Haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4743 E. 2023/4005 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ kötüleme↗ kişilik hakları↗ hakkın kötüye kullanılması↗ tescilsiz tasarım↗ direnme kararı↗ şikayet↗ hakkaniyet↗ derdestlik↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ ihtarname↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 22.01.2014 tarih, 2012/74 E. ve 2014/5 K. sayılı kararıyla; tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar şikayet hakkının kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği, davalı tarafından Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davasının hâlen derdest olduğu, dava konusu ihtarnamelere dayanak yapılan tecavüz eylemine ilişkin ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin de tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, bu nedenle davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hâle gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötü niyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereğince davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, olay nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, ayrıca davacının maddi tazminat talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.05.2015 tarih 2014/9772 E., ve 2015/6365 K. sayılı ilamı ile“…1- Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Oysa Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanımından söz edilemez. Ancak, tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü yolundaki kararlar ile sicilden terkinleri sağlandıktan sonra korumaları kalkacak ve bu tarihten itibaren kullanımlarının haksız olduğu ileri sürülebilecektir. Tescilli endüstriyel tasarım sahibi, bu tescil hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabilir. Somut uyuşmazlıkta da davalı, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine ihtarname göndermiş, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze son vermelerini, aksi hâlde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle şikâyet hakkını kullanmıştır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan hususlar nazara alınmadan, davacının müşterilerine gönderilen ve içeriği itibariyle haksız rekabet unsuru içermeyen ihtarnamelere dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 12.11.2015 tarih, 2015/751 E. ve 2015/844 K. sayılı kararıyla; davalı tarafından İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi) açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davası derdest iken dava konusu ihtarnamelerin davacının müşterilerine gönderilmesinin yasal hakkı kullanma erkini ziyadesiyle aştığı, ihtarnamelerde davacıyı incitici ve kötüleyici amaç taşıyan beyanların yer aldığı, bu beyanların samimi olarak yasal hakları kullanma kapsamında kabul edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinde yer alan hususların davacıyı kötüleme boyutunda olmadığı, ihtarname gönderilen şirketlerin taraflar arasındaki çekişmeyi bildiği ya da bilmeleri gerektiği dikkate alındığında dava konusu ihtarnamelerin uyarı niteliğinde olduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacıyı kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, davalının tescilli tasarımına dayanarak uyarı ve şikâyet hakkını kullandığı, bu nedenle dava konusu ihtarnamelerin haksız rekabet oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile direnme kararı bozulmuştur.
F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta da davalının, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine ihtarname gönderdiği, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze son vermelerini, aksi halde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle şikayet hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/131 E., 2014/51 K. sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkilinin herhangi bir şekilde davalının tasarım hakkına tecavüz etmediği ve davalının ihtarnameleri çekmesinde hiçbir hukuki haklılığın bulunmadığı hususu sübuta erdiğini, buna rağmen halen müvekkilin müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin ''şikayet hakkı'' kapsamında kaldığının kabul edilmesi ve davalının davası kabul edilse idi davalının ihtarname göndermesinde haklı olacağı gibi zorlama yorumlar ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi usul ve yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının, savunma erkini fazlasıyla aştığı ortadayken müvekkilinin haklı davasının reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı düzenli olarak kendi tasarımlarının davacı tarafından kopyalanarak kullanıldığını, davacının tasarım hakkına tecavüz fiilini işlediğini iddia ettiğini, bunun delili olarak da davalı tarafından sürekli olarak çeşitli basılı veya dijital görseller gösterildiğini, ancak bu fotoğrafların müvekkilinin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) kapsamında tasarım hakkında tecavüz fiilini ispatlayamayacağını, tasarım hakkına tecavüze ilişkin bir mahkeme kararı olmamasına karşın müvekkili şirketin müşterilerine yollanan haksız ve hukuka aykırı ihtarnameler ile hedef olarak gösterilen müvekkili şirketin, davalı şirketin ürünlerini üreterek satışını yapıyormuş gibi gösterilmesinin haksız rekabet eylemi oluşturacağını, ispatlanamamış iddiaların şikayet hakkı ve açıklamalar kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karşı oy gerekçelerinde yapılan açıklamalar davanın başından beri davacının ve kararında direnen Mahkemenin gerekçelerini oluşturduğunu, dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda davalının davacı müşterilerine gönderdiği ihtarnamenin 6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi bakımından haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiğini, her ne kadar dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü davası reddedilmiş ve tasarım hükümsüz kılınana kadar koruma ve şikâyet yetkisi verir ise de, bu yetkinin sınırının aşıldığını, ihtar tarihindeki durum itibariyle dahi incitici ve kötüleyici gereksiz beyan niteliğinde haksız rekabet fiili oluştuğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamede yer alan beyanların tescilli tasarıma dayanan yasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davalı eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3114 E. 2020/475 K.
Ortak:kötüleme · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece 22.01.2014 tarih, 2012/74 E. ve 2014/5 K. sayılı kararıyla; tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafından Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davasının hâlen «derdest» olduğu, dava konusu «ihtarnamelere» dayanak yapılan tecavüz eylemine ilişkin ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin de tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, bu nedenle davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hâle gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötü niyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereğince davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği, ayrıca davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat ta …
… Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen «ihtarnamelerin» içeriğinde yer alan hususların davacıyı «kötüleme» boyutunda olmadığı, ihtarname gönderilen şirketlerin taraflar arasındaki çekişmeyi bildiği ya da bilmeleri gerektiği dikkate alındığında dava konusu ihtarnamelerin uyarı niteliğinde olduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacıyı kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, davalının «tescilli tasarımına» dayanarak uyarı ve şikâyet hakkını kullandığı, bu nedenle dava konusu ihtarnamelerin «haksız rekabet» oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
… Mahkemesi’nin 2009/131 E., 2014/51 K. sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkilinin herhangi bir şekilde davalının tasarım hakkına tecavüz etmediği ve davalının «ihtarnameleri» çekmesinde hiçbir hukuki haklılığın bulunmadığı hususu sübuta erdiğini, buna rağmen halen müvekkilin müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin ''«şikayet» hakkı'' kapsamında kaldığının kabul edilmesi ve davalının davası kabul edilse idi davalının ihtarname göndermesinde haklı olacağı gibi zorlama yorumlar ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi usul ve yasalara ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, davalının, savunma erkini fazlasıyla aştığı ortadayken müvekkilinin haklı davasının reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı düzenli olarak kendi tasarımlarının davacı tarafından kopyalanarak kullanıldığını, davacının tasarım hakkına tecavüz fiilini işlediğini iddia ettiğini, bunun delili olarak da davalı tarafından sürekli olarak çeşitli basılı veya dijital görseller gösterildiğini, ancak bu fotoğrafların müvekkilinin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) kapsamında tasarım hakkında tecavüz fiilini ispatlayamayacağını, tasarım hakkına tecavüze ilişkin bir mahkeme kararı olmamasına karşın müvekkili şirketin müşterilerine yollanan haksız ve hukuka aykırı ihtarnameler ile hedef olarak gösterilen müvekkili şirketin, davalı şirketin ürünlerini üreterek satışını yapıyormuş gibi gösterilmesinin «haksız rekabet» eylemi oluşturacağını, ispatlanamamış iddiaların şikayet hakkı ve açıklamalar kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karşı oy gerekçelerinde yapılan açıklamalar davanın başından beri davacının ve kararında direnen Mahkemenin gerekçelerini oluşturduğunu, dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda davalının davacı müşterilerine gönderdiği ihtarnamenin 6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi bakımından haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiğini, her ne kadar dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü davası reddedilmiş ve tasarım hükümsüz kılınana kadar koruma ve şikâyet yetkisi verir ise de, bu «yetkinin» sınırının aşıldığını, «ihtar» tarihindeki durum itibariyle dahi incitici ve «kötüleyici» gereksiz beyan niteliğinde haksız rekabet fiili oluştuğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · üçüncü kişi · ilan
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9772 E. 2015/6365 K.
Ortak:kişilik hakları · hakkın kötüye kullanılması · tescilsiz tasarım · şikayet · derdestlik · ihtarname · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece 22.01.2014 tarih, 2012/74 E. ve 2014/5 K. sayılı kararıyla; tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafından Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davasının hâlen «derdest» olduğu, dava konusu «ihtarnamelere» dayanak yapılan tecavüz eylemine ilişkin ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin de tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, bu nedenle davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hâle gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötü niyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereğince davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği, ayrıca davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat ta …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen «ihtarnamede» yer alan beyanların «tescilli tasarıma» dayanan yasal «şikayet» hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
… Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen «ihtarnamelerin» içeriğinde yer alan hususların davacıyı «kötüleme» boyutunda olmadığı, ihtarname gönderilen şirketlerin taraflar arasındaki çekişmeyi bildiği ya da bilmeleri gerektiği dikkate alındığında dava konusu ihtarnamelerin uyarı niteliğinde olduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacıyı kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, davalının «tescilli tasarımına» dayanarak uyarı ve şikâyet hakkını kullandığı, bu nedenle dava konusu ihtarnamelerin «haksız rekabet» oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafın ...Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde açmış olduğu tasarıma tecavüzün tespiti davasının halen «derdest» olduğu, tecavüze dayanak yapılan ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hale gelmediği, davalının gönderdiği «ihtarnamelerde» açıkça isim kullanılarak davacının «kötüniyetli» olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı TTK'nın 57/1-2 maddeleri uyarınca eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar veri …
Somut uyuşmazlıkta da davalı, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine «ihtarname» göndermiş, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze «son» vermelerini, aksi halde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle «şikayet» hakkını kullanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan hususlar nazara alınmadan, davacının müşterilerine gönderilen ve içeriği itibariyle «haksız rekabet» unsuru içermeyen «ihtarnamelere» dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozuması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafın ...Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde açmış olduğu tasarıma tecavüzün tespiti davasının halen «derdest» olduğu, tecavüze dayanak yapılan ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hale gelmediği, davalının gönderdiği «ihtarnamelerde» açıkça isim kullanılarak davacının «kötüniyetli» olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı TTK'nın 57/1-2 maddeleri uyarınca eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar veri …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11710 E. 2016/9667 K.
Ortak:kötüleme · hakkın kötüye kullanılması · şikayet · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece 22.01.2014 tarih, 2012/74 E. ve 2014/5 K. sayılı kararıyla; tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafından Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davasının hâlen «derdest» olduğu, dava konusu «ihtarnamelere» dayanak yapılan tecavüz eylemine ilişkin ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin de tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, bu nedenle davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hâle gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötü niyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereğince davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği, ayrıca davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat ta …
… Mahkemesi’nin 2009/131 E., 2014/51 K. sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkilinin herhangi bir şekilde davalının tasarım hakkına tecavüz etmediği ve davalının «ihtarnameleri» çekmesinde hiçbir hukuki haklılığın bulunmadığı hususu sübuta erdiğini, buna rağmen halen müvekkilin müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin ''«şikayet» hakkı'' kapsamında kaldığının kabul edilmesi ve davalının davası kabul edilse idi davalının ihtarname göndermesinde haklı olacağı gibi zorlama yorumlar ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi usul ve yasalara ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, davalının, savunma erkini fazlasıyla aştığı ortadayken müvekkilinin haklı davasının reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı düzenli olarak kendi tasarımlarının davacı tarafından kopyalanarak kullanıldığını, davacının tasarım hakkına tecavüz fiilini işlediğini iddia ettiğini, bunun delili olarak da davalı tarafından sürekli olarak çeşitli basılı veya dijital görseller gösterildiğini, ancak bu fotoğrafların müvekkilinin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) kapsamında tasarım hakkında tecavüz fiilini ispatlayamayacağını, tasarım hakkına tecavüze ilişkin bir mahkeme kararı olmamasına karşın müvekkili şirketin müşterilerine yollanan haksız ve hukuka aykırı ihtarnameler ile hedef olarak gösterilen müvekkili şirketin, davalı şirketin ürünlerini üreterek satışını yapıyormuş gibi gösterilmesinin «haksız rekabet» eylemi oluşturacağını, ispatlanamamış iddiaların şikayet hakkı ve açıklamalar kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karşı oy gerekçelerinde yapılan açıklamalar davanın başından beri davacının ve kararında direnen Mahkemenin gerekçelerini oluşturduğunu, dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda davalının davacı müşterilerine gönderdiği ihtarnamenin 6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi bakımından haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiğini, her ne kadar dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü davası reddedilmiş ve tasarım hükümsüz kılınana kadar koruma ve şikâyet yetkisi verir ise de, bu «yetkinin» sınırının aşıldığını, «ihtar» tarihindeki durum itibariyle dahi incitici ve «kötüleyici» gereksiz beyan niteliğinde haksız rekabet fiili oluştuğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
… Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen «ihtarnamelerin» içeriğinde yer alan hususların davacıyı «kötüleme» boyutunda olmadığı, ihtarname gönderilen şirketlerin taraflar arasındaki çekişmeyi bildiği ya da bilmeleri gerektiği dikkate alındığında dava konusu ihtarnamelerin uyarı niteliğinde olduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacıyı kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, davalının «tescilli tasarımına» dayanarak uyarı ve şikâyet hakkını kullandığı, bu nedenle dava konusu ihtarnamelerin «haksız rekabet» oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişinin, 03/10/2011 tarihli «şikayet» dilekçesi ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğu, davalıların şikayet haklarını kullandıkları, ancak dilekçe içeriğinde davacının yurda kaça eşya sokmuş gibi açıklamalara yer verildiği, aksi kabul edilse bile, özellikle tanık beyanları ve CD içeriği değerlendirildiğinde henüz davacı ile ilgili kesinleşmiş hukuki bir tespit olmadığı halde, davalıların ihalelerde ve askeri alanda davacı ve faaliyetleri ile ilgili olarak gereksiz şekilde davacıyı «kötüledikleri», «haksız rekabette» bulundukları, davalı gerçek kişinin haksız rekabet fiilini bizzat ve vekili olarak diğer davalı adına ika ettiği, davacının manevi zararına neden oldukları, ekonomik itibarını zedeledikleri, manevi tazminat koşullarının oluştuğu, bu zarardan birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle somut olayın özelliği, oluş şekli, olayın meydana geldiği tarih ve devamlılığı, paranın alım gücü, eylemin askeri malzemeler konusunda ve sınırlı bir alanda işlenişi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 10.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere davalılarca «şikayet» «hakkının kötüye kullanıldığı» aksi kabul edilse bile davalı tarafın askeri ihalede davacı tarafı kötüler mahiyette beyanda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanıldığı» kabul edilmişse de, davalının hiçbir delil ve emareye dayanmadan, sırf tahmin üzerine davacı hakkında suçlamada bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bilgi ve belge bulunmamakta olup, şikâyet hakkını kötüye kullandığı sonucuna varılamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı gerçek kişinin, 03/10/2011 tarihli «şikayet» dilekçesi ile davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğu, davalıların şikayet haklarını kullandıkları, ancak dilekçe içeriğinde davacının yurda kaça eşya sokmuş gibi açıklamalara yer verildiği, aksi kabul edilse bile, özellikle tanık beyanları ve CD içeriği değerlendirildiğinde henüz davacı ile ilgili kesinleşmiş hukuki bir tespit olmadığı halde, davalıların ihalelerde ve askeri alanda davacı ve faaliyetleri ile ilgili olarak gereksiz şekilde davacıyı «kötüledikleri», «haksız rekabette» bulundukları, davalı gerçek kişinin haksız rekabet fiilini bizzat ve vekili olarak diğer davalı adına ika ettiği, davacının manevi zararına neden oldukları, ekonomik itibarını zedeledikleri, manevi tazminat koşullarının oluştuğu, bu zarardan birlikte sorumlu oldukları gerekçesiyle somut olayın özelliği, oluş şekli, olayın meydana geldiği tarih ve devamlılığı, paranın alım gücü, eylemin askeri malzemeler konusunda ve sınırlı bir alanda işlenişi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 10.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafça davacının «kötülendiğine» dair dayanak askeri ihalenin cd çözümlemesinin incelenmesinde de, davalı «temsilcisinin» yasal sürece dair bilgi verdiği bunun dışında davacıyı kötüler şekilde beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10958 E. 2016/6201 K.
Ortak:şikayet
İncelediğiniz karardaMahkemece 22.01.2014 tarih, 2012/74 E. ve 2014/5 K. sayılı kararıyla; tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafından Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davasının hâlen «derdest» olduğu, dava konusu «ihtarnamelere» dayanak yapılan tecavüz eylemine ilişkin ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin de tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, bu nedenle davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hâle gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötü niyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereğince davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği, ayrıca davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat ta …
… ı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta da davalının, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine «ihtarname» gönderdiği, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze «son» vermelerini, aksi halde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle «şikayet» hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Mahkemesi’nin 2009/131 E., 2014/51 K. sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkilinin herhangi bir şekilde davalının tasarım hakkına tecavüz etmediği ve davalının «ihtarnameleri» çekmesinde hiçbir hukuki haklılığın bulunmadığı hususu sübuta erdiğini, buna rağmen halen müvekkilin müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin ''«şikayet» hakkı'' kapsamında kaldığının kabul edilmesi ve davalının davası kabul edilse idi davalının ihtarname göndermesinde haklı olacağı gibi zorlama yorumlar ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi usul ve yasalara ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, davalının, savunma erkini fazlasıyla aştığı ortadayken müvekkilinin haklı davasının reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı düzenli olarak kendi tasarımlarının davacı tarafından kopyalanarak kullanıldığını, davacının tasarım hakkına tecavüz fiilini işlediğini iddia ettiğini, bunun delili olarak da davalı tarafından sürekli olarak çeşitli basılı veya dijital görseller gösterildiğini, ancak bu fotoğrafların müvekkilinin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) kapsamında tasarım hakkında tecavüz fiilini ispatlayamayacağını, tasarım hakkına tecavüze ilişkin bir mahkeme kararı olmamasına karşın müvekkili şirketin müşterilerine yollanan haksız ve hukuka aykırı ihtarnameler ile hedef olarak gösterilen müvekkili şirketin, davalı şirketin ürünlerini üreterek satışını yapıyormuş gibi gösterilmesinin «haksız rekabet» eylemi oluşturacağını, ispatlanamamış iddiaların şikayet hakkı ve açıklamalar kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karşı oy gerekçelerinde yapılan açıklamalar davanın başından beri davacının ve kararında direnen Mahkemenin gerekçelerini oluşturduğunu, dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda davalının davacı müşterilerine gönderdiği ihtarnamenin 6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi bakımından haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiğini, her ne kadar dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü davası reddedilmiş ve tasarım hükümsüz kılınana kadar koruma ve şikâyet yetkisi verir ise de, bu «yetkinin» sınırının aşıldığını, «ihtar» tarihindeki durum itibariyle dahi incitici ve «kötüleyici» gereksiz beyan niteliğinde haksız rekabet fiili oluştuğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… davacının 1999-2000 yıllarında gerçekleşen hisse devir işlemlerinin 2004 yılında öğrenerek Şubat ayında davaya konu işlemler nedeniyle davalılardan ...'in kendisini «dolandırdığından» bahisle «şikayet» dilekçesi verdiği, dolayısıyla aleyhine yapılan «hileyi» 2004 yılında öğrenmiş olduğu, dava tarihi itibariyle 1 yıllık «hak düşürücü süreyi» geçirdiği, devir işlemlerine «icazet» vermiş sayıldığı, hak düşürücü süre olması nedeniyle mahkemece resen gözetildiği gerekçesiyle hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacının 2004 yılında ... hakkındaki «şikayetine» ilişkin soruşturma dosyası getirtilmemiş, sadece bu dosyayı «zamanaşımına» uğrattığı iddiası ile yargılanan savcılık «görevlisi» ile ilgili dosya celbedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · icazet · pay devri · hile · hisse devir sözleşmesi · denetime elverişlilik · dolandırıcılık · hak düşürücü süre
Benzer bu kararda… davacının 1999-2000 yıllarında gerçekleşen hisse devir işlemlerinin 2004 yılında öğrenerek Şubat ayında davaya konu işlemler nedeniyle davalılardan ...'in kendisini «dolandırdığından» bahisle «şikayet» dilekçesi verdiği, dolayısıyla aleyhine yapılan «hileyi» 2004 yılında öğrenmiş olduğu, dava tarihi itibariyle 1 yıllık «hak düşürücü süreyi» geçirdiği, devir işlemlerine «icazet» vermiş sayıldığı, hak düşürücü süre olması nedeniyle mahkemece resen gözetildiği gerekçesiyle hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda anılan soruşturma dosyasının içeriğinin değerlendirilmesi, bu şikâyet esnasında davacının adına «pay devri» yapıldığını öğrenip öğrenmediğinin tespiti gerekirken «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporundaki tespitlere bağlı olarak salt 2004 yılında davalı ... hakkında bir şikâyet yapıldığından bahisle hisse devirlerinin 2004 yılında öğrenildiğinin kabulü doğru olmadığı gibi, anılan şikâyetin sadece ...
Dava, davacıya yapılan şirket hisse devirlerinin iptali ile devreden kişiler adına «yeniden tescili» istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde hisse devirlerinden sonradan haberdar olduğunu, yapılan hiç bir devir işleminde kendisinin bulunmadığını, imzaların kendisine ait olmadığını, bu devirlerin ya «hile» ile alınan vekaletname ile ya da sahte olarak düzenlendiğini ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4743 E. , 2023/4005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/781 Esas, 2022/159 Karar
Avukat ...
DAVA TARİHİ 15.03.2012
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkeme tarafından Dairemiz ilamına karşı direnilmiştir.
Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.14.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile direnme kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.950,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aydınlatma ürünlerinin üretimi ve satışı konusunda faaliyette bulunduğunu, davalı tarafından tescilli tasarımı olduğundan bahisle müvekkilinin müşterilerine ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelerde müvekkilinin kötülendiğini ve müvekkilinden ürün alınmaması gerektiğinin belirtildiğini, bu şekilde davalı tarafından müvekkili aleyhine yanıltıcı, incitici, gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulduğunu ve davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve 25.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından üretimi ve satışı yapılan aydınlatma ürünlerinin müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkilinin yasal haklarını yine yasal yollarla korumaya çalıştığını, müvekkili tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerde de bu durumun aksini gösterir hiçbir yanlış ve yanıltıcı beyan veya itham bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen ilk Karar
Mahkemece 22.01.2014 tarih, 2012/74 E. ve 2014/5 K. sayılı kararıyla; tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar şikayet hakkının kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği, davalı tarafından Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davasının hâlen derdest olduğu, dava konusu ihtarnamelere dayanak yapılan tecavüz eylemine ilişkin ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin de tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, bu nedenle davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hâle gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötü niyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereğince davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, olay nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği, ayrıca davacının maddi tazminat talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.05.2015 tarih 2014/9772 E., ve 2015/6365 K. sayılı ilamı ile“…1- Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Oysa Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanımından söz edilemez. Ancak, tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü yolundaki kararlar ile sicilden terkinleri sağlandıktan sonra korumaları kalkacak ve bu tarihten itibaren kullanımlarının haksız olduğu ileri sürülebilecektir.
Tescilli endüstriyel tasarım sahibi, bu tescil hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabilir. Somut uyuşmazlıkta da davalı, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine ihtarname göndermiş, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze son vermelerini, aksi hâlde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle şikâyet hakkını kullanmıştır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan hususlar nazara alınmadan, davacının müşterilerine gönderilen ve içeriği itibariyle haksız rekabet unsuru içermeyen ihtarnamelere dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 12.11.2015 tarih, 2015/751 E. ve 2015/844 K. sayılı kararıyla; davalı tarafından İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi) açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davası derdest iken dava konusu ihtarnamelerin davacının müşterilerine gönderilmesinin yasal hakkı kullanma erkini ziyadesiyle aştığı, ihtarnamelerde davacıyı incitici ve kötüleyici amaç taşıyan beyanların yer aldığı, bu beyanların samimi olarak yasal hakları kullanma kapsamında kabul edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinde yer alan hususların davacıyı kötüleme boyutunda olmadığı, ihtarname gönderilen şirketlerin taraflar arasındaki çekişmeyi bildiği ya da bilmeleri gerektiği dikkate alındığında dava konusu ihtarnamelerin uyarı niteliğinde olduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacıyı kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, davalının tescilli tasarımına dayanarak uyarı ve şikâyet hakkını kullandığı, bu nedenle dava konusu ihtarnamelerin haksız rekabet oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile direnme kararı bozulmuştur.
F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta da davalının, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine ihtarname gönderdiği, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze son vermelerini, aksi halde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle şikayet hakkını kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2009/131 E., 2014/51 K. sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkilinin herhangi bir şekilde davalının tasarım hakkına tecavüz etmediği ve davalının ihtarnameleri çekmesinde hiçbir hukuki haklılığın bulunmadığı hususu sübuta erdiğini, buna rağmen halen müvekkilin müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin ''şikayet hakkı'' kapsamında kaldığının kabul edilmesi ve davalının davası kabul edilse idi davalının ihtarname göndermesinde haklı olacağı gibi zorlama yorumlar ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi usul ve yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının, savunma erkini fazlasıyla aştığı ortadayken müvekkilinin haklı davasının reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı düzenli olarak kendi tasarımlarının davacı tarafından kopyalanarak kullanıldığını, davacının tasarım hakkına tecavüz fiilini işlediğini iddia ettiğini, bunun delili olarak da davalı tarafından sürekli olarak çeşitli basılı veya dijital görseller gösterildiğini, ancak bu fotoğrafların müvekkilinin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) kapsamında tasarım hakkında tecavüz fiilini ispatlayamayacağını, tasarım hakkına tecavüze ilişkin bir mahkeme kararı olmamasına karşın müvekkili şirketin müşterilerine yollanan haksız ve hukuka aykırı ihtarnameler ile hedef olarak gösterilen müvekkili şirketin, davalı şirketin ürünlerini üreterek satışını yapıyormuş gibi gösterilmesinin haksız rekabet eylemi oluşturacağını, ispatlanamamış iddiaların şikayet hakkı ve açıklamalar kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karşı oy gerekçelerinde yapılan açıklamalar davanın başından beri davacının ve kararında direnen Mahkemenin gerekçelerini oluşturduğunu, dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda davalının davacı müşterilerine gönderdiği ihtarnamenin 6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi bakımından haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiğini, her ne kadar dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü davası reddedilmiş ve tasarım hükümsüz kılınana kadar koruma ve şikâyet yetkisi verir ise de, bu yetkinin sınırının aşıldığını, ihtar tarihindeki durum itibariyle dahi incitici ve kötüleyici gereksiz beyan niteliğinde haksız rekabet fiili oluştuğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamede yer alan beyanların tescilli tasarıma dayanan yasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davalı eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940531100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz