YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16079 E. 2013/14444 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ ilan↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı başvurusu “NOVİTA” ibaresinin 29., 30., 31., 37. ve 42. sınıflarda tescilli olduğu, başvurunun tek ve asıl unsurunun “NOVİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu iltibas değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın ayırt ediciliği yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali dahil markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
TPE tarafından Resmi Marka Bülteni'nde ilana çıkartılan dava konusu başvuru "NOVİTA" ibaresinden ibaret olup 29., 30., 31. ve 42. sınıf mal ve hizmetlere ilişkindir. Davacı tarafça, daha önceki tarihlerde 29., 30. ve 32. sınıflar için tescil edilen "YOVİTA", "YOVİTAL" markalarına dayanılarak dava konusu işaret ile iltibas yaratacak derecede benzerlik ve tanınmışlık iddiasıyla davalı şirket başvurusuna karşı itirazda bulunulmuştur. Başvuru konusu işaret ile itiraza mesned davacı markalarının 29., 30. ve 32. sınıf emtialar bakımından benzer tür emtia olduğu, farklı olan 42. sınıf bakımından ise davacının tanınmışlık iddiasına dayandığı mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece dava konusu işaretlerin gıda malları için "vitamin" kelimesinin kökeni olan VİTA ve yine Latince "yaşamsal" anlamındaki "VİTAL" kelimelerinden oluşturulmaları nedeniyle ayırt ediciliği düşük markalar niteliğinde bulundukları, bu nedenle de 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçesiyle dava reddedilmişse de, dava konusu markaları oluşturan işaretlerin gıda maddeleri için doğrudan cins, vasıf, coğrafi kaynak vb. karakteristik özellik belirten ibareler olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, "VİTA" ve "VİTAL" kelimelerinin türetilmesi sonucu meydana getirilen davacı markaları tescilli oldukları sürece aynı KHK hükümlerine göre, başkaları tarafından da aynı kökten türetilecek kelime ve ibareler ile marka oluşturulması mümkün bulunmasına karşın, bu şekilde türetilen markanın da davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olmaması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta da, her iki işaret bakımından 556. sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu anlaşıldığına göre mahkemece uyuşmazlığın 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, söz konusu işaretlerin aynı kökten türetildiklerinden dolayı benzer olmadıklarından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2919 E. 2015/9995 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5832 E. 2019/7331 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… VİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu «iltibas» değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın «ayırt ediciliği» yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali «dahil» markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… konusu işaretlerin gıda malları için "vitamin" kelimesinin kökeni olan VİTA ve yine Latince "yaşamsal" anlamındaki "VİTAL" kelimelerinden oluşturulmaları nedeniyle «ayırt ediciliği» düşük markalar niteliğinde bulundukları, bu nedenle de 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçesiyle dava reddedilmişse de, dava konusu markaları oluşturan işaretlerin gıda maddeleri için doğrudan cins, vasıf, coğrafi kaynak vb. karakteristik özellik belirten ibareler olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, "VİTA" ve "VİTAL" kelimelerinin türetilmesi sonucu meydana getirilen davacı markaları tescilli oldukları sürece aynı KHK hükümlerine göre, başkaları tarafından da aynı kökten türetilecek kelime ve ibareler ile marka oluşturulması mümkün bulunmasına karşın, bu şekilde türetilen markanın da davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olmaması gereklidir.
Davacı tarafça, daha önceki tarihlerde 29., 30. ve 32. sınıflar için tescil edilen "YOVİTA", "YOVİTAL" markalarına dayanılarak dava konusu işaret ile «iltibas» yaratacak derecede benzerlik ve tanınmışlık iddiasıyla davalı şirket başvurusuna karşı itirazda bulunulmuştur.
Benzer bu karardaDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında bir benzerlik bulunmadığını, "VİTAL BOYA" ibaresinin bir kısım boyalar için tanımlayıcı olduğunu, dolayısıyla "VİTAL" sözcüğünün «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, "VİTALAC" ibaresinin ise anlamı olmayan, ayırt edici niteliği çok yüksek bir ibare olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, "VITALAC" ibareli başvurusu ile davacının "VİTAL+şekil" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir un …
Dava, davalı şirketçe yapılan marka başvurusuna, tanınmışlık ve «iltibas» hukuki «sebebine» dayalı olarak yapılan itirazın reddine dair verilen YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · tacir · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, "VITALAC" ibareli başvurusu ile davacının "VİTAL+şekil" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir un …
Markalar arasında, karıştırılma ihtimalinin tespitinde; markaların başlangıç kısmının, «son» kısımlarına göre «ortalama tüketici» kitlesi üzerinde daha etkili olacağının kabulü gerekmektedir.
… da, davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının, tescil kapsamı itibariyle, «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği; başvuru markasının, itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen “-AC” harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı da gözönüne alındığında; davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından KHK’nın 8/1-b hükmü ge …
… enzerlik bulunduğunu, başvurunun tescil edilmesi halinde müvekkilinin markaları ile irtibatlı olduğu ve seri marka imajı yaratacağını, davalı şirketin basiretli bir «tacir» gibi davranmayarak 2007 yılından beri boya-kimya sektöründe varlığını sürdüren ve belirli bir tanınmışlığa ulaşan “VİTAL” ibaresini kötü niyetli olarak seçtiğini i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/310 E. 2014/7494 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… VİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu «iltibas» değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın «ayırt ediciliği» yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali «dahil» markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, daha önceki tarihlerde 29., 30. ve 32. sınıflar için tescil edilen "YOVİTA", "YOVİTAL" markalarına dayanılarak dava konusu işaret ile «iltibas» yaratacak derecede benzerlik ve tanınmışlık iddiasıyla davalı şirket başvurusuna karşı itirazda bulunulmuştur.
… konusu işaretlerin gıda malları için "vitamin" kelimesinin kökeni olan VİTA ve yine Latince "yaşamsal" anlamındaki "VİTAL" kelimelerinden oluşturulmaları nedeniyle «ayırt ediciliği» düşük markalar niteliğinde bulundukları, bu nedenle de 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçesiyle dava reddedilmişse de, dava konusu markaları oluşturan işaretlerin gıda maddeleri için doğrudan cins, vasıf, coğrafi kaynak vb. karakteristik özellik belirten ibareler olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, "VİTA" ve "VİTAL" kelimelerinin türetilmesi sonucu meydana getirilen davacı markaları tescilli oldukları sürece aynı KHK hükümlerine göre, başkaları tarafından da aynı kökten türetilecek kelime ve ibareler ile marka oluşturulması mümkün bulunmasına karşın, bu şekilde türetilen markanın da davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olmaması gereklidir.
Benzer bu karardaDava, davacıya ait markalar ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu iddiasına dayalı, hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece taraf markaları arasında herhangi bir karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşaretlerin üzerinde kullanılacağı mallar bakımından söz konusu ibarenin tasviri bir şekilde karakteristik özellik belirten bir kelime olarak kabulü de mümkün bulunmadığından “durability” kelimesinden türetilen dava konusu işaretlerin arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında aralarında ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla; mahkemece dava konusu markanın davacının markalarının tescil kapsamı içinde bulunan aynı ve benzer sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5722 E. 2023/2506 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… VİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu «iltibas» değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın «ayırt ediciliği» yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali «dahil» markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… konusu işaretlerin gıda malları için "vitamin" kelimesinin kökeni olan VİTA ve yine Latince "yaşamsal" anlamındaki "VİTAL" kelimelerinden oluşturulmaları nedeniyle «ayırt ediciliği» düşük markalar niteliğinde bulundukları, bu nedenle de 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçesiyle dava reddedilmişse de, dava konusu markaları oluşturan işaretlerin gıda maddeleri için doğrudan cins, vasıf, coğrafi kaynak vb. karakteristik özellik belirten ibareler olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, "VİTA" ve "VİTAL" kelimelerinin türetilmesi sonucu meydana getirilen davacı markaları tescilli oldukları sürece aynı KHK hükümlerine göre, başkaları tarafından da aynı kökten türetilecek kelime ve ibareler ile marka oluşturulması mümkün bulunmasına karşın, bu şekilde türetilen markanın da davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olmaması gereklidir.
Davacı tarafça, daha önceki tarihlerde 29., 30. ve 32. sınıflar için tescil edilen "YOVİTA", "YOVİTAL" markalarına dayanılarak dava konusu işaret ile «iltibas» yaratacak derecede benzerlik ve tanınmışlık iddiasıyla davalı şirket başvurusuna karşı itirazda bulunulmuştur.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… ı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 1 …
Uyuşmazlık, davacının VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL ibareli markaları ile davalının VİTALURE ibareli başvuru markası arasında «iltibas» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ortalama tüketici · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ı ile davacının mesnet markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun İngilizce “vital” kelimesi olduğu, söz konusu kelimenin Türkçe anlamının tescil kapsamı itibariyle «ortalama tüketici» kitlesince bilinemeyeceği, başvuru markasının itiraza mesnet markanın tamamını aynı harf sırasıyla ve aynen kapsadığı, «son» kısıma getirilen "URE" harflerinin, başvuru markasına «ayırt edicilik» katacak nitelikte olmadığı, davalı marka başvurusu ile davacının mesnet markaları arasında aynı tür emtia bakımından karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, Yargıtay 1 …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin VİTALURE markasının tescili için davalı Kurum'a yaptığı başvuruya müvekkili tarafından VİTAL, FİLLİ BOYA VİTAL ve BETEK VİTAL markalarını gerekçe göstererek «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» iddiasıyla yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16079 E. , 2013/14444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 tarih ve 2011/97-2012/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005/04044 ve 2005/13987 sayı ve “YOVİTA”, "YOVİTAL" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “NOVİTA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, başvuruya itiraz ettiklerini ancak itirazın reddedildiğini oysa müvekkili markasının davalının özellikle tescil ettirmek istediği sınıflarda yoğun kullanım sonucu tanınır hale geldiğini, davalı başvurusunun gerek anlamsal, gerek görsel gerekte sescil olarak müvekkili markalarını çağrıştırdığını ileri sürerek 2011-M-592 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında işaret ve kapsamlarındaki mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “NOVİTA” ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tescilinin daha farklı gruplarda olduğunu, davacı markasından haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği iddialarının da dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı başvurusu “NOVİTA” ibaresinin 29., 30., 31., 37. ve 42. sınıflarda tescilli olduğu, başvurunun tek ve asıl unsurunun “NOVİTA” sözcüğü olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının ise “YOVİTA” ve “YOVİTAL” ibarelerinden oluştuğu ve 29., 30., 32. sınıftaki mallar için tescilli bulunduğu iltibas değerlendirmesinin en önemli kriteri olan önceki markanın ayırt ediciliği yönünden davacı markalarının en düşük seviyede ayırt edicilik ve koruma kapsamına sahip olduğu, markalar arası salt kısmi telafuz benzerliğinin özellikle görülerek alınan gıda ürünlerinde anlam görünüm ve genel izlenim farkını geri plana itemeyeceği, idari, ticari, ekonomik bağlantı ihtimali dahil markalar arası iltibas riskinin bulunmadığı gererkçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
TPE tarafından Resmi Marka Bülteni'nde ilana çıkartılan dava konusu başvuru "NOVİTA" ibaresinden ibaret olup 29., 30., 31. ve 42. sınıf mal ve hizmetlere ilişkindir. Davacı tarafça, daha önceki tarihlerde 29., 30. ve 32. sınıflar için tescil edilen "YOVİTA", "YOVİTAL" markalarına dayanılarak dava konusu işaret ile iltibas yaratacak derecede benzerlik ve tanınmışlık iddiasıyla davalı şirket başvurusuna karşı itirazda bulunulmuştur. Başvuru konusu işaret ile itiraza mesned davacı markalarının 29., 30. ve 32. sınıf emtialar bakımından benzer tür emtia olduğu, farklı olan 42. sınıf bakımından ise davacının tanınmışlık iddiasına dayandığı mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece dava konusu işaretlerin gıda malları için "vitamin" kelimesinin kökeni olan VİTA ve yine Latince "yaşamsal" anlamındaki "VİTAL" kelimelerinden oluşturulmaları nedeniyle ayırt ediciliği düşük markalar niteliğinde bulundukları, bu nedenle de 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçesiyle dava reddedilmişse de, dava konusu markaları oluşturan işaretlerin gıda maddeleri için doğrudan cins, vasıf, coğrafi kaynak vb.
karakteristik özellik belirten ibareler olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, "VİTA" ve "VİTAL" kelimelerinin türetilmesi sonucu meydana getirilen davacı markaları tescilli oldukları sürece aynı KHK hükümlerine göre, başkaları tarafından da aynı kökten türetilecek kelime ve ibareler ile marka oluşturulması mümkün bulunmasına karşın, bu şekilde türetilen markanın da davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olmaması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta da, her iki işaret bakımından 556. sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu anlaşıldığına göre mahkemece uyuşmazlığın 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, söz konusu işaretlerin aynı kökten türetildiklerinden dolayı benzer olmadıklarından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042313500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz