Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13830 E. 2013/13430 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gider avansı↗ ek mehil↗ depo kararı↗ ara karar↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça gider avansının karşılanmadığı gerekçesiyle, HMK.’nın 120. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için mehil verilmiş, bu ara karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı gider avansı olarak mahkeme veznesine depo etmiştir. Bu durumda mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14497 E. 2013/12017 K.
Ortak:gider avansı · ek mehil · depo kararı · dava şartı yokluğu · kesin süre · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için «mehil» verilmiş, bu «ara» karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı «gider avansı» olarak mahkeme veznesine «depo» etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça gider avansının karşılanmadığı gerekçesiyle, HMK.’nın 120. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 13.12.2012 tarihli celsede; davacı vekilinin «kesin sürede» gider avansını yatırdığına ilişkin makbuzu sunmadığı ve bu hususun HUMK 144,1/g maddesi uyarınca dava şartı olduğu gerekçesiyle HMK 115/2. maddesi uyarınca davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece 05.12.2011 tarihli celsede 110,00 TL gider avansını yatırması için HMK 120. maddesi gereği davacı vekiline «mehil» verilmiş olup, dosya içinde bulunan 05.12.2011 tarihli «tahsilat makbuzuna» göre davacı vekili tarafından bu miktar aynı gün mahkeme veznesine «depo» edilmiştir.
Mahkemece süresi içinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · pay defteri kaydı · pay defteri · cy/cy kaydı · e-defter
Benzer bu karardaDava, davalılar adına kayıtlı bir kısım hisselerin davacı adına şirket «pay defterine kaydı» ve 10.000 TL tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, mahkemece 05.12.2011 tarihli celsede 110,00 TL gider avansını yatırması için HMK 120. maddesi gereği davacı vekiline «mehil» verilmiş olup, dosya içinde bulunan 05.12.2011 tarihli «tahsilat makbuzuna» göre davacı vekili tarafından bu miktar aynı gün mahkeme veznesine «depo» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11016 E. 2014/1540 K.
Ortak:gider avansı · kesin süre · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için «mehil» verilmiş, bu «ara» karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı «gider avansı» olarak mahkeme veznesine «depo» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davacı vekiline 12.06.2012 tarihli celsede «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15427 E. 2016/5549 K.
Ortak:gider avansı · ara karar · dava şartı yokluğu · kesin süre · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için «mehil» verilmiş, bu «ara» karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı «gider avansı» olarak mahkeme veznesine «depo» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça gider avansının karşılanmadığı gerekçesiyle, HMK.’nın 120. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafça «harç» ve «gider avansı» yatırılmaksızın açılan davada, mahkemece, harç ve gider avansı yatırılması için iki haftalık «kesin süre» verildiği ve bu süre sonunda davanın 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2. maddesi uyarınca «usulden reddine» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının «adli yardım talebi» yerinde olmadığından reddine karar verilmiş; davacıya verilen iki haftalık «kesin süreye» rağmen süresinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… harcın yatırılıp yatırılmadığı, daha sonra gider avansının yatırılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında ve Harçlar Kanunundaki düzenleme ve «harcın tamamlanmaması», yatırılmaması durumunda müteakip işlemler yapılamayacağı göz önüne alınarak, harcın tamamlanması konusunda «ara» karar oluşturulması, sonra belirlenen sürede bu hususun yerine getirilmemesi durumunda HMK'nın 150. maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi, anılan maddedeki yasal sürenin dolmasından sonra da, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken; müteakip işlem mahiyetinde görülmesi gereken gider avansının yatırılmaması ve bunun müeyyidesi dikkate alınarak dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · harcın tamamlanması · adli yardım talebi · işlemden kaldırma · adli yardım · davanın açılmamış sayılması · cezai şart · açılmamış sayılma
Benzer bu kararda… harcın yatırılıp yatırılmadığı, daha sonra gider avansının yatırılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında ve Harçlar Kanunundaki düzenleme ve «harcın tamamlanmaması», yatırılmaması durumunda müteakip işlemler yapılamayacağı göz önüne alınarak, harcın tamamlanması konusunda «ara» karar oluşturulması, sonra belirlenen sürede bu hususun yerine getirilmemesi durumunda HMK'nın 150. maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi, anılan maddedeki yasal sürenin dolmasından sonra da, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken; müteakip işlem mahiyetinde görülmesi gereken gider avansının yatırılmaması ve bunun müeyyidesi dikkate alınarak dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davacının «adli yardım talebi» yerinde olmadığından reddine karar verilmiş; davacıya verilen iki haftalık «kesin süreye» rağmen süresinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Daha sonra davacının talebi üzerine «adli yardım talebi» kabul edilmiştir.
Dava, şirket hisse bedellerinin ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10657 E. 2014/255 K.
Ortak:gider avansı · kesin süre · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için «mehil» verilmiş, bu «ara» karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı «gider avansı» olarak mahkeme veznesine «depo» etmiştir.
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
Bu durumda mahkemece, «harç» yatırılmadığından «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 3. maddesine göre «gider avansı» kapsamında olmayan harçların da gider avansı olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · dosyanın işlemden kaldırılması · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · başvurma harcı · işlemden kaldırma · adli yardım · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin «adli yardım talebinin reddine» dair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, «harç» yatırılmadığından «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 3. maddesine göre «gider avansı» kapsamında olmayan harçların da gider avansı olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1353 E. 2013/17750 K.
Ortak:gider avansı · ek mehil · ara karar · dava şartı yokluğu · kesin süre · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için «mehil» verilmiş, bu «ara» karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı «gider avansı» olarak mahkeme veznesine «depo» etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının «kesin süre» içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça gider avansının karşılanmadığı gerekçesiyle, HMK.’nın 120. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 27.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince 60,00 TL «tebligat»,50,00 TL gider avansı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.100,00 TL gider avansının yatırılması hususunda «kesin mehil» verildiği belirtilmiş ise de, mahkemenin gerekçeli kararının hüküm bölümünde davanın «bilirkişi ücretinin» yatırılmamış olması nedeniyle reddine karar verildiğinin belirtilmesi karşısında dava «şartının yokluğuna» dayalı bir red kararının varlığından söz edilemez.Davacı taraf davalı şirketlerin «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını havi, «bölümlerinin» bir kısmı maktu ibarelerden oluşan 27.09.2007 tarihli belgeye istinaden dava açmış bulunduğundan ve belge içeriğinde davacının şirket ortağı ve alacağının da 2005-2006 dönemine ait olduğundan söz edilmesi karşısında, mahkemece; HUMK 75 ve 6100 sayılı HMK 31. maddesi uyarınca davacıdan alacağın neden kaynaklandığı hususu öncelikle sorularak beyanı alınmak ve davacının beyanına nazaran söz konusu belgenin davalı şirketler yönünden bağlayıcı olup olmayacağı, daha doğru bir deyişle belirtilecek alacak bakımından imzası bulunan yönetim kurulu üyelerinin şirketi borç altına sokup sokamayacakları belirlenmek ve neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, davalı şirketin bir «ödeme savunmasının» bulunmamasına rağmen şirket «defterlerinin» hangi nedenle incelenmesi gerektiği kesin mehil verilen «ara» kararla açıklanmadan ve kesin mehile uyulmamasının sonuçları belirtilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek …
Maddesine göre «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin 27/09/2007 tarihli kayıtsız şartsız «ödeme taahhüdünü» içeren ve davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanan belgeye dayandığını, bu belgenin «kesin delil niteliği» taşıdığını bu nedenle «bilirkişi incelemesine» gerek olmadığını, dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesini talep ettiği, davacı vekili delilleri arasında bilirkişi incelemesi talebi olmadığını, buna «muvafakat» etmediğini, sunduğu yazılı belgeye göre alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de; davaya konu 27/09/2007 tarihli adi yazılı belgenin senet hükmünde olmayıp «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde sayılabileceği, davacının davalı şirketlerle «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, bu nedenle taraf iddialarının değerlendirlimesi için mali müşavir ve şirket işlemleri konusunda uzman iki bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle HMK’nın 114 ve 120. maddeleri gereği davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 2005 yılından itibaren 2010 yılına kadar olan tüm «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesi ve buna göre tarafların iddialarının değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak 27/10/2011 tarihli celsede «gider avansı» olarak «tebligat» müzekkere gideri ve «bilirkişi ücretinin» davacı tarafından yatırılması için HMK'nun 120/2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme taahhüdü · ödeme savunması · kesin mehil · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · delil niteliği · bilirkişi ücreti · kesin delil
Benzer bu karardaMaddesine göre «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin 27/09/2007 tarihli kayıtsız şartsız «ödeme taahhüdünü» içeren ve davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanan belgeye dayandığını, bu belgenin «kesin delil niteliği» taşıdığını bu nedenle «bilirkişi incelemesine» gerek olmadığını, dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesini talep ettiği, davacı vekili delilleri arasında bilirkişi incelemesi talebi olmadığını, buna «muvafakat» etmediğini, sunduğu yazılı belgeye göre alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de; davaya konu 27/09/2007 tarihli adi yazılı belgenin senet hükmünde olmayıp «yazılı delil başlangıcı» niteliğinde sayılabileceği, davacının davalı şirketlerle «ortaklık ilişkisi» bulunduğu, bu nedenle taraf iddialarının değerlendirlimesi için mali müşavir ve şirket işlemleri konusunda uzman iki bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle HMK’nın 114 ve 120. maddeleri gereği davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 27.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120/2 maddesi gereğince 60,00 TL «tebligat»,50,00 TL gider avansı ve 1.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.100,00 TL gider avansının yatırılması hususunda «kesin mehil» verildiği belirtilmiş ise de, mahkemenin gerekçeli kararının hüküm bölümünde davanın «bilirkişi ücretinin» yatırılmamış olması nedeniyle reddine karar verildiğinin belirtilmesi karşısında dava «şartının yokluğuna» dayalı bir red kararının varlığından söz edilemez.Davacı taraf davalı şirketlerin «yönetim kurulu» üyelerinin imzasını havi, «bölümlerinin» bir kısmı maktu ibarelerden oluşan 27.09.2007 tarihli belgeye istinaden dava açmış bulunduğundan ve belge içeriğinde davacının şirket ortağı ve alacağının da 2005-2006 dönemine ait olduğundan söz edilmesi karşısında, mahkemece; HUMK 75 ve 6100 sayılı HMK 31. maddesi uyarınca davacıdan alacağın neden kaynaklandığı hususu öncelikle sorularak beyanı alınmak ve davacının beyanına nazaran söz konusu belgenin davalı şirketler yönünden bağlayıcı olup olmayacağı, daha doğru bir deyişle belirtilecek alacak bakımından imzası bulunan yönetim kurulu üyelerinin şirketi borç altına sokup sokamayacakları belirlenmek ve neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, davalı şirketin bir «ödeme savunmasının» bulunmamasına rağmen şirket «defterlerinin» hangi nedenle incelenmesi gerektiği kesin mehil verilen «ara» kararla açıklanmadan ve kesin mehile uyulmamasının sonuçları belirtilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 2005 yılından itibaren 2010 yılına kadar olan tüm «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesi ve buna göre tarafların iddialarının değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak 27/10/2011 tarihli celsede «gider avansı» olarak «tebligat» müzekkere gideri ve «bilirkişi ücretinin» davacı tarafından yatırılması için HMK'nun 120/2.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13830 E. , 2013/13430 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/04/2012 tarih ve 2008/670-2012/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı adına düzenlediği vekaletname ile 2003'den 2006 yılına kadar gümrük işlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü, 29.07.2005 gün ve 24141 sayılı beyanname de konu edilen malzemenin fiziki muayenesinde beyan edilen daha özel tanımlanamayan pozisyonun bulunduğunun tespit edildiğini, geçmişe doğru yapılan taramada 9 beyanname de daha benzer duruma rastlandığı ve 04.08.2005 günü Esenboğa Gümrük Müdürlüğüne bildirim yapılarak tahakkuk eden GV ve KDV'lerin ödendiğini, Gümrük Kanunun 234-1-a ve KDV Kanunun 51. maddesine göre idarece salınan 3 kat para cezası için davalıdan sorumluluğunu yerine getirmesinin istendiğini, davalıya keşide edilen ihtara rağmen ödeme yapmadığını müvekkilinin cezalan ödemek zorunda kaldığını, toplam ödenen ceza miktarının 37.296,60 TL olduğu, 622,89 TL ihtar gideri, 736,90 TL dava harcı gideri 3.846,50 TL de vekalet ücreti ödendiği, bu nedenle toplam 42.502,89 TL'nin 1.083,00 TL'si için 15.03.2006'dan kalan kısma dava tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesi dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı tarafça gider avansının karşılanmadığı gerekçesiyle, HMK.’nın 120. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansının kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 13/10/2011 tarihli davacı vekilinin bulunmadığı duruşmada, davacı tarafa gider avansının yatırılması için mehil verilmiş, bu ara karar davacı vekiline 02/11/2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekili süresi içinde 14/11/2011’de mahkemece belirlenen tutarı gider avansı olarak mahkeme veznesine depo etmiştir. Bu durumda mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043417900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz