Yönetici sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1559 E. 2023/4921 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu davası↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ doğrudan zarar↗ iflas idaresi↗ yönetici sorumluluğu↗ aktif husumet yokluğu↗ esas sözleşme↗ sorumluluk davası↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ esastan ret↗ iflas↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/61 E., 2020/216 K.
Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin sorumluluğu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müflis İnformatik Bilişim Teknolojileri ve San. Tic. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, müvekkili ile müflis firma arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili firma alacağı için icra takibine geçildiğini, dava dışı müflis firmanın 30.12.2015 tarihinde iflas ettiğini, müflis firmanın davalı şahıs tarfından kötü idare edildiğini, iflas etmek üzere olmasına rağmen davalının bu durumu müvekkilinden gizlediğini belirterek müvekkilinin müflis şirketten var olan ancak ödenmeyen alacağının şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının davalı şirket yöneticisinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 555 ve 556 ncı maddeleri kapsamında şirketin uğradığı zararın tazminini talep eden pay sahibi veya alacaklının tazminatın şirkete ödenmesini isteyebileceği, davacı tarafın ise zarara yönelik tazminatı müflis şirkete değil kendisine ödenmesini talep ettiği, bu talep bakımından davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnformatik Bilişim Şirketinin davalı tarafından kasıt veya kusur ile kötü idare edildiğini ve dahası iflas etmek üzere olmasına rağmen bu durumun müvekkilinden gizlenerek borçlanıldığını, iflas eden şirketin kanuna ve esas sözleşmeye göre iyi idare edilmiş olsaydı, şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, ticari ilişki kapsamında borçlarını ödeyeceğini, şirket borca batık ise müvekkili firmaya borçlanılmadan-ticari ilişkiye girmeden önce şirketin iflasının istenmesi gerektiğini, davalı yöneticinin şirket idaresindeki kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilinin, davalının kasta dayalı kötü yönetimi sebebiyle alacağını tahsil edemediğini, 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesi ile anonim şirketlere ilişkin bazı hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağının düzenlendiğini, bu kapsamda 553 üncü madde kapsamında müvekkilinin maruz kaldığı zararın tahsilini teminen dava açıldığını, iş bu davadaki talebin dolaylı değil doğrudan zarar olduğunu, aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yöneticisi hakkında 6102 sayılı Kanun'un 553 ve 556 ncı maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açılmış ise de anılan 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemlerinin önce iflas idaresince ileri sürüleceği, iflas idaresi davayı açmadığı takdirde her pay sahibi veya şirket alacaklısının mezkûr davayı ikame edebileceği, somut olayda iflas idaresine böyle bir başvuru yapılıp sonuç alınmadığının belgelenip kanıtlanmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 555 ve 556 ncı maddeleri kapsamında şirketin uğradığı zararın tazminini talep eden pay sahibi veya alacaklının tazminatın şirkete ödenmesini isteyebileceği, davacı tarafın ise zarara yönelik tazminatı müflis şirkete değil, kendisine ödenmesini talep ettiği, mahkemece verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket yöneticisinin sorumluluğu davası kapsamında davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 553, 555 ve 556 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3988 E. 2024/120 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · iflas idaresi · yönetici sorumluluğu · esas sözleşme · limited şirket · iflas · kusur
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnformatik Bilişim Şirketinin davalı tarafından kasıt veya «kusur» ile kötü idare edildiğini ve dahası «iflas» etmek üzere olmasına rağmen bu durumun müvekkilinden gizlenerek borçlanıldığını, iflas eden şirketin kanuna ve «esas sözleşmeye» göre iyi idare edilmiş olsaydı, şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, ticari ilişki kapsamında borçlarını ödeyeceğini, şirket borca batık ise müvekkili firmaya borçlanılmadan-ticari ilişkiye girmeden önce şirketin iflasının istenmesi gerektiğini, davalı yöneticinin şirket idaresindeki kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilinin, davalının kasta dayalı kötü yönetimi sebebiyle alacağını tahsil edemediğini, 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesi ile «anonim şirketlere» ilişkin bazı hükümlerin «limited şirketlere» de uygulanacağının düzenlendiğini, bu kapsamda 553 üncü madde kapsamında müvekkilinin maruz kaldığı zararın tahsilini teminen dava açıldığını, iş bu davadaki talebin dolaylı değil «doğrudan zarar» olduğunu, «aktif husumet yokluğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket yöneticisinin sorumluluğu» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… e Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yöneticisi hakkında 6102 sayılı Kanun'un 553 ve 556 ncı maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açılmış ise de anılan 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemlerinin önce «iflas» idaresince ileri sürüleceği, «iflas idaresi» davayı açmadığı takdirde her pay sahibi veya şirket alacaklısının mezkûr davayı ikame edebileceği, somut olayda iflas idaresine böyle bir başvuru yapılıp sonuç alı …
Benzer bu kararda… dört adet çekin şirket sahibi ve yetkilisi davalı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda icra takibine konulduğunu, «takibin kesinleşmesine» rağmen ödeme yapılmadığını, şirketin davalı tarafından kasıt ve «kusur» ile kötü idare edilmesi nedeniyle alacağın tahsil edilemediğini, Marin Gıda'nın kanuna ve «esas sözleşmeye» göre iyi idare edilmiş olsaydı şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, şirket borca batık ise şirketin «iflasını» isteme gerekliliğinin basiretli davranma bağlamında ticari icaplar gereği olduğunu, davalı yöneticinin kötü idaresi nedeniyle şirketi acze düşürdüğünü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi kapsamında davalı yöneticinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece şirketin kötü «yönetiminden sorumlu» olduğunu, kimi çeklerin vadesinin davalının hissesini devrettiği tarihten sonrasına rastlatılmasının kötü yönetimden sorululuğu bertaraf etmeyeceğini, müvekkilinin maruz kaldığı «dolaylı zararın» tahsilinin gerektiğini ileri sürerek icra takibine konu alacak kapsamında şimdilik 10.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıda …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın alacaklı davacı tarafından tahsil edemediği «çek» bedelleri için «dolaylı zarar» olarak şirkete ödenmesi yönünde açılmış dava olduğu, talebin 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı alacaklının ancak şirketin iflası halinde zararın tazminini talep hakkını ileri sürebileceği, «iflas» idaresine karşı ileri sürüldükten sonra şayet «iflas idaresi» bu davayı açmaya lüzum görmezse aynı Kanun'un 556 ncı maddesine dayanarak bu davayı açabileceği, sonuç olarak alacaklının iddia ettiği zararın şirkete ödenmesini s …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolaylı zarar · takibin kesinleşmesi · tahkikat · şirket zararı · ara karar · bilirkişi incelemesi · ıslah · çek
Benzer bu karardaŞti.' ne ödenmesi talepli olarak dava açtıklarını bildirmiş iseler de; Mahkeme tarafından deliller toplanması ile yapılacak «bilirkişi incelemesinde» zararlarının doğrudan mı yoksa «dolaylı zarar» mı olduğunun aşikar olacağını ve buna göre de davalarını «ıslah» haklarını saklı tuttuklarını" bildirdiklerini, bu beyanlarına rağmen davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin «tahkikata» devam ile delillerini toplaması, bilirkişi incelemesi yaptırması gerekirken, yapılmadığını, ... yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirte …
… kçesinde özetle; davalının sahibi ve yöneticisi olduğu şirket adına verdiği çeklerin halen ödenmediğini, bu durumun Marin Gıda..Şti’nin davalı tarafından kasıt veya «kusur» ile kötü idare edildiğini ortaya koyduğunu, davalı yöneticinin şirketi kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilimin maruz kaldığı «dolaylı zararın» tahsilini teminen işbu davanın ikame edildiğini, yapılacak «bilirkişi incelemesinde» zararlarının doğrudan mı yoksa dolaylı zarar mı olduğunun aşikar olacağını ve buna göre de davalarını «ıslah» haklarını saklı tuttuklarını mahkemeye bildirdiklerini, mahkemenin «tahkikata» devam ederek delilleri toplaması gerektiğini, tahkikat tamamlanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… dört adet çekin şirket sahibi ve yetkilisi davalı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda icra takibine konulduğunu, «takibin kesinleşmesine» rağmen ödeme yapılmadığını, şirketin davalı tarafından kasıt ve «kusur» ile kötü idare edilmesi nedeniyle alacağın tahsil edilemediğini, Marin Gıda'nın kanuna ve «esas sözleşmeye» göre iyi idare edilmiş olsaydı şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, şirket borca batık ise şirketin «iflasını» isteme gerekliliğinin basiretli davranma bağlamında ticari icaplar gereği olduğunu, davalı yöneticinin kötü idaresi nedeniyle şirketi acze düşürdüğünü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi kapsamında davalı yöneticinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece şirketin kötü «yönetiminden sorumlu» olduğunu, kimi çeklerin vadesinin davalının hissesini devrettiği tarihten sonrasına rastlatılmasının kötü yönetimden sorululuğu bertaraf etmeyeceğini, müvekkilinin maruz kaldığı «dolaylı zararın» tahsilinin gerektiğini ileri sürerek icra takibine konu alacak kapsamında şimdilik 10.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıda …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın alacaklı davacı tarafından tahsil edemediği «çek» bedelleri için «dolaylı zarar» olarak şirkete ödenmesi yönünde açılmış dava olduğu, talebin 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı alacaklının ancak şirketin iflası halinde zararın tazminini talep hakkını ileri sürebileceği, «iflas» idaresine karşı ileri sürüldükten sonra şayet «iflas idaresi» bu davayı açmaya lüzum görmezse aynı Kanun'un 556 ncı maddesine dayanarak bu davayı açabileceği, sonuç olarak alacaklının iddia ettiği zararın şirkete ödenmesini s …
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12622 E. 2016/9099 K.
Ortak:iflas idaresi · iflas
İncelediğiniz kararda… e Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yöneticisi hakkında 6102 sayılı Kanun'un 553 ve 556 ncı maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açılmış ise de anılan 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemlerinin önce «iflas» idaresince ileri sürüleceği, «iflas idaresi» davayı açmadığı takdirde her pay sahibi veya şirket alacaklısının mezkûr davayı ikame edebileceği, somut olayda iflas idaresine böyle bir başvuru yapılıp sonuç alı …
… üvekkili ile müflis firma arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili firma alacağı için icra takibine geçildiğini, dava dışı müflis firmanın 30.12.2015 tarihinde «iflas» ettiğini, müflis firmanın davalı şahıs tarfından kötü idare edildiğini, iflas etmek üzere olmasına rağmen davalının bu durumu müvekkilinden gizlediğini belirterek …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnformatik Bilişim Şirketinin davalı tarafından kasıt veya «kusur» ile kötü idare edildiğini ve dahası «iflas» etmek üzere olmasına rağmen bu durumun müvekkilinden gizlenerek borçlanıldığını, iflas eden şirketin kanuna ve «esas sözleşmeye» göre iyi idare edilmiş olsaydı, şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, ticari ilişki kapsamında borçlarını ödeyeceğini, şirket borca batık ise müvekkili firmaya borçlanılmadan-ticari ilişkiye girmeden önce şirketin iflasının istenmesi gerektiğini, davalı yöneticinin şirket idaresindeki kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilinin, davalının kasta dayalı kötü yönetimi sebebiyle alacağını tahsil edemediğini, 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesi ile «anonim şirketlere» ilişkin bazı hükümlerin «limited şirketlere» de uygulanacağının düzenlendiğini, bu kapsamda 553 üncü madde kapsamında müvekkilinin maruz kaldığı zararın tahsilini teminen dava açıldığını, iş bu davadaki talebin dolaylı değil «doğrudan zarar» olduğunu, «aktif husumet yokluğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaBu kez davalı ... ve ... vekili ile Müflis ........... «iflas idaresi» memurları karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... ve ... vekili ile müflis ........... «iflas idaresi» memurlarının HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
A.Ş. yönünden sorumluluğunun tespiti ile şahsi «iflasına» karar verildiği anlaşılmakla işbu dosyada bu taleple ilgili dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», müflis davalı ... ....'nun ....
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden sorumluluğunun tespiti ile şahsi «iflasına» karar verildiği anlaşılmakla işbu dosyada bu taleple ilgili dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», müflis davalı ... ....'nun ....
Şti'ye kullandırılan kredi ile ilgili sorumluluğu yönünden davanın kısmen kabulü ile ....608.939,61 TL'nin ... .... ... ile ilgili 2011/ ... «iflas» «tasfiye» dosyasına kayıt ve kabulüne dair verilen karar davacı ... vekili ve davalı ... ........... iflas idaresinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1559 E. , 2023/4921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1971 Esas, 2021/1577 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/61 E., 2020/216 K.
Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin sorumluluğu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müflis İnformatik Bilişim Teknolojileri ve San. Tic. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, müvekkili ile müflis firma arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili firma alacağı için icra takibine geçildiğini, dava dışı müflis firmanın 30.12.2015 tarihinde iflas ettiğini, müflis firmanın davalı şahıs tarfından kötü idare edildiğini, iflas etmek üzere olmasına rağmen davalının bu durumu müvekkilinden gizlediğini belirterek müvekkilinin müflis şirketten var olan ancak ödenmeyen alacağının şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının davalı şirket yöneticisinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 555 ve 556 ncı maddeleri kapsamında şirketin uğradığı zararın tazminini talep eden pay sahibi veya alacaklının tazminatın şirkete ödenmesini isteyebileceği, davacı tarafın ise zarara yönelik tazminatı müflis şirkete değil kendisine ödenmesini talep ettiği, bu talep bakımından davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnformatik Bilişim Şirketinin davalı tarafından kasıt veya kusur ile kötü idare edildiğini ve dahası iflas etmek üzere olmasına rağmen bu durumun müvekkilinden gizlenerek borçlanıldığını, iflas eden şirketin kanuna ve esas sözleşmeye göre iyi idare edilmiş olsaydı, şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, ticari ilişki kapsamında borçlarını ödeyeceğini, şirket borca batık ise müvekkili firmaya borçlanılmadan-ticari ilişkiye girmeden önce şirketin iflasının istenmesi gerektiğini, davalı yöneticinin şirket idaresindeki kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilinin, davalının kasta dayalı kötü yönetimi sebebiyle alacağını tahsil edemediğini, 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesi ile anonim şirketlere ilişkin bazı hükümlerin limited şirketlere de uygulanacağının düzenlendiğini, bu kapsamda 553 üncü madde kapsamında müvekkilinin maruz kaldığı zararın tahsilini teminen dava açıldığını, iş bu davadaki talebin dolaylı değil doğrudan zarar olduğunu, aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yöneticisi hakkında 6102 sayılı Kanun'un 553 ve 556 ncı maddelerine dayalı olarak sorumluluk davası açılmış ise de anılan 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemlerinin önce iflas idaresince ileri sürüleceği, iflas idaresi davayı açmadığı takdirde her pay sahibi veya şirket alacaklısının mezkûr davayı ikame edebileceği, somut olayda iflas idaresine böyle bir başvuru yapılıp sonuç alınmadığının belgelenip kanıtlanmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 555 ve 556 ncı maddeleri kapsamında şirketin uğradığı zararın tazminini talep eden pay sahibi veya alacaklının tazminatın şirkete ödenmesini isteyebileceği, davacı tarafın ise zarara yönelik tazminatı müflis şirkete değil, kendisine ödenmesini talep ettiği, mahkemece verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket yöneticisinin sorumluluğu davası kapsamında davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 553, 555 ve 556 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954780200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz