Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3114 E. 2020/475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gereksiz yere incitici açıklama↗ kötüleme↗ üçüncü kişi↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve üçüncü kişiler üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gereksiz yere incitici açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10735 E. 2018/1343 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · üçüncü kişi · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 55. maddesinde «haksız rekabet» teşkil eden haller sayılmış olup, 55/1.a.1. maddesinde ''Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek»'', 55/1.b.1 maddesinde de ''Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek …
Davacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · ihtarname · ibraz
Benzer bu karardaDavacı tarafça, davalının kendisini, hakim durumu yıllardır kötüye kullanarak ilgili hukuk ve yasa normlarını çiğnediği gibi gerçeğe aykırı ifadelerle «kötülediği», müşterilerini yanıltmaya çalıştığı, sigorta şirketlerini akdedilen sözleşmeleri sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığı, çeşitli kurumlara «şikayetlerde» bulunduğu, sektörde faaliyette bulunan tüm sigorta şirketlerine yazılar göndererek kendisi ve sigorta şirketlerinin rekabete aykırı hareket ettikleri ve bunun yargı kararıyla sabit olduğu yönünde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, tazminat davaları açılacağına dair tehditkar ifadeler kullandığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hem davacı şirkete hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, bu suretle davacıya ait malları ve iş ürünlerini kötülediği, üçüncü şahıslarla davacı arasındaki sözleşmeleri sona erdirerek kendisinin üçüncü şahıslarla sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının işbu eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği kabul edilerek hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, şikayet ve başvuru haklarını kullanan davalının iddia edilen beyan ve eylemleri, TTK'nin 55.1.a …
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının hem davacı hem de sigorta şirketlerine benzer mahiyette «ihtarnameler» çektiği, davacıya ait malları ve iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlemlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülediği», bu suretle üçüncü şahıslarla davacı arasında olan sözleşmeleri sona erdirmeye ve kendisi sözleşme imzalamaya çalıştığı, davalının bu eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu, maddi zararın miktarı tespit edilemediğinden ve davacı tarafça talep edilen «maddi tazminat» olayın oluş şekli, zarar görenin zararı gidermek için yapabileceği ve alabileceği önlemler nazara alındığında makul olduğu, davalının eylemleri nedeniyle davacının imajının bozulduğu ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 18/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 29.4.2016 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi «ibraz» edildiği, temyiz harcının da aynı tarihte yatırıldığı anlaşılmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16510 E. 2014/10314 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca esas dava bakımından davalı-karşı davacının aldatıcı ve «kötüleyici» hareketlerle davacı-karşı davalı satışlarını etkilediğine ve «haksız rekabet» yarattığına dair yeterli delil bulunmadığı, karşılık dava bakımından ise davacı-karşı davalının "...." değil "....
Davacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
2- Asıl dava, «haksız rekabetin» tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı-karşı davalının iddiasını ileri sürüş biçimi, davalının söz ve eylemleri ile ürünleri hakkında gereksiz yere incitici beyanlarla «kötülediği» yönünde olup, dosya kapsamında yaptırılan «bilirkişi incelemelerinde» de «haksız rekabet» unsurunun oluştuğu mütalaa edilmesine rağmen mahkemece bu hususa neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, esas davanın reddi gerekçesi dahi anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla mahkemece «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının kabulü ile esas dava yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Haksız rekabetten doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2370 E. 2018/8090 K.
Ortak:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMadde metninden de anlaşılacağı üzere, bu tür «haksız rekabetin» oluşabilmesi için başkalarının faaliyetini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötülemek» gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yazıda kullanılan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetleri «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olması sebebiyle ...
Mahkemece, ... isimli internet sitesinde davalı tarafından yazılan ve yayımlanan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetlerini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olduğu, davacının «ticari itibar» ve saygınlığını zedelediği ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · işçilik alacakları · ticari itibar · acente · muvazaa · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2013/15353 E.,2013/15302 K. ve 24.06.2013 tarihli kararında " ...davalı şirket ile şube müdürleri arasında imzalanan «acente» sözleşmesinin «muvazaalı» olduğu, gerçekte şube müdürü olan çalışanlara acente sıfatı verilmek suretiyle davalı işverenin işyerindeki faaliyetini sürdürdüğü ve bu değişikliği kabul etmeyen işçilerin işten çıkarıldığı...." hususu belirlenmiştir.
55/1-a-1 maddesi uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiği, ayrıca yazının davacının «ticari itibarını» ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğu, dolayısıyla TBK 58. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluştuğu, ...
Mahkemece, ... isimli internet sitesinde davalı tarafından yazılan ve yayımlanan ifadelerin davacı tarafından sunulan hizmeti ve faaliyetlerini «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» niteliğinde olduğu, davacının «ticari itibar» ve saygınlığını zedelediği ve ...
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun «dürüstlük kuralına» aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlıklı 55. maddesi "(1) Aşağıda sayılan hâller «haksız rekabet» hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11644 E. 2010/6340 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalarla», «kötülemek» ve «üçüncü kişiler» üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davacının piyasaya sunduğu LPG ürünü ile davalının piyasaya sunduğu LPG ürünün farklı olduğu, bu faklılığın reklamlarda mizah ile aktarıldığı, vurgulamanın aldatıcı reklam, «kötüleme» ve sair surette emek ilkesine aykırı olmadığı, reklamda doğrudan davacının hedef alınmadığı,«haksız rekabet» unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… anan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, somut uyuşmazlıkta tartışma konusunun davalının kendi ürününü pazarlamak için yaptığı reklamlarda davacının ürününü «kötüleme» amacının bulunup bulunmadığının tespiti olduğundan, tarafların ürünlerinin teknik yönden kararlaştırılmasının ikinci planda kaldığı, davalının reklamlarında kullan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3114 E. , 2020/475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08/12/2015 gün ve 2014/638 - 2015/753 sayılı kararı bozan Daire'nin 22/02/2018 gün ve 2016/10735 - 2018/1343 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2008 yılından itibaren müvekkili hakkında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak müvekkilini kötülediğini, sigorta şirketlerini müvekkili ile sözleşmelerini sona erdirerek kendisiyle sözleşme yapmaya zorladığını, sigorta şirketlerine ihtarname göndererek kendileri ile sözleşme yapmayan şirketleri rekabet kuruluna şikayet edeceğini beyan ettiğini ve şikayette de bulunduğunu ancak, gerek diğer idari kurumlara gerekse de rekabet kuruluna yapılan şikayetlerin reddedildiğini, karara itiraz edilmesi üzerine kurul kararının sadece ilgili ürün pazarının tespiti yönünden bozulmasına rağmen davalının müvekkilinin çalıştığı ve çalışma ihtimali olan şirketlere yazılar göndererek gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak müvekkilini kötülediğini, sigorta şirketlerini müvekkili ile sözleşmelerini sona erdirerek kendisi ile sözleşme yapmaya zorladığını, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, men’i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsili ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacıyı, davacıya ait ürünlerini, mallarını faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalarla, kötülemek ve üçüncü kişiler üzerinde sözleşmeleri sona erdirmeye yönelik eylemlerde bulunmak suretiyle, haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men’ine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/567755100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz