Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5012 E. 2023/3515 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların ayrılması (tefrik)↗ akde aykırılık↗ genel işlem şartı↗ müspet zarar↗ kar kaybı↗ yoksun kalınan kâr↗ haklı sebep↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet↗ bayilik sözleşmesi↗ sözleşmeye aykırılık↗ yenileme↗ fesih↗ komisyon↗ husumet yokluğu↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ ihtar↗ esastan ret↗ fatura↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/1077 E., 2018/343 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından sağlanan elektronik platform üzerinden müvekkilinin kendi işyerlerine ait bilgisayarlara düşen müşteri alım talepleri üzerine davalılar adına müvekkilinin, muhtelif tipte ürünlerin ve meyve içerikli ürünlerin müşterilere teslimini gerçekleştirdiklerini, davalılardan Meyve Sepeti'nin önceden hiçbir ihtarda bulunmaksızın müvekkiline gönderilmesi gereken siparişleri göndermediğini, Meyve Sepeti'nin baş bayii olarak "Frutation" markalı ürünlerin satışı hususunda reklam yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, Çiçeksepeti'nin siparişleri önceden ihtarda bulunmaksızın davacılara 23.09.2015 tarihinden bu yana iletilmediğini, Çiçeksepeti ile davacılar arasında www.ciceksepeti.com internet sitesinde ve iştiraklerinde "bonnyfood" diye tabir edilen kek ürünlerinin üçüncü kişilere satımı hususunda sözleşme akdedildiğini, ticari ilişki devam ederken, Çiçeksepeti'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.09.2015 tarihinde müşteriler tarafından yapılan "bonnyfood" ürünlerine ilişkin siparişleri müvekkile iletiminin kesildiğini, davalıların haklı bir sebep olmaksızın, müvekkiline ait sözleşmeleri feshettiklerini, haksız fesihleri sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ve tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1119 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri gereği gbi yerine getirmemesi sonucunda müvekkilinin müspet zarara uğramasına sebep olduğunu, davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin önceden hiçbir ihtarda bulunmaksızın müvekkile gönderilmesi gereken siparişleri göndermediğini ve müvekkilinin bu şekilde fiili zarara uğramasına ayrıca kâr kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, ticari ilişki devam ederken muhatap şirketlerden .... 'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.09.2015 tarihinde müşteriler tarafından yapılan siparişlerin müvekkiline iletimini kestiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davalı .... ile müvekkili arasında "Bonny Food" diye tabir edilen kek ürünlerinin üçüncü kişilere satımı hususunda 24.07.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, ancak sözkonusu ürünlere ilişkin siparişlerin müvekkiline iletiminin kesildiğini belirterek şimdilik davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL yoksun kalınan kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi tazminata ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve mihtarname tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
3. Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1087 esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri gereği gibi yerine getirmediğini, sonucunda müvekkilinin müspet zarara uğramasına sebep olduğunu, davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin önceden hiçbir ihtarda bulunmaksızın müvekkiline gönderilmesi gereken siparişleri gödermediğini ve müvekkilinin bu şekilde fiili zarara uğramasına ayrıca kâr kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, ticari ilişki devam ederken muhatap şirketlerden .... 'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.09.2015 tarihinde müşteriler tarafından yapılan siparişlerin müvekkiline iletimini kestiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davalı .... ile müvekkili arasında "Bonny Food" diye tabir edilen kek ürünlerinin üçüncü kişilere satımı hususunda 24.07.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, ancak sözkonusu ürünlere ilişkin siparişlerin müvekkiline iletiminin kesildiğini belirterek şimdilik davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL yoksun kalınan kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi tazminata ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve ihtarname tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddiasının aksine, taraflar arasında imzalanan Alt Bayilik Sözleşmesinde düzenlenen hususun davacıya "Frutation" markalı meyve arajmanı nevinden ürünlerin satımı konusunda alt bayilik verilmesi olduğunu, Baş Bayilik, Alt Bayilik Sözleşmelerinde "Frutation" markalı ürünlerin tek satış kaynağı olarak www.frutation.com.tr adresinin belirlenmediğini, bizzat mağazaya gidip oradan alışveriş yapılması şeklinde ayrı bir satış kanalı da olduğunu, başka bazı internet siteleri üzerinden de söz konusu ürünlerin satımının mümkün olduğunu, www.frutation.com.tr sitesinin geçici olarak hizmet vermemesinin sebebinin dava dışı EA GLOBAL şirketi olduğunu, anılan şirketin bu edimini sözleşme süresince hiçbir zaman yerine getirmediğini, müvekkilinin, 2010 ila 2015 yılları arasında reklam harcaması yaptığını, dünya çapında da reklam harcaması kapsamında fazladan ödeme yaptığını, davacıların dava açılana kadarki süreçe dek müvekkilinin isim hakkını kullandıklarını ve gerek www.frutation.com.tr üzerinden sipariş alarak gerek Meyve Sepeti tarafından temin edilen diğer satış kanallarından gerekse walk-in tabir edilen müşterilere doğrudan satış yaptıklarını yani kâr kaybı yaşamadıklarını, müvekkilinin taraflar arasındaki alt bayilik sözleşmesi ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, kendisine bu konuda bir kusur izafe edilemeyeceğinden davacının müspet zararının ve fiili kâr kaybının tazminine yönelik taleplerinin hukuki açıdan da dinlenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacılar arasında, davacıların alt bayi olduğu "Frutation" markalı ürünlerin müvekkiline ait internet sitesi üzerinden satışı yönünde herhangi bir sözleşme ilişkisi ve/veya taahhüdü bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı ile yaptığı anlaşma kapsamında belli bir dönem için kendi sistemi üzerinden "Frutation" markalı Meyve Buketi ürünlerinin sipariş verilmesine belli bir komisyon karşılığı onay verildiğini, alt bayilerin bu alternatif satış kanalı üzerinden satış yapabildiklerini, ABD Şirketinin artık müvekkil üzerinden satış yapılmasına izin vermiyor olması sebebi ile Meyve Sepeti tarafından satışın sonlandırıldığını, kısa bir süre için davalılar arasındaki anlaşma uyarınca müvekkilinin internet sitesinin de bu şekilde bir satış kanalı olarak hizmet verdiğini, bu sebeple müvekkiline davacı tarafından herhangi bir talep ve/veya dava yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, 12.09.2014 tarihli Çiçek Sepeti İşbirliği Sözleşmesi'nin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, "Çiçek Sepeti ayrıca, herhangi bir zamanda, hiçbir gerekçe göstermeksizin, bir ay önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hak ve yetkisine sahiptir. Bu halde işyeri herhangi bir alacak, tazminat ve sair hak iddiasında bulunamayacağı gibi hiçbir nam ve ad altında tazminat talep edemez" hükmü uyarınca 26.10.2015 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin bir ay süre verilerek feshedildiğini, taraflar arasında huzurdaki dava dahi açılmadan önce feshedilmiş sözleşmeye dayanarak müsbet zarar talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3 Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1119 Esas sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın daha iyi yürütülebilmesi için birlikte açılan davanın ayrılmasını talep ettiklerini, müvekkili Meyve Sepetinin "Frutation" işi nedeni ile sürekli zarar etmesi sebebi dava dışı EA Global şirketi tarafından müvekkili şirkete gönderilen e-posta ile Türkiye'deki operasyonların kapatabileceği kabul edilerek ancak bu süreçte ilk olarak alt bayiler ile ilişkilerin Meyve Sepeti tarafından sonlandırılmasının talep edildiğini, Meyve Sepetinin alt bayileri ile alt bayilik ilişkilerinin ABD şirketinin isteği doğrultusunda sonlandırılması için görüşmeler yaparken dava dışı EA GLOBAL şirketinin sahibinin alt bayiler ile vekil edenin yokluğunda görüşmeler yaptığını ve alt bayileri müvekkili şirket aleyhine dava açmak konusunda teşvik ettiğini, taraflar arasında imzalanan alt bayilik sözleşmesinin hiçbir şekilde "frutation" markalı ürünlerin internet sitesi üzerinden sipariş eden üçüncü kişilere satımı hususunda düzenlenmediğini, davacının zarara uğradığı iddialarının gerçek olmadığını, ayrıca davacının her zaman dükkanından satış yapma olanağının mevcut olmadığını, müvekkili şirketin 2010 ile 2015 yılları arasında reklam harcamaları yaptığını, ancak müvekkili şirketin Frutation işinin Türkiye'de tanıtımına yönelik yaptığı bu yatırıma dava dışı ABD şirketinin her hangi bir şekilde ürünlerin tanınırlığını arttırmak amacı ile bir tanıtım faaliyetinde bulunmadığını, huzurdaki dava açıldıktan sonra taraflar arasındaki alt bayilik sözleşmesinin ihtarname ile kendilerince haklı sebeple feshedildiğini, Meyve Sepetinin sahip olduğu Master Franchise Hakları kapsamında www.frutation.com.tr. Alan adlı internet sitesinin dışında, satışların artması amacı ile Çiçek Sepetine ait satış kanallarının kullanılması için bir anlaşma yaptığını bu suretle davacıya siparişlerin sadece anılan internet sitesi üzerinden değil aynı zamanda üçüncü bir şirkete ait mecralardan da geldiğini, dolayısı ile taraflar arasında Çiçek Sepeti markalı bir ürünün satışının yapıldığına dair ticari ilşikinin kurulduğu iddilarının gerçek olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1087 esas sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle her iki davalıya yöneltilen davaların ayrılmasına, müvekkili Çiçek Sepetine yönelik talepler bakımından huzurdaki davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl davadaki savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların birden fazla satış kanalının mevcut olduğu, bu satış kanallarından birinin kapanmasının davacıları fiili zarara ve kâr kaybına uğratmayacağı, Meyve Sepeti... A.Ş.'nin reklam yükümlülüğünü yerine getirdiği, furition markalı ürünlerin satışının www.çiçeksepeti.com sitesinden de gerçekleşebildiği, bu sitenin kapanmasının alt bayilerin başka satış kanallarını kullanmasına engel oluşturmadığını, sözleşme ile bayilerin başka satış kanalları oluşturulmasına izin verildiğini bu durumun hukuka aykırı olmadığı, davacıların www.çiçeksepeti.com kanalının kapatılması dolayısıyla çiçek sepetine karşı alacak ve tazminat talebinde bulunamayacağı, davacılar ile çiçek sepeti arasında akdedilen işbirliği sözleşmesine göre davalı ...... A.Ş.'nin anılan sözleşmenin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir ay önceden ihtar etmek koşulu ile fesih etme hakkına sahip olduğu, Çiçek Sepeti.. A.Ş. tarafından bu sözleşmenin fesih şartına uygun olarak fesih edildiği, bu sebep ile sözleşmenin haksız fesihinden kaynaklanan fiili zarar ve kar kaybı talep edilemeyeceğinin hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine başka mecralardan satış izninin tanınmış olması ile davalı Meyvesepeti A.Ş.’ye periyodik güncelleme ve bakım nedeniyle internet sitesinin kapatma hakkı verilmesinin, davalılardan Meyvesepeti A.Ş.’nin kendisine gelen siparişleri müvekkillerine iletmesine ilişkin yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davalı Meyvesepeti A.Ş.’den sipariş alınamadığı hususunun dosyada mübrez delillerle ispat edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilleri alt bayilik işinin yürütülmesi adına taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirirken bir süre sonra Meyvesepeti A.Ş.'nin asli edimi olan siparişleri iletme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ilk derece mahkemesi gerekçesinin aksine, alt bayilik sözleşmesinin 7 nci maddesi uyarınca Meyvesepeti A.Ş.’ye internet sitesi güncelleme ve bakımını yapma hakkının verilmesinin bu yolla gelen siparişleri Meyvesepeti A.Ş.'nin müvekkillerine iletmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, başka satış mecralarının açık olmasının sözleşmenin esaslı unsuru olmadığını, işin esasının www.frutation.com.tr üzerinden yapılacak satışlara ilişkin olduğunu, sözleşmenin ana unsuru olan www.frutation.com.tr web sitesi aracılığıyla siparişlerin iletilmemesinin akde aykırılık teşkil etmiş olduğunu ve müvekkillerinin zararlarının tazmini gerektiğini, davalı Meyvesepeti A.Ş.'nin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle zarara uğrayan müvekkillerinin zararını azaltmak için diğer kanallar yoluyla satışlarını devam ettirmesinin, davalının kusurlu hareketleri ile davacıları zarara uğrattığı ve bundan sorumlu tutulması gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilgili reklam harcamalarının hangi kalemlerden oluştuğuna, reklam harcamalarının hangi firmalara ne için yapıldığına dair hiçbir tespite yer verilmediğini, fatura içeriğine dair hiçbir tespit yapmayan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalılardan Çiçeksepeti A.Ş.’nin müvekkilleri ile kurmuş olduğu ticari ilişkinin bahsi geçen alt bayilik sözleşmesi ile bonnyfood ürünlerinin satışına dair 18.04.2014 tarihli sözleşmeden bağımsız olduğunu, ilk derece mahkemesinin ilgili ticari ilişkiyi söz konusu sözleşmeler kapsamında değerlendirmesinin ve çıkan sonuca göre hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, başka hiçbir tespit içermeyen gerekçeyle Çiçeksepeti A.Ş. ile olan ticari ilişkiye dair uyuşmazlık konusunda karar verdiğini, ortaklık yapısı aynı olan davalılar Meyvesepeti A.Ş. ve Çiçeksepeti A.Ş. tarafından Frutation işini tasfiye etmek adına bezdirme politikası uygulaması neticesinde www.frutation.com.tr adresine gelen siparişlerin yok denecek kadar azaldığını, Çiçeksepeti markalı meyve aranjmanlarının satışı ile ilgili siparişlerin de davalı .... tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalı Meyvesepeti A.Ş. dışında davalı .... ile olan ticari ilişkinin kesilmesi nedeniyle de davacıların nezdinde fiili zarar ve kar kaybı yaşandığını, ilk derece mahkemesinin siparişlerin hangi hukuki ilişki kapsamında olduğunun tespitini yapmadığını, davalı ...'nin, ''bonny food'' markalı ürünlere ilişkin siparişlerin iletimini taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi devam ederken haksız ve hukuka aykırı olarak kesmiş olduğunu ve bu şekilde müvekkillerinin zarara uğratıldığını, davalı ...'nin fesih ihtarnamesini göndermeden çok önce sözlü olarak 23.09.2015 tarihinde siparişleri kesmiş olduğunu, ihtarnameyi ise 26.10.2015 tarihinde gönderdiğini, davalı .... ile akdedilen işbirliği sözleşmesinde menfaatler dengesinin gözetilmediğini ve ayrıca feshe ilişkin şartın genel işlem şartı olduğunu, dolayısıyla yazılmamış sayılması gerektiğini belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas ve birleşen davalar açısından davalılara karşı açılan davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmakla ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşmelerin nitelikleri üzerinde durulmadan ve yapılacak işin reklam harcamalarının objektif değerlendirmeye tabi tutulmadan karar verildiğini, davacılar ile davalılar arasındaki hukuki ilişkilerin birbirine karıştırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesine aykırılık ve sözleşmenin haksız feshi iddialarına dayalı açılan maddi tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 112 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin, davalı .... yönünden temyiz taleplerine gelindiğinde; anılan şirketle imzalanan iş birliği sözleşmesinin 9.2. maddesinde şirketin herhangi bir zamanda hiçbir gerekçe göstermeksizin ve bir ay önceden yazılı olarak bildirilmek kaydıyla, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği, bu durumda iş yerinin herhangi bir alacak ve tazminat iddiasında bulunamayacağı kararlaştırılmıştır. Nitekim davalı şirket sözleşmeyi anılan hüküm gereğince feshetmiştir. İhbar tarihinde kadar davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemlerinin bulunduğu ileri sürüldüğüne göre bu hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. O halde, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin, davalılardan Çiçek Sepeti İnternet Hizmetler A.Ş.' ye yönelik yapmış oldukları temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
3.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin, davalı ... Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. yönünden temyiz taleplerine gelindiğinde taraflar arasındaki sözleşme feshedilmemiş ancak sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde sıkıntılar olduğu iddia edilmiş ve buna karşıda sistemin yenilenmesi ve bakımının yapılması için internet sitesi ekranının kapatıldığı savunulmuştur. Bilirkişi raporunda ekranın belirli süre kapalı olduğu ve Çiçek Sepeti internet sitesine yönlendirildiği belirtilmiş ise de sözleşmesi feshedilmiş ....'nin internet sitesi ekranından da yararlanılamadığından sözleşmenin fiilen uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu durumda davacıların mevcut fiili durumları nedeni ile oluşan zararın belirlenmesi ve davalı ... Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.' nin de bakım, onarım, internet sitesi yenilenmesinden kaynaklanan ekran kapatma eyleminin haklı olup olmadığını değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5646 E. 2013/8568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda, «ihtiyati tedbire» ilişkin yasal şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Mahkemece «ihtiyati tedbire» ilişkin şartların gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
… ER.COM isimli alan bağlantısı ÇİÇEK SEPETİ ibaresiyle birlikte çıkmakta olup, bu durumda 556 sayılı KHK'nin 76 ve 77 maddeleriyle HMK’nun 389. maddesinde belirtilen «ihtiyati tedbir» şartlarının gerçekleşmediğinden bahsetmek mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6896 E. 2024/3216 K.
Ortak:maddi tazminat · kusur · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… olduğunu, başka bazı internet siteleri üzerinden de söz konusu ürünlerin satımının mümkün olduğunu, www.frutation.com.tr sitesinin geçici olarak hizmet vermemesinin «sebebinin» dava dışı EA GLOBAL şirketi olduğunu, anılan şirketin bu edimini sözleşme süresince hiçbir zaman yerine getirmediğini, müvekkilinin, 2010 ila 2015 yılları arasında reklam harcaması yaptığını, dünya çapında da reklam harcaması kapsamında fazladan ödeme yaptığını, davacıların dava açılana kadarki süreçe dek müvekkilinin isim hakkını kullandıklarını ve gerek www.frutation.com.tr üzerinden sipariş alarak gerek Meyve Sepeti tarafından temin edilen diğer satış kanallarından gerekse walk-in tabir edilen müşterilere doğrudan satış yaptıklarını yani kâr «kaybı» yaşamadıklarını, müvekkilinin taraflar arasındaki alt «bayilik sözleşmesi» ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, kendisine bu konuda bir «kusur» izafe edilemeyeceğinden davacının «müspet zararının» ve fiili kâr kaybının tazminine yönelik taleplerinin hukuki açıdan da dinlenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
A.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL «yoksun kalınan» kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL «maddi tazminata» ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve mihtarname tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
A.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL «yoksun kalınan» kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL «maddi tazminata» ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve «ihtarname» tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
… rarı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalı markasındaki "çiçek" ibaresinin çiçekçilik sektörü için ayırt edici olmadığı ancak "çiçek sepeti" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olarak nitelenebileceği beyan edilmişse de, davalı markasının kullanımla dava tarihinden önce ayırt ediciliği yüksek, tanınmış bir marka haline geldiği, hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, davalıya ait "çiçek sepeti" markasının dava tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, tanınmışlık hususunun çeşitli mahkeme kararları ile de tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin «terditli» olarak ileri sürdüğü, tanınmış marka olmadığının tespitine ilişkin talebin reddi kararının da usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik «istinaf başvurusunun reddine» karar verildiği, Davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda ise İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile, birleşen davanın davalısı Çiçek Satış A.Ş.'nin "çiçek sepeti, çiçeksepeti, cicek sepeti ve ciceksepeti" ibarelerini, www.ciceksatis.com alan adlı internet sitesine erişimde anahtar kelime/keywords olarak kullandığı tespit edildiği, davalı tarafça bu ibarenin çiçek sepeti emtiasında kullanıldığını ve engellenemeyeceğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, bilirkişi raporunda davalının çiçek sepeti olarak sattığı sadece bir emtianın bulunduğu, bu ibarenin çiçekçilik faaliyetinde emtia ismi olarak dürüst kullanım şeklinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, davalı-birleşen davada davacı markasının, internet üzerinde ciddi etki yaratacak şekilde, anahtar kelime olarak kullanılması nedeniyle, markaya tecavüz teşkil ettiği ve «maddi tazminat» talep edilebileceği kanaatine varılmış, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin markaya tecavüze yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediği, Davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde itibar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; itibar tazminatının düzenlendiği, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK nın 68 inci maddesi hükmü gereğince, davalının anahtar kelime olarak davalı markasını kullanımı, kötü ya da uygun olmayan kullanım teşkil etmeyeceği, davacının itibarı zarara uğradığını ispatlayamadığı da dikkate alınarak talebin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamına sunulan ticari belgeler ve kayıtlar ile davalı cirosunun hesaplanabildiği, davacı markasının tanınmışlığı da göz önüne alınarak %15 oranında lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının belirlenebilir olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre lisans bedeli belirlenmesinin yerinde olmadığı anlaşılıyorsa da, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, birleşen dava tarihinin 15.01.2014 olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce, 2014 yılı cirosu üzerinden 15 günlük bedelin dikkate alınması gerekirken, 2014 yılı için 12 aylık lisans bedelinin hesaplamaya «dahil» edilmesinin yerinde olmadığı, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yapılan hesaplamada, ihlal dönemi için {2013 yılı için 10.344,45 TL+ 2014 yılı için (15 günlük) 1.117,57 TL=11.462,02 TL} lisans bedeli hesaplandığı, hükmedilen 15.000 TL tazminat miktarı yönünden davalı vekilince «istinaf sebebi» ileri sürülmediği, birleşen davanın davacısı lehine «kazanılmış hak» teşkil edildiği, Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada mahkemece hükmedilen maddi tazminat yönünden, gerekçe ve «vekalet ücretine» yönelik istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» kurulan hükümde davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı dikkate alınarak hükmün düzeltilmesine, tarafların kazanılmış hakları korunduğu asıl dava …
Islah:Davacı vekili 18.02.2019 tarihli «ıslah» dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve «maddi tazminat» istemini 37.166.22 TL olarak talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf sebebi · terditli dava · istinaf başvurusunun reddi · delil tespiti · bilirkişi raporuna itiraz · kısıtlılık · münhasırlık · ticari faiz
Benzer bu kararda… rarı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalı markasındaki "çiçek" ibaresinin çiçekçilik sektörü için ayırt edici olmadığı ancak "çiçek sepeti" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olarak nitelenebileceği beyan edilmişse de, davalı markasının kullanımla dava tarihinden önce ayırt ediciliği yüksek, tanınmış bir marka haline geldiği, hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde olduğu, davalıya ait "çiçek sepeti" markasının dava tarihinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, tanınmışlık hususunun çeşitli mahkeme kararları ile de tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin «terditli» olarak ileri sürdüğü, tanınmış marka olmadığının tespitine ilişkin talebin reddi kararının da usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik «istinaf başvurusunun reddine» karar verildiği, Davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunda ise İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile, birleşen davanın davalısı Çiçek Satış A.Ş.'nin "çiçek sepeti, çiçeksepeti, cicek sepeti ve ciceksepeti" ibarelerini, www.ciceksatis.com alan adlı internet sitesine erişimde anahtar kelime/keywords olarak kullandığı tespit edildiği, davalı tarafça bu ibarenin çiçek sepeti emtiasında kullanıldığını ve engellenemeyeceğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, bilirkişi raporunda davalının çiçek sepeti olarak sattığı sadece bir emtianın bulunduğu, bu ibarenin çiçekçilik faaliyetinde emtia ismi olarak dürüst kullanım şeklinde kullanıldığının kabul edilemeyeceği, davalı-birleşen davada davacı markasının, internet üzerinde ciddi etki yaratacak şekilde, anahtar kelime olarak kullanılması nedeniyle, markaya tecavüz teşkil ettiği ve «maddi tazminat» talep edilebileceği kanaatine varılmış, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin markaya tecavüze yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediği, Davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinde itibar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüşse de; itibar tazminatının düzenlendiği, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK nın 68 inci maddesi hükmü gereğince, davalının anahtar kelime olarak davalı markasını kullanımı, kötü ya da uygun olmayan kullanım teşkil etmeyeceği, davacının itibarı zarara uğradığını ispatlayamadığı da dikkate alınarak talebin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamına sunulan ticari belgeler ve kayıtlar ile davalı cirosunun hesaplanabildiği, davacı markasının tanınmışlığı da göz önüne alınarak %15 oranında lisans bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu, maddi tazminat miktarının belirlenebilir olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre lisans bedeli belirlenmesinin yerinde olmadığı anlaşılıyorsa da, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, birleşen dava tarihinin 15.01.2014 olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce, 2014 yılı cirosu üzerinden 15 günlük bedelin dikkate alınması gerekirken, 2014 yılı için 12 aylık lisans bedelinin hesaplamaya «dahil» edilmesinin yerinde olmadığı, dosya kapsamında bilirkişilerce yapılan hesaplamanın hatalı olduğu yapılan hesaplamada, ihlal dönemi için {2013 yılı için 10.344,45 TL+ 2014 yılı için (15 günlük) 1.117,57 TL=11.462,02 TL} lisans bedeli hesaplandığı, hükmedilen 15.000 TL tazminat miktarı yönünden davalı vekilince «istinaf sebebi» ileri sürülmediği, birleşen davanın davacısı lehine «kazanılmış hak» teşkil edildiği, Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin, birleşen davada mahkemece hükmedilen maddi tazminat yönünden, gerekçe ve «vekalet ücretine» yönelik istinaf başvurusu kısmen haklı görülmekle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının «kaldırılmasına, yeniden» kurulan hükümde davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı dikkate alınarak hükmün düzeltilmesine, tarafların kazanılmış hakları korunduğu asıl dava …
… HKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, davacı markasının esas unsuru olan “çiçek sepeti” ibaresinin tescilinde «ayırt ediciliğin» yüksek olduğu; 2008 11725 tescil no’lu markanın tescil edildiği 29., 30. sınıf yönünden belirtilen gerekçe ile hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı, çiçekçilik sektörü ile doğrudan veya dolaylı bağlantısı olduğu düşünülen sınıflar yönünden marka tescilleri değerlendirildiğinde “çiçek sepeti” şeklinde isim tamlaması olarak ayırt ediciliği bulunan markanın tanınmış marka olması nedeniyle keza markanın kullanım sonucu tanınmış hale geldiği ve tanınmışlığın TÜRKPATENT 29.04.2013 tarih ve 2013-O-247357 sayılı kararı ile tespit edilmiş olması gözetildiğinde; asıl davada hükümsüzlük ve davacı markasının tanınmış marka olmadığının tespitine yönelik davanın reddine, Birleşen dava yönünden; davalı’nın www.ciceksatis.com internet sitesinde “çiçeksepeti” ve “ciceksepeti” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığının dosya kapsamında ihtilafsız olduğu, “çiçeksepeti” şeklindeki tanınmış markası ile «iltibas» oluşturacak şekilde internet sitesinde “çiçek” ve “sepet” kelimeleri birleştirilerek “çiçeksepeti” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının «marka hakkına tecavüz» olarak kabul edildiği, maddi ve manevi tazminat talebi açısından “«kusur»” şartının gerçekleşmiş olduğu, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının tanınmış markasının itibarını zedelediği yönündeki itibar tazminatı talep lerinin yerinde olmadığı diğer tazminat taleplerinin haklı olduğu, bilirkişiler raporunda Google Adwords kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu bildirdikleri, değişik iş dosyasında da davalının anahtar sözcük uygulamasını kullandığı anlaşıldığından tespit tarihinden tedbir kararının verildiği ve uygulandığı tarihlerde dikkate alınarak, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olması hususu da gözetilerek davalı yanca markanın kullanıldığı süreye göre 15.000 TL «maddi tazminat» somut olaya uygun lisans olarak görülmüş, «ıslah» ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Birleşen davada: davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkının ihlal nedeniyle BK hükümlerine göre; 15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin «delil tespit» tarihindeki ihlali tespit tarihinden) itibaren işleyecek yüksek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» «masrafın» davalılardan tahsiline, İlk Derece Mahkemesince verilen «ihtiyati tedbir» kararının karar kesinleşene kadar devamına şeklinde" karar verilmiştir.
… poru, hem de diğer deliller ile sabit olduğunu, herhangi bir teknik yada hukuki bilgiye başvurulmaksızın "çiçek sepeti" ibaresinin marka niteliğinin zayıf olduğu ve «münhasır» kullanıma konu olmaması gerektiğinin anlaşılabildiğini, çiçek sepeti ibaresinin emtia adı olduğunu, tanınmış marka kararı TÜRKPATENT’in daha çok reklam, promosyon ve benzeri çalışmaları dikkate alarak verdiği bir karar olup hükümsüz kılınması muhtemel bir marka için tanınmış marka kararı verilmesinin de mümkün olduğunu, TÜRKPATENT'in tescil işleminin yargı merci için bağlayıcı ve «kısıtlayıcı» olmadığını, bilirkişi raporunda, davalının marka tescil tarihi, tescil sınıfları, tanınmış marka kararının verildiği sınıfların dahi irdelenmediğini.
Birleşen dava yönünden; «bilirkişi raporuna itirazları» değerlendirilmeden hüküm tesis edildiği için, marka ihlali ve tazminata yönelik değerlendirmelerin tümüyle hatalı olduğunu, marka hakkı ihlali ve tazminat hesabına yönelik açıklamaların, dosyadaki somut tespitlere ve internet reklam işleyiş kurallarına aykırı yorumlardan ibaret olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde genellikle hasırdan yapılan çiçek sepeti de «dahil» birçok ürün satışı yaptığını, bu nedenle Google Adwords hizmetinde çiçek ve sepet kelimelerinin kullanılmasının kaçınılmaz olduğunu, davacı markasının anlamından uzaklaşmadığını ve «ayırt edicilik» kazanamadığını, bu markanın tescil ettirilmesi nedeniyle, müvekkili ve diğer çiçekçilerin çiçek sepeti satışından vazgeçmelerinin mümkün ve mantıklı olmadığını, mü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5571 E. 2023/211 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL «yoksun kalınan» kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL «maddi tazminata» ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve mihtarname tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
A.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL «yoksun kalınan» kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL «maddi tazminata» ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve «ihtarname» tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «bayilik sözleşmesine aykırılık» ve sözleşmenin haksız feshi iddialarına dayalı açılan «maddi tazminat» davasıdır.
Benzer bu kararda… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen 1.000,00 TL «maddi tazminat» ile 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faiziyle birlikte, «ıslah» ile arttırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince, hükmedilen tüm alacağa ıslah tarihinden itibaren …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ıslah · ilan · haksız rekabet · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… belirtilen markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gibi bu fiilin ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinde ifadesini bulan «haksız rekabet» de oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, 7.101,00 TL «maddi tazminatın» ve takdiren 1.000,00 TL manevi tazminatın «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanıtlanamayan itibar tazminatının reddine karar verilmiştir.
… ıktığı, dolayısıyla davacının tescilli markalarının lisanssız ve izinsiz olarak internet üzerinden fiilen davalı tarafça kullanıldığı, bu suretle markaya tecavüz ve «haksız rekabet» fiilinin gerçekleştirildiği, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminat miktarları için dava tarihinden itibaren «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken hatalı bir şekilde bu talepler yönünden de «ıslah» tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hükmü kaldırmayı gerektirdiği, reddedilen 500,00 TL itibar tazminatı sebebiyle davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretin …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafça Google Adwords Reklam Sisteminde kullanıldığı iddia edilen anahtar sözcükler nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olup olmadığı, varsa davacının buna bağlı tazminat taleplerinin, tespit, durdurma, giderme, men, ortadan kaldırma ve «ilan» taleplerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Çiçeksepeti'' nin bir emtianın sunuş biçimi olduğunu, arama motorunda adword olarak kullanıldığı iddiasının bu nedenle yersiz olduğunu, tazminat ve tespit taleplerinin de dayanaksız olduğunu, mahkemece «ıslah» ile hükmedilen 6.101,00 TL'nin ıslah tarihinde «zamanaşımına» uğradığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Teminat karşılığı tedbirin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/922 E. 2024/4336 K.
Ortak:ihtar · ihtarname · yasal faiz
İncelediğiniz karardaA.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL «yoksun kalınan» kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL «maddi tazminata» ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve «ihtarname» tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
… i işyerlerine ait bilgisayarlara düşen müşteri alım talepleri üzerine davalılar adına müvekkilinin, muhtelif tipte ürünlerin ve meyve içerikli ürünlerin müşterilere «teslimini» gerçekleştirdiklerini, davalılardan Meyve Sepeti'nin önceden hiçbir «ihtarda» bulunmaksızın müvekkiline gönderilmesi gereken siparişleri göndermediğini, Meyve Sepeti'nin baş bayii olarak "Frutation" markalı ürünlerin satışı hususunda reklam …
… ilekçesinde; davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri gereği gbi yerine getirmemesi sonucunda müvekkilinin «müspet zarara» uğramasına sebep olduğunu, davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin önceden hiçbir «ihtarda» bulunmaksızın müvekkile gönderilmesi gereken siparişleri göndermediğini ve müvekkilinin bu şekilde fiili zarara uğramasına ayrıca kâr «kaybı» yaşamasına sebebiyet verdiğini, ticari ilişki devam ederken muhatap şirketlerden .... 'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.0 …
Benzer bu kararda56 uyarınca müvekkili lehine 20.000,00 TL manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün trajı yüksek en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… rinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu «uyuşmazlığın giderildiği» düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve «ihtar» bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine «erişimin engellenmesi» yönündeki tedbir kararının öncelikle «teminatsız» olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek «teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… larak dosyaya Beşiktaş Noterliği'nin 14.05.2018 tarih ve 08536 yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ve marka tescil kayıtları ile, davadan önce davalıya keşide edilen «ihtarnameye» dayandığı, dosyaya sunulan e-tespit tutanağı içeriğinden "ciceksepeti.com" ibaresi ile arama yapıldığı, 1.020.000 sonuç bulunduğu, "Anneleri mutlu etmenin yolu/Bin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat karşılığı tedbirin kaldırılması · uyuşmazlığın giderilmesi kararı · tedbirin kaldırılması · erişimin engellenmesi · bilirkişi raporuna itiraz · ihtiyati tedbir · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… rinin hiçbir hukuki sorumluluğu olmamasına rağmen e postada belirtilen tüm kelimeleri negatif anahtar kelimeler listesine derhal eklediğini, müvekkilinin söz konusu «uyuşmazlığın giderildiği» düşüncesi ile tarafına gönderilen başkaca bir uyarı ve «ihtar» bulunmaması sebebiyle faaliyetlerine devam ettiğini, davaya konu olayda vekil edene ait web sayfası reklamlarının geniş eşlemede google tarafından listelenmesinin davacı şirketin marka hakkını ihlal etmediğini, google tarafından sunulan geniş eşlemenin fonksiyonunun; anahtar kelimelerin alakalı varyasyonları için bu varyasyonlar anahtar kelime listelerinde yer almasa bile otomatik olarak yayınlanmakta olduğunu, bu noktada müvekkiline ait "binbirdemet" adresinin google'a yazıldığında gelen reklamlardan bir tanesininde davacı şirkete ait olan web sayfasına ilişkin olduğunu, Google'ın kullanmakta olduğu algoritma dolayısıyla aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin adeta birbirinin alternatifi olarak, Google tarafından müşterilerine sunmakta olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın ileri sürmüş olduğu iddiayı kabul etmemiş olmamız halinde ortaya çıkan bu durumunda davacı şirketin geniş eşleme metinlerinde de "binbirdemet" ibaresini kullandığı sonucunun doğacağını, davaya konu uyuşmazlığın Google tarafından sunulan geniş eşlemeden kaynaklandığını beyanla, müvekkiline ait www.binbirdemet.com isimli web sitesine «erişimin engellenmesi» yönündeki tedbir kararının öncelikle «teminatsız» olarak mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek «teminat karşılığında tedbirin kaldırılmasını» ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… tespitte yer alan markalar ve bu markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ibarelerin davalının Google Adwords sisteminde varlığının dahi incelenmediğini, «bilirkişi raporuna itiraz» ettiklerini, ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, dava konusu markaların “çiçek sepeti”, “çiçeksepeti” ve “çiçeksepeti.com” şeklinde olup, bu markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olan “cicek sepeti”, “Ciceksepeti” ve “Ciceksepeti.com” ibareleri yönünden tespit yapılması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca “çiçek sepeti” markasının davalının negatif listesine eklendiğinin tespit edildiğini, diğer markalara ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, buna rağmen, marka uzmanı bilirkişinin sanki davalı dava konusu tüm markaları negatif listesine eklemiş gibi «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» oluşmadığı kanaatine vardığını, e-tespit tutanağında davalının alan adının “çiçeksepeti”, “cicek sepeti”, ciceksepeti.com” ve “çiçeksepeti.com” arama sonuçlarında çıktığını, müvekkilinin bu ibarelerle tam eşleme ve geniş eşleme negatif listesinde inceleme yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, mahkemece davacı vekilinin «bilirkişi incelemesi» sırasında hazır bulunduğu gerekçe gösterilerek, adeta bilişim uzmanı addederek bilirkişi raporundaki eksiklikten sorumlu tuttuğunu, “çiçek sepeti” ibaresinin negat …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… iğini, tüketicilerin aldatılması sonucunu doğurduğunu beyanla Google Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik «ihtiyati tedbir» kararı verilmesini, Google Adwords aracılığı ile yapılan aramalarda "www.binbirdemet.com" sitesinin aramalardaki ilk sırada çıkması nedeni ile 6769 SMK'nın 29. maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149. madde hükmü uyarınca durdurulmasına, TTK'nın 54 ve devamı maddeler uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan «haksız rekabetin» varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin ol …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5012 E. , 2023/3515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/324 Esas, 2021/422 Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/1119 ESAS-2016/247
BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 201/1087 ESAS-2016/395
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2015/1077 E., 2018/343 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından sağlanan elektronik platform üzerinden müvekkilinin kendi işyerlerine ait bilgisayarlara düşen müşteri alım talepleri üzerine davalılar adına müvekkilinin, muhtelif tipte ürünlerin ve meyve içerikli ürünlerin müşterilere teslimini gerçekleştirdiklerini, davalılardan Meyve Sepeti'nin önceden hiçbir ihtarda bulunmaksızın müvekkiline gönderilmesi gereken siparişleri göndermediğini, Meyve Sepeti'nin baş bayii olarak "Frutation" markalı ürünlerin satışı hususunda reklam yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, Çiçeksepeti'nin siparişleri önceden ihtarda bulunmaksızın davacılara 23.09.2015 tarihinden bu yana iletilmediğini, Çiçeksepeti ile davacılar arasında www.ciceksepeti.com internet sitesinde ve iştiraklerinde "bonnyfood" diye tabir edilen kek ürünlerinin üçüncü kişilere satımı hususunda sözleşme akdedildiğini, ticari ilişki devam ederken, Çiçeksepeti'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.09.2015 tarihinde müşteriler tarafından yapılan "bonnyfood" ürünlerine ilişkin siparişleri müvekkile iletiminin kesildiğini, davalıların haklı bir sebep olmaksızın, müvekkiline ait sözleşmeleri feshettiklerini, haksız fesihleri sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ve tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1119 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri gereği gbi yerine getirmemesi sonucunda müvekkilinin müspet zarara uğramasına sebep olduğunu, davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin önceden hiçbir ihtarda bulunmaksızın müvekkile gönderilmesi gereken siparişleri göndermediğini ve müvekkilinin bu şekilde fiili zarara uğramasına ayrıca kâr kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, ticari ilişki devam ederken muhatap şirketlerden .... 'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.09.2015 tarihinde müşteriler tarafından yapılan siparişlerin müvekkiline iletimini kestiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davalı ....
ile müvekkili arasında "Bonny Food" diye tabir edilen kek ürünlerinin üçüncü kişilere satımı hususunda 24.07.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, ancak sözkonusu ürünlere ilişkin siparişlerin müvekkiline iletiminin kesildiğini belirterek şimdilik davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL yoksun kalınan kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi tazminata ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve mihtarname tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
3. Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1087 esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimleri gereği gibi yerine getirmediğini, sonucunda müvekkilinin müspet zarara uğramasına sebep olduğunu, davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San ve Tic A.Ş.'nin önceden hiçbir ihtarda bulunmaksızın müvekkiline gönderilmesi gereken siparişleri gödermediğini ve müvekkilinin bu şekilde fiili zarara uğramasına ayrıca kâr kaybı yaşamasına sebebiyet verdiğini, ticari ilişki devam ederken muhatap şirketlerden .... 'nin önceden hiçbir uyarıda bulunmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak 23.09.2015 tarihinde müşteriler tarafından yapılan siparişlerin müvekkiline iletimini kestiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, davalı ....
ile müvekkili arasında "Bonny Food" diye tabir edilen kek ürünlerinin üçüncü kişilere satımı hususunda 24.07.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, ancak sözkonusu ürünlere ilişkin siparişlerin müvekkiline iletiminin kesildiğini belirterek şimdilik davalılardan Meyve Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'den fiili zarar olarak 7.500,00 TL yoksun kalınan kâr olarak 7.500,00 TL, ....'den fiili zarar olarak 22.500,00 TL, yoksun kalınan kâr olarak 22.500,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL maddi tazminata ilişkin belirsiz alacaklarının tespiti ve ihtarname tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddiasının aksine, taraflar arasında imzalanan Alt Bayilik Sözleşmesinde düzenlenen hususun davacıya "Frutation" markalı meyve arajmanı nevinden ürünlerin satımı konusunda alt bayilik verilmesi olduğunu, Baş Bayilik, Alt Bayilik Sözleşmelerinde "Frutation" markalı ürünlerin tek satış kaynağı olarak www.frutation.com.tr adresinin belirlenmediğini, bizzat mağazaya gidip oradan alışveriş yapılması şeklinde ayrı bir satış kanalı da olduğunu, başka bazı internet siteleri üzerinden de söz konusu ürünlerin satımının mümkün olduğunu, www.frutation.com.tr sitesinin geçici olarak hizmet vermemesinin sebebinin dava dışı EA GLOBAL şirketi olduğunu, anılan şirketin bu edimini sözleşme süresince hiçbir zaman yerine getirmediğini, müvekkilinin, 2010 ila 2015 yılları arasında reklam harcaması yaptığını, dünya çapında da reklam harcaması kapsamında fazladan ödeme yaptığını, davacıların dava açılana kadarki süreçe dek müvekkilinin isim hakkını kullandıklarını ve gerek www.frutation.com.tr üzerinden sipariş alarak gerek Meyve Sepeti tarafından temin edilen diğer satış kanallarından gerekse walk-in tabir edilen müşterilere doğrudan satış yaptıklarını yani kâr kaybı yaşamadıklarını, müvekkilinin taraflar arasındaki alt bayilik sözleşmesi ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğini, kendisine bu konuda bir kusur izafe edilemeyeceğinden davacının müspet zararının ve fiili kâr kaybının tazminine yönelik taleplerinin hukuki açıdan da dinlenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacılar arasında, davacıların alt bayi olduğu "Frutation" markalı ürünlerin müvekkiline ait internet sitesi üzerinden satışı yönünde herhangi bir sözleşme ilişkisi ve/veya taahhüdü bulunmadığını, müvekkilinin diğer davalı ile yaptığı anlaşma kapsamında belli bir dönem için kendi sistemi üzerinden "Frutation" markalı Meyve Buketi ürünlerinin sipariş verilmesine belli bir komisyon karşılığı onay verildiğini, alt bayilerin bu alternatif satış kanalı üzerinden satış yapabildiklerini, ABD Şirketinin artık müvekkil üzerinden satış yapılmasına izin vermiyor olması sebebi ile Meyve Sepeti tarafından satışın sonlandırıldığını, kısa bir süre için davalılar arasındaki anlaşma uyarınca müvekkilinin internet sitesinin de bu şekilde bir satış kanalı olarak hizmet verdiğini, bu sebeple müvekkiline davacı tarafından herhangi bir talep ve/veya dava yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, 12.09.2014 tarihli Çiçek Sepeti İşbirliği Sözleşmesi'nin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, "Çiçek Sepeti ayrıca, herhangi bir zamanda, hiçbir gerekçe göstermeksizin, bir ay önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hak ve yetkisine sahiptir.
Bu halde işyeri herhangi bir alacak, tazminat ve sair hak iddiasında bulunamayacağı gibi hiçbir nam ve ad altında tazminat talep edemez" hükmü uyarınca 26.10.2015 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin bir ay süre verilerek feshedildiğini, taraflar arasında huzurdaki dava dahi açılmadan önce feshedilmiş sözleşmeye dayanarak müsbet zarar talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3 Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1119 Esas sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; yargılamanın daha iyi yürütülebilmesi için birlikte açılan davanın ayrılmasını talep ettiklerini, müvekkili Meyve Sepetinin "Frutation" işi nedeni ile sürekli zarar etmesi sebebi dava dışı EA Global şirketi tarafından müvekkili şirkete gönderilen e-posta ile Türkiye'deki operasyonların kapatabileceği kabul edilerek ancak bu süreçte ilk olarak alt bayiler ile ilişkilerin Meyve Sepeti tarafından sonlandırılmasının talep edildiğini, Meyve Sepetinin alt bayileri ile alt bayilik ilişkilerinin ABD şirketinin isteği doğrultusunda sonlandırılması için görüşmeler yaparken dava dışı EA GLOBAL şirketinin sahibinin alt bayiler ile vekil edenin yokluğunda görüşmeler yaptığını ve alt bayileri müvekkili şirket aleyhine dava açmak konusunda teşvik ettiğini, taraflar arasında imzalanan alt bayilik sözleşmesinin hiçbir şekilde "frutation" markalı ürünlerin internet sitesi üzerinden sipariş eden üçüncü kişilere satımı hususunda düzenlenmediğini, davacının zarara uğradığı iddialarının gerçek olmadığını, ayrıca davacının her zaman dükkanından satış yapma olanağının mevcut olmadığını, müvekkili şirketin 2010 ile 2015 yılları arasında reklam harcamaları yaptığını, ancak müvekkili şirketin Frutation işinin Türkiye'de tanıtımına yönelik yaptığı bu yatırıma dava dışı ABD şirketinin her hangi bir şekilde ürünlerin tanınırlığını arttırmak amacı ile bir tanıtım faaliyetinde bulunmadığını, huzurdaki dava açıldıktan sonra taraflar arasındaki alt bayilik sözleşmesinin ihtarname ile kendilerince haklı sebeple feshedildiğini, Meyve Sepetinin sahip olduğu Master Franchise Hakları kapsamında www.frutation.com.tr.
Alan adlı internet sitesinin dışında, satışların artması amacı ile Çiçek Sepetine ait satış kanallarının kullanılması için bir anlaşma yaptığını bu suretle davacıya siparişlerin sadece anılan internet sitesi üzerinden değil aynı zamanda üçüncü bir şirkete ait mecralardan da geldiğini, dolayısı ile taraflar arasında Çiçek Sepeti markalı bir ürünün satışının yapıldığına dair ticari ilşikinin kurulduğu iddilarının gerçek olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1087 esas sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle her iki davalıya yöneltilen davaların ayrılmasına, müvekkili Çiçek Sepetine yönelik talepler bakımından huzurdaki davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, asıl davadaki savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların birden fazla satış kanalının mevcut olduğu, bu satış kanallarından birinin kapanmasının davacıları fiili zarara ve kâr kaybına uğratmayacağı, Meyve Sepeti... A.Ş.'nin reklam yükümlülüğünü yerine getirdiği, furition markalı ürünlerin satışının www.çiçeksepeti.com sitesinden de gerçekleşebildiği, bu sitenin kapanmasının alt bayilerin başka satış kanallarını kullanmasına engel oluşturmadığını, sözleşme ile bayilerin başka satış kanalları oluşturulmasına izin verildiğini bu durumun hukuka aykırı olmadığı, davacıların www.çiçeksepeti.com kanalının kapatılması dolayısıyla çiçek sepetine karşı alacak ve tazminat talebinde bulunamayacağı, davacılar ile çiçek sepeti arasında akdedilen işbirliği sözleşmesine göre davalı ......
A.Ş.'nin anılan sözleşmenin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir ay önceden ihtar etmek koşulu ile fesih etme hakkına sahip olduğu, Çiçek Sepeti.. A.Ş. tarafından bu sözleşmenin fesih şartına uygun olarak fesih edildiği, bu sebep ile sözleşmenin haksız fesihinden kaynaklanan fiili zarar ve kar kaybı talep edilemeyeceğinin hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerine başka mecralardan satış izninin tanınmış olması ile davalı Meyvesepeti A.Ş.’ye periyodik güncelleme ve bakım nedeniyle internet sitesinin kapatma hakkı verilmesinin, davalılardan Meyvesepeti A.Ş.’nin kendisine gelen siparişleri müvekkillerine iletmesine ilişkin yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davalı Meyvesepeti A.Ş.’den sipariş alınamadığı hususunun dosyada mübrez delillerle ispat edilmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilleri alt bayilik işinin yürütülmesi adına taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirirken bir süre sonra Meyvesepeti A.Ş.'nin asli edimi olan siparişleri iletme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ilk derece mahkemesi gerekçesinin aksine, alt bayilik sözleşmesinin 7 nci maddesi uyarınca Meyvesepeti A.Ş.’ye internet sitesi güncelleme ve bakımını yapma hakkının verilmesinin bu yolla gelen siparişleri Meyvesepeti A.Ş.'nin müvekkillerine iletmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, başka satış mecralarının açık olmasının sözleşmenin esaslı unsuru olmadığını, işin esasının www.frutation.com.tr üzerinden yapılacak satışlara ilişkin olduğunu, sözleşmenin ana unsuru olan www.frutation.com.tr web sitesi aracılığıyla siparişlerin iletilmemesinin akde aykırılık teşkil etmiş olduğunu ve müvekkillerinin zararlarının tazmini gerektiğini, davalı Meyvesepeti A.Ş.'nin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle zarara uğrayan müvekkillerinin zararını azaltmak için diğer kanallar yoluyla satışlarını devam ettirmesinin, davalının kusurlu hareketleri ile davacıları zarara uğrattığı ve bundan sorumlu tutulması gerektiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilgili reklam harcamalarının hangi kalemlerden oluştuğuna, reklam harcamalarının hangi firmalara ne için yapıldığına dair hiçbir tespite yer verilmediğini, fatura içeriğine dair hiçbir tespit yapmayan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalılardan Çiçeksepeti A.Ş.’nin müvekkilleri ile kurmuş olduğu ticari ilişkinin bahsi geçen alt bayilik sözleşmesi ile bonnyfood ürünlerinin satışına dair 18.04.2014 tarihli sözleşmeden bağımsız olduğunu, ilk derece mahkemesinin ilgili ticari ilişkiyi söz konusu sözleşmeler kapsamında değerlendirmesinin ve çıkan sonuca göre hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, başka hiçbir tespit içermeyen gerekçeyle Çiçeksepeti A.Ş.
ile olan ticari ilişkiye dair uyuşmazlık konusunda karar verdiğini, ortaklık yapısı aynı olan davalılar Meyvesepeti A.Ş. ve Çiçeksepeti A.Ş. tarafından Frutation işini tasfiye etmek adına bezdirme politikası uygulaması neticesinde www.frutation.com.tr adresine gelen siparişlerin yok denecek kadar azaldığını, Çiçeksepeti markalı meyve aranjmanlarının satışı ile ilgili siparişlerin de davalı .... tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak kesildiğini, davalı Meyvesepeti A.Ş. dışında davalı .... ile olan ticari ilişkinin kesilmesi nedeniyle de davacıların nezdinde fiili zarar ve kar kaybı yaşandığını, ilk derece mahkemesinin siparişlerin hangi hukuki ilişki kapsamında olduğunun tespitini yapmadığını, davalı ...'nin, ''bonny food'' markalı ürünlere ilişkin siparişlerin iletimini taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesi devam ederken haksız ve hukuka aykırı olarak kesmiş olduğunu ve bu şekilde müvekkillerinin zarara uğratıldığını, davalı ...'nin fesih ihtarnamesini göndermeden çok önce sözlü olarak 23.09.2015 tarihinde siparişleri kesmiş olduğunu, ihtarnameyi ise 26.10.2015 tarihinde gönderdiğini, davalı ....
ile akdedilen işbirliği sözleşmesinde menfaatler dengesinin gözetilmediğini ve ayrıca feshe ilişkin şartın genel işlem şartı olduğunu, dolayısıyla yazılmamış sayılması gerektiğini belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas ve birleşen davalar açısından davalılara karşı açılan davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmakla ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki sözleşmelerin nitelikleri üzerinde durulmadan ve yapılacak işin reklam harcamalarının objektif değerlendirmeye tabi tutulmadan karar verildiğini, davacılar ile davalılar arasındaki hukuki ilişkilerin birbirine karıştırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesine aykırılık ve sözleşmenin haksız feshi iddialarına dayalı açılan maddi tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun 112 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin, davalı .... yönünden temyiz taleplerine gelindiğinde; anılan şirketle imzalanan iş birliği sözleşmesinin 9.2. maddesinde şirketin herhangi bir zamanda hiçbir gerekçe göstermeksizin ve bir ay önceden yazılı olarak bildirilmek kaydıyla, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği, bu durumda iş yerinin herhangi bir alacak ve tazminat iddiasında bulunamayacağı kararlaştırılmıştır. Nitekim davalı şirket sözleşmeyi anılan hüküm gereğince feshetmiştir. İhbar tarihinde kadar davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemlerinin bulunduğu ileri sürüldüğüne göre bu hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır. O halde, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin, davalılardan Çiçek Sepeti İnternet Hizmetler A.Ş.' ye yönelik yapmış oldukları temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
3.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin, davalı ... Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. yönünden temyiz taleplerine gelindiğinde taraflar arasındaki sözleşme feshedilmemiş ancak sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde sıkıntılar olduğu iddia edilmiş ve buna karşıda sistemin yenilenmesi ve bakımının yapılması için internet sitesi ekranının kapatıldığı savunulmuştur. Bilirkişi raporunda ekranın belirli süre kapalı olduğu ve Çiçek Sepeti internet sitesine yönlendirildiği belirtilmiş ise de sözleşmesi feshedilmiş ....'nin internet sitesi ekranından da yararlanılamadığından sözleşmenin fiilen uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu durumda davacıların mevcut fiili durumları nedeni ile oluşan zararın belirlenmesi ve davalı ...
Sepeti Gıda Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.' nin de bakım, onarım, internet sitesi yenilenmesinden kaynaklanan ekran kapatma eyleminin haklı olup olmadığını değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/950237900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz