Usulen açılmış dava
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1791 E. 2023/2489 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulen açılmış dava↗ resen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ dava dilekçesinin tebliği↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ kesinlik sınırı↗ derdestlik↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ infaz↗ kazanılmış hak↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ görevsizlik kararı↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarih, 2020/565 E. 2021/885 K. sayılı kararıyla adı geçen şirketin görevsizlik kararı verildikten sonra 2016/107 E. numarası alan Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala derdest iken terkinine karar verildiği, anılan terkinin bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 E. numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemleri için şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih, 2021/803 E., 2021/885 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin istinafının güncel kesinlik sınırı altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince şirketin ihyası yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.03.2022 tarih, 2021/5070 E. ve 2022/2273 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin kesinlik sınırı altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında derdest bir dava bulunmasına rağmen yapılan terkin işleminde, bütün kusurun davalı ... Müdürlüğünde bulunduğu, dava açılmasına Ticaret Sicil Müdürlüğünün neden olduğu, davaya konu eylemin yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasaya aykırı terkin işleminden kaynaklanmış olması nedeniyle, yasal hasmın yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu, bu taktirde ayrıca yasal temsilci (tasfiye memuru) atanmasına gerek olmadığı, ayrıca davacı vekilince kayden 'tasfiye memuru' şeklinde ayrı bir davalı göstermek suretiyle (ilgili yerlerden tespiti cümlesi eklenmek suretiyle) dava açmış ise de, dosya kapsamında davacının bu talebinin ayrı bir hasım yaratmak olmayıp dava sonunda tasfiye memuru atanmasına yönelik olduğu, esasen kayden bu davalı açısından yerel mahkemece herhangi bir dava dilekçesinin tebliği yoluna gidilmeden hüküm kurulduğu, yargılamanın sonunda tasfiye memuru atanmış olması nedeniyle başlangıçta tasfiye memuru olarak usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalı 'tasfiye memuru' hakkında usulen açılmış bir dava bulunmadığından hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın Ticaret Sicil Müdürlüğü hakkında kabulü ile Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1142 sırasında kayıtlı ... Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin tüzel kişiliğinin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2016/107 E. sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davanın niteliği gereği tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu ihya davasında müvekkili yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5070 E. 2022/2273 K.
Ortak:ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · kesinlik sınırı · derdestlik · ihya · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih, 2021/803 E., 2021/885 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas …
2021/885 K. sayılı kararıyla adı geçen şirketin «görevsizlik» kararı verildikten sonra 2016/107 E. numarası alan Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala «derdest» iken terkinine karar verildiği, anılan «terkinin» bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 E. numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için şirketin «son» yetkilisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 23.03.2022 tarih, 2021/5070 E. ve 2022/2273 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının «kesin» nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin «kesinlik sınırı» altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, «ihyası» istenen şirket hakkında «derdest» dava mevcut iken «terkin» işlemi yapıldığından bahisle dava kabul edilmiş, «yargılama giderleri» davalının «yasal hasım» olduğundan bahisle davacı üzerine bırakılmıştır.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, ilk derece mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalıların vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda dava, «ihya» talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi kararının «kesin» nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» «kesinlik sınırı» altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, ilk derece mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalıların vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan «terkin» işlemi neticesinde ticaret «sicilden terkin» olmuş «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesince davalı istinaf istemi esastan reddedilirken davacı istinaf isteminin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin olduğu, bunların da güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığından bahisle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda dava, «ihya» talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi kararının «kesin» nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» «kesinlik sınırı» altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/240 E. 2024/855 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · infaz · tasfiye memuru · yargılama gideri
İncelediğiniz kararda2021/885 K. sayılı kararıyla adı geçen şirketin «görevsizlik» kararı verildikten sonra 2016/107 E. numarası alan Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala «derdest» iken terkinine karar verildiği, anılan «terkinin» bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 E. numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için şirketin «son» yetkilisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih, 2021/803 E., 2021/885 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas …
Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin «tüzel kişiliğinin» Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2016/107 E. sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davanın niteliği gereği «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin 31.01.2012 tarihinde aidat borcundan dolayı üyeliği askıya alındığını adres ve durumu tespit edilemediğinden faaliyetinin devam etmediğinin anlaşıldığını, müvekkili odadan istenen yazı cevabından da anlaşılacağı üzere, ihyası istenen şirket usulüne uygun bir şekilde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine istinaden 25.11.2013 tarihinde sicilden resen silindiğini, bu sebepten davanın reddi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilse dahi davalının «yasal hasım» olması «sebebi» ile aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Jeans Tekstil A.Ş.) karşı «rücuen tazminat davası» açıldığını, yargılama sırasında ilgili şirketin 25.11.2013 tarihinde Ticaret Sicilinden re'«sen terkin» edildiğini, «şirketin ihyası» için taraflarına «yetki» ve süre verildiğini, bu nedenle davanın devamı açısından şirketin ihyası için işbu davanın açıldığını ileri sürerek Penteks Tekstil A.Ş. (eski adı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · re'sen terkin · rücuen tazminat · tazminat davası · yetki · dava sebebi
Benzer bu karardaJeans Tekstil A.Ş.) karşı «rücuen tazminat davası» açıldığını, yargılama sırasında ilgili şirketin 25.11.2013 tarihinde Ticaret Sicilinden re'«sen terkin» edildiğini, «şirketin ihyası» için taraflarına «yetki» ve süre verildiğini, bu nedenle davanın devamı açısından şirketin ihyası için işbu davanın açıldığını ileri sürerek Penteks Tekstil A.Ş. (eski adı ...
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin 31.01.2012 tarihinde aidat borcundan dolayı üyeliği askıya alındığını adres ve durumu tespit edilemediğinden faaliyetinin devam etmediğinin anlaşıldığını, müvekkili odadan istenen yazı cevabından da anlaşılacağı üzere, ihyası istenen şirket usulüne uygun bir şekilde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine istinaden 25.11.2013 tarihinde sicilden resen silindiğini, bu sebepten davanın reddi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilse dahi davalının «yasal hasım» olması «sebebi» ile aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. hakkında «terkin» tarihinde devam eden «derdest» davanın bulunması nedeniyle terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, ilgili şirket hakkında görülen davanın neticelenmesi işlemi ile sınırlı olmak üzere yeniden «ihya» edilmesine, re'sen silinme işleminin yasaya ve usulüne uygun olmadığından davalının vekâlet ücreti ve «yargılama giderinden sorumlu» tutulmasına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2379 E. 2023/2684 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · ek tasfiye
İncelediğiniz kararda2021/885 K. sayılı kararıyla adı geçen şirketin «görevsizlik» kararı verildikten sonra 2016/107 E. numarası alan Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala «derdest» iken terkinine karar verildiği, anılan «terkinin» bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 E. numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için şirketin «son» yetkilisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin «tüzel kişiliğinin» Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2016/107 E. sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davanın niteliği gereği «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih, 2021/803 E., 2021/885 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas …
Benzer bu karardaMüdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirket ile ilgili olarak daha evvel Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2017 tarih, 2016/134 E. ve 2017/106 K. sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiğini, ihyanın 11.05.2018 tarihinde Müdürlüklerince tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 16.05.2018 tarihli sayısında yayınlandığını, bu durumda «tüzel kişiliği» devam eden şirket ile alakalı olarak yeniden ihya talebinin yerinde olmadığını, temsilcisi olduğu davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden ve davanın kabulü halinde «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İş Mahkemesinin 2016/253 E. sayılı dosyalarında açılan hizmet tespiti ve tazminat davaları nedeniyle eldeki bu «ihya» davasının açıldığı, yargılamaların «derdest» olduğu bu nedenle davacıların şirketin ihyasını istemelerinde «hukuki yararlarının» bulunduğu, «şirketin tasfiyesi» tamamlanmadan «ticaret sicilinden terkin» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1638 sicil numarası ile kayıtlı iken sicilden rızaen terkin edilen Beyaz Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin dava konusu davacılar ile Beyaz Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında devam eden tazminat, ücret alacağı ve hizmet tespiti davaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «tasfiye memuru» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince işlem yapmak üzere ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · yeniden tescil · ticaret sicilinden terkin · şirketin tasfiyesi · hakkın kötüye kullanılması · tespit davası · hukuki yarar · dava sebebi
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2016/253 E. sayılı dosyalarında açılan hizmet tespiti ve tazminat davaları nedeniyle eldeki bu «ihya» davasının açıldığı, yargılamaların «derdest» olduğu bu nedenle davacıların şirketin ihyasını istemelerinde «hukuki yararlarının» bulunduğu, «şirketin tasfiyesi» tamamlanmadan «ticaret sicilinden terkin» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1638 sicil numarası ile kayıtlı iken sicilden rızaen terkin edilen Beyaz Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin dava konusu davacılar ile Beyaz Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında devam eden tazminat, ücret alacağı ve hizmet tespiti davaları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «tasfiye memuru» olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince işlem yapmak üzere ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 2014/365 E. sayılı «hizmet tespiti davası» ile sınırlı olarak verildiği, davacıların dava açmakta «hukuki yararlarının» bulunduğu, davalı tarafın bir önceki «ihya» kararı ile şirketin «tüzel kişiliğin» yeniden tesis edildiğine yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, kararın usule ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Diğer davalı cevap dilekçesinde; davacıların «ihyası» istenen şirketten herhangi bir alacaklarının olmadığını, dava dışı Ziya Giyim şirketinden olan alacaklarını tahsil etme gayesi ile hareket ettiklerinden işbu davanın açılmasının «hakkın kötüye kullanılması» olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Ltd Şti.nin ortaklar kurulunun 14.09.2012 tarihli kararı ile 17.09.2012 tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği, «tasfiye» memurluğuna ...'ın atandığı, 21.10.2013 tarihinde tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, Erbaa 1.Asliye(Ticaret) Mahkemesinin 03.04.2018 tarihinde kesinleşen 2016/134 E., 2017/106 K. sayılı ilamı gereğince şirketin dava konusu hizmet tespiti ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği, kararın 03.04.2018 tarihinde kesinleştiği, şirketin 11.05.2018 tarihinde sicile «yeniden tescil» edildiği, somut olayda davacılar tarafından «ihyası» istenen şirket aleyhine İstanbul 5.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1791 E. , 2023/2489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1971 Esas, 2023/138 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen anonim şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kurum zararının tahsilini teminen Erbaa Asliye (İş) Mahkemesi'nin 2016/107 E. sayılı dosyası ile ikame olunan davanın yargılaması sırasında İlçe Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere neticesinde Erjeans Tekstil Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. şirketinin unvan değişikliği ile ... Ür.San ve Tic. A.Ş. olduğunu, şirketin sicil kaydının müdürlükçe 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine istinaden 25.11.2013 tarihinde resen silinmiş olduğunu, kurumun alacağı var iken kurum haberdar edilmeden ve tasfiye memurları görevini yerine getirmeden yapılan ve kapatılan şirketin ihyasının temini için işbu davayı ikame ettiklerini ileri sürerek 25.11.2013 tarihinde resen terkin olunan ...
Tekstil Ür. San.ve Tic. A.Ş.'nin ihya edilerek yeniden tüzel kişilik kazandırılmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yasal hasım konumunda olup, asıl hasımın ihyası istenen şirket olduğunu, ihyası istenen şirketin Erbaa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından askıya alınmış ve Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından usulüne uygun ihtar ve işlemler yapıldıktan sonra 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terk edilmiş olduğunu savunarak davanın reddine, ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarih, 2020/565 E. 2021/885 K. sayılı kararıyla adı geçen şirketin görevsizlik kararı verildikten sonra 2016/107 E. numarası alan Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala derdest iken terkinine karar verildiği, anılan terkinin bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 E. numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemleri için şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih, 2021/803 E., 2021/885 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin istinafının güncel kesinlik sınırı altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince şirketin ihyası yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.03.2022 tarih, 2021/5070 E. ve 2022/2273 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin kesinlik sınırı altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında derdest bir dava bulunmasına rağmen yapılan terkin işleminde, bütün kusurun davalı ... Müdürlüğünde bulunduğu, dava açılmasına Ticaret Sicil Müdürlüğünün neden olduğu, davaya konu eylemin yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasaya aykırı terkin işleminden kaynaklanmış olması nedeniyle, yasal hasmın yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu, bu taktirde ayrıca yasal temsilci (tasfiye memuru) atanmasına gerek olmadığı, ayrıca davacı vekilince kayden 'tasfiye memuru' şeklinde ayrı bir davalı göstermek suretiyle (ilgili yerlerden tespiti cümlesi eklenmek suretiyle) dava açmış ise de, dosya kapsamında davacının bu talebinin ayrı bir hasım yaratmak olmayıp dava sonunda tasfiye memuru atanmasına yönelik olduğu, esasen kayden bu davalı açısından yerel mahkemece herhangi bir dava dilekçesinin tebliği yoluna gidilmeden hüküm kurulduğu, yargılamanın sonunda tasfiye memuru atanmış olması nedeniyle başlangıçta tasfiye memuru olarak usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalı 'tasfiye memuru' hakkında usulen açılmış bir dava bulunmadığından hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın Ticaret Sicil Müdürlüğü hakkında kabulü ile Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1142 sırasında kayıtlı ...
Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin tüzel kişiliğinin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2016/107 E. sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davanın niteliği gereği tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu ihya davasında müvekkili yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932782500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz