Kararın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5722 E. 2023/2506 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekâlet ücreti↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/220 E., 2019/203 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..... davalı TPMK vekili Avukat ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince karıştırılma ihtimali bulunduğu, vital markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davalının kötü niyetli marka başvurusunda bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer bulunmadığını, görünümünün ve telaffuzunun farklı olduğunu, emsal karar bulunduğunu, taraf markalarının konu olduğu emtia bakımından tüketicilerin hiçbir şekilde bu ürünleri direkt kendilerinin satın almayacaklarını, taraf ürünlerini yanyana gören tüketicilerin davacı ürünü yerine sehven davalı ürünlerine yönelmeyeceğini, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının başvurusuna konu ibarede farklılık sağlandığını, YİDK kararının yerinde bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle ortalama tüketici kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, son kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına ayırt edicilik katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin (VITAL-VITALAC) markalarına ilişkin verdiği 2018/5832 E., 2019/7331 K. ve 19.11.2019 tarihli kararının da bu yöne ilişkin bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzerlik bulunmadığını, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince emsal olarak gösterilen kararın kesinleşmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK, YİDK. kararının iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesi.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5832 E. 2019/7331 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 1 …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… da, davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının, tescil kapsamı itibariyle, «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği; başvuru markasının, itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen “-AC” harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı da gözönüne alındığında; davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından KHK’nın 8/1-b hükmü ge …
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, "VITALAC" ibareli başvurusu ile davacının "VİTAL+şekil" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir un …
Markalar arasında, karıştırılma ihtimalinin tespitinde; markaların başlangıç kısmının, «son» kısımlarına göre «ortalama tüketici» kitlesi üzerinde daha etkili olacağının kabulü gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · tacir · dava sebebi
Benzer bu kararda… enzerlik bulunduğunu, başvurunun tescil edilmesi halinde müvekkilinin markaları ile irtibatlı olduğu ve seri marka imajı yaratacağını, davalı şirketin basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak 2007 yılından beri boya-kimya sektöründe varlığını sürdüren ve belirli bir tanınmışlığa ulaşan “VİTAL” ibaresini kötü niyetli olarak seçtiğini i …
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, "VITALAC" ibareli başvurusu ile davacının "VİTAL+şekil" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir un …
Dava, davalı şirketçe yapılan marka başvurusuna, tanınmışlık ve «iltibas» hukuki «sebebine» dayalı olarak yapılan itirazın reddine dair verilen YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1684 E. 2021/2145 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çelişkili davranış yasağı · ticari avans faizi · vekalet ücreti takdiri · kesin süre · oy yasağı · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat
Benzer bu kararda… müdürü ve Betek Satış grup müdürü tarafından imzalanmış olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan belgedeki mümziler hakkında beyanda bulunma talebi üzerine verilen «kesin süreye» rağmen davacı tarafça bu konuda beyanda bulunulmadığı, dava dilekçesinde davacı şirketin "filli boya", "fawori", "dalmaçyalı" gibi markalar ile sektörün tanınır markaları olduğundan bahsettiği, 24.11.2014 tarihli celsede de davalının, davacı Betek kuruluşunun, grup şirketlerinden dava dışı Neteks A.Ş’nin sattığı "favori" boyalarının bayii olduğunu beyan ettiği, dosyaya sunulan belgede davalının ticaret ünvanı biliniyor olmasına rağmen davacının, dava dışı Neteks ile birlikte belgeyi imzalamasının «çelişkili davranış yasağı» kapsamında artık davalının ticaret ünvanını kullanmasına karşı çıkmasına engel olacağı, bu nedenle davalının ticaret ünvanının terkinine ilişkin davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı ...’e ait alan adının kullanımının ise davacıya ait tescilli marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı şirketin ünvanının terkinine yönelik talebinin reddine, davalının ... tarafından kullanılan www.filsanboya.com olan alan adını kullanarak davacı markalarına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı ...'dan alınması ile davacıya ödenmesine, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde gazetede «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» tespiti, durdurulması ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebi ile davalıya ait «ticaret unvanının» kısmen «terkini» istemlerine ilişkindir.
Mahkemenin bozmadan önceki kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmediğinden, «maddi-manevi tazminat» talepleri dışındaki diğer talepler bakımından davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi hususunda davalılar lehine kazanılmış usuli hak oluşmakla temyize konu hükümde markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemi yönünden de davacı lehine «vekalet ücreti takdiri» yerinde olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekiyor ise de anılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği takdir olunmakla yerel mahkeme kararının aşağıd …
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulü ile davalı şirketin unvanından "FİL" ibaresinin silinmesine ve ticaret sicilinden terkinine, davacının tescilli markalarına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline hükmedilmiş, davacılar lehine sadece maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı «vekalet ücreti takdir» edilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16079 E. 2013/14444 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… ı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 1 …
Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… VİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu «iltibas» değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın «ayırt ediciliği» yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali «dahil» markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… konusu işaretlerin gıda malları için "vitamin" kelimesinin kökeni olan VİTA ve yine Latince "yaşamsal" anlamındaki "VİTAL" kelimelerinden oluşturulmaları nedeniyle «ayırt ediciliği» düşük markalar niteliğinde bulundukları, bu nedenle de 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçesiyle dava reddedilmişse de, dava konusu markaları oluşturan işaretlerin gıda maddeleri için doğrudan cins, vasıf, coğrafi kaynak vb. karakteristik özellik belirten ibareler olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, "VİTA" ve "VİTAL" kelimelerinin türetilmesi sonucu meydana getirilen davacı markaları tescilli oldukları sürece aynı KHK hükümlerine göre, başkaları tarafından da aynı kökten türetilecek kelime ve ibareler ile marka oluşturulması mümkün bulunmasına karşın, bu şekilde türetilen markanın da davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olmaması gereklidir.
Davacı tarafça, daha önceki tarihlerde 29., 30. ve 32. sınıflar için tescil edilen "YOVİTA", "YOVİTAL" markalarına dayanılarak dava konusu işaret ile «iltibas» yaratacak derecede benzerlik ve tanınmışlık iddiasıyla davalı şirket başvurusuna karşı itirazda bulunulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · dahili dava
Benzer bu kararda… VİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu «iltibas» değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın «ayırt ediciliği» yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali «dahil» markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TPE tarafından Resmi Marka Bülteni'nde «ilana» çıkartılan dava konusu başvuru "NOVİTA" ibaresinden ibaret olup 29., 30., 31. ve 42. sınıf mal ve hizmetlere ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4322 E. 2024/796 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 1 …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, «ortalama tüketici» nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, «kötüniyete» dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · kötüniyet
Benzer bu kararda… n karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… n kullanabileceği bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının farklı kelime, renk ve şekil unsuru taşıması nedeniyle davacı markalarından ayrıldığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… meyeceği, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmışlığının dava konusu 05. sınıf emtiaya sirayet eder mahiyette olmayacağı, davalının «kötüniyetli» olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, «ortalama tüketici» nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, «kötüniyete» dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5911 E. 2024/3314 K.
Ortak:kötü niyet · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… ı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 1 …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… ile; davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “...” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının, tescil kapsamı itibariyle, «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği; başvuru markasının, itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen “-AC” harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı da gözönüne alındığında; davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından 556 sayılı Markaların …
… acı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "... ..." ve " ..." ibareli tescilli tanınmış markaları bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile «iltibas» oluşturacak şekilde "VITALAC" ibaresinin marka olarak tescili için 2015/27907 sayılı başvuru yaptığını, başvuruya müvekkili tarafından karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve «kötü niyet» gerekçelerine dayalı olarak itiraz edildiğini, yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında "..." ibaresinden kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, başvurunun tescil edilmesi hâlinde müvekkilinin markaları ile irtibatlı olduğu ve seri marka imajı yaratacağını, davalı şirketin basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak 2007 yılından beri boya-kimya sektöründe varlığını sürdüren ve belirli bir tanınmışlığa ulaşan “...” ibaresini kötü niyetli olarak seçtiğini ile …
… gili, hayati, yaşamsal” anlamına geldiği, dolayısıyla “...” ibaresinin İngilizce anlamı gözetildiğinde taraf markalarının tescilli olduğu 2. sınıf emtialar yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük bir ibare olarak algılanabileceği, ancak yabancı dilde cins ve vasıf bildiren veya ayırt ediciliği düşük olan bir sözcüğün Türkiye’de marka olarak kullanılıp kullanılmayacağına bu yabancı dilin Türkiye’de yaygın biçimde bilinip bilinmediğine ve buna bağlı olarak Türkiye’deki «ortalama tüketicinin» o ibareyi ayırt edici bir işaret mi yoksa eşya ismi olarak mı algılayacağına bakılarak karar verilmesi gerektiği, bu itibarla “...” ibaresinin “yaşamla ilgili, hayati, yaşamsal” anlamına geldiğinin Türkiye’deki ortalama tüketici kitlesince bilinmesinin mümkün olmadığı, anlamı bilinmeyen bu ibarenin tüketici nezdinde ayırt ediciliği yüksek bir işaret olarak algılandığı gözetildiğinde her iki marka da bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldıklarında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · kazanılmış hak · tacir
Benzer bu kararda… acı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "... ..." ve " ..." ibareli tescilli tanınmış markaları bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili markaları ile «iltibas» oluşturacak şekilde "VITALAC" ibaresinin marka olarak tescili için 2015/27907 sayılı başvuru yaptığını, başvuruya müvekkili tarafından karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve «kötü niyet» gerekçelerine dayalı olarak itiraz edildiğini, yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında "..." ibaresinden kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, başvurunun tescil edilmesi hâlinde müvekkilinin markaları ile irtibatlı olduğu ve seri marka imajı yaratacağını, davalı şirketin basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak 2007 yılından beri boya-kimya sektöründe varlığını sürdüren ve belirli bir tanınmışlığa ulaşan “...” ibaresini kötü niyetli olarak seçtiğini ile …
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 24.06.2020 tarih, 2020/20 E. ve 2020/126 K. sayılı kararı ile «direnme» kararı verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… gili, hayati, yaşamsal” anlamına geldiği, dolayısıyla “...” ibaresinin İngilizce anlamı gözetildiğinde taraf markalarının tescilli olduğu 2. sınıf emtialar yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük bir ibare olarak algılanabileceği, ancak yabancı dilde cins ve vasıf bildiren veya ayırt ediciliği düşük olan bir sözcüğün Türkiye’de marka olarak kullanılıp kullanılmayacağına bu yabancı dilin Türkiye’de yaygın biçimde bilinip bilinmediğine ve buna bağlı olarak Türkiye’deki «ortalama tüketicinin» o ibareyi ayırt edici bir işaret mi yoksa eşya ismi olarak mı algılayacağına bakılarak karar verilmesi gerektiği, bu itibarla “...” ibaresinin “yaşamla ilgili, hayati, yaşamsal” anlamına geldiğinin Türkiye’deki ortalama tüketici kitlesince bilinmesinin mümkün olmadığı, anlamı bilinmeyen bu ibarenin tüketici nezdinde ayırt ediciliği yüksek bir işaret olarak algılandığı gözetildiğinde her iki marka da bütüncül bakış açısına göre karşılaştırıldıklarında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5722 E. , 2023/2506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1437 Esas, 2021/702 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/220 E., 2019/203 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..... davalı TPMK vekili Avukat ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince karıştırılma ihtimali bulunduğu, vital markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, davalının kötü niyetli marka başvurusunda bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer bulunmadığını, görünümünün ve telaffuzunun farklı olduğunu, emsal karar bulunduğunu, taraf markalarının konu olduğu emtia bakımından tüketicilerin hiçbir şekilde bu ürünleri direkt kendilerinin satın almayacaklarını, taraf ürünlerini yanyana gören tüketicilerin davacı ürünü yerine sehven davalı ürünlerine yönelmeyeceğini, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının başvurusuna konu ibarede farklılık sağlandığını, YİDK kararının yerinde bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle ortalama tüketici kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, son kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına ayırt edicilik katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin (VITAL-VITALAC) markalarına ilişkin verdiği 2018/5832 E., 2019/7331 K. ve 19.11.2019 tarihli kararının da bu yöne ilişkin bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzerlik bulunmadığını, markaların benzerlik incelemesinin tüketici kitlesinin bilinçli olduğu dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, vital ibaresinin yaygın kullanımı olduğunu, ayırt edici olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince emsal olarak gösterilen kararın kesinleşmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK, YİDK. kararının iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesi.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940389300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz