 euro prim ile kapasite ayarlama zeyilnamesi düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme kapsamında 37.872,72 euro asıl alacak ve 3.429,90 euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 41.302,64 euro (161.068,00 TL) müvekkili şirkete ödenmesi gereken borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin sigorta sözleşmesinin tarafı olarak kendisine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafın sözleşme kapsamında ödemeyi taahhüt ettiği bedeli ödemekten kaçındığını, İlk Derece Mahkemesince alınan 09.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun da davadaki haklılığı ortaya koyduğunu, raporda "vadeleri içinde yürürlükte kalmış dava konusu poliçenin prim ödemesinin yapılmaması,..., eş deyişle 37.872,77 euro alacağını talep edebileceği" hususunun belirtildiğini, yani talep edilen alacağın taksite bağlanmış olan alacak olmayıp 05.08.2015 tarihli poliçeye ek olarak yapılan zeyilnameye ilişkin alacak olduğunu, kaldı ki her iki tarafın da tacir olup işbu alacağın cari hesap alacağı niteliğini kazandığını ve on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başladığını, eğer alacağın muaccel olması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı bu bildirimin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlayacağını, zeyilnameyle devam ettirilen 05.08.2015 tarihli sigortaya ilişkin olarak düzenleme tarihinden itibaren herhangi bir ödeme yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda sigorta prim borcunun, poliçedeki taksitler hâlinde ödenecek olup son taksit tarihinin 01.08.2014 olduğu, buna göre prim borcunun son vade tarihi olan 01.08.2014 tarihi itibariyle alacağın muaccel hâle geldiği, bu tarihten icra takibinin yapıldığı tarih olan 07.12.2016 tarihine kadar 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan ve ihtilaf konusu olayda takipten önce zamanaşımını kesen başka bir sebep de bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin vermiş olduğu kararın isabetli olduğu, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve aleyhlerine vekâlet ücretinin yanlış takdir edildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta prim alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, takip konusu edilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Takip ve dava konusu alacak, 01.01.2014-01.01.2015 tarihleri arasında yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta sözleşmesine ek olarak düzenlenen 05.08.2015 tarihli kapasite ayarlama zeyilnamesinden kaynaklanmaktadır. Zeyilname düzenleme tarihi ile icra takip tarihi arasında 6102 sayılı Kanun'un 1420 nci maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/960717400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz