Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3867 E. 2023/4856 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas masası↗ nisbi harç↗ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ iflas erteleme↗ vazgeçmiş sayılma↗ dolaylı zarar↗ aval↗ geri çevirme↗ eksik harç↗ muhtıra↗ şirket zararı↗ kesin süre↗ kefalet↗ garantörlük↗ tüzel kişilik↗ kâr kaybı↗ kefil↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ıslah↗ harç↗ maddi tazminat↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 03.05.2023 tarihli ek karar ile davalı ...'un temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de Dairemiz geri çevirme ilamından sonra, evvelce dosyada davalı ... vekili gözüken avukat tarafından adıgeçenin vekilliğinden çekildiğine dair dilekçe verilmesinden sonra kararın 03.04.2023 tarihinde davalı ... tarafından temyiz ediliği ve aynı gün maktu temyiz harcı ile 886,80 TL nisbi harç yatırıldığı, Mahkemece 07.04.2023 tarihli muhtıra ile davalıdan 500,25 TL eksik temyiz harcının yatırılmasının istendiği, verilen kesin sürede eksik harç yatırılmadığından bahisle ...'un temyiz isteminden vazgeçmesine dair 03.05.2023 tarihli ek karar verildiği, ancak davanın kabulü miktarına ve hükümde yazılı miktara göre temyiz için yatırılması lazım gelen nisbi harç miktarının 2.720,51 TL olduğu, davalı ... tarafından ise bu miktarın 1/4'üne denk gelenden fazla olacak şekilde 886,80 TL nisbi harç yatırıldığı anlaşıldığından 03.05.2023 tarihli ek karar kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkeme kararı davalılar ..., ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müflis Özağaç şirketi tarafından, müflis Özsoy şirketi lehine keşide edilen ve bu firma tarafından da ödeme amaçlı müvekkili firmaya verilen çekler nedeni ile her iki şirketten alacaklı olduğunu, Özağaç ve Özsoy şirketlerinin iflasına karar verildiğini, iflas dosyasındaki bilirkişi raporuna göre borca batık olmayan Özsoy şirketinin Özağaç şirketi tarafından çekilen kredilere kefaleti ndeniyle borca batık hale geldiğini, ortaklık durumu aynı olan hakim Özağaç şirketinin hakimiyetini kötü kullanarak bağlı Özsoy şirketini batık duruma getirdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 195, 202, 203 ve 206 ncı maddeleri gereği tazminat hakları bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı Özsoy şirketinin iflas masasına ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tazminat miktarını 04.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 39.826,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 19.04.2016 tarih, 2014/1577 E. ve 2016/407 K. sayılı kararı ile Özağaç ve Özsoy şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık Özağaç şirketi tarafından çekilen kredilere Özsoy şirketinin kefaleti alınarak ortaklık durumu aynı olan hakim Özsoy şirketinin bağlı Özağaç şirketini batık duruma getirdiği, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartlarının oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/13783 E. ve 2018/5014 K. sayılı kararı ile Mahkemece şirketler hukuku hükümlerine göre karar verildiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (e) fıkraları gereğince alacaklı olan davacının bu hükümlere dayalı olarak dava dışı Özsoy şirketinin yöneticileri olan davalıların sorumluluğuna gidebileceği, ancak bu davada kıyas yoluyla 6102 sayılı Kanun'un 553, 555, 557, 560 ve 561 inci maddelerinin uygulanacağı, davacının, davalılardan Özağaç şirketinin kullandığı kredilere dava dışı Özsoy şirketinin kefaleti alınmak suretiyle Özsoy şirketinin zararına sebep olduğu, borca batık hale getirildiği iddia edilmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zararın dolaylı zarar olduğu, kıyas yoluyla uygulanabilecek anılan madde hükümlerine göre de alacaklının zararın ancak şirkete ödenmesini talep edebileceği, ayrıca davacı, Özsoy şirketinin Özağaç şirketine verdiği kefaletler nedeniyle zararının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporuna göre bu kefaletler nedeniyle Özsoy şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığı, bu durumda Özsoy şirketi aleyhine Özağaç şirketine kefaleti nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve bu takip sonucu iflasına karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle Özsoy şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Özağaç Ltd. Şti. ile dava dışı Özsoy Ahşap Ürünleri.. A.Ş'nin ortakları ile yöneticilerinin aynı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 195 inci maddesindeki "Hakim Şirket" kavramının iş bu iki şirket arasında oluştuğu, davalı Özağaç Ltd. Şti.nin dava dışı Özsoy... A.Ş'nin hakim şirketi olduğu, borca batık davalı şirket tarafından muhtelif krediler çekildiği, bu kredilere dava dışı Özsoy... A.Ş'nin kefil olduğu, muhtelif kredilerle ilgili dava dışı şirket hakkında icra takiplerinin yapıldığı, bazı krediler için de davalı şirketin kredilerine mahsuben 1.453.209,84 TL ödeme yapıldığı, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin iflas kararın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunda, dava dışı Özsoy şirketinin, davalı Öz ağaç şirketinin kullanmış olduğu kredilere vermiş olduğu kefaletler nedeniyle borca batık hale gelip iflas erteleme davasında iflasına karar verildiği, dolayısıyla dava dışı şirketin iflasa sürüklenmesine, davalı şirketin kullandığı kredilerin sebebiyet verdiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde işaret edildiği üzere, hakim şirketin hakimiyetine bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamayacağı, kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yükleyemeyeceği hükmü göz önüne alındığında, davacı şirketin tazminat hakkının olduğu, 39.826,00 TL bedel bakımından davalıların sorumlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un kıyas yolu ile uygulanacak madde hükümleri dikkate alındığında dolaylı zarar söz konusu olduğundan alacaklının söz konusu zararın borca sürüklenen dava dışı şirkete ödenmesini talep edebileceği, davalı şirketin iflas kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleştiği, müflis davalı şirket yönünden, davaya konu bedelin iflas masasına kaydına karar verildiği gerekçeleri ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı müflis Özsoy Ahşap Ürünleri İnşaat Turizm Nakliye Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye verilmesine, müflis davalı yönünden açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ... vekili ve davalı ... temyiz dilekçelerinde özetle, şirket tüzel kişiliğinin borcundan sorumlu tutulamayacaklarını, borca batık olmayan Özsoy şirketinin Özağaç şirketi için kullanılan kredilere kefil olması gerekçe gösterilerek şirket ortaklarının borçtan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmün uygulanma kabiliyetinin olmadığını, zira dava dışı Özsoy şirketinin müflis olduğunu ve yetkili iflas masası memuru tarafından açılmış bir dava olmadığını, davacı tarafın dava yönelttiği müflis Özağaç şirketi hakkındaki davanın konusuz kaldığını, temyize konu karar ile usul karmaşası yaratıldığını, ülkemizdeki bankaların kredi kullandırırken diğer tüm gurup şirketlerin, şirket ortaklarının kefaletini şart koştuğunu, ticari hayatta şirketlerin birbirine kefil olmasının olağan olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ortak ve yöneticileri aynı olan davalı ve dava dışı şirket arasındaki hakimiyet ilişkinin kötüye kullanıldığından bahisle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 195, 203, 204, 553, 555, 557, 560 ve 561 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ... vekili ve davalı ... 'un bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13783 E. 2018/5014 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · şirket zararı · kefalet · tüzel kişilik · iflas · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · Tazminat
İncelediğiniz kararda… lı kararı ile Özağaç ve Özsoy şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık Özağaç şirketi tarafından çekilen kredilere Özsoy şirketinin «kefaleti» alınarak ortaklık durumu aynı olan hakim Özsoy şirketinin bağlı Özağaç şirketini batık duruma getirdiği, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» şartlarının oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı …
… sayılı Kanun'un 553, 555, 557, 560 ve 561 inci maddelerinin uygulanacağı, davacının, davalılardan Özağaç şirketinin kullandığı kredilere dava dışı Özsoy şirketinin «kefaleti» alınmak suretiyle Özsoy «şirketinin zararına» sebep olduğu, borca batık hale getirildiği iddia edilmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zararın «dolaylı zarar» olduğu, kıyas yoluyla uygulanabilecek anılan madde hükümlerine göre de alacaklının zararın ancak şirkete ödenmesini talep edebileceği, ayrıca davacı, Özsoy şirketinin Özağaç şirketine verdiği kefaletler nedeniyle zararının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporuna göre bu kefaletler nedeniyle Özsoy şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığı, bu durumda Özsoy şirketi aleyhine Özağaç şirketine kefaleti nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve bu takip sonucu «iflasına» karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle Özsoy şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «iflas» kararın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunda, dava dışı Özsoy şirketinin, davalı Öz ağaç şirketinin kullanmış olduğu kredilere vermiş olduğu «kefaletler» nedeniyle borca batık hale gelip «iflas erteleme» davasında iflasına karar verildiği, dolayısıyla dava dışı şirketin iflasa sürüklenmesine, davalı şirketin kullandığı kredilerin sebebiyet verdiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde işaret edildiği üzere, hakim şirketin hakimiyetine bağlı şirketi «kayba» uğratacak şekilde kullanamayacağı, kefalet, «garanti» ve «aval» vermek gibi sorumluluklar yükleyemeyeceği hükmü göz önüne alındığında, davacı şirketin tazminat hakkının olduğu, 39.826,00 TL bedel bakımından davalıların sorumlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un kıyas yolu ile uygulanacak madde hükümleri dikkate alındığında «dolaylı zarar» söz konusu olduğundan alacaklının söz konusu zararın borca sürüklenen dava dışı şirkete ödenmesini talep edebileceği, davalı şirketin iflas kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleştiği, müflis davalı şirket yönünden, davaya konu bedelin iflas masasına «kaydına» karar verildiği gerekçeleri ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı müflis Özsoy Ahşap Ürünleri İnşaat Turizm Nakliye Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye verilmesine, müflis davalı yönünden açılan dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre; ... ve ... şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık ... şirketi tarafından çekilen kredilere ... şirketinin «kefaletini» alarak ortaklık durumu aynı olan hakim ... şirketinin ... şirketini batık duruma getirdiğini, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» şartları oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği, gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile; 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda ... şirketinin aleyhine «kefaleti» nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve özellikle bu takip sonucu «iflasına» karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle ... şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Şirketinin «kefaletini» almak suretiyle ... şirketini de borca batık ve müflis duruma getirdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL tazminatın davalılardan tahsilini, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı ... şirketinin «iflas» masasına ödenmesini talep ve dava etmiş etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/551 E. 2016/1281 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece 03.05.2023 tarihli ek karar ile davalı ...'un temyiz isteminden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiş ise de Dairemiz «geri çevirme» ilamından sonra, evvelce dosyada davalı ... vekili gözüken avukat tarafından adıgeçenin vekilliğinden çekildiğine dair dilekçe verilmesinden sonra kararın 03.04.2023 tarihinde davalı ... tarafından temyiz ediliği ve aynı gün maktu temyiz harcı ile 886,80 TL «nisbi harç» yatırıldığı, Mahkemece 07.04.2023 tarihli «muhtıra» ile davalıdan 500,25 TL eksik temyiz harcının yatırılmasının istendiği, verilen «kesin sürede» «eksik harç» yatırılmadığından bahisle ...'un temyiz isteminden vazgeçmesine dair 03.05.2023 tarihli ek karar verildiği, ancak davanın kabulü miktarına ve hükümde yazılı miktar …
Benzer bu karardaAyrıca bu «genel yetki kuralı» da «kesin» ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir «yetki itirazı» bulunmaksızın «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinde ''Sorumlular aleyhinde «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · şirket merkezi mahkemesi · yetki itirazı · tazminat davası · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAyrıca bu «genel yetki kuralı» da «kesin» ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir «yetki itirazı» bulunmaksızın «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinde ''Sorumlular aleyhinde «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygu …
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesinde özel bir «yetki» kuralı öngörülmediğinden, somut uyuşmazlık bakımından 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca dava «genel yetki kurallarına» göre davalının ikametgahı mahkemesinde açılmalıdır. (Nilson Okutan Gül; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'na göre Şirketler Topluluğu hukuku, 2009, s.412).
Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması halinde «tazminat davası» bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.'' yine, aynı Yasa'nın 561. maddesinde '' Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret ma …
İlçesi'nde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ...Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8379 E. 2013/13314 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik · ibraz
Benzer bu kararda25.02.2013 tarihli «temliknamelerin» mahkeme dosyasına «ibraz» tarihi 03.04.2013 olup, dosyanın Yargıtayda bulunması sebebiyle 09.04.2013 tarihinde verilen ek kararla davacılar olarak temlik alanlar Yücel Özsoy, Yüksel Özsoy ve Önaldı Özsoy'un kabulüne karar verilmiş bu defa verilen bu ek karar temlik eden şirket (davacı) ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece ek bir kararla «temliknameler» uyarınca HMK'nın 125. maddesi kapsamında verilen ek karar bu nedenle hatalı bulunmakla taraf vekillerinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Denkleştirme (portföy) tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12401 E. 2016/9560 K.
Ortak:cy/cy kaydı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece 03.05.2023 tarihli ek karar ile davalı ...'un temyiz isteminden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiş ise de Dairemiz «geri çevirme» ilamından sonra, evvelce dosyada davalı ... vekili gözüken avukat tarafından adıgeçenin vekilliğinden çekildiğine dair dilekçe verilmesinden sonra kararın 03.04.2023 tarihinde davalı ... tarafından temyiz ediliği ve aynı gün maktu temyiz harcı ile 886,80 TL «nisbi harç» yatırıldığı, Mahkemece 07.04.2023 tarihli «muhtıra» ile davalıdan 500,25 TL eksik temyiz harcının yatırılmasının istendiği, verilen «kesin sürede» «eksik harç» yatırılmadığından bahisle ...'un temyiz isteminden vazgeçmesine dair 03.05.2023 tarihli ek karar verildiği, ancak davanın kabulü miktarına ve hükümde yazılı miktar …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «iflas» kararın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunda, dava dışı Özsoy şirketinin, davalı Öz ağaç şirketinin kullanmış olduğu kredilere vermiş olduğu «kefaletler» nedeniyle borca batık hale gelip «iflas erteleme» davasında iflasına karar verildiği, dolayısıyla dava dışı şirketin iflasa sürüklenmesine, davalı şirketin kullandığı kredilerin sebebiyet verdiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde işaret edildiği üzere, hakim şirketin hakimiyetine bağlı şirketi «kayba» uğratacak şekilde kullanamayacağı, kefalet, «garanti» ve «aval» vermek gibi sorumluluklar yükleyemeyeceği hükmü göz önüne alındığında, davacı şirketin tazminat hakkının olduğu, 39.826,00 TL bedel bakımından davalıların sorumlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un kıyas yolu ile uygulanacak madde hükümleri dikkate alındığında «dolaylı zarar» söz konusu olduğundan alacaklının söz konusu zararın borca sürüklenen dava dışı şirkete ödenmesini talep edebileceği, davalı şirketin iflas kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleştiği, müflis davalı şirket yönünden, davaya konu bedelin iflas masasına «kaydına» karar verildiği gerekçeleri ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı müflis Özsoy Ahşap Ürünleri İnşaat Turizm Nakliye Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye verilmesine, müflis davalı yönünden açılan dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561’inci maddelerin uygulanacağı, hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davasının bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağının düzenlendiği, davacı şirketin bağlı şirket ve diğer davacının da bağlı davacı şirketin ortağı olduğu, davacı şirketin ../... adresinde kurulu olduğu, hakim şirketin merkezinin yurt dışında olduğu gerekçesiyle davanın «kesin yetki» nedeniyle «usulden reddine», karar kesinleşince talep halinde dosyanın....
Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan «ticaret sicil» «kaydına» göre bağlı «şirketin merkezinin» ... ilçesinde olduğu anlaşılmakla, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki · şirket merkezi mahkemesi · usulden reddi · ticaret sicili · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561’inci maddelerin uygulanacağı, hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davasının bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağının düzenlendiği, davacı şirketin bağlı şirket ve diğer davacının da bağlı davacı şirketin ortağı olduğu, davacı şirketin ../... adresinde kurulu olduğu, hakim şirketin merkezinin yurt dışında olduğu gerekçesiyle davanın «kesin yetki» nedeniyle «usulden reddine», karar kesinleşince talep halinde dosyanın....
Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan «ticaret sicil» «kaydına» göre bağlı «şirketin merkezinin» ... ilçesinde olduğu anlaşılmakla, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, 6102 sayılı TTK 202/1- (e) bendi uyarınca, hâkim «şirket merkezinin» yurtdışında, dava dışı bağlı şirket merkezinin ise ... ilçesinde bulunduğundan davaya bakmakla yetkili mahkemenin ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3867 E. , 2023/4856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1125 Esas, 2021/418 Karar
HÜKÜM
Davalı müflis şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığı,
diğer davalılar yönünden dava kabul
davalı ...
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalı müflis şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar ..., ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiş Mahkemece 03.05.2023 tarihli ek karar ile davalı ...'un temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ek kararı davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 03.05.2023 tarihli ek karar ile davalı ...'un temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de Dairemiz geri çevirme ilamından sonra, evvelce dosyada davalı ... vekili gözüken avukat tarafından adıgeçenin vekilliğinden çekildiğine dair dilekçe verilmesinden sonra kararın 03.04.2023 tarihinde davalı ... tarafından temyiz ediliği ve aynı gün maktu temyiz harcı ile 886,80 TL nisbi harç yatırıldığı, Mahkemece 07.04.2023 tarihli muhtıra ile davalıdan 500,25 TL eksik temyiz harcının yatırılmasının istendiği, verilen kesin sürede eksik harç yatırılmadığından bahisle ...'un temyiz isteminden vazgeçmesine dair 03.05.2023 tarihli ek karar verildiği, ancak davanın kabulü miktarına ve hükümde yazılı miktara göre temyiz için yatırılması lazım gelen nisbi harç miktarının 2.720,51 TL olduğu, davalı ...
tarafından ise bu miktarın 1/4'üne denk gelenden fazla olacak şekilde 886,80 TL nisbi harç yatırıldığı anlaşıldığından 03.05.2023 tarihli ek karar kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkeme kararı davalılar ..., ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müflis Özağaç şirketi tarafından, müflis Özsoy şirketi lehine keşide edilen ve bu firma tarafından da ödeme amaçlı müvekkili firmaya verilen çekler nedeni ile her iki şirketten alacaklı olduğunu, Özağaç ve Özsoy şirketlerinin iflasına karar verildiğini, iflas dosyasındaki bilirkişi raporuna göre borca batık olmayan Özsoy şirketinin Özağaç şirketi tarafından çekilen kredilere kefaleti ndeniyle borca batık hale geldiğini, ortaklık durumu aynı olan hakim Özağaç şirketinin hakimiyetini kötü kullanarak bağlı Özsoy şirketini batık duruma getirdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 195, 202, 203 ve 206 ncı maddeleri gereği tazminat hakları bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı Özsoy şirketinin iflas masasına ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tazminat miktarını 04.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 39.826,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince 19.04.2016 tarih, 2014/1577 E. ve 2016/407 K. sayılı kararı ile Özağaç ve Özsoy şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık Özağaç şirketi tarafından çekilen kredilere Özsoy şirketinin kefaleti alınarak ortaklık durumu aynı olan hakim Özsoy şirketinin bağlı Özağaç şirketini batık duruma getirdiği, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartlarının oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 09.07.2018 tarih, 2016/13783 E. ve 2018/5014 K. sayılı kararı ile Mahkemece şirketler hukuku hükümlerine göre karar verildiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (e) fıkraları gereğince alacaklı olan davacının bu hükümlere dayalı olarak dava dışı Özsoy şirketinin yöneticileri olan davalıların sorumluluğuna gidebileceği, ancak bu davada kıyas yoluyla 6102 sayılı Kanun'un 553, 555, 557, 560 ve 561 inci maddelerinin uygulanacağı, davacının, davalılardan Özağaç şirketinin kullandığı kredilere dava dışı Özsoy şirketinin kefaleti alınmak suretiyle Özsoy şirketinin zararına sebep olduğu, borca batık hale getirildiği iddia edilmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zararın dolaylı zarar olduğu, kıyas yoluyla uygulanabilecek anılan madde hükümlerine göre de alacaklının zararın ancak şirkete ödenmesini talep edebileceği, ayrıca davacı, Özsoy şirketinin Özağaç şirketine verdiği kefaletler nedeniyle zararının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporuna göre bu kefaletler nedeniyle Özsoy şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığı, bu durumda Özsoy şirketi aleyhine Özağaç şirketine kefaleti nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve bu takip sonucu iflasına karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle Özsoy şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Özağaç Ltd. Şti. ile dava dışı Özsoy Ahşap Ürünleri.. A.Ş'nin ortakları ile yöneticilerinin aynı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 195 inci maddesindeki "Hakim Şirket" kavramının iş bu iki şirket arasında oluştuğu, davalı Özağaç Ltd. Şti.nin dava dışı Özsoy... A.Ş'nin hakim şirketi olduğu, borca batık davalı şirket tarafından muhtelif krediler çekildiği, bu kredilere dava dışı Özsoy... A.Ş'nin kefil olduğu, muhtelif kredilerle ilgili dava dışı şirket hakkında icra takiplerinin yapıldığı, bazı krediler için de davalı şirketin kredilerine mahsuben 1.453.209,84 TL ödeme yapıldığı, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin iflas kararın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunda, dava dışı Özsoy şirketinin, davalı Öz ağaç şirketinin kullanmış olduğu kredilere vermiş olduğu kefaletler nedeniyle borca batık hale gelip iflas erteleme davasında iflasına karar verildiği, dolayısıyla dava dışı şirketin iflasa sürüklenmesine, davalı şirketin kullandığı kredilerin sebebiyet verdiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde işaret edildiği üzere, hakim şirketin hakimiyetine bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamayacağı, kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yükleyemeyeceği hükmü göz önüne alındığında, davacı şirketin tazminat hakkının olduğu, 39.826,00 TL bedel bakımından davalıların sorumlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un kıyas yolu ile uygulanacak madde hükümleri dikkate alındığında dolaylı zarar söz konusu olduğundan alacaklının söz konusu zararın borca sürüklenen dava dışı şirkete ödenmesini talep edebileceği, davalı şirketin iflas kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleştiği, müflis davalı şirket yönünden, davaya konu bedelin iflas masasına kaydına karar verildiği gerekçeleri ile davanın davalılar ..., ...
ve ... yönünden kabulü ile 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı müflis Özsoy Ahşap Ürünleri İnşaat Turizm Nakliye Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye verilmesine, müflis davalı yönünden açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ... vekili ve davalı ... temyiz dilekçelerinde özetle, şirket tüzel kişiliğinin borcundan sorumlu tutulamayacaklarını, borca batık olmayan Özsoy şirketinin Özağaç şirketi için kullanılan kredilere kefil olması gerekçe gösterilerek şirket ortaklarının borçtan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmün uygulanma kabiliyetinin olmadığını, zira dava dışı Özsoy şirketinin müflis olduğunu ve yetkili iflas masası memuru tarafından açılmış bir dava olmadığını, davacı tarafın dava yönelttiği müflis Özağaç şirketi hakkındaki davanın konusuz kaldığını, temyize konu karar ile usul karmaşası yaratıldığını, ülkemizdeki bankaların kredi kullandırırken diğer tüm gurup şirketlerin, şirket ortaklarının kefaletini şart koştuğunu, ticari hayatta şirketlerin birbirine kefil olmasının olağan olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ortak ve yöneticileri aynı olan davalı ve dava dışı şirket arasındaki hakimiyet ilişkinin kötüye kullanıldığından bahisle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 195, 203, 204, 553, 555, 557, 560 ve 561 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ... vekili ve davalı ... 'un bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... yönünden;
03. 05.2023 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalılar ..., ... vekili ve davalı ...'un yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954340700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz