Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8066 E. 2023/785 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar mahrumiyeti↗ i̇i̇k 167↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ münhasırlık↗ fesih↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ esastan ret↗ ihtarname↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/167 E., 2016/836 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.09.2010 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının Mersin 3. Noterliğinin 09.01.2014 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek aynı gün başka bir dağıtıcı şirketle bayilik sözleşmesi yapılacağını bildirdiğini, fesih gerekçesi olarak müvekkilinin dağıtım lisansının iptal edildiğinin KAP'a bildirilmesinin gösterildiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesiyle bayinin münhasıran müvekkilinden satın alacağı ürünlerin vasfını değiştirmeden müşterilerine satışını üstlendiğini, sözleşmenin bayinin kusuru nedeniyle feshi halinde müvekkilinin uğrayacağı kâr payının bayi tarafından ödeneceğinin sözleşmenin 22 nci maddesinde düzenlendiğini ve davalının tek yanlı feshinin haksız olduğunu, müvekkiline ait lisansın bir kısım eksiklikler nedeniyle 07.01.2014 tarihinde iptali üzerine hemen eksiklerin tamamlanarak yeniden başvuruda bulunulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 09.01.2014 tarihinde yeniden lisans verildiğini, LPG Lisans Yönetmeliğinin 25 inci maddesinde, dağıtıcının faaliyetinin geçici olarak durdurulması halinde bayinin başka bir dağıtıcıdan LPG temin edebileceğini düzenlemesi nedeniyle bu durumun fesih nedeni olamayacağını ileri sürerek kar mahrumiyeti alacağı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının LPG dağıtıcı lisansının EPDK tarafından iptal edilerek ilan edildiğini, davacının KAP'a yaptığı bildirimde yeniden lisans alımı için başvuruda bulunulduğunu bildirdiğini, ilgili mevzuat gereğince faaliyet gösterilmesi için lisansın zorunlu olduğunu, lisansın iptali halinde ilgilinin faaliyet izninin sona ereceğini ve lisansın iptaliyle yapılan tüm sözleşmelerin hükümsüz hale geleceğini, LPG Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde, lisans iptali halinde bayilerin, sözleşmenin feshini beklemeden başka lisans sahibi başka dağıtıcılarla sözleşme imzalayabileceğinin düzenlendiğini, dağıtıcının lisansının iptal edilmesi üzerine müvekkilince sözleşmenin feshi ile yeni bir dağıtıcıyla sözleşme yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, EPDK'nın kararıyla davacının faaliyetinin geçici olarak durdurulmadığını, akaryakıt dağıtım lisansının iptal edildiğini, müvekkilince keşide edilen ihtarla sözleşmenin feshedilmediğini, dağıtım lisansının iptali ile davacının artık faaliyet gösteremeyeceği gerekçesiyle sözleşmenin hükümsüz hale geldiğini ve bu nedenle başka bir dağıtıcıyla sözleme yapıldığının bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının LPG dağıtım lisansının iptal edilip edilmediği hususunda EPDK tarafından gönderilen cevabi yazıda, davacı şirketin LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli 4789-4 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiği, davacı şirketin yeniden lisans almak için yaptığı başvuru neticesinde ise davacıya 08.01.2014 tarihinde yeni lisans verildiğinin bildirildiği, davacı tarafın LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli Kurul kararı ile iptal edildiğinin açık olduğu, feshe ilişkin ihtarname içeriğinden de davalının fesih nedeni olarak bu lisans iptali olgusuna dayandığı, davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir nedenle feshettiğinin kabul edilmesi gerektiği, otogaz bayilik sözleşmesini davacının lisansının iptali nedeniyle ve haklı bir nedenle fesheden davalının, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 3 üncü maddesinde öngörülen zorunlu lisansa sahip başka bir dağıtıcı ile sözleşmenin feshini beklemeksizin sözleşme imzalayabileceği Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davalının lisans sahibi olan başka bir dağıtıcı ile sözleşme yapmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin LPG dağıtım lisansının bir takım eksiklikler gerekçe gösterilerek iptal edildiğinin EPDK tarafından 07.01.2014 tarihi akşam saatlerinde duyurulduğunu, aynı saatlerde durumun müvekkilince KAP'a bildirilerek LPG dağıtım lisansı için yasal sürecin hemen başlatıldığı konusunda kamuoyuna ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren 2000'den fazla bayiye sorunun hemen giderileceğinin bildirildiğini, EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla müvekkili şirkete yeniden LPG dağıtım lisansının verilerek lisansın 09.01.2014 tarihinde yayınlandığını, her ne kadar Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde LPG dağıtıcı lisansının iptal edilmesi halinde bayilerin sözleşme feshini beklemeksizin lisans sahibi başka bir dağıtıcı ile sözleşme imzalayabileceğinin belirtilmişse de rağmen Yönetmelik'in aynı maddesinde, dağıtıcı faaliyetinin geçici durdurulması halinde, faaliyetin geçici olarak durdurulduğu süre ile sınırlı olmak üzere kuruma bilgi vermek kaydı ile başka bir dağıtıcıdan LPG temin edilebileceğine ilişkin düzenleme de bulunduğunu, davalının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, yasal düzenlemenin bayinin mağduriyetini önleme amacı güttüğünü, kronolojik sıraya göre davacının iptali fırsat bilerek ticaretine engel bir durum bulunmamasına rağmen hem de müvekkili şirketin LPG lisansı bulunduğu tarihte sözleşmeyi kötü niyetli olarak feshettiğini, davalının bir gün beklemeksizin sözleşmeyi feshetmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, hiç bir mağduriyet yaşamamasına rağmen lisansın yayınlandığı tarihte, LPG lisansının iptal edildiğinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir bayinin yeni bir dağıtıcı firma ile sözleşme yapabilme süresinin 3-6 ay olarak kabul edildiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr mahrumiyetinin belirlenerek hüküm altına alınması gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi devam ederken EPDK'nın 24.12.2013 tarihli kararıyla davacının akaryakıt dağıtım lisansının iptaline karar verildiği, anılan kararın kurulca 07.01.2014 tarihinde yayınlandığı, aynı gün davacı tarafından KAP'a bildirimde bulunularak eksikliklerin tamamlanacağının beyan edildiği, diğer yandan ilan tarihinde davacı yanca evrak eksikliklerinin tamamlanarak yeniden idareye başvuruda bulunulduğu ve EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla davacıya yeniden LPG dağıtıcı lisansının verildiği, Yönetmelik'in 25 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm, dağıtım lisansının iptali halinde bayiye mevcut sözleşmenin feshini beklemeden lisans sahibi olan başka bir dağıtıcıyla bayilik sözleşmesi yapma olanağı verdiği, Yönetmelik hükmüyle lisans sahibi bir kişiyle sözleşme yapma olanağı tanındığına göre anılan hükme göre yeni sözleşme yapan davalıdan sözleşmenin bakiye süresi için sözleşmenin 22 nci maddesi ve diğer hükümlerine göre kâr kaybından kaynaklanan tazminat istenemeyeceği, zira davalının fesih bildirimi ve yeni bir bayi ile sözleşme yapmasının geçerli bir hukuki nedene dayandığı, Yönetmelik'teki açık hüküm gereğince lisansın iptali üzerine bayinin beklemeksizin başka bir dağıtıcıyla sözleşme yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı bayinin ilgili mevzuat gereğince sözleşmenin feshini beklemeksizin başka bir bayi ile sözleşme yapmasının kötü niyetli davranış olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin haksız feshine dayalı kâr kaybı alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8583 E. 2014/16086 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının LPG «dağıtıcı» lisansının EPDK tarafından iptal edilerek «ilan» edildiğini, davacının KAP'a yaptığı bildirimde yeniden lisans alımı için başvuruda bulunulduğunu bildirdiğini, ilgili mevzuat gereğince faaliyet gösterilmesi için lisansın zorunlu olduğunu, lisansın iptali halinde ilgilinin faaliyet izninin sona ereceğini ve lisansın iptaliyle yapılan tüm sözleşmelerin hükümsüz hale geleceğini, LPG Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde, lisans iptali halinde bayilerin, «sözleşmenin feshini» beklemeden başka lisans sahibi başka dağıtıcılarla sözleşme imzalayabileceğinin düzenlendiğini, dağıtıcının lisansının iptal edilmesi üzerine müvekkilince sözleşme …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» devam ederken EPDK'nın 24.12.2013 tarihli kararıyla davacının akaryakıt «dağıtım» lisansının iptaline karar verildiği, anılan kararın kurulca 07.01.2014 tarihinde yayınlandığı, aynı gün davacı tarafından KAP'a bildirimde bulunularak eksikliklerin tamamlanacağının beyan edildiği, diğer yandan «ilan» tarihinde davacı yanca evrak eksikliklerinin tamamlanarak yeniden idareye başvuruda bulunulduğu ve EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla davacıya yeniden LPG dağıtıcı lisansının verildiği, Yönetmelik'in 25 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm, dağıtım lisansının iptali halinde bayiye mevcut «sözleşmenin feshini» beklemeden lisans sahibi olan başka bir dağıtıcıyla bayilik sözleşmesi yapma olanağı verdiği, Yönetmelik hükmüyle lisans sahibi bir kişiyle sözleşme yapma olanağı tanındığına göre anılan hükme göre yeni sözleşme yapan davalıdan sözleşmenin bakiye süresi için sözleşmenin 22 nci maddesi ve diğer hükümlerine göre kâr kaybından kaynaklanan tazminat istenemeyeceği, zira davalının «fesih» bildirimi ve yeni bir bayi ile sözleşme yapmasının geçerli bir hukuki nedene dayandığı, Yönetmelik'teki açık hüküm gereğince lisansın iptali üzerine bayinin beklem …
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği ancak, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesine aykırılık oluşturduğu ve TTK'nın 57/10 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş A. markalı tüplerin toplatılmasına, hükmün «ilanına», 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · vekalet ücreti · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği ancak, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesine aykırılık oluşturduğu ve TTK'nın 57/10 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespiti ile tecavüzün men’ine, marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş A. markalı tüplerin toplatılmasına, hükmün «ilanına», 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, somut uyuşmazlıktaki dava konusu talepler yönünden objektif dava birleşmesi söz konusu olup, mahkemece, davacının «marka hakkına tecavüz» bulunmadığı kabul edilerek bu konudaki talebin reddine karar verildiğine göre, reddedilen talep yönünden davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu sebeplerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5015 E. 2021/3448 K.
Ortak:kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · ihtarname · Alacak
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 09.01.2014 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek aynı gün başka bir «dağıtıcı» şirketle «bayilik sözleşmesi» yapılacağını bildirdiğini, «fesih» gerekçesi olarak müvekkilinin dağıtım lisansının iptal edildiğinin KAP'a bildirilmesinin gösterildiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesiyle bayinin «münhasıran» müvekkilinden satın alacağı ürünlerin vasfını değiştirmeden müşterilerine satışını üstlendiğini, sözleşmenin bayinin «kusuru» nedeniyle feshi halinde müvekkilinin uğrayacağı kâr «payının» bayi tarafından ödeneceğinin sözleşmenin 22 nci maddesinde düzenlendiğini ve davalının tek yanlı feshinin haksız olduğunu, müvekkiline ait lisansın bir kısım eksiklikler nedeniyle 07.01.2014 tarihinde iptali üzerine hemen eksiklerin tamamlanarak yeniden başvuruda bulunulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 09.01.2014 tarihinde yeniden lisans verildiğini, LPG Lisans Yönetmeliğinin 25 inci maddesinde, dağıtıcının faaliyetinin geçici olarak durdurulması halinde bayinin başka bir dağıtıcıdan LPG temin edebileceğini düzenlemesi nedeniyle bu durumun fesih nedeni olamayacağını ileri sürerek «kar mahrumiyeti» alacağı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının LPG «dağıtım» lisansının iptal edilip edilmediği hususunda EPDK tarafından gönderilen cevabi yazıda, davacı şirketin LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli 4789-4 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiği, davacı şirketin yeniden lisans almak için yaptığı başvuru neticesinde ise davacıya 08.01.2014 tarihinde yeni lisans verildiğinin bildirildiği, davacı tarafın LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli Kurul kararı ile iptal edildiğinin açık olduğu, feshe ilişkin «ihtarname» içeriğinden de davalının «fesih» nedeni olarak bu lisans iptali olgusuna dayandığı, davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir nedenle feshettiğinin kabul edilmesi gerektiği, otogaz «bayilik sözleşmesini» davacının lisansının iptali nedeniyle ve haklı bir nedenle fesheden davalının, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 3 üncü maddesinde öngörülen zorunlu lisansa sahip başka bir dağıtıcı ile «sözleşmenin feshini» beklemeksizin sözleşme imzalayabileceği Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davalını …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin LPG «dağıtım» lisansının bir takım eksiklikler gerekçe gösterilerek iptal edildiğinin EPDK tarafından 07.01.2014 tarihi akşam saatlerinde duyurulduğunu, aynı saatlerde durumun müvekkilince KAP'a bildirilerek LPG dağıtım lisansı için yasal sürecin hemen başlatıldığı konusunda kamuoyuna ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren 2000'den fazla bayiye sorunun hemen giderileceğinin bildirildiğini, EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla müvekkili şirkete yeniden LPG dağıtım lisansının verilerek lisansın 09.01.2014 tarihinde yayınlandığını, her ne kadar Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde LPG dağıtıcı lisansının iptal edilmesi halinde bayilerin «sözleşme feshini» beklemeksizin lisans sahibi başka bir dağıtıcı ile sözleşme imzalayabileceğinin belirtilmişse de rağmen Yönetmelik'in aynı maddesinde, dağıtıcı faaliyetinin geçici durdurulması halinde, faaliyetin geçici olarak durdurulduğu süre ile sınırlı olmak üzere kuruma bilgi vermek «kaydı» ile başka bir dağıtıcıdan LPG temin edilebileceğine ilişkin düzenleme de bulunduğunu, davalının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, yasal düzenlemenin bayinin mağduriyetini önleme amacı güttüğünü, kronolojik sıraya göre davacının iptali fırsat bilerek ticaretine engel bir durum bulunmamasına rağmen hem de müvekkili şirketin LPG lisansı bulunduğu tarihte sözleşmeyi kötü niyetli olarak feshettiğini, davalının bir gün beklemeksizin sözleşmeyi feshetmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, hiç bir mağduriyet yaşamamasına rağmen lisansın yayınlandığı tarihte, LPG lisansının iptal edildiğinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir bayinin yeni bir dağıtıcı firma ile sözleşme yapabilme süresinin 3-6 ay olarak kabul edildiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr «mahrumiyetinin» belirlenerek hüküm altına alınması gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kal …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında 02.10.2010 tarihli beş yıl süreli «akaryakıt bayiliği sözleşmesi» ve «asgari alım taahhüdü» düzenlendiği, buna göre sözleşme süresi dolmadan «sözleşmenin feshi» halinde davacıya «kar mahrumiyeti» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının 29.03.2013 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, beş yıllık süre için alımı taahhüt edilen miktardan alınan mal bedelinin mahsubu ile hesaplanan ve davacının o bölgede yeni bir bayi bulması için gerekli «makul süre» tespiti neticesinde hesaplanan kar mahrumiyetinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davanın kabul edilen kısım yönünden faiziyle bi …
Davacı, 02.10.2010 tarihli otogaz «bayilik sözleşmesinin» davalı tarafça tek taraflı haksız feshi nedeniyle «mahrum» kaldığı karın, aynı tarihli asgari mal «alım taahhütnamesine» dayanılarak tespiti ve tahsili için açılmıştır.
Müvekkil davalı ile davacı şirket arasında 01.03.2008 tarihli LPG «bayilik sözleşmesi» imzalanmış olup 29.03.2013 tarihinde sözleşmenin süresinin bitmesi nedeniyle sözleşmenin «yenilenmeyeceği» … 29.03.2013 tarih … numaralı «ihtarnameyle» bildirilmiştir...” şeklinde belirtilmiş olup Mahkemece davalının bu dilekçesi ve yargılamaki diğer beyanları nazara alınarak 02.10.2010 tarihli sözleşme ve «taahhütnamenin» asılları getirtilip, o tarih itibariyle davalıya ait imza asılları da toplanıp huzurda da imzalar alınmak suretiyle anılan sözleşme ve taahhütnamedeki imzanın dava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asgari alım taahhüdü · alım taahhüdü · akaryakıt bayilik sözleşmesi · makul süre · yenileme · havale · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında 02.10.2010 tarihli beş yıl süreli «akaryakıt bayiliği sözleşmesi» ve «asgari alım taahhüdü» düzenlendiği, buna göre sözleşme süresi dolmadan «sözleşmenin feshi» halinde davacıya «kar mahrumiyeti» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının 29.03.2013 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, beş yıllık süre için alımı taahhüt edilen miktardan alınan mal bedelinin mahsubu ile hesaplanan ve davacının o bölgede yeni bir bayi bulması için gerekli «makul süre» tespiti neticesinde hesaplanan kar mahrumiyetinin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davanın kabul edilen kısım yönünden faiziyle bi …
Davacı, 02.10.2010 tarihli otogaz «bayilik sözleşmesinin» davalı tarafça tek taraflı haksız feshi nedeniyle «mahrum» kaldığı karın, aynı tarihli asgari mal «alım taahhütnamesine» dayanılarak tespiti ve tahsili için açılmıştır.
Müvekkil davalı ile davacı şirket arasında 01.03.2008 tarihli LPG «bayilik sözleşmesi» imzalanmış olup 29.03.2013 tarihinde sözleşmenin süresinin bitmesi nedeniyle sözleşmenin «yenilenmeyeceği» … 29.03.2013 tarih … numaralı «ihtarnameyle» bildirilmiştir...” şeklinde belirtilmiş olup Mahkemece davalının bu dilekçesi ve yargılamaki diğer beyanları nazara alınarak 02.10.2010 tarihli sözleşme ve «taahhütnamenin» asılları getirtilip, o tarih itibariyle davalıya ait imza asılları da toplanıp huzurda da imzalar alınmak suretiyle anılan sözleşme ve taahhütnamedeki imzanın dava …
Davalı işbu davaya sunduğu 29.05.2014 «havale» tarihli cevap dilekçesinde “Davalı ile davacı şirket arasında 02.10.2010 tarihli LPG Bayilik Sözleşmesi imzalanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4572 E. 2023/6514 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · fesih · kâr kaybı · kâr dağıtımı · kâr payı · ihtarname
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 09.01.2014 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek aynı gün başka bir «dağıtıcı» şirketle «bayilik sözleşmesi» yapılacağını bildirdiğini, «fesih» gerekçesi olarak müvekkilinin dağıtım lisansının iptal edildiğinin KAP'a bildirilmesinin gösterildiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesiyle bayinin «münhasıran» müvekkilinden satın alacağı ürünlerin vasfını değiştirmeden müşterilerine satışını üstlendiğini, sözleşmenin bayinin «kusuru» nedeniyle feshi halinde müvekkilinin uğrayacağı kâr «payının» bayi tarafından ödeneceğinin sözleşmenin 22 nci maddesinde düzenlendiğini ve davalının tek yanlı feshinin haksız olduğunu, müvekkiline ait lisansın bir kısım eksiklikler nedeniyle 07.01.2014 tarihinde iptali üzerine hemen eksiklerin tamamlanarak yeniden başvuruda bulunulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 09.01.2014 tarihinde yeniden lisans verildiğini, LPG Lisans Yönetmeliğinin 25 inci maddesinde, dağıtıcının faaliyetinin geçici olarak durdurulması halinde bayinin başka bir dağıtıcıdan LPG temin edebileceğini düzenlemesi nedeniyle bu durumun fesih nedeni olamayacağını ileri sürerek «kar mahrumiyeti» alacağı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının LPG «dağıtım» lisansının iptal edilip edilmediği hususunda EPDK tarafından gönderilen cevabi yazıda, davacı şirketin LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli 4789-4 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiği, davacı şirketin yeniden lisans almak için yaptığı başvuru neticesinde ise davacıya 08.01.2014 tarihinde yeni lisans verildiğinin bildirildiği, davacı tarafın LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli Kurul kararı ile iptal edildiğinin açık olduğu, feshe ilişkin «ihtarname» içeriğinden de davalının «fesih» nedeni olarak bu lisans iptali olgusuna dayandığı, davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir nedenle feshettiğinin kabul edilmesi gerektiği, otogaz «bayilik sözleşmesini» davacının lisansının iptali nedeniyle ve haklı bir nedenle fesheden davalının, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 3 üncü maddesinde öngörülen zorunlu lisansa sahip başka bir dağıtıcı ile «sözleşmenin feshini» beklemeksizin sözleşme imzalayabileceği Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davalını …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesi» devam ederken EPDK'nın 24.12.2013 tarihli kararıyla davacının akaryakıt «dağıtım» lisansının iptaline karar verildiği, anılan kararın kurulca 07.01.2014 tarihinde yayınlandığı, aynı gün davacı tarafından KAP'a bildirimde bulunularak eksikliklerin tamamlanacağının beyan edildiği, diğer yandan «ilan» tarihinde davacı yanca evrak eksikliklerinin tamamlanarak yeniden idareye başvuruda bulunulduğu ve EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla davacıya yeniden LPG dağıtıcı lisansının verildiği, Yönetmelik'in 25 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm, dağıtım lisansının iptali halinde bayiye mevcut «sözleşmenin feshini» beklemeden lisans sahibi olan başka bir dağıtıcıyla bayilik sözleşmesi yapma olanağı verdiği, Yönetmelik hükmüyle lisans sahibi bir kişiyle sözleşme yapma olanağı tanındığına göre anılan hükme göre yeni sözleşme yapan davalıdan sözleşmenin bakiye süresi için sözleşmenin 22 nci maddesi ve diğer hükümlerine göre kâr kaybından kaynaklanan tazminat istenemeyeceği, zira davalının «fesih» bildirimi ve yeni bir bayi ile sözleşme yapmasının geçerli bir hukuki nedene dayandığı, Yönetmelik'teki açık hüküm gereğince lisansın iptali üzerine bayinin beklem …
Benzer bu karardaMahkemece 26.04.2010 tarih, 2007/253 E. ve 2010/120 K. sayılı kararı ile davalının başka «dağıtıcıdan» gaz aldığı, davacının bu nedenle «ihtarname» keşide ettiği ve davalının da 28.10.2007 günü sözleşmeyi feshettiği, oysa sözleşmede bayiye tek yanlı «fesih» yetkisi verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… arar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı POAŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya ait istasyon üzerinde POAŞ'ın «intifa hakkı» sahibi olduğu, POAŞ'ın izni veya «muvafakati» olmaksızın sözleşme imzalanamayacağı, davalının davacıya gönderdiği «ihtarname» ile intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme imzalanması ve POAŞ'ın «payının» ödenmesinin bildirildiği, davacının ise POAŞ'ın intifa hakkı sahibi olduğundan haberdar olmasına rağmen davalının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme yapmadığı, böylece davalının «ihtarı», bu ihtara davacının verdiği cevap, sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat uyarınca davalının sözleşmeyi feshederek başka bir «dağıtıcının» bayisi olmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. ile bayilik ilişkisinde bulunduğunu, her ne kadar davalı «ihtarnamesinde» POAŞ'ın «intifa hakkının» ödenmesini belirtmişse de POAŞ'ın müvekkili şirketten bu yönde bir talebi olmadığını, Mahkemenin bu hususu araştırmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan «bayilik sözleşmesinde» POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmediğini, sonradan ihtarname ile POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmişse de davalının tek taraflı sözleşmeyi sonlandırmasının bu nedene dayanmadığını, davalının ihtarname tarihinden sonra 10.10.2007, 29.10.2007, 09.11.2007 ve 24.11.2007 tarihlerinde 4 ayrı «fatura» karşılığı otogaz alımı yaptığını, bayilik ilişkisini devam ettirdiğini, ihtarnamesinde müvekkili şirkete 7 günlük süre verdiği halde yaklaşık iki ay daha mal alış verişini devam ettirmiş olmasının müvekkilinin POAŞ'a intifa hakkı olmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin, POAŞ ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin içeriğini bilebilecek durumda olmadığını, anılan sözleşmenin dosyaya da sunulmadığını, bu sözleşmede davalıya intifa hakkı nedeniyle bir yükümlülük yüklenip yüklenilmediğinin Mahkemece araştırılmadığını, kabul etmemek koşuluyla müvekkilinin POAŞ'la intifa hakkı sözleşmesi yapmamış olmasının davalıyı herhangi bir hak «kaybına» uğratmadığı gibi zararına da sebep olmadığını, müvekkili ile yaptığı sözleşme nedeniyle davalıdan POAŞ'a herhangi bir tazminat, «cezai şart» vb. bir bedel ödendiğine dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:intifa hakkı · sözleşmeden doğan dava · cezai şart · muvafakat · ihtar · fatura
Benzer bu kararda… ş Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre bayilerin tek bir «dağıtıcı» ile sözleşme yapma zorunlulukları bulunduğu, davalının 08.10.2007 günlü «ihtarnamesi» ile davacıdan «sözleşmeden doğan» standart fiyat uygulaması ve «intifa hakkı» sahibi POAŞ ile uzlaşma sağlanması yönündeki edimlerini yerine getirmesini talep ettiği, davacının buna verdiği 23.10.2007 tarihli cevabî «ihtarda» davalının taleplerinin hukukî dayanaktan yoksun olduğunun bildirildiği, bu durumda Mahkemece davalının ihtarı, davacının cevabı ile sözleşme hükümleri ve yasal düz …
… arar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı POAŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya ait istasyon üzerinde POAŞ'ın «intifa hakkı» sahibi olduğu, POAŞ'ın izni veya «muvafakati» olmaksızın sözleşme imzalanamayacağı, davalının davacıya gönderdiği «ihtarname» ile intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme imzalanması ve POAŞ'ın «payının» ödenmesinin bildirildiği, davacının ise POAŞ'ın intifa hakkı sahibi olduğundan haberdar olmasına rağmen davalının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme yapmadığı, böylece davalının «ihtarı», bu ihtara davacının verdiği cevap, sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat uyarınca davalının sözleşmeyi feshederek başka bir «dağıtıcının» bayisi olmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. ile bayilik ilişkisinde bulunduğunu, her ne kadar davalı «ihtarnamesinde» POAŞ'ın «intifa hakkının» ödenmesini belirtmişse de POAŞ'ın müvekkili şirketten bu yönde bir talebi olmadığını, Mahkemenin bu hususu araştırmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan «bayilik sözleşmesinde» POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmediğini, sonradan ihtarname ile POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmişse de davalının tek taraflı sözleşmeyi sonlandırmasının bu nedene dayanmadığını, davalının ihtarname tarihinden sonra 10.10.2007, 29.10.2007, 09.11.2007 ve 24.11.2007 tarihlerinde 4 ayrı «fatura» karşılığı otogaz alımı yaptığını, bayilik ilişkisini devam ettirdiğini, ihtarnamesinde müvekkili şirkete 7 günlük süre verdiği halde yaklaşık iki ay daha mal alış verişini devam ettirmiş olmasının müvekkilinin POAŞ'a intifa hakkı olmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin, POAŞ ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin içeriğini bilebilecek durumda olmadığını, anılan sözleşmenin dosyaya da sunulmadığını, bu sözleşmede davalıya intifa hakkı nedeniyle bir yükümlülük yüklenip yüklenilmediğinin Mahkemece araştırılmadığını, kabul etmemek koşuluyla müvekkilinin POAŞ'la intifa hakkı sözleşmesi yapmamış olmasının davalıyı herhangi bir hak «kaybına» uğratmadığı gibi zararına da sebep olmadığını, müvekkili ile yaptığı sözleşme nedeniyle davalıdan POAŞ'a herhangi bir tazminat, «cezai şart» vb. bir bedel ödendiğine dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının başka «dağıtıcının» bayii olup olmamak noktasında haklı sayılıp sayılamayacağı, «cezai şart» ve tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13070 E. 2010/4513 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · bayilik sözleşmesi · kâr kaybı · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaNoterliğinin 09.01.2014 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek aynı gün başka bir «dağıtıcı» şirketle «bayilik sözleşmesi» yapılacağını bildirdiğini, «fesih» gerekçesi olarak müvekkilinin dağıtım lisansının iptal edildiğinin KAP'a bildirilmesinin gösterildiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesiyle bayinin «münhasıran» müvekkilinden satın alacağı ürünlerin vasfını değiştirmeden müşterilerine satışını üstlendiğini, sözleşmenin bayinin «kusuru» nedeniyle feshi halinde müvekkilinin uğrayacağı kâr «payının» bayi tarafından ödeneceğinin sözleşmenin 22 nci maddesinde düzenlendiğini ve davalının tek yanlı feshinin haksız olduğunu, müvekkiline ait lisansın bir kısım eksiklikler nedeniyle 07.01.2014 tarihinde iptali üzerine hemen eksiklerin tamamlanarak yeniden başvuruda bulunulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 09.01.2014 tarihinde yeniden lisans verildiğini, LPG Lisans Yönetmeliğinin 25 inci maddesinde, dağıtıcının faaliyetinin geçici olarak durdurulması halinde bayinin başka bir dağıtıcıdan LPG temin edebileceğini düzenlemesi nedeniyle bu durumun fesih nedeni olamayacağını ileri sürerek «kar mahrumiyeti» alacağı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının LPG «dağıtım» lisansının iptal edilip edilmediği hususunda EPDK tarafından gönderilen cevabi yazıda, davacı şirketin LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli 4789-4 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiği, davacı şirketin yeniden lisans almak için yaptığı başvuru neticesinde ise davacıya 08.01.2014 tarihinde yeni lisans verildiğinin bildirildiği, davacı tarafın LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli Kurul kararı ile iptal edildiğinin açık olduğu, feshe ilişkin «ihtarname» içeriğinden de davalının «fesih» nedeni olarak bu lisans iptali olgusuna dayandığı, davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir nedenle feshettiğinin kabul edilmesi gerektiği, otogaz «bayilik sözleşmesini» davacının lisansının iptali nedeniyle ve haklı bir nedenle fesheden davalının, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 3 üncü maddesinde öngörülen zorunlu lisansa sahip başka bir dağıtıcı ile «sözleşmenin feshini» beklemeksizin sözleşme imzalayabileceği Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davalını …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin LPG «dağıtım» lisansının bir takım eksiklikler gerekçe gösterilerek iptal edildiğinin EPDK tarafından 07.01.2014 tarihi akşam saatlerinde duyurulduğunu, aynı saatlerde durumun müvekkilince KAP'a bildirilerek LPG dağıtım lisansı için yasal sürecin hemen başlatıldığı konusunda kamuoyuna ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren 2000'den fazla bayiye sorunun hemen giderileceğinin bildirildiğini, EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla müvekkili şirkete yeniden LPG dağıtım lisansının verilerek lisansın 09.01.2014 tarihinde yayınlandığını, her ne kadar Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde LPG dağıtıcı lisansının iptal edilmesi halinde bayilerin «sözleşme feshini» beklemeksizin lisans sahibi başka bir dağıtıcı ile sözleşme imzalayabileceğinin belirtilmişse de rağmen Yönetmelik'in aynı maddesinde, dağıtıcı faaliyetinin geçici durdurulması halinde, faaliyetin geçici olarak durdurulduğu süre ile sınırlı olmak üzere kuruma bilgi vermek «kaydı» ile başka bir dağıtıcıdan LPG temin edilebileceğine ilişkin düzenleme de bulunduğunu, davalının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, yasal düzenlemenin bayinin mağduriyetini önleme amacı güttüğünü, kronolojik sıraya göre davacının iptali fırsat bilerek ticaretine engel bir durum bulunmamasına rağmen hem de müvekkili şirketin LPG lisansı bulunduğu tarihte sözleşmeyi kötü niyetli olarak feshettiğini, davalının bir gün beklemeksizin sözleşmeyi feshetmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, hiç bir mağduriyet yaşamamasına rağmen lisansın yayınlandığı tarihte, LPG lisansının iptal edildiğinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir bayinin yeni bir dağıtıcı firma ile sözleşme yapabilme süresinin 3-6 ay olarak kabul edildiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr «mahrumiyetinin» belirlenerek hüküm altına alınması gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kal …
Benzer bu karardaSHM’nin 2004/558.D.İş.sayılı tespit dosyası ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu, «bayilik sözleşmesinin» 1/b maddesine aykırı davranışın davalı bayi açısından «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının sözleşmenin 14/a ve f. maddesi uyarınca haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği, davacının sözleşmenin 15/a maddesi uyarınca davalının bu eyleminden dolayı maruz kaldığı zarar ve satış kaybından dolayı «mahrum» kaldığı karı davalıdan talep edebileceği, davacının mahrum kaldığı karın bilirkişilerce 1.743.975.974 TL olarak belirlendiği, davacının manevi zararının da doğduğu, davalı ...gaz A.Ş.’nin davacı ile davalı ...A.Ş. arasındaki bayilik sözleşmesini bilerek kendisine menfaat temin etmek amacı ile diğer davalıya LPG satışı yaptığı hususunu ispatlar nitelikte delilin dosyaya «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Mahkemece, davalı ...gaz A.Ş’nin davacı ile davalı ...A.Ş. arasındaki «bayilik sözleşmesini» bilerek kendisine menfaat temin etmek amacı ile diğer davalıya LPG satışı yaptığı hususunu ispatlar nitelikte delilin dosyaya «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Davalı ...gaz AŞ’nin basiretli bir «tacir» gibi davranmayıp bayi olmayan diğer davalı ...A.Ş’ye Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın tebliğlerine de (LPG «dağıtım» şirketi başka LPG şirketlerine ait LPG Otogaz Bayilerine LPG satışı yapamaz) aykırı olarak satış yapması eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu nazara alınmayıp yazılı gerekçe ile davalı ...gaz A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · kazanç kaybı · maddi ve manevi tazminat · tacir · maddi tazminat · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu karardaSHM’nin 2004/558.D.İş.sayılı tespit dosyası ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu, «bayilik sözleşmesinin» 1/b maddesine aykırı davranışın davalı bayi açısından «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının sözleşmenin 14/a ve f. maddesi uyarınca haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği, davacının sözleşmenin 15/a maddesi uyarınca davalının bu eyleminden dolayı maruz kaldığı zarar ve satış kaybından dolayı «mahrum» kaldığı karı davalıdan talep edebileceği, davacının mahrum kaldığı karın bilirkişilerce 1.743.975.974 TL olarak belirlendiği, davacının manevi zararının da doğduğu, davalı ...gaz A.Ş.’nin davacı ile davalı ...A.Ş. arasındaki bayilik sözleşmesini bilerek kendisine menfaat temin etmek amacı ile diğer davalıya LPG satışı yaptığı hususunu ispatlar nitelikte delilin dosyaya «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davalı ...
A.Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı ...Tur.İnş.San.Tic.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile bu davalının bayilik süresi içinde diğer davalıdan ürün alımı yapmasının «haksız rekabet» dolduğunun tespitine, 1.743,97 YTL «maddi tazminat» ile 1.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız rekabetin önlenmesi yolundaki talebin sözleşmenin feshedilmiş olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dava, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, men’i ve «maddi-manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Davalı ...gaz AŞ’nin basiretli bir «tacir» gibi davranmayıp bayi olmayan diğer davalı ...A.Ş’ye Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın tebliğlerine de (LPG «dağıtım» şirketi başka LPG şirketlerine ait LPG Otogaz Bayilerine LPG satışı yapamaz) aykırı olarak satış yapması eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu nazara alınmayıp yazılı gerekçe ile davalı ...gaz A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8066 E. , 2023/785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/926 Esas, 2021/557 Karar
DAVA TARİHİ 30.01.2014
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/167 E., 2016/836 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.09.2010 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının Mersin 3. Noterliğinin 09.01.2014 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek aynı gün başka bir dağıtıcı şirketle bayilik sözleşmesi yapılacağını bildirdiğini, fesih gerekçesi olarak müvekkilinin dağıtım lisansının iptal edildiğinin KAP'a bildirilmesinin gösterildiğini, sözleşmenin 4 üncü maddesiyle bayinin münhasıran müvekkilinden satın alacağı ürünlerin vasfını değiştirmeden müşterilerine satışını üstlendiğini, sözleşmenin bayinin kusuru nedeniyle feshi halinde müvekkilinin uğrayacağı kâr payının bayi tarafından ödeneceğinin sözleşmenin 22 nci maddesinde düzenlendiğini ve davalının tek yanlı feshinin haksız olduğunu, müvekkiline ait lisansın bir kısım eksiklikler nedeniyle 07.01.2014 tarihinde iptali üzerine hemen eksiklerin tamamlanarak yeniden başvuruda bulunulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 09.01.2014 tarihinde yeniden lisans verildiğini, LPG Lisans Yönetmeliğinin 25 inci maddesinde, dağıtıcının faaliyetinin geçici olarak durdurulması halinde bayinin başka bir dağıtıcıdan LPG temin edebileceğini düzenlemesi nedeniyle bu durumun fesih nedeni olamayacağını ileri sürerek kar mahrumiyeti alacağı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının LPG dağıtıcı lisansının EPDK tarafından iptal edilerek ilan edildiğini, davacının KAP'a yaptığı bildirimde yeniden lisans alımı için başvuruda bulunulduğunu bildirdiğini, ilgili mevzuat gereğince faaliyet gösterilmesi için lisansın zorunlu olduğunu, lisansın iptali halinde ilgilinin faaliyet izninin sona ereceğini ve lisansın iptaliyle yapılan tüm sözleşmelerin hükümsüz hale geleceğini, LPG Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde, lisans iptali halinde bayilerin, sözleşmenin feshini beklemeden başka lisans sahibi başka dağıtıcılarla sözleşme imzalayabileceğinin düzenlendiğini, dağıtıcının lisansının iptal edilmesi üzerine müvekkilince sözleşmenin feshi ile yeni bir dağıtıcıyla sözleşme yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, EPDK'nın kararıyla davacının faaliyetinin geçici olarak durdurulmadığını, akaryakıt dağıtım lisansının iptal edildiğini, müvekkilince keşide edilen ihtarla sözleşmenin feshedilmediğini, dağıtım lisansının iptali ile davacının artık faaliyet gösteremeyeceği gerekçesiyle sözleşmenin hükümsüz hale geldiğini ve bu nedenle başka bir dağıtıcıyla sözleme yapıldığının bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının LPG dağıtım lisansının iptal edilip edilmediği hususunda EPDK tarafından gönderilen cevabi yazıda, davacı şirketin LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli 4789-4 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiği, davacı şirketin yeniden lisans almak için yaptığı başvuru neticesinde ise davacıya 08.01.2014 tarihinde yeni lisans verildiğinin bildirildiği, davacı tarafın LPG dağıtıcı lisansının 24.12.2013 tarihli Kurul kararı ile iptal edildiğinin açık olduğu, feshe ilişkin ihtarname içeriğinden de davalının fesih nedeni olarak bu lisans iptali olgusuna dayandığı, davalı tarafın sözleşmeyi haklı bir nedenle feshettiğinin kabul edilmesi gerektiği, otogaz bayilik sözleşmesini davacının lisansının iptali nedeniyle ve haklı bir nedenle fesheden davalının, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu'nun 3 üncü maddesinde öngörülen zorunlu lisansa sahip başka bir dağıtıcı ile sözleşmenin feshini beklemeksizin sözleşme imzalayabileceği Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davalının lisans sahibi olan başka bir dağıtıcı ile sözleşme yapmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin LPG dağıtım lisansının bir takım eksiklikler gerekçe gösterilerek iptal edildiğinin EPDK tarafından 07.01.2014 tarihi akşam saatlerinde duyurulduğunu, aynı saatlerde durumun müvekkilince KAP'a bildirilerek LPG dağıtım lisansı için yasal sürecin hemen başlatıldığı konusunda kamuoyuna ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren 2000'den fazla bayiye sorunun hemen giderileceğinin bildirildiğini, EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla müvekkili şirkete yeniden LPG dağıtım lisansının verilerek lisansın 09.01.2014 tarihinde yayınlandığını, her ne kadar Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesinde LPG dağıtıcı lisansının iptal edilmesi halinde bayilerin sözleşme feshini beklemeksizin lisans sahibi başka bir dağıtıcı ile sözleşme imzalayabileceğinin belirtilmişse de rağmen Yönetmelik'in aynı maddesinde, dağıtıcı faaliyetinin geçici durdurulması halinde, faaliyetin geçici olarak durdurulduğu süre ile sınırlı olmak üzere kuruma bilgi vermek kaydı ile başka bir dağıtıcıdan LPG temin edilebileceğine ilişkin düzenleme de bulunduğunu, davalının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, yasal düzenlemenin bayinin mağduriyetini önleme amacı güttüğünü, kronolojik sıraya göre davacının iptali fırsat bilerek ticaretine engel bir durum bulunmamasına rağmen hem de müvekkili şirketin LPG lisansı bulunduğu tarihte sözleşmeyi kötü niyetli olarak feshettiğini, davalının bir gün beklemeksizin sözleşmeyi feshetmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, hiç bir mağduriyet yaşamamasına rağmen lisansın yayınlandığı tarihte, LPG lisansının iptal edildiğinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir bayinin yeni bir dağıtıcı firma ile sözleşme yapabilme süresinin 3-6 ay olarak kabul edildiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr mahrumiyetinin belirlenerek hüküm altına alınması gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi devam ederken EPDK'nın 24.12.2013 tarihli kararıyla davacının akaryakıt dağıtım lisansının iptaline karar verildiği, anılan kararın kurulca 07.01.2014 tarihinde yayınlandığı, aynı gün davacı tarafından KAP'a bildirimde bulunularak eksikliklerin tamamlanacağının beyan edildiği, diğer yandan ilan tarihinde davacı yanca evrak eksikliklerinin tamamlanarak yeniden idareye başvuruda bulunulduğu ve EPDK'nın 08.01.2014 tarihli kararıyla davacıya yeniden LPG dağıtıcı lisansının verildiği, Yönetmelik'in 25 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm, dağıtım lisansının iptali halinde bayiye mevcut sözleşmenin feshini beklemeden lisans sahibi olan başka bir dağıtıcıyla bayilik sözleşmesi yapma olanağı verdiği, Yönetmelik hükmüyle lisans sahibi bir kişiyle sözleşme yapma olanağı tanındığına göre anılan hükme göre yeni sözleşme yapan davalıdan sözleşmenin bakiye süresi için sözleşmenin 22 nci maddesi ve diğer hükümlerine göre kâr kaybından kaynaklanan tazminat istenemeyeceği, zira davalının fesih bildirimi ve yeni bir bayi ile sözleşme yapmasının geçerli bir hukuki nedene dayandığı, Yönetmelik'teki açık hüküm gereğince lisansın iptali üzerine bayinin beklemeksizin başka bir dağıtıcıyla sözleşme yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı bayinin ilgili mevzuat gereğince sözleşmenin feshini beklemeksizin başka bir bayi ile sözleşme yapmasının kötü niyetli davranış olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin haksız feshine dayalı kâr kaybı alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936533600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz