6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4322 E. 2024/796 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı esastan ret ortalama tüketici kötüniyet ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 1SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/261 E., 2019/617 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 2017/23106 sayılı “MAKRO VİTAL + ŞEKİL” ibaresinin 05. sınıfta tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “MACRO" ve “MAKRO” esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru markası ile müvekkilinin markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının kapsadıkları emtianın da aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kitlesi bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasındaki “Macro” ibaresinin büyük, geniş ve mikro karşıtı anlamına, "vital" kelimesinin ise mutlak gerekli, elzem anlamına geldiğini, macro markasının herkesin kullanabileceği bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının farklı kelime, renk ve şekil unsuru taşıması nedeniyle davacı markalarından ayrıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/23106 sayılı “MAKROVITAL” başvuru markası ile davacı yana ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unusrlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde bir benzerliğin varlığından bahsedilemeyeceği, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmışlığının dava konusu 05. sınıf emtiaya sirayet eder mahiyette olmayacağı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makro vital şekil" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği şekilde benzerlik olduğunu, müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelikte olup esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, ortalama tüketici nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında iltibas olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, kötüniyete dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın başvuru konusu yaptığı 2017/23106 nolu “MAKROVITAL” ibareli marka ile davacı Şirkete ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unsurlu markalar arasında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında, bir benzerliğin olmadığı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek usul ve kanuna aykırı olarak verilmiş mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci fıkraları.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3885 E. 2024/146 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4322 E.  ,  2024/796 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/975 Esas, 2022/248 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/261 E., 2019/617 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 2017/23106 sayılı “MAKRO VİTAL + ŞEKİL” ibaresinin 05. sınıfta tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “MACRO" ve “MAKRO” esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı sonrasında da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru markası ile müvekkilinin markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının kapsadıkları emtianın da aynı olması nedeniyle ilgili tüketici kitlesi bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasındaki “Macro” ibaresinin büyük, geniş ve mikro karşıtı anlamına, "vital" kelimesinin ise mutlak gerekli, elzem anlamına geldiğini, macro markasının herkesin kullanabileceği bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının farklı kelime, renk ve şekil unsuru taşıması nedeniyle davacı markalarından ayrıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/23106 sayılı “MAKROVITAL” başvuru markası ile davacı yana ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unusrlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde bir benzerliğin varlığından bahsedilemeyeceği, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmışlığının dava konusu 05. sınıf emtiaya sirayet eder mahiyette olmayacağı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makro vital şekil" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği şekilde benzerlik olduğunu, müvekkiline ait markalarda yer alan ikincil unsurların, tanımlayıcı nitelikte olup esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, ortalama tüketici nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında iltibas olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, kötüniyete dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın başvuru konusu yaptığı 2017/23106 nolu “MAKROVITAL” ibareli marka ile davacı Şirkete ait “MAKRO” ve “MACRO” esas unsurlu markalar arasında ilgili tüketici kitlesini yanıltacak düzeyde, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında, bir benzerliğin olmadığı, davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek usul ve kanuna aykırı olarak verilmiş mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci fıkraları.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124236000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.