Ticaret sicilinden re'sen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/552 E. 2016/1807 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin↗ yeniden tescil↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ pasif husumet ehliyeti↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihya davasında hasmın, şirketi temsilen son tasfiye memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası, yeniden tescili ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin son tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisine de husumet yöneltilmesi gerektiği halde sadece ticaret sicil müdürlüğünün hasım gösterildiği gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, yeniden tescili istenen şirketin 17.06.2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7'nci maddesi uyarınca kaydının re'sen silindiği sabit olup sicil kayıtlarından davacının, kaydı silinen ve yeniden tescili istenen şirketin tek temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, şirketin temsilcisi tarafından açılan davada ticaret sicil müdürlüğüne husumet yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:re'sen terkin · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · temsil · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · sicilden terkin · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12497 E. 2016/9182 K.
Ortak:pasif husumet ehliyeti · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · husumet ehliyeti · ihya · tasfiye memuru · pasif husumet · taraf ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, eksik «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması nedeniyle «ihya» davasının, ihyası istenilen şirketi «temsilen» «son» tasfiye memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine açılması gerektiği, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle «pasif husumet ehliyetinin» bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İhyası istenen ..... ...... ..... ..... ve Ticaret Limited Şirketi’nin ....07.2015 tarihinde «resen terkin» edilmiş olup; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, 6102 sayılı Yasa'nın geçici .... maddesine dayalı «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · sicilden terkin
Benzer bu karardaİhyası istenen ..... ...... ..... ..... ve Ticaret Limited Şirketi’nin ....07.2015 tarihinde «resen terkin» edilmiş olup; dosya kapsamından şirkete bir «tasfiye memuru» atanmış olduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığı gibi, re'sen «sicilden terkin» edilmiş şirketler bakımından «ihya» kararı verilmesi halinde tasfiye haline gireceğine ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmadığından, somut olayda yalnız «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca tasfiye memurunun da hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın «pasif husumet» nedeniyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16285 E. 2013/21487 K.
Ortak:tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin ihyasına ilişkin bulunduğuna ve bu davada da hasmın Ticaret Sicil Memurluğu ve «tasfiye memuru» olması gerekmesine rağmen şirket ortaklarına «husumet» yöneltilmesi doğru olmamış ve davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat davasının devamı sırasında «fesih» ve «tasfiye» işleminin sonlandırılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, bir şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin tüm alacak, borç ve mal varlığının tasfiye edilmesi, dolayısıyla tasfiye sırasında görülmekte olan davanın sonuçlanması beklenerek, davacı alacağının da belirlenip şirket borçlarına «dahil» edilmek suretiyle tasfiyenin gerçekleşmesi gerekirken buna uygun davranılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · tazminat davası · yargılama giderleri · fesih · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat davasının devamı sırasında «fesih» ve «tasfiye» işleminin sonlandırılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, bir şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlanabilmesi için şirketin tüm alacak, borç ve mal varlığının tasfiye edilmesi, dolayısıyla tasfiye sırasında görülmekte olan davanın sonuçlanması beklenerek, davacı alacağının da belirlenip şirket borçlarına «dahil» edilmek suretiyle tasfiyenin gerçekleşmesi gerekirken buna uygun davranılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ...
Şti'nin «fesih» işleminin iptali ile davacının açtığı «tazminat davası» ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
Sicil Memurluğu «yasal hasım» olduğundan ve bu nedenle de, «yargılama giderleri» ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmaması gerekirken, anılan husus nazara alınmadan bu davalı aleyhine de yargılama giderleri ve ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:ticaret sicili · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · yasal hasım · yargılama gideri
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Şirketin ihyası | Şirketin ihyası | Ticaret sicil tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15483 E. 2011/6202 K.
Ortak:şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · ticaret sicili · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası», «yeniden tescili» ve ek «tasfiye işlemleri» için «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin «son» tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili «temsilcisine» de «husumet» yöneltilmesi gerektiği halde sadece «ticaret sicil müdürlüğünün» hasım gösterildiği gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin «temsilcisi» tarafından açılan davada «ticaret sicil müdürlüğüne» «husumet» yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihya» davasında hasmın, şirketi «temsilen» «son» «tasfiye» memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın «pasif husumet ehliyeti» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · alacak davası · anonim şirket · hukuki yarar · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «şirketin tasfiyesinden» önce davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, şirketin ihyasının istenmesinde «hukuki yarar» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «ticaret sicile tesciline» karar verilmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyiz istemine gelince; dava, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil müdürlüğü» «yasal hasım» konumunda bulunmakla, davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermemiştir.
Bu nedenle, sicil aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/552 E. , 2016/1807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2015 tarih ve 2015/557-2015/820 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu ...Gıda İnşaat Taah. Nak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti'nin zararının tahsili amacıyla açtığı davanın derdest olduğunu, davacı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin ve şirkete ait olan bazı aktiflerin tasfiyede dikkate alınmadığının anlaşıldığını ileri sürerek ...Gıda İnşaat Taah. Nak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına (yeniden tesciline) ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memurunun atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yeniden tescili istenen şirketin Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5/d bendi gereği kaydının re'sen silindiğini, işlemlerin usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak takdirin mahkemeye ait olduğunu ifade etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihya davasında hasmın, şirketi temsilen son tasfiye memurları veya bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisi aleyhine bizzat açılması gerektiği, iş bu davalarda Ticaret Sicil Müdürlüğünün hasım sıfatının yasadan kaynaklandığı, tek başına Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönelik dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Müdürlük tarafından ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası, yeniden tescili ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına ilişkin olup mahkemece, ... yanında ihyası istenen şirketin son tasfiye memuruna, bulunmadığı takdirde yetkili temsilcisine de husumet yöneltilmesi gerektiği halde sadece ticaret sicil müdürlüğünün hasım gösterildiği gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, yeniden tescili istenen şirketin 17.06.2013 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7'nci maddesi uyarınca kaydının re'sen silindiği sabit olup sicil kayıtlarından davacının, kaydı silinen ve yeniden tescili istenen şirketin tek temsilcisi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, şirketin temsilcisi tarafından açılan davada ticaret sicil müdürlüğüne husumet yöneltmekle taraf teşkilinin sağlandığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/333058400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz