Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4572 E. 2023/6514 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken fesih↗ tek taraflı fesih↗ intifa hakkı↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmeden doğan dava↗ satış sözleşmesi↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ fesih↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ kâr payı↗ fatura↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 26.04.2010 tarih, 2007/253 E. ve 2010/120 K. sayılı kararı ile davalının başka dağıtıcıdan gaz aldığı, davacının bu nedenle ihtarname keşide ettiği ve davalının da 28.10.2007 günü sözleşmeyi feshettiği, oysa sözleşmede bayiye tek yanlı fesih yetkisi verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.04.2011 tarih, 2010/11195 E. ve 2011/4457 K. sayılı kararıyla taraflar arasında LPG satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, 5307 sayılı “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre bayilerin tek bir dağıtıcı ile sözleşme yapma zorunlulukları bulunduğu, davalının 08.10.2007 günlü ihtarnamesi ile davacıdan sözleşmeden doğan standart fiyat uygulaması ve intifa hakkı sahibi POAŞ ile uzlaşma sağlanması yönündeki edimlerini yerine getirmesini talep ettiği, davacının buna verdiği 23.10.2007 tarihli cevabî ihtarda davalının taleplerinin hukukî dayanaktan yoksun olduğunun bildirildiği, bu durumda Mahkemece davalının ihtarı, davacının cevabı ile sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirilerek davalının başka dağıtıcının bayii olup olmamak noktasında haklı sayılıp sayılamayacağı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı POAŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya ait istasyon üzerinde POAŞ'ın intifa hakkı sahibi olduğu, POAŞ'ın izni veya muvafakati olmaksızın sözleşme imzalanamayacağı, davalının davacıya gönderdiği ihtarname ile intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme imzalanması ve POAŞ'ın payının ödenmesinin bildirildiği, davacının ise POAŞ'ın intifa hakkı sahibi olduğundan haberdar olmasına rağmen davalının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme yapmadığı, böylece davalının ihtarı, bu ihtara davacının verdiği cevap, sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat uyarınca davalının sözleşmeyi feshederek başka bir dağıtıcının bayisi olmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk bozmanın hatalı olduğunu, müvekkili ile davalının sözleşme akdettiği tarihte POAŞ'ın otogaz şirketinin bulunmadığını, davalının önce müvekkili ile sonra ... A.Ş. ile bayilik ilişkisinde bulunduğunu, her ne kadar davalı ihtarnamesinde POAŞ'ın intifa hakkının ödenmesini belirtmişse de POAŞ'ın müvekkili şirketten bu yönde bir talebi olmadığını, Mahkemenin bu hususu araştırmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmediğini, sonradan ihtarname ile POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmişse de davalının tek taraflı sözleşmeyi sonlandırmasının bu nedene dayanmadığını, davalının ihtarname tarihinden sonra 10.10.2007, 29.10.2007, 09.11.2007 ve 24.11.2007 tarihlerinde 4 ayrı fatura karşılığı otogaz alımı yaptığını, bayilik ilişkisini devam ettirdiğini, ihtarnamesinde müvekkili şirkete 7 günlük süre verdiği halde yaklaşık iki ay daha mal alış verişini devam ettirmiş olmasının müvekkilinin POAŞ'a intifa hakkı olmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin, POAŞ ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin içeriğini bilebilecek durumda olmadığını, anılan sözleşmenin dosyaya da sunulmadığını, bu sözleşmede davalıya intifa hakkı nedeniyle bir yükümlülük yüklenip yüklenilmediğinin Mahkemece araştırılmadığını, kabul etmemek koşuluyla müvekkilinin POAŞ'la intifa hakkı sözleşmesi yapmamış olmasının davalıyı herhangi bir hak kaybına uğratmadığı gibi zararına da sebep olmadığını, müvekkili ile yaptığı sözleşme nedeniyle davalıdan POAŞ'a herhangi bir tazminat, cezai şart vb. bir bedel ödendiğine dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının başka dağıtıcının bayii olup olmamak noktasında haklı sayılıp sayılamayacağı, cezai şart ve tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12899 E. 2014/20354 K.
Ortak:intifa hakkı
İncelediğiniz kararda… ş Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre bayilerin tek bir «dağıtıcı» ile sözleşme yapma zorunlulukları bulunduğu, davalının 08.10.2007 günlü «ihtarnamesi» ile davacıdan «sözleşmeden doğan» standart fiyat uygulaması ve «intifa hakkı» sahibi POAŞ ile uzlaşma sağlanması yönündeki edimlerini yerine getirmesini talep ettiği, davacının buna verdiği 23.10.2007 tarihli cevabî «ihtarda» davalının taleplerinin hukukî dayanaktan yoksun olduğunun bildirildiği, bu durumda Mahkemece davalının ihtarı, davacının cevabı ile sözleşme hükümleri ve yasal düz …
… arar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı POAŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya ait istasyon üzerinde POAŞ'ın «intifa hakkı» sahibi olduğu, POAŞ'ın izni veya «muvafakati» olmaksızın sözleşme imzalanamayacağı, davalının davacıya gönderdiği «ihtarname» ile intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme imzalanması ve POAŞ'ın «payının» ödenmesinin bildirildiği, davacının ise POAŞ'ın intifa hakkı sahibi olduğundan haberdar olmasına rağmen davalının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme yapmadığı, böylece davalının «ihtarı», bu ihtara davacının verdiği cevap, sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat uyarınca davalının sözleşmeyi feshederek başka bir «dağıtıcının» bayisi olmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. ile bayilik ilişkisinde bulunduğunu, her ne kadar davalı «ihtarnamesinde» POAŞ'ın «intifa hakkının» ödenmesini belirtmişse de POAŞ'ın müvekkili şirketten bu yönde bir talebi olmadığını, Mahkemenin bu hususu araştırmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan «bayilik sözleşmesinde» POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmediğini, sonradan ihtarname ile POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmişse de davalının tek taraflı sözleşmeyi sonlandırmasının bu nedene dayanmadığını, davalının ihtarname tarihinden sonra 10.10.2007, 29.10.2007, 09.11.2007 ve 24.11.2007 tarihlerinde 4 ayrı «fatura» karşılığı otogaz alımı yaptığını, bayilik ilişkisini devam ettirdiğini, ihtarnamesinde müvekkili şirkete 7 günlük süre verdiği halde yaklaşık iki ay daha mal alış verişini devam ettirmiş olmasının müvekkilinin POAŞ'a intifa hakkı olmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin, POAŞ ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin içeriğini bilebilecek durumda olmadığını, anılan sözleşmenin dosyaya da sunulmadığını, bu sözleşmede davalıya intifa hakkı nedeniyle bir yükümlülük yüklenip yüklenilmediğinin Mahkemece araştırılmadığını, kabul etmemek koşuluyla müvekkilinin POAŞ'la intifa hakkı sözleşmesi yapmamış olmasının davalıyı herhangi bir hak «kaybına» uğratmadığı gibi zararına da sebep olmadığını, müvekkili ile yaptığı sözleşme nedeniyle davalıdan POAŞ'a herhangi bir tazminat, «cezai şart» vb. bir bedel ödendiğine dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın dava konusu taşınmaz için dava dışı Petrol Ofisi A.Ş (POAŞ) lehine «intifa hakkı» tesisi amacıyla davalılardan H..
H..'na vekaletname verdiği ve bu vekaletnameye istinaden dava dışı POAŞ lehine 15 yıllık «intifa hakkı» kurulduğunu ancak davalıların intifa bedeli olarak POAŞ'tan herhangi bir bedel aldıklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaH.. yargılamada kendisini bir vekil ile «temsil» ettirdiği ve davanın reddine karar verildiği halde, mümeyyiz davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış mümeyyiz davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4572 E. , 2023/6514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2011/497 Esas, 2015/618 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.11.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 06.03.2007 tarihli 5 yıl süreli LPG satış sözleşmesi bulunmasına rağmen davalının başkasından gaz alımı yaptığının tesbit edildiğini, bunun üzerine keşide edilen 08.10.2007 tarihli ihtarname ile bu uygulamaya son verilmesi aksi takdirde sözleşmenin feshi yoluna gidileceğinin bildirildiğini, davalının da aynı tarihte teminat göstermemesi nedeniyle sözleşmenin yürürlüğe girmediği, POAŞ ile yapılması gereken sözleşmenin müvekkilce yapılmadığı ve kendisine fazla fiyat uygulandığı iddiasıyla ihtarname gönderdiğini, davalının 24.11.2007 tarihinden itibaren gaz alımını durdurarak 06.12.2007 tarihinde ... adlı bir şirketin bayii olduğunu ve sözleşmenin de fiilen feshedildiğini, bayiin tek taraflı fesih yetkisinin bulunmadığını, süresinden önce sözleşmeyi fesheden bayiin 25.000,00 USD cezaî şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek sözleşmenin 21/c maddesi uyarınca şimdilik 2.000,00 TL cezaî şart, 4.000,00 TL maddi zarar ve kâr mahrumiyeti ile sözleşmenin 22 nci maddesi uyarınca erken fesih cezası olmak üzere şimdilik 2.000,00 USD’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin başkasından gaz almadığını, bunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu; müvekkiline piyasaya verilen fiyattan fazla fiyat uygulandığını ve davacının POAŞ ile sözleşme yapmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 26.04.2010 tarih, 2007/253 E. ve 2010/120 K. sayılı kararı ile davalının başka dağıtıcıdan gaz aldığı, davacının bu nedenle ihtarname keşide ettiği ve davalının da 28.10.2007 günü sözleşmeyi feshettiği, oysa sözleşmede bayiye tek yanlı fesih yetkisi verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 06.04.2011 tarih, 2010/11195 E. ve 2011/4457 K. sayılı kararıyla taraflar arasında LPG satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, 5307 sayılı “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre bayilerin tek bir dağıtıcı ile sözleşme yapma zorunlulukları bulunduğu, davalının 08.10.2007 günlü ihtarnamesi ile davacıdan sözleşmeden doğan standart fiyat uygulaması ve intifa hakkı sahibi POAŞ ile uzlaşma sağlanması yönündeki edimlerini yerine getirmesini talep ettiği, davacının buna verdiği 23.10.2007 tarihli cevabî ihtarda davalının taleplerinin hukukî dayanaktan yoksun olduğunun bildirildiği, bu durumda Mahkemece davalının ihtarı, davacının cevabı ile sözleşme hükümleri ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirilerek davalının başka dağıtıcının bayii olup olmamak noktasında haklı sayılıp sayılamayacağı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı POAŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya ait istasyon üzerinde POAŞ'ın intifa hakkı sahibi olduğu, POAŞ'ın izni veya muvafakati olmaksızın sözleşme imzalanamayacağı, davalının davacıya gönderdiği ihtarname ile intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme imzalanması ve POAŞ'ın payının ödenmesinin bildirildiği, davacının ise POAŞ'ın intifa hakkı sahibi olduğundan haberdar olmasına rağmen davalının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek intifa hakkı sahibi POAŞ ile sözleşme yapmadığı, böylece davalının ihtarı, bu ihtara davacının verdiği cevap, sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat uyarınca davalının sözleşmeyi feshederek başka bir dağıtıcının bayisi olmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk bozmanın hatalı olduğunu, müvekkili ile davalının sözleşme akdettiği tarihte POAŞ'ın otogaz şirketinin bulunmadığını, davalının önce müvekkili ile sonra ... A.Ş. ile bayilik ilişkisinde bulunduğunu, her ne kadar davalı ihtarnamesinde POAŞ'ın intifa hakkının ödenmesini belirtmişse de POAŞ'ın müvekkili şirketten bu yönde bir talebi olmadığını, Mahkemenin bu hususu araştırmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmediğini, sonradan ihtarname ile POAŞ'ın intifa hakkından söz edilmişse de davalının tek taraflı sözleşmeyi sonlandırmasının bu nedene dayanmadığını, davalının ihtarname tarihinden sonra 10.10.2007, 29.10.2007, 09.11.2007 ve 24.11.2007 tarihlerinde 4 ayrı fatura karşılığı otogaz alımı yaptığını, bayilik ilişkisini devam ettirdiğini, ihtarnamesinde müvekkili şirkete 7 günlük süre verdiği halde yaklaşık iki ay daha mal alış verişini devam ettirmiş olmasının müvekkilinin POAŞ'a intifa hakkı olmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin, POAŞ ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin içeriğini bilebilecek durumda olmadığını, anılan sözleşmenin dosyaya da sunulmadığını, bu sözleşmede davalıya intifa hakkı nedeniyle bir yükümlülük yüklenip yüklenilmediğinin Mahkemece araştırılmadığını, kabul etmemek koşuluyla müvekkilinin POAŞ'la intifa hakkı sözleşmesi yapmamış olmasının davalıyı herhangi bir hak kaybına uğratmadığı gibi zararına da sebep olmadığını, müvekkili ile yaptığı sözleşme nedeniyle davalıdan POAŞ'a herhangi bir tazminat, cezai şart vb.
bir bedel ödendiğine dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının başka dağıtıcının bayii olup olmamak noktasında haklı sayılıp sayılamayacağı, cezai şart ve tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158 inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981186600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz