Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3988 E. 2024/120 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ dolaylı zarar↗ takibin kesinleşmesi↗ iflas idaresi↗ yönetici sorumluluğu↗ esas sözleşme↗ tahkikat↗ şirket zararı↗ ara karar↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ esastan ret↗ iflas↗ ıslah↗ çek↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/676 E., 2019/485 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, dava dışı Marin Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 19.04.2017'de hisselerini devredene kadar hem sahibi hem de aynı zamanda yöneticisi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında Marin Gıda'nın bakiye borcu için dört adet çekin şirket sahibi ve yetkilisi davalı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda icra takibine konulduğunu, takibin kesinleşmesine rağmen ödeme yapılmadığını, şirketin davalı tarafından kasıt ve kusur ile kötü idare edilmesi nedeniyle alacağın tahsil edilemediğini, Marin Gıda'nın kanuna ve esas sözleşmeye göre iyi idare edilmiş olsaydı şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, şirket borca batık ise şirketin iflasını isteme gerekliliğinin basiretli davranma bağlamında ticari icaplar gereği olduğunu, davalı yöneticinin kötü idaresi nedeniyle şirketi acze düşürdüğünü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi kapsamında davalı yöneticinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece şirketin kötü yönetiminden sorumlu olduğunu, kimi çeklerin vadesinin davalının hissesini devrettiği tarihten sonrasına rastlatılmasının kötü yönetimden sorululuğu bertaraf etmeyeceğini, müvekkilinin maruz kaldığı dolaylı zararın tahsilinin gerektiğini ileri sürerek icra takibine konu alacak kapsamında şimdilik 10.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı Marin Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın alacaklı davacı tarafından tahsil edemediği çek bedelleri için dolaylı zarar olarak şirkete ödenmesi yönünde açılmış dava olduğu, talebin 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı alacaklının ancak şirketin iflası halinde zararın tazminini talep hakkını ileri sürebileceği, iflas idaresine karşı ileri sürüldükten sonra şayet iflas idaresi bu davayı açmaya lüzum görmezse aynı Kanun'un 556 ncı maddesine dayanarak bu davayı açabileceği, sonuç olarak alacaklının iddia ettiği zararın şirkete ödenmesini söz konusu dava dışı şirket faaliyetteyken isteme hakkı şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dolaylı zararını talep edebileceğini, mahkemenin ara kararı gereğince yerel mahkemeye sundukları beyanlarında "her ne kadar dava dilekçelerinde dolaylı zararın tahsilini teminen hükmedilecek tutarın Marin Gıda ... Şti.' ne ödenmesi talepli olarak dava açtıklarını bildirmiş iseler de; Mahkeme tarafından deliller toplanması ile yapılacak bilirkişi incelemesinde zararlarının doğrudan mı yoksa dolaylı zarar mı olduğunun aşikar olacağını ve buna göre de davalarını ıslah haklarını saklı tuttuklarını" bildirdiklerini, bu beyanlarına rağmen davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tahkikata devam ile delillerini toplaması, bilirkişi incelemesi yaptırması gerekirken, yapılmadığını, ... yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar, dolaylı zarar kapsamında olup 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası halinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkının şirket alacaklılarına ait olduğu, dava konusu olayda ise dava dışı şirketin iflası şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla şirketin zararının (davacının dolaylı zararının) tazminini isteme hakkı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sahibi ve yöneticisi olduğu şirket adına verdiği çeklerin halen ödenmediğini, bu durumun Marin Gıda..Şti’nin davalı tarafından kasıt veya kusur ile kötü idare edildiğini ortaya koyduğunu, davalı yöneticinin şirketi kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilimin maruz kaldığı dolaylı zararın tahsilini teminen işbu davanın ikame edildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde zararlarının doğrudan mı yoksa dolaylı zarar mı olduğunun aşikar olacağını ve buna göre de davalarını ıslah haklarını saklı tuttuklarını mahkemeye bildirdiklerini, mahkemenin tahkikata devam ederek delilleri toplaması gerektiğini, tahkikat tamamlanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 553, 556 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1559 E. 2023/4921 K.
Ortak:şirket yöneticisinin sorumluluğu · iflas idaresi · yönetici sorumluluğu · esas sözleşme · limited şirket · iflas · kusur
İncelediğiniz kararda… dört adet çekin şirket sahibi ve yetkilisi davalı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda icra takibine konulduğunu, «takibin kesinleşmesine» rağmen ödeme yapılmadığını, şirketin davalı tarafından kasıt ve «kusur» ile kötü idare edilmesi nedeniyle alacağın tahsil edilemediğini, Marin Gıda'nın kanuna ve «esas sözleşmeye» göre iyi idare edilmiş olsaydı şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, şirket borca batık ise şirketin «iflasını» isteme gerekliliğinin basiretli davranma bağlamında ticari icaplar gereği olduğunu, davalı yöneticinin kötü idaresi nedeniyle şirketi acze düşürdüğünü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi kapsamında davalı yöneticinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece şirketin kötü «yönetiminden sorumlu» olduğunu, kimi çeklerin vadesinin davalının hissesini devrettiği tarihten sonrasına rastlatılmasının kötü yönetimden sorululuğu bertaraf etmeyeceğini, müvekkilinin maruz kaldığı «dolaylı zararın» tahsilinin gerektiğini ileri sürerek icra takibine konu alacak kapsamında şimdilik 10.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıda …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın alacaklı davacı tarafından tahsil edemediği «çek» bedelleri için «dolaylı zarar» olarak şirkete ödenmesi yönünde açılmış dava olduğu, talebin 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı alacaklının ancak şirketin iflası halinde zararın tazminini talep hakkını ileri sürebileceği, «iflas» idaresine karşı ileri sürüldükten sonra şayet «iflas idaresi» bu davayı açmaya lüzum görmezse aynı Kanun'un 556 ncı maddesine dayanarak bu davayı açabileceği, sonuç olarak alacaklının iddia ettiği zararın şirkete ödenmesini s …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirket yöneticisinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnformatik Bilişim Şirketinin davalı tarafından kasıt veya «kusur» ile kötü idare edildiğini ve dahası «iflas» etmek üzere olmasına rağmen bu durumun müvekkilinden gizlenerek borçlanıldığını, iflas eden şirketin kanuna ve «esas sözleşmeye» göre iyi idare edilmiş olsaydı, şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, ticari ilişki kapsamında borçlarını ödeyeceğini, şirket borca batık ise müvekkili firmaya borçlanılmadan-ticari ilişkiye girmeden önce şirketin iflasının istenmesi gerektiğini, davalı yöneticinin şirket idaresindeki kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilinin, davalının kasta dayalı kötü yönetimi sebebiyle alacağını tahsil edemediğini, 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesi ile «anonim şirketlere» ilişkin bazı hükümlerin «limited şirketlere» de uygulanacağının düzenlendiğini, bu kapsamda 553 üncü madde kapsamında müvekkilinin maruz kaldığı zararın tahsilini teminen dava açıldığını, iş bu davadaki talebin dolaylı değil «doğrudan zarar» olduğunu, «aktif husumet yokluğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket yöneticisinin sorumluluğu» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… e Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket yöneticisi hakkında 6102 sayılı Kanun'un 553 ve 556 ncı maddelerine dayalı olarak «sorumluluk davası» açılmış ise de anılan 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası hâlinde pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının istemlerinin önce «iflas» idaresince ileri sürüleceği, «iflas idaresi» davayı açmadığı takdirde her pay sahibi veya şirket alacaklısının mezkûr davayı ikame edebileceği, somut olayda iflas idaresine böyle bir başvuru yapılıp sonuç alı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetici sorumluluğu davası · doğrudan zarar · aktif husumet yokluğu · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · husumet yokluğu
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirket yöneticisinin sorumluluğu davası» kapsamında davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İnformatik Bilişim Şirketinin davalı tarafından kasıt veya «kusur» ile kötü idare edildiğini ve dahası «iflas» etmek üzere olmasına rağmen bu durumun müvekkilinden gizlenerek borçlanıldığını, iflas eden şirketin kanuna ve «esas sözleşmeye» göre iyi idare edilmiş olsaydı, şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, ticari ilişki kapsamında borçlarını ödeyeceğini, şirket borca batık ise müvekkili firmaya borçlanılmadan-ticari ilişkiye girmeden önce şirketin iflasının istenmesi gerektiğini, davalı yöneticinin şirket idaresindeki kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilinin, davalının kasta dayalı kötü yönetimi sebebiyle alacağını tahsil edemediğini, 6102 sayılı Kanun'un 644 üncü maddesi ile «anonim şirketlere» ilişkin bazı hükümlerin «limited şirketlere» de uygulanacağının düzenlendiğini, bu kapsamda 553 üncü madde kapsamında müvekkilinin maruz kaldığı zararın tahsilini teminen dava açıldığını, iş bu davadaki talebin dolaylı değil «doğrudan zarar» olduğunu, «aktif husumet yokluğu» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket yöneticisinin sorumluluğu» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… şirkete ödenmesini isteyebileceği, davacı tarafın ise zarara yönelik tazminatı müflis şirkete değil kendisine ödenmesini talep ettiği, bu talep bakımından davacının «aktif husumeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3988 E. , 2024/120 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/297 Esas, 2022/464 Karar
Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/676 E., 2019/485 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, dava dışı Marin Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 19.04.2017'de hisselerini devredene kadar hem sahibi hem de aynı zamanda yöneticisi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında Marin Gıda'nın bakiye borcu için dört adet çekin şirket sahibi ve yetkilisi davalı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması sonucunda icra takibine konulduğunu, takibin kesinleşmesine rağmen ödeme yapılmadığını, şirketin davalı tarafından kasıt ve kusur ile kötü idare edilmesi nedeniyle alacağın tahsil edilemediğini, Marin Gıda'nın kanuna ve esas sözleşmeye göre iyi idare edilmiş olsaydı şirketin ödeme güç ve kapasitesinin olacağını, şirket borca batık ise şirketin iflasını isteme gerekliliğinin basiretli davranma bağlamında ticari icaplar gereği olduğunu, davalı yöneticinin kötü idaresi nedeniyle şirketi acze düşürdüğünü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi kapsamında davalı yöneticinin kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece şirketin kötü yönetiminden sorumlu olduğunu, kimi çeklerin vadesinin davalının hissesini devrettiği tarihten sonrasına rastlatılmasının kötü yönetimden sorululuğu bertaraf etmeyeceğini, müvekkilinin maruz kaldığı dolaylı zararın tahsilinin gerektiğini ileri sürerek icra takibine konu alacak kapsamında şimdilik 10.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı Marin Gıda İnş.
San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın alacaklı davacı tarafından tahsil edemediği çek bedelleri için dolaylı zarar olarak şirkete ödenmesi yönünde açılmış dava olduğu, talebin 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesine göre değerlendirilmesi gerektiği, davacı alacaklının ancak şirketin iflası halinde zararın tazminini talep hakkını ileri sürebileceği, iflas idaresine karşı ileri sürüldükten sonra şayet iflas idaresi bu davayı açmaya lüzum görmezse aynı Kanun'un 556 ncı maddesine dayanarak bu davayı açabileceği, sonuç olarak alacaklının iddia ettiği zararın şirkete ödenmesini söz konusu dava dışı şirket faaliyetteyken isteme hakkı şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dolaylı zararını talep edebileceğini, mahkemenin ara kararı gereğince yerel mahkemeye sundukları beyanlarında "her ne kadar dava dilekçelerinde dolaylı zararın tahsilini teminen hükmedilecek tutarın Marin Gıda ... Şti.' ne ödenmesi talepli olarak dava açtıklarını bildirmiş iseler de; Mahkeme tarafından deliller toplanması ile yapılacak bilirkişi incelemesinde zararlarının doğrudan mı yoksa dolaylı zarar mı olduğunun aşikar olacağını ve buna göre de davalarını ıslah haklarını saklı tuttuklarını" bildirdiklerini, bu beyanlarına rağmen davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tahkikata devam ile delillerini toplaması, bilirkişi incelemesi yaptırması gerekirken, yapılmadığını, ...
yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar, dolaylı zarar kapsamında olup 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesi uyarınca zarara uğrayan şirketin iflası halinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkının şirket alacaklılarına ait olduğu, dava konusu olayda ise dava dışı şirketin iflası şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla şirketin zararının (davacının dolaylı zararının) tazminini isteme hakkı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sahibi ve yöneticisi olduğu şirket adına verdiği çeklerin halen ödenmediğini, bu durumun Marin Gıda..Şti’nin davalı tarafından kasıt veya kusur ile kötü idare edildiğini ortaya koyduğunu, davalı yöneticinin şirketi kötü yönetimi sebebiyle şirketi acze düşürdüğünü, müvekkilimin maruz kaldığı dolaylı zararın tahsilini teminen işbu davanın ikame edildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde zararlarının doğrudan mı yoksa dolaylı zarar mı olduğunun aşikar olacağını ve buna göre de davalarını ıslah haklarını saklı tuttuklarını mahkemeye bildirdiklerini, mahkemenin tahkikata devam ederek delilleri toplaması gerektiğini, tahkikat tamamlanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 553, 556 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/999085500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz