YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4322 E. 2024/796 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/261 E., 2019/617 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 2017/23106 sayılı “MAKRO VİTAL + ŞEKİL” ibaresinin 05. sınıfta tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “MACRO" ve “MAKRO” esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru markası ile müvekkilinin markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının kapsadıkları emtianın da aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kitlesi bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasındaki “Macro” ibaresinin büyük, geniş ve mikro karşıtı anlamına, "vital" kelimesinin ise mutlak gerekli, elzem anlamına geldiğini, macro markasının herkesin kullanabileceği bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının farklı kelime, renk ve şekil unsuru taşıması nedeniyle davacı markalarından ayrıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/23106 sayılı “MAKROVITAL” başvuru markası ile davacı yana ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unusrlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde bir benzerliğin varlığından bahsedilemeyeceği, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmışlığının dava konusu 05. sınıf emtiaya sirayet eder mahiyette olmayacağı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makro vital şekil" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği şekilde benzerlik olduğunu, müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelikte olup esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, ortalama tüketici nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında iltibas olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, kötüniyete dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın başvuru konusu yaptığı 2017/23106 nolu “MAKROVITAL” ibareli marka ile davacı Şirkete ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unsurlu markalar arasında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında, bir benzerliğin olmadığı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek usul ve kanuna aykırı olarak verilmiş mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, «ortalama tüketici» nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, «kötüniyete» dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… uğunu, davalı şirketin 2018/71192 sayılı "MAKROCELL BARKODSİS" ibareli marka başvurusuna, "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazlarının «dava konusu» YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, d …
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, «ortalama tüketici» nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, «kötüniyete» dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… n karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… n kullanabileceği bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının farklı kelime, renk ve şekil unsuru taşıması nedeniyle davacı markalarından ayrıldığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, «ortalama tüketici» nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, «kötüniyete» dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3885 E. 2024/146 K.
Ortak:ticaret unvanı · ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, «ortalama tüketici» nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, «kötüniyete» dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… n karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… i marka başvurusu ile davacının " macro ve MAKRO " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari veya ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, emtia benzerliği oluşmakla beraber taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları şartlarının da gerçekleşmediği, davalı başvurusundaki ibare ile davacının «ticaret unvanı» aynı olmadığından aynı maddenin 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı …
… bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasının tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğini hükme bağladığını, "macro" ibaresinin müvekkiline ait «ticaret unvanının» ve işletme adının esas unsuru olmasının yanı sıra müvekkiline ait www.macrocenter.com.tr ... adının da esas unsuru olduğunu, Mahkeme kararının aksine müvekkili şirkete ait "macro/MAKRO" ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluştuğunu, tanınmış markalarda, ma …
… vuruya yapılan itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa söz konusu markalar arasında görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanabilineceğini, davaya konu başvurunun 05. sınıfta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4322 E. , 2024/796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/975 Esas, 2022/248 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/261 E., 2019/617 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 2017/23106 sayılı “MAKRO VİTAL + ŞEKİL” ibaresinin 05. sınıfta tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “MACRO" ve “MAKRO” esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru markası ile müvekkilinin markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının kapsadıkları emtianın da aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kitlesi bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasındaki “Macro” ibaresinin büyük, geniş ve mikro karşıtı anlamına, "vital" kelimesinin ise mutlak gerekli, elzem anlamına geldiğini, macro markasının herkesin kullanabileceği bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının farklı kelime, renk ve şekil unsuru taşıması nedeniyle davacı markalarından ayrıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/23106 sayılı “MAKROVITAL” başvuru markası ile davacı yana ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unusrlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde bir benzerliğin varlığından bahsedilemeyeceği, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmışlığının dava konusu 05. sınıf emtiaya sirayet eder mahiyette olmayacağı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makro vital şekil" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği şekilde benzerlik olduğunu, müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelikte olup esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, ortalama tüketici nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında iltibas olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, kötüniyete dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın başvuru konusu yaptığı 2017/23106 nolu “MAKROVITAL” ibareli marka ile davacı Şirkete ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unsurlu markalar arasında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında, bir benzerliğin olmadığı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek usul ve kanuna aykırı olarak verilmiş mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124236000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz