6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kararın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5722 E. 2023/2506 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekâlet ücreti kötü niyet ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/220 E., 2019/203 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..... davalı TPMK vekili Avukat ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince karıştırılma ihtimali bulunduğu, vital markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davalının kötü niyetli marka başvurusunda bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer bulunmadığını, görünümünün ve telaffuzunun farklı olduğunu, emsal karar bulunduğunu, taraf markalarının konu olduğu emtia bakımından tüketicilerin hiçbir şekilde bu ürünleri direkt kendilerinin satın almayacaklarını, taraf ürünlerini yanyana gören tüketicilerin davacı ürünü yerine sehven davalı ürünlerine yönelmeyeceğini, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı TPMK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının başvurusuna konu ibarede farklılık sağlandığını, YİDK kararının yerinde bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle ortalama tüketici kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, son kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına ayırt edicilik katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin (VITAL-VITALAC) markalarına ilişkin verdiği 2018/5832 E., 2019/7331 K. ve 19.11.2019 tarihli kararının da bu yöne ilişkin bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzerlik bulunmadığını, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince emsal olarak gösterilen kararın kesinleşmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TPMK, YİDK. kararının iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesi.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ziya

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5832 E. 2019/7331 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1684 E. 2021/2145 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16079 E. 2013/14444 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4322 E. 2024/796 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5911 E. 2024/3314 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5722 E.  ,  2023/2506 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/1437 Esas, 2021/702 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2016/220 E., 2019/203 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..... davalı TPMK vekili Avukat ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince karıştırılma ihtimali bulunduğu, vital markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davalının kötü niyetli marka başvurusunda bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer bulunmadığını, görünümünün ve telaffuzunun farklı olduğunu, emsal karar bulunduğunu, taraf markalarının konu olduğu emtia bakımından tüketicilerin hiçbir şekilde bu ürünleri direkt kendilerinin satın almayacaklarını, taraf ürünlerini yanyana gören tüketicilerin davacı ürünü yerine sehven davalı ürünlerine yönelmeyeceğini, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı TPMK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının başvurusuna konu ibarede farklılık sağlandığını, YİDK kararının yerinde bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle ortalama tüketici kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, son kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına ayırt edicilik katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin (VITAL-VITALAC) markalarına ilişkin verdiği 2018/5832 E., 2019/7331 K. ve 19.11.2019 tarihli kararının da bu yöne ilişkin bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzerlik bulunmadığını, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince emsal olarak gösterilen kararın kesinleşmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TPMK, YİDK. kararının iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesi.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940389300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.