Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/402 E. 2020/4233 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı, davadışı banka çalışanına hesabından işlem yapabilmesi için boş dekontlar verdiğini, ancak banka çalışanının izinsiz olarak hesabından para çekip kullandığını belirtmiş, davadışı banka çalışanı da dava dosyası kapsamında talimat yoluyla alınan beyanında, davacıya ait hesaplardan 87.300,00 TL kullandığını, ancak davacının zarara uğramaması için 100.000,00 TL’lik tahsil edilemediği anlaşılan senet verdiğini ifade etmiştir. Bankalar güven müesseseleridir. Boş imzalı dekontların banka çalışanına verilmesi de bu güvenin bir sonucudur. Bu nedenle, davadışı banka çalışanının da beyanı dikkate alınarak, mahkemece, 87.300,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın 61.978,35 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5545 E. 2023/2329 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · yasal faiz · kusur · avans faizi
Benzer bu kararda… rsonelinin şahsi ilişkisinden kaynaklanan bir durumdan dolayı bankanın sorumlu tutulması ve yükümlü kılınmasının hukuken mümkün olmayacağını, yargılamada tarafların «kusur» durumu ve oranları incelenmeden karar verildiğini, nitekim; ticaretle uğraşan ve hukuk fakültesi mezunu olan davacının hesaplarına giren paralardan uzunca bir süre haberdar olmamasının mümkün olmayacağını, davacının hesap ekstreleri incelendiğinde tek bir miktarın banka çalışanı tarafından yatırılıp çekilerek sürekli tedavül ettirildiği, ancak bilirkişi raporunda bu durumun göz ardı edildiğini, davacının talep ettiği tutar gerçekte olmayan, sadece kayden hesaba yatırılan tutarlar olduğu için davacının faiz talebinin de yerinde olmadığı ayrıca «avans faizine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu zira dava konusu olay «haksız fiile» ilişkin olduğundan haksız fiilden kaynaklanan alacaklara «yasal faiz» uygulanması gerektiğini savunarak kararın bozulmasını istemiştir.
… hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 56.044,00 TL olmak üzere davalı bankanın, davacıya karşı toplamda 61.978,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14495 E. 2017/134 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihya · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, Vergi Dairesince dava dışı şirkete tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların şirketin sicilden terkininden sonra davacılar tarafından ödendiği, ödemeleri yapan davacıların davadışı muhasebeciden talepte bulunabilecekleri, bu halde şirketin ihyasında davacıların «hukuki yararlarının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacılardan başka ortağı bulunmayan davadışı şirketin 6102 sayılı TTK 547. maddesi gereğince «ihyası» istemine ilişkindir.
Vergi ve cezalar davacılar tarafından ödenmiş olmakla birlikte doğan zarar, «ihyası» talep edilen şirketin zararıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/402 E. , 2020/4233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 26.09.2019 tarih ve 2015/358-2019/441 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesaplarından davalının çalışanı olan Saim Şamaral'ın usulsüz olarak paralar çekerek zimmetine geçirdiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 135.580.-TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka çalışanı tarafından hesaplardan çekilen paralara ilişkin davacının muvafakatinin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, tüm dosya kapsamından davalı bankanın, davacıya karşı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 1. maddesine göre sorumlu olduğu, davalı bankadaki, 30631425 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 5.077,35 TL, 430037725 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 857,-TL, 30636021 numaralı hesaptan fiktif olarak yapılan işlem tutarının 56.044,-TL olmak üzere davalı bankanın, davacıya karşı toplamda 61.978,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı, davadışı banka çalışanına hesabından işlem yapabilmesi için boş dekontlar verdiğini, ancak banka çalışanının izinsiz olarak hesabından para çekip kullandığını belirtmiş, davadışı banka çalışanı da dava dosyası kapsamında talimat yoluyla alınan beyanında, davacıya ait hesaplardan 87.300,00 TL kullandığını, ancak davacının zarara uğramaması için 100.000,00 TL’lik tahsil edilemediği anlaşılan senet verdiğini ifade etmiştir. Bankalar güven müesseseleridir. Boş imzalı dekontların banka çalışanına verilmesi de bu güvenin bir sonucudur.
Bu nedenle, davadışı banka çalışanının da beyanı dikkate alınarak, mahkemece, 87.300,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın 61.978,35 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 3.175,74 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan tahkikat sonucu verilen karar muhakeme hukuku ve maddi hukuka uygun olduğundan, onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan saygıdeğer çoğunluğun bozmaya yönelik kararına muhalifiz.
19. 10.2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619059600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz