Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11016 E. 2014/1540 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gider avansı↗ hmk 115/3↗ internet bankacılığı↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için gider avansı yatırmak üzere kesin süre verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gider avansına ilişkin düzenleme HMK’nın 120/2 maddesinde düzenlenmiş olup bu kapsamda dava dosyası içerisinde yeterli gider avansının bulunmadığının tespit edilmesi halinde taraflara iki haftalık süre içersinde gider avansının tamamlanması konusunda kesin süre verileceği de hususu belirlenmiştir. Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davacı vekiline 12.06.2012 tarihli celsede gider avansı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın davacı tarafa verilen süre, yasanın açık düzenlemesine aykırılık teşkil etmekte olup, usulüne uygun şekilde verilmiş olan bir süreden söz edilmesi mümkün değildir. Bu durumda davacı tarafa usulüne uygun şekilde süre verilmediği ve bu arada davacı vekili tarafından gider avansının mahkeme veznesine yatırıldığı göz önüne alınarak, işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15427 E. 2016/5549 K.
Ortak:gider avansı · kesin süre · usulden reddi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davacı vekiline 12.06.2012 tarihli celsede «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDavacı tarafça «harç» ve «gider avansı» yatırılmaksızın açılan davada, mahkemece, harç ve gider avansı yatırılması için iki haftalık «kesin süre» verildiği ve bu süre sonunda davanın 6100 sayılı HMK'nın 115/1-2. maddesi uyarınca «usulden reddine» karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının «adli yardım talebi» yerinde olmadığından reddine karar verilmiş; davacıya verilen iki haftalık «kesin süreye» rağmen süresinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
HMK'nın 120/1. maddesinde «gider avansı» ve harcın dava açılırken mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğundan bahsedilmekteyse de, gider avansı yatırılmamasının sonuçları yine bu yasada düzenlenmesine rağmen «harç» yatırılmamasının sonuçları Harçlar Kanununun 27. ve 32. maddesinde düzenlenmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · harcın tamamlanması · adli yardım talebi · işlemden kaldırma · adli yardım · davanın açılmamış sayılması · ara karar · cezai şart
Benzer bu kararda… harcın yatırılıp yatırılmadığı, daha sonra gider avansının yatırılması ve sonuçlarının değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında ve Harçlar Kanunundaki düzenleme ve «harcın tamamlanmaması», yatırılmaması durumunda müteakip işlemler yapılamayacağı göz önüne alınarak, harcın tamamlanması konusunda «ara» karar oluşturulması, sonra belirlenen sürede bu hususun yerine getirilmemesi durumunda HMK'nın 150. maddesi uyarınca «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi, anılan maddedeki yasal sürenin dolmasından sonra da, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerekirken; müteakip işlem mahiyetinde görülmesi gereken gider avansının yatırılmaması ve bunun müeyyidesi dikkate alınarak dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davacının «adli yardım talebi» yerinde olmadığından reddine karar verilmiş; davacıya verilen iki haftalık «kesin süreye» rağmen süresinde gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Daha sonra davacının talebi üzerine «adli yardım talebi» kabul edilmiştir.
Dava, şirket hisse bedellerinin ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10657 E. 2014/255 K.
Ortak:gider avansı · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davacı vekiline 12.06.2012 tarihli celsede «gider avansı» yatırması için bir haftalık «kesin süre» verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
Bu durumda mahkemece, «harç» yatırılmadığından «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 3. maddesine göre «gider avansı» kapsamında olmayan harçların da gider avansı olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · dosyanın işlemden kaldırılması · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · başvurma harcı · işlemden kaldırma · adli yardım · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «adli yardım talebinin» HMK 334 vd.madde hükümlerine uygun düşmediğinden reddine karar verildiği, HMK 114/1-g, 115/2 ve 120. madde hükümleri gereğince davacı tarafa «başvurma harcı», «peşin harç» ve 120,00 TL gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, bu nedenle dava şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın red …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin «adli yardım talebinin reddine» dair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacı taraf «başvuru harcı», «peşin harç» ve gider avansının yatırılması için verilen «kesin süre» verilmiş olup, bu süre içerisinde harç ve «gider avansı» yatırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, «harç» yatırılmadığından «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 3. maddesine göre «gider avansı» kapsamında olmayan harçların da gider avansı olarak kabul edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8332 E. 2022/5103 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için «gider avansı» yatırmak üzere «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında «internet bankacılığı» yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen «kesin süre» içerisinde «gider avansı» yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gider avansına ilişkin düzenleme HMK’nın 120/2 maddesinde düzenlenmiş olup bu kapsamda dava dosyası içerisinde yeterli gider avansının bulunmadığının tespit edilmesi halinde taraflara iki haftalık süre içersinde gider avansının tamamlanması konusunda «kesin süre» verileceği de hususu belirlenmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · vazgeçmiş sayılma · bilirkişi ücreti · ara karar · ihtar
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, mahkemece, «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» eksikliğinin tamamlanması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacaklarının «ihtar» edilmesine, davacı vekilinin kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle bilirkişi deliline dayanmaktan «vazgeçmiş sayılmasına», mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamamış kabul edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan r …
İlk derece mahkemesince, davaya konu alacağın özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle 13/09/2018 tarihli birinci celsede «bilirkişi ücretinin» yatırılması amacıyla davacıya «kesin süre» verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle «ara» kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11016 E. , 2014/1540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANTALYA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/09/2012
NUMARASI 2011/1541-2012/1525
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 tarih ve 2011/1541-2012/1525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bilgisi dışında davalı bankanın Antalya Şubesi nezdindeki hesaplarından 3.000 TL’nin internet bankacılığı yoluyla başka bir hesaba EFT edildiğini, meydana gelen zarar sebebiyle davalının objektif özen yükümünün olduğunu ileri sürerek, 3.075 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 10/05/2011 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacı vekiline 12/06/2012 tarihinde yargılamanın devamı için gider avansı yatırmak üzere kesin süre verildiği, davacı vekilinin bu süreye uymadığı gerekçesiyle, HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paralarının müvekkilinin izni ve bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara aktarılarak çekildiğini, yapılan işlem sebebiyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gider avansına ilişkin düzenleme HMK’nın 120/2 maddesinde düzenlenmiş olup bu kapsamda dava dosyası içerisinde yeterli gider avansının bulunmadığının tespit edilmesi halinde taraflara iki haftalık süre içersinde gider avansının tamamlanması konusunda kesin süre verileceği de hususu belirlenmiştir. Buna karşın dosya içeriği incelendiğinde davacı vekiline 12.06.2012 tarihli celsede gider avansı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın davacı tarafa verilen süre, yasanın açık düzenlemesine aykırılık teşkil etmekte olup, usulüne uygun şekilde verilmiş olan bir süreden söz edilmesi mümkün değildir. Bu durumda davacı tarafa usulüne uygun şekilde süre verilmediği ve bu arada davacı vekili tarafından gider avansının mahkeme veznesine yatırıldığı göz önüne alınarak, işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102090900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz