Ticari dürüstlük
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1445 E. 2023/4642 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 3 yıl
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dürüstlük↗ ticaret unvanının terkini↗ delil tespiti↗ şirket merkezi mahkemesi↗ haksız eylem↗ basiretli tacir↗ hakkaniyet↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ ifa↗ hak düşürücü süre↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ ihtar↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ihtarname↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/238 E., 2018/259 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dünya çapında tanınmış INTEL markasının sahibi olduğunu, markasını ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde "özel/01130" numara ile özel korunan markalar siciline tescil ettirdiğini, markanın aynı zamanda davacının ticaret unvanı olması nedeniyle herhangi bir tescil mecburiyeti olmaksızın koruma altında olduğunu, davalının INTEL ibaresini öne çıkarmak sureti ile tek başına her türlü resmi ve özel evraklarında, facebook sayfası da dahil olmak üzere reklam ve tanıtımlarında kullandığını, davalı şirketin INTEL ibaresini kullanım biçiminin markasal kullanım olduğunu ve müvekkilinin tanınmış markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının tescilli ticaret unvanının davacının hem ticaret unvanı hem de dünya çapında tanınmış INTEL markası ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalı “Intel İnşaat Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi”nin ticaret unvanından “INTEL” ibaresinin çıkartılmasına, sicilden terkinine, haksız rekabetin tespitine, men'ine, davacının bilgisayar, bilişim, teknoloji, elektronik, reklam, pazarlama ve iletişim, haberleşme, telekomünikasyon sektöründe her türlü mal ve hizmetlerinde kullandığı ve tanıttığı “INTEL” markasına davalının vaki tecavüzlerinin ref ve men'ine, davalı şirketin "INTEL" tanıtım işareti ile “elektronik, bilgisayar/bilişim, teknoloji, reklam/pazarlama ve iletişim/haberleşme/telekomünikasyon” hizmetleri ve bunlarla ilişkili hizmetler sunmasının ve her türlü ticari faaliyetlerinin önlenmesine, davalının marka fonksiyonunu ifa edecek, ticaret unvanındaki “INTEL” ibaresini öne çıkaracak şekildeki her türlü tabela, broşür, etiket, mahfaza (ambalaj malzemesi, poşet, çanta ve benzeri), ticari evrakın ve sair basılı maddeler ile tanıtma vasıtalarının bulundukları yerden toplanmasına, INTEL ibaresinin silinmesine, silinemeyenlerin imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 05.01.1995 tarihinde kurulduğunu, 20 yıldır inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanını öncelikli ve üstün hak sahibi olarak kullandığının sabit olduğunu, davacının 37. sınıfta marka tescili bulunmadığını, müvekkilinin unvan tescil tarihi ve davacının ilk ihtar tarihi göz önüne alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, ilk ihtar tarihinden itibaren 3 yıl geçtiğini, müvekkilinin ticaret unvanı kullanımının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 39 ve 40 ıncı maddeleri gereğince haklı bir kullanım olduğunu, müvekkili şirketin inşaat hizmetlerinde INTEL ibaresinin öncelikli hak sahibi olduğunu, davacının markasının inşaat hizmetlerinde tanınmış olmadığını, müvekkilinin kullanımının Yerköy/Yozgat'da olduğunu, TURCELL marka ve işaretlerini kullandığını, haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ticaret unvanının tescil tarihinin 18.01.1995 tarihi olduğu, yoğun bir şekilde ticari unvanının kullanımının devam ettiği, davacının basiretli tacir gibi davranmadığı, davalının kullanımına 20 yıla yakın bir süre suskun kalarak, davalı tarafta kullanıma ses çıkarılmayacak izlenimi uyandırarak davalının yatırım yapmasına sebep olduğundan işbu unvan terkini davasının açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalının ticaret sicilindeki faaliyet alanına davacının markasının tanınmış olduğu sınıflar ile ilgili iletişim ve haberleşme faaliyetlerini ekletmek suretiyle alan değişikliğinin 2015 yılında değil 2012 yılında gerçekleştiği, dolayısıyla ticaret sicil gazetesindeki faaliyetten itibaren 3 yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığı, 37. sınıf için inşaat sektöründe 1995 yılından beri kullanımları ve Yerköy/Yozgat'ta faaliyetleri bulunan davalı firmanın 1995 yılından beri yaptığı yatırımların, büyümenin bu kapsamda ticari unvana bağlanan hukuki korumanın yok sayılması, görmezden gelinmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, davanın açıldığı tarih ile davalının ticaret siciline kayıt tarihi dikkate alındığında, davacının ticaret unvanının terkini için süresi içinde dava açmayarak sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacının ticaret unvanının terkini isteminin reddine, 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporunun çoğunluk görüşü dikkate alınarak davalının, davacının tescilli "İNTEL" markasına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalının bilgisayar, bilişim, telekominükasyon alanında her türlü mal ve hizmetlerde ticari unvan kullanımı dışındaki tüm markasal kullanımların ref ve men'ine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalının ticaret unvanının terkini taleplerinin sessiz kalma suretiyle reddine karar verilmişse de, davalının haksız tescili ve kullanımından haberdar olur olmaz, her türlü kanuni haklarını kullanarak davalının fiillerini engellemeye çalıştıklarını, müvekkilinin davalının tescil ettirdiği "INTEL" ibareli ticaret unvanınından 2011 yılının Eylül ayında haberdar olduğunu, davalı şirkete 23 Eylül 2011 tarihli ihtarnameyi gönderdiklerini, Yerköy'de yaptıkları araştırmada davalının Turkcell bayisi işlettiği ve "INTEL" ibaresini markasal olarak kullandığını öğrendiklerini, daha sonra marka başvurusu yaptığını tespit ederek, başvuruya itiraz ettiklerini, 07.06.2013 tarihinde delil tespiti yaptırdıklarını, davalıya 12.07.2013 tarihinde ikinci ihtarnameyi gönderdiklerini, davalının marka başvurusunun reddi üzerine son olarak 24.06.2014 tarihinde üçüncü ihtarı gönderdiklerini, davalının haksız tescil ve kullanımlarından vazgeçmemesi üzerine bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, mahkemenin bu süreci incelemeyerek hatalı karar verdiğini, davalının kötü niyetli hareket ettiğinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin haksız kullanım ve tescilden haberdar olur olmaz sessiz kalmadığını, hukuk düzeninin kötü niyeti korumayacağını, haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceğini, davalının 2012 yılında yapılan değişiklik ile tescil kapsamına telekomünikasyon hizmetlerini eklediğini, bu tescilin ilk ihtar tarihinden hemen sonra yapıldığını, davalının "INTEL" ibaresinin telekomünikasyon hizmetleri yönünden terkinine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalının seçiminde kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ticaret unvanı konusunda verdiği doğru kararın aynısını marka açısından da vermesi gerektiğini, 09.09.2016 tarihli bilirkişi raporunun yok sayıldığını, zamanaşımı itirazı ve dürüst kullanım savunmalarının dikkate alınmadığını, bayinin tabelasında gözle görülür şekilde "TURKCELL" ibaresinin yer aldığını, 22.02.2017 tarihli dilekçelerinde Turkcell bayiliğini devrettiklerini beyan ettiklerini, müvekkilinin sadece tescilli ticaret unvanı ile inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, faturalarda ticaret unvanının tescil edildiği şekilde kullanıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, devredilen küçük bir dükkan tabelasında "İNTEL" ibaresinin kullanımının markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişilerin "INTEL" markasının tanınmış marka olduğuna dair değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, tanınmışlık tespitinin dava tarihi itibarıyla değil, müvekkilinin ticaret unvanının tescil tarihi olan 01.01.1995 tarihi itibarıyla yapılması gerektiğini, TPMK kararında dahi 2005 tarihi itibarıyla tanınmışlık tespitinin yapıldığını, 1995 yılında davacı markasının tüm alanlarda tanınmış olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin bilgisayar teknolojisi değil inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının markasını Türkiye'de tescil ettirdiği tarihin 1990/006372 numaralı markanın "chip, CPU, modem vs. mikro işlemciler" alanında tescil edildiği tarih olduğunu, davacı şirketin kuruluş tarihini ve davacı şirketin Türkiye'de açtığı ilk şirket olan Mikroelektronik Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 1997 yılında kurulduğunu bilmesine rağmen, bilirkişinin 2012 yılında şirket sözleşmesine "GSM cihazlarının tesciline yönelik" yapılan bir eklemeden yola çıkarak müvekkilini kötü niyetli kabul etmesinin haksızlık olduğunu, unvandaki kelimelerin de dikkate alınmadığını, bilirkişi heyetinin tespit dosyasını incelemediğini, tabeladaki kullanımın dürüst kullanım olduğunun değerlendirilmediğini, burada TURKCELL markasının ön planda ve markasal kullanım içinde olduğunu, "İntel" ibaresinin etkisinin olmadığını, yerel gazetelerde "Turkcell İletişim Merkezi İntel GSM Süleyman İşler" ibaresinin yer aldığı belirtilmişse de bunun da dürüst kullanım olduğunu, davacı şirketin, Türkiye'deki markalarının kullanıldığı ürünlerin hiçbirinin TURKCELL GSM dükkanında satılmadığını, bilirkişi heyetinin zamanaşımı, hak düşürücü süre ve davacının sessiz kalması hakkında en küçük bir tespit bile yapmadığını, bir an için davacı tarafın beyanı esas alınarak, davacının müvekkili şirketten ilk defa 2011 yılında haberdar olduğunun dilekçesinde belirttiği şekilde doğru olduğu kabul edilse bile, müvekkiline çekilen ilk ihtarnamenin tarihi 23.09.2011 olduğundan, davanın açıldığı 23.01.2015 tarihinde (4 yıl aradan sonra) 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesindeki 1 yıllık ve her halükarda 3 yıllık sürenin geçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit raporu içeriğinden, davalı tarafın marka kullanımının ticaret sicilinde kayıtlı ticaret unvanı kullanımı niteliğinde değil markasal kullanım olduğu ve davalı tarafça gönderilen ihtarnamelere rağmen kullanıma son verilmediği, dava tarihinden sonra kullanıma son verildiğine dair iddianın davalı tarafça ispatı gerektiği, ancak davalı tarafça sunulan şirket merkez adresinin değiştirilmesi ve işyeri devrine ilişkin belgeler ispat yönünden yeterli olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirketin ticaret unvanının ilk olarak tescil edildiği 16.01.1995 tarihinde, davacı markasının tanınmış marka olduğu, davalı şirketin inşaat ve gayrımenkul sektöründe faaliyet göstermek üzere tescil edildiği, davacı tarafça davalıya ilk olarak Beyoğlu 27. Noterliğinin 23.09.2011 tarihli ihtarnamesinin gönderilerek INTEL ibareli ticaret unvanının terkini ve INTEL ibaresinin marka olarak kullanılmamasının ihtar edildiği, ihtardan sonra davalı tarafça ticaret sicilde faaliyet konularına davacı şirketin markasının tanınmış olduğu sınıflar ile ilgili faaliyet alanları eklenerek, iletişim ve haberleşme alanında faaliyet göstermeye başladığı, davalının tabelasında, el ilanlarında ve şirket yetkilisinin facebook sayfasında, davacı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsuru ve tanınmış markası olan INTEL ibaresini markasal olarak kullanmaya başladığı davalının davranışının ticari dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olduğu, davalının ticaret unvanının kılavuz unsurunu markasal olarak kullanması nedeniyle, davacının, davalının ticaret unvanından" INTEL" ibaresinin terkinini isteyebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının tescilli markalarından olan "İNTEL" markasına davalının tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalının bilgisayar, bilişim, telekomünikasyon alanında her türlü mal ve hizmetlerde markasal kullanımların ref ve men'ine, davalının salt ürün ve tanıtımlarında "INTEL" markasını öne çıkararak markasal kullandığı, tabela, broşür, etiket, poşet, çanta, vb. ürün tanıtımına yönelik tüm kullanımların önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret unvanındaki "INTEL" ibaresi davacının tanınmış markasına tecavüz oluşturduğundan terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten müvekkili şirketin 1995 yılından itibaren sadece inşaat alanında Yerköy/Yozgat'ta sayısız proje gerçekleştirdiğini, bu durumun cevap dilekçesi ekinde sunulan faturalar ve ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğunu, bir dönem için o da dürüst bir kullanım içinde Turkcell Bayisi açtı diye, üstelik ticaret unvanının sicildeki hali ile kullanımı esas olduğu halde ticaret unvanının silinmesinin adil bir yaklaşım olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 39 uncu, 40 ıncı, 52 nci maddeleri ile 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10502 E. 2014/18202 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve «ticaret unvanının terkini» istemine ilişkindir.
… RECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «ticaret unvanının» tescil tarihinin 18.01.1995 tarihi olduğu, yoğun bir şekilde ticari unvanının kullanımının devam ettiği, davacının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, davalının kullanımına 20 yıla yakın bir süre suskun kalarak, davalı tarafta kullanıma ses çıkarılmayacak izlenimi uyandırarak davalının yatırım yapmasına sebep olduğundan işbu unvan «terkini» davasının açılmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalının ticaret sicilindeki faaliyet alanına davacının markasının tanınmış olduğu sınıflar ile ilgili iletişim ve haberleşme faaliyetlerini ekletmek suretiyle alan değişikliğinin 2015 yılında değil 2012 yılında gerçekleştiği, dolayısıyla «ticaret sicil» gazetesindeki faaliyetten itibaren 3 yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığı, 37. sınıf için inşaat sektöründe 1995 yılından beri kullanımları ve Yerköy/Yozgat'ta faaliyetleri bulunan davalı firmanın 1995 yılından beri yaptığı yatırımların, büyümenin bu kapsamda ticari unvana bağlanan hukuki korumanın yok sayılması, görmezden gelinmesinin «hakkaniyete» aykırı olduğu, davanın açıldığı tarih ile davalının ticaret siciline kayıt tarihi dikkate alındığında, davacının «ticaret unvanının terkini» için süresi içinde dava açmayarak sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacının ticaret unvanının terkini isteminin reddine, 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporunun çoğunluk görüşü dikkate alınarak davalının, davacının tescilli "İNTEL" markasına tecavüzünün ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, davalının bilgisayar, bilişim, telekominükasyon alanında her türlü mal ve hizmetlerde ticari unvan kullanımı dışındaki tüm markasal kullanımların ref ve men'ine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… lmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir 2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, bu kapsamda davalı «ticaret unvanının terkini» ile davalı tarafından kullanılan internet alan adının da tahsisinin iptali istemlerine ilişkin olup mahkemece, davalının ticaret unvanından “İntel” ibaresinin terk …
… aporu ve dosya kapsamına göre, davacının “INTEL” markasının tanınmış marka olduğu, tanınmış markaların aynı ya da benzer mal veya hizmet alanlarında korunduğu gibi, «iltibasa» sebebiyet vermesi halinde de 556 sayılı KHK'nın 9/1-c maddesi kapsamında, farklı mal veya hizmet alanlarında da korunduğu, tarafların faaliyet alanlarının benzer olduğu, bu durumun gerek davacı markasının Türk Patent Enstitüsü nezdinde tutulan kayıtlarından gerekse de davalı şirketin beyanlarından ve şirket sözleşmesinden belirlendiği, "İntel" ile "İntelnet” ibareleri arasında benzerlik bulunduğu ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğu ancak davalının dava konusu ibareyi markasal kullanımının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların “İntel” ibaresine markasal kullanımları iddiası ile davacı «marka hakkına tecavüzlerinin» önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalı.....
A.Ş.)'nin dava öncesinde 2008 yılında «ticaret unvanının» değiştirilmiş olduğu anlaşıldığından bu davalıya yönelik talebin reddine, davalı İntel Telekominikasyon A.Ş. adına kayıtlı www.i......com.tr alan adı tahsisinin iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4501 E. 2024/1848 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · delil tespiti · basiretli tacir · ticaret unvanı · ifa · hak düşürücü süre · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı 3 yıl
İncelediğiniz kararda… RECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin «ticaret unvanının» tescil tarihinin 18.01.1995 tarihi olduğu, yoğun bir şekilde ticari unvanının kullanımının devam ettiği, davacının «basiretli tacir» gibi davranmadığı, davalının kullanımına 20 yıla yakın bir süre suskun kalarak, davalı tarafta kullanıma ses çıkarılmayacak izlenimi uyandırarak davalının yatırım yapmasına sebep olduğundan işbu unvan «terkini» davasının açılmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalının ticaret sicilindeki faaliyet alanına davacının markasının tanınmış olduğu sınıflar ile ilgili iletişim ve haberleşme faaliyetlerini ekletmek suretiyle alan değişikliğinin 2015 yılında değil 2012 yılında gerçekleştiği, dolayısıyla «ticaret sicil» gazetesindeki faaliyetten itibaren 3 yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığı, 37. sınıf için inşaat sektöründe 1995 yılından beri kullanımları ve Yerköy/Yozgat'ta faaliyetleri bulunan davalı firmanın 1995 yılından beri yaptığı yatırımların, büyümenin bu kapsamda ticari unvana bağlanan hukuki korumanın yok sayılması, görmezden gelinmesinin «hakkaniyete» aykırı olduğu, davanın açıldığı tarih ile davalının ticaret siciline kayıt tarihi dikkate alındığında, davacının «ticaret unvanının terkini» için süresi içinde dava açmayarak sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacının ticaret unvanının terkini isteminin reddine, 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporunun çoğunluk görüşü dikkate alınarak davalının, davacının tescilli "İNTEL" markasına tecavüzünün ve «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, davalının bilgisayar, bilişim, telekominükasyon alanında her türlü mal ve hizmetlerde ticari unvan kullanımı dışındaki tüm markasal kullanımların ref ve men'ine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve «ticaret unvanının terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalının «ticaret unvanının terkini» taleplerinin sessiz kalma suretiyle reddine karar verilmişse de, davalının haksız tescili ve kullanımından haberdar olur olmaz, her türlü kanuni haklarını kullanarak davalının fiillerini engellemeye çalıştıklarını, müvekkilinin davalının tescil ettirdiği "INTEL" ibareli ticaret unvanınından 2011 yılının Eylül ayında haberdar olduğunu, davalı şirkete 23 Eylül 2011 tarihli «ihtarnameyi» gönderdiklerini, Yerköy'de yaptıkları araştırmada davalının Turkcell bayisi işlettiği ve "INTEL" ibaresini markasal olarak kullandığını öğrendiklerini, daha sonra marka başvurusu yaptığını tespit ederek, başvuruya itiraz ettiklerini, 07.06.2013 tarihinde «delil tespiti» yaptırdıklarını, davalıya 12.07.2013 tarihinde ikinci ihtarnameyi gönderdiklerini, davalının marka başvurusunun reddi üzerine «son» olarak 24.06.2014 tarihinde üçüncü «ihtarı» gönderdiklerini, davalının haksız tescil ve kullanımlarından vazgeçmemesi üzerine bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, mahkemenin bu süreci incelemeyerek hatalı karar verdiğini, davalının kötü niyetli hareket ettiğinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin haksız kullanım ve tescilden haberdar olur olmaz sessiz kalmadığını, hukuk düzeninin «kötü niyeti» korumayacağını, «haksız eylem» devam ettiği sürece «zamanaşımının» işlemeyeceğini, davalının 2012 yılında yapılan değişiklik ile tescil kapsamına telekomünikasyon hizmetlerini eklediğini, bu tescilin ilk ihtar tarihinden hemen son …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Mahkemenin gerekçeli kararında bahsettiği şekilde «ticaret unvanının terkini» için 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» kanun hükümlerinde öngörülmediğini, 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi uyarınca, «haksız rekabete» dayanan taleplere karşı açılacak davalar için 1 yıl ve herhalukarda 3 yıllık «zamanaşımı» süresi öngörüldüğünü, bu sürenin hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten başladığını, müvekkilinin durumdan 2013 yılında haberdar olduğunu ve akabinde «ihtarname» keşide ettiğini, daha sonra «delil tespiti» yaptırdığını, nihayetinde huzurdaki davanın açıldığını, 17 Mayıs 2013 tarihli ihtarnamesi ile haberdar olunduktan sonra huzurdaki davanın 7 Mayıs 2014 tarihinde süresi içinde açıldığını, Mahkemece ticaret ünvanının terkinine yönelik talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddi kararının yerinde olmadığını, uluslararası ticaret yapan davalının, müvekkilinin tanınmış INTEL markasıyla «iltibas» yaratır derecede benzer ve seri marka izlenimi yaratan ibareyi müvekkilinin markasından haberdar olmaksızın tercih etmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek, Mahkemece verilen kararın kaldırılarak unvanın «ticaret sicilinden terkin» edilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
… ında davacının markalarındaki esaslı unsur olan intel ibaresini de kullandığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere tekno ibaresi ile birlikte kullanmış olmasının «ayırt edicilik» sağlamaya yeterli olmadığı, tecavüz iddiası ile ilgili davalı zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, fiilin devam ettiği sürece zaman aşımının işlemeyeceği, davalının bu fillerinin markaya tecavüzün yanında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» fiilini de oluşturduğu gerekçesiyle, asıl davadaki davalının davacının intel ibareli marka ve logo şekil markalarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile men ve ref'ine, oluşan maddi durumun aşağıda belirtilen surette giderilmesine, www.teknointel.com.tr adlı sitenin alan adının iptaline, www.teknointel.com alan adının iptali asıl davada talep edilmiş ise de, www.teknointel.com. alan adı sahibi ...'nun asıl dosyada davalı olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki bu yöndeki talebin «husumetten» reddine, davalının «ticaret unvanının terkini» talebinin 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığından reddine, birleşen İstanbul 4.
856), sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olabilmesi için, önceki hak sahibinin, «ticaret unvanının» aynısının veya benzerinin kullanılmasına belirli bir süre sessiz kalmış olması gerektiği, ancak ticaret unvanı yönünden sessiz kalmanın ne kadar süre geçtikten sonra hak kaybına sebep olacağı hususunun 6102 sayılı Kanun'da düzenlenmediği, bununla birlikte 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirildiği, 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin altıncı fıkrasının “Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez” hükmünü haiz olduğu, buna göre marka hükümsüzlük davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin uygulanabilmesi için beş yıllık sürenin geçmiş olması gerektiği, ancak ticaret unvanı yönünden mevzuatta bir süre belirlemesi bulunmadığından 4721 sayılı Kanun'un ikinci maddesinin de gözetilmek suretiyle her somut olayın özellikleri dikkate alınarak sürenin belirlenmesi gerektiği, yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirketin Amerika Birleşik Devletlerinde kurulduğu, Türkiye'de de “INTEL” ibareli marka tescili yaptırdığı, davalı şirketin ise “Teknointel Uluslarası Ticaret Limited Şirketi” ibareli ticaret unvanının 17.10.2008 tarihinde tescil ve «ilan» edildiği, her ne kadar davacı şirketin ticaret unvanı Türkiye'de tescilli olmasa dahi bu ticaret unvanının Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesi gereğince Türkiye'de de korunması gerektiği, ayrıca davacı şirketin “INTEL” ibareli tanınmış markasının davalı ... ünvanının tescilinden önce Türkiye'de tescil edildiği, davacı şirketin davalının ticaret unvanı kullanımına, unvanın tescil tarihinden yaklaşık beş yıl sonra «ihtarname» göndererek itiraz ettiği, ticaret unvanlarının «ticaret siciline tescil» edilmek zorunda olmaları ve tescilin olumlu etkisi nedeniyle davacı şirketin, davalı şirketin tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanının bilinmediğini ileri süremeyeceği, bu durumda davacı şirketin, davalının ticaret unvanının tescil tarihinden ilk ihtarname tarihine kadar uzun süre sessiz kalması nedeniyle artık davalının ticaret unvanının terkinini talep etmesi «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu (Hukuk Genel Kurulu 26.02.2020 tarih, 2017/11-27 E.- 2020/225 K. sayılı kararı), Mahkemece ticaret ünvanının terkinine yönelik talebin «hak düşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmese de, kararın sonuç itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, asıl ve birleşen dava davalıları vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede, TÜRKPATENT kayıtlarına göre, 123749 sayılı "Intel", 123748 "INTEL" ibareli, 188152 sayılı "INTEL", 195588 sayılı "INTEL", 98/009948 sayılı "INTEL", 198311 sayılı "INTEL", 200/00591 sayılı INTEL, 2000/05591 sayılı ''INTEL'' ibareli markaların, 9, 28, 36, 16, 37, 38, 42 ve 25. sınıflarda, 2005/53126 sayılı şekil markasının 9. sınıfta, 2005/56211 sayılı ''intel + şekil'' markasının 16, 38, 41 ve 42. sınıflarda ve ayrıca ''Intel + Şekil'' ibareli ve esaslı unsuru ''Intel'' ibaresi olan birçok markanın aynı ve benzer sınıflarda 1990 yılından itibaren muhtelif tarihlerde davacı adına tescil edildiği ve süresi dolanların «yenilendiği», dava konusu, dava «sebebi» ve biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek olmasına göre, İstanbul 4.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · savunma hakkının kısıtlanması · tanık beyanı · ticaret sicilinden terkin · savunma hakkı · ticaret sicili tescili · hakkın kötüye kullanılması · kısıtlılık
Benzer bu kararda… r vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirme kararının doğru olmadığını, birleşen dosyada davalının gerçek kişi olduğunu, davalar arasında bağlantı olmadığını, «savunma hakkı kısıtlanarak» cevap verme imkanı tanınmadan birleştirme kararı verildiğini, bu nedenle usûle aykırı birleştirme kararının kaldırılması gerektiğini, davacının, davalı ... ünvanının «ticaret siciline tescilinden» haberdar olmadığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının basiretli bir «tacir» gibi davranmak zorunda olduğunu, ticaret sicilinin kamuya açık olduğunu, dava tarihine kadar davacının bu duruma sessiz kalarak ''sessiz kalma yoluyla hak «kaybına»'' uğradığını, Mahkeme kararının yerinde olduğunu, Mahkemenin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitine yönelik kararların yerinde olmadığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, ''INTEL'' ve ''TEKNOINTEL'' ibareleri arasında bir benzerlik olmadığını, görsellik ve kavramsal açıdan birbirlerinden farklı olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin ne ''TEKNO'' ne de ''INTEL'' ibarelerini marka olarak kullanmadığını, aksi yöndeki bilirkişi değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, davalı şirketin herhangi bir mal üretmediğini, ''TEKNOINTEL'' adı altında bir ürün satmadığını, «temsilci» bir firma olduğunu, yabancı firmalara hizmet sunduğunu, «tanık beyanlarının» bu durumu doğruladığını, internet alan adlarına ilişkin bilirkişi beyanlarının isabetli olmadığını, davacının bu duruma da uzun süre sessiz kaldığını, davada «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek Mahkemece aleyhe verilen hüküm fıkralarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
FSHHM'nin 2016/61 E. sayılı dava dosyasının eldeki dava dosyası ile birleştirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleştirme işlemlerinin tamamlanmasına yönelik «ara» kararların kurulduğu 12.04.2016 tarihli celseye davalı vekilinin de katıldığı, davalı yanca birleşen dava dosyasına cevap dilekçesi de sunulduğu, dolayısıyla «savunma hakkının kısıtlandığına» ilişkin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, toplanan delillere ve «denetime elverişli» bilirkişi raporuna göre; davalının kullanımında olan ''TEKNOINTEL'' ibaresinin «ortalama tüketici» nezdinde yarattığı algıya göre, davacının tanınmış ''INTEL'' markası ile bütüncül ve kavramsal olarak benzerlik gösterdiği, ''TEKNO'' ibaresinin markaya bir ayırtedicilik kazandırmadığı, katalog ve benzeri belgelerde ise ''TEKNOINTEL'' ibaresinin, davacı şekil markalarındaki elipsi andıran logoyu tekno ibaresinin üzerine geçirmek suretiyle kullanıldığı, bu kullanımlarda ''INTEL'' ibaresinin öne çıktığı ve davalının ''INTEL'' ibaresini özellikle 2005/56212 sayılı davacı markasının tescilli olduğu 7. sınıftaki mal ve hizmetlerin satışı yapılmak suretiyle kullandığı, bu mallardan makine satışları, ambalaj ve paketleme, dolum, bantlama gibi olanlarının çoğunun ayniyet derecesinde, bir kısmının da benzer olması sebebiyle davalının fiilinin davacı markasına tecavüz oluşturduğu, alan adlarıyla ilgili olarak, ''TEKNOINTEL'' ibaresinin işletmeyle ilgili malların tanıtımı amacıyla ticari etki yaratacak biçimde kullanıldığı, davalının söz konusu eylemlerinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) bağlamında «marka hakkına tecavüz» ve 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddelerine göre «haksız rekabet» oluşturduğu, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin is …
856), sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olabilmesi için, önceki hak sahibinin, «ticaret unvanının» aynısının veya benzerinin kullanılmasına belirli bir süre sessiz kalmış olması gerektiği, ancak ticaret unvanı yönünden sessiz kalmanın ne kadar süre geçtikten sonra hak kaybına sebep olacağı hususunun 6102 sayılı Kanun'da düzenlenmediği, bununla birlikte 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ile ilk defa marka hukukunda hükümsüzlük davaları yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin bir düzenleme getirildiği, 6769 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin altıncı fıkrasının “Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez” hükmünü haiz olduğu, buna göre marka hükümsüzlük davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin uygulanabilmesi için beş yıllık sürenin geçmiş olması gerektiği, ancak ticaret unvanı yönünden mevzuatta bir süre belirlemesi bulunmadığından 4721 sayılı Kanun'un ikinci maddesinin de gözetilmek suretiyle her somut olayın özellikleri dikkate alınarak sürenin belirlenmesi gerektiği, yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirketin Amerika Birleşik Devletlerinde kurulduğu, Türkiye'de de “INTEL” ibareli marka tescili yaptırdığı, davalı şirketin ise “Teknointel Uluslarası Ticaret Limited Şirketi” ibareli ticaret unvanının 17.10.2008 tarihinde tescil ve «ilan» edildiği, her ne kadar davacı şirketin ticaret unvanı Türkiye'de tescilli olmasa dahi bu ticaret unvanının Paris Sözleşmesi'nin 8. maddesi gereğince Türkiye'de de korunması gerektiği, ayrıca davacı şirketin “INTEL” ibareli tanınmış markasının davalı ... ünvanının tescilinden önce Türkiye'de tescil edildiği, davacı şirketin davalının ticaret unvanı kullanımına, unvanın tescil tarihinden yaklaşık beş yıl sonra «ihtarname» göndererek itiraz ettiği, ticaret unvanlarının «ticaret siciline tescil» edilmek zorunda olmaları ve tescilin olumlu etkisi nedeniyle davacı şirketin, davalı şirketin tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanının bilinmediğini ileri süremeyeceği, bu durumda davacı şirketin, davalının ticaret unvanının tescil tarihinden ilk ihtarname tarihine kadar uzun süre sessiz kalması nedeniyle artık davalının ticaret unvanının terkinini talep etmesi «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu (Hukuk Genel Kurulu 26.02.2020 tarih, 2017/11-27 E.- 2020/225 K. sayılı kararı), Mahkemece ticaret ünvanının terkinine yönelik talebin «hak düşürücü süre» nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmese de, kararın sonuç itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, asıl ve birleşen dava davalıları vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede, TÜRKPATENT kayıtlarına göre, 123749 sayılı "Intel", 123748 "INTEL" ibareli, 188152 sayılı "INTEL", 195588 sayılı "INTEL", 98/009948 sayılı "INTEL", 198311 sayılı "INTEL", 200/00591 sayılı INTEL, 2000/05591 sayılı ''INTEL'' ibareli markaların, 9, 28, 36, 16, 37, 38, 42 ve 25. sınıflarda, 2005/53126 sayılı şekil markasının 9. sınıfta, 2005/56211 sayılı ''intel + şekil'' markasının 16, 38, 41 ve 42. sınıflarda ve ayrıca ''Intel + Şekil'' ibareli ve esaslı unsuru ''Intel'' ibaresi olan birçok markanın aynı ve benzer sınıflarda 1990 yılından itibaren muhtelif tarihlerde davacı adına tescil edildiği ve süresi dolanların «yenilendiği», dava konusu, dava «sebebi» ve biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek olmasına göre, İstanbul 4.
… esinin uzantısı nazara alınarak bu ibarenin çıkartılması mümkün olmadığından ve sitenin iptali de mümkün bulunmadığından, www.teknointel.com adlı siteye Türkiye'den «erişimin engellenmesine», maddi durumun giderilmesi hususunda asıl davada karar oluşturulduğundan yeniden değerlendirme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9904 E. 2012/14403 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10317 E. 2014/13627 K.
Ortak:dahili dava · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… kasını ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde "özel/01130" numara ile özel korunan markalar siciline tescil ettirdiğini, markanın aynı zamanda davacının «ticaret unvanı» olması nedeniyle herhangi bir tescil mecburiyeti olmaksızın koruma altında olduğunu, davalının INTEL ibaresini öne çıkarmak sureti ile tek başına her türlü resmi ve özel evraklarında, facebook sayfası da «dahil» olmak üzere reklam ve tanıtımlarında kullandığını, davalı şirketin INTEL ibaresini kullanım biçiminin markasal kullanım olduğunu ve müvekkilinin tanınmış markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının tescilli ticaret unvanının davacının hem ticaret unvanı hem de dünya çapında tanınmış INTEL markası ile «iltibas» yarattığını ileri sürerek davalı “Intel İnşaat Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi”nin ticaret unvanından “INTEL” ibaresinin çıkartılmasına, sicilden terkinine, «haksız rekabetin» tespitine, men'ine, davacının bilgisayar, bilişim, teknoloji, elektronik, reklam, pazarlama ve iletişim, haberleşme, telekomünikasyon sektöründe her türlü mal ve hizmetlerinde kullandığı ve tanıttığı “INTEL” markasına davalının vaki tecavüzlerinin ref ve men'ine, davalı şirketin "INTEL" tanıtım işareti ile “elektronik, bilgisayar/bilişim, teknoloji, reklam/pazarlama ve iletişim/haberleşme/telekomünikasyon” hizmetleri ve bunlarla ilişkili hizmetler sunmasının ve her türlü ticari faaliyetlerinin önlenmesine, davalının marka fonksiyonunu «ifa» edecek, ticaret unvanındaki “INTEL” ibaresini öne çıkaracak şekildeki her türlü tabela, broşür, etiket, mahfaza (ambalaj malzemesi, poşet, çanta ve benzeri), ticari evrakın ve sair basılı maddeler ile tanıtma vasıtalarının bulundukları yerden toplanmasına, INTEL ibaresinin silinmesine, silinemeyenlerin imhasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalının «ticaret unvanının terkini» taleplerinin sessiz kalma suretiyle reddine karar verilmişse de, davalının haksız tescili ve kullanımından haberdar olur olmaz, her türlü kanuni haklarını kullanarak davalının fiillerini engellemeye çalıştıklarını, müvekkilinin davalının tescil ettirdiği "INTEL" ibareli ticaret unvanınından 2011 yılının Eylül ayında haberdar olduğunu, davalı şirkete 23 Eylül 2011 tarihli «ihtarnameyi» gönderdiklerini, Yerköy'de yaptıkları araştırmada davalının Turkcell bayisi işlettiği ve "INTEL" ibaresini markasal olarak kullandığını öğrendiklerini, daha sonra marka başvurusu yaptığını tespit ederek, başvuruya itiraz ettiklerini, 07.06.2013 tarihinde «delil tespiti» yaptırdıklarını, davalıya 12.07.2013 tarihinde ikinci ihtarnameyi gönderdiklerini, davalının marka başvurusunun reddi üzerine «son» olarak 24.06.2014 tarihinde üçüncü «ihtarı» gönderdiklerini, davalının haksız tescil ve kullanımlarından vazgeçmemesi üzerine bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, mahkemenin bu süreci incelemeyerek hatalı karar verdiğini, davalının kötü niyetli hareket ettiğinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin haksız kullanım ve tescilden haberdar olur olmaz sessiz kalmadığını, hukuk düzeninin «kötü niyeti» korumayacağını, «haksız eylem» devam ettiği sürece «zamanaşımının» işlemeyeceğini, davalının 2012 yılında yapılan değişiklik ile tescil kapsamına telekomünikasyon hizmetlerini eklediğini, bu tescilin ilk ihtar tarihinden hemen son …
… onuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit raporu içeriğinden, davalı tarafın marka kullanımının ticaret sicilinde kayıtlı «ticaret unvanı» kullanımı niteliğinde değil markasal kullanım olduğu ve davalı tarafça gönderilen «ihtarnamelere» rağmen kullanıma «son» verilmediği, dava tarihinden sonra kullanıma son verildiğine dair iddianın davalı tarafça ispatı gerektiği, ancak davalı tarafça sunulan «şirket merkez» adresinin değiştirilmesi ve işyeri devrine ilişkin belgeler ispat yönünden yeterli olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirke …
Benzer bu karardaŞti.'nin diğer davalı Turkcell İletişim A.Ş. tarafından kendisine, davacı «dahil» bir kısım üye işyerlerinin hukuka aykırı işlemleri dolayısıyla «cezai şart» uygulandığını bildirerek, davacı ile arasındaki sözleşmeyi feshedip, anılan cezai şart bedelinden davacı üye işyerine düşen «payı», davacının «komisyon alacağından» «mahsup» ettiği anlaşılmaktadır.
Ancak mahkemece yapılan diğer incelemeler hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi kurulunca yapılan incelemeler de taraflar arasındaki ilişkinin ne olduğu, nasıl işlediği, örneğin somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Turkcell A.Ş. tarafından «son» kullanıcılardan davacının (5.820) işlemi sonucunda (165.474,10) TL. tahsil edildiği (davalı D.
Şti.'nin davacıya hitaben düzenlediği 27.07.2010 tarihli yazıdan anlaşılmaktadır) ve «son» kullanıcılardan bu konuda bir «şikayet» gelmediği halde, taraflar arasındaki sözleşmeye 3.18. maddesi gibi bir hükmün konulmasındaki amacın ne olduğu hususlarını açıklığa kavuşturmaktan uzaktır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · ibraname · şikayet · cezai şart · mahsup · komisyon · husumet yokluğu · kâr payı
Benzer bu karardaŞti.'nin diğer davalı Turkcell İletişim A.Ş. tarafından kendisine, davacı «dahil» bir kısım üye işyerlerinin hukuka aykırı işlemleri dolayısıyla «cezai şart» uygulandığını bildirerek, davacı ile arasındaki sözleşmeyi feshedip, anılan cezai şart bedelinden davacı üye işyerine düşen «payı», davacının «komisyon alacağından» «mahsup» ettiği anlaşılmaktadır.
Telekom A.Ş.'nin davacının usulsüz işlemleri diyerek ileri sürdüğü hususların soyut olup belirli bir nedene dayanmadığı, dolayısıyla sözleşmeyi tek taraflı feshinin ve «cezai şart» uygulamasının haksız olduğu gerekçesiyle davalı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’ye karşı açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davalı D.
Şti. tarafından dosyaya sunulan «ibranamedeki» kaşenin ve davacıya atfen atılı imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davalı D.
Şti. ile aralarındaki sözleşmelerin aynı hükmünü içeren 4.23. maddesinin ihlali nedeniyle «cezai şart» talebinde bulundukları belirtilmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1445 E. , 2023/4642 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/231 Esas, 2021/2177 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/238 E., 2018/259 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dünya çapında tanınmış INTEL markasının sahibi olduğunu, markasını ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde "özel/01130" numara ile özel korunan markalar siciline tescil ettirdiğini, markanın aynı zamanda davacının ticaret unvanı olması nedeniyle herhangi bir tescil mecburiyeti olmaksızın koruma altında olduğunu, davalının INTEL ibaresini öne çıkarmak sureti ile tek başına her türlü resmi ve özel evraklarında, facebook sayfası da dahil olmak üzere reklam ve tanıtımlarında kullandığını, davalı şirketin INTEL ibaresini kullanım biçiminin markasal kullanım olduğunu ve müvekkilinin tanınmış markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının tescilli ticaret unvanının davacının hem ticaret unvanı hem de dünya çapında tanınmış INTEL markası ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalı “Intel İnşaat Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi”nin ticaret unvanından “INTEL” ibaresinin çıkartılmasına, sicilden terkinine, haksız rekabetin tespitine, men'ine, davacının bilgisayar, bilişim, teknoloji, elektronik, reklam, pazarlama ve iletişim, haberleşme, telekomünikasyon sektöründe her türlü mal ve hizmetlerinde kullandığı ve tanıttığı “INTEL” markasına davalının vaki tecavüzlerinin ref ve men'ine, davalı şirketin "INTEL" tanıtım işareti ile “elektronik, bilgisayar/bilişim, teknoloji, reklam/pazarlama ve iletişim/haberleşme/telekomünikasyon” hizmetleri ve bunlarla ilişkili hizmetler sunmasının ve her türlü ticari faaliyetlerinin önlenmesine, davalının marka fonksiyonunu ifa edecek, ticaret unvanındaki “INTEL” ibaresini öne çıkaracak şekildeki her türlü tabela, broşür, etiket, mahfaza (ambalaj malzemesi, poşet, çanta ve benzeri), ticari evrakın ve sair basılı maddeler ile tanıtma vasıtalarının bulundukları yerden toplanmasına, INTEL ibaresinin silinmesine, silinemeyenlerin imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 05.01.1995 tarihinde kurulduğunu, 20 yıldır inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanını öncelikli ve üstün hak sahibi olarak kullandığının sabit olduğunu, davacının 37. sınıfta marka tescili bulunmadığını, müvekkilinin unvan tescil tarihi ve davacının ilk ihtar tarihi göz önüne alındığında davanın zamanaşımına uğradığını, ilk ihtar tarihinden itibaren 3 yıl geçtiğini, müvekkilinin ticaret unvanı kullanımının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 39 ve 40 ıncı maddeleri gereğince haklı bir kullanım olduğunu, müvekkili şirketin inşaat hizmetlerinde INTEL ibaresinin öncelikli hak sahibi olduğunu, davacının markasının inşaat hizmetlerinde tanınmış olmadığını, müvekkilinin kullanımının Yerköy/Yozgat'da olduğunu, TURCELL marka ve işaretlerini kullandığını, haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ticaret unvanının tescil tarihinin 18.01.1995 tarihi olduğu, yoğun bir şekilde ticari unvanının kullanımının devam ettiği, davacının basiretli tacir gibi davranmadığı, davalının kullanımına 20 yıla yakın bir süre suskun kalarak, davalı tarafta kullanıma ses çıkarılmayacak izlenimi uyandırarak davalının yatırım yapmasına sebep olduğundan işbu unvan terkini davasının açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalının ticaret sicilindeki faaliyet alanına davacının markasının tanınmış olduğu sınıflar ile ilgili iletişim ve haberleşme faaliyetlerini ekletmek suretiyle alan değişikliğinin 2015 yılında değil 2012 yılında gerçekleştiği, dolayısıyla ticaret sicil gazetesindeki faaliyetten itibaren 3 yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığı, 37.
sınıf için inşaat sektöründe 1995 yılından beri kullanımları ve Yerköy/Yozgat'ta faaliyetleri bulunan davalı firmanın 1995 yılından beri yaptığı yatırımların, büyümenin bu kapsamda ticari unvana bağlanan hukuki korumanın yok sayılması, görmezden gelinmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, davanın açıldığı tarih ile davalının ticaret siciline kayıt tarihi dikkate alındığında, davacının ticaret unvanının terkini için süresi içinde dava açmayarak sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacının ticaret unvanının terkini isteminin reddine, 15.01.2018 tarihli bilirkişi raporunun çoğunluk görüşü dikkate alınarak davalının, davacının tescilli "İNTEL" markasına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalının bilgisayar, bilişim, telekominükasyon alanında her türlü mal ve hizmetlerde ticari unvan kullanımı dışındaki tüm markasal kullanımların ref ve men'ine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalının ticaret unvanının terkini taleplerinin sessiz kalma suretiyle reddine karar verilmişse de, davalının haksız tescili ve kullanımından haberdar olur olmaz, her türlü kanuni haklarını kullanarak davalının fiillerini engellemeye çalıştıklarını, müvekkilinin davalının tescil ettirdiği "INTEL" ibareli ticaret unvanınından 2011 yılının Eylül ayında haberdar olduğunu, davalı şirkete 23 Eylül 2011 tarihli ihtarnameyi gönderdiklerini, Yerköy'de yaptıkları araştırmada davalının Turkcell bayisi işlettiği ve "INTEL" ibaresini markasal olarak kullandığını öğrendiklerini, daha sonra marka başvurusu yaptığını tespit ederek, başvuruya itiraz ettiklerini, 07.06.2013 tarihinde delil tespiti yaptırdıklarını, davalıya 12.07.2013 tarihinde ikinci ihtarnameyi gönderdiklerini, davalının marka başvurusunun reddi üzerine son olarak 24.06.2014 tarihinde üçüncü ihtarı gönderdiklerini, davalının haksız tescil ve kullanımlarından vazgeçmemesi üzerine bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, mahkemenin bu süreci incelemeyerek hatalı karar verdiğini, davalının kötü niyetli hareket ettiğinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin haksız kullanım ve tescilden haberdar olur olmaz sessiz kalmadığını, hukuk düzeninin kötü niyeti korumayacağını, haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceğini, davalının 2012 yılında yapılan değişiklik ile tescil kapsamına telekomünikasyon hizmetlerini eklediğini, bu tescilin ilk ihtar tarihinden hemen sonra yapıldığını, davalının "INTEL" ibaresinin telekomünikasyon hizmetleri yönünden terkinine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalının seçiminde kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ticaret unvanı konusunda verdiği doğru kararın aynısını marka açısından da vermesi gerektiğini, 09.09.2016 tarihli bilirkişi raporunun yok sayıldığını, zamanaşımı itirazı ve dürüst kullanım savunmalarının dikkate alınmadığını, bayinin tabelasında gözle görülür şekilde "TURKCELL" ibaresinin yer aldığını, 22.02.2017 tarihli dilekçelerinde Turkcell bayiliğini devrettiklerini beyan ettiklerini, müvekkilinin sadece tescilli ticaret unvanı ile inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, faturalarda ticaret unvanının tescil edildiği şekilde kullanıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, devredilen küçük bir dükkan tabelasında "İNTEL" ibaresinin kullanımının markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişilerin "INTEL" markasının tanınmış marka olduğuna dair değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, tanınmışlık tespitinin dava tarihi itibarıyla değil, müvekkilinin ticaret unvanının tescil tarihi olan 01.01.1995 tarihi itibarıyla yapılması gerektiğini, TPMK kararında dahi 2005 tarihi itibarıyla tanınmışlık tespitinin yapıldığını, 1995 yılında davacı markasının tüm alanlarda tanınmış olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin bilgisayar teknolojisi değil inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının markasını Türkiye'de tescil ettirdiği tarihin 1990/006372 numaralı markanın "chip, CPU, modem vs.
mikro işlemciler" alanında tescil edildiği tarih olduğunu, davacı şirketin kuruluş tarihini ve davacı şirketin Türkiye'de açtığı ilk şirket olan Mikroelektronik Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 1997 yılında kurulduğunu bilmesine rağmen, bilirkişinin 2012 yılında şirket sözleşmesine "GSM cihazlarının tesciline yönelik" yapılan bir eklemeden yola çıkarak müvekkilini kötü niyetli kabul etmesinin haksızlık olduğunu, unvandaki kelimelerin de dikkate alınmadığını, bilirkişi heyetinin tespit dosyasını incelemediğini, tabeladaki kullanımın dürüst kullanım olduğunun değerlendirilmediğini, burada TURKCELL markasının ön planda ve markasal kullanım içinde olduğunu, "İntel" ibaresinin etkisinin olmadığını, yerel gazetelerde "Turkcell İletişim Merkezi İntel GSM Süleyman İşler" ibaresinin yer aldığı belirtilmişse de bunun da dürüst kullanım olduğunu, davacı şirketin, Türkiye'deki markalarının kullanıldığı ürünlerin hiçbirinin TURKCELL GSM dükkanında satılmadığını, bilirkişi heyetinin zamanaşımı, hak düşürücü süre ve davacının sessiz kalması hakkında en küçük bir tespit bile yapmadığını, bir an için davacı tarafın beyanı esas alınarak, davacının müvekkili şirketten ilk defa 2011 yılında haberdar olduğunun dilekçesinde belirttiği şekilde doğru olduğu kabul edilse bile, müvekkiline çekilen ilk ihtarnamenin tarihi 23.09.2011 olduğundan, davanın açıldığı 23.01.2015 tarihinde (4 yıl aradan sonra) 6102 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesindeki 1 yıllık ve her halükarda 3 yıllık sürenin geçtiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit raporu içeriğinden, davalı tarafın marka kullanımının ticaret sicilinde kayıtlı ticaret unvanı kullanımı niteliğinde değil markasal kullanım olduğu ve davalı tarafça gönderilen ihtarnamelere rağmen kullanıma son verilmediği, dava tarihinden sonra kullanıma son verildiğine dair iddianın davalı tarafça ispatı gerektiği, ancak davalı tarafça sunulan şirket merkez adresinin değiştirilmesi ve işyeri devrine ilişkin belgeler ispat yönünden yeterli olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirketin ticaret unvanının ilk olarak tescil edildiği 16.01.1995 tarihinde, davacı markasının tanınmış marka olduğu, davalı şirketin inşaat ve gayrımenkul sektöründe faaliyet göstermek üzere tescil edildiği, davacı tarafça davalıya ilk olarak Beyoğlu 27.
Noterliğinin 23.09.2011 tarihli ihtarnamesinin gönderilerek INTEL ibareli ticaret unvanının terkini ve INTEL ibaresinin marka olarak kullanılmamasının ihtar edildiği, ihtardan sonra davalı tarafça ticaret sicilde faaliyet konularına davacı şirketin markasının tanınmış olduğu sınıflar ile ilgili faaliyet alanları eklenerek, iletişim ve haberleşme alanında faaliyet göstermeye başladığı, davalının tabelasında, el ilanlarında ve şirket yetkilisinin facebook sayfasında, davacı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsuru ve tanınmış markası olan INTEL ibaresini markasal olarak kullanmaya başladığı davalının davranışının ticari dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olduğu, davalının ticaret unvanının kılavuz unsurunu markasal olarak kullanması nedeniyle, davacının, davalının ticaret unvanından" INTEL" ibaresinin terkinini isteyebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının tescilli markalarından olan "İNTEL" markasına davalının tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, davalının bilgisayar, bilişim, telekomünikasyon alanında her türlü mal ve hizmetlerde markasal kullanımların ref ve men'ine, davalının salt ürün ve tanıtımlarında "INTEL" markasını öne çıkararak markasal kullandığı, tabela, broşür, etiket, poşet, çanta, vb.
ürün tanıtımına yönelik tüm kullanımların önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret unvanındaki "INTEL" ibaresi davacının tanınmış markasına tecavüz oluşturduğundan terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten müvekkili şirketin 1995 yılından itibaren sadece inşaat alanında Yerköy/Yozgat'ta sayısız proje gerçekleştirdiğini, bu durumun cevap dilekçesi ekinde sunulan faturalar ve ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğunu, bir dönem için o da dürüst bir kullanım içinde Turkcell Bayisi açtı diye, üstelik ticaret unvanının sicildeki hali ile kullanımı esas olduğu halde ticaret unvanının silinmesinin adil bir yaklaşım olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 39 uncu, 40 ıncı, 52 nci maddeleri ile 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954511400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz