Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8956 E. 2023/3088 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla istinaf↗ aile şirketi↗ kötüleme↗ delillerin toplanmaması↗ husumet itirazı↗ ticari itibar↗ kişilik hakları↗ haksız eylem↗ dürüstlük kuralı↗ ihbar↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1016 E., 2018/610 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kordon kanı saklama alanında hizmet verdiğini, dava dışı... ve ...çiftinin dünyaya gelen bebeklerinin kordon kanının davacı tarafından kordon kanı bankasında saklamaya alındığını, bu alanda faaliyet gösteren davalının çalışanının dava dışı...'ın telefonuna mesaj göndererek davacının bir çok aileyi mağdur ettiğini, hakkında açılan bir çok davanın olduğunu söyleyerek asılsız iddialarda bulunduğunu, davalı bu eylemi ile davacının piyasadaki kalitesi hakkında yanlış bilgiler vererek çalışmalarını kötülediğini, müşterilerini etkileme amacı güttüğünü ileri sürerek davalının bu davranışının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının çalışanının davacıya ilişkin davalının faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş haksız bir eylemi bulunmadığını, şirket çalışanını mesajı hatırlamadığını söylediğini, bu mesajların kendisine ait olduğu kabul edilse bile kişisel mahiyetteki mesaja dayanılarak davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, bu mesajların davacı şirkete verilmesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'da (5237 sayılı Kanun) tanımlanan özel hayatını gizliliğini ihlal eylemini oluşturduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 189 uncu maddesine göre hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakanın ispatında dikkate alınamayacağını, ayrıca zararın oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketten hizmet alan dava dışı...'a davalı adına mesaj gönderenin davalı şirket çalışanı olduğu, mesaj gönderilen hattın da davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu, dava ihbar edilen davalı çalışanının, davalı şirkette çalıştığı süre boyunca yaptığı tüm yazışmaların ve görüşmelerin verilen talimat doğrultusunda yaptığını beyan ettiği, davalı şirket çalışanının davacı şirketin müşterisine gönderdiği mesaj ile davacı şirketi kötülediği, mesajdaki bu eylemin gerçek olmadığı gibi dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, dolayısıyla haksız rekabet oluşturduğu, davacı şirketin ticari itibarını sarstığı, davacı şirketin manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacıya yönelik 09.03.2016 tarihindeki eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mesajın müşteriye davalı şirketin telefonundan gönderilmesi ile müvekkili ile müşteri arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı, haksız ve hukuka aykırı davranışın oluştuğunu, manevi tazminat şartlarının bulunduğunu, 5.000,00 TL manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hiç bir araştırma yapmadan özellikle delilleri toplanmadan, tanıkları dinlenmeden, davacı şirketin mesajın gönderildiğini iddia ettiği aileye ilişkin davacı şirket kayıtları getirtilmeden karar verildiğini, davalının husumet itirazının değerlendirilmediğini, davalı şirket çalışanının davalıya verdiği beyanda bu aileyi ve mesajları hatırlamadığını söylediğini, mesajların çalışana ait olduğu kabul edilse bile kişisel bir mesaj olduğunu, bu mesajların davacı şirkete verilmesi veya davacı şirket tarafından farklı şekilde ele geçirilmesinin 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini, 6100 sayılı Kanun'un 189 uncu maddesinde hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan delillerin mahkemece dikkate alınamayacağının düzenlendiğini, söz konusu mesajın iki kişi arasındaki paylaşım niteliği taşıdığını, başka kişilere ulaşması ve yansımasının olanaksız bulunduğunu, üçüncü kişilere kapalı bir ortamda yapılan paylaşımda haksız rekabetin doğmayacağını, bir zararın oluşmayacağını, mesajların sözleşmenin imzalanmasından ve kordon kanının saklanmaya başlanmasından sonra 31.03.2016 tarihinde gönderildiğini, dava dilekçesinde geçen aile ile davalı arasında imzalanmış bir sözleşme ve bir hizmetin bulunmadığını, ilgililerin davacı şirketten hizmet almaya devam ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu mesajlaşma davalı şirket çalışanı ile dava dışı baba arasında gerçekleşmiş ise de davacı şirketin bizzat kendisi hakkındaki bu kötüleyici mesaj içeriğinden haberdar olmasıyla söz konusu yazışmanın kişiler arasındaki özel yazışma sınırlarını aştığı, kanuna aykırı delil olarak sayılmayacağı, haksız rekabetin gerçekleştiği, mesaj içeriği dikkate alındığında taraf şirketlerin defterlerin incelenmesine ve başkaca tanık dinlenmesine gerek bulunmadığı, haksız rekabetin varlığı için zararın da kanıtlanması gerekmediği, davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle kişilik hakları zarar gördüğünden manevi tazminat takdir edilmesi yerinde olduğu, zararın niteliği gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat makul bulunduğu gerekçesiyle gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının çalışanın eylemini haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4867 E. 2015/12035 K.
Ortak:kötüleme · ticari itibar
İncelediğiniz kararda… etten hizmet alan dava dışı...'a davalı adına mesaj gönderenin davalı şirket çalışanı olduğu, mesaj gönderilen hattın da davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu, dava «ihbar» edilen davalı çalışanının, davalı şirkette çalıştığı süre boyunca yaptığı tüm yazışmaların ve görüşmelerin verilen talimat doğrultusunda yaptığını beyan ettiği, davalı şirket çalışanının davacı şirketin müşterisine gönderdiği mesaj ile davacı şirketi «kötülediği», mesajdaki bu eylemin gerçek olmadığı gibi dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, dolayısıyla «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı şirketin «ticari itibarını» sarstığı, davacı şirketin manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacıya yönelik 09.03.2016 tarihindeki eyleminin haksız rekabet ol …
… ir çok davanın olduğunu söyleyerek asılsız iddialarda bulunduğunu, davalı bu eylemi ile davacının piyasadaki kalitesi hakkında yanlış bilgiler vererek çalışmalarını «kötülediğini», müşterilerini etkileme amacı güttüğünü ileri sürerek davalının bu davranışının «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili …
… ısı belirtilen kararı ile dava konusu mesajlaşma davalı şirket çalışanı ile dava dışı baba arasında gerçekleşmiş ise de davacı şirketin bizzat kendisi hakkındaki bu «kötüleyici» mesaj içeriğinden haberdar olmasıyla söz konusu yazışmanın kişiler arasındaki özel yazışma sınırlarını aştığı, kanuna aykırı delil olarak sayılmayacağı, «haksız rekabetin» gerçekleştiği, mesaj içeriği dikkate alındığında taraf şirketlerin «defterlerin» incelenmesine ve başkaca tanık dinlenmesine gerek bulunmadığı, haksız rekabetin varlığı için zararın da kanıtlanması gerekmediği, davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle «kişilik hakları» zarar gördüğünden manevi tazminat takdir edilmesi yerinde olduğu, zararın niteliği gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat makul bulunduğu gerekçesiyle gerekç …
Benzer bu kararda… rarak hak arama yolunu seçtiği, bu çerçevede davalının bazı basın araçları ile sosyal medya üzerinden yazılar yazdığı, yazdığı yazıların davacının iddia ettiği gibi «sözleşmeye aykırılık» veya «ticari itibarına» saldırı niteliğinde olmadığı, bu haliyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 57/1 maddesi gereğince gereksiz yere «kötüleme» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu nedenlerle, davalının mesaj yoluyla davacının faaliyetlerini, incitici beyanlarla «kötülediği» kabul edilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık
Benzer bu kararda… rarak hak arama yolunu seçtiği, bu çerçevede davalının bazı basın araçları ile sosyal medya üzerinden yazılar yazdığı, yazdığı yazıların davacının iddia ettiği gibi «sözleşmeye aykırılık» veya «ticari itibarına» saldırı niteliğinde olmadığı, bu haliyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak belli bir süre davacı şirketin bayiliğini yapan davalının, «bayilik sözleşmesinin» feshinden sonra twitter hesabı üzerinden, çeşitli resmi kurumlar ile yazılı, görsel basın kuruluşları ve bunların köşe yazarlarına “...'nin ...'e verdiği zararlarla ilgili belge ve çalışmalarım var.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3191 E. 2015/8281 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz kararda… ısı belirtilen kararı ile dava konusu mesajlaşma davalı şirket çalışanı ile dava dışı baba arasında gerçekleşmiş ise de davacı şirketin bizzat kendisi hakkındaki bu «kötüleyici» mesaj içeriğinden haberdar olmasıyla söz konusu yazışmanın kişiler arasındaki özel yazışma sınırlarını aştığı, kanuna aykırı delil olarak sayılmayacağı, «haksız rekabetin» gerçekleştiği, mesaj içeriği dikkate alındığında taraf şirketlerin «defterlerin» incelenmesine ve başkaca tanık dinlenmesine gerek bulunmadığı, haksız rekabetin varlığı için zararın da kanıtlanması gerekmediği, davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle «kişilik hakları» zarar gördüğünden manevi tazminat takdir edilmesi yerinde olduğu, zararın niteliği gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat makul bulunduğu gerekçesiyle gerekç …
Benzer bu karardaDava, nakliye ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece sadece davalının «defterlerine» kaydedilen tutar yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · delil başlangıcı · yemin teklifi · mutabakat · cari hesap · yemin · uyuşmazlık konusu · fatura
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 10.384 TL «fatura» karşılığında davalının 9.086 TL ödediği, «cari hesap ekstresinde» yer alan 4.720 TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, sadece davacı kayıtlarında yer almasının yeterli olmaması nedeniyle bu konuda davacı tarafından kanıt olarak dayanılan «mutabakat» belgesinin kabul edilmediği, davacı vekilinin «yemin teklifinde» de bulunmayacaklarını beyan ettiği, davalı kayıtlarında da yer alan fatura toplamından tahsil edilen bedel düşüldükten sonra bakiye 1.298 TL davacı alacağı kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «asıl alacak» 1.298 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa 01.06.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen değer üzerinden % 40 oranında hesaplanan 519 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar veri …
Ancak, davacı tarafından «ibraz» edilen e-posta yazışmalarında davacının «uyuşmazlık konusu» nakliye hizmeti için teklifte bulunduğu anlaşılmış, davacı, teklifin kabul edildiğine dair e-posta mesajı ibraz etmiş, davalı vekili bu e-postaların müvekkili tarafından gönderilmediği yönünde bir itiraz ileri sürmemiştir.
Bu durumda e-posta mesajların «delil başlangıcı» mahiyetinde olduğu kabul edilip davacının gösterdiği tanık dinlendikten sonra ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız rekabet | Meni | Haksız rekabetin tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5739 E. 2024/2345 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ir çok davanın olduğunu söyleyerek asılsız iddialarda bulunduğunu, davalı bu eylemi ile davacının piyasadaki kalitesi hakkında yanlış bilgiler vererek çalışmalarını «kötülediğini», müşterilerini etkileme amacı güttüğünü ileri sürerek davalının bu davranışının «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili …
… etten hizmet alan dava dışı...'a davalı adına mesaj gönderenin davalı şirket çalışanı olduğu, mesaj gönderilen hattın da davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu, dava «ihbar» edilen davalı çalışanının, davalı şirkette çalıştığı süre boyunca yaptığı tüm yazışmaların ve görüşmelerin verilen talimat doğrultusunda yaptığını beyan ettiği, davalı şirket çalışanının davacı şirketin müşterisine gönderdiği mesaj ile davacı şirketi «kötülediği», mesajdaki bu eylemin gerçek olmadığı gibi dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, dolayısıyla «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı şirketin «ticari itibarını» sarstığı, davacı şirketin manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacıya yönelik 09.03.2016 tarihindeki eyleminin haksız rekabet ol …
… ısı belirtilen kararı ile dava konusu mesajlaşma davalı şirket çalışanı ile dava dışı baba arasında gerçekleşmiş ise de davacı şirketin bizzat kendisi hakkındaki bu «kötüleyici» mesaj içeriğinden haberdar olmasıyla söz konusu yazışmanın kişiler arasındaki özel yazışma sınırlarını aştığı, kanuna aykırı delil olarak sayılmayacağı, «haksız rekabetin» gerçekleştiği, mesaj içeriği dikkate alındığında taraf şirketlerin «defterlerin» incelenmesine ve başkaca tanık dinlenmesine gerek bulunmadığı, haksız rekabetin varlığı için zararın da kanıtlanması gerekmediği, davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle «kişilik hakları» zarar gördüğünden manevi tazminat takdir edilmesi yerinde olduğu, zararın niteliği gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat makul bulunduğu gerekçesiyle gerekç …
Benzer bu kararda… fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve beşinci fıkrası uyarınca dürüstlüğe aykırı reklam ve satış yöntemleri ile müvekkilinin ürünlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalar» ve «kötüleme» ile «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, fiile konu reklamların yayımının durdurulmasını, söz konusu reklamlara eş …
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti ve meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu, davalıların bu hat üzerinden müşteki şirketlerin adı kullanılmak sureti ile müşteki taraftan izin alınmaksızın tüketicilere kısa mesajlar gönderildiği gerekçesiyle «şikayet» dilekçesi verdiği, delil yetersizliğinden sanığın beraatine dair hüküm kurulduğu, davalıların davacı aleyhine «haksız rekabette» bulunduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · delil niteliği · şikayet · ilan
Benzer bu kararda… fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve beşinci fıkrası uyarınca dürüstlüğe aykırı reklam ve satış yöntemleri ile müvekkilinin ürünlerini yanlış, yanıltıcı ve «gereksiz yere incitici açıklamalar» ve «kötüleme» ile «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, fiile konu reklamların yayımının durdurulmasını, söz konusu reklamlara eş …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mesajların davalı tarafından yollanmadığını, haberdar olduktan sonra müvekkilinin anılan SMS’leri gönderenler hakkında «şikayetçi» olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu, davalıların bu hat üzerinden müşteki şirketlerin adı kullanılmak sureti ile müşteki taraftan izin alınmaksızın tüketicilere kısa mesajlar gönderildiği gerekçesiyle «şikayet» dilekçesi verdiği, delil yetersizliğinden sanığın beraatine dair hüküm kurulduğu, davalıların davacı aleyhine «haksız rekabette» bulunduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu bilgisinin müvekili tarafından, ancak karar ile birlikte öğrenildiğini, yeni sunulan «delil niteliğinde» olan Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8956 E. , 2023/3088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/2642 Esas, 2021/1250 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1016 E., 2018/610 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kordon kanı saklama alanında hizmet verdiğini, dava dışı... ve ...çiftinin dünyaya gelen bebeklerinin kordon kanının davacı tarafından kordon kanı bankasında saklamaya alındığını, bu alanda faaliyet gösteren davalının çalışanının dava dışı...'ın telefonuna mesaj göndererek davacının bir çok aileyi mağdur ettiğini, hakkında açılan bir çok davanın olduğunu söyleyerek asılsız iddialarda bulunduğunu, davalı bu eylemi ile davacının piyasadaki kalitesi hakkında yanlış bilgiler vererek çalışmalarını kötülediğini, müşterilerini etkileme amacı güttüğünü ileri sürerek davalının bu davranışının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının çalışanının davacıya ilişkin davalının faaliyetleri çerçevesinde gerçekleştirilmiş haksız bir eylemi bulunmadığını, şirket çalışanını mesajı hatırlamadığını söylediğini, bu mesajların kendisine ait olduğu kabul edilse bile kişisel mahiyetteki mesaja dayanılarak davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, bu mesajların davacı şirkete verilmesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'da (5237 sayılı Kanun) tanımlanan özel hayatını gizliliğini ihlal eylemini oluşturduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 189 uncu maddesine göre hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakanın ispatında dikkate alınamayacağını, ayrıca zararın oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketten hizmet alan dava dışı...'a davalı adına mesaj gönderenin davalı şirket çalışanı olduğu, mesaj gönderilen hattın da davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu, dava ihbar edilen davalı çalışanının, davalı şirkette çalıştığı süre boyunca yaptığı tüm yazışmaların ve görüşmelerin verilen talimat doğrultusunda yaptığını beyan ettiği, davalı şirket çalışanının davacı şirketin müşterisine gönderdiği mesaj ile davacı şirketi kötülediği, mesajdaki bu eylemin gerçek olmadığı gibi dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, dolayısıyla haksız rekabet oluşturduğu, davacı şirketin ticari itibarını sarstığı, davacı şirketin manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının davacıya yönelik 09.03.2016 tarihindeki eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mesajın müşteriye davalı şirketin telefonundan gönderilmesi ile müvekkili ile müşteri arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kurallarına aykırı, haksız ve hukuka aykırı davranışın oluştuğunu, manevi tazminat şartlarının bulunduğunu, 5.000,00 TL manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hiç bir araştırma yapmadan özellikle delilleri toplanmadan, tanıkları dinlenmeden, davacı şirketin mesajın gönderildiğini iddia ettiği aileye ilişkin davacı şirket kayıtları getirtilmeden karar verildiğini, davalının husumet itirazının değerlendirilmediğini, davalı şirket çalışanının davalıya verdiği beyanda bu aileyi ve mesajları hatırlamadığını söylediğini, mesajların çalışana ait olduğu kabul edilse bile kişisel bir mesaj olduğunu, bu mesajların davacı şirkete verilmesi veya davacı şirket tarafından farklı şekilde ele geçirilmesinin 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini, 6100 sayılı Kanun'un 189 uncu maddesinde hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan delillerin mahkemece dikkate alınamayacağının düzenlendiğini, söz konusu mesajın iki kişi arasındaki paylaşım niteliği taşıdığını, başka kişilere ulaşması ve yansımasının olanaksız bulunduğunu, üçüncü kişilere kapalı bir ortamda yapılan paylaşımda haksız rekabetin doğmayacağını, bir zararın oluşmayacağını, mesajların sözleşmenin imzalanmasından ve kordon kanının saklanmaya başlanmasından sonra 31.03.2016 tarihinde gönderildiğini, dava dilekçesinde geçen aile ile davalı arasında imzalanmış bir sözleşme ve bir hizmetin bulunmadığını, ilgililerin davacı şirketten hizmet almaya devam ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu mesajlaşma davalı şirket çalışanı ile dava dışı baba arasında gerçekleşmiş ise de davacı şirketin bizzat kendisi hakkındaki bu kötüleyici mesaj içeriğinden haberdar olmasıyla söz konusu yazışmanın kişiler arasındaki özel yazışma sınırlarını aştığı, kanuna aykırı delil olarak sayılmayacağı, haksız rekabetin gerçekleştiği, mesaj içeriği dikkate alındığında taraf şirketlerin defterlerin incelenmesine ve başkaca tanık dinlenmesine gerek bulunmadığı, haksız rekabetin varlığı için zararın da kanıtlanması gerekmediği, davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle kişilik hakları zarar gördüğünden manevi tazminat takdir edilmesi yerinde olduğu, zararın niteliği gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat makul bulunduğu gerekçesiyle gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının çalışanın eylemini haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933180700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz