Genel yetki kuralı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/551 E. 2016/1281 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel yetki kuralı↗ hmk ek 1. madde↗ genel yetki↗ özel yetki↗ şirket merkezi mahkemesi↗ yetki itirazı↗ tazminat davası↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 s. TTK'nın 202/1-e maddesinde "Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya kıyas yoluyla 553, 555 ila 557, 560 ve 561. maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması halinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.'' yine, aynı Yasa'nın 561. maddesinde '' Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir.'' hükmünün düzenlendiği, davacının davalı .... tarafından paylarının satın alınmasını talep ettiği, hakim şirket ve dolayısıyla sorumlu şirket olduğunu iddia ettiği davalı ....'nin merkezinin ... İlçesi'nde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ...Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, davalı şirketler arasında bağlı-hakim şirket ilişkisi bulunduğu iddiası ve 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesi uyarınca bağlı şirkette bulunan hisselerinin, hakim şirket tarafından gerçek değeri üzerinden satın alınması talebi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesinde özel bir yetki kuralı öngörülmediğinden, somut uyuşmazlık bakımından 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca dava genel yetki kurallarına göre davalının ikametgahı mahkemesinde açılmalıdır. (Nilson Okutan Gül; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'na göre Şirketler Topluluğu hukuku, 2009, s.412). Ayrıca bu genel yetki kuralı da kesin ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir yetki itirazı bulunmaksızın yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinde ''Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygulanma oanağı yoktur. Bu nedenle işbu maddeye dayalı olarak re'sen yetkisizlik kararı verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Denkleştirme (portföy) tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12401 E. 2016/9560 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAyrıca bu «genel yetki kuralı» da «kesin» ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir «yetki itirazı» bulunmaksızın «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinde ''Sorumlular aleyhinde «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygu …
Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması halinde «tazminat davası» bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.'' yine, aynı Yasa'nın 561. maddesinde '' Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret ma …
İlçesi'nde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ...Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561’inci maddelerin uygulanacağı, hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davasının bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağının düzenlendiği, davacı şirketin bağlı şirket ve diğer davacının da bağlı davacı şirketin ortağı olduğu, davacı şirketin ../... adresinde kurulu olduğu, hakim şirketin merkezinin yurt dışında olduğu gerekçesiyle davanın «kesin yetki» nedeniyle «usulden reddine», karar kesinleşince talep halinde dosyanın....
Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan «ticaret sicil» «kaydına» göre bağlı «şirketin merkezinin» ... ilçesinde olduğu anlaşılmakla, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, 6102 sayılı TTK 202/1- (e) bendi uyarınca, hâkim «şirket merkezinin» yurtdışında, dava dışı bağlı şirket merkezinin ise ... ilçesinde bulunduğundan davaya bakmakla yetkili mahkemenin ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki · usulden reddi · ticaret sicili · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561’inci maddelerin uygulanacağı, hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davasının bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağının düzenlendiği, davacı şirketin bağlı şirket ve diğer davacının da bağlı davacı şirketin ortağı olduğu, davacı şirketin ../... adresinde kurulu olduğu, hakim şirketin merkezinin yurt dışında olduğu gerekçesiyle davanın «kesin yetki» nedeniyle «usulden reddine», karar kesinleşince talep halinde dosyanın....
Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan «ticaret sicil» «kaydına» göre bağlı «şirketin merkezinin» ... ilçesinde olduğu anlaşılmakla, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13783 E. 2018/5014 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · şirket zararı · kefalet · tüzel kişilik · iflas · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre; ... ve ... şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık ... şirketi tarafından çekilen kredilere ... şirketinin «kefaletini» alarak ortaklık durumu aynı olan hakim ... şirketinin ... şirketini batık duruma getirdiğini, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» şartları oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği, gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile; 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda ... şirketinin aleyhine «kefaleti» nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve özellikle bu takip sonucu «iflasına» karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle ... şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Şirketinin «kefaletini» almak suretiyle ... şirketini de borca batık ve müflis duruma getirdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL tazminatın davalılardan tahsilini, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı ... şirketinin «iflas» masasına ödenmesini talep ve dava etmiş etmiştir.
Davacı, davalılardan ... şirketinin kullandığı kredilere dava dışı ... şirketinin «kefaletini» almak suretiyle ... «şirketinin zararına» sebep olduğunu, borca batık hale getirdiğini iddia etmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zarar dolaylı zarardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3203 E. 2015/12156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 198.561,00 TL'nin 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11633 E. 2013/16010 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAyrıca bu «genel yetki kuralı» da «kesin» ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir «yetki itirazı» bulunmaksızın «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinde ''Sorumlular aleyhinde «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygu …
Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması halinde «tazminat davası» bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.'' yine, aynı Yasa'nın 561. maddesinde '' Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret ma …
İlçesi'nde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ...Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, TTK’nın 561/1. maddesi hükmüne göre açılacak her türlü sorumluluk davasının «şirketin merkezinin» bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacağı, şirket merkezinin kayıtlı adres itibari ile Yenibosna-Bahçelievler olduğundan davaya bakmaya mahkemelerinin yetkili olmadığı, salt davalının ikametgahının Kadıköy'de olması nedeni ile davada «kesin yetki kuralının» istisnasından söz edilemeyeceği, «yetki sözleşmesine» ilişkin herhangi bir hususun dosyadan anlaşılamadığı gibi bu hususun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konulardan olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine, HMK’nın 20. maddesi uyarınca talep halinde dava dosyasının yetkili ve «görevli» İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesine karar verilmiştir.
Bu davalarda, TTK’nın 561. maddesine göre «şirket merkezinin» bulunduğu yer mahkemesi de yetkili ise de, anılan maddede “… dava açılabilir” denmekte olup, bu da düzenlenen «yetkinin» «kesin yetki» olmadığını göstermektedir.
Mahkemece açıklanan bu hususlar gözden kaçırılarak «yetki» kuralının «kesin yetki» olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik yetki · kesin yetki kuralı · kesin yetki · yetki sözleşmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, TTK’nın 561/1. maddesi hükmüne göre açılacak her türlü sorumluluk davasının «şirketin merkezinin» bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacağı, şirket merkezinin kayıtlı adres itibari ile Yenibosna-Bahçelievler olduğundan davaya bakmaya mahkemelerinin yetkili olmadığı, salt davalının ikametgahının Kadıköy'de olması nedeni ile davada «kesin yetki kuralının» istisnasından söz edilemeyeceği, «yetki sözleşmesine» ilişkin herhangi bir hususun dosyadan anlaşılamadığı gibi bu hususun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konulardan olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine, HMK’nın 20. maddesi uyarınca talep halinde dava dosyasının yetkili ve «görevli» İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesine karar verilmiştir.
Bu davalarda, TTK’nın 561. maddesine göre «şirket merkezinin» bulunduğu yer mahkemesi de yetkili ise de, anılan maddede “… dava açılabilir” denmekte olup, bu da düzenlenen «yetkinin» «kesin yetki» olmadığını göstermektedir.
Burada, «seçimlik yetki» sözkonusudur.
Mahkemece açıklanan bu hususlar gözden kaçırılarak «yetki» kuralının «kesin yetki» olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3212 E. 2016/4279 K.
Ortak:genel yetki kuralı · genel yetki · şirket merkezi mahkemesi · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAyrıca bu «genel yetki kuralı» da «kesin» ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir «yetki itirazı» bulunmaksızın «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinde ''Sorumlular aleyhinde «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygu …
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesinde özel bir «yetki» kuralı öngörülmediğinden, somut uyuşmazlık bakımından 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca dava «genel yetki kurallarına» göre davalının ikametgahı mahkemesinde açılmalıdır. (Nilson Okutan Gül; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'na göre Şirketler Topluluğu hukuku, 2009, s.412).
Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması halinde «tazminat davası» bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.'' yine, aynı Yasa'nın 561. maddesinde '' Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret ma …
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 561. maddesi yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davalarında davacılara «genel yetki kuralı» yanında ek bir olanak daha tanımaktadır.
Bu nedenlerle mahkemece «yetki ilk itirazı» bulunmadan TTK'nın 561. maddesinin «kesin yetki» halini düzenlediği gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «şirketin merkez» adresinin "..." olduğu, davanın, davacı şirketin eski müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «yönetici sorumluluğundan» kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi atfıyla «limited şirketlerde» de uygulanacak olan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler ve özellikle 561. madde uyarınca sorumluluk davasının şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağı, bu kuralın «kesin» yetkiyi düzenlediği, gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», yetkili mahkemenin ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki ilk itirazı · kesin yetki · ilk itiraz · yönetici sorumluluğu · emredici hüküm · şirket zararı · dava şartı yokluğu · anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı «şirketin merkez» adresinin "..." olduğu, davanın, davacı şirketin eski müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı «yönetici sorumluluğundan» kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi atfıyla «limited şirketlerde» de uygulanacak olan yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümler ve özellikle 561. madde uyarınca sorumluluk davasının şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağı, bu kuralın «kesin» yetkiyi düzenlediği, gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», yetkili mahkemenin ...
Bu nedenlerle mahkemece «yetki ilk itirazı» bulunmadan TTK'nın 561. maddesinin «kesin yetki» halini düzenlediği gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi uyarınca «limited şirketlerde» de uygulanması gereken «anonim şirket» sorumluluk davalarında yetkili mahkemeyi belirleyen aynı kanunun 561. maddesinin «emredici» bir hüküm niteliği «taşıyıp» taşımadığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Anılan hükümde bu davanın «şirket merkezinde» "açılabileceği" ifade edilmiş olup, bu ifadeden açıkça anlaşılabileceği gibi, hükmün «emredici» niteliği yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/551 E. , 2016/1281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2015/706-2015/739 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin pay sahibi olduğu davalı...A.Ş'nin 52 kurucu ortak ve 5.000.000 TL sermaye ile, ...'nun ... İlçesi'nde, 28/02/2005 tarihli tescil ile kurulduğunu, halihazırda şirketin ...Hastanesi adı altında hastane işletmesi sahibi ve ...Grup şirketi iştiraki olduğunu, müvekkili ve eşinin bu şirkette kurucu ortak sıfatıyla yer aldıklarını ve kuruluş sırasındaki toplam hisse oranlarının %8 olduğunu, bu aşamada şirket ortaklarının çoğunluğunun müvekkilinin merhum eşi gibi doktorlardan oluştuğunu ancak, devam eden yıllarda şirketin ortaklık yapısının değişmeye başladığını, yapılan sermaye artırımları neticesinde 2013 yılında müvekkilinin eşinden miras yolu ile intikal eden hisseleri ile birlikte %2, 86 oranında hisseye sahip olduğunu ve şirketin kuruluşunda doktorlar olan kurucu ortakların mali güçlerinin yetmemesi nedeniyle sermaye artırımlarına iştirak edemediklerini, davalı ....
ile diğer davalı şirket arasında hakim ve bağlı şirket ilişkisi olup, ...Ltd. Şti.'nin hakim şirket, diğer davalı şirketin ise, bağlı şirket olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesinin ayrılma (çıkma) hakkı olarak adlandırıldığını, bu hakkın bazı önemli genel kurul kararlarına muhalif kalan her pay sahibinin paylarını ortaklığa satarak ortaklıkla ilişkisini sona erdirme hakkı tanıyan bağımsız, vazgeçilmez nitelikte bir hak olduğunu ve hakkın temelinde çoğunluğun tahakkümü ve hakları kötüye kullanmalarına karşılık azınlığın korunmasının yattığını, kuruluş aşamasında doktorlardan oluşan ortaklık yapısının bozulması, kurucu ortak olan müvekkilinin şirkete giderek yabancılaşması, müvekkili için ortaklığın katlanılmaz bir hale gelmesi, gerek şirket gerekse de müvekkili için ortaklığın daha da katlanılamaz bir hal alıp tarafların daha da zarara uğramaması için ortaklık ilişkisinin müvekkili açısından son verilerek, hakim ortak olan davalı şirketin müvekkilinin paylarını satın almasının talep edildiğini zira, şirketin kuruluşunda var olmayan hakim-bağlı şirket ilişkisinin ortaya çıktığını ve davalı hakim şirketin hukuka aykırı davranışları ile müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı ...
A.Ş.'de pay sahibi olan müvekkiline ait 15.600 adet hissenin, aralarında bağlı şirket ilişkisi bulunan ve hakim şirket konumunda olan ...Ltd. Şti. tarafından TTK'nın 202. maddesi hükmünce gerçek değeri
üzerinden satın alınmasına, payların gerçek değeri belirlenene kadar, bilinen değer olan 390.000 TL teminata, teminat yatırılmaz ise, 6102 sayılı TTK'nın 202/3 maddesi uyarınca yapılacak genel kurulların ve yönetim kurulu kararlarının geçersiz olacağına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6102 s. TTK'nın 202/1-e maddesinde "Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya kıyas yoluyla 553, 555 ila 557, 560 ve 561. maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması halinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.'' yine, aynı Yasa'nın 561. maddesinde '' Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir.'' hükmünün düzenlendiği, davacının davalı .... tarafından paylarının satın alınmasını talep ettiği, hakim şirket ve dolayısıyla sorumlu şirket olduğunu iddia ettiği davalı ....'nin merkezinin ...
İlçesi'nde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ...Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, davalı şirketler arasında bağlı-hakim şirket ilişkisi bulunduğu iddiası ve 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesi uyarınca bağlı şirkette bulunan hisselerinin, hakim şirket tarafından gerçek değeri üzerinden satın alınması talebi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesinde özel bir yetki kuralı öngörülmediğinden, somut uyuşmazlık bakımından 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca dava genel yetki kurallarına göre davalının ikametgahı mahkemesinde açılmalıdır. (Nilson Okutan Gül; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'na göre Şirketler Topluluğu hukuku, 2009, s.412). Ayrıca bu genel yetki kuralı da kesin ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir yetki itirazı bulunmaksızın yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561.
maddesinde ''Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygulanma oanağı yoktur. Bu nedenle işbu maddeye dayalı olarak re'sen yetkisizlik kararı verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215867400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz