Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7175 E. 2023/4094 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade farkı↗ yönetici sorumluluğu↗ sorumluluk davası↗ illiyet bağı↗ olağanüstü genel kurul↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ ibra↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ denetime elverişlilik↗ keşideci↗ vade↗ anonim şirket↗ temerrüt faizi↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ yetki↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcısı oldukları dönem içinde şirketin vadeli satış yaptığı firmalardan alacaklarını vadesinde tahsil etmedikleri, vade farkından kaynaklanan şirket zararına neden oldukları, yönetici olan davalı ...'ın yakınlarına ait şirkete bir kısım ürünlerin piyasa fiyatının altında satıldığını, şirkete borcu olan bazı müşterilerin borçlarının ödenmediği halde hesaplardan silindiğini, şirkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığını, şirketin satın aldığı kristal şekerin piyasa fiyatının üzerinde alındığını, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun Pankobirlik müfettişleri tarafından yapılan incelemede belirlendiğini ileri sürerek, 444.490,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin genel müdür ve genel müdür yardımcısı olduklarını, şirketin 2000, 2001, 2002 ve 2003 yılı faaliyetlerinin olağan genel kurul toplantılarında ibra edildiğini, anonim şirket olan şirketin faaliyet dönemlerinin ayrıca bağımsız denetim şirketleri tarafından da denetlendiğini, dolayısıyla müvekkillerinin cezai ve hukuki sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğunu, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 341 inci maddesine uygun şekilde müvekkiline karşı sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 14.03.2018 tarih, 2014/673 E. ve 2018/147 K. sayılı kararı ile dava konusu iddialardan, dava dışı...'ın keşidecisi olduğu çekten dolayı tahsil edilmeyen ve defter kayıtlarında borç olarak aktarılmayan 13.000,00 TL yönünden davalıların kusurlu oldukları, oluşan bu zarardan sorumlu oldukları, diğer kalemlere yönelik iddialara ilşikin zararın ve kusur mevcudiyetinin ispatlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.11.2019 tarih, 2019/705 E. ve 2019/7524 K. sayılı kararı ile ‘’..1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Hanifi Sarı ve ... vekilinin 2, davacı vekilinin ise 3 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-...Davalıların görev yaptığı dönemle ilgili olarak düzenlenen müfettiş raporunda, davalılar 15 kalem zarardan sorumlu tutulmuş, mahkemece bunlardan yalnız biri için sorumluluk kabul edilmiştir. Sorumluluk, ...ve...’a ait borcun yetkisiz olarak silindiği ve vade farkı uygulamasına gidilmediği iddiası üzerine kurulu olup, davalılar bu zarar kalemi yönünden sorumlu tutulmuşlar ise de yapılan inceleme denetime elverişli değildir. Zira davalılar, kendilerinin yönetim kurulunun 27.10.2000 tarihli kararı ile bu alacak kaleminin takibi için yetkilendirildiklerini bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını savunmuşlardır. Anılan yönetim kurulu kararı dava dışı kişilere satılan tohumun bir kısmının bozuk olması nedeniyle bir kısım alacağın tenzil edilmesi, bakiyenin tahsili için davalı ...’nın yetkili kılınmasına ilişkindir. Bu durumda, sorumluluk iddia edilen dönemde satılan toplam tohum bedelinin ne olduğu, ne miktarın tahsili gerekirken ne kadar tahsilat yapıldığı, tahsil edilmeyen kısım için yasal olarak yapılması gereken muamelenin yapılıp yapılmadığı, bir başka deyişle; davacının sorumluluk iddia ettiği 2001 yılında, yetki verilen önceki döneme ilişkin borcun da bulunup bulunmadığı hususları 31.03.2003 tarihli sulh senedi, anılan yönetim kurulu kararı, müfettiş raporu ve ticari defterlerdeki veriler karşılaştırılmak suretiyle incelenmeden davalıların sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle temyiz eden davalı ..., ...yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı şirketin, delil olarak dayandığı müfettiş raporuna göre, 2001-2002-2003 yıllarında, ihale ile davalıların yakınlarına yüksek fiyatla fuel oil ihalesi verilmesi sağlandığını ve bu suretle şirketin zarara uğradığı belirtilmiş ise de; dava konusu ihale evrakları incelenerek emtianın yüksek bedelle alınıp alınmadığı, davalıların bu alımda haklı bir sebepleri bulunup bulunmadığı incelenmeksizin sorumlulukları bulunmadığına hükmedilmesi doğru olmamış’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yöneticilerin sorumluluklarının kabulüne karar verilebilmesi için davalıların haksız eylemleri ile oluştuğu iddia edilen şirket zarar kalemleri arasındaki illiyet bağının ve davalıların kusuru ile zarar kalemlerinin ve miktarının kanıtlanmasının zorunlu olduğu, bozma sonrasın alınan ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporu dikkate alındığında; davalı eski yöneticilere zarar iddiası ile sorumluluk atfedilen eylemler sonucunda 2003 yılı fuel-oil aliminin en düşük teklifi yapan firmadan değil ondan daha fazla fiyat teklif eden firmadan satın alınması sebebiyle 12.221.513 TL (12,22 TL) ve dava dışı davacı şirket borçlusu...’ın cari hesap borcundan kaynaklı olarak 20.600,00 TL ve Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında takip edilen 919,71 TL olmak üzere toplam 21.531,93 TL davacı şirketin zararının oluştuğu, davacılar tarafından 2003 yılında daha önce alınan şirket yönetim kurulu kararına istinaden yapılan toplam 381.970 kg fuel-oil alımlarında davalıların yönetici özen ve sorumluluğuna uygun davranmadıkları, alım yönünden en düşük teklif veren şirket yerine haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın dava dışı Hürol Gıda Nak. Ltd. şirketinden yakıt alımı gerçekleştirmek suretiyle davacı şirketi zararlandırıcı faaliyette bulundukları, bu nedenle de davalıların davacı şirket zararından müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava dışı...’ın ödenmeyen cari hesap borcu ile şüpheli ticari alacaklar hesabından kaynaklanan 21.519,71 TL ve 2003 yılındaki fuel oil alımı nedeni ile oluşan 12,22 TL olmak üzere toplam 21.531,93 TL’nin dava tarihi olan 26.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Pankobirlik müfettişlerince şirket hesaplarında yasal bir denetim yapıldığını ve davalıların şirketi zarara uğrattığının bu teftiş raporunda belirtildiğini, davanın dayanağı bu teftiş raporu ve şirketin ticari defter ve kayıtları olup bu hususta şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde ve şirketin diğer ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak buna göre bir karar vermek gerekirken aksi düşünceyle evrak üzerinden davanın kısmen reddine karar verildiğini, davalılar ... ve ...'un, şirketin genel müdürü ve genel müdür yardımcıları olduklarını, şirkete verdikleri düşünülen zararın tazmini davası açmak için genel kurul kararına ihtiyaç bulunmadığını, eksik ve yeterince özenli olarak hazırlanmamış olan bilirkişi kök raporu ile ek raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi inceleme kök ve ek raporunda şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmeden aldırılan raporların eksik olduğunu, bilirkişi incelemesi raporunda 2002 yılı ticari defter ve kayıtları incelenmediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket yöneticisi ve genel müdür ve müdür yardımcısı olan davalıların eylemlerinden doğan zararların tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 341 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/705 E. 2019/7524 K.
Ortak:vade farkı · yönetici sorumluluğu · şirket zararı · denetime elverişlilik · keşideci · vade · anonim şirket · ticari defter
İncelediğiniz karardaSorumluluk, ...ve...’a ait borcun «yetkisiz» olarak silindiği ve «vade farkı» uygulamasına gidilmediği iddiası üzerine kurulu olup, davalılar bu zarar kalemi yönünden sorumlu tutulmuşlar ise de yapılan inceleme «denetime elverişli» değildir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili şirketin «yönetim kurulu» üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcısı oldukları dönem içinde şirketin vadeli satış yaptığı firmalardan alacaklarını vadesinde tahsil etmedikleri, «vade» farkından kaynaklanan «şirket zararına» neden oldukları, yönetici olan davalı ...'ın yakınlarına ait şirkete bir kısım ürünlerin piyasa fiyatının altında satıldığını, şirkete borcu olan bazı müşterilerin borçlarının ödenmediği halde hesaplardan silindiğini, şirkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığını, şirketin satın aldığı kristal şekerin piyasa fiyatının üzerinde alındığını, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun Pankobirlik müfettişleri tarafından yapılan incelemede belirlendiğini ileri sürerek, 444.490,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «yöneticilerin sorumluluklarının» kabulüne karar verilebilmesi için davalıların haksız eylemleri ile oluştuğu iddia edilen «şirket zarar» kalemleri arasındaki «illiyet bağının» ve davalıların «kusuru» ile zarar kalemlerinin ve miktarının kanıtlanmasının zorunlu olduğu, bozma sonrasın alınan ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporu dikkate alındığında; davalı eski yöneticilere zarar iddiası ile sorumluluk atfedilen eylemler sonucunda 2003 yılı fuel-oil aliminin en düşük teklifi yapan firmadan değil ondan daha fazla fiyat teklif eden firmadan satın alınması sebebiyle 12.221.513 TL (12,22 TL) ve dava dışı davacı şirket borçlusu...’ın «cari hesap» borcundan kaynaklı olarak 20.600,00 TL ve Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında takip edilen 919,71 TL olmak üzere toplam 21.531,93 TL davacı şirketin zararının oluştuğu, davacılar tarafından 2003 yılında daha önce alınan şirket «yönetim kurulu» kararına istinaden yapılan toplam 381.970 kg fuel-oil alımlarında davalıların yönetici özen ve sorumluluğuna uygun davranmadıkları, alım yönünden en düşük teklif v …
Benzer bu karardaSorumluluk, ...ve ...’a ait borcun «yetkisiz» olarak silindiği ve «vade farkı» uygulamasına gidilmediği iddiası üzerine kurulu olup, davalılar bu zarar kalemi yönünden sorumlu tutulmuşlar ise de yapılan inceleme «denetime elverişli» değildir.
2- Dava, «anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu iddialardan, dava dışı ...'ın «keşidecisi» olduğu çekten dolayı tahsil edilmeyen ve «defter» kayıtlarında borç olarak aktarılmayan 13.000,00 TL yönünden davalıların kusurlu oldukları, oluşan bu zarardan sorumlu oldukları, diğer kalemlere yönelik iddialara ilşikin zararın ve «kusur» mevcudiyetinin ispatlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26/01/2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu · şirket yöneticisinin sorumluluğu
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3449 E. 2023/2034 K.
Ortak:temerrüt faizi · yetkisizlik kararı · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili şirketin «yönetim kurulu» üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcısı oldukları dönem içinde şirketin vadeli satış yaptığı firmalardan alacaklarını vadesinde tahsil etmedikleri, «vade» farkından kaynaklanan «şirket zararına» neden oldukları, yönetici olan davalı ...'ın yakınlarına ait şirkete bir kısım ürünlerin piyasa fiyatının altında satıldığını, şirkete borcu olan bazı müşterilerin borçlarının ödenmediği halde hesaplardan silindiğini, şirkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığını, şirketin satın aldığı kristal şekerin piyasa fiyatının üzerinde alındığını, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun Pankobirlik müfettişleri tarafından yapılan incelemede belirlendiğini ileri sürerek, 444.490,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 14.03.2018 tarih, 2014/673 E. ve 2018/147 K. sayılı kararı ile dava konusu iddialardan, dava dışı...'ın «keşidecisi» olduğu çekten dolayı tahsil edilmeyen ve «defter» kayıtlarında borç olarak aktarılmayan 13.000,00 TL yönünden davalıların kusurlu oldukları, oluşan bu zarardan sorumlu oldukları, diğer kalemlere yönelik iddialara ilşikin zararın ve «kusur» mevcudiyetinin ispatlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sorumluluk, ...ve...’a ait borcun «yetkisiz» olarak silindiği ve «vade farkı» uygulamasına gidilmediği iddiası üzerine kurulu olup, davalılar bu zarar kalemi yönünden sorumlu tutulmuşlar ise de yapılan inceleme «denetime elverişli» değildir.
Benzer bu kararda… me Müdürlüğünün bir yıllık ihtiyacı olan 350.000 ton 5 nolu fuel oil alımı için ihaleye çıktığını, davacının, TÜPRAŞ tarafından bu miktar 5 nolu fuel oil üretiminin «garanti» edilememesi nedeniyle aynı «birim fiyat» üzerinden 6 nolu ürünün de «teslim» edilebileceğine yönelik teklifinin idare tarafından değerlendirilip kabul edilmesi üzerine taraflar arasında sözleşme imzalandığını, 6 nolu fuel oil olduğu açıkça belirtilerek yapılan ilk iki teslimatın itirazsız kabul edilip bedeli ödendikten sonra davalı idarenin haksız ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini ve davacının «kesin» «teminatını» gelir kaydettiğini, yapılan bu işlemin sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının irat kaydettiği «teminat mektubu» bedeli 20.915.790,00 TL'nin ticari «temerrüt» faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… K. sayılı kararıyla davacının daha ihaleye başvuru esnasında şartlı teklif verdiği, bu teklifin idare tarafından değerlendirilip kabul edildiği ve davacının ilk iki «teslimatının» 6 nolu fuel oil olmasına rağmen itirazsız kabul edildiği ve hatta teknik şartnamenin 6.4 maddesine göre idarenin %10 nesafet kesintisi yapma «yetkisinin» dahi uygulanmadığı, davacının ihalelerden yasaklanmasına yönelik işlemin iptaline dair Ankara 12.
… flı olarak sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.915.790,00 TL alacağın 21.04.2009 tarihinden itibaren değişen «avans faizi» oranlarında avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 04.09.2009 tarihinde ödenen 20.915.790,00 TL'nin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 1 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi karar harcı · birim fiyat · ihtirazi kayıt · teminat mektubu · kazanılmış hak · garantörlük · mahsup
Benzer bu kararda… me Müdürlüğünün bir yıllık ihtiyacı olan 350.000 ton 5 nolu fuel oil alımı için ihaleye çıktığını, davacının, TÜPRAŞ tarafından bu miktar 5 nolu fuel oil üretiminin «garanti» edilememesi nedeniyle aynı «birim fiyat» üzerinden 6 nolu ürünün de «teslim» edilebileceğine yönelik teklifinin idare tarafından değerlendirilip kabul edilmesi üzerine taraflar arasında sözleşme imzalandığını, 6 nolu fuel oil olduğu açıkça belirtilerek yapılan ilk iki teslimatın itirazsız kabul edilip bedeli ödendikten sonra davalı idarenin haksız ve tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini ve davacının «kesin» «teminatını» gelir kaydettiğini, yapılan bu işlemin sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının irat kaydettiği «teminat mektubu» bedeli 20.915.790,00 TL'nin ticari «temerrüt» faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2018 tarih, 2018/1011 E. ve 2018/1684 K. sayılı kararıyla, davalının «teminat mektubunu» iade etmesi gerekirken dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davanın kabulü ile davalı tarafından dava tarihinden sonra yapılan ödemenin öncelikle faize «mahsup» edilmesinin ve «nispi harç» ve vekâlet ücretine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 02.12.2020 tarih, 2020/4750 E. ve 2020/5621 K. sayılı kararıyla, davalının dava tarihinden sonra 04.09.2009 tarihinde «teminat mektubu» bedeli olan 20.915.750,00 TL'yi davacıya kayıtsız şartsız ödediği, böylece «asıl alacak» yönünden davanın konusuz hale geldiği, geriye asıl alacağa işleyen faiz kaldığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince teminat mektubu bedeli yönünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», 20.915.790,00 TL alacak için 21.04.2009 tarihinden ödemenin yapıldığı 04.09.2009 tarihine kadar işleyecek «avans faizi» hesaplattırılıp sadece bunun hüküm altına alınması ve dava kısmen konusuz kalmış olsa da davacının tamamen haklı olduğu anlaşıldığından «yargılama gideri» ile vekâlet ücretinin buna göre hesaplanması ancak karar ve ilam harcı olarak konusuz kalan dava yönünden maktu, hüküm altına alınan miktar yönünden «nispi harca» hükmedilmesi gerekirken davanın kabulüne yönelik hüküm kurulması ve bu hükmün istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılara …
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından «fesih» şartı gerçekleşmeden sözleşme feshedildiğinden, davacının haksız irat kaydedilen «teminat mektubunun» bedelini talep edebileceği, böylece bu davayı açmakta haklı olduğu ve davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği, dava tarihinden sonra dava konusu teminat mektubu bedelinin davacıya ödendiği, böylelikle «asıl alacak» olan teminat mektubu bedeli yönünden davanın konusuz kaldığı, dava konusu 20.915.790,00 TL asıl alacak için 21.04.2009 tarihinden ödemenin yapıldığı 04.09.2009 tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a (3095 sayılı Kanun) göre «avans faizi» oranları kullanılarak yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği faiz tutarının 1.806.207,40 TL olduğu, dava kısmen konusuz kalmış olsa da davacının tamamen haklı olduğu anlaşıldığından «yargılama gideri» ile vekâlet ücretinin buna göre hesaplandığı, karar ve ilam harcı olarak da konusuz kalan dava yönünden maktu, hüküm altına alınan miktar yönünden «nispi harca» hükmedildiği gerekçesiyle teminat mektubu bedeli yönünden konusu kalmayan davada esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 1.806.207,40 TL faiz bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2018 E. 2013/20363 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · taşıtan · navlun · taşıyıcı · istirdat · taahhütname · zamanaşımı · teslim
Benzer bu kararda… 2. maddesi gereğince davacı şirketin "her türlü risk ve sorumluluğu kendisine ait olmak üzere" Irak'tan yüklediği fuel oili davalı şirketin Dörtyol'daki tesislerine «teslim» etmesi gerektiği ancak, yapılan taşıma sırasında taşınan ürüne su karıştırıldığı gerekçesiyle el konulduğu ve davacının ürünü davalıya teslim edemediği, sözleşmede «taşıyıcının» malın eksik teslimi halinde malın bedelinden sorumlu tutulduğu, ayrıca yine sözleşmenin 9. maddesinde nakliyecinin işin tam organizasyon ve koordinasyonu ile ilgili mercilerle olan formaliteleri sağlamayı, yükleme ve boşaltmada öngörülen teknik gerekleri yerine getirmeyi, yükleme, nakliye ve boşaltma sırasında taşınan malın özelliklerine uygun her türlü tedbiri almayı «taahhüt» edeceğinin belirtildiği, taşınan fuel oilin normal vasıflarda olmadığı, su ve benzeri malzeme katılmak sureti ile vasfının değiştiğinin ceza dosyalarında alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olup, söz konusu ceza dosyalarında kamyonlara yüklenen ürünün yüklendiği şekli ile gümrüğe geldiği, mühürlerinde bir değişiklik olmadığı ve bu itibarla suçun işlendiği yönünde yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararların temyizi üzerine Yargıtay 7.Ceza Dairesi'nin ilamları ile bozulduğu ve «zamanaşımı» nedeni ile davaların ortadan kaldırıldığı, sözleşme hükümleri uyarınca, davacının yüklenen ürünün yüklenmesi esnasında gözetim görevi bulunduğu, davaya konu ürünle …
Dava, kesinti yapılan «navlun» ücretinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde davacının «navlun alacağından» yapılan kesintinin, taşınan fuel oile davacı elemanlarınca yabancı madde katıldığı gerekçesiyle yapıldığı, ceza yargılaması sırasında böyle bir yabancı madde katılmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle yapılan kesintinin haksız olduğu iddia edilmiştir.
Bu itibarla, davacının elemanlarının, taşınan fuel oile yabancı madde kattığının kanıtlanmamış olduğu anlaşıldığından, davacının hakettiği «navlun» bedelinden «taşıtan» davalı tarafından indirim yapılması doğru değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11701 E. 2011/7802 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · sorumluluk davası · ibra · şirket zararı · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · e-defter · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı «yöneticilerin sorumluluklarının» kabulüne karar verilebilmesi için davalıların haksız eylemleri ile oluştuğu iddia edilen «şirket zarar» kalemleri arasındaki «illiyet bağının» ve davalıların «kusuru» ile zarar kalemlerinin ve miktarının kanıtlanmasının zorunlu olduğu, bozma sonrasın alınan ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporu dikkate alındığında; davalı eski yöneticilere zarar iddiası ile sorumluluk atfedilen eylemler sonucunda 2003 yılı fuel-oil aliminin en düşük teklifi yapan firmadan değil ondan daha fazla fiyat teklif eden firmadan satın alınması sebebiyle 12.221.513 TL (12,22 TL) ve dava dışı davacı şirket borçlusu...’ın «cari hesap» borcundan kaynaklı olarak 20.600,00 TL ve Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında takip edilen 919,71 TL olmak üzere toplam 21.531,93 TL davacı şirketin zararının oluştuğu, davacılar tarafından 2003 yılında daha önce alınan şirket «yönetim kurulu» kararına istinaden yapılan toplam 381.970 kg fuel-oil alımlarında davalıların yönetici özen ve sorumluluğuna uygun davranmadıkları, alım yönünden en düşük teklif v …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili şirketin «yönetim kurulu» üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcısı oldukları dönem içinde şirketin vadeli satış yaptığı firmalardan alacaklarını vadesinde tahsil etmedikleri, «vade» farkından kaynaklanan «şirket zararına» neden oldukları, yönetici olan davalı ...'ın yakınlarına ait şirkete bir kısım ürünlerin piyasa fiyatının altında satıldığını, şirkete borcu olan bazı müşterilerin borçlarının ödenmediği halde hesaplardan silindiğini, şirkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığını, şirketin satın aldığı kristal şekerin piyasa fiyatının üzerinde alındığını, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun Pankobirlik müfettişleri tarafından yapılan incelemede belirlendiğini ileri sürerek, 444.490,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
… valı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin genel müdür ve genel müdür yardımcısı olduklarını, şirketin 2000, 2001, 2002 ve 2003 yılı faaliyetlerinin «olağan genel kurul» toplantılarında «ibra» edildiğini, «anonim şirket» olan şirketin faaliyet dönemlerinin ayrıca bağımsız denetim şirketleri tarafından da denetlendiğini, dolayısıyla müvekkillerinin cezai ve hukuki sorumluluklarının …
Benzer bu kararda… irkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığı, davalı yöneticinin fazla harcırah aldığı ve şirketin satın aldığı şeker için yüksek bedel ödendiği, bu şekilde «şirketin zarara» uğratıldığı iddia edilmiş, mahkemece, «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ... hakkında «sorumluluk davası» açılabilmesi için TTK 341. maddesine göre alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı, genel müdür ve genel müdür yardımcısı olan diğer davalılar yönünden ise haklarında açılan ceza davasında «kesin» ve inandırıcı delil bulunamadığından beraatlerine karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, bu itibarla maddi olgular yönünden bu kararın hukuk hakimini bağladığı ve ayrıca yöneticilerin genel kurullarda «ibra» edildikleri gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemece varılan sonuç ve verilen karar yeterli incelemeye dayalı olmadığı gibi dosya kapsamı …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yönetim kurulu» üyesi davalı hakkında TTK'nun 341. maddesine göre «sorumluluk davası» açılması hususunda alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediği, diğer davalıların ise şirket çalışanı olup «şirketi zarara» uğrattıklarının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte, her ne kadar mahkemece, davacı şirketin bağımsız denetim kurulları tarafından denetlendiği ve buna göre davalı yöneticinin genel kurullarda «ibra» edildiği kabul edildi ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davalı yöneticinin ibra edildiği genel kurullarda «faaliyet raporlarının» ayrıntılı olarak okunmaması nedeniyle tam bir ibranın sözkonusu olmadığı, bu ibra kararlarının davalı «yöneticiyi sorumluluktan» kurtarmayacağı belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · eksik araştırma · kesin hüküm
Benzer bu kararda… irkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığı, davalı yöneticinin fazla harcırah aldığı ve şirketin satın aldığı şeker için yüksek bedel ödendiği, bu şekilde «şirketin zarara» uğratıldığı iddia edilmiş, mahkemece, «yönetim kurulu» başkanı olan davalı ... hakkında «sorumluluk davası» açılabilmesi için TTK 341. maddesine göre alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı, genel müdür ve genel müdür yardımcısı olan diğer davalılar yönünden ise haklarında açılan ceza davasında «kesin» ve inandırıcı delil bulunamadığından beraatlerine karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, bu itibarla maddi olgular yönünden bu kararın hukuk hakimini bağladığı ve ayrıca yöneticilerin genel kurullarda «ibra» edildikleri gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemece varılan sonuç ve verilen karar yeterli incelemeye dayalı olmadığı gibi dosya kapsamı …
Bununla birlikte, her ne kadar mahkemece, davacı şirketin bağımsız denetim kurulları tarafından denetlendiği ve buna göre davalı yöneticinin genel kurullarda «ibra» edildiği kabul edildi ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davalı yöneticinin ibra edildiği genel kurullarda «faaliyet raporlarının» ayrıntılı olarak okunmaması nedeniyle tam bir ibranın sözkonusu olmadığı, bu ibra kararlarının davalı «yöneticiyi sorumluluktan» kurtarmayacağı belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, içinde şirketler hukuku ve muhasebe konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, davacı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, tarafların tüm iddia ve savunmaları gözönüne alınmak suretiyle, davacı tarafın sunduğu Pankobirlik müfettiş raporundaki hususların gerçek olup olmadığı, davalıların davacı şirketi iddia edilen şekilde zarara uğratıp uğratmadıkları belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, şirket defter ve kayıtları üzerinde hiçbir inceleme yapılmadan «eksik araştırmaya» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5091 E. 2019/4706 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… urma raporu esas alınmak suretiyle alacak tespiti yapılmış, ikinci ve üçüncü raporda belge asıllarının sunulmadığı, davacının zararının ispatlanamadığı belirtilmiş, «son» ek raporda ise yerinde yapılan incelemede tek tek işlemlerin incelendiği ancak sunulan bilgi ve belgeler tahtında davacı bankanın «zararının ispat» edilemediği belirtilmiştir.
… aya konu belgelerde imza bulunmadığı, müfettişler tarafından yapılan tespitlere esas belgelerin yerinde yapılan incelemede ve dosya kapsamında bulunmadığı, belgeler «ibraz» edilemediğinden iddiaların ispatlanamadığı, bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan 18/02/2016 tarihli 5.ek raporda soruştur …
Davacı vekili «son» ek rapora, müfettişlerce aylar süren çalışmalar sonucunda ancak incelenebilen çok sayıdaki evrakın, bilirkişi heyetinde yer alan ...tarafından bir gün içerisinde incelenmesinin mümkün olmadığı, anılan bilirkişinin daha önceden müvekkili banka bünyesinde çalıştığı ve kendisi aleyhine banka alacağının tahsili için takip başlatılması üzerine müvekkili aleyhine rapor düzenlediğinden bahisle itiraz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7175 E. , 2023/4094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/86 Esas, 2021/790 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcısı oldukları dönem içinde şirketin vadeli satış yaptığı firmalardan alacaklarını vadesinde tahsil etmedikleri, vade farkından kaynaklanan şirket zararına neden oldukları, yönetici olan davalı ...'ın yakınlarına ait şirkete bir kısım ürünlerin piyasa fiyatının altında satıldığını, şirkete borcu olan bazı müşterilerin borçlarının ödenmediği halde hesaplardan silindiğini, şirkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığını, şirketin satın aldığı kristal şekerin piyasa fiyatının üzerinde alındığını, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun Pankobirlik müfettişleri tarafından yapılan incelemede belirlendiğini ileri sürerek, 444.490,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin genel müdür ve genel müdür yardımcısı olduklarını, şirketin 2000, 2001, 2002 ve 2003 yılı faaliyetlerinin olağan genel kurul toplantılarında ibra edildiğini, anonim şirket olan şirketin faaliyet dönemlerinin ayrıca bağımsız denetim şirketleri tarafından da denetlendiğini, dolayısıyla müvekkillerinin cezai ve hukuki sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğunu, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 341 inci maddesine uygun şekilde müvekkiline karşı sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 14.03.2018 tarih, 2014/673 E. ve 2018/147 K. sayılı kararı ile dava konusu iddialardan, dava dışı...'ın keşidecisi olduğu çekten dolayı tahsil edilmeyen ve defter kayıtlarında borç olarak aktarılmayan 13.000,00 TL yönünden davalıların kusurlu oldukları, oluşan bu zarardan sorumlu oldukları, diğer kalemlere yönelik iddialara ilşikin zararın ve kusur mevcudiyetinin ispatlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.000,00 TL'nin dava tarihi olan 26.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 26.11.2019 tarih, 2019/705 E. ve 2019/7524 K. sayılı kararı ile ‘’..1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Hanifi Sarı ve ... vekilinin 2, davacı vekilinin ise 3 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-...Davalıların görev yaptığı dönemle ilgili olarak düzenlenen müfettiş raporunda, davalılar 15 kalem zarardan sorumlu tutulmuş, mahkemece bunlardan yalnız biri için sorumluluk kabul edilmiştir. Sorumluluk, ...ve...’a ait borcun yetkisiz olarak silindiği ve vade farkı uygulamasına gidilmediği iddiası üzerine kurulu olup, davalılar bu zarar kalemi yönünden sorumlu tutulmuşlar ise de yapılan inceleme denetime elverişli değildir. Zira davalılar, kendilerinin yönetim kurulunun 27.10.2000 tarihli kararı ile bu alacak kaleminin takibi için yetkilendirildiklerini bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını savunmuşlardır. Anılan yönetim kurulu kararı dava dışı kişilere satılan tohumun bir kısmının bozuk olması nedeniyle bir kısım alacağın tenzil edilmesi, bakiyenin tahsili için davalı ...’nın yetkili kılınmasına ilişkindir.
Bu durumda, sorumluluk iddia edilen dönemde satılan toplam tohum bedelinin ne olduğu, ne miktarın tahsili gerekirken ne kadar tahsilat yapıldığı, tahsil edilmeyen kısım için yasal olarak yapılması gereken muamelenin yapılıp yapılmadığı, bir başka deyişle; davacının sorumluluk iddia ettiği 2001 yılında, yetki verilen önceki döneme ilişkin borcun da bulunup bulunmadığı hususları 31.03.2003 tarihli sulh senedi, anılan yönetim kurulu kararı, müfettiş raporu ve ticari defterlerdeki veriler karşılaştırılmak suretiyle incelenmeden davalıların sorumluluğuna hükmedilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle temyiz eden davalı ..., ...yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı şirketin, delil olarak dayandığı müfettiş raporuna göre, 2001-2002-2003 yıllarında, ihale ile davalıların yakınlarına yüksek fiyatla fuel oil ihalesi verilmesi sağlandığını ve bu suretle şirketin zarara uğradığı belirtilmiş ise de; dava konusu ihale evrakları incelenerek emtianın yüksek bedelle alınıp alınmadığı, davalıların bu alımda haklı bir sebepleri bulunup bulunmadığı incelenmeksizin sorumlulukları bulunmadığına hükmedilmesi doğru olmamış’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yöneticilerin sorumluluklarının kabulüne karar verilebilmesi için davalıların haksız eylemleri ile oluştuğu iddia edilen şirket zarar kalemleri arasındaki illiyet bağının ve davalıların kusuru ile zarar kalemlerinin ve miktarının kanıtlanmasının zorunlu olduğu, bozma sonrasın alınan ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporu dikkate alındığında; davalı eski yöneticilere zarar iddiası ile sorumluluk atfedilen eylemler sonucunda 2003 yılı fuel-oil aliminin en düşük teklifi yapan firmadan değil ondan daha fazla fiyat teklif eden firmadan satın alınması sebebiyle 12.221.513 TL (12,22 TL) ve dava dışı davacı şirket borçlusu...’ın cari hesap borcundan kaynaklı olarak 20.600,00 TL ve Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabında takip edilen 919,71 TL olmak üzere toplam 21.531,93 TL davacı şirketin zararının oluştuğu, davacılar tarafından 2003 yılında daha önce alınan şirket yönetim kurulu kararına istinaden yapılan toplam 381.970 kg fuel-oil alımlarında davalıların yönetici özen ve sorumluluğuna uygun davranmadıkları, alım yönünden en düşük teklif veren şirket yerine haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın dava dışı Hürol Gıda Nak.
Ltd. şirketinden yakıt alımı gerçekleştirmek suretiyle davacı şirketi zararlandırıcı faaliyette bulundukları, bu nedenle de davalıların davacı şirket zararından müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava dışı...’ın ödenmeyen cari hesap borcu ile şüpheli ticari alacaklar hesabından kaynaklanan 21.519,71 TL ve 2003 yılındaki fuel oil alımı nedeni ile oluşan 12,22 TL olmak üzere toplam 21.531,93 TL’nin dava tarihi olan 26.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Pankobirlik müfettişlerince şirket hesaplarında yasal bir denetim yapıldığını ve davalıların şirketi zarara uğrattığının bu teftiş raporunda belirtildiğini, davanın dayanağı bu teftiş raporu ve şirketin ticari defter ve kayıtları olup bu hususta şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde ve şirketin diğer ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak buna göre bir karar vermek gerekirken aksi düşünceyle evrak üzerinden davanın kısmen reddine karar verildiğini, davalılar ... ve ...'un, şirketin genel müdürü ve genel müdür yardımcıları olduklarını, şirkete verdikleri düşünülen zararın tazmini davası açmak için genel kurul kararına ihtiyaç bulunmadığını, eksik ve yeterince özenli olarak hazırlanmamış olan bilirkişi kök raporu ile ek raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi inceleme kök ve ek raporunda şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmeden aldırılan raporların eksik olduğunu, bilirkişi incelemesi raporunda 2002 yılı ticari defter ve kayıtları incelenmediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket yöneticisi ve genel müdür ve müdür yardımcısı olan davalıların eylemlerinden doğan zararların tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 341 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/934639600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz