Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7943 E. 2023/1800 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulden red↗ ön inceleme tutanağı↗ gider avansı↗ ihtarat↗ adli yardım talebinin reddi↗ adli yardım talebi↗ adli yardım↗ ön inceleme duruşması↗ depo kararı↗ ara karar↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ihtar↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/85 E., 2017/195 K.
Taraflar arasındaki slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; bünyesinde Opel ve birçok otomobil markasını barındıran GM Şirketi'nin e-posta adresine "Aklın Yolu Bir" sloganını iki versiyon reklam filmi senaryosu olarak 06.09.2013 tarihinde gönderdiğini, Ağustos 2016 tarihinde de Opel Türkiye genel müdürünün e-posta adresine gönderdiğini, daha sonra davalıların "Aklın Yolu Bir" sloganını reklamlarında kullandığını, davalı ....'nin sadece tek harfini değiştirerek "Aklın Yolu Bim" olarak kullandığını ileri sürerek "Aklın Yolu Bir" sloganının sahipliğinin tespitine, adına tescilini, davalılarca slogan olarak kullanılması nedeniyle slogan kullanım bedelinin tarafına ödenmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; "Aklın Yolu Bir" ifadesinin atasözü ve anonim bir ifade olduğunu, davacıdan önce ve sonra çeşitli sektörlerde kullanıldığını, davalının 2003/15631 "Aklın Yolu Bim" ve 2003/12583 tescil no.lu "Aklın Yolu Bem" markalarının sahibi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Kur. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada talep sonucun açıkça belirtilmediğini, davacının verilen kesin süreye rağmen gider avansını tamamlamadığını, öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, "Aklın Yolu Bir" ifadesinin bir eser olarak nitelendirilemeyeceğinden davacının hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın usulden red edileceği ihtar edildiği, adli yardım talebinin reddine dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, ara karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında da davacının halen gider avansı yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı asıl istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde adli yardım talepli olarak "aklın yolu bir" sloganının tespit, tescil ve slogan kullanım bedelinin tahsilini talep ettiğini, İlk Derece Mahkemesince hiçbir araştırma yapılmadan 08.05.2017 tarihli ön inceleme tutanağı ile talebinin reddedilerek 2.077,00 TL gider avansı istendiğini, fakirlik belgesi, birikmiş sağlık sigortası borç belgesi ve hakkındaki 3 icra takibine ait belgeleri dosyaya sunarak karara itiraz ettiğini, itirazının reddedilerek 08.07.2017 tarihli ara kararının 12.07.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ara kararında ödemeye ilişkin karar olmadığını, duruşmada avans yatırma talebinin kabul edilmediğini, beyanlarının zapta geçmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adli yardım talebinin reddine dair karara davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiği, 13.07.2017 tarihli ara kararı ile yeniden avans deposu için verilen karar davacı tarafından 12.08.2017 tarihinde tebliğ alınmasına rağmen, verilen 2 haftalık süre içinde avans depo edilmediğinden, davanın usulden reddine dair kararda usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gider avansı konusundaki ihtarın davalıya usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 120 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosyadan davacının adli yardım talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının adli yardım talebinin reddedildiği ve eksik gider avansı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği konusunda sonuçları açıklanarak ihtarat yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarih, 2017/69 D. İş, 2017/66 K. sayılı kararıyla reddedildiği, İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ara kararıyla davacının adli yardım kararına itirazının reddedildiği bildirildiği ve 08.05.2017 tarihli tensip kararına atıf yapılarak gider avansının 2 haftalık kesin sürede mahkeme veznesine yatırılmasının ihtar edildiği ve bu kararın davacıya tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacının dava açarken yatırmış olduğu gider avansının yeterli olmadığının anlaşılması halinde Mahkemece gider avansı eksikliğinin tamamlanması için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre iki haftalık kesin süre verilir. Somut olayda 08.05.2017 tarihli tensip ile verilen süre 5100 sayılı Kanun'un ikinci fıkrasına aykırı olarak bir hafta olarak belirlendiği, 13.07.2017 tarihli ara kararda ise kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının kendisine kesin süre verilen davacıya bildirilmediği anlaşılmıştır. Kural olarak, Mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve ilgili tarafın uyarılması gerekir. Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11016 E. 2014/1540 K.
Ortak:gider avansı · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın «usulden red» edileceği «ihtar» edildiği, «adli yardım talebinin reddine» dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, «ara» karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön «inceleme duruşmasında» da davacının halen «gider avansı» yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada talep sonucun açıkça belirtilmediğini, davacının verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını tamamlamadığını, öncelikle davanın «usulden reddinin» gerektiğini, "Aklın Yolu Bir" ifadesinin bir eser olarak nitelendirilemeyeceğinden davacının hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dosyadan davacının «adli yardım» talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının «adli yardım talebinin» reddedildiği ve eksik «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği konusunda sonuçları açıklanarak «ihtarat» yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davacı vekiline 12.06.2012 tarihli celsede «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı
Benzer bu karardaDavacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın «usulden red» edileceği «ihtar» edildiği, «adli yardım talebinin reddine» dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, «ara» karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön «inceleme duruşmasında» da davacının halen «gider avansı» yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada talep sonucun açıkça belirtilmediğini, davacının verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını tamamlamadığını, öncelikle davanın «usulden reddinin» gerektiğini, "Aklın Yolu Bir" ifadesinin bir eser olarak nitelendirilemeyeceğinden davacının hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İş, 2017/66 K. sayılı kararıyla reddedildiği, İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli «ara» kararıyla davacının «adli yardım» kararına itirazının reddedildiği bildirildiği ve 08.05.2017 tarihli tensip kararına atıf yapılarak gider avansının 2 haftalık «kesin sürede» mahkeme veznesine yatırılmasının «ihtar» edildiği ve bu kararın davacıya tebliğ edildiği görülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · çek · ilan · ibraz
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15427 E. 2016/5549 K.
Ortak:gider avansı · adli yardım talebi · adli yardım · ara karar · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın «usulden red» edileceği «ihtar» edildiği, «adli yardım talebinin reddine» dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, «ara» karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön «inceleme duruşmasında» da davacının halen «gider avansı» yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosyadan davacının «adli yardım» talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının «adli yardım talebinin» reddedildiği ve eksik «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği konusunda sonuçları açıklanarak «ihtarat» yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «adli yardım talebinin reddine» dair karara davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiği, 13.07.2017 tarihli «ara» kararı ile yeniden avans deposu için verilen karar davacı tarafından 12.08.2017 tarihinde tebliğ alınmasına rağmen, verilen 2 haftalık süre içinde avans «depo» edilmediğinden, davanın «usulden reddine» dair kararda usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «adli yardım talebi» yerinde olmadığından reddine karar verilmiş; davacıya verilen iki haftalık «kesin süreye» rağmen süresinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı tarafça «harç» ve «gider avansı» yatırılmaksızın açılan davada, mahkemece, harç ve gider avansı yatırılması için iki haftalık «kesin süre» verildiği ve bu süre sonunda davanın 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2. maddesi uyarınca «usulden reddine» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Daha sonra davacının talebi üzerine «adli yardım talebi» kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · harcın tamamlanması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · cezai şart · dava şartı yokluğu · açılmamış sayılma · harç
Benzer bu kararda… harcın yatırılıp yatırılmadığı, daha sonra gider avansının yatırılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında ve Harçlar Kanunundaki düzenleme ve «harcın tamamlanmaması», yatırılmaması durumunda müteakip işlemler yapılamayacağı göz önüne alınarak, harcın tamamlanması konusunda «ara» karar oluşturulması, sonra belirlenen sürede bu hususun yerine getirilmemesi durumunda HMK'nın 150. maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi, anılan maddedeki yasal sürenin dolmasından sonra da, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken; müteakip işlem mahiyetinde görülmesi gereken gider avansının yatırılmaması ve bunun müeyyidesi dikkate alınarak dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Dava, şirket hisse bedellerinin ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça «harç» ve «gider avansı» yatırılmaksızın açılan davada, mahkemece, harç ve gider avansı yatırılması için iki haftalık «kesin süre» verildiği ve bu süre sonunda davanın 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2. maddesi uyarınca «usulden reddine» karar verildiği anlaşılmaktadır.
HMK'nın 120/1. maddesinde «gider avansı» ve harcın dava açılırken mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğundan bahsedilmekteyse de, gider avansı yatırılmamasının sonuçları yine bu yasada düzenlenmesine rağmen «harç» yatırılmamasının sonuçları Harçlar Kanununun 27. ve 32. maddesinde düzenlenmektedir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10657 E. 2014/255 K.
Ortak:gider avansı · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · adli yardım · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın «usulden red» edileceği «ihtar» edildiği, «adli yardım talebinin reddine» dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, «ara» karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön «inceleme duruşmasında» da davacının halen «gider avansı» yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosyadan davacının «adli yardım» talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının «adli yardım talebinin» reddedildiği ve eksik «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği konusunda sonuçları açıklanarak «ihtarat» yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «adli yardım talebinin reddine» dair karara davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiği, 13.07.2017 tarihli «ara» kararı ile yeniden avans deposu için verilen karar davacı tarafından 12.08.2017 tarihinde tebliğ alınmasına rağmen, verilen 2 haftalık süre içinde avans «depo» edilmediğinden, davanın «usulden reddine» dair kararda usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin «adli yardım talebinin reddine» dair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · dosyanın işlemden kaldırılması · başvurma harcı · işlemden kaldırma · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, «harç» yatırılmadığından «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 3. maddesine göre «gider avansı» kapsamında olmayan harçların da gider avansı olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak «harçlar» ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13830 E. 2013/13430 K.
Ortak:gider avansı · depo kararı · ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın «usulden red» edileceği «ihtar» edildiği, «adli yardım talebinin reddine» dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, «ara» karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön «inceleme duruşmasında» da davacının halen «gider avansı» yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosyadan davacının «adli yardım» talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının «adli yardım talebinin» reddedildiği ve eksik «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği konusunda sonuçları açıklanarak «ihtarat» yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3.
İş, 2017/66 K. sayılı kararıyla reddedildiği, İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli «ara» kararıyla davacının «adli yardım» kararına itirazının reddedildiği bildirildiği ve 08.05.2017 tarihli tensip kararına atıf yapılarak gider avansının 2 haftalık «kesin sürede» mahkeme veznesine yatırılmasının «ihtar» edildiği ve bu kararın davacıya tebliğ edildiği görülmüştür.
Benzer bu karardaAncak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için «mehil» verilmiş, bu «ara» karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı «gider avansı» olarak mahkeme veznesine «depo» etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça gider avansının karşılanmadığı gerekçesiyle, HMK.’nın 120. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için «mehil» verilmiş, bu «ara» karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı «gider avansı» olarak mahkeme veznesine «depo» etmiştir.
Bu durumda mahkemece dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8787 E. 2016/4720 K.
Ortak:ihtarat · ara karar · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… lk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık «kesin süre» içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın «usulden red» edileceği «ihtar» edildiği, «adli yardım talebinin reddine» dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, «ara» karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön «inceleme duruşmasında» da davacının halen «gider avansı» yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada talep sonucun açıkça belirtilmediğini, davacının verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını tamamlamadığını, öncelikle davanın «usulden reddinin» gerektiğini, "Aklın Yolu Bir" ifadesinin bir eser olarak nitelendirilemeyeceğinden davacının hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dosyadan davacının «adli yardım» talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının «adli yardım talebinin» reddedildiği ve eksik «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği konusunda sonuçları açıklanarak «ihtarat» yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kural olarak, mahkemece, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · tebligat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19.07.2012 tarihli ilk inceleme tensip tutanağının 10. bendi ile tercüme ücreti 3.900TL ve yurt dışı tebliğ işlemi için 35,00TL harcın iki haftalık «kesin süre» içinde davacı vekilince yatırılarak makbuzlarının mahkemeye «ibraz» edilmesi yönünde «ara» karar verilmiş; davacı tarafından ara kararın gereği süresinde yerine getirilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7943 E. , 2023/1800 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/320 Esas, 2021/774 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/85 E., 2017/195 K.
Taraflar arasındaki slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; bünyesinde Opel ve birçok otomobil markasını barındıran GM Şirketi'nin e-posta adresine "Aklın Yolu Bir" sloganını iki versiyon reklam filmi senaryosu olarak 06.09.2013 tarihinde gönderdiğini, Ağustos 2016 tarihinde de Opel Türkiye genel müdürünün e-posta adresine gönderdiğini, daha sonra davalıların "Aklın Yolu Bir" sloganını reklamlarında kullandığını, davalı ....'nin sadece tek harfini değiştirerek "Aklın Yolu Bim" olarak kullandığını ileri sürerek "Aklın Yolu Bir" sloganının sahipliğinin tespitine, adına tescilini, davalılarca slogan olarak kullanılması nedeniyle slogan kullanım bedelinin tarafına ödenmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; "Aklın Yolu Bir" ifadesinin atasözü ve anonim bir ifade olduğunu, davacıdan önce ve sonra çeşitli sektörlerde kullanıldığını, davalının 2003/15631 "Aklın Yolu Bim" ve 2003/12583 tescil no.lu "Aklın Yolu Bem" markalarının sahibi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Kur. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada talep sonucun açıkça belirtilmediğini, davacının verilen kesin süreye rağmen gider avansını tamamlamadığını, öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, "Aklın Yolu Bir" ifadesinin bir eser olarak nitelendirilemeyeceğinden davacının hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 08.05.2017 tarihli tensip tutanağı ile yatırması gereken gider avansının bir haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği aksi takdirde davanın usulden red edileceği ihtar edildiği, adli yardım talebinin reddine dair kararın kendisine tebliğ edildiği, buna ilişkin itirazının red edildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği, kararın kesin olmasına rağmen davacıyanın yeniden aynı talepte bulunduğu, ara karar ile bu talebinin de red edildiği, dava tarihinin 02.05.2017 olduğu, 14.09.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında da davacının halen gider avansı yatırmadığı, davacı verilen kesin süreye rağmen gider avansı yatırmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı asıl istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde adli yardım talepli olarak "aklın yolu bir" sloganının tespit, tescil ve slogan kullanım bedelinin tahsilini talep ettiğini, İlk Derece Mahkemesince hiçbir araştırma yapılmadan 08.05.2017 tarihli ön inceleme tutanağı ile talebinin reddedilerek 2.077,00 TL gider avansı istendiğini, fakirlik belgesi, birikmiş sağlık sigortası borç belgesi ve hakkındaki 3 icra takibine ait belgeleri dosyaya sunarak karara itiraz ettiğini, itirazının reddedilerek 08.07.2017 tarihli ara kararının 12.07.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ara kararında ödemeye ilişkin karar olmadığını, duruşmada avans yatırma talebinin kabul edilmediğini, beyanlarının zapta geçmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adli yardım talebinin reddine dair karara davacı tarafından yapılan itirazın reddedildiği, 13.07.2017 tarihli ara kararı ile yeniden avans deposu için verilen karar davacı tarafından 12.08.2017 tarihinde tebliğ alınmasına rağmen, verilen 2 haftalık süre içinde avans depo edilmediğinden, davanın usulden reddine dair kararda usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gider avansı konusundaki ihtarın davalıya usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6100 sayılı Kanun'un 120 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dava, slogan sahipliğinin tespiti, adına tescili ve kullanım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dosyadan davacının adli yardım talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının adli yardım talebinin reddedildiği ve eksik gider avansı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği konusunda sonuçları açıklanarak ihtarat yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarih, 2017/69 D. İş, 2017/66 K. sayılı kararıyla reddedildiği, İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ara kararıyla davacının adli yardım kararına itirazının reddedildiği bildirildiği ve 08.05.2017 tarihli tensip kararına atıf yapılarak gider avansının 2 haftalık kesin sürede mahkeme veznesine yatırılmasının ihtar edildiği ve bu kararın davacıya tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacının dava açarken yatırmış olduğu gider avansının yeterli olmadığının anlaşılması halinde Mahkemece gider avansı eksikliğinin tamamlanması için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre iki haftalık kesin süre verilir. Somut olayda 08.05.2017 tarihli tensip ile verilen süre 5100 sayılı Kanun'un ikinci fıkrasına aykırı olarak bir hafta olarak belirlendiği, 13.07.2017 tarihli ara kararda ise kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının kendisine kesin süre verilen davacıya bildirilmediği anlaşılmıştır. Kural olarak, Mahkemece, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için ne miktar ücret yatırılacağının belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve ilgili tarafın uyarılması gerekir.
Söz konusu usule uyulmaksızın ve sonuçları hakkında ilgili tarafa herhangi bir ihtarat yapılmadan verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/934595700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz