Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9772 E. 2015/6365 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik hakları↗ hakkın kötüye kullanılması↗ tescilsiz tasarım↗ şikayet↗ derdestlik↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar şikayet hakkının kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği, davalı tarafın ...Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde açmış olduğu tasarıma tecavüzün tespiti davasının halen derdest olduğu, tecavüze dayanak yapılan ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hale gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötüniyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı TTK'nın 57/1-2 maddeleri uyarınca eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi tazminat talebini ispat edemediği, olay nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Oysa, Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanımından söz edilemez. Ancak, tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü yolundaki kararlar ile sicilden terkinleri sağlandıktan sonra korumaları kalkacak ve bu tarihten itibaren kullanımlarının haksız olduğu ileri sürülebilecektir. Tescilli endüstriyel tasarım sahibi, bu tescil hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabilir. Somut uyuşmazlıkta da davalı, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine ihtarname göndermiş, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze son vermelerini, aksi halde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle şikayet hakkını kullanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan hususlar nazara alınmadan, davacının müşterilerine gönderilen ve içeriği itibariyle haksız rekabet unsuru içermeyen ihtarnamelere dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozuması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4743 E. 2023/4005 K.
Ortak:kişilik hakları · hakkın kötüye kullanılması · tescilsiz tasarım · şikayet · derdestlik · ihtarname · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafın ...Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde açmış olduğu tasarıma tecavüzün tespiti davasının halen «derdest» olduğu, tecavüze dayanak yapılan ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hale gelmediği, davalının gönderdiği «ihtarnamelerde» açıkça isim kullanılarak davacının «kötüniyetli» olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı TTK'nın 57/1-2 maddeleri uyarınca eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar veri …
Somut uyuşmazlıkta da davalı, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine «ihtarname» göndermiş, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze «son» vermelerini, aksi halde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle «şikayet» hakkını kullanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan hususlar nazara alınmadan, davacının müşterilerine gönderilen ve içeriği itibariyle «haksız rekabet» unsuru içermeyen «ihtarnamelere» dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozuması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 22.01.2014 tarih, 2012/74 E. ve 2014/5 K. sayılı kararıyla; tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar «şikayet» «hakkının kötüye kullanılmasından» söz edilemeyeceği, davalı tarafından Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davasının hâlen «derdest» olduğu, dava konusu «ihtarnamelere» dayanak yapılan tecavüz eylemine ilişkin ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin de tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, bu nedenle davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hâle gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötü niyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereğince davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiği, olay nedeniyle «kişilik haklarının» zedelendiği, ayrıca davacının «maddi tazminat» talebini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddi tazminat ta …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen «ihtarnamede» yer alan beyanların «tescilli tasarıma» dayanan yasal «şikayet» hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre davalı eyleminin «haksız rekabet» teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
… Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen «ihtarnamelerin» içeriğinde yer alan hususların davacıyı «kötüleme» boyutunda olmadığı, ihtarname gönderilen şirketlerin taraflar arasındaki çekişmeyi bildiği ya da bilmeleri gerektiği dikkate alındığında dava konusu ihtarnamelerin uyarı niteliğinde olduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacıyı kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, davalının «tescilli tasarımına» dayanarak uyarı ve şikâyet hakkını kullandığı, bu nedenle dava konusu ihtarnamelerin «haksız rekabet» oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüleme · direnme kararı · hakkaniyet · ihtar · yetki · taşıyan
Benzer bu kararda… Mahkemesi’nin 2009/131 E., 2014/51 K. sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkilinin herhangi bir şekilde davalının tasarım hakkına tecavüz etmediği ve davalının «ihtarnameleri» çekmesinde hiçbir hukuki haklılığın bulunmadığı hususu sübuta erdiğini, buna rağmen halen müvekkilin müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin ''«şikayet» hakkı'' kapsamında kaldığının kabul edilmesi ve davalının davası kabul edilse idi davalının ihtarname göndermesinde haklı olacağı gibi zorlama yorumlar ile Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi usul ve yasalara ve «hakkaniyete» aykırı olduğunu, davalının, savunma erkini fazlasıyla aştığı ortadayken müvekkilinin haklı davasının reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı düzenli olarak kendi tasarımlarının davacı tarafından kopyalanarak kullanıldığını, davacının tasarım hakkına tecavüz fiilini işlediğini iddia ettiğini, bunun delili olarak da davalı tarafından sürekli olarak çeşitli basılı veya dijital görseller gösterildiğini, ancak bu fotoğrafların müvekkilinin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) kapsamında tasarım hakkında tecavüz fiilini ispatlayamayacağını, tasarım hakkına tecavüze ilişkin bir mahkeme kararı olmamasına karşın müvekkili şirketin müşterilerine yollanan haksız ve hukuka aykırı ihtarnameler ile hedef olarak gösterilen müvekkili şirketin, davalı şirketin ürünlerini üreterek satışını yapıyormuş gibi gösterilmesinin «haksız rekabet» eylemi oluşturacağını, ispatlanamamış iddiaların şikayet hakkı ve açıklamalar kapsamında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karşı oy gerekçelerinde yapılan açıklamalar davanın başından beri davacının ve kararında direnen Mahkemenin gerekçelerini oluşturduğunu, dosyada alınan bilirkişi heyeti raporunda davalının davacı müşterilerine gönderdiği ihtarnamenin 6762 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi bakımından haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiğini, her ne kadar dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü davası reddedilmiş ve tasarım hükümsüz kılınana kadar koruma ve şikâyet yetkisi verir ise de, bu «yetkinin» sınırının aşıldığını, «ihtar» tarihindeki durum itibariyle dahi incitici ve «kötüleyici» gereksiz beyan niteliğinde haksız rekabet fiili oluştuğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi) açılan 2009/131 E. sayılı tasarıma tecavüzün tespiti ve men’i davası «derdest» iken dava konusu «ihtarnamelerin» davacının müşterilerine gönderilmesinin yasal hakkı kullanma erkini ziyadesiyle aştığı, ihtarnamelerde davacıyı incitici ve «kötüleyici» amaç «taşıyan» beyanların yer aldığı, bu beyanların samimi olarak yasal hakları kullanma kapsamında kabul edilemeyeceği gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.04.2021 tarih, 2017/11-2623 E. ve 2021/387 K. sayılı ilâmı ile davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen «ihtarnamelerin» içeriğinde yer alan hususların davacıyı «kötüleme» boyutunda olmadığı, ihtarname gönderilen şirketlerin taraflar arasındaki çekişmeyi bildiği ya da bilmeleri gerektiği dikkate alındığında dava konusu ihtarnamelerin uyarı niteliğinde olduğu ve şikâyet hakkı kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece, davalı tarafından davacının müşterilerine gönderilen ihtarnamelerin içeriğinin 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında davacıyı kötüleme olarak kabul edilemeyeceği, davalının «tescilli tasarımına» dayanarak uyarı ve şikâyet hakkını kullandığı, bu nedenle dava konusu ihtarnamelerin «haksız rekabet» oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3295 E. 2019/4921 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · hisse devir sözleşmesi · sulh · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, 30.07.2008 tarihli yabancı dilde hazırlanmış sözleşmenin Türkçe tercümesinin dosyaya kazandırılması, taraflar, edimler ve devir «masraflarının» kime ait olduğuna ilişkin hükümlerin, yine «sulh sözleşmesi» ve ek metinlerle birlikte değerlendirilerek, davalı .... adına yapılan ödemeden diğer davalıların da sorumlu olup olmadığı belirlenip, oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozumayı gerektirmiştir.
Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de dosya kapsamından, dava konusu borcun kaynağının, 30.07.2008 tarihli «hisse devir sözleşmesi», 16.02.2010 tarihli «sulh sözleşmesi» ve ek metinleri olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/745 E. 2011/1332 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · muacceliyet · üçüncü kişi · ihtiyati haciz · kefil · protokol · haciz · menfi tespit
Benzer bu karardaİstem ihtiyati hacze ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen borçlunun, ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın, «üçüncü kişiye» karşı açtığı kredinin «kefili» olduğu çekişmesizdir.
İİK'nun «257». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın «muaccel» olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup başka bir koşul aranmaz.
A.Ş. ile «ihtiyati haciz» talep eden arasında borcun ödeme şekli ve tasfiyesine ilişkin «protokol» düzenlendiği, borcun taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve taksitlerin 09.08.2010 tarihinde başlayıp 09.07.2013 tarihinde sona ereceği, talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bu husus nazara alınarak «ihtiyati haciz» kararı vermek gerekirken ancak bir «menfi tespit» davasında tartışılması gereken hususlar gerekçe yapılarak talebin reddine karar verilmesi bozumayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9772 E. , 2015/6365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/01/2014 tarih ve 2012/74-2014/5 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/05/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aydınlatma ürünleri konusunda faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın tescilli aydınlatma lambası tasarımı olduğundan bahisle müşterilerine ihtarname gönderdiğini, davacıdan ürün alınmaması gerektiğini belirttiğini, bu şekilde yanıltıcı, incitici, gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, menini, 25.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2009/01799 nolu tescilli tasarımı bulunduğunu, hükümsüz kılınmadığı sürece yasal haklarını kullanabileceğini, eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tasarım tescil belgesi hükümsüz kılınıncaya kadar şikayet hakkının kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği, davalı tarafın ...Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nde açmış olduğu tasarıma tecavüzün tespiti davasının halen derdest olduğu, tecavüze dayanak yapılan ürün asıllarına ulaşılamadığı, dosyadaki delillerin tecavüzü ispatlar nitelikte olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının ürünlerinin davalının tasarımına tecavüz ettiğinin sabit hale gelmediği, davalının gönderdiği ihtarnamelerde açıkça isim kullanılarak davacının kötüniyetli olduğunun, davalının izni olmaksızın üretime devam ettiğinin, davalının tasarımının benzerini yaptığının açıklandığı, 6762 sayılı TTK'nın 57/1-2 maddeleri uyarınca eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi tazminat talebini ispat edemediği, olay nedeniyle kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin önlenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Oysa, Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belge ile sağlanan koruma kapsamında olup, tescilli bir tasarımın haksız kullanımından söz edilemez. Ancak, tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü yolundaki kararlar ile sicilden terkinleri sağlandıktan sonra korumaları kalkacak ve bu tarihten itibaren kullanımlarının haksız olduğu ileri sürülebilecektir. Tescilli endüstriyel tasarım sahibi, bu tescil hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabilir.
Somut uyuşmazlıkta da davalı, usulüne uygun şekilde tescil ettirmiş bulunduğu tasarım tescil belgesine dayanarak, davacının müşterilerine ihtarname göndermiş, aydınlatma direği tasarımı bulunduğunu, davacıya lisans hakkı vermediğini, tasarımları izinsiz olarak üreten firmadan alım yapmaları durumunda bu durumun tasarım hakkına tecavüz teşkil edeceğini, tecavüze son vermelerini, aksi halde yasal yollara başvuracağını belirtmek suretiyle şikayet hakkını kullanmıştır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan hususlar nazara alınmadan, davacının müşterilerine gönderilen ve içeriği itibariyle haksız rekabet unsuru içermeyen ihtarnamelere dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozuması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/136970400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz