Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4792 E. 2023/4712 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe teminat limiti↗ maluliyet oranı↗ zorunlu sorumluluk sigortası↗ hizmet akdi↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ sigorta teminatı kapsamı↗ mali sorumluluk sigortası↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ faiz başlangıç tarihi↗ sigorta teminatı↗ sorumluluk sigortası↗ yetki itirazı↗ teminat kapsamı↗ yargılama giderleri↗ zamanaşımı def'i↗ kesinlik sınırı↗ derdestlik↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ rücu↗ def'i↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ ıslah↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Asıl davanın dosya içeriğine göre davacı vekilinin ıslah edilmiş hali ile talep miktarının toplam 200.000,00 TL, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar ise 2.985,24 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin kanuni şartları taşıyan temyiz dilekçeiinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara Ostim bölgesinde faaliyet gösteren Özkanlar Hidrolik İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait iş yerinde çalışırken 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlama sebebiyle ağır yaralandığını ve çalışma gücünü büyük oranda kaybettiğini, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/256 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, söz konusu patlamanın Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. tarafından mevzuata aykırı şekilde içersinde CNG artığı bulunan tüplere gaz dolumu yapılması sebebiyle meydana geldiğinin belirlendiğini ve söz konusu şirketin yöneticilerinin cezalandırılmasına karar verildiğini, Bakanlar Kurulunun 21.01.2010 tarih ve 2010/90 sayılı kararı gereğince “Tehlikeli Maddeler için Yaptırılacak Sorumluluk Sigortası"na ilişkin karar alındığını ve buna göre düzenlenen Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre gerek Özkanlar Hidrolik İmalat San. A.Ş. gerek Ersoy Gaz San. ve Tic. A.Ş.'nin zorunlu sorumluluk sigortasını yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; ...'nın Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Metsan Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde meydana gelen patlamada yaralandığını, olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, patlama ve ölüm olayları ile ilgili olarak Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilileri hakkında Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/256 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, müvekkili ile Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında herhangi bir hukuki ve fiili ilişki bulunmadığını, müvekkilinin 3.kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin ayağının patlamada parçalandığını, Ankara Numune Hastanesinde tedavi gördüğünü, Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. faaliyet konuları itibariyle yaptırmaları zorunlu olan Tehlikeli Maddeler Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yaptırmadığını, meydana gelen zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 03.02.2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş akabinde, 20.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 142.008,15 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, husumet yetki itirazları ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, somut olayın teminat kapsamında bulunmadığını, davacının zararının giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz istemi ve faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesi başvuru yapılmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, esas yönünden müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya ilişkin 13.11.2017 tarihli ve 2015/1721 E., 2017/764 K. sayılı kararıyla; Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler için sigorta yaptırma zorunluluğu getirildiği, sigortanın kapsamının iş yeri ile sınırlandırılmadığı, mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü eylemi kapsadığı, ceza yargılamasınında da tespit edildiği üzere kazanın Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. şirketinin bir kısım çalışanları ve yöneticilerinin mesleki faaliyetine ilişkin ihmali davranışlarından kaynaklandığının sabit olduğu, her ne kadar patlamanın Özkar Hidrolik A.Ş.'ye ait iş yerinde meydan gelmiş ve kaza neticesinde Özkar Hidrolik A.Ş. çalışanı yaralanmış ise de davanın, Özkar Hidrolik A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında hizmet akdi bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın sigorta teminatı kapsamında kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği, kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/170 E., 2018/658 K. sayılı kararıyla; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.06.2019 tarih, 2018/3750 E., 2019/4167 K. sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek, tazminatın garameten paylaştırma koşullarının somut olay bakımından oluşup oluşmadığının tespiti için, aynı olay sebebiyle davalıya yapılan başvurular, açılan dava ve yapılan takiplerin tespiti, bu işlemler neticesinde davalıdan hangi tutarda tazminat tahsil edildiğinin belirlenmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tehlike sorumluluğuna dayalı olduğu ve kusur incelemesine gerek bulunmadığı, bozma kararı öncesi ilamda da açıklandığı gibi davacıların hizmet akdi bulunmadığı Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş.'nin sorumlu olduğu her iki davada da davacıların iş gücü kaybına uğradıkları, işbu kayıp oranları ve bilirkişi hesaplamalarına göre davacı ... 'in geçici iş göremezlik zararının 12.061,05 TL, sürekli iş göremezlik zararının 999.614,75 TL, toplam zararının 1.017.343,19 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada davacı ...'nın geçici iş göremezlik zararının 17.728,44 TL, sürekli iş göremezlik zararının 207.447.84 TL, bakıcı giderinin 2.389,50 TL, toplam zararının 227.565,78 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının kaza tarihinde kişi başı daimi sakatlık teminat limitinin 200.00,00 TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan toplam tazminat miktarlarının poliçe teminat limiti üzerinde bulunduğundan “garameten paylaştırma” yapılması gerektiği, her ne kadar bu kapsamda rücuya tabi gelir bağlanmış ise de oluşan zarar talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğundan davacının ve birleşen davacının ıslah talepleri ile bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın 196.514,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 197.014,76 TL maddi tazminatın 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı ...'nın 142.008,15 TL maddi tazminat talebinin 12.02.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin patlamanın gerçekleştiği yer bakımından sorumlu olmadığını, somut olayın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacının maluliyet oranının kesin şekilde belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin faizi ile birlikte tazminat miktarından mahsubunun ve peşin sermaye değerinin tenzili yapılması gerektiğini, somut olaya ilişkin müvekkiline hala başvuru yapmamış yaralıların bulunduğunu, bazılarının ise yargılamalarının devam ettiğini, tüm mağdurlara ödenebilecek tazminat miktarı belirlendikten sonra oranlama yapılması gerektiğini, kaza tarihi teminat limitlerinin üzerine çıkıldığını, davadan önce temerrüdün oluşmadığını, garame hesabı bakımından uyuşmazlığın tam anlamıyla giderilmediğini, yargılamaya müvekkilinin sebep olmadığını, yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası yaptırılmaması sebebiyle davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik zararının Güvence Hesabından tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3750 E. 2019/4167 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · hizmet akdi · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · rücu · bilirkişi incelemesi · Tazminat
İncelediğiniz kararda… in sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında «hizmet akdi» bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın «sigorta teminatı kapsamında» kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği, kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve «rücuya» tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş.'nin «zorunlu sorumluluk sigortasını» yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL «maddi tazminatın» kaza tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, «husumet» «yetki itirazları» ve «zamanaşımı def»'inde bulunmuş, somut olayın «teminat kapsamında» bulunmadığını, davacının zararının giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz istemi ve «faiz başlangıç tarihinin» de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… in sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında «hizmet akdi» bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın «sigorta teminatı kapsamında» kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği anlaşılmakla kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve «rücuya» tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, SGK'dan alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ılan başvurular, açılan dava ve yapılan takipler tespit edilmeli, bu işlemler neticesinde davalıdan hangi tutarda tazminat tahsil edildiği belirlenmeli ve gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDosya kapsamından, dava konusu kazada birçok kişinin vefat ettiği ve yaralandığı anlaşılmakta olup, «sigorta poliçesi» «teminatının» zarar görenlerin zararı oranında grameten paylaştırılması gerekmektedir.
Bu durumda, bölge adliye mahkemesince, «eksik inceleme» ve araştırmaya dayalı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken, aksi düşüncelerle bu yönü hedefleyen istinaf itirazların reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7927 E. 2012/12162 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · teminat · husumet · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… in sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında «hizmet akdi» bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın «sigorta teminatı kapsamında» kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği, kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve «rücuya» tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, «husumet» «yetki itirazları» ve «zamanaşımı def»'inde bulunmuş, somut olayın «teminat kapsamında» bulunmadığını, davacının zararının giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz istemi ve «faiz başlangıç tarihinin» de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş.'nin «zorunlu sorumluluk sigortasını» yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL «maddi tazminatın» kaza tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin bahsi geçen sigortayı yaptırmadığı gerekçesiyle davalıya «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddedilmesi, dava dışı Ersoy Gaz Sanayi A.Ş.'nin bu tür sigortayı yaptırması zorunluluğu bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise patlama sonucu meydana gelen «rizikonun» bu «sigorta teminatı kapsamında» olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi nedeniyle doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Şti.’nin bahsi geçen sigortayı yaptırmadığı, olayın davacıların murisinin bu şirkete iş aktiyle bağlı olduğu sırada meydana geldiği gerekçesiyle davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · riziko
Benzer bu karardaDava, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası yaptırılmaması nedeniyle davacıların eş ve babasının ölümü sonucu «destekten yoksun kalma tazminatının» davalı ...'ndan tahsili istemine ilişkindir.
Şti.'nin bahsi geçen sigortayı yaptırmadığı gerekçesiyle davalıya «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddedilmesi, dava dışı Ersoy Gaz Sanayi A.Ş.'nin bu tür sigortayı yaptırması zorunluluğu bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise patlama sonucu meydana gelen «rizikonun» bu «sigorta teminatı kapsamında» olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi nedeniyle doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1547 E. 2023/5181 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · hizmet akdi · sigorta teminatı kapsamı · faiz başlangıç tarihi · sigorta teminatı · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · kesinlik sınırı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… in sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında «hizmet akdi» bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın «sigorta teminatı kapsamında» kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği, kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve «rücuya» tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş.'nin «zorunlu sorumluluk sigortasını» yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL «maddi tazminatın» kaza tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, «husumet» «yetki itirazları» ve «zamanaşımı def»'inde bulunmuş, somut olayın «teminat kapsamında» bulunmadığını, davacının zararının giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz istemi ve «faiz başlangıç tarihinin» de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı «temlik» eden vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin «zamanaşımına» uğradığını, Genel Şartların "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.4 maddesinin ç bendi gereğince "Sigortalıya vekalet akdi veya hizmet akdiyle yada başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zarar ve ziyanlar"ın «sigorta teminatının kapsamı» dışında kaldığını, hem Ersoy Gaz Sanayi A.Ş.'nin ve (üretim faaliyetinde bulunmasından dolayı) ve hem de müteveffanın çalışanı olduğu Metsan Otomotiv Yedek Parça S …
Soyalp yönünden temyize konu edilen miktar 10.048,48 TL ve ... yönünden temyize konu edilen miktar 18.451,52 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile «kesinlik sınırı» olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin bu davacılar yönünden miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Şti.'nde meydana gelen patlamayı kapsamadığını, davacı zararının iş kazası kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmış olup «mükerrer» nitelikte olacak iş bu tazminat davasının reddi gerektiğini, davacılar tarafından alınmış ödemeler ve açılmış tüm dava bilgilerinin bildirilmesi gerektiğini, yine davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin «temerrüdü» söz konusu olmadığından «faizin başlangıç tarihinin» haksız ve hukuka aykırı olduğunu, «avans faizi» istenemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · taleple bağlılık · kamu düzenine aykırılık · mükerrerlik · riziko · üçüncü kişi · kamu düzeni · temlik
Benzer bu kararda… luşan zararın kendisinin yaptırmak zorunda olduğu sigorta kapsamına girdiğini, dolayısıyla Ersoy Gaz A.Ş.'nin Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası yer ve «riziko» adresi itibariyle «teminatının kapsamı» dışında kaldığını, davacı kız çocuğu bakımından belirlenen 20 yaş üzerinden tazminat hesaplamasına davacı tarafça itiraz edilmemesine rağmen ek rapor ile bu hesaplamanın 22 yaş esas alınmak suretiyle yapılmasının «taleple bağlılık» ilkesine ve usuli müktesep hakka aykırı olduğunu, her ne kadar 200.000,00 TL kişi başı teminat olsa da patlamada zarar gören ölü ve yaralı sayısına göre kaza başı limitin paylaştırılması/proporsiyonu gerektiğini, zira kaza başına 800.000,00 TL tazminat olmasına karşın 20 ölüm 43 yaralı bulunduğunu, Mahkemece kaza tarihi teminat limitlerinin üstünde tazminata hükmedildiğini, sağ kalan eş için yapılan evlenme indiriminin hatalı değerlendirildiğini, dava konusu kaza haksız fiilden kaynaklandığından «avans faizi» işletilmesine ilişkin kararın da hatalı olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… ucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, «kamu düzenine aykırılığın» da tespit edilmemesine göre İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle , davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışın …
A.Ş.'nin lisanssız olarak doğalgaz satış ve «dağıtımı» yapması ve bu amaçla oksijen tüplerine doğalgaz doldurması, boşalan bu tüplere yeniden oksijen doldurması ve müvekkillerinin murisinin ölümüne neden olan patlamanın meydana gelmesine doğrudan neden olduğu için sorumlu olduğunu, murisin Ersoy Gaz Sanayi A.Ş. ile hiçbir ilgisi (iş akti vb) bulunmadığını, Ersoy Gaz Sanayi A.Ş.'nin yaptırması zorunlu olan Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortasını yaptırmadığını, bu nedenle davalı ...'na karşı dava açıldığını, murisin asgari ücretle çalıştığını ve kusursuz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 250,00 TL, davacı Sıla için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL «destekten yoksun kalma tazminatının» olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22.06.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle taleplerini davacı ... için 166.672,29 TL, davacı ... için 11.791,42 TL, davacı Sıla için 19.150,90 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP Davalı «temlik» eden vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin «zamanaşımına» uğradığını, Genel Şartların "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.4 maddesinin ç bendi gereğince "Sigortalıya vekalet akdi veya hizmet akdiyle yada başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zarar ve ziyanlar"ın «sigorta teminatının kapsamı» dışında kaldığını, hem Ersoy Gaz Sanayi A.Ş.'nin ve (üretim faaliyetinde bulunmasından dolayı) ve hem de müteveffanın çalışanı olduğu Metsan Otomotiv Yedek Parça S …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2305 E. 2023/2911 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · ıslah · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «zorunlu sorumluluk sigortasını» yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL «maddi tazminatın» kaza tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
A.Ş.'nin sorumlu olduğu her iki davada da davacıların iş gücü «kaybına» uğradıkları, işbu kayıp oranları ve bilirkişi hesaplamalarına göre davacı ... 'in geçici iş göremezlik zararının 12.061,05 TL, sürekli iş göremezlik zararının 999.614,75 TL, toplam zararının 1.017.343,19 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada davacı ...'nın geçici iş göremezlik zararının 17.728,44 TL, sürekli iş göremezlik zararının 207.447.84 TL, bakıcı giderinin 2.389,50 TL, toplam zararının 227.565,78 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının kaza tarihinde kişi başı daimi sakatlık «teminat» limitinin 200.00,00 TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan toplam tazminat miktarlarının «poliçe teminat limiti» üzerinde bulunduğundan “garameten paylaştırma” yapılması gerektiği, her ne kadar bu kapsamda «rücuya» tabi gelir bağlanmış ise de oluşan zarar talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğundan davacının ve birleşen davacının «ıslah» talepleri ile bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın 196.514,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 197.014,76 TL «maddi tazminatın» 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı ...'nın 142.008,15 TL maddi tazminat talebinin 12.02.2 …
Asıl davanın dosya içeriğine göre davacı vekilinin «ıslah» edilmiş hali ile talep miktarının toplam 200.000,00 TL, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar ise 2.985,24 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile «kesinlik sınırı» olan 8.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası yaptırılmaması nedeniyle davacıların eş ve babasının ölümü sonucu «destekten yoksun kalma tazminatının» davalı ...'ndan tahsili istemine istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4520 E. 2020/3399 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · ıslah · avans faizi · teminat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «zorunlu sorumluluk sigortasını» yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL «maddi tazminatın» kaza tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
A.Ş.'nin sorumlu olduğu her iki davada da davacıların iş gücü «kaybına» uğradıkları, işbu kayıp oranları ve bilirkişi hesaplamalarına göre davacı ... 'in geçici iş göremezlik zararının 12.061,05 TL, sürekli iş göremezlik zararının 999.614,75 TL, toplam zararının 1.017.343,19 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada davacı ...'nın geçici iş göremezlik zararının 17.728,44 TL, sürekli iş göremezlik zararının 207.447.84 TL, bakıcı giderinin 2.389,50 TL, toplam zararının 227.565,78 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının kaza tarihinde kişi başı daimi sakatlık «teminat» limitinin 200.00,00 TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan toplam tazminat miktarlarının «poliçe teminat limiti» üzerinde bulunduğundan “garameten paylaştırma” yapılması gerektiği, her ne kadar bu kapsamda «rücuya» tabi gelir bağlanmış ise de oluşan zarar talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğundan davacının ve birleşen davacının «ıslah» talepleri ile bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın 196.514,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 197.014,76 TL «maddi tazminatın» 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı ...'nın 142.008,15 TL maddi tazminat talebinin 12.02.2 …
Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 03.02.2011 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş akabinde, 20.10.2020 tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 142.008,15 TL'ye yükseltmiştir.
Benzer bu kararda… keti sorumlusunun kusursuz bulunduğu, Metsan ..şirket sorumlusunun kusursuz bulunduğunun bildirildiği, patlamanın meydana geldiği iş yerinin tehlikeli maddeler için «zorunlu sorumluluk sigortası» yaptırması gereken yerlerden olduğu, sigorta yaptırılmamış olması nedeniyle davalı ... hesabının doğan zarardan dolayı sorumlu olduğu, Ankara 12.
İş Mahkemesi’nin 16/05/2016 tarih 2011/753-2016/225 sayılı kararı ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak asıl davada davanın kabulü ile davacı ... için 98.649,65 TL, ...için 31.625,26 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, birleşen davada ise davanın kabulü ile 13.334,70 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline kar …
2- Dava, tehlikeli maddeler «zorunlu sorumluluk sigortasından» kaynaklı tazminat davasıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · sigorta poliçesi · dava sebebi
Benzer bu karardaİş Mahkemesi’nin 16/05/2016 tarih 2011/753-2016/225 sayılı kararı ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak asıl davada davanın kabulü ile davacı ... için 98.649,65 TL, ...için 31.625,26 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, birleşen davada ise davanın kabulü ile 13.334,70 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline kar …
İş Mahkemesi’nin 16/05/2016 tarih 2011/753-2016/225 sayılı kararı ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği belirtilmişse de, anılan dosyanın kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeden karar verilmekle, bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Dosya kapsamından da dava konusu kazada birçok kişinin vefat ettiği ve yaralandığı anlaşılmakta olup, «sigorta poliçesi» «teminatının» zarar görenlerin zararları oranında garameten paylaştırılması gerekmektedir.
4- Ayrıca, davacı ...’in karar başlığında yer almaması da doğru olmayıp, maddi hatadan kaynaklanan yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, bu husus bozma «sebebi» yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5776 E. 2024/617 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · ıslah · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «zorunlu sorumluluk sigortasını» yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL «maddi tazminatın» kaza tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, «husumet» «yetki itirazları» ve «zamanaşımı def»'inde bulunmuş, somut olayın «teminat kapsamında» bulunmadığını, davacının zararının giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz istemi ve «faiz başlangıç tarihinin» de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… in sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında «hizmet akdi» bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın «sigorta teminatı kapsamında» kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği, kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve «rücuya» tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası yaptırılmaması nedeniyle davacıların eş ve babasının ölümü sonucu «destekten yoksun kalma tazminatının» davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12151 E. 2016/9798 K.
Ortak:zorunlu sorumluluk sigortası · sorumluluk sigortası · ıslah · avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «zorunlu sorumluluk sigortasını» yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL «maddi tazminatın» kaza tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli «ıslah» dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 03.02.2011 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş akabinde, 20.10.2020 tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 142.008,15 TL'ye yükseltmiştir.
A.Ş.'nin sorumlu olduğu her iki davada da davacıların iş gücü «kaybına» uğradıkları, işbu kayıp oranları ve bilirkişi hesaplamalarına göre davacı ... 'in geçici iş göremezlik zararının 12.061,05 TL, sürekli iş göremezlik zararının 999.614,75 TL, toplam zararının 1.017.343,19 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada davacı ...'nın geçici iş göremezlik zararının 17.728,44 TL, sürekli iş göremezlik zararının 207.447.84 TL, bakıcı giderinin 2.389,50 TL, toplam zararının 227.565,78 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının kaza tarihinde kişi başı daimi sakatlık «teminat» limitinin 200.00,00 TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan toplam tazminat miktarlarının «poliçe teminat limiti» üzerinde bulunduğundan “garameten paylaştırma” yapılması gerektiği, her ne kadar bu kapsamda «rücuya» tabi gelir bağlanmış ise de oluşan zarar talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğundan davacının ve birleşen davacının «ıslah» talepleri ile bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın 196.514,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 197.014,76 TL «maddi tazminatın» 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı ...'nın 142.008,15 TL maddi tazminat talebinin 12.02.2 …
Benzer bu karardaGaz A.Ş. ortağı ve sorumlusu .. ...'un, ...'un, ...'ın, ....'nin kusurlu olduğu, ... «şirketi müdürü»....'in asli kusurlu olduğu, ... şirketi sorumlusu...'ın kusursuz bulunduğu, ... şirketi sorumlusu ...'in kusursuz bulunduğu, patlamanan meydana geldiği iş yerinin tehlikeli maddeler için yaptırılacak «zorunlu sorumluluk sigortası» yaptırması gereken yerleden olduğu ve sigorta yaptırılmamış olması nedeniyle davalı ... hesabının doğan zarardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak asıl davada; davanın kabulü ile, davacı ... için 98.649,65 TL’nin, ... için 31.625,26 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline; birleşen davada, davanın kabulü ile, 13.334,70 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlada avans faizi ile davalıdan tahsiline karar …
2- Dava, tehlikeli maddeler «zorunlu sorumluluk sigortasından» kaynaklı tazminat davasıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü
Benzer bu karardaGaz A.Ş. ortağı ve sorumlusu .. ...'un, ...'un, ...'ın, ....'nin kusurlu olduğu, ... «şirketi müdürü»....'in asli kusurlu olduğu, ... şirketi sorumlusu...'ın kusursuz bulunduğu, ... şirketi sorumlusu ...'in kusursuz bulunduğu, patlamanan meydana geldiği iş yerinin tehlikeli maddeler için yaptırılacak «zorunlu sorumluluk sigortası» yaptırması gereken yerleden olduğu ve sigorta yaptırılmamış olması nedeniyle davalı ... hesabının doğan zarardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak asıl davada; davanın kabulü ile, davacı ... için 98.649,65 TL’nin, ... için 31.625,26 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline; birleşen davada, davanın kabulü ile, 13.334,70 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlada avans faizi ile davalıdan tahsiline karar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4792 E. , 2023/4712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/355 Esas, 2022/269 Karar
HÜKÜM
Asıl dava kısmen kabul, birleşen dava kabul
BİRLEŞEN DAVA
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/235 E. sayılı davası
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Asıl davanın dosya içeriğine göre davacı vekilinin ıslah edilmiş hali ile talep miktarının toplam 200.000,00 TL, reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar ise 2.985,24 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin kanuni şartları taşıyan temyiz dilekçeiinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ankara Ostim bölgesinde faaliyet gösteren Özkanlar Hidrolik İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait iş yerinde çalışırken 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlama sebebiyle ağır yaralandığını ve çalışma gücünü büyük oranda kaybettiğini, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/256 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, söz konusu patlamanın Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. tarafından mevzuata aykırı şekilde içersinde CNG artığı bulunan tüplere gaz dolumu yapılması sebebiyle meydana geldiğinin belirlendiğini ve söz konusu şirketin yöneticilerinin cezalandırılmasına karar verildiğini, Bakanlar Kurulunun 21.01.2010 tarih ve 2010/90 sayılı kararı gereğince “Tehlikeli Maddeler için Yaptırılacak Sorumluluk Sigortası"na ilişkin karar alındığını ve buna göre düzenlenen Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre gerek Özkanlar Hidrolik İmalat San.
A.Ş. gerek Ersoy Gaz San. ve Tic. A.Ş.'nin zorunlu sorumluluk sigortasını yaptırması gerektiğini, ancak kaza tarihinde her iki firmanın da sigorta yaptırmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu gereğince Güvence Hesabının sorumluluğunun bulunduğunu, Güvence Hesabına başvurduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş akabinde, 11.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararını 199.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; ...'nın Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Metsan Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde meydana gelen patlamada yaralandığını, olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, patlama ve ölüm olayları ile ilgili olarak Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilileri hakkında Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/256 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, müvekkili ile Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında herhangi bir hukuki ve fiili ilişki bulunmadığını, müvekkilinin 3.kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin ayağının patlamada parçalandığını, Ankara Numune Hastanesinde tedavi gördüğünü, Ersoy Gaz San.
Tic. A.Ş. ile Asgazsan Asetilen Gazları San. ve Tic. Ltd. Şti. faaliyet konuları itibariyle yaptırmaları zorunlu olan Tehlikeli Maddeler Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yaptırmadığını, meydana gelen zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 03.02.2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş akabinde, 20.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 142.008,15 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; görev, husumet yetki itirazları ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, somut olayın teminat kapsamında bulunmadığını, davacının zararının giderilip giderilmediğinin araştırılması gerektiğini, faiz istemi ve faiz başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesi başvuru yapılmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, esas yönünden müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya ilişkin 13.11.2017 tarihli ve 2015/1721 E., 2017/764 K. sayılı kararıyla; Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler için sigorta yaptırma zorunluluğu getirildiği, sigortanın kapsamının iş yeri ile sınırlandırılmadığı, mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü eylemi kapsadığı, ceza yargılamasınında da tespit edildiği üzere kazanın Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. şirketinin bir kısım çalışanları ve yöneticilerinin mesleki faaliyetine ilişkin ihmali davranışlarından kaynaklandığının sabit olduğu, her ne kadar patlamanın Özkar Hidrolik A.Ş.'ye ait iş yerinde meydan gelmiş ve kaza neticesinde Özkar Hidrolik A.Ş.
çalışanı yaralanmış ise de davanın, Özkar Hidrolik A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak değil Ersoy Gaz A.Ş.'nin sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı ve sigorta yapma zorunluluğu bulunan Ersoy Gaz A.Ş. ile davacı arasında hizmet akdi bulunmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın sigorta teminatı kapsamında kabul edilmesi gerektiği, ...'nın genel limiti aşan kısmı bildirilmediği, kişi başına sorumlu olduğu miktar çerçevesinde oluşan zarardan sorumlu tutulduğu, zararının aynı kişiye ilişkin olması ve aynı tazminat kaleminden karşılanması nedeniyle tazminat kalemleri arasında garame yapılmadığı, oluşan zararın talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından davacının 199.500,00 TL tazminat talebinin yerinde görüldüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan miktarın tazminattan indirilmesi isteminin sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 199.500,00 TL sürekli iş görmezlik ile 500,00 TL geçici iş görmezlik tazminatının 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/170 E., 2018/658 K. sayılı kararıyla; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.06.2019 tarih, 2018/3750 E., 2019/4167 K. sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek, tazminatın garameten paylaştırma koşullarının somut olay bakımından oluşup oluşmadığının tespiti için, aynı olay sebebiyle davalıya yapılan başvurular, açılan dava ve yapılan takiplerin tespiti, bu işlemler neticesinde davalıdan hangi tutarda tazminat tahsil edildiğinin belirlenmesi ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tehlike sorumluluğuna dayalı olduğu ve kusur incelemesine gerek bulunmadığı, bozma kararı öncesi ilamda da açıklandığı gibi davacıların hizmet akdi bulunmadığı Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş.'nin sorumlu olduğu her iki davada da davacıların iş gücü kaybına uğradıkları, işbu kayıp oranları ve bilirkişi hesaplamalarına göre davacı ... 'in geçici iş göremezlik zararının 12.061,05 TL, sürekli iş göremezlik zararının 999.614,75 TL, toplam zararının 1.017.343,19 TL olarak hesaplandığı, birleşen davada davacı ...'nın geçici iş göremezlik zararının 17.728,44 TL, sürekli iş göremezlik zararının 207.447.84 TL, bakıcı giderinin 2.389,50 TL, toplam zararının 227.565,78 TL olarak hesaplandığı, ancak davalının kaza tarihinde kişi başı daimi sakatlık teminat limitinin 200.00,00 TL ile sınırlı olduğu ve hesaplanan toplam tazminat miktarlarının poliçe teminat limiti üzerinde bulunduğundan “garameten paylaştırma” yapılması gerektiği, her ne kadar bu kapsamda rücuya tabi gelir bağlanmış ise de oluşan zarar talep edilen miktar ve rücuya tabi ödemenin üzerinde bulunduğundan davacının ve birleşen davacının ıslah talepleri ile bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın 196.514,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 197.014,76 TL maddi tazminatın 26.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı ...'nın 142.008,15 TL maddi tazminat talebinin 12.02.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin patlamanın gerçekleştiği yer bakımından sorumlu olmadığını, somut olayın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, davacının maluliyet oranının kesin şekilde belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin faizi ile birlikte tazminat miktarından mahsubunun ve peşin sermaye değerinin tenzili yapılması gerektiğini, somut olaya ilişkin müvekkiline hala başvuru yapmamış yaralıların bulunduğunu, bazılarının ise yargılamalarının devam ettiğini, tüm mağdurlara ödenebilecek tazminat miktarı belirlendikten sonra oranlama yapılması gerektiğini, kaza tarihi teminat limitlerinin üzerine çıkıldığını, davadan önce temerrüdün oluşmadığını, garame hesabı bakımından uyuşmazlığın tam anlamıyla giderilmediğini, yargılamaya müvekkilinin sebep olmadığını, yargılama giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası yaptırılmaması sebebiyle davacının uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik zararının Güvence Hesabından tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl davada davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz asıl ve birleşen davada davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/958340500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz