Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/562 E. 2023/3973 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ödeme komisyonu↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ komisyon bedeli↗ erken kapama komisyonu↗ ihtirazi kayıt↗ istirdat davası↗ nispi vekalet ücreti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ticari işletme↗ maktu vekalet ücreti↗ basiretli tacir↗ zamanaşımı def'i↗ genel kredi sözleşmesi↗ def'i↗ komisyon↗ istirdat↗ hukuki yarar↗ esastan ret↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/338 E., 2020/707 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 25.05.2015 ve 15.07.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerin dayalı olarak 56008738-7 no.lu krediyi kullandığını, erken ödeme talebinde bulunduğunu, 5.219.372,37 euro kredi bakiyesi ve 163.971,15 euro masraf ve komisyon tahsil edildiğini, bankayı haksız masraf ve komisyon iadesinin talebi için temerrüde düşürdüğünü, bankanın bu talebi sözleşmenin 3.10.1 ve 3.8.1 maddeleri gereğince reddettiğini, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL' nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, komisyon ve masraf tahsilatının davacının bilgisi dahilinde ve itirazı kayıt olmaksızın tahsil edildiğini, sözleşmenin 3.10 ve 3.8 başlıklı maddelerine ve Merkez Bankasına bildirilen faiz, masraf ve komisyon listesine uygun olduğunu, sözleşmenin 11.1 maddesine göre bankanın tahsilat yapmakta yetkili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacının davayı açmakta hukuksal yararı olduğu, davacının davalı banka nezdinde bulunan kredinin vadeden önce kapatılması talebinin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yapıldığı, genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri kapsamında davalı bankanın davacı müşteriden talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince tacir olan bankanın, tacir olan veya olmayan bir kimseye karşı, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebileceği hükmüne istinaden ücret talep edebileceği, davacının tacir olarak imzaladığı ve kullandığı ticari krediye karşı basiretli tacir olarak davranması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı benimsenen bilirkişi raporlarında da bu hususun doğrulandığı gerekçesiyle davacının ispatlanmayan davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalı tarafından tahsil edilen erken ödeme komisyon bedelinin fahiş olduğunu, maddi tazminat talebine ilişkin davanın tamamının reddine karar verilmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilerek verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede erken ifaya ilişkin düzenlemenin her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu, genel işlem şartı olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun emsal banka uygulamaları ile orantılı olduğu, davanın istirdat davası niteliğinde olduğu nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9712 E. 2015/12010 K.
Ortak:genel işlem şartı · erken kapama komisyonu · nispi vekalet ücreti · ticari işletme · maktu vekalet ücreti · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat
İncelediğiniz kararda… ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede erken ifaya ilişkin düzenlemenin her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu, «genel işlem şartı» olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafından tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» «emsal banka uygulamaları» ile orantılı olduğu, davanın «istirdat davası» niteliğinde olduğu nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine k …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 25.05.2015 ve 15.07.2015 tarihli «genel kredi sözleşmelerin» dayalı olarak 56008738-7 no.lu krediyi kullandığını, erken ödeme talebinde bulunduğunu, 5.219.372,37 euro kredi bakiyesi ve 163.971,15 euro «masraf» ve «komisyon» tahsil edildiğini, bankayı haksız masraf ve komisyon iadesinin talebi için «temerrüde» düşürdüğünü, bankanın bu talebi sözleşmenin 3.10.1 ve 3.8.1 maddeleri gereğince reddettiğini, sözleşme hükümlerinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL' nin tahsilini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalı tarafından tahsil edilen «erken ödeme komisyon bedelinin» fahiş olduğunu, «maddi tazminat» talebine ilişkin davanın tamamının reddine karar verilmesi nedeniyle «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «nispi vekalet ücretine» hükmedilerek verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacı tarafından kullanılan «ticari kredinin» erken kapatılması üzerine, davalı tarafından «erken kapama komisyonu» adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin «genel işlem şartına» aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
1-Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle kapama «komisyonu» adı altında tahsil edilen ücretin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · para borcu · ticari kredi · işlemiş faiz · harç · eksik inceleme
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 36/6 maddesinde, müşterinin talebi halinde Banka'nın kendi mevzuatı ve belirleyeceği esaslar çerçevesinde borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, Banka'nın borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana «para borcu» ile o tarihe kadar «işlemiş faizini», KKDF, BSMV, gider vs. toplamını ayrıca ödeme tarihindeki kalan anaparanın yüzde 2'si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edebileceği sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında davacı tarafından kullanılan «ticari kredinin» erken kapatılması üzerine, davalı tarafından «erken kapama komisyonu» adı altında 50.000,00 TL kesinti yapıldığı, ticari kredi için alınan erken kapama komisyonu ücretinin yazılmamış sayılması ve bu tür kesintinin «genel işlem şartına» aykırı olarak yazıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece sözleşmedeki «erken kapama komisyonu» ücretine dair hükmün «genel işlem şartına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda da bahsedildiği üzere taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 36/6. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10117 E. 2018/2567 K.
Ortak:erken ödeme komisyonu · emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ticari işletme · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 25.05.2015 ve 15.07.2015 tarihli «genel kredi sözleşmelerin» dayalı olarak 56008738-7 no.lu krediyi kullandığını, erken ödeme talebinde bulunduğunu, 5.219.372,37 euro kredi bakiyesi ve 163.971,15 euro «masraf» ve «komisyon» tahsil edildiğini, bankayı haksız masraf ve komisyon iadesinin talebi için «temerrüde» düşürdüğünü, bankanın bu talebi sözleşmenin 3.10.1 ve 3.8.1 maddeleri gereğince reddettiğini, sözleşme hükümlerinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL' nin tahsilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacının davayı açmakta hukuksal yararı olduğu, davacının davalı banka nezdinde bulunan kredinin vadeden önce kapatılması talebinin herhangi bir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeden yapıldığı, «genel kredi sözleşmesinin» ilgili hükümleri kapsamında davalı bankanın davacı müşteriden talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince «tacir» olan bankanın, tacir olan veya olmayan bir kimseye karşı, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebileceği hükmüne istinaden ücret talep edebileceği, davacının tacir olarak imzaladığı ve kullandığı ticari krediye karşı «basiretli tacir» olarak davranması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı benimsenen bilirkişi raporlarında da bu h …
… ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede erken ifaya ilişkin düzenlemenin her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu, «genel işlem şartı» olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafından tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» «emsal banka uygulamaları» ile orantılı olduğu, davanın «istirdat davası» niteliğinde olduğu nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine k …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme ile kredi işlemlerine ilişkin olarak «komisyon» ve işlem ücretlerinin alınacağı konusunda anlaşma sağlandığı, davalı bankaca alınan «erken kapama komisyonu» haricindeki «masrafların» mevzuata ve «emsal banka uygulamalarına» uygun olduğu, erken kapama komisyonunun ise fahiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.460,42 TL erken kapama komisyonunun tahsiline fazlaya ilişkin tal …
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediğine göre, mahkemece, sözleşme tarihi itibariyle bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları konusunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, emsal banka uygulamaları araştırılmaksızın soyut değerlendirmelere dayalı bilirkişi raporuna göre hük …
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia ettiği «erken kapama komisyon» ücretinin ve «masrafların» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · ticari kredi · denetime elverişlilik · alacak davası
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediğine göre, mahkemece, sözleşme tarihi itibariyle bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları konusunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, emsal banka uygulamaları araştırılmaksızın soyut değerlendirmelere dayalı bilirkişi raporuna göre hük …
HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia ettiği «erken kapama komisyon» ücretinin ve «masrafların» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8742 E. 2017/4771 K.
Ortak:erken ödeme komisyonu · emsal banka uygulaması · erken kapama komisyonu · ticari işletme · basiretli tacir · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacının davayı açmakta hukuksal yararı olduğu, davacının davalı banka nezdinde bulunan kredinin vadeden önce kapatılması talebinin herhangi bir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeden yapıldığı, «genel kredi sözleşmesinin» ilgili hükümleri kapsamında davalı bankanın davacı müşteriden talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince «tacir» olan bankanın, tacir olan veya olmayan bir kimseye karşı, «ticari işletmesi» ile ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebileceği hükmüne istinaden ücret talep edebileceği, davacının tacir olarak imzaladığı ve kullandığı ticari krediye karşı «basiretli tacir» olarak davranması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı benimsenen bilirkişi raporlarında da bu h …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 25.05.2015 ve 15.07.2015 tarihli «genel kredi sözleşmelerin» dayalı olarak 56008738-7 no.lu krediyi kullandığını, erken ödeme talebinde bulunduğunu, 5.219.372,37 euro kredi bakiyesi ve 163.971,15 euro «masraf» ve «komisyon» tahsil edildiğini, bankayı haksız masraf ve komisyon iadesinin talebi için «temerrüde» düşürdüğünü, bankanın bu talebi sözleşmenin 3.10.1 ve 3.8.1 maddeleri gereğince reddettiğini, sözleşme hükümlerinin «genel işlem şartı» niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL' nin tahsilini talep etmiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede erken ifaya ilişkin düzenlemenin her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu, «genel işlem şartı» olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafından tahsil edilen «erken kapama komisyonunun» «emsal banka uygulamaları» ile orantılı olduğu, davanın «istirdat davası» niteliğinde olduğu nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine k …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediğine göre, mahkemece, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları konusunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan «genel kredi sözleşmesine» istinaden kredi kullandığı, bu kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, ticari krediyi kullanan davacının «tacir sıfatının» bulunduğu ve basiretli bir tacir olarak yapmış olduğu sözleşmelerin sonucunu ve içeriğini kavrayabilecek nitelikte olması gerektiği, buna göre tarafların arasında yapmış olduğu sözleşmeden dolayı alınan dosya «masrafının» tacir lehine «haksız şart» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia ettiği «erken kapama komisyon» ücretinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · tacir sıfatı · denetime elverişli rapor · ticari kredi · denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan «genel kredi sözleşmesine» istinaden kredi kullandığı, bu kredinin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, ticari krediyi kullanan davacının «tacir sıfatının» bulunduğu ve basiretli bir tacir olarak yapmış olduğu sözleşmelerin sonucunu ve içeriğini kavrayabilecek nitelikte olması gerektiği, buna göre tarafların arasında yapmış olduğu sözleşmeden dolayı alınan dosya «masrafının» tacir lehine «haksız şart» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediğine göre, mahkemece, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde bu tür kredilerin erken kapatılması halinde alınan komisyon ücretinin oranları konusunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiğini iddia ettiği «erken kapama komisyon» ücretinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/562 E. , 2023/3973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/707 Esas, 2021/1343 Karar
DAVA TARİHİ 15.05.2018
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/338 E., 2020/707 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 25.05.2015 ve 15.07.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerin dayalı olarak 56008738-7 no.lu krediyi kullandığını, erken ödeme talebinde bulunduğunu, 5.219.372,37 euro kredi bakiyesi ve 163.971,15 euro masraf ve komisyon tahsil edildiğini, bankayı haksız masraf ve komisyon iadesinin talebi için temerrüde düşürdüğünü, bankanın bu talebi sözleşmenin 3.10.1 ve 3.8.1 maddeleri gereğince reddettiğini, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL' nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, komisyon ve masraf tahsilatının davacının bilgisi dahilinde ve itirazı kayıt olmaksızın tahsil edildiğini, sözleşmenin 3.10 ve 3.8 başlıklı maddelerine ve Merkez Bankasına bildirilen faiz, masraf ve komisyon listesine uygun olduğunu, sözleşmenin 11.1 maddesine göre bankanın tahsilat yapmakta yetkili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacının davayı açmakta hukuksal yararı olduğu, davacının davalı banka nezdinde bulunan kredinin vadeden önce kapatılması talebinin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yapıldığı, genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri kapsamında davalı bankanın davacı müşteriden talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince tacir olan bankanın, tacir olan veya olmayan bir kimseye karşı, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebileceği hükmüne istinaden ücret talep edebileceği, davacının tacir olarak imzaladığı ve kullandığı ticari krediye karşı basiretli tacir olarak davranması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı benimsenen bilirkişi raporlarında da bu hususun doğrulandığı gerekçesiyle davacının ispatlanmayan davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalı tarafından tahsil edilen erken ödeme komisyon bedelinin fahiş olduğunu, maddi tazminat talebine ilişkin davanın tamamının reddine karar verilmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilerek verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede erken ifaya ilişkin düzenlemenin her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu, genel işlem şartı olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun emsal banka uygulamaları ile orantılı olduğu, davanın istirdat davası niteliğinde olduğu nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933459900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz