Haksız rekabet | Meni | Haksız rekabetin tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5739 E. 2024/2345 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gereksiz yere incitici açıklama↗ kötüleme↗ delil niteliği↗ şikayet↗ esastan ret↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1514 E., 2019/733 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin rakibi olan davalının “Yayınları kesilen Türksat kutularınıza boş yere para harcamayın. Ayda 5,99 TL fırsatı ile Digitürk’e sahip olmak için hemen arayın” şeklinde telefon numarasını da bildirerek davacının tüm abonelerine kısa mesaj (SMS) gönderdiğini, bu eylemin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve beşinci fıkrası uyarınca dürüstlüğe aykırı reklam ve satış yöntemleri ile müvekkilinin ürünlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalar ve kötüleme ile haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, fiile konu reklamların yayımının durdurulmasını, söz konusu reklamlara eş değer şekilde yayımlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mesajların davalı tarafından yollanmadığını, haberdar olduktan sonra müvekkilinin anılan SMS’leri gönderenler hakkında şikayetçi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında anlaşılacağı üzere mesajların gönderildiği telefon hattının davalılara değil suç tarihi itibari ile şüpheli Digital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu, davalıların bu hat üzerinden müşteki şirketlerin adı kullanılmak sureti ile müşteki taraftan izin alınmaksızın tüketicilere kısa mesajlar gönderildiği gerekçesiyle şikayet dilekçesi verdiği, delil yetersizliğinden sanığın beraatine dair hüküm kurulduğu, davalıların davacı aleyhine haksız rekabette bulunduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasına sonradan sunulan bahsi geçen ceza dosyasında yer alan hattın suç tarihi itibari ile şüpheli Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu bilgisinin müvekili tarafından, ancak karar ile birlikte öğrenildiğini, yeni sunulan delil niteliğinde olan Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin https://wifiburada.com/kurumsal internet sitesi üzerinde davalı ile iş ortağı olunduğuna dair yapılan ilan/ bilgilendirme kapsamında, dava dosyasının yeniden değerlendirilerek davalı ile ile Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin davalı adına ve hesabına faaliyet yürüttüğü ve davalının emir ve talimatıyla hareket ettiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen mesajların gönderildiği telefon hattının davalılara ait olmadığı, bu hattın dava konusu eylemin gerçekleştiği tarih itibari ile dava dışı Dıgıtal Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı bulunduğu, davalı ile dava dışı bu şirket arasında bir bağ olduğu dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, mesajların davalının yönlendirmesi yolu ile gönderildiğine dair bir ispatın da olmadığı, diğer yandan davalının bu mesajı gönderenlerden şikayetçi olduğu, dava konusu eylemi davalının gerçekleştirdiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dosyasına sonradan sunulan bahsi geçen ceza dosyasında yer alan hattın suç tarihi itibari ile şüpheli Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu bilgisinin müvekili tarafından, ancak karar ile birlikte öğrenildiğini, yeni sunulan delil niteliğinde olan Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin https://wifiburada.com/kurumsal internet sitesi üzerinde davalı ile iş ortağı olunduğuna dair yapılan ilan/ bilgilendirme kapsamında dava dosyasının yeniden değerlendirilerek davalı ile ile Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin davalı adına ve hesabına faaliyet yürüttüğü ve davalının emir ve talimatıyla hareket ettiğinin kabulünü talep ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4452 E. 2016/283 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından ...'den ...'e taşınmak üzere davalıya «teslim» edilen kargonun, davalı şirketin operasyonel hatası sonucu ... yerine ...'ye taşındığı, bu durumun davacının yetersiz adres bildirmesinden ve kendisine yazılı olarak bildirilmesine rağmen gerekli işlemleri yapmamasından kaynaklandığı, «kusurun» tamamının davacı şirkette olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2014 tarihli kararı ile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1379 E. 2018/7074 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · ödeme planı · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir», düzenlenen «kredi sözleşmesin» de «ticari nitelikte» bulunduğu, davacının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmesi ve eki niteliğindeki geri ödeme planınında belirtilen «masrafları» ödemeyi kabul ettiği, bankaca alınan masraf ve «komisyonun» sektördeki belli başlı kamu ve özel bankaların aldığı komisyon oranları ortalaması olan % 2’nin altında olduğu, davalı bankanın ödeme planında yer alan % 2 komisyo …
Ancak davacı tarafça «komisyon» değil, proje operasyon «masrafı» ve «ekspertiz ücreti» adı altında alınan ücretlerin iadesi talep edilmiş olup hizmet karşılığı tahsil edilmesi gereken bu ücretler bakımından davalı banka tarafından herhangi bir hizmet sunulup sunulmadığına ilişkin inceleme yapılması gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Dava, kredi kullanımı nedeniyle proje operasyon «masrafı» ve kurumsal «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen miktarın iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalının «ödeme planı» gereğince %2 oranında «komisyon» talep edebileceği, davalının tahsil ettiği miktarın makul olduğu belirtilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1184 E. 2024/4757 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · bilgilendirme yükümlülüğü · müşterek temsilci · objektif özen yükümlülüğü · tüketici kredisi · özen yükümlülüğü · internet bankacılığı · bloke
Benzer bu kararda… avacının banka sisteminde kayıtlı olan telefonuna gönderilen mobil onay kodu kullanılarak sisteme giriş yapılarak sisteme tanımlandığını, tanımlı telefona indirilen «internet bankacılığı» uygulaması üzerinden işlemlerin yapıldığını, cihazın «kaydı» sırasında onay ve tanımlama işlemleri yapıldığından, bu telefon üzerinden yapılan işlemler sırasında ayrıca mobil onay kodu veya SMS girişine gerek olmaksızın, sadece şifre ile işlem yapılabildiğini, sağlanan güvenliğin teknolojik gelişmeler ve mevzuata uygun olduğunu, davacının telefondaki yönlendirmelerle bankadaki USD hesabını kapattığını, vadeli döviz hesabı kapatma işleminin, banka çağrı merkezi aracılığıyla yapılmadığını, İş Cep kanalıyla gerekli onayların yapılarak hesabın kapatılması nedeniyle, hesap kapatma nedeninin sorulamayacağını, müşteri bilgilerinin müvekkilinin «kusuru» ile üçüncü kişilerin eline geçmediğini, Nisan 2016 tarihlerinde yaklaşık 50 milyon kişinin kimlik bilgilerinin ele geçirilerek yayınlandığını ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının 26.10.2020 tarihinde banka çağrı merkezini arayarak günlük «havale» ve EFT işlem limitini dijital bankacılık şifresini kullanarak «müşteri temsilcisine» bağlanma suretiyle artırdığını, işlem sırasında da tanımlı cihaza gönderilen mobil onay kodu ile işlemin yapıldığını, işlemin davacının talimatları doğrultusunda çağrı merkezi temsilcisi ile tamamlandığını, yapılan bu işlemde müşteri «temsilisi hatası» bulunmadığını, bankanın sağladığı anında kredi imkanı ile müşterilerin acil nakit ihtiyacının karşılandığını ve bu işlemlerin de Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğunu, davacının kullanıcı bilgileri ile tanımlı cihazından kredi işlemlerini kendisine ait şifrelerle yaptığını, banka çalışanına haber verilmesine rağmen işlemlere engel olunmadığı iddiasının yersiz olduğunu, dava dilekçesi ekindeki mesaj dökümlerinden de anlaşılacağı üzere müşteri temsilcisine ilk mesajın saat 12:19'da atıldığını, davacının ise işlemlere saat 10:47'da başladığını, ilk mesajın işlemlerin tamamlanmasından sonra atıldığını, bankanın çağrı merkezini arayan davacının herhangi bir şüpheli işlem bildiriminde bulunmadığını, aksine çağrı merkezi çalışanının talep ettiği tüm güvenlik ve onay süreçlerinin sorunsuz şekilde gerçekleştirdiğini, müşteri temsilcisine mesaj atıldıktan sonra, müşteri temsilcisinin derhal davacıyı aramasına rağmen ulaşamadığını, müşteri temsilcinin saat 12:24'de davacıya ulaşamadığını mesaj yoluyla bildirdiğini, davacının saat 12:36'ya kadar geçen 12 dakika boyunca herhangi bir cevap yazmadığını, yapılan işlemlerin işlem gerçekleştirme saatleri ile karşılaştırıldığında, davacının müşteri temsilcisine ulaşmak niyetiyle hareket etmediğinin anlaşılacağını, davacının, şüphelerini gidermeye çalışmak ve temsilci ile irtibat kurmak yerine işlemlere devam ederek saat 12:30'da 50.000,00 TL anında kredi kullanarak işlemleri sürdürdüğünü, şüpheli bir durum olmasına rağmen tüm onay aşamalarının tamamlanarak kredi çekilmesi nedeniyle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini, davacının saat 12:36 ve 12:37'de "Uf açık" ve "işlem devam ediyor" şeklinde mesajlar attığını, esasen davacının şüphelendiğini ileri sürdüğü durumları izah edecek herhangi bir mesaj göndermediğini, davacının saat 12:41'de de şüphelendiğini ileri sürmesine rağmen bu sefer ikinci kez İsa Metehan'ın Garanti Bankası hesabına 48.000,00 TL EFT yaptığını, davacının 15:26'ya kadar yani 2 saat 49 dakika boyunca müşteri temsilcisine başka mesaj da göndermediğini, bu saate kadar gönderilen mesajlardan müşteri temsilcisinin bir sorun anlamasının mümkün olmadığını, buna rağmen müşteri temsilcisinin davacıya ulaşmaya çalıştığını, ancak ulaşamadığını, müşteri temsilcisinin bildirimi üzerine hesapların «bloke» edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… ini, müvekkilinin telefonla yönlendirme sonucu şubede bulunan USD hesabını kapattığını, arayan kişilerin hesap bilgilerine sahip olması nedeniyle bu kişilerin banka «görevlisi» olduğuna müvekkilinin inandığını, bankanın müşteri bilgilerini korumada özensiz davrandığını, kapatılan USD hesabında bulunan 30.500,00 USD'nin TL'ye çevrilerek 244.470,20 TL'nin aynı bankadaki müvekkilinin vadesiz hesabına aktarıldığını, müvekkilinin aynı gün çektiği 50.00,00 TL tutarındaki «tüketici kredisi» ile birlikte arayan kişilerin şahısların verdiği iki ayrı hesaba «havale» edildiğini, şüpheli şahıslar ve banka aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin şüpheli şahıslar tarafından «dolandırılırken», henüz şüpheli hesaplara para transferleri tamamlanmadan aynı gün saat 12:20'de bankanın Çarşı Şubesi'nde görevli «müşteri temsilcisine» müvekkilince mesaj gönderildiğini ve hesabının boşaltıldığını, bunun normal bir şey olup olmadığının sorulduğunu, en «son» yapılan EFT saatinin 12:41 olmasına rağmen banka görevlilerinin şüpheli havale ve EFT işlemlerine engel olmadığını, bankanın BDDK'ya verdiği cevapta da müvekkilinin müşteri temsilcisine haber verdiğini, ancak müşteri temsilcisinin şube dışında olması nedeniyle hesapları inceleyemediğini bildirdiğini, banka çalışanına haber verilmesine rağmen şube dışında olması nedeniyle durumu bankaya bildirmediğini ve zararın oluşumunda kusurlu davrandığını, bankaca BDDK'ya yazdığı yazıda havale alıcısının hesabına «bloke» konulduğunu iddia edilmesine rağmen bu durumun gerçeği yansıtmadığını, bankanın zamanında haberdar edilmesine rağmen başta bloke olmak üzere diğer önlemleri almadı …
… me anı itibariyle para transferlerine engel olma ihtimali bulunmasına rağmen, engel olmaması ve bu şekilde olay sırasında ve sonrasında gerekli tedbirleri almayarak «objektif özen yükümlülüğüne» aykırı davrandığını, müvekkilinin telefon «dolandırıcıları» tarafından dolandırıldığını, telefon dolandırıcılığı olayının devamı sırasında, henüz şüpheli kişilere para transferleri tamamlanmadan önce davalı banka çalışanına durumun bildirildiğini, mesajın müvekkilinin banka hesaplarını takip eden personele gönderildiğini, telefon dolandırıcılığı devam ederken davalı banka çalışanına "Bütün hesaplarım boşaltıldı", "Bekliyorum", " Bu normal mi" şeklinde hiçbir duraksamaya yer bırakmayan mesajlar gönderildiğini, buna rağmen şüpheli para transferlerinin engellenmediğini, sadece müvekkilinin bir kez aranarak, bir kez de mesaj atıldığını, müvekkilinin banka çalışanının telefonunu, telefon dolandırıcıları nedeniyle açamadığını, ancak bu halde bile tekrar mesaj göndererek telefonu açamadığını, işlemin devam ettiğini, telefonunun «bloke» edildiğine ilişkin mesaj gönderdiğini, «son» gelen bu mesajlara rağmen ortada sıradışı bir dolandırıcılık olayının olduğunun bankaca anlaşılmamasının kusurlu davranış için yeterli olduğunu, gönderilen mesajlar dışında hesap hareketlerinin de bankaca dikkate alınmadığını, aynı gün içinde müvekkilin Dolar hesabının kapatılarak parasının Türk Lirasına çevrilerek «havale» ve EFT yapıldığını ve ayrıca 50.000 TL tutarlı ihtiyaç kredi çekildiğini, bu hesabın harcama yapılmayan ve yatırımın biriktirildiği hesap olması nedeniyle yapılan …
… lı Banka Çağrı Merkezi'ni arayarak günlük para transfer limitinin 200.000,00 TL'ye yükseltilmesinin bizzat davacının kendisi tarafından yapıldığının anlaşıldığı, en «son» ihtilaflı para transferi işleminin gerçekleşmesinden önce davacının davalı Bankanın Sefaköy Şubesi «müşteri temsilcisine» gönderdiği whatsapp mesajının ilgili personelce okunarak davacıyı telefonla aradığı ancak ulaşamadığı dikkate alındığında, davalı Bankanın yasa ve yönetmeliklere uygun olarak internet /mobil bankacılık ile ilgili alınabilecek tedbirleri almış olduğu, davacının da tüm ihtilaflı işlemleri kendi cep telefonundan «internet bankacılığı» şifresini kullanarak bizzat kendisinin gerçekleştirmiş olduğu ve davalı bankaya izafe edilecek herhangi bir «kusur» olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5739 E. , 2024/2345 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/120 Esas, 2022/661 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1514 E., 2019/733 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin rakibi olan davalının “Yayınları kesilen Türksat kutularınıza boş yere para harcamayın. Ayda 5,99 TL fırsatı ile Digitürk’e sahip olmak için hemen arayın” şeklinde telefon numarasını da bildirerek davacının tüm abonelerine kısa mesaj (SMS) gönderdiğini, bu eylemin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve beşinci fıkrası uyarınca dürüstlüğe aykırı reklam ve satış yöntemleri ile müvekkilinin ürünlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici açıklamalar ve kötüleme ile haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, fiile konu reklamların yayımının durdurulmasını, söz konusu reklamlara eş değer şekilde yayımlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mesajların davalı tarafından yollanmadığını, haberdar olduktan sonra müvekkilinin anılan SMS’leri gönderenler hakkında şikayetçi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında anlaşılacağı üzere mesajların gönderildiği telefon hattının davalılara değil suç tarihi itibari ile şüpheli Digital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu, davalıların bu hat üzerinden müşteki şirketlerin adı kullanılmak sureti ile müşteki taraftan izin alınmaksızın tüketicilere kısa mesajlar gönderildiği gerekçesiyle şikayet dilekçesi verdiği, delil yetersizliğinden sanığın beraatine dair hüküm kurulduğu, davalıların davacı aleyhine haksız rekabette bulunduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasına sonradan sunulan bahsi geçen ceza dosyasında yer alan hattın suç tarihi itibari ile şüpheli Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu bilgisinin müvekili tarafından, ancak karar ile birlikte öğrenildiğini, yeni sunulan delil niteliğinde olan Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin https://wifiburada.com/kurumsal internet sitesi üzerinde davalı ile iş ortağı olunduğuna dair yapılan ilan/ bilgilendirme kapsamında, dava dosyasının yeniden değerlendirilerek davalı ile ile Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin davalı adına ve hesabına faaliyet yürüttüğü ve davalının emir ve talimatıyla hareket ettiğinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen mesajların gönderildiği telefon hattının davalılara ait olmadığı, bu hattın dava konusu eylemin gerçekleştiği tarih itibari ile dava dışı Dıgıtal Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı bulunduğu, davalı ile dava dışı bu şirket arasında bir bağ olduğu dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi, mesajların davalının yönlendirmesi yolu ile gönderildiğine dair bir ispatın da olmadığı, diğer yandan davalının bu mesajı gönderenlerden şikayetçi olduğu, dava konusu eylemi davalının gerçekleştirdiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dosyasına sonradan sunulan bahsi geçen ceza dosyasında yer alan hattın suç tarihi itibari ile şüpheli Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirket adına kayıtlı olduğu bilgisinin müvekili tarafından, ancak karar ile birlikte öğrenildiğini, yeni sunulan delil niteliğinde olan Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin https://wifiburada.com/kurumsal internet sitesi üzerinde davalı ile iş ortağı olunduğuna dair yapılan ilan/ bilgilendirme kapsamında dava dosyasının yeniden değerlendirilerek davalı ile ile Dijital Operasyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nin davalı adına ve hesabına faaliyet yürüttüğü ve davalının emir ve talimatıyla hareket ettiğinin kabulünü talep ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve beşinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124733900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz