6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kötüleme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4867 E. 2015/12035 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme ön inceleme aşaması ticari itibar bayilik sözleşmesi sözleşmeye aykırılık maddi ve manevi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 57

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari faaliyetler nedeniyle yapılması gereken ödemelerden dolayı anlaşmazlıklar meydana geldiği, bu anlaşmazlık çerçevesinde davalının bazı hukuki yollara başvurarak hak arama yolunu seçtiği, bu çerçevede davalının bazı basın araçları ile sosyal medya üzerinden yazılar yazdığı, yazdığı yazıların davacının iddia ettiği gibi sözleşmeye aykırılık veya ticari itibarına saldırı niteliğinde olmadığı, bu haliyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 57/1 maddesi gereğince gereksiz yere kötüleme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı üzere, davalının yazdığı yazı ve mesajların, hukuki yollara başvurarak hak arama niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak belli bir süre davacı şirketin bayiliğini yapan davalının, bayilik sözleşmesinin feshinden sonra twitter hesabı üzerinden,

çeşitli resmi kurumlar ile yazılı, görsel basın kuruluşları ve bunların köşe yazarlarına “...'nin ...'e verdiği zararlarla ilgili belge ve çalışmalarım var. Sesimi duyurmak için yardımınızı rica ediyorum” şeklinde mesaj gönderdiği sabit olup, bu husus davalının da kabulündedir. Yargılama sırasında davalı bu mesajdaki, “...'e verdiği zararın” nelerden ibaret olduğunu açıklayıp, delillerini gösteremediği halde, mahkemece bu mesajın, hukuki yollara başvurarak hak arama olarak kabul edilmesi doğru değildir. Kaldı ki mesaj metninden anlaşılacağı üzere davalı, davacı tarafından hakkının ihlal edildiğini ileri sürmemektedir. Bu nedenlerle, davalının mesaj yoluyla davacının faaliyetlerini, incitici beyanlarla kötülediği kabul edilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/4867 E.  ,  2015/12035 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2014 tarih ve 2011/284-2014/808 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalının müvekkili şirketin ... iken müvekkili şirketin itibarını zedeleyecek marka ve ticari değerini kötü yönde etkileyecek nitelikte davranışlarda bulunması nedeniyle .... Noterliği'nin 28.09.2010 tarihli 15412 yevmiye nolu ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak fesh edildiğini, sözleşmenin feshi ile davalının müvekkili şirket hakkında sosyal medyada asılsız beyanlarda bulunduğunu, davalının haksız fili neticesinde müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları kalmak suretiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sosyal medya üzerinden davacının devlete ve millete zarar verdiğinden bahisle yetkililerden yardım talebinde bulunduğunu, ayrıca davacı şirket aleyhine yapılan beyanların gerçeği yansıttığını, bu haliyle haksız fiil eyleminin gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari faaliyetler nedeniyle yapılması gereken ödemelerden dolayı anlaşmazlıklar meydana geldiği, bu anlaşmazlık çerçevesinde davalının bazı hukuki yollara başvurarak hak arama yolunu seçtiği, bu çerçevede davalının bazı basın araçları ile sosyal medya üzerinden yazılar yazdığı, yazdığı yazıların davacının iddia ettiği gibi sözleşmeye aykırılık veya ticari itibarına saldırı niteliğinde olmadığı, bu haliyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 57/1 maddesi gereğince gereksiz yere kötüleme nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklandığı üzere, davalının yazdığı yazı ve mesajların, hukuki yollara başvurarak hak arama niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak belli bir süre davacı şirketin bayiliğini yapan davalının, bayilik sözleşmesinin feshinden sonra twitter hesabı üzerinden,

çeşitli resmi kurumlar ile yazılı, görsel basın kuruluşları ve bunların köşe yazarlarına “...'nin ...'e verdiği zararlarla ilgili belge ve çalışmalarım var. Sesimi duyurmak için yardımınızı rica ediyorum” şeklinde mesaj gönderdiği sabit olup, bu husus davalının da kabulündedir. Yargılama sırasında davalı bu mesajdaki, “...'e verdiği zararın” nelerden ibaret olduğunu açıklayıp, delillerini gösteremediği halde, mahkemece bu mesajın, hukuki yollara başvurarak hak arama olarak kabul edilmesi doğru değildir. Kaldı ki mesaj metninden anlaşılacağı üzere davalı, davacı tarafından hakkının ihlal edildiğini ileri sürmemektedir. Bu nedenlerle, davalının mesaj yoluyla davacının faaliyetlerini, incitici beyanlarla kötülediği kabul edilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185307400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.