Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7356 E. 2023/1669 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fason üretim sözleşmesi↗ bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ tescilsiz tasarım↗ denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/92 E., 2018/35 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2015/02457 nolu "vantilatör kafes göbeği" adlı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığını, söz konusu tasarımın müvekkili şirket tarafından tescil tarihinden çok önce kullanılmakta olduğunu ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkilinin tescilli tasarımını haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığını, bu hususta davacı şirkete ihtarname gönderildiğini işbu davanın da bu ihtarname sonrasında açıldığını, davalının bu tasarımla tanınmış olduğunu ve tasarımı kötü niyetle kullanımına engel olmak için tescil ettirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde başvuru tarihinde bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan incelemede; davacının dayandığı önceki tarihi taşıyan kataloglar, satışa ilişkin görseller ile tasarım görselinin karşılaştırılmasında birbirinin aynı olduğunun tespit edildiği, davacının yenilik bozucu olarak niteliği kanıtların iddiasını teyit ettiği, bu katalogda sergilenen ürünlerin satışlarının da yapıldığına ilişkin 2013 tarihli faturalar bulunduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek kapsam ve kalitede olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 2014/02457 nolu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Marka ve Patent Kurumu (TPMK) nezdinde birçok marka ve tasarımı tescil ettirmiş olduğunu, iddia edilenin aksine müvekkiline ait şirketin ısıtma ve soğutma cihazları, küçük ev aletleri ve plastik parçaların üretimini yapan oldukça büyük kapasiteli bir şirket olduğunu, üretimini yaptıkları ürünlerin "vals" markası ile yurt içi ve yurt dışında büyük bir ağ çerçevesinde satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin, tescil ettirerek büyük ekonomik yatırımlar yaptıkları marka ve tasarımlarının davacı şirket tarafından kullanılmış olduğunun tespit edildiği ve haksız - hukuka aykırı olarak kullanımın önlenmesi amacıyla davacı şirkete ihtarname gönderildiğini, yerel mahkemede görülmekte olan bu davanın da, gönderilen ihtarname sonrasında açıldığını, amaçlarının haksız ve hukuka aykırı kullanımın aksini iddia ederek, haklarında açılacak olan ceza ve tazminat içerikli hukuk davalarından kurtulmak olduğunu, davacı şirketin katıldığı fuarda vantilatör kafes göbeğinde müvekkili şirkete ait tescilli tasarımın birebir aynısını kullandığını, bu tecavüzün tespiti amacıyla İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/50 D. İş sayılı dosyada dava açtıklarını, Çin'den ithal edilen bu parçaların müvekkilinin ürünleri ile karıştırılması ihtimaliyle maddi manevi zarara uğrayacaklarını, dava sürecinde, davacı şirketin, mahkemeye iki adet katalog sunduğunu ve söz konusu tasarımın 1997 ve 2013 tarihlerinde kullanıldığını iddia ettiklerini, ancak 1997 yılına ait olan ve iddia edilen kullanımın iflas eden ... şirketler grubuna ait olduğunu, 2007 yılında ... şirketler grubuna ait şirketlerin iflası sonrasında, 2008 yılında kurulup 2012 yılında unvan değişikliği yaparak, ... Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan davacı şirketin bambaşka bir firma olduğunu ve iflas eden ... markasının tanınmışlığından faydalandığını, 2013 tarihli kataloğun ise, davacı şirketin müvekkil şirkete fason olarak üretim yaptırmış olduğu ürünleri içerir katalog olduğunu, davacının iddia ettiği üretim faaliyetlerinin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu şirketle yapılmış olan fason üretim sözleşmesi sonrasında başlamış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı tasarımının yeni olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı 2014/02457 nolu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olup olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 55, 56 ve 77 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1070 E. 2023/4288 K.
Ortak:taşıyan
İncelediğiniz kararda… nması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde başvuru tarihinde bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan incelemede; davacının dayandığı önceki tarihi «taşıyan» kataloglar, satışa ilişkin görseller ile tasarım görselinin karşılaştırılmasında birbirinin aynı olduğunun tespit edildiği, davacının yenilik bozucu olarak niteliğ …
Benzer bu kararda… k suretiyle markasallaştırdığı, dava konusu markalarda yer alan, SF 16, DF 16, SF 18 MC şeklindeki unsurların doğrudan doğruya tanımlayıcılık özelliği göstermediği, «ortalama tüketicinin» bu işaretleri markasal algılamasının olası olduğu, davalının ise tescilden önceki kullanımını fiili olarak göstermediği, davalının bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sunduğu 2011 fans, 2013 fans ibarelerini «taşıyan» ve ana markası VALS başlığıyla yayınladığı kataloglarında, davacı gibi vantilatörlerini sergilediğinin anlaşıldığı, ancak bu kataloglarından ''2011 fans'' katalogunun, davalının iddia ettiği gibi daha önceki tarihe ilişkin kullanım gösterdiği değerlendirilmesi yapılamadığı, nitekim aynı kataloğun kapağında ''2018 fans 5 year waranty'' (2018 vantilatörleri 5 yıl «garantili») logo ve ibarelerinin yer aldığı, bu ibarenin kataloğun ''2011 yılı fanları'' şeklindeki tarih bilgisi ile çelişkili olduğu, bu nedenle anılan kataloğun önceye dayalı bir kullanım kanıtı olarak marka sahibine hak sağlamayacağı, delil gösterme konusundaki yasal süreler bittikten sonra rapor üzerine gösterilen veya sunulan kanıtlar usulen dikkate alınmayacağı gibi markasal özellik dahi arz etmediği, davalının savunmasına ek mahiyetinde sunduğu katalogların tescil öncesi fiili kullanıma ilişkin «kesin deliller» olarak kabul edilemeyeceği, davacının daha önceki fiili kullanımlarının 11 inci sınıf kapsamında tescilsiz olsa da davacıya itibar sağladığı ve sonraki tesciller nedeniyle «iltibas» doğabileceğinin anlaşıldığı, bu nedenle tescil tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 42 inci maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı vermek gerektiği, hükümsüzlük kararlarının «ilana» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC, 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC, 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC ibare …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · kesin delil · garantörlük · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ilan · ibraz · iltibas
Benzer bu kararda… k suretiyle markasallaştırdığı, dava konusu markalarda yer alan, SF 16, DF 16, SF 18 MC şeklindeki unsurların doğrudan doğruya tanımlayıcılık özelliği göstermediği, «ortalama tüketicinin» bu işaretleri markasal algılamasının olası olduğu, davalının ise tescilden önceki kullanımını fiili olarak göstermediği, davalının bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sunduğu 2011 fans, 2013 fans ibarelerini «taşıyan» ve ana markası VALS başlığıyla yayınladığı kataloglarında, davacı gibi vantilatörlerini sergilediğinin anlaşıldığı, ancak bu kataloglarından ''2011 fans'' katalogunun, davalının iddia ettiği gibi daha önceki tarihe ilişkin kullanım gösterdiği değerlendirilmesi yapılamadığı, nitekim aynı kataloğun kapağında ''2018 fans 5 year waranty'' (2018 vantilatörleri 5 yıl «garantili») logo ve ibarelerinin yer aldığı, bu ibarenin kataloğun ''2011 yılı fanları'' şeklindeki tarih bilgisi ile çelişkili olduğu, bu nedenle anılan kataloğun önceye dayalı bir kullanım kanıtı olarak marka sahibine hak sağlamayacağı, delil gösterme konusundaki yasal süreler bittikten sonra rapor üzerine gösterilen veya sunulan kanıtlar usulen dikkate alınmayacağı gibi markasal özellik dahi arz etmediği, davalının savunmasına ek mahiyetinde sunduğu katalogların tescil öncesi fiili kullanıma ilişkin «kesin deliller» olarak kabul edilemeyeceği, davacının daha önceki fiili kullanımlarının 11 inci sınıf kapsamında tescilsiz olsa da davacıya itibar sağladığı ve sonraki tesciller nedeniyle «iltibas» doğabileceğinin anlaşıldığı, bu nedenle tescil tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 42 inci maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı vermek gerektiği, hükümsüzlük kararlarının «ilana» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC, 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC, 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC ibare …
… olduğunu, davalının tescil ettirdiği markaların davacı şirket tarafından uzun yıllardır tescilsiz olarak kullanılan “DF 16 MC”; “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerine «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik içerdiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı “VALS-DF 16 MC”, 2014/36078 sayılı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sayılı “VALS-SF 18 MC” markalarının hükümsüzlüğüne, kararın en yüksek tirajlı iki ulusal gazetede «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… yönde kaldırılıp düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesinin gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC ve 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC markalarının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, «ilan» isteminin reddine, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC markası bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/198 E. 2023/3908 K.
Ortak:iflas · yönetim kurulu kararı · ihtarname · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… r şirket olduğunu, üretimini yaptıkları ürünlerin "vals" markası ile yurt içi ve yurt dışında büyük bir ağ çerçevesinde satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu şirketin, tescil ettirerek büyük ekonomik yatırımlar yaptıkları marka ve tasarımlarının davacı şirket tarafından kullanılmış olduğunun tespit edildiği ve haksız - hukuka aykırı olarak kullanımın önlenmesi amacıyla davacı şirkete «ihtarname» gönderildiğini, yerel mahkemede görülmekte olan bu davanın da, gönderilen ihtarname sonrasında açıldığını, amaçlarının haksız ve hukuka aykırı kullanımın aksini iddia ederek, haklarında açılacak olan ceza ve tazminat içerikli hukuk davalarından kurtulmak olduğunu, davacı şirketin katıldığı fuarda vantilatör kafes göbeğinde müvekkili şirkete ait «tescilli tasarımın» birebir aynısını kullandığını, bu tecavüzün tespiti amacıyla İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/50 D.
Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan davacı şirketin bambaşka bir firma olduğunu ve «iflas» eden ... markasının tanınmışlığından faydalandığını, 2013 tarihli kataloğun ise, davacı şirketin müvekkil şirkete fason olarak üretim yaptırmış olduğu ürünleri içerir katalog olduğunu, davacının iddia ettiği üretim faaliyetlerinin müvekkilinin «yönetim kurulu» üyesi olduğu şirketle yapılmış olan «fason üretim sözleşmesi» sonrasında başlamış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2015/02457 nolu "vantilatör kafes göbeği" adlı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» unsuru taşımadığını, söz konusu tasarımın müvekkili şirket tarafından tescil tarihinden çok önce kullanılmakta olduğunu ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… adına birçok tasarım ve onlarca markanın tescilli olduğunu, dava öncesinde davacı şirkete müvekkili markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanması nedeniyle «ihtarname» gönderildiğini ve mahkemeden tespit istenildiğini, tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile markalara tecavüzün sabit hale geldiğini ancak mahkemede bu hususların gözönünde bulundurulmadığını ve yeniden bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın bir anda markalara tecavüz edilmediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinin katılmış oldukları bir fuarda, "vals-sf 16 mc" ve "vals-sf 18 mc" ibareli markaların davacı şirket tarafından, aynı tip ürünler (vantilatörler) üzerine basılmak suretiyle taklit edildiğine dair bir takım broşür ve kataloglara rastladıklarını, söz konusu fuarın tanıtımı amaçlı basılan "Lifetech Elektrikli Ev Aletleri Dergisi Mart Nisan 2017" sayısının ilgili sayfaları incelendiğinde, müvekkili şirkete ve müvekkiline ait tasarım ve markalara tecavüz oluşturan eylemlerin açık şekilde görüldüğünü, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun davanın açılmasından sonra verildiğini, yapılan yargılamada, bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece gözönünde bulundurulmadığını, yapılan yargılamada, sunulan deliller, dava öncesinde gönderilen ihtarname ve aynı mahkemeye sunulan tespit bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadığını, bir «bilirkişi incelemesi» dahi istenmediğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu vantilatörlerin yanına belirli ifadeler koyarak vantilatör tiplerini markalaştırdığını, tüketicilerin ürünleri bu markalarla tanınmış hale geldiğini, iş bu dava öncesi istenen tespit dosyasında hazırlanan raporun, bir endüstri mühendisi profesör tarafından hazırlandığını, "stand fan", "manuel kontrol " ibarelerinin vantilatörlere özgülenmiş bir ibare olmadığını, TPE tarafından markaların tescili esasında uyulacak kriterlerin tespiti için çıkarılan bir marka kılavuzunda harf ve sayı kombinasyonlarından oluşan marka başvurularının da tescil edilebileceği hususuna değinildiğini, mahkemece söz konusu ibarelerin «ayırt edicilik» kazanıp kazanmadığı hususunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkeme …
… için çeşitli plastik parçaların üretimini yapan ve bu ürünleri pazarlayan bir firma olduğunu, davalılardan ...'ın ise, fason imalat yapan davalı şirketin ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olup Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markanın kendi adına tescilini …
Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 04.05.2017 tarihli «ihtarnamede», RAKS vantilatör ürün grubunda kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalı ...’a ait “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markalarından kaynaklanan hakları ihlal ettiği iddia edilerek, RAKS vantilatör ürün grubunda “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin «ihtar» edildiğini, aslen markalar davalılardan ...’a ait olmakla beraber ihtara konu kullanımın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı şirket tarafından ihtar yapıldığından davada mecburen şirketin de davalı olarak gösterildiğini, "SF 16 MC” ve “SF 18 MC” nolu ibareler teknik ifadeler olup bu ibarelerin 20 yılı aşkın bir zamandır RAKS marka ürünlerde kullanıldığını, davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, RAKS grubunun bu ibareleri, davalının marka başvurusunu gerçekleştirdiği 2014 yılından önce de kullandığını, davalıların, sözleşmeli olarak 2011-2014 yılları arasında RAKS markası altında ürettikleri ürünlerde kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini kendi adlarına “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markaları ekinde «kötüniyetle» tescil ettirdiklerini, müvekkili şirketin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında ihlal olmadığını, markanın “VALS” şeklindeki esas unsurunun kullanılmadığını, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, RAKS markalı ürünlerde model kodu olarak kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, davalıların markasına karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalıların keşide ettiği ihtarnameye konu ürünleri piyasaya süren müvekkili şirketin işbu davanın açılması bakımından «hukuki menfaatinin» de olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin “DF 16 MC”, “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini RAKS marka ürün modellerinde kullanmasının davalılardan ... adına TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olan 2014/36078 sicil nolu “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sicil nolu “VALS-SF 18 MC” markalar üzerindeki «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · tespit davası · marka hakkına tecavüz · ihtar · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · kötüniyet · iltibas
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla keşide ettiği 04.05.2017 tarihli «ihtarnamede», RAKS vantilatör ürün grubunda kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalı ...’a ait “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markalarından kaynaklanan hakları ihlal ettiği iddia edilerek, RAKS vantilatör ürün grubunda “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin «ihtar» edildiğini, aslen markalar davalılardan ...’a ait olmakla beraber ihtara konu kullanımın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı şirket tarafından ihtar yapıldığından davada mecburen şirketin de davalı olarak gösterildiğini, "SF 16 MC” ve “SF 18 MC” nolu ibareler teknik ifadeler olup bu ibarelerin 20 yılı aşkın bir zamandır RAKS marka ürünlerde kullanıldığını, davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, RAKS grubunun bu ibareleri, davalının marka başvurusunu gerçekleştirdiği 2014 yılından önce de kullandığını, davalıların, sözleşmeli olarak 2011-2014 yılları arasında RAKS markası altında ürettikleri ürünlerde kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini kendi adlarına “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markaları ekinde «kötüniyetle» tescil ettirdiklerini, müvekkili şirketin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında ihlal olmadığını, markanın “VALS” şeklindeki esas unsurunun kullanılmadığını, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, RAKS markalı ürünlerde model kodu olarak kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, davalıların markasına karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalıların keşide ettiği ihtarnameye konu ürünleri piyasaya süren müvekkili şirketin işbu davanın açılması bakımından «hukuki menfaatinin» de olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin “DF 16 MC”, “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini RAKS marka ürün modellerinde kullanmasının davalılardan ... adına TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olan 2014/36078 sicil nolu “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sicil nolu “VALS-SF 18 MC” markalar üzerindeki «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi gereğince tüm sınai haklar için ortak olmak üzere tecavüz bulunmadığının «tespiti davası» açılabildiği, önceden bildirim yapılmasının dava şartı olarak düzenlenmediği, davacının kullandığı "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerinin davalı tarafa ait 2014/36078 numaralı "Vals- SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların kapsamına girmediğini iddia ettiği, malların «ortalama tüketicisinin» markaların esas unsuruna bakarak malları birbirinden ayırt edeceği, mal ve hizmetin niteliğine, ölçüsüne, cinsine ilişkin bilgi veren sözcükler ve işaretlerin koruma kapsamı dışında yer aldığı, davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada da tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf bulunduğu, bunların akılda kalması ve marka olarak kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit ebat, standart bilgisi olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacı markasında da esas unsur "RAKS" olduğundan söz konusu ek unsurlar nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, detaylı ve fiili bir alışverişte ürünün özellikler …
… h ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf olduğu, bunların akılda kalması ve marka kabul edilmesinin «ortalama tüketicinin» algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit teknik ibareler olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacının ürünleri üzerinde kullandığı markanın esas unsurunun "RAKS" olduğu, bu nedenle söz konusu davacının kullandığı ibareler nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hakimin bilgi ve tecrübesi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan «bilirkişi incelemesinin» zorunlu olmadığı, davaya konu bu ibarelerin davacı dışında başka firmalar tarafından da aynı tür ürünler üzerinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair v …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iş bu davaya konu üç adet markayı, haksız ve hukuka aykırı, tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak şekilde ve kötü niyetli olarak kullandığını, müvekkiline ait bu markaların kullanıldığı ürünlerin (vantilatörlerin), davalı şirketin ürettiği ürünler ile karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini ve kullandığı tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, 2011 yılında kurulan davacı şirketin ise bambaşka bir firma olup kötü niyetle iflas ed …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6621 E. 2010/6765 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2682 E. 2021/2306 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu kararda… göre, davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL tazminatın 15/07/1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 USD «cezai şartın» faiziyle davalı ...'den tahsiline, sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın davalı .. …
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14645 E. 2017/528 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 08.05.2000 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptaline», birleşen davada ise tasfiyeye ilişkin usulüne uygun olarak alınan 13.06.1997 tarihli kararın tescili isteminin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red işleminin iptaline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7356 E. , 2023/1669 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/322 Esas, 2021/469 Karar
DAVA TARİHİ 23.05.2017
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/92 E., 2018/35 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2015/02457 nolu "vantilatör kafes göbeği" adlı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığını, söz konusu tasarımın müvekkili şirket tarafından tescil tarihinden çok önce kullanılmakta olduğunu ileri sürerek tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkilinin tescilli tasarımını haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığını, bu hususta davacı şirkete ihtarname gönderildiğini işbu davanın da bu ihtarname sonrasında açıldığını, davalının bu tasarımla tanınmış olduğunu ve tasarımı kötü niyetle kullanımına engel olmak için tescil ettirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde başvuru tarihinde bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan incelemede; davacının dayandığı önceki tarihi taşıyan kataloglar, satışa ilişkin görseller ile tasarım görselinin karşılaştırılmasında birbirinin aynı olduğunun tespit edildiği, davacının yenilik bozucu olarak niteliği kanıtların iddiasını teyit ettiği, bu katalogda sergilenen ürünlerin satışlarının da yapıldığına ilişkin 2013 tarihli faturalar bulunduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek kapsam ve kalitede olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 2014/02457 nolu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Marka ve Patent Kurumu (TPMK) nezdinde birçok marka ve tasarımı tescil ettirmiş olduğunu, iddia edilenin aksine müvekkiline ait şirketin ısıtma ve soğutma cihazları, küçük ev aletleri ve plastik parçaların üretimini yapan oldukça büyük kapasiteli bir şirket olduğunu, üretimini yaptıkları ürünlerin "vals" markası ile yurt içi ve yurt dışında büyük bir ağ çerçevesinde satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin, tescil ettirerek büyük ekonomik yatırımlar yaptıkları marka ve tasarımlarının davacı şirket tarafından kullanılmış olduğunun tespit edildiği ve haksız - hukuka aykırı olarak kullanımın önlenmesi amacıyla davacı şirkete ihtarname gönderildiğini, yerel mahkemede görülmekte olan bu davanın da, gönderilen ihtarname sonrasında açıldığını, amaçlarının haksız ve hukuka aykırı kullanımın aksini iddia ederek, haklarında açılacak olan ceza ve tazminat içerikli hukuk davalarından kurtulmak olduğunu, davacı şirketin katıldığı fuarda vantilatör kafes göbeğinde müvekkili şirkete ait tescilli tasarımın birebir aynısını kullandığını, bu tecavüzün tespiti amacıyla İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2017/50 D.
İş sayılı dosyada dava açtıklarını, Çin'den ithal edilen bu parçaların müvekkilinin ürünleri ile karıştırılması ihtimaliyle maddi manevi zarara uğrayacaklarını, dava sürecinde, davacı şirketin, mahkemeye iki adet katalog sunduğunu ve söz konusu tasarımın 1997 ve 2013 tarihlerinde kullanıldığını iddia ettiklerini, ancak 1997 yılına ait olan ve iddia edilen kullanımın iflas eden ... şirketler grubuna ait olduğunu, 2007 yılında ... şirketler grubuna ait şirketlerin iflası sonrasında, 2008 yılında kurulup 2012 yılında unvan değişikliği yaparak, ... Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan davacı şirketin bambaşka bir firma olduğunu ve iflas eden ... markasının tanınmışlığından faydalandığını, 2013 tarihli kataloğun ise, davacı şirketin müvekkil şirkete fason olarak üretim yaptırmış olduğu ürünleri içerir katalog olduğunu, davacının iddia ettiği üretim faaliyetlerinin müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu şirketle yapılmış olan fason üretim sözleşmesi sonrasında başlamış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davalı tasarımının yeni olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına kayıtlı 2014/02457 nolu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz olup olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 55, 56 ve 77 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936166400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz