Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13783 E. 2018/5014 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 553↗ tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ şirket zararı↗ kefalet↗ tüzel kişilik↗ iflas↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ... ve ... şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık ... şirketi tarafından çekilen kredilere ... şirketinin kefaletini alarak ortaklık durumu aynı olan hakim ... şirketinin ... şirketini batık duruma getirdiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartları oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği, gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile; 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar ... ve ... vekilleri ve ... temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davadışı ... şirketinden alacaklı olduğunu, ortaklık durumu ve yöneticileri aynı olan borca batık ... şirketinin kullandığı kredilere ... Şirketinin kefaletini almak suretiyle ... şirketini de borca batık ve müflis duruma getirdiğini
ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL tazminatın davalılardan tahsilini, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı ... şirketinin iflas masasına ödenmesini talep ve dava etmiş etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde davalı ... şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece şirketler hukuku hükümlerine göre karar verilmiş, TTK 202/c,e fıkraları gereğince alacaklı olan davacı da bu hükümlere dayalı olarak dava dışı ... şirketinin yöneticileri olan davalıların sorumluluğuna gidebilir ise de bu davaya kıyas yoluyla TTK 553, 555, 557, 560, 561 maddeleri uygulanır. Davacı, davalılardan ... şirketinin kullandığı kredilere dava dışı ... şirketinin kefaletini almak suretiyle ... şirketinin zararına sebep olduğunu, borca batık hale getirdiğini iddia etmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zarar dolaylı zarardır. Kıyas yoluyla uygulanabilecek anılan madde hükümlerine göre de alacaklı ancak zararın şirkete ödenmesini talep edebilir. Ayrıca davacı, ... şirketinin ... şirketine verdiği kefaletler nedeniyle zararının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporuna göre bu kefaletler nedeniyle ... şirketi herhangi bir ödeme yapmamıştır. Bu durumda ... şirketinin aleyhine kefaleti nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve özellikle bu takip sonucu iflasına karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle ... şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3867 E. 2023/4856 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · şirket zararı · kefalet · tüzel kişilik · iflas · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · Tazminat
İncelediğiniz kararda… m dosya kapsamına göre; ... ve ... şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık ... şirketi tarafından çekilen kredilere ... şirketinin «kefaletini» alarak ortaklık durumu aynı olan hakim ... şirketinin ... şirketini batık duruma getirdiğini, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» şartları oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği, gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile; 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda ... şirketinin aleyhine «kefaleti» nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve özellikle bu takip sonucu «iflasına» karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle ... şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Şirketinin «kefaletini» almak suretiyle ... şirketini de borca batık ve müflis duruma getirdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL tazminatın davalılardan tahsilini, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı ... şirketinin «iflas» masasına ödenmesini talep ve dava etmiş etmiştir.
Benzer bu kararda… lı kararı ile Özağaç ve Özsoy şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık Özağaç şirketi tarafından çekilen kredilere Özsoy şirketinin «kefaleti» alınarak ortaklık durumu aynı olan hakim Özsoy şirketinin bağlı Özağaç şirketini batık duruma getirdiği, «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» şartlarının oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı …
… sayılı Kanun'un 553, 555, 557, 560 ve 561 inci maddelerinin uygulanacağı, davacının, davalılardan Özağaç şirketinin kullandığı kredilere dava dışı Özsoy şirketinin «kefaleti» alınmak suretiyle Özsoy «şirketinin zararına» sebep olduğu, borca batık hale getirildiği iddia edilmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zararın «dolaylı zarar» olduğu, kıyas yoluyla uygulanabilecek anılan madde hükümlerine göre de alacaklının zararın ancak şirkete ödenmesini talep edebileceği, ayrıca davacı, Özsoy şirketinin Özağaç şirketine verdiği kefaletler nedeniyle zararının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporuna göre bu kefaletler nedeniyle Özsoy şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığı, bu durumda Özsoy şirketi aleyhine Özağaç şirketine kefaleti nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve bu takip sonucu «iflasına» karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle Özsoy şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «iflas» kararın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunda, dava dışı Özsoy şirketinin, davalı Öz ağaç şirketinin kullanmış olduğu kredilere vermiş olduğu «kefaletler» nedeniyle borca batık hale gelip «iflas erteleme» davasında iflasına karar verildiği, dolayısıyla dava dışı şirketin iflasa sürüklenmesine, davalı şirketin kullandığı kredilerin sebebiyet verdiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde işaret edildiği üzere, hakim şirketin hakimiyetine bağlı şirketi «kayba» uğratacak şekilde kullanamayacağı, kefalet, «garanti» ve «aval» vermek gibi sorumluluklar yükleyemeyeceği hükmü göz önüne alındığında, davacı şirketin tazminat hakkının olduğu, 39.826,00 TL bedel bakımından davalıların sorumlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un kıyas yolu ile uygulanacak madde hükümleri dikkate alındığında «dolaylı zarar» söz konusu olduğundan alacaklının söz konusu zararın borca sürüklenen dava dışı şirkete ödenmesini talep edebileceği, davalı şirketin iflas kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleştiği, müflis davalı şirket yönünden, davaya konu bedelin iflas masasına «kaydına» karar verildiği gerekçeleri ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı müflis Özsoy Ahşap Ürünleri İnşaat Turizm Nakliye Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye verilmesine, müflis davalı yönünden açılan dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iflas masası · nisbi harç · iflas erteleme · vazgeçmiş sayılma · dolaylı zarar · aval · geri çevirme · eksik harç
Benzer bu karardaMahkemece 03.05.2023 tarihli ek karar ile davalı ...'un temyiz isteminden «vazgeçmiş sayılmasına» karar verilmiş ise de Dairemiz «geri çevirme» ilamından sonra, evvelce dosyada davalı ... vekili gözüken avukat tarafından adıgeçenin vekilliğinden çekildiğine dair dilekçe verilmesinden sonra kararın 03.04.2023 tarihinde davalı ... tarafından temyiz ediliği ve aynı gün maktu temyiz harcı ile 886,80 TL «nisbi harç» yatırıldığı, Mahkemece 07.04.2023 tarihli «muhtıra» ile davalıdan 500,25 TL eksik temyiz harcının yatırılmasının istendiği, verilen «kesin sürede» «eksik harç» yatırılmadığından bahisle ...'un temyiz isteminden vazgeçmesine dair 03.05.2023 tarihli ek karar verildiği, ancak davanın kabulü miktarına ve hükümde yazılı miktar …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin «iflas» kararın dayanağını oluşturan bilirkişi raporunda, dava dışı Özsoy şirketinin, davalı Öz ağaç şirketinin kullanmış olduğu kredilere vermiş olduğu «kefaletler» nedeniyle borca batık hale gelip «iflas erteleme» davasında iflasına karar verildiği, dolayısıyla dava dışı şirketin iflasa sürüklenmesine, davalı şirketin kullandığı kredilerin sebebiyet verdiği, 6102 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinde işaret edildiği üzere, hakim şirketin hakimiyetine bağlı şirketi «kayba» uğratacak şekilde kullanamayacağı, kefalet, «garanti» ve «aval» vermek gibi sorumluluklar yükleyemeyeceği hükmü göz önüne alındığında, davacı şirketin tazminat hakkının olduğu, 39.826,00 TL bedel bakımından davalıların sorumlu olduğu, 6102 sayılı Kanun'un kıyas yolu ile uygulanacak madde hükümleri dikkate alındığında «dolaylı zarar» söz konusu olduğundan alacaklının söz konusu zararın borca sürüklenen dava dışı şirkete ödenmesini talep edebileceği, davalı şirketin iflas kararının 21.05.2019 tarihinde kesinleştiği, müflis davalı şirket yönünden, davaya konu bedelin iflas masasına «kaydına» karar verildiği gerekçeleri ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile 39.826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı müflis Özsoy Ahşap Ürünleri İnşaat Turizm Nakliye Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye verilmesine, müflis davalı yönünden açılan dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… sayılı Kanun'un 553, 555, 557, 560 ve 561 inci maddelerinin uygulanacağı, davacının, davalılardan Özağaç şirketinin kullandığı kredilere dava dışı Özsoy şirketinin «kefaleti» alınmak suretiyle Özsoy «şirketinin zararına» sebep olduğu, borca batık hale getirildiği iddia edilmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zararın «dolaylı zarar» olduğu, kıyas yoluyla uygulanabilecek anılan madde hükümlerine göre de alacaklının zararın ancak şirkete ödenmesini talep edebileceği, ayrıca davacı, Özsoy şirketinin Özağaç şirketine verdiği kefaletler nedeniyle zararının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporuna göre bu kefaletler nedeniyle Özsoy şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığı, bu durumda Özsoy şirketi aleyhine Özağaç şirketine kefaleti nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve bu takip sonucu «iflasına» karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle Özsoy şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ... vekili ve davalı ... temyiz dilekçelerinde özetle, şirket «tüzel kişiliğinin» borcundan sorumlu tutulamayacaklarını, borca batık olmayan Özsoy şirketinin Özağaç şirketi için kullanılan kredilere «kefil» olması gerekçe gösterilerek şirket ortaklarının borçtan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmün uygulanma kabiliyetinin olmadığını, zira dava dışı Özsoy şirketinin müflis olduğunu ve yetkili «iflas masası» memuru tarafından açılmış bir dava olmadığını, davacı tarafın dava yönelttiği müflis Özağaç şirketi hakkındaki davanın konusuz kaldığını, temyize konu karar ile usul karmaşası yaratıldığını, ülkemizdeki bankaların kredi kullandırırken diğer tüm gurup şirketlerin, şirket ortaklarının «kefaletini» şart koştuğunu, ticari hayatta şirketlerin birbirine kefil olmasının olağan olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/551 E. 2016/1281 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetki kuralı · genel yetki · şirket merkezi mahkemesi · yetki itirazı · tazminat davası · yetki · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaAyrıca bu «genel yetki kuralı» da «kesin» ve mahkemece re'sen nazara alınacak bir yetki kuralı olmadığından, HMK'nın 19/2 madde uyarınca davalı tarafından süresi içerisinde ve usulünce yapılmış bir «yetki itirazı» bulunmaksızın «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde belirtilen 6102 sayılı TTK'nın 561. maddesinde ''Sorumlular aleyhinde «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir. '' hükmü ancak aynı yasanın 202/1 maddesi bakımından yetkili mahkemeyi düzenlediğinden, somut olaya uygu …
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 202/2 maddesinde özel bir «yetki» kuralı öngörülmediğinden, somut uyuşmazlık bakımından 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca dava «genel yetki kurallarına» göre davalının ikametgahı mahkemesinde açılmalıdır. (Nilson Okutan Gül; Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'na göre Şirketler Topluluğu hukuku, 2009, s.412).
Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması halinde «tazminat davası» bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.'' yine, aynı Yasa'nın 561. maddesinde '' Sorumlular aleyhinde şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret ma …
İlçesi'nde bulunduğu gerekçesiyle, mahkemenin «yetkisizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın yetkili ...Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Şirketin fesih ve tasfiyesi | Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1169 E. 2010/7133 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · zayi · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin sermayesinin «zayi» olduğu, borca batık bulunduğu, faal durumda olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dava, şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de davalı, «şirketin feshine» davacının kendi kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu itiraz olarak ileri sürdüğüne göre, anılan husus araştırılmadan hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Denkleştirme (portföy) tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12401 E. 2016/9560 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki · şirket merkezi mahkemesi · usulden reddi · ticaret sicili · yetki · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · kesin hüküm
Benzer bu kararda… davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561’inci maddelerin uygulanacağı, hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davasının bağlı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılacağının düzenlendiği, davacı şirketin bağlı şirket ve diğer davacının da bağlı davacı şirketin ortağı olduğu, davacı şirketin ../... adresinde kurulu olduğu, hakim şirketin merkezinin yurt dışında olduğu gerekçesiyle davanın «kesin yetki» nedeniyle «usulden reddine», karar kesinleşince talep halinde dosyanın....
Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan «ticaret sicil» «kaydına» göre bağlı «şirketin merkezinin» ... ilçesinde olduğu anlaşılmakla, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, 6102 sayılı TTK 202/1- (e) bendi uyarınca, hâkim «şirket merkezinin» yurtdışında, dava dışı bağlı şirket merkezinin ise ... ilçesinde bulunduğundan davaya bakmakla yetkili mahkemenin ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13783 E. , 2018/5014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2016 tarih ve 2014/1577-2016/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... şirketi tarafından, ... şirketi lehine keşide edilen ve bu firma tarafından da ödeme amaçlı müvekkili firmaya verilen çekler nedeni ile her iki şirketten alacaklı olduğunu, şirketlerin iflasına karar verildiğini, borca batık ... şirketi tarafından çekilen kredilere ... şirketinin kefaletini alarak ortaklık durumu aynı olan hakim ... şirketinin bağlı ... şirketini batık duruma getirdiğini, TTK 195, 202, 203, 206 maddeleri gereği tazminat hakları bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı ... şirketinin iflas masasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ... ve ... şirketlerinin ortaklık durumu ve yöneticilerinin aynı olduğu, borca batık ... şirketi tarafından çekilen kredilere ... şirketinin kefaletini alarak ortaklık durumu aynı olan hakim ... şirketinin ... şirketini batık duruma getirdiğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartları oluştuğu, davalıların 39.826,00 TL alacaktan sorumlu tutulabileceği, gerekçesiyle müflis davalı yönünden açılan davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile;
39. 826,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalılar ... ve ... vekilleri ve ... temyiz etmiştir.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davadışı ... şirketinden alacaklı olduğunu, ortaklık durumu ve yöneticileri aynı olan borca batık ... şirketinin kullandığı kredilere ... Şirketinin kefaletini almak suretiyle ... şirketini de borca batık ve müflis duruma getirdiğini
ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000TL tazminatın davalılardan tahsilini, olmadığı takdirde hükmedilecek tazminatın dava dışı ... şirketinin iflas masasına ödenmesini talep ve dava etmiş etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde davalı ... şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece şirketler hukuku hükümlerine göre karar verilmiş, TTK 202/c,e fıkraları gereğince alacaklı olan davacı da bu hükümlere dayalı olarak dava dışı ... şirketinin yöneticileri olan davalıların sorumluluğuna gidebilir ise de bu davaya kıyas yoluyla TTK 553, 555, 557, 560, 561 maddeleri uygulanır.
Davacı, davalılardan ... şirketinin kullandığı kredilere dava dışı ... şirketinin kefaletini almak suretiyle ... şirketinin zararına sebep olduğunu, borca batık hale getirdiğini iddia etmekteyse de iddianın ileri sürülüş biçimine göre meydana geldiği iddia olunan zarar dolaylı zarardır. Kıyas yoluyla uygulanabilecek anılan madde hükümlerine göre de alacaklı ancak zararın şirkete ödenmesini talep edebilir. Ayrıca davacı, ... şirketinin ... şirketine verdiği kefaletler nedeniyle zararının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporuna göre bu kefaletler nedeniyle ... şirketi herhangi bir ödeme yapmamıştır. Bu durumda ... şirketinin aleyhine kefaleti nedeniyle icra takibi yapılıp yapılmadığı ve özellikle bu takip sonucu iflasına karar verilip verilmediği üzerinde durularak öncelikle ...
şirketinin ne surette zarara uğradığının tesbiti gerekirken bu konuda da eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklana nedenlerle, davalılar ... ve ... vekillerinin ve davalı ...'un temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430805900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz