İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14360 E. 2016/6408 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ prim alacağı↗ zeyilname↗ kasko sigortası↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ taahhütname↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnameleri nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir prim alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta prim borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporları nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu sigorta poliçelerine göre davacının 16.105,84 TL tutarında prim alacağının görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle kasko sigorta zeyilnamelerinin düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş; ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin hasar bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı taahhütte de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında prim iadesi kaydı yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir. Böylece bilirkişi raporu ile ek raporda yer alan açıklamaların çelişkili olduğu ve dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmadığı anlaşıldığından poliçe bazında inceleme yapılmak suretiyle, talepte belirtilen ve ibraz edilen poliçeler ve bu poliçelerin zeyilnameleri ile yapılan prim ödemeleri incelenip belirlenmeli, bu suretle iddia edilen poliçeler nedeniyle davalının prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1523 E. 2011/11191 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · cy/cy kaydı · hasar · ibraz
İncelediğiniz karardaBilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu «sigorta poliçelerine» göre davacının 16.105,84 TL tutarında «prim alacağının» görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle «kasko sigorta» «zeyilnamelerinin» düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş; ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin «hasar» bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı «taahhütte» de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında «prim iadesi» «kaydı» yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir.
… yer alan açıklamaların çelişkili olduğu ve dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmadığı anlaşıldığından poliçe bazında inceleme yapılmak suretiyle, talepte belirtilen ve «ibraz» edilen poliçeler ve bu poliçelerin «zeyilnameleri» ile yapılan «prim» ödemeleri incelenip belirlenmeli, bu suretle iddia edilen poliçeler nedeniyle davalının prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, «denetime elverişli» bulunmayan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal «zeyilnameleri» nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir «prim alacağının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı «defter» ve belgeleri üzerinde inceleme yapan bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda ise, davalının defterlerinde davaya konu poliçenin «acente» hesaplarında kayıtlı olduğu, ancak 29.11.2007 tarihinde iptal «zeyilnamesi» düzenlendiği, davalı defterlerinde primlerin poliçe bazında kayıtlı olmayıp, acente tarafından «prim» tahsilâtının yapılması nedeniyle «acentenin» yaptığı toplu ödemeler olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle davaya konu poliçe primine ilişkin doğrudan «kaydın» bulunmadığı, davalı tarafından «ibraz» edilen çeklerin ise bedelleri itibariyle poliçe prim bedeli ile örtüşmediği, davacının da bu çeklere bir açıklama getirmediği, bu itibarla davaya konu poliçenin pr …
Oysa, davalı tarafından olaydan 6 aydan fazla bir süre sonra 29.11.2007 tarihinde kısmi «hasar» nedeniyle iptal «zeyilnamesi» düzenlenmiş olup, bu zeyilnamenin altında davalı tarafından yapılan açıklamada “kısmi hasar nedeniyle poliçe genel şartlarının hasar ve tazminat sonuçları başlıklı maddesi gereğince poliçenin hüküm ifade eden tarihten başlayarak anılan tarihler arasındaki sürede iptal edildiği ve bu nedenle belirlenen «primin» «sigorta ettirene» iadesi gerektiği” açıklamasına yer verilmiş, iptal zeyilnamesinde iadesine karar verilen prim bedeli olarak da 7.256,16 TL belirtilmiştir.
Davaya konu poliçeyi düzenleyen davalının «acentesi» olan şirket yetkilisinintanık olarak vermiş olduğu beyanında; davacının «prim» bedeli karşılığı olarak bir kısım çekler verdiğini, ancak bu çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle poliçenin iptal edildiğini belirtmiş ve davalı tarafından bu çekler dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · sigorta ettiren · işyeri sigortası · acente · emredici hüküm · sigorta sözleşmesi · riziko · acentelik
Benzer bu karardaTTK’nun 1279. maddesi hükmüne göre «riziko», genel olarak «sigorta sözleşmesinin» vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295. maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde «sigorta teminatı» içerisinde kabul edilir.
Dava, «işyeri sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı «defter» ve belgeleri üzerinde inceleme yapan bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda ise, davalının defterlerinde davaya konu poliçenin «acente» hesaplarında kayıtlı olduğu, ancak 29.11.2007 tarihinde iptal «zeyilnamesi» düzenlendiği, davalı defterlerinde primlerin poliçe bazında kayıtlı olmayıp, acente tarafından «prim» tahsilâtının yapılması nedeniyle «acentenin» yaptığı toplu ödemeler olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle davaya konu poliçe primine ilişkin doğrudan «kaydın» bulunmadığı, davalı tarafından «ibraz» edilen çeklerin ise bedelleri itibariyle poliçe prim bedeli ile örtüşmediği, davacının da bu çeklere bir açıklama getirmediği, bu itibarla davaya konu poliçenin pr …
Bu itibarla, mahkemece, davalı «defterlerinde» poliçe «prim» bedellerinin poliçe bazında kayıtlı olmayıp, «acente» tarafından toplam ödemeye göre kayıt edildiği, yani «acentenin» yaptığı prim ödemesinin hangi poliçeye ilişkin olduğuna yönelik bir «kaydın» bulunmadığı göz önüne alınarak davaya konu poliçeyi düzenleyen acentenin defter ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacının ödediğini iddia ettiği prim bedellerinin acente defterlerinde kayıtlı olup olmadığı belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal «zeyilnameleri» nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir «prim alacağının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, sigorta «prim» borcunun tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporları nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu «sigorta poliçelerine» göre davacının 16.105,84 TL tutarında «prim alacağının» görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle «kasko sigorta» «zeyilnamelerinin» düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş; ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin «hasar» bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı «taahhütte» de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında «prim iadesi» «kaydı» yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16452 E. 2014/5469 K.
Ortak:zeyilname · sigorta poliçesi · hasar · ibraz
İncelediğiniz karardaBilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu «sigorta poliçelerine» göre davacının 16.105,84 TL tutarında «prim alacağının» görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle «kasko sigorta» «zeyilnamelerinin» düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş; ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin «hasar» bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı «taahhütte» de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında «prim iadesi» «kaydı» yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir.
… yer alan açıklamaların çelişkili olduğu ve dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmadığı anlaşıldığından poliçe bazında inceleme yapılmak suretiyle, talepte belirtilen ve «ibraz» edilen poliçeler ve bu poliçelerin «zeyilnameleri» ile yapılan «prim» ödemeleri incelenip belirlenmeli, bu suretle iddia edilen poliçeler nedeniyle davalının prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, «denetime elverişli» bulunmayan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal «zeyilnameleri» nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir «prim alacağının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
2-Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 poliçelerin davacının beyanı ile iptale edildiği gerekçesiyle, bu poliçe ile ilgili istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · temerrüt tarihi · yasal faiz · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/864 E. 2020/3197 K.
Ortak:zeyilname
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal «zeyilnameleri» nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir «prim alacağının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında «kötü niyet tazminatının» davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu «sigorta poliçelerine» göre davacının 16.105,84 TL tutarında «prim alacağının» görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle «kasko sigorta» «zeyilnamelerinin» düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş; ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin «teslimi» karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin «hasar» bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı «taahhütte» de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında «prim iadesi» «kaydı» yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir.
… yer alan açıklamaların çelişkili olduğu ve dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmadığı anlaşıldığından poliçe bazında inceleme yapılmak suretiyle, talepte belirtilen ve «ibraz» edilen poliçeler ve bu poliçelerin «zeyilnameleri» ile yapılan «prim» ödemeleri incelenip belirlenmeli, bu suretle iddia edilen poliçeler nedeniyle davalının prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, «denetime elverişli» bulunmayan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Yapı Kredi Sigorta A.Ş. açısından zararın meydana geldiği dönemde «zeyilnamenin» düzenlenmiş olduğu ve zararın sigorta kapsamında kalmadığı anlaşılmakla bu davalı açısından davanın reddine, davalılardan Ar Yapı İnşaat A.Ş. açısından davacının a …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMerkez Bankasının kısa vadeli avansına uygulanan ve değişebilir «avans faizi» ile tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ile davalı Aryapı İnşaat A.Ş. vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14360 E. , 2016/6408 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 14/10/2014
NUMARASI 2010/186-2014/361
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2010/186-2014/361 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.06.2016 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalı şirket için düzenlenen çeşitli sigorta poliçeleri nedeniyle 80.187,14 TL sigorta prim borcunun ödenmesi için davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, ancak ödenme yapılmaması nedeniyle genel haciz yoluyla takip yapıldığını, icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek icra takibine itirazın iptalini, takibin devamını ve alacağın % 40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketçe düzenlenen poliçelerin yine davacı tarafından iptal edilmesi sebebiyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini ve % 40'tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnameleri nedeniyle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan herhangi bir prim alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip tarihi itibarıyle asıl alacağın %40'ı oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta prim borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporları nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda davacı sigorta şirketinin alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu sigorta poliçelerine göre davacının 16.105,84 TL tutarında prim alacağının görüldüğü, sigorta ücretinin ödenmemesi nedeniyle iptal ifadesiyle kasko sigorta zeyilnamelerinin düzenlendiği, zeyilnamelerde eksi işareti konulmak ve iade ibaresi kullanılmak suretiyle iptaller nedeniyle davacı şirketin prim borcundan düşülecek miktarın 20.676,63 TL olduğu, prim mahsubu miktarı davacının alacaklı olduğu bedelden yüksek bulunduğundan davacının prim alacağı olmadığı bildirilmiş;
ek raporda ise taraflar arasındaki sigorta poliçelerinin düzenlendikleri ve iptal edildikleri tarihler itibari ile yürürlükte bulunan eski Türk Ticaret Kanununun ödeme zamanı başlıklı 1295 maddesine göre sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışa ilk taksidin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerektiğinin, sigortacının sorumluluğunun primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlayacağının düzenlendiği, böylece taksitle ödeme kararlaştırılan sigorta poliçelerine ilişkin olarak ilk taksit ödenmeden poliçenin yürürlüğe girmeyeceği ve sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, bu kapsamda davalı şirketin ilk taksit borcunu yerine getirmemesi nedeni ile davacı sigorta şirketinin hasar bedeli ödeme yükümlülüğünün doğmadığı, dolayısı ile ilk taksitleri ödenmeyen poliçelerin yürürlüğe girmediği ve davacı şirket tarafından düzenlenen zeyilnameler ile de poliçelerin iptal edildiği, davacı şirketin iptal edilen poliçeler nedeni ile davalı şirketten sigorta primi talep etmeye yasal hakkı bulunmadığı, bu dönem içinde sigorta şirketinin prim borcu ödenmemesine rağmen hasar ödeme sorumluğunu kabul ettiğine dair bir yazılı taahhütte de bulunmadığı, bu nedenlerle, davacı vekilinin poliçelerin düzenlenme tarihi ile iptal tarihleri arasında geçen süre için prim hesaplaması yapılması yönündeki itirazının yerinde bulunmadığı ifade edilerek, sunulan sigorta poliçelerinin prim alacağı toplam miktarı 16.105,84 TL olarak bildirilmiş ise de, davacı şirket tarafından düzenlenen iptal zeyilnamelerine göre davacı şirketin 21.503,12 TL tutarında prim iadesi kaydı yapmış olması nedeni ile davacı şirketin davalıdan prim alacağı olmadığı belirtilmiştir.
Böylece bilirkişi raporu ile ek raporda yer alan açıklamaların çelişkili olduğu ve dava konusu uyuşmazlığı aydınlatmadığı anlaşıldığından poliçe bazında inceleme yapılmak suretiyle, talepte belirtilen ve ibraz edilen poliçeler ve bu poliçelerin zeyilnameleri ile yapılan prim ödemeleri incelenip belirlenmeli, bu suretle iddia edilen poliçeler nedeniyle davalının prim borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219021400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz