Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/198 E. 2023/3908 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki menfaat↗ tespit davası↗ marka hakkına tecavüz↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/90 E., 2018/100 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz bulunmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.04.2011 tarihinde kurulan müvekkili şirketin RAKS markası altında piyasaya sunduğu vantilatör ürünlerinden ikisinin “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” kodlu ürünler olduğunu, kodlamadaki kullanımın aslen uluslararası alanda da kullanılan bir açılım olup SF İngilizce “Stand Fan” sözcüklerinin ilk harfleri, MC İngilizce “Manuel Control” (Türkçe karşılığı elle kontrol) sözcüklerinin ilk harfleri, 16 ve 18 rakamlarının malların uzunluğunun inch birimi olarak gösterilmesi olduğunu, bu model ürünlerin 1990’lı yıllardan bu yana RAKS markası altında piyasaya sunulduğunu, davalı şirketin vantilatör, ısıtıcı ve sair ısıtma ve soğutma cihazları ile küçük ev aletleri gibi ürünlerin ve farklı sektörler için çeşitli plastik parçaların üretimini yapan ve bu ürünleri pazarlayan bir firma olduğunu, davalılardan ...'ın ise, fason imalat yapan davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olup Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markanın kendi adına tescilini gerçekleştirdiğini, davalı şirketin RAKS Teknoloji Enerji Yatırımları San. Tic. A.Ş.’ne Karşıyaka 5. Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 04.05.2017 tarihli ihtarnamede, RAKS vantilatör ürün grubunda kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalı ...’a ait “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markalarından kaynaklanan hakları ihlal ettiği iddia edilerek, RAKS vantilatör ürün grubunda “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar edildiğini, aslen markalar davalılardan ...’a ait olmakla beraber ihtara konu kullanımın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı şirket tarafından ihtar yapıldığından davada mecburen şirketin de davalı olarak gösterildiğini, "SF 16 MC” ve “SF 18 MC” nolu ibareler teknik ifadeler olup bu ibarelerin 20 yılı aşkın bir zamandır RAKS marka ürünlerde kullanıldığını, davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, RAKS grubunun bu ibareleri, davalının marka başvurusunu gerçekleştirdiği 2014 yılından önce de kullandığını, davalıların, sözleşmeli olarak 2011-2014 yılları arasında RAKS markası altında ürettikleri ürünlerde kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini kendi adlarına “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markaları ekinde kötüniyetle tescil ettirdiklerini, müvekkili şirketin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında ihlal olmadığını, markanın “VALS” şeklindeki esas unsurunun kullanılmadığını, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, RAKS markalı ürünlerde model kodu olarak kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, davalıların markasına karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalıların keşide ettiği ihtarnameye konu ürünleri piyasaya süren müvekkili şirketin işbu davanın açılması bakımından hukuki menfaatinin de olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin “DF 16 MC”, “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini RAKS marka ürün modellerinde kullanmasının davalılardan ... adına TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olan 2014/36078 sicil nolu “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sicil nolu “VALS-SF 18 MC” markalar üzerindeki marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iş bu davaya konu üç adet markayı, haksız ve hukuka aykırı, tüketici nezdinde iltibas yaratacak şekilde ve kötü niyetli olarak kullandığını, müvekkiline ait bu markaların kullanıldığı ürünlerin (vantilatörlerin), davalı şirketin ürettiği ürünler ile karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun iflas ettiğini ve kullandığı tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, 2011 yılında kurulan davacı şirketin ise bambaşka bir firma olup kötü niyetle iflas eden raks markasının tanımışlığından faydalandığını, iflas eden raks şirketler grubunun söz konusu ibareleri hiçbir zaman marka olarak kullanmadığını, sadece kod olarak kullandığını, bu ibarelerin müvekkilleri tarafından markalaştırılıp piyasada tanınmışlık kazandığını, müvekkilinin bu ibareleri markalaştırmasından sonra davacı şirketin de benzer marka başvuruları yapmaya başladığını, davacı kullanımlarının davalıların marka ve tasarım haklarını açıkça ihlal ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi gereğince tüm sınai haklar için ortak olmak üzere tecavüz bulunmadığının tespiti davası açılabildiği, önceden bildirim yapılmasının dava şartı olarak düzenlenmediği, davacının kullandığı "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerinin davalı tarafa ait 2014/36078 numaralı "Vals- SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların kapsamına girmediğini iddia ettiği, malların ortalama tüketicisinin markaların esas unsuruna bakarak malları birbirinden ayırt edeceği, mal ve hizmetin niteliğine, ölçüsüne, cinsine ilişkin bilgi veren sözcükler ve işaretlerin koruma kapsamı dışında yer aldığı, davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada da tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların ayırt ediciliğinin bulunmadığı veya son derece zayıf bulunduğu, bunların akılda kalması ve marka olarak kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit ebat, standart bilgisi olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacı markasında da esas unsur "RAKS" olduğundan söz konusu ek unsurlar nedeniyle bir iltibas doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, detaylı ve fiili bir alışverişte ürünün özellikleri araştırıldığında, söz konusu ölçü referanslarının (16, 18 ınç; SF MC) gündeme gelebileceği, davalının tescilleri kapsamında yer verdiği ek unsurların marka korumasını belirlemeyeceği, mal ve hizmetin cinsi, özellikleri, boyutları gibi bilgileri içeren veya refere eden ek unsurların tekelci koruma sağlamayacağı, marka değeri olan yan unsurların davacı tarafından aynı ürün emtiasında kullanılmasının marka ihlali oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı tarafın "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerini ürünleri üzerinde kullanmasının davalı adına kayıtlı 2014/36078 numaralı "Vals SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların ihlalini oluşturmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iç ve dış pazarda vals markası adı altında sunduğu kaliteli ürünler ile tüketici nezdinde bir tanımışlık kazandığını, müvekkili ve ortağı olduğu şirket adına birçok tasarım ve onlarca markanın tescilli olduğunu, dava öncesinde davacı şirkete müvekkili markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanması nedeniyle ihtarname gönderildiğini ve mahkemeden tespit istenildiğini, tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile markalara tecavüzün sabit hale geldiğini ancak mahkemede bu hususların gözönünde bulundurulmadığını ve yeniden bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın bir anda markalara tecavüz edilmediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinin katılmış oldukları bir fuarda, "vals-sf 16 mc" ve "vals-sf 18 mc" ibareli markaların davacı şirket tarafından, aynı tip ürünler (vantilatörler) üzerine basılmak suretiyle taklit edildiğine dair bir takım broşür ve kataloglara rastladıklarını, söz konusu fuarın tanıtımı amaçlı basılan "Lifetech Elektrikli Ev Aletleri Dergisi Mart Nisan 2017" sayısının ilgili sayfaları incelendiğinde, müvekkili şirkete ve müvekkiline ait tasarım ve markalara tecavüz oluşturan eylemlerin açık şekilde görüldüğünü, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun davanın açılmasından sonra verildiğini, yapılan yargılamada, bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece gözönünde bulundurulmadığını, yapılan yargılamada, sunulan deliller, dava öncesinde gönderilen ihtarname ve aynı mahkemeye sunulan tespit bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadığını, bir bilirkişi incelemesi dahi istenmediğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu vantilatörlerin yanına belirli ifadeler koyarak vantilatör tiplerini markalaştırdığını, tüketicilerin ürünleri bu markalarla tanınmış hale geldiğini, iş bu dava öncesi istenen tespit dosyasında hazırlanan raporun, bir endüstri mühendisi profesör tarafından hazırlandığını, "stand fan", "manuel kontrol " ibarelerinin vantilatörlere özgülenmiş bir ibare olmadığını, TPE tarafından markaların tescili esasında uyulacak kriterlerin tespiti için çıkarılan bir marka kılavuzunda harf ve sayı kombinasyonlarından oluşan marka başvurularının da tescil edilebileceği hususuna değinildiğini, mahkemece söz konusu ibarelerin ayırt edicilik kazanıp kazanmadığı hususunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların ayırt ediciliğinin bulunmadığı veya son derece zayıf olduğu, bunların akılda kalması ve marka kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit teknik ibareler olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacının ürünleri üzerinde kullandığı markanın esas unsurunun "RAKS" olduğu, bu nedenle söz konusu davacının kullandığı ibareler nedeniyle bir iltibas doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hakimin bilgi ve tecrübesi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan bilirkişi incelemesinin zorunlu olmadığı, davaya konu bu ibarelerin davacı dışında başka firmalar tarafından da aynı tür ürünler üzerinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ürünleri üzerinde kullandığı ibarelerin davalı adına kayıtlı markalara tecavüz oluşturmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü, 7 nci ve 154 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1070 E. 2023/4288 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi gereğince tüm sınai haklar için ortak olmak üzere tecavüz bulunmadığının «tespiti davası» açılabildiği, önceden bildirim yapılmasının dava şartı olarak düzenlenmediği, davacının kullandığı "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerinin davalı tarafa ait 2014/36078 numaralı "Vals- SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların kapsamına girmediğini iddia ettiği, malların «ortalama tüketicisinin» markaların esas unsuruna bakarak malları birbirinden ayırt edeceği, mal ve hizmetin niteliğine, ölçüsüne, cinsine ilişkin bilgi veren sözcükler ve işaretlerin koruma kapsamı dışında yer aldığı, davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada da tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf bulunduğu, bunların akılda kalması ve marka olarak kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit ebat, standart bilgisi olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacı markasında da esas unsur "RAKS" olduğundan söz konusu ek unsurlar nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, detaylı ve fiili bir alışverişte ürünün özellikler …
… h ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf olduğu, bunların akılda kalması ve marka kabul edilmesinin «ortalama tüketicinin» algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit teknik ibareler olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacının ürünleri üzerinde kullandığı markanın esas unsurunun "RAKS" olduğu, bu nedenle söz konusu davacının kullandığı ibareler nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hakimin bilgi ve tecrübesi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan «bilirkişi incelemesinin» zorunlu olmadığı, davaya konu bu ibarelerin davacı dışında başka firmalar tarafından da aynı tür ürünler üzerinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair v …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iş bu davaya konu üç adet markayı, haksız ve hukuka aykırı, tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak şekilde ve kötü niyetli olarak kullandığını, müvekkiline ait bu markaların kullanıldığı ürünlerin (vantilatörlerin), davalı şirketin ürettiği ürünler ile karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini ve kullandığı tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, 2011 yılında kurulan davacı şirketin ise bambaşka bir firma olup kötü niyetle iflas ed …
Benzer bu kararda… k suretiyle markasallaştırdığı, dava konusu markalarda yer alan, SF 16, DF 16, SF 18 MC şeklindeki unsurların doğrudan doğruya tanımlayıcılık özelliği göstermediği, «ortalama tüketicinin» bu işaretleri markasal algılamasının olası olduğu, davalının ise tescilden önceki kullanımını fiili olarak göstermediği, davalının bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sunduğu 2011 fans, 2013 fans ibarelerini «taşıyan» ve ana markası VALS başlığıyla yayınladığı kataloglarında, davacı gibi vantilatörlerini sergilediğinin anlaşıldığı, ancak bu kataloglarından ''2011 fans'' katalogunun, davalının iddia ettiği gibi daha önceki tarihe ilişkin kullanım gösterdiği değerlendirilmesi yapılamadığı, nitekim aynı kataloğun kapağında ''2018 fans 5 year waranty'' (2018 vantilatörleri 5 yıl «garantili») logo ve ibarelerinin yer aldığı, bu ibarenin kataloğun ''2011 yılı fanları'' şeklindeki tarih bilgisi ile çelişkili olduğu, bu nedenle anılan kataloğun önceye dayalı bir kullanım kanıtı olarak marka sahibine hak sağlamayacağı, delil gösterme konusundaki yasal süreler bittikten sonra rapor üzerine gösterilen veya sunulan kanıtlar usulen dikkate alınmayacağı gibi markasal özellik dahi arz etmediği, davalının savunmasına ek mahiyetinde sunduğu katalogların tescil öncesi fiili kullanıma ilişkin «kesin deliller» olarak kabul edilemeyeceği, davacının daha önceki fiili kullanımlarının 11 inci sınıf kapsamında tescilsiz olsa da davacıya itibar sağladığı ve sonraki tesciller nedeniyle «iltibas» doğabileceğinin anlaşıldığı, bu nedenle tescil tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 42 inci maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı vermek gerektiği, hükümsüzlük kararlarının «ilana» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC, 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC, 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC ibare …
… olduğunu, davalının tescil ettirdiği markaların davacı şirket tarafından uzun yıllardır tescilsiz olarak kullanılan “DF 16 MC”; “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerine «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik içerdiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı “VALS-DF 16 MC”, 2014/36078 sayılı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sayılı “VALS-SF 18 MC” markalarının hükümsüzlüğüne, kararın en yüksek tirajlı iki ulusal gazetede «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının adına kayıtlı “VALS-DF 16 MC”, "VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC" şeklindeki markalar ile davacı şirket tarafından uzun yıllardır tescilsiz olarak kullanılan “DF 16 MC”; “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibareleri arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · kesin delil · garantörlük · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · ilan · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… k suretiyle markasallaştırdığı, dava konusu markalarda yer alan, SF 16, DF 16, SF 18 MC şeklindeki unsurların doğrudan doğruya tanımlayıcılık özelliği göstermediği, «ortalama tüketicinin» bu işaretleri markasal algılamasının olası olduğu, davalının ise tescilden önceki kullanımını fiili olarak göstermediği, davalının bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sunduğu 2011 fans, 2013 fans ibarelerini «taşıyan» ve ana markası VALS başlığıyla yayınladığı kataloglarında, davacı gibi vantilatörlerini sergilediğinin anlaşıldığı, ancak bu kataloglarından ''2011 fans'' katalogunun, davalının iddia ettiği gibi daha önceki tarihe ilişkin kullanım gösterdiği değerlendirilmesi yapılamadığı, nitekim aynı kataloğun kapağında ''2018 fans 5 year waranty'' (2018 vantilatörleri 5 yıl «garantili») logo ve ibarelerinin yer aldığı, bu ibarenin kataloğun ''2011 yılı fanları'' şeklindeki tarih bilgisi ile çelişkili olduğu, bu nedenle anılan kataloğun önceye dayalı bir kullanım kanıtı olarak marka sahibine hak sağlamayacağı, delil gösterme konusundaki yasal süreler bittikten sonra rapor üzerine gösterilen veya sunulan kanıtlar usulen dikkate alınmayacağı gibi markasal özellik dahi arz etmediği, davalının savunmasına ek mahiyetinde sunduğu katalogların tescil öncesi fiili kullanıma ilişkin «kesin deliller» olarak kabul edilemeyeceği, davacının daha önceki fiili kullanımlarının 11 inci sınıf kapsamında tescilsiz olsa da davacıya itibar sağladığı ve sonraki tesciller nedeniyle «iltibas» doğabileceğinin anlaşıldığı, bu nedenle tescil tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 42 inci maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı vermek gerektiği, hükümsüzlük kararlarının «ilana» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC, 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC, 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC ibare …
… yönde kaldırılıp düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC ve 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC markalarının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, «ilan» isteminin reddine, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC markası bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… olduğunu, davalının tescil ettirdiği markaların davacı şirket tarafından uzun yıllardır tescilsiz olarak kullanılan “DF 16 MC”; “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerine «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik içerdiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı “VALS-DF 16 MC”, 2014/36078 sayılı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sayılı “VALS-SF 18 MC” markalarının hükümsüzlüğüne, kararın en yüksek tirajlı iki ulusal gazetede «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1422 E. 2023/4887 K.
Ortak:iflas · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iş bu davaya konu üç adet markayı, haksız ve hukuka aykırı, tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak şekilde ve kötü niyetli olarak kullandığını, müvekkiline ait bu markaların kullanıldığı ürünlerin (vantilatörlerin), davalı şirketin ürettiği ürünler ile karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini ve kullandığı tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, 2011 yılında kurulan davacı şirketin ise bambaşka bir firma olup kötü niyetle iflas ed …
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi gereğince tüm sınai haklar için ortak olmak üzere tecavüz bulunmadığının «tespiti davası» açılabildiği, önceden bildirim yapılmasının dava şartı olarak düzenlenmediği, davacının kullandığı "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerinin davalı tarafa ait 2014/36078 numaralı "Vals- SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların kapsamına girmediğini iddia ettiği, malların «ortalama tüketicisinin» markaların esas unsuruna bakarak malları birbirinden ayırt edeceği, mal ve hizmetin niteliğine, ölçüsüne, cinsine ilişkin bilgi veren sözcükler ve işaretlerin koruma kapsamı dışında yer aldığı, davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada da tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf bulunduğu, bunların akılda kalması ve marka olarak kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit ebat, standart bilgisi olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacı markasında da esas unsur "RAKS" olduğundan söz konusu ek unsurlar nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, detaylı ve fiili bir alışverişte ürünün özellikler …
… adına birçok tasarım ve onlarca markanın tescilli olduğunu, dava öncesinde davacı şirkete müvekkili markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanması nedeniyle «ihtarname» gönderildiğini ve mahkemeden tespit istenildiğini, tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile markalara tecavüzün sabit hale geldiğini ancak mahkemede bu hususların gözönünde bulundurulmadığını ve yeniden bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın bir anda markalara tecavüz edilmediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinin katılmış oldukları bir fuarda, "vals-sf 16 mc" ve "vals-sf 18 mc" ibareli markaların davacı şirket tarafından, aynı tip ürünler (vantilatörler) üzerine basılmak suretiyle taklit edildiğine dair bir takım broşür ve kataloglara rastladıklarını, söz konusu fuarın tanıtımı amaçlı basılan "Lifetech Elektrikli Ev Aletleri Dergisi Mart Nisan 2017" sayısının ilgili sayfaları incelendiğinde, müvekkili şirkete ve müvekkiline ait tasarım ve markalara tecavüz oluşturan eylemlerin açık şekilde görüldüğünü, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun davanın açılmasından sonra verildiğini, yapılan yargılamada, bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece gözönünde bulundurulmadığını, yapılan yargılamada, sunulan deliller, dava öncesinde gönderilen ihtarname ve aynı mahkemeye sunulan tespit bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadığını, bir «bilirkişi incelemesi» dahi istenmediğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu vantilatörlerin yanına belirli ifadeler koyarak vantilatör tiplerini markalaştırdığını, tüketicilerin ürünleri bu markalarla tanınmış hale geldiğini, iş bu dava öncesi istenen tespit dosyasında hazırlanan raporun, bir endüstri mühendisi profesör tarafından hazırlandığını, "stand fan", "manuel kontrol " ibarelerinin vantilatörlere özgülenmiş bir ibare olmadığını, TPE tarafından markaların tescili esasında uyulacak kriterlerin tespiti için çıkarılan bir marka kılavuzunda harf ve sayı kombinasyonlarından oluşan marka başvurularının da tescil edilebileceği hususuna değinildiğini, mahkemece söz konusu ibarelerin «ayırt edicilik» kazanıp kazanmadığı hususunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkeme …
Benzer bu kararda… kanıtlarının, dosyada bulunduğunu, ürün faturaları, katalog, internet kayıtları, gazete haberleri, Migros 2015 katalogları, hepsiburada sitesinin satış fiyatları ve «ilanlarının» iddiayı kanıtladığını, bu ibareler için ilk kullanıcı ve «ayırt edicilik» sağlayanın müvekkili olduğunu, markaların kötü niyetle tescillendiğini ileri sürerek, SMK'nın 25/1, 5, 6, 6/3, 6/9 maddeleri uyarınca markaların hükümsüzlüğüne kar …
… adar elektrik-elekronik sektörüne bir dönem öncülük yapmış "Raks" markasıyla tanındığını iddia etmişse de 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini, tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, söz konusu iflas kararı tarihinin 03.05.2007 olduğunu, Raks Şirketler Grubunda bulunan şirketlerin «tüzel kişiliklerinin» de sona erdiğini, davacı şirketin "Raks" firmasının iflasından sonra 2008 yılında kurulduğunu, 2012 yılında ünvan değişikliği yaparak Raks Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, davacı şirketin iflas eden "Raks" markasının tanınmışlığından faydalandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu delillere hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan önceye dayalı kullanımı gösterir afiş, broşör vb. delillerin tamamının iflas eden "Raks" şirketler grubuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça sunulan ve hükme esas teşkil eden marka lisans sözleşmesinde marka ibaresi bulunmadığını, dolayısıyla önceye dayalı kullanımı veya herhangi bir hakkı ispat etmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin önceye dayalı kullanımını gösteren delillerini mahkemeye «ibraz» ettiklerini, davacı şirketin, kendilerinin sundukları delillere haksız ve hukuki dayanağı bulunmaksızın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından sundukları delillerin yetersiz bulunduğunu, bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, «bilirkişi raporuna itirazlarının» değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · bilirkişi raporuna itiraz · denetime elverişlilik · tüzel kişilik · fatura · taşıyan · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… adar elektrik-elekronik sektörüne bir dönem öncülük yapmış "Raks" markasıyla tanındığını iddia etmişse de 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini, tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, söz konusu iflas kararı tarihinin 03.05.2007 olduğunu, Raks Şirketler Grubunda bulunan şirketlerin «tüzel kişiliklerinin» de sona erdiğini, davacı şirketin "Raks" firmasının iflasından sonra 2008 yılında kurulduğunu, 2012 yılında ünvan değişikliği yaparak Raks Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, davacı şirketin iflas eden "Raks" markasının tanınmışlığından faydalandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu delillere hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan önceye dayalı kullanımı gösterir afiş, broşör vb. delillerin tamamının iflas eden "Raks" şirketler grubuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça sunulan ve hükme esas teşkil eden marka lisans sözleşmesinde marka ibaresi bulunmadığını, dolayısıyla önceye dayalı kullanımı veya herhangi bir hakkı ispat etmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin önceye dayalı kullanımını gösteren delillerini mahkemeye «ibraz» ettiklerini, davacı şirketin, kendilerinin sundukları delillere haksız ve hukuki dayanağı bulunmaksızın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından sundukları delillerin yetersiz bulunduğunu, bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, «bilirkişi raporuna itirazlarının» değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli», hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının sunduğu lisans sözleşmesi ve buna dayalı «fatura» ile başkaca katalog ve üretim belgeleri uyarınca davaya konu markalar yönünden önceye dayalı kullanımının bulunduğu, davalının davaya cevap vermeyip delillerini su …
… kanıtlarının, dosyada bulunduğunu, ürün faturaları, katalog, internet kayıtları, gazete haberleri, Migros 2015 katalogları, hepsiburada sitesinin satış fiyatları ve «ilanlarının» iddiayı kanıtladığını, bu ibareler için ilk kullanıcı ve «ayırt edicilik» sağlayanın müvekkili olduğunu, markaların kötü niyetle tescillendiğini ileri sürerek, SMK'nın 25/1, 5, 6, 6/3, 6/9 maddeleri uyarınca markaların hükümsüzlüğüne kar …
… a dayandığını, davacı firmanın başvuru tarihinden önce 2014 yılında "DF16 Lily", "WF16 Lily" ibarelerini vantilatör ürünlerinde kullandığının tespit edildiği, tarih «taşıyan» ticari broşür ve el ilanlarında Raks firmasının üretim ve marka kullanımları belirlendiği, firmanın unvan değişikliği yaptığı unvanını bugünkü haline getirdiği, da …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7356 E. 2023/1669 K.
Ortak:iflas · yönetim kurulu kararı · ihtarname · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… adına birçok tasarım ve onlarca markanın tescilli olduğunu, dava öncesinde davacı şirkete müvekkili markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanması nedeniyle «ihtarname» gönderildiğini ve mahkemeden tespit istenildiğini, tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile markalara tecavüzün sabit hale geldiğini ancak mahkemede bu hususların gözönünde bulundurulmadığını ve yeniden bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın bir anda markalara tecavüz edilmediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinin katılmış oldukları bir fuarda, "vals-sf 16 mc" ve "vals-sf 18 mc" ibareli markaların davacı şirket tarafından, aynı tip ürünler (vantilatörler) üzerine basılmak suretiyle taklit edildiğine dair bir takım broşür ve kataloglara rastladıklarını, söz konusu fuarın tanıtımı amaçlı basılan "Lifetech Elektrikli Ev Aletleri Dergisi Mart Nisan 2017" sayısının ilgili sayfaları incelendiğinde, müvekkili şirkete ve müvekkiline ait tasarım ve markalara tecavüz oluşturan eylemlerin açık şekilde görüldüğünü, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun davanın açılmasından sonra verildiğini, yapılan yargılamada, bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece gözönünde bulundurulmadığını, yapılan yargılamada, sunulan deliller, dava öncesinde gönderilen ihtarname ve aynı mahkemeye sunulan tespit bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadığını, bir «bilirkişi incelemesi» dahi istenmediğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu vantilatörlerin yanına belirli ifadeler koyarak vantilatör tiplerini markalaştırdığını, tüketicilerin ürünleri bu markalarla tanınmış hale geldiğini, iş bu dava öncesi istenen tespit dosyasında hazırlanan raporun, bir endüstri mühendisi profesör tarafından hazırlandığını, "stand fan", "manuel kontrol " ibarelerinin vantilatörlere özgülenmiş bir ibare olmadığını, TPE tarafından markaların tescili esasında uyulacak kriterlerin tespiti için çıkarılan bir marka kılavuzunda harf ve sayı kombinasyonlarından oluşan marka başvurularının da tescil edilebileceği hususuna değinildiğini, mahkemece söz konusu ibarelerin «ayırt edicilik» kazanıp kazanmadığı hususunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkeme …
… için çeşitli plastik parçaların üretimini yapan ve bu ürünleri pazarlayan bir firma olduğunu, davalılardan ...'ın ise, fason imalat yapan davalı şirketin ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olup Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markanın kendi adına tescilini …
Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 04.05.2017 tarihli «ihtarnamede», RAKS vantilatör ürün grubunda kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalı ...’a ait “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markalarından kaynaklanan hakları ihlal ettiği iddia edilerek, RAKS vantilatör ürün grubunda “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin «ihtar» edildiğini, aslen markalar davalılardan ...’a ait olmakla beraber ihtara konu kullanımın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı şirket tarafından ihtar yapıldığından davada mecburen şirketin de davalı olarak gösterildiğini, "SF 16 MC” ve “SF 18 MC” nolu ibareler teknik ifadeler olup bu ibarelerin 20 yılı aşkın bir zamandır RAKS marka ürünlerde kullanıldığını, davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, RAKS grubunun bu ibareleri, davalının marka başvurusunu gerçekleştirdiği 2014 yılından önce de kullandığını, davalıların, sözleşmeli olarak 2011-2014 yılları arasında RAKS markası altında ürettikleri ürünlerde kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini kendi adlarına “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markaları ekinde «kötüniyetle» tescil ettirdiklerini, müvekkili şirketin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında ihlal olmadığını, markanın “VALS” şeklindeki esas unsurunun kullanılmadığını, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, RAKS markalı ürünlerde model kodu olarak kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, davalıların markasına karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalıların keşide ettiği ihtarnameye konu ürünleri piyasaya süren müvekkili şirketin işbu davanın açılması bakımından «hukuki menfaatinin» de olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin “DF 16 MC”, “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini RAKS marka ürün modellerinde kullanmasının davalılardan ... adına TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olan 2014/36078 sicil nolu “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sicil nolu “VALS-SF 18 MC” markalar üzerindeki «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… r şirket olduğunu, üretimini yaptıkları ürünlerin "vals" markası ile yurt içi ve yurt dışında büyük bir ağ çerçevesinde satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu şirketin, tescil ettirerek büyük ekonomik yatırımlar yaptıkları marka ve tasarımlarının davacı şirket tarafından kullanılmış olduğunun tespit edildiği ve haksız - hukuka aykırı olarak kullanımın önlenmesi amacıyla davacı şirkete «ihtarname» gönderildiğini, yerel mahkemede görülmekte olan bu davanın da, gönderilen ihtarname sonrasında açıldığını, amaçlarının haksız ve hukuka aykırı kullanımın aksini iddia ederek, haklarında açılacak olan ceza ve tazminat içerikli hukuk davalarından kurtulmak olduğunu, davacı şirketin katıldığı fuarda vantilatör kafes göbeğinde müvekkili şirkete ait «tescilli tasarımın» birebir aynısını kullandığını, bu tecavüzün tespiti amacıyla İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/50 D.
Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan davacı şirketin bambaşka bir firma olduğunu ve «iflas» eden ... markasının tanınmışlığından faydalandığını, 2013 tarihli kataloğun ise, davacı şirketin müvekkil şirkete fason olarak üretim yaptırmış olduğu ürünleri içerir katalog olduğunu, davacının iddia ettiği üretim faaliyetlerinin müvekkilinin «yönetim kurulu» üyesi olduğu şirketle yapılmış olan «fason üretim sözleşmesi» sonrasında başlamış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2015/02457 nolu "vantilatör kafes göbeği" adlı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» unsuru taşımadığını, söz konusu tasarımın müvekkili şirket tarafından tescil tarihinden çok önce kullanılmakta olduğunu ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fason üretim sözleşmesi · bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · taşıyan
Benzer bu kararda… rumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan «bilirkişi raporunun denetime elverişli», hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı tasarımının yeni olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar v …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkilinin «tescilli tasarımını» haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığını, bu hususta davacı şirkete «ihtarname» gönderildiğini işbu davanın da bu ihtarname sonrasında açıldığını, davalının bu tasarımla tanınmış olduğunu ve tasarımı kötü niyetle kullanımına engel olmak için tescil ettirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… nması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde başvuru tarihinde bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan incelemede; davacının dayandığı önceki tarihi «taşıyan» kataloglar, satışa ilişkin görseller ile tasarım görselinin karşılaştırılmasında birbirinin aynı olduğunun tespit edildiği, davacının yenilik bozucu olarak niteliğ …
… r şirket olduğunu, üretimini yaptıkları ürünlerin "vals" markası ile yurt içi ve yurt dışında büyük bir ağ çerçevesinde satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu şirketin, tescil ettirerek büyük ekonomik yatırımlar yaptıkları marka ve tasarımlarının davacı şirket tarafından kullanılmış olduğunun tespit edildiği ve haksız - hukuka aykırı olarak kullanımın önlenmesi amacıyla davacı şirkete «ihtarname» gönderildiğini, yerel mahkemede görülmekte olan bu davanın da, gönderilen ihtarname sonrasında açıldığını, amaçlarının haksız ve hukuka aykırı kullanımın aksini iddia ederek, haklarında açılacak olan ceza ve tazminat içerikli hukuk davalarından kurtulmak olduğunu, davacı şirketin katıldığı fuarda vantilatör kafes göbeğinde müvekkili şirkete ait «tescilli tasarımın» birebir aynısını kullandığını, bu tecavüzün tespiti amacıyla İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/50 D.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2626 E. 2010/4236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaŞti. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davalılar ... ve As Müzik Ltd.
Şti. yönünden onanmış, diğer davalı Raks Müzik A.Ş. (Tek Müzik A.Ş.) bakımından da İİK' nun «194».maddesi uyarınca bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/198 E. , 2023/3908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/2020 Esas, 2021/1313 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/90 E., 2018/100 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz bulunmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
05. 04.2011 tarihinde kurulan müvekkili şirketin RAKS markası altında piyasaya sunduğu vantilatör ürünlerinden ikisinin “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” kodlu ürünler olduğunu, kodlamadaki kullanımın aslen uluslararası alanda da kullanılan bir açılım olup SF İngilizce “Stand Fan” sözcüklerinin ilk harfleri, MC İngilizce “Manuel Control” (Türkçe karşılığı elle kontrol) sözcüklerinin ilk harfleri, 16 ve 18 rakamlarının malların uzunluğunun inch birimi olarak gösterilmesi olduğunu, bu model ürünlerin 1990’lı yıllardan bu yana RAKS markası altında piyasaya sunulduğunu, davalı şirketin vantilatör, ısıtıcı ve sair ısıtma ve soğutma cihazları ile küçük ev aletleri gibi ürünlerin ve farklı sektörler için çeşitli plastik parçaların üretimini yapan ve bu ürünleri pazarlayan bir firma olduğunu, davalılardan ...'ın ise, fason imalat yapan davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olup Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markanın kendi adına tescilini gerçekleştirdiğini, davalı şirketin RAKS Teknoloji Enerji Yatırımları San.
Tic. A.Ş.’ne Karşıyaka 5. Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 04.05.2017 tarihli ihtarnamede, RAKS vantilatör ürün grubunda kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalı ...’a ait “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markalarından kaynaklanan hakları ihlal ettiği iddia edilerek, RAKS vantilatör ürün grubunda “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihtar edildiğini, aslen markalar davalılardan ...’a ait olmakla beraber ihtara konu kullanımın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı şirket tarafından ihtar yapıldığından davada mecburen şirketin de davalı olarak gösterildiğini, "SF 16 MC” ve “SF 18 MC” nolu ibareler teknik ifadeler olup bu ibarelerin 20 yılı aşkın bir zamandır RAKS marka ürünlerde kullanıldığını, davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, RAKS grubunun bu ibareleri, davalının marka başvurusunu gerçekleştirdiği 2014 yılından önce de kullandığını, davalıların, sözleşmeli olarak 2011-2014 yılları arasında RAKS markası altında ürettikleri ürünlerde kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini kendi adlarına “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markaları ekinde kötüniyetle tescil ettirdiklerini, müvekkili şirketin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında ihlal olmadığını, markanın “VALS” şeklindeki esas unsurunun kullanılmadığını, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, RAKS markalı ürünlerde model kodu olarak kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, davalıların markasına karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalıların keşide ettiği ihtarnameye konu ürünleri piyasaya süren müvekkili şirketin işbu davanın açılması bakımından hukuki menfaatinin de olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin “DF 16 MC”, “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini RAKS marka ürün modellerinde kullanmasının davalılardan ...
adına TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olan 2014/36078 sicil nolu “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sicil nolu “VALS-SF 18 MC” markalar üzerindeki marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iş bu davaya konu üç adet markayı, haksız ve hukuka aykırı, tüketici nezdinde iltibas yaratacak şekilde ve kötü niyetli olarak kullandığını, müvekkiline ait bu markaların kullanıldığı ürünlerin (vantilatörlerin), davalı şirketin ürettiği ürünler ile karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun iflas ettiğini ve kullandığı tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, 2011 yılında kurulan davacı şirketin ise bambaşka bir firma olup kötü niyetle iflas eden raks markasının tanımışlığından faydalandığını, iflas eden raks şirketler grubunun söz konusu ibareleri hiçbir zaman marka olarak kullanmadığını, sadece kod olarak kullandığını, bu ibarelerin müvekkilleri tarafından markalaştırılıp piyasada tanınmışlık kazandığını, müvekkilinin bu ibareleri markalaştırmasından sonra davacı şirketin de benzer marka başvuruları yapmaya başladığını, davacı kullanımlarının davalıların marka ve tasarım haklarını açıkça ihlal ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi gereğince tüm sınai haklar için ortak olmak üzere tecavüz bulunmadığının tespiti davası açılabildiği, önceden bildirim yapılmasının dava şartı olarak düzenlenmediği, davacının kullandığı "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerinin davalı tarafa ait 2014/36078 numaralı "Vals- SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların kapsamına girmediğini iddia ettiği, malların ortalama tüketicisinin markaların esas unsuruna bakarak malları birbirinden ayırt edeceği, mal ve hizmetin niteliğine, ölçüsüne, cinsine ilişkin bilgi veren sözcükler ve işaretlerin koruma kapsamı dışında yer aldığı, davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada da tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların ayırt ediciliğinin bulunmadığı veya son derece zayıf bulunduğu, bunların akılda kalması ve marka olarak kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit ebat, standart bilgisi olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacı markasında da esas unsur "RAKS" olduğundan söz konusu ek unsurlar nedeniyle bir iltibas doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, detaylı ve fiili bir alışverişte ürünün özellikleri araştırıldığında, söz konusu ölçü referanslarının (16, 18 ınç;
SF MC) gündeme gelebileceği, davalının tescilleri kapsamında yer verdiği ek unsurların marka korumasını belirlemeyeceği, mal ve hizmetin cinsi, özellikleri, boyutları gibi bilgileri içeren veya refere eden ek unsurların tekelci koruma sağlamayacağı, marka değeri olan yan unsurların davacı tarafından aynı ürün emtiasında kullanılmasının marka ihlali oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı tarafın "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerini ürünleri üzerinde kullanmasının davalı adına kayıtlı 2014/36078 numaralı "Vals SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların ihlalini oluşturmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iç ve dış pazarda vals markası adı altında sunduğu kaliteli ürünler ile tüketici nezdinde bir tanımışlık kazandığını, müvekkili ve ortağı olduğu şirket adına birçok tasarım ve onlarca markanın tescilli olduğunu, dava öncesinde davacı şirkete müvekkili markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanması nedeniyle ihtarname gönderildiğini ve mahkemeden tespit istenildiğini, tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile markalara tecavüzün sabit hale geldiğini ancak mahkemede bu hususların gözönünde bulundurulmadığını ve yeniden bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın bir anda markalara tecavüz edilmediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinin katılmış oldukları bir fuarda, "vals-sf 16 mc" ve "vals-sf 18 mc" ibareli markaların davacı şirket tarafından, aynı tip ürünler (vantilatörler) üzerine basılmak suretiyle taklit edildiğine dair bir takım broşür ve kataloglara rastladıklarını, söz konusu fuarın tanıtımı amaçlı basılan "Lifetech Elektrikli Ev Aletleri Dergisi Mart Nisan 2017" sayısının ilgili sayfaları incelendiğinde, müvekkili şirkete ve müvekkiline ait tasarım ve markalara tecavüz oluşturan eylemlerin açık şekilde görüldüğünü, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun davanın açılmasından sonra verildiğini, yapılan yargılamada, bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece gözönünde bulundurulmadığını, yapılan yargılamada, sunulan deliller, dava öncesinde gönderilen ihtarname ve aynı mahkemeye sunulan tespit bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadığını, bir bilirkişi incelemesi dahi istenmediğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu vantilatörlerin yanına belirli ifadeler koyarak vantilatör tiplerini markalaştırdığını, tüketicilerin ürünleri bu markalarla tanınmış hale geldiğini, iş bu dava öncesi istenen tespit dosyasında hazırlanan raporun, bir endüstri mühendisi profesör tarafından hazırlandığını, "stand fan", "manuel kontrol " ibarelerinin vantilatörlere özgülenmiş bir ibare olmadığını, TPE tarafından markaların tescili esasında uyulacak kriterlerin tespiti için çıkarılan bir marka kılavuzunda harf ve sayı kombinasyonlarından oluşan marka başvurularının da tescil edilebileceği hususuna değinildiğini, mahkemece söz konusu ibarelerin ayırt edicilik kazanıp kazanmadığı hususunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların ayırt ediciliğinin bulunmadığı veya son derece zayıf olduğu, bunların akılda kalması ve marka kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit teknik ibareler olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacının ürünleri üzerinde kullandığı markanın esas unsurunun "RAKS" olduğu, bu nedenle söz konusu davacının kullandığı ibareler nedeniyle bir iltibas doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hakimin bilgi ve tecrübesi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan bilirkişi incelemesinin zorunlu olmadığı, davaya konu bu ibarelerin davacı dışında başka firmalar tarafından da aynı tür ürünler üzerinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ürünleri üzerinde kullandığı ibarelerin davalı adına kayıtlı markalara tecavüz oluşturmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü, 7 nci ve 154 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/946793400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz