6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/562 E. 2023/3973 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ödeme komisyonu emsal banka uygulaması genel işlem şartı komisyon bedeli erken kapama komisyonu ihtirazi kayıt istirdat davası nispi vekalet ücreti avukatlık asgari ücret tarifesi ticari işletme maktu vekalet ücreti basiretli tacir zamanaşımı def'i genel kredi sözleşmesi def'i komisyon istirdat hukuki yarar esastan ret kredi sözleşmesi tacir dosya masrafı maddi tazminat yükleten (shipper) vekalet ücreti temerrüt zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 20

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/338 E., 2020/707 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 25.05.2015 ve 15.07.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerin dayalı olarak 56008738-7 no.lu krediyi kullandığını, erken ödeme talebinde bulunduğunu, 5.219.372,37 euro kredi bakiyesi ve 163.971,15 euro masraf ve komisyon tahsil edildiğini, bankayı haksız masraf ve komisyon iadesinin talebi için temerrüde düşürdüğünü, bankanın bu talebi sözleşmenin 3.10.1 ve 3.8.1 maddeleri gereğince reddettiğini, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL' nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, komisyon ve masraf tahsilatının davacının bilgisi dahilinde ve itirazı kayıt olmaksızın tahsil edildiğini, sözleşmenin 3.10 ve 3.8 başlıklı maddelerine ve Merkez Bankasına bildirilen faiz, masraf ve komisyon listesine uygun olduğunu, sözleşmenin 11.1 maddesine göre bankanın tahsilat yapmakta yetkili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacının davayı açmakta hukuksal yararı olduğu, davacının davalı banka nezdinde bulunan kredinin vadeden önce kapatılması talebinin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yapıldığı, genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri kapsamında davalı bankanın davacı müşteriden talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince tacir olan bankanın, tacir olan veya olmayan bir kimseye karşı, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebileceği hükmüne istinaden ücret talep edebileceği, davacının tacir olarak imzaladığı ve kullandığı ticari krediye karşı basiretli tacir olarak davranması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı benimsenen bilirkişi raporlarında da bu hususun doğrulandığı gerekçesiyle davacının ispatlanmayan davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalı tarafından tahsil edilen erken ödeme komisyon bedelinin fahiş olduğunu, maddi tazminat talebine ilişkin davanın tamamının reddine karar verilmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilerek verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede erken ifaya ilişkin düzenlemenin her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu, genel işlem şartı olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun emsal banka uygulamaları ile orantılı olduğu, davanın istirdat davası niteliğinde olduğu nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kredi sözleşmesi kapsamında

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9712 E. 2015/12010 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10117 E. 2018/2567 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8742 E. 2017/4771 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/562 E.  ,  2023/3973 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/707 Esas, 2021/1343 Karar

DAVA TARİHİ 15.05.2018

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/338 E., 2020/707 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadan 25.05.2015 ve 15.07.2015 tarihli genel kredi sözleşmelerin dayalı olarak 56008738-7 no.lu krediyi kullandığını, erken ödeme talebinde bulunduğunu, 5.219.372,37 euro kredi bakiyesi ve 163.971,15 euro masraf ve komisyon tahsil edildiğini, bankayı haksız masraf ve komisyon iadesinin talebi için temerrüde düşürdüğünü, bankanın bu talebi sözleşmenin 3.10.1 ve 3.8.1 maddeleri gereğince reddettiğini, sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ve yazılmamış sayıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL' nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kısmi dava açılmasında hukuki yarar olmadığını, komisyon ve masraf tahsilatının davacının bilgisi dahilinde ve itirazı kayıt olmaksızın tahsil edildiğini, sözleşmenin 3.10 ve 3.8 başlıklı maddelerine ve Merkez Bankasına bildirilen faiz, masraf ve komisyon listesine uygun olduğunu, sözleşmenin 11.1 maddesine göre bankanın tahsilat yapmakta yetkili olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacının davayı açmakta hukuksal yararı olduğu, davacının davalı banka nezdinde bulunan kredinin vadeden önce kapatılması talebinin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yapıldığı, genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri kapsamında davalı bankanın davacı müşteriden talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 20 nci maddesi gereğince tacir olan bankanın, tacir olan veya olmayan bir kimseye karşı, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebileceği hükmüne istinaden ücret talep edebileceği, davacının tacir olarak imzaladığı ve kullandığı ticari krediye karşı basiretli tacir olarak davranması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalının işleminde bir isabetsizlik bulunmadığı benimsenen bilirkişi raporlarında da bu hususun doğrulandığı gerekçesiyle davacının ispatlanmayan davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalı tarafından tahsil edilen erken ödeme komisyon bedelinin fahiş olduğunu, maddi tazminat talebine ilişkin davanın tamamının reddine karar verilmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilerek verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede erken ifaya ilişkin düzenlemenin her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu, genel işlem şartı olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun emsal banka uygulamaları ile orantılı olduğu, davanın istirdat davası niteliğinde olduğu nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933459900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.