Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1422 E. 2023/4887 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ denetime elverişlilik↗ tüzel kişilik↗ esastan ret↗ fatura↗ iflas↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/27 E., 2018/221 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "RAKS" adıyla faaliyet gösterdiğini, daha sonra Raks Teknoloji Enerji A.Ş. adını aldığını, ısıtma ve soğutma cihazları konusunda tanınmış olduğunu, Adgager firmasının araştırmasına göre yüksek bilinirlik sahibi olduğunu, davalı ...'ın dava dışı Vals...A.Ş' yi kurduğunu, yönetim kurulunda yer aldığını ve bilahare bu şirketin paydaşlarından olduğunu, ancak davalının Vals' in diğer ortağı Nedim Aysan'ın oğlu olduğunu ve Nedim Aysan'ın davacı şirketin kurucu ortaklarından olup davalının kendi adına tescillediği markaların kapsamında kalan "DF 16 LILY, SF 16 LILY ve LILY" ibarelerinin daha önce davacı şirket tarafından markasal biçimde kullanıldığını, bu durumun davacı tarafından bilindiğini, bu ibarelerin Raks ana markası altındaki model adlı olarak ürünlerde kullanıldığını, buna ilişkin delilerinin, kanıtlarının, dosyada bulunduğunu, ürün faturaları, katalog, internet kayıtları, gazete haberleri, Migros 2015 katalogları, hepsiburada sitesinin satış fiyatları ve ilanlarının iddiayı kanıtladığını, bu ibareler için ilk kullanıcı ve ayırt edicilik sağlayanın müvekkili olduğunu, markaların kötü niyetle tescillendiğini ileri sürerek, SMK'nın 25/1, 5, 6, 6/3, 6/9 maddeleri uyarınca markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın hükümsüzlüğünün incelenebilmesi için öncelikle sicilde kayıtlı, geçerli bir marka tescili bulunması gerektiği, dava konusu markalardan "Lily" ibareli markanın dava tarihinden önce zaten müddet olduğunu, marka geçerli olmadığından bu marka yönünden davanın reddi gerektiği, sair markalar bakımından davacının önceki kullanımlarına dayandığını, davacı firmanın başvuru tarihinden önce 2014 yılında "DF16 Lily", "WF16 Lily" ibarelerini vantilatör ürünlerinde kullandığının tespit edildiği, tarih taşıyan ticari broşür ve el ilanlarında Raks firmasının üretim ve marka kullanımları belirlendiği, firmanın unvan değişikliği yaptığı unvanını bugünkü haline getirdiği, davacının dava konusu 3 marka üzerindeki önceye dayalı hakkının kanıtlandığı "Vals" ön ekinin eklenmesinin önceye dayalı hakkı ortadan kaldırmadığı, davalı tarafın bilahare sunduğu üretim uygunluk belgesinin markasal bir etki yaratmadığı, dolayısıyla tescillerden önceki dönem için hak sağlamadığı, belge de markanın olduğu gibi yer almadığı, katalogların baskı tarihlerine ilişkin belge bulunmadığı, kopya oldukları, dolayısıyla esas alınamayacakları gerekçesiyle 2014/36071 numaralı marka bakımından davanın reddine, 2015/19292, 2015/95430 ve 2015/102056 numaralı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinlerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin her ne kadar elektrik-elekronik sektörüne bir dönem öncülük yapmış "Raks" markasıyla tanındığını iddia etmişse de 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun iflas ettiğini, tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, söz konusu iflas kararı tarihinin 03.05.2007 olduğunu, Raks Şirketler Grubunda bulunan şirketlerin tüzel kişiliklerinin de sona erdiğini, davacı şirketin "Raks" firmasının iflasından sonra 2008 yılında kurulduğunu, 2012 yılında ünvan değişikliği yaparak Raks Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, davacı şirketin iflas eden "Raks" markasının tanınmışlığından faydalandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu delillere hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan önceye dayalı kullanımı gösterir afiş, broşör vb. delillerin tamamının iflas eden "Raks" şirketler grubuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça sunulan ve hükme esas teşkil eden marka lisans sözleşmesinde marka ibaresi bulunmadığını, dolayısıyla önceye dayalı kullanımı veya herhangi bir hakkı ispat etmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin önceye dayalı kullanımını gösteren delillerini mahkemeye ibraz ettiklerini, davacı şirketin, kendilerinin sundukları delillere haksız ve hukuki dayanağı bulunmaksızın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından sundukları delillerin yetersiz bulunduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının sunduğu lisans sözleşmesi ve buna dayalı fatura ile başkaca katalog ve üretim belgeleri uyarınca davaya konu markalar yönünden önceye dayalı kullanımının bulunduğu, davalının davaya cevap vermeyip delillerini sunmadığı, ancak bilirkişi raporunun tebliğinden sonra rapora itiraz ile deliller sunduğu fakat davacı yanca bu delillere süresinden sonra sunulduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, kaldı ki mahkemece davalı yanca sunulan delillerin ayrıca gerekçede değerlendirilerek hükme esas alınamayacaklarının tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markaların önceye dayalı hak iddiasına dayalı hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun' un geçici 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1070 E. 2023/4288 K.
Ortak:taşıyan · ilan · ibraz
İncelediğiniz kararda… kanıtlarının, dosyada bulunduğunu, ürün faturaları, katalog, internet kayıtları, gazete haberleri, Migros 2015 katalogları, hepsiburada sitesinin satış fiyatları ve «ilanlarının» iddiayı kanıtladığını, bu ibareler için ilk kullanıcı ve «ayırt edicilik» sağlayanın müvekkili olduğunu, markaların kötü niyetle tescillendiğini ileri sürerek, SMK'nın 25/1, 5, 6, 6/3, 6/9 maddeleri uyarınca markaların hükümsüzlüğüne kar …
… a dayandığını, davacı firmanın başvuru tarihinden önce 2014 yılında "DF16 Lily", "WF16 Lily" ibarelerini vantilatör ürünlerinde kullandığının tespit edildiği, tarih «taşıyan» ticari broşür ve el ilanlarında Raks firmasının üretim ve marka kullanımları belirlendiği, firmanın unvan değişikliği yaptığı unvanını bugünkü haline getirdiği, da …
… adar elektrik-elekronik sektörüne bir dönem öncülük yapmış "Raks" markasıyla tanındığını iddia etmişse de 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini, tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, söz konusu iflas kararı tarihinin 03.05.2007 olduğunu, Raks Şirketler Grubunda bulunan şirketlerin «tüzel kişiliklerinin» de sona erdiğini, davacı şirketin "Raks" firmasının iflasından sonra 2008 yılında kurulduğunu, 2012 yılında ünvan değişikliği yaparak Raks Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, davacı şirketin iflas eden "Raks" markasının tanınmışlığından faydalandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu delillere hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan önceye dayalı kullanımı gösterir afiş, broşör vb. delillerin tamamının iflas eden "Raks" şirketler grubuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça sunulan ve hükme esas teşkil eden marka lisans sözleşmesinde marka ibaresi bulunmadığını, dolayısıyla önceye dayalı kullanımı veya herhangi bir hakkı ispat etmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin önceye dayalı kullanımını gösteren delillerini mahkemeye «ibraz» ettiklerini, davacı şirketin, kendilerinin sundukları delillere haksız ve hukuki dayanağı bulunmaksızın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından sundukları delillerin yetersiz bulunduğunu, bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, «bilirkişi raporuna itirazlarının» değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… k suretiyle markasallaştırdığı, dava konusu markalarda yer alan, SF 16, DF 16, SF 18 MC şeklindeki unsurların doğrudan doğruya tanımlayıcılık özelliği göstermediği, «ortalama tüketicinin» bu işaretleri markasal algılamasının olası olduğu, davalının ise tescilden önceki kullanımını fiili olarak göstermediği, davalının bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sunduğu 2011 fans, 2013 fans ibarelerini «taşıyan» ve ana markası VALS başlığıyla yayınladığı kataloglarında, davacı gibi vantilatörlerini sergilediğinin anlaşıldığı, ancak bu kataloglarından ''2011 fans'' katalogunun, davalının iddia ettiği gibi daha önceki tarihe ilişkin kullanım gösterdiği değerlendirilmesi yapılamadığı, nitekim aynı kataloğun kapağında ''2018 fans 5 year waranty'' (2018 vantilatörleri 5 yıl «garantili») logo ve ibarelerinin yer aldığı, bu ibarenin kataloğun ''2011 yılı fanları'' şeklindeki tarih bilgisi ile çelişkili olduğu, bu nedenle anılan kataloğun önceye dayalı bir kullanım kanıtı olarak marka sahibine hak sağlamayacağı, delil gösterme konusundaki yasal süreler bittikten sonra rapor üzerine gösterilen veya sunulan kanıtlar usulen dikkate alınmayacağı gibi markasal özellik dahi arz etmediği, davalının savunmasına ek mahiyetinde sunduğu katalogların tescil öncesi fiili kullanıma ilişkin «kesin deliller» olarak kabul edilemeyeceği, davacının daha önceki fiili kullanımlarının 11 inci sınıf kapsamında tescilsiz olsa da davacıya itibar sağladığı ve sonraki tesciller nedeniyle «iltibas» doğabileceğinin anlaşıldığı, bu nedenle tescil tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 42 inci maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı vermek gerektiği, hükümsüzlük kararlarının «ilana» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC, 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC, 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC ibare …
… olduğunu, davalının tescil ettirdiği markaların davacı şirket tarafından uzun yıllardır tescilsiz olarak kullanılan “DF 16 MC”; “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerine «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik içerdiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı “VALS-DF 16 MC”, 2014/36078 sayılı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sayılı “VALS-SF 18 MC” markalarının hükümsüzlüğüne, kararın en yüksek tirajlı iki ulusal gazetede «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ın davalının marka başvurusundan önceye dair 2013 yılına ilişkin birtakım faturalar sunmuş olduğu, yine 2013 yılına ilişkin kendi ürün kataloğunun da aslını dosyaya «ibraz» ettiği, söz konusu belgelerin incelenmesinde kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu VALS-SF16MC ve VALS-SF18MC ibareli iki markaya ilişkin davac …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · kesin delil · garantörlük · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · iltibas · kesin hüküm
Benzer bu kararda… k suretiyle markasallaştırdığı, dava konusu markalarda yer alan, SF 16, DF 16, SF 18 MC şeklindeki unsurların doğrudan doğruya tanımlayıcılık özelliği göstermediği, «ortalama tüketicinin» bu işaretleri markasal algılamasının olası olduğu, davalının ise tescilden önceki kullanımını fiili olarak göstermediği, davalının bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sunduğu 2011 fans, 2013 fans ibarelerini «taşıyan» ve ana markası VALS başlığıyla yayınladığı kataloglarında, davacı gibi vantilatörlerini sergilediğinin anlaşıldığı, ancak bu kataloglarından ''2011 fans'' katalogunun, davalının iddia ettiği gibi daha önceki tarihe ilişkin kullanım gösterdiği değerlendirilmesi yapılamadığı, nitekim aynı kataloğun kapağında ''2018 fans 5 year waranty'' (2018 vantilatörleri 5 yıl «garantili») logo ve ibarelerinin yer aldığı, bu ibarenin kataloğun ''2011 yılı fanları'' şeklindeki tarih bilgisi ile çelişkili olduğu, bu nedenle anılan kataloğun önceye dayalı bir kullanım kanıtı olarak marka sahibine hak sağlamayacağı, delil gösterme konusundaki yasal süreler bittikten sonra rapor üzerine gösterilen veya sunulan kanıtlar usulen dikkate alınmayacağı gibi markasal özellik dahi arz etmediği, davalının savunmasına ek mahiyetinde sunduğu katalogların tescil öncesi fiili kullanıma ilişkin «kesin deliller» olarak kabul edilemeyeceği, davacının daha önceki fiili kullanımlarının 11 inci sınıf kapsamında tescilsiz olsa da davacıya itibar sağladığı ve sonraki tesciller nedeniyle «iltibas» doğabileceğinin anlaşıldığı, bu nedenle tescil tarihinde yürürlükte olan 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 42 inci maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı vermek gerektiği, hükümsüzlük kararlarının «ilana» tabi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı VALS-DF16MC, 2014/36078 sayılı VALS-SF16MC, 2014/36069 sayılı VALS-SF18MC ibare …
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… olduğunu, davalının tescil ettirdiği markaların davacı şirket tarafından uzun yıllardır tescilsiz olarak kullanılan “DF 16 MC”; “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerine «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik içerdiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2014/36076 sayılı “VALS-DF 16 MC”, 2014/36078 sayılı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sayılı “VALS-SF 18 MC” markalarının hükümsüzlüğüne, kararın en yüksek tirajlı iki ulusal gazetede «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ın tanınırlığını davalının sağladığını, kullanımının çok daha önceye dayandığını, Mahkemeye sunulan davalı kataloglarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun «eksik araştırmaya» dayandığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/198 E. 2023/3908 K.
Ortak:iflas · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… kanıtlarının, dosyada bulunduğunu, ürün faturaları, katalog, internet kayıtları, gazete haberleri, Migros 2015 katalogları, hepsiburada sitesinin satış fiyatları ve «ilanlarının» iddiayı kanıtladığını, bu ibareler için ilk kullanıcı ve «ayırt edicilik» sağlayanın müvekkili olduğunu, markaların kötü niyetle tescillendiğini ileri sürerek, SMK'nın 25/1, 5, 6, 6/3, 6/9 maddeleri uyarınca markaların hükümsüzlüğüne kar …
… adar elektrik-elekronik sektörüne bir dönem öncülük yapmış "Raks" markasıyla tanındığını iddia etmişse de 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini, tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, söz konusu iflas kararı tarihinin 03.05.2007 olduğunu, Raks Şirketler Grubunda bulunan şirketlerin «tüzel kişiliklerinin» de sona erdiğini, davacı şirketin "Raks" firmasının iflasından sonra 2008 yılında kurulduğunu, 2012 yılında ünvan değişikliği yaparak Raks Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, davacı şirketin iflas eden "Raks" markasının tanınmışlığından faydalandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu delillere hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan önceye dayalı kullanımı gösterir afiş, broşör vb. delillerin tamamının iflas eden "Raks" şirketler grubuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça sunulan ve hükme esas teşkil eden marka lisans sözleşmesinde marka ibaresi bulunmadığını, dolayısıyla önceye dayalı kullanımı veya herhangi bir hakkı ispat etmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin önceye dayalı kullanımını gösteren delillerini mahkemeye «ibraz» ettiklerini, davacı şirketin, kendilerinin sundukları delillere haksız ve hukuki dayanağı bulunmaksızın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından sundukları delillerin yetersiz bulunduğunu, bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu, «bilirkişi raporuna itirazlarının» değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iş bu davaya konu üç adet markayı, haksız ve hukuka aykırı, tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak şekilde ve kötü niyetli olarak kullandığını, müvekkiline ait bu markaların kullanıldığı ürünlerin (vantilatörlerin), davalı şirketin ürettiği ürünler ile karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun «iflas» ettiğini ve kullandığı tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, 2011 yılında kurulan davacı şirketin ise bambaşka bir firma olup kötü niyetle iflas ed …
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi gereğince tüm sınai haklar için ortak olmak üzere tecavüz bulunmadığının «tespiti davası» açılabildiği, önceden bildirim yapılmasının dava şartı olarak düzenlenmediği, davacının kullandığı "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerinin davalı tarafa ait 2014/36078 numaralı "Vals- SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların kapsamına girmediğini iddia ettiği, malların «ortalama tüketicisinin» markaların esas unsuruna bakarak malları birbirinden ayırt edeceği, mal ve hizmetin niteliğine, ölçüsüne, cinsine ilişkin bilgi veren sözcükler ve işaretlerin koruma kapsamı dışında yer aldığı, davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada da tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf bulunduğu, bunların akılda kalması ve marka olarak kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit ebat, standart bilgisi olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacı markasında da esas unsur "RAKS" olduğundan söz konusu ek unsurlar nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, detaylı ve fiili bir alışverişte ürünün özellikler …
… adına birçok tasarım ve onlarca markanın tescilli olduğunu, dava öncesinde davacı şirkete müvekkili markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanması nedeniyle «ihtarname» gönderildiğini ve mahkemeden tespit istenildiğini, tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile markalara tecavüzün sabit hale geldiğini ancak mahkemede bu hususların gözönünde bulundurulmadığını ve yeniden bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın bir anda markalara tecavüz edilmediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinin katılmış oldukları bir fuarda, "vals-sf 16 mc" ve "vals-sf 18 mc" ibareli markaların davacı şirket tarafından, aynı tip ürünler (vantilatörler) üzerine basılmak suretiyle taklit edildiğine dair bir takım broşür ve kataloglara rastladıklarını, söz konusu fuarın tanıtımı amaçlı basılan "Lifetech Elektrikli Ev Aletleri Dergisi Mart Nisan 2017" sayısının ilgili sayfaları incelendiğinde, müvekkili şirkete ve müvekkiline ait tasarım ve markalara tecavüz oluşturan eylemlerin açık şekilde görüldüğünü, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun davanın açılmasından sonra verildiğini, yapılan yargılamada, bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece gözönünde bulundurulmadığını, yapılan yargılamada, sunulan deliller, dava öncesinde gönderilen ihtarname ve aynı mahkemeye sunulan tespit bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadığını, bir «bilirkişi incelemesi» dahi istenmediğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu vantilatörlerin yanına belirli ifadeler koyarak vantilatör tiplerini markalaştırdığını, tüketicilerin ürünleri bu markalarla tanınmış hale geldiğini, iş bu dava öncesi istenen tespit dosyasında hazırlanan raporun, bir endüstri mühendisi profesör tarafından hazırlandığını, "stand fan", "manuel kontrol " ibarelerinin vantilatörlere özgülenmiş bir ibare olmadığını, TPE tarafından markaların tescili esasında uyulacak kriterlerin tespiti için çıkarılan bir marka kılavuzunda harf ve sayı kombinasyonlarından oluşan marka başvurularının da tescil edilebileceği hususuna değinildiğini, mahkemece söz konusu ibarelerin «ayırt edicilik» kazanıp kazanmadığı hususunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkeme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · tespit davası · marka hakkına tecavüz · ihtar · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · yönetim kurulu kararı · ihtarname
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla keşide ettiği 04.05.2017 tarihli «ihtarnamede», RAKS vantilatör ürün grubunda kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalı ...’a ait “2014/36078” numaralı “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 numaralı “VALS-SF 18 MC” markalarından kaynaklanan hakları ihlal ettiği iddia edilerek, RAKS vantilatör ürün grubunda “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin kullanılmaması aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin «ihtar» edildiğini, aslen markalar davalılardan ...’a ait olmakla beraber ihtara konu kullanımın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı şirket tarafından ihtar yapıldığından davada mecburen şirketin de davalı olarak gösterildiğini, "SF 16 MC” ve “SF 18 MC” nolu ibareler teknik ifadeler olup bu ibarelerin 20 yılı aşkın bir zamandır RAKS marka ürünlerde kullanıldığını, davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, RAKS grubunun bu ibareleri, davalının marka başvurusunu gerçekleştirdiği 2014 yılından önce de kullandığını, davalıların, sözleşmeli olarak 2011-2014 yılları arasında RAKS markası altında ürettikleri ürünlerde kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini kendi adlarına “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markaları ekinde «kötüniyetle» tescil ettirdiklerini, müvekkili şirketin kullanımının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) kapsamında ihlal olmadığını, markanın “VALS” şeklindeki esas unsurunun kullanılmadığını, markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, RAKS markalı ürünlerde model kodu olarak kullanılan “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerinin davalılara ait “VALS-SF 16 MC” ve “VALS-SF 18 MC” markalardan kaynaklanan hakları ihlal etmesinin mümkün olmadığını, davalıların markasına karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalıların keşide ettiği ihtarnameye konu ürünleri piyasaya süren müvekkili şirketin işbu davanın açılması bakımından «hukuki menfaatinin» de olduğunu ileri sürerek müvekkil şirketin “DF 16 MC”, “SF 16 MC” ve “SF 18 MC” ibarelerini RAKS marka ürün modellerinde kullanmasının davalılardan ... adına TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olan 2014/36078 sicil nolu “VALS-SF 16 MC” ve 2014/36069 sicil nolu “VALS-SF 18 MC” markalar üzerindeki «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi gereğince tüm sınai haklar için ortak olmak üzere tecavüz bulunmadığının «tespiti davası» açılabildiği, önceden bildirim yapılmasının dava şartı olarak düzenlenmediği, davacının kullandığı "DF 16 MC", "SF 16 MC", "SF 18 MC" ibarelerinin davalı tarafa ait 2014/36078 numaralı "Vals- SF 16 MC", 2014/36069 numaralı "Vals SF 18 MC" markaların kapsamına girmediğini iddia ettiği, malların «ortalama tüketicisinin» markaların esas unsuruna bakarak malları birbirinden ayırt edeceği, mal ve hizmetin niteliğine, ölçüsüne, cinsine ilişkin bilgi veren sözcükler ve işaretlerin koruma kapsamı dışında yer aldığı, davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada da tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf bulunduğu, bunların akılda kalması ve marka olarak kabul edilmesinin ortalama tüketicinin algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit ebat, standart bilgisi olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacı markasında da esas unsur "RAKS" olduğundan söz konusu ek unsurlar nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, detaylı ve fiili bir alışverişte ürünün özellikler …
… adına birçok tasarım ve onlarca markanın tescilli olduğunu, dava öncesinde davacı şirkete müvekkili markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanması nedeniyle «ihtarname» gönderildiğini ve mahkemeden tespit istenildiğini, tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu ile markalara tecavüzün sabit hale geldiğini ancak mahkemede bu hususların gözönünde bulundurulmadığını ve yeniden bir bilirkişi raporu dahi alınmaksızın bir anda markalara tecavüz edilmediği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkillerinin katılmış oldukları bir fuarda, "vals-sf 16 mc" ve "vals-sf 18 mc" ibareli markaların davacı şirket tarafından, aynı tip ürünler (vantilatörler) üzerine basılmak suretiyle taklit edildiğine dair bir takım broşür ve kataloglara rastladıklarını, söz konusu fuarın tanıtımı amaçlı basılan "Lifetech Elektrikli Ev Aletleri Dergisi Mart Nisan 2017" sayısının ilgili sayfaları incelendiğinde, müvekkili şirkete ve müvekkiline ait tasarım ve markalara tecavüz oluşturan eylemlerin açık şekilde görüldüğünü, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun davanın açılmasından sonra verildiğini, yapılan yargılamada, bilirkişi raporu alınması talebinin mahkemece gözönünde bulundurulmadığını, yapılan yargılamada, sunulan deliller, dava öncesinde gönderilen ihtarname ve aynı mahkemeye sunulan tespit bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadığını, bir «bilirkişi incelemesi» dahi istenmediğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu vantilatörlerin yanına belirli ifadeler koyarak vantilatör tiplerini markalaştırdığını, tüketicilerin ürünleri bu markalarla tanınmış hale geldiğini, iş bu dava öncesi istenen tespit dosyasında hazırlanan raporun, bir endüstri mühendisi profesör tarafından hazırlandığını, "stand fan", "manuel kontrol " ibarelerinin vantilatörlere özgülenmiş bir ibare olmadığını, TPE tarafından markaların tescili esasında uyulacak kriterlerin tespiti için çıkarılan bir marka kılavuzunda harf ve sayı kombinasyonlarından oluşan marka başvurularının da tescil edilebileceği hususuna değinildiğini, mahkemece söz konusu ibarelerin «ayırt edicilik» kazanıp kazanmadığı hususunun dikkate alınmadığını, herhangi bir delil toplanmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkeme …
… h ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markalarda ve davacı tarafın kullandığı her iki markada tekrar edilen harf ve rakam şeklindeki kısaltmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı veya «son» derece zayıf olduğu, bunların akılda kalması ve marka kabul edilmesinin «ortalama tüketicinin» algı yeteneği ve alışkanlıkları karşısında mümkün olmadığı, anılan kısaltmaların vantilatörlerde bir çeşit teknik ibareler olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "VALS" olduğu, davacının ürünleri üzerinde kullandığı markanın esas unsurunun "RAKS" olduğu, bu nedenle söz konusu davacının kullandığı ibareler nedeniyle bir «iltibas» doğmayacağı, ortalama tüketicinin ürünü araştırır veya talep ederken "RAKS" veya "VALS" ibarelerini zikredeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hakimin bilgi ve tecrübesi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan «bilirkişi incelemesinin» zorunlu olmadığı, davaya konu bu ibarelerin davacı dışında başka firmalar tarafından da aynı tür ürünler üzerinde kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair v …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2626 E. 2010/4236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaŞti. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davalılar ... ve As Müzik Ltd.
Şti. yönünden onanmış, diğer davalı Raks Müzik A.Ş. (Tek Müzik A.Ş.) bakımından da İİK' nun «194».maddesi uyarınca bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1422 E. , 2023/4887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/841 Esas, 2021/1411 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/27 E., 2018/221 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "RAKS" adıyla faaliyet gösterdiğini, daha sonra Raks Teknoloji Enerji A.Ş. adını aldığını, ısıtma ve soğutma cihazları konusunda tanınmış olduğunu, Adgager firmasının araştırmasına göre yüksek bilinirlik sahibi olduğunu, davalı ...'ın dava dışı Vals...A.Ş' yi kurduğunu, yönetim kurulunda yer aldığını ve bilahare bu şirketin paydaşlarından olduğunu, ancak davalının Vals' in diğer ortağı Nedim Aysan'ın oğlu olduğunu ve Nedim Aysan'ın davacı şirketin kurucu ortaklarından olup davalının kendi adına tescillediği markaların kapsamında kalan "DF 16 LILY, SF 16 LILY ve LILY" ibarelerinin daha önce davacı şirket tarafından markasal biçimde kullanıldığını, bu durumun davacı tarafından bilindiğini, bu ibarelerin Raks ana markası altındaki model adlı olarak ürünlerde kullanıldığını, buna ilişkin delilerinin, kanıtlarının, dosyada bulunduğunu, ürün faturaları, katalog, internet kayıtları, gazete haberleri, Migros 2015 katalogları, hepsiburada sitesinin satış fiyatları ve ilanlarının iddiayı kanıtladığını, bu ibareler için ilk kullanıcı ve ayırt edicilik sağlayanın müvekkili olduğunu, markaların kötü niyetle tescillendiğini ileri sürerek, SMK'nın 25/1, 5, 6, 6/3, 6/9 maddeleri uyarınca markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın hükümsüzlüğünün incelenebilmesi için öncelikle sicilde kayıtlı, geçerli bir marka tescili bulunması gerektiği, dava konusu markalardan "Lily" ibareli markanın dava tarihinden önce zaten müddet olduğunu, marka geçerli olmadığından bu marka yönünden davanın reddi gerektiği, sair markalar bakımından davacının önceki kullanımlarına dayandığını, davacı firmanın başvuru tarihinden önce 2014 yılında "DF16 Lily", "WF16 Lily" ibarelerini vantilatör ürünlerinde kullandığının tespit edildiği, tarih taşıyan ticari broşür ve el ilanlarında Raks firmasının üretim ve marka kullanımları belirlendiği, firmanın unvan değişikliği yaptığı unvanını bugünkü haline getirdiği, davacının dava konusu 3 marka üzerindeki önceye dayalı hakkının kanıtlandığı "Vals" ön ekinin eklenmesinin önceye dayalı hakkı ortadan kaldırmadığı, davalı tarafın bilahare sunduğu üretim uygunluk belgesinin markasal bir etki yaratmadığı, dolayısıyla tescillerden önceki dönem için hak sağlamadığı, belge de markanın olduğu gibi yer almadığı, katalogların baskı tarihlerine ilişkin belge bulunmadığı, kopya oldukları, dolayısıyla esas alınamayacakları gerekçesiyle 2014/36071 numaralı marka bakımından davanın reddine, 2015/19292, 2015/95430 ve 2015/102056 numaralı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinlerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin her ne kadar elektrik-elekronik sektörüne bir dönem öncülük yapmış "Raks" markasıyla tanındığını iddia etmişse de 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun iflas ettiğini, tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, söz konusu iflas kararı tarihinin 03.05.2007 olduğunu, Raks Şirketler Grubunda bulunan şirketlerin tüzel kişiliklerinin de sona erdiğini, davacı şirketin "Raks" firmasının iflasından sonra 2008 yılında kurulduğunu, 2012 yılında ünvan değişikliği yaparak Raks Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, davacı şirketin iflas eden "Raks" markasının tanınmışlığından faydalandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu delillere hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan önceye dayalı kullanımı gösterir afiş, broşör vb.
delillerin tamamının iflas eden "Raks" şirketler grubuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça sunulan ve hükme esas teşkil eden marka lisans sözleşmesinde marka ibaresi bulunmadığını, dolayısıyla önceye dayalı kullanımı veya herhangi bir hakkı ispat etmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin önceye dayalı kullanımını gösteren delillerini mahkemeye ibraz ettiklerini, davacı şirketin, kendilerinin sundukları delillere haksız ve hukuki dayanağı bulunmaksızın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından sundukları delillerin yetersiz bulunduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının sunduğu lisans sözleşmesi ve buna dayalı fatura ile başkaca katalog ve üretim belgeleri uyarınca davaya konu markalar yönünden önceye dayalı kullanımının bulunduğu, davalının davaya cevap vermeyip delillerini sunmadığı, ancak bilirkişi raporunun tebliğinden sonra rapora itiraz ile deliller sunduğu fakat davacı yanca bu delillere süresinden sonra sunulduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, kaldı ki mahkemece davalı yanca sunulan delillerin ayrıca gerekçede değerlendirilerek hükme esas alınamayacaklarının tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markaların önceye dayalı hak iddiasına dayalı hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun' un geçici 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/958354400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz