Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5070 E. 2022/2273 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye işlemleri↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ kesinlik sınırı↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ görevsizlik kararı↗ ek tasfiye↗ terkin↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, adı geçen şirketin görevsizlik kararı verildikten sonra 2016/107 esas numarası alan Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala derdest iken terkinine karar verildiği, anılan terkinin bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 esas numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemleri için şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin istinafının güncel kesinlik sınırı altında kaldığı, ilk derece mahkemesince şirketin ihyası yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalıların vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işlemi neticesinde ticaret sicilden terkin olmuş şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, ihyası istenen şirket hakkında derdest dava mevcut iken terkin işlemi yapıldığından bahisle dava kabul edilmiş, yargılama giderleri davalının yasal hasım olduğundan bahisle davacı üzerine bırakılmıştır. Bölge adliye mahkemesince davalı istinaf istemi esastan reddedilirken davacı istinaf isteminin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olduğu, bunların da güncel kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 341/2 hükmü gereği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olup olmaması dava değeri üzerinden belirlenir. Dava değeri miktar ile ölçülemeyen davalarda ise böylesine bir kesinlik sınırı çizilemediği gibi yargılama giderleri de kesinlik sınırına bağlı kalınmaksızın kanun yoluna getirilebilir.
Somut olayda dava, ihya talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kesinlik sınırı altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1791 E. 2023/2489 K.
Ortak:ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · kesinlik sınırı · derdestlik · ihya · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, «ihyası» istenen şirket hakkında «derdest» dava mevcut iken «terkin» işlemi yapıldığından bahisle dava kabul edilmiş, «yargılama giderleri» davalının «yasal hasım» olduğundan bahisle davacı üzerine bırakılmıştır.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, ilk derece mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalıların vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda dava, «ihya» talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi kararının «kesin» nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» «kesinlik sınırı» altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih, 2021/803 E., 2021/885 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas …
2021/885 K. sayılı kararıyla adı geçen şirketin «görevsizlik» kararı verildikten sonra 2016/107 E. numarası alan Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala «derdest» iken terkinine karar verildiği, anılan «terkinin» bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 E. numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için şirketin «son» yetkilisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 23.03.2022 tarih, 2021/5070 E. ve 2022/2273 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının «kesin» nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinin «kesinlik sınırı» altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulen açılmış dava · dava dilekçesinin tebliği · kazanılmış hak · tüzel kişilik · anonim şirket · ilan · kusur · temsil
Benzer bu karardaMüdürlüğünde bulunduğu, dava açılmasına Ticaret Sicil Müdürlüğünün neden olduğu, davaya konu eylemin yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasaya aykırı «terkin» işleminden kaynaklanmış olması nedeniyle, yasal hasmın yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu, bu taktirde ayrıca yasal «temsilci» («tasfiye memuru) atanmasına» gerek olmadığı, ayrıca davacı vekilince kayden 'tasfiye memuru' şeklinde ayrı bir davalı göstermek suretiyle (ilgili yerlerden tespiti cümlesi eklenmek suretiyle) dava açmış ise de, dosya kapsamında davacının bu talebinin ayrı bir hasım yaratmak olmayıp dava sonunda tasfiye memuru atanmasına yönelik olduğu, esasen kayden bu davalı açısından yerel mahkemece herhangi bir dava «dilekçesinin tebliği» yoluna gidilmeden hüküm kurulduğu, yargılamanın sonunda tasfiye memuru atanmış olması nedeniyle başlangıçta tasfiye memuru olarak usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalı 'tasfiye memuru' hakkında «usulen açılmış» bir dava bulunmadığından hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın Ticaret Sicil Müdürlüğü hakkında kabulü ile Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1142 sıras …
Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin «tüzel kişiliğinin» Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2016/107 E. sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davanın niteliği gereği «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında «derdest» bir dava bulunmasına rağmen yapılan «terkin» işleminde, bütün «kusurun» davalı ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «anonim şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/240 E. 2024/855 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · derdestlik · ihya · infaz · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 esas numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için şirketin «son» yetkilisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin istinafının güncel «kesinlik sınırı» altında kaldığı, ilk derece mahkemesince «şirketin ihyası» yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalıların vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, «ihyası» istenen şirket hakkında «derdest» dava mevcut iken «terkin» işlemi yapıldığından bahisle dava kabul edilmiş, «yargılama giderleri» davalının «yasal hasım» olduğundan bahisle davacı üzerine bırakılmıştır.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2021/27 E. sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve «infazı» işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, yine aynı Kanunu'nun 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Penteks Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin ek «tasfiye» işlemlerini yapması için ...'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin 31.01.2012 tarihinde aidat borcundan dolayı üyeliği askıya alındığını adres ve durumu tespit edilemediğinden faaliyetinin devam etmediğinin anlaşıldığını, müvekkili odadan istenen yazı cevabından da anlaşılacağı üzere, ihyası istenen şirket usulüne uygun bir şekilde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine istinaden 25.11.2013 tarihinde sicilden resen silindiğini, bu sebepten davanın reddi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilse dahi davalının «yasal hasım» olması «sebebi» ile aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · re'sen terkin · rücuen tazminat · tazminat davası · ticaret sicili · yetki · dava sebebi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaJeans Tekstil A.Ş.) karşı «rücuen tazminat davası» açıldığını, yargılama sırasında ilgili şirketin 25.11.2013 tarihinde Ticaret Sicilinden re'«sen terkin» edildiğini, «şirketin ihyası» için taraflarına «yetki» ve süre verildiğini, bu nedenle davanın devamı açısından şirketin ihyası için işbu davanın açıldığını ileri sürerek Penteks Tekstil A.Ş. (eski adı ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taraf olduğu dava varken şirketin «ticaret sicil» «kaydının» silinmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu Penteks Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Erbaa 1.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin 31.01.2012 tarihinde aidat borcundan dolayı üyeliği askıya alındığını adres ve durumu tespit edilemediğinden faaliyetinin devam etmediğinin anlaşıldığını, müvekkili odadan istenen yazı cevabından da anlaşılacağı üzere, ihyası istenen şirket usulüne uygun bir şekilde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine istinaden 25.11.2013 tarihinde sicilden resen silindiğini, bu sebepten davanın reddi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilse dahi davalının «yasal hasım» olması «sebebi» ile aleyhine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. hakkında «terkin» tarihinde devam eden «derdest» davanın bulunması nedeniyle terkin işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, ilgili şirket hakkında görülen davanın neticelenmesi işlemi ile sınırlı olmak üzere yeniden «ihya» edilmesine, re'sen silinme işleminin yasaya ve usulüne uygun olmadığından davalının vekâlet ücreti ve «yargılama giderinden sorumlu» tutulmasına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5070 E. , 2022/2273 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.03.2021 tarih ve 2020/565 E- 2021/255 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin usulden reddine-esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.06.2021 tarih ve 2021/803 E- 2021/885 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kurum zararının tahsilini teminen Erbaa Asliye (İş) Mahkemesi'nin 2016/107 Esas sayılı dosyası ile ikame olunan davanın yargılaması sırasında İlçe Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere neticesinde Erjeans Tekstil Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. şirketinin unvan değişikliği ile Penteks Ür.San ve Tic. A.Ş. olduğunu, şirketin sicil kaydının müdürlükçe 6102 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesine istinaden 25/11/2013 tarihinde resen silinmiş olduğunu, ilgili yasa maddesinde 2. Fıkrasında davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz hükmünün amir olduğunu, kurumun alacağı var iken kurum haberdar edilmeden ve tasfiye memurları görevini yerine getirmeden yapılan ve kapatılan şirketin ihyasının temini için işbu davayı ikame ettiklerini ileri sürerek, 25/11/2013 tarihinde re'sen terkin olunan Penteks Tekstil Ür.
San.ve Tic. A.Ş.'nin ihya edilerek yeniden tüzel kişilik kazandırılmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, yasal hasım konumunda olup, asıl hasımın ihyası istenen şirket olduğunu, ihyası istenen şirketin Erbaa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından askıya alınmış ve Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından usulüne uygun ihtar ve işlemler yapıldıktan sonra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un geçici 7. maddesi uyarınca re’sen terk edilmiş olduğunu savunarak, davanın reddine, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, adı geçen şirketin görevsizlik kararı verildikten sonra 2016/107 esas numarası alan Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala derdest iken terkinine karar verildiği, anılan terkinin bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 esas numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemleri için şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin istinafının güncel kesinlik sınırı altında kaldığı, ilk derece mahkemesince şirketin ihyası yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalıların vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi kapsamında yapılan terkin işlemi neticesinde ticaret sicilden terkin olmuş şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, ihyası istenen şirket hakkında derdest dava mevcut iken terkin işlemi yapıldığından bahisle dava kabul edilmiş, yargılama giderleri davalının yasal hasım olduğundan bahisle davacı üzerine bırakılmıştır. Bölge adliye mahkemesince davalı istinaf istemi esastan reddedilirken davacı istinaf isteminin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olduğu, bunların da güncel kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle usulden reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 341/2 hükmü gereği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olup olmaması dava değeri üzerinden belirlenir. Dava değeri miktar ile ölçülemeyen davalarda ise böylesine bir kesinlik sınırı çizilemediği gibi yargılama giderleri de kesinlik sınırına bağlı kalınmaksızın kanun yoluna getirilebilir.
Somut olayda dava, ihya talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kesinlik sınırı altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/751941600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz