İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3191 E. 2015/8281 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ekstresi↗ delil başlangıcı↗ yemin teklifi↗ icra inkâr tazminatı↗ mutabakat↗ cari hesap↗ yemin↗ uyuşmazlık konusu↗ fatura↗ asıl alacak↗ avans faizi↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 10.384 TL fatura karşılığında davalının 9.086 TL ödediği, cari hesap ekstresinde yer alan 4.720 TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, sadece davacı kayıtlarında yer almasının yeterli olmaması nedeniyle bu konuda davacı tarafından kanıt olarak dayanılan mutabakat belgesinin kabul edilmediği, davacı vekilinin yemin teklifinde de bulunmayacaklarını beyan ettiği, davalı kayıtlarında da yer alan fatura toplamından tahsil edilen bedel düşüldükten sonra bakiye 1.298 TL davacı alacağı kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile asıl alacak 1.298 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa 01.06.2012 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen değer üzerinden % 40 oranında hesaplanan 519 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliye ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece sadece davalının defterlerine kaydedilen tutar yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından ibraz edilen e-posta yazışmalarında davacının uyuşmazlık konusu nakliye hizmeti için teklifte bulunduğu anlaşılmış, davacı, teklifin kabul edildiğine dair e-posta mesajı ibraz etmiş, davalı vekili bu e-postaların müvekkili tarafından gönderilmediği yönünde bir itiraz ileri sürmemiştir. Bu durumda e-posta mesajların delil başlangıcı mahiyetinde olduğu kabul edilip davacının gösterdiği tanık dinlendikten sonra ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/388 E. 2019/4508 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · mahsup · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, özellikle asıl davadaki «mahsup» hususu da değerlendirilerek yeniden hesaplama yapılmasına ve davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. vekilinin itirazlarının da değerlendirilmesine yönelik ek bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. lehine bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, «bozma sonrası» alınan 20/04/2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16252 E. 2012/6953 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 10.384 TL «fatura» karşılığında davalının 9.086 TL ödediği, «cari hesap ekstresinde» yer alan 4.720 TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, sadece davacı kayıtlarında yer almasının yeterli olmaması nedeniyle bu konuda davacı tarafından kanıt olarak dayanılan «mutabakat» belgesinin kabul edilmediği, davacı vekilinin «yemin teklifinde» de bulunmayacaklarını beyan ettiği, davalı kayıtlarında da yer alan fatura toplamından tahsil edilen bedel düşüldükten sonra bakiye 1.298 TL davacı alacağı kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «asıl alacak» 1.298 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa 01.06.2012 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen değer üzerinden % 40 oranında hesaplanan 519 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar veri …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu iki adet «fatura» tutarlarının ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın 6.«257»,12 TL için iptaline, «icra inkar tazminatı» istemini ise reddine karar verilmiştir.
Ancak, takibe konu alacak,nakliye ücretine dair iki adet «fatura» tutarına ilişkin olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir (likit) özellikte olduğu tartışmasızdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · i̇i̇k 257 · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu iki adet «fatura» tutarlarının ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın 6.«257»,12 TL için iptaline, «icra inkar tazminatı» istemini ise reddine karar verilmiştir.
İİK’nun 67/2 nci madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve «alacağın likit olması» halinde, istem varsa borçlu aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece, koşullarının oluşmadığından bahisle «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
O halde mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3191 E. , 2015/8281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/11/2014
NUMARASI 2012/459-2014/621
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2014 tarih ve 2012/459-2014/621 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği nakliye hizmeti karşılığında 6.018 TL tutarında alacaklı olduğunu, tahsil için başlatılan icra takibine davalının kötüniyetle itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcu kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 10.384 TL fatura karşılığında davalının 9.086 TL ödediği, cari hesap ekstresinde yer alan 4.720 TL bedelli faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, sadece davacı kayıtlarında yer almasının yeterli olmaması nedeniyle bu konuda davacı tarafından kanıt olarak dayanılan mutabakat belgesinin kabul edilmediği, davacı vekilinin yemin teklifinde de bulunmayacaklarını beyan ettiği, davalı kayıtlarında da yer alan fatura toplamından tahsil edilen bedel düşüldükten sonra bakiye 1.298 TL davacı alacağı kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile asıl alacak 1.298 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa 01.06.2012 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen değer üzerinden % 40 oranında hesaplanan 519 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliye ücretinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece sadece davalının defterlerine kaydedilen tutar yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından ibraz edilen e-posta yazışmalarında davacının uyuşmazlık konusu nakliye hizmeti için teklifte bulunduğu anlaşılmış, davacı, teklifin kabul edildiğine dair e-posta mesajı ibraz etmiş, davalı vekili bu e-postaların müvekkili tarafından gönderilmediği yönünde bir itiraz ileri sürmemiştir. Bu durumda e-posta mesajların delil başlangıcı mahiyetinde olduğu kabul edilip davacının gösterdiği tanık dinlendikten sonra ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134018000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz