Yetkisizlik kararının kesinleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3947 E. 2023/2847 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisizlik kararının kesinleşmesi↗ özen ve bağlılık yükümlülüğü↗ bağlılık yükümlülüğü↗ iflasın açılması↗ idari para cezası↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ kar dağıtımı↗ ortaklıktan çıkma↗ iflas idaresi↗ toplantı tutanağı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket merkezi mahkemesi↗ kar payı↗ davanın konusu↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ hakkaniyet↗ alacak davası↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ yetki↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklığından çıkarılma, ortaklık payı ve kar payının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 379 uncu maddesi, 480 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 638 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1790 E. 2012/2958 K.
Ortak:iflas
Benzer bu karardaMahkemece, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis «temsilcilerinin» davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı müflis şirket temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 17.10.2011 günlü ilamıyla «iflas» müdürünün basit tasfiyede ve alacaklılar ile iflas masasının davayı takip etmemesi durumunda davayı takip etmek isteyen davacı müflis şirketin önceki yetkililerine …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis «temsilcilerinin» davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı müflis şirket temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 17.10.2011 günlü ilamıyla «iflas» müdürünün basit tasfiyede ve alacaklılar ile iflas masasının davayı takip etmemesi durumunda davayı takip etmek isteyen davacı müflis şirketin önceki yetkililerine …
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12622 E. 2016/9099 K.
Ortak:iflas idaresi · iflas · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden sorumluluğunun tespiti ile şahsi «iflasına» karar verildiği anlaşılmakla işbu dosyada bu taleple ilgili dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», müflis davalı ... ....'nun ....
Bu kez davalı ... ve ... vekili ile Müflis ........... «iflas idaresi» memurları karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... ve ... vekili ile müflis ........... «iflas idaresi» memurlarının HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye
Benzer bu karardaŞti'ye kullandırılan kredi ile ilgili sorumluluğu yönünden davanın kısmen kabulü ile ....608.939,61 TL'nin ... .... ... ile ilgili 2011/ ... «iflas» «tasfiye» dosyasına kayıt ve kabulüne dair verilen karar davacı ... vekili ve davalı ... ........... iflas idaresinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2334 E. 2017/1407 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · iflas
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.12.2008 tarihli kararı ile şahsi «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece anılan davalı hakkında açılan işbu «sorumluluk davası» kesinleşmeden şahsi «iflasına» karar verildiği ve davalı müflis ...
İflas İdaresi vekilince de «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde gerçekleştirilip, davacı tarafça dava konusu alacağın masaya «kaydının» yapılması talep edilmesi üzerine oluşturulan «sıra cetvelinde» 24.11.2014 tarih ve 45 sayılı İflas İdaresi kararı ile işbu davanın «derdest» olması nedeniyle mahkeme kararının neticesine göre yeniden değerlendirilmek üzere “«tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile nizalı alacak olarak 3. sıraya kaydına” karar verildiği, işbu sorumluluk davasının niteliği gereği masa mevcudunu azaltıcı mahiyette olup davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerektiği talep edilmiş olmakla, davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden davalı müflis ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sıra cetveli · tahsilde tekerrür olmamak kaydı · kayıt kabul davası · yönetici sorumluluğu · tahsilde tekerrür olmaması · sorumluluk davası · tahsilde tekerrür · derdestlik
Benzer bu karardaİflas İdaresi vekilince de «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde gerçekleştirilip, davacı tarafça dava konusu alacağın masaya «kaydının» yapılması talep edilmesi üzerine oluşturulan «sıra cetvelinde» 24.11.2014 tarih ve 45 sayılı İflas İdaresi kararı ile işbu davanın «derdest» olması nedeniyle mahkeme kararının neticesine göre yeniden değerlendirilmek üzere “«tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile nizalı alacak olarak 3. sıraya kaydına” karar verildiği, işbu sorumluluk davasının niteliği gereği masa mevcudunu azaltıcı mahiyette olup davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerektiği talep edilmiş olmakla, davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden davalı müflis ...
1-Dava, ... tarafından el konulan banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece anılan davalı hakkında açılan işbu «sorumluluk davası» kesinleşmeden şahsi «iflasına» karar verildiği ve davalı müflis ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4639 E. 2019/3830 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 480.370,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 26/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16306 E. 2012/6350 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, olayda bankanın kusurlu bulunduğu sonucuna varılarak, 6.480,00 TL'nin 14/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3947 E. , 2023/2847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/356 Esas, 2020/156 Karar
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma, ayrılma payı, kar payı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin % 33 payla davalı şirket ortağı olduğunu, şirket müdürü ...'in özen ve bağlılık yükümlülüğünün ihlali ile şirketi büyük zarara uğrattığını, bu durumun müvekkilinin ekonomik durumuna da yansıdığını, şirket müdürünün 2011-2012-2013-2014 yıllarında şirket genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, bu hususun ihtarname ile kendisine bildirilmesine rağmen halen genel kurul toplantılarının yapılmadığını, şirket müdürünün kar dağıtımı konusunda da bir işlem yapmadığını, bu durumun müvekkillerine mağdur ettiğini, şirket işleri hakkında bilgi ve belge talep edilmiş ise de müvekkillerine bilgi ve belgelerin verilmediğini, müvekkillerinin şirket ortaklığının devamı için gerekli güven duygusu ve isteğinin ortadan kalktığını ileri sürerek müvekkillerinin davalı şirketin ortaklığından çıkarılması ile ortaklık paylarının gerçek değerinin ve kar payının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin merkezinin Kazan'da olması nedeniyle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının hukuka aykırı eylemleri sonucu şirketin zarara uğradığını, şirketin idari para cezalarını ödenek zorunda kalındığını, davacının kusurlu eylemleri sebebi ile sermaye kayıplarının şirketin zararına olduğunu, davacıların şirketi uğrattığı zararları karşılamak yerine kar payının ödenmesi talebi ile ortaklıktan çıkma taleplerinin hukuk ve hakkaniyet kuralları ile bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.04.2015 tarih ve 2015/62 E., 2015/129 K. sayılı kararı ile davalı şirketin merkezinin Ankara/Kazan olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile yetkisizlik kararının kesinleşmesi halinde dosyanın yetkili ve görevli Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 18.01.2016 tarihli ve 2015/14771 E., 2016/370 K. sayılı ilamı kararın onanmasına karar verilmiş, dosya bunun üzerine görevli ve yetkili Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların %33 payla davalı şirketin ortağı oldukları, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2015 tarih, 2015/209 E., 2015/655 K. sayılı ilamı ile davalı şirketin iflasına karar verildiği, verilen kararın 16.05.2019 tarihinde kesinleştiği, anonim şirketlerde 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 379 uncu maddesinde belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceğinin öngörüldüğü, buna paralel olarak 6102 sayılı Kanun'un 480 inci maddesine göre de anonim şirket ortağının ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamayacağı, zira ortakların payları için yaptığı ödemelerin ortaklığın sermayesini oluşturduğu, sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortakların kural olarak iflas alacaklısı olamayacağı, kısaca ortakların ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği, ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkün olduğu, davalı şirketin iflasına karar verilmekle davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Dava konusu edilen kötü yönetim ve şirket ortaklığının devamının çekilmez hale gelmesinin devam ederek en sonunda şirketin iflasına neden olunduğu, mahkemece davanın esası hakkında hiçbir inceleme yapılmaksızın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin müvekkilleri aleyhine hükmedildiğini, bu durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira davalı şirketin kendi haksız fiil ve işlemleri nedeniyle eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin iflas ettiği göz önüne alındığında gelinen somut durumun iddialarını ispatladığını,
2.İkinci alacaklılar toplantısında müflisin davalı olduğu davaya devam etme kararı alınırsa, iflas idaresinin ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra müflisin yerine geçerek davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat aracılığıyla davayı takip ettireceğini, müflisin davalı olduğu bir davada iflas idaresi davayı kabul ederse, davacının iflasın açılmasına kadar yapmış olduğu dava masraflarının iflas alacağı olarak iflas masasından talep edebileceği, buna karşın ikinci alacaklılar toplantısında davaya devam etmeme kararı alınırsa, müflisin davacı olduğu duruma benzer olarak davanın davayı takip etmek isteyen alacaklıya devredileceğini, hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemez ise davacı alacaklının alacağının kabul edilmiş sayılacağını, bu doğrultuda ikinci alacaklılar toplantısı ve tutanakları celp edilmeden ve alınan kararlar incelenmeden verilen kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklığından çıkarılma, ortaklık payı ve kar payının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 379 uncu maddesi, 480 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 638 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954156500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz