Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2791 E. 2023/2269 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas ve mahsup hakkı↗ tahsilat yetkisi↗ haklı sebeple fesih↗ haklı fesih↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ sigorta acenteliği↗ komisyon alacağı↗ komisyon bedeli↗ zararın ispatı↗ isticvap↗ takas-mahsup↗ faiz başlangıç tarihi↗ acentelik sözleşmesi↗ hayat sigortası↗ takas↗ acente↗ ba formu↗ teminat mektubu↗ sözleşmeden doğan dava↗ sözleşmenin feshi↗ acentelik↗ ek prim↗ muacceliyet↗ kesin süre↗ denetime elverişlilik↗ mahsup↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ komisyon↗ protokol↗ feragat↗ ticari defter↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ teminat↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2011/243 E. ve 2016/138 K sayılı kararı ile taraflar arasında 19.07.1999 tarihli acentelik sözleşmesi bulunduğu ve davacının bu kapsamda Hayat, Sağlık ve Ferdi Kaza Sigorta branşlarında aracılık yapmaya, sigorta tekliflerine, bilgi formlarını şirkete göndermeye, Sağlık ve Ferdi Kaza branşlarında şirket adına prim tahsil etmeye, şirket alındı belgesi ve makbuz vermeye ve imzalamaya yetkili kılındığı, davalı yanın sözleşmenin 24 üncü maddesinden kaynaklanan gerekçelerle tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih yetkisine sahip olduğu, 25 inci maddesinde sözleşmenin feshi halinde acentenin sigorta şirketinden herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, 27 nci maddesinde ise davalının defter ve kayıtlarının delil olacağının belirlendiği, davalı yanın usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil teşkil eden ticari defter ve dayanak kayıtlarının incelenmesi neticesi düzenlenen raporlarda davacı acentenin davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.02.2018 tarih, 2016/7089 E. ve 2018/1278 K. sayılı kararıyla mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, koşulları ve içeriği değerlendirilerek sözleşmenin davalı tarafça haklı sebeplerle feshedilip edilmediğinin tespiti ile sonrasında davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin ayrı ayrı inceleme konusu yapılarak, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkraları ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesinin (a) bendi kapsamındaki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, teminat mektubunun da hangi gerekçeyle nakde çevrildiği ve davacının bu durumda ne gibi bir zararının doğduğu hususunun da davacı taraf yetkilisine isticvap suretiyle açıklattırılması gerektiği, davacının aracılık ettiği poliçelerle ilgili prim tahsilat yetkisi bulunup bulunmadığı, hangi şartlarda komisyon alacağına hak kazanacağı ve komisyon alacağını nasıl tahsil ettiği hususunun da acentelik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacı ile davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş. arasında da başka bir acentelik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin de feshedilmiş olduğunun davalı tarafça ifade edilmiş ve bilirkişi raporlarında da davalı tarafla birlikte davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş'.nin de alacaklarına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapıldığı ancak Axa Oyak Sigorta A.Ş. ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş.'nin ayrı tüzel kişiliklere sahip olup hak ve borçlarının ayrı olduğu, işbu davada yalnızca davacı ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş. arasındaki acentelik sözleşmesinin içeriği, feshi ve tarafların hak ve alacaklarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin bozma ilamında da belirtildiği üzere ayrı tüzel kişilikleri olduğu hak ve borçlarının ayrı olduğu, belirtilen sebeplerle davalı sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edildiğini kanıtlayamadığı, acentelik vekaletnamesinin incelenmesinde acentenin hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta branşlarında aracılık yapmaya sigorta tekliflerini bilgi formlarını şirkete göndermeye, sağlık ve ferdi kaza branşlarında şirket adına prim tahsil etmeye şirket alındı belgesi vermeye ve makbuz imzalamaya yetkili kılındığı, acentelik vekaletnamesinde hayat sigortalarında acentenin prim tahsil etme yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında yapılan acentelik sözleşmesi, protokol hükümleri ödeme belgeleri bir arada değerlendirilmesinde ise dava konusu İbrahim Karahan ile ilgili düzenlenen yarınlarım poliçesi ile ilgili davalı sigorta şirketinin protokol ile düzenlenen hükümler gereğince ilk 2 yıl için ödenen primin %15'i 3 üncü yıl için ödenen primin %20'si oranında komisyon ödeme alacağı olduğu, bunun 2005 yılı için 30.600,00 TL, 2006 yılı için 33.660,00 TL, 2007 yılı için 24.684,00 TL olacağı tespit edildiği, komisyon ödemelerinin muaccel olacağı zamanın düzenlendiği, komisyon alacakları için zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl olduğu, davalının dava dilekçesinden sonra zamanaşımı itirazının olmadığı, ancak ıslah dilekçesinden sonra süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, ilk iş komisyon alacağı ve 2 dönüşüm komisyon alacağı dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, davadan sonra bu yönde bir zamanaşımı savunması olmadığı, ıslah tarihinden sonra zamanaşımı itirazı yapıldığından, ilk iş komisyonu ve 2. dönüşüm komisyonu açısından dava konusu edilen 3000,00 TL'lik kısmı açısından davanın kabulüne, ıslahtan sonra arttırılan kısım için zamanaşımına uğradığından talebin reddine, 3 dönüşüm alacağının dava ve ıslah tarihi itibari ile zaman aşımına uğramadığından, dava konusu poliçe açısından 24,684,00 TL (3 dönüşüm komisyonu) + 3000,00 (ilk iş ve 2 dönüşüm komisyonu bedelinin zaman aşımına uğramamış kısmı ) = 27.684,00 TL açısından davanın kabulüne, teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin bir belge sunulmadığı, teminat mektubu ve ilgili belgeleri sunması için süre verildiği ve verilen sürede masrafı ikmal etmediğinden dosya kapsamı itibari ile teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini ve bu husustaki zararını da ispat edemediğinden bu talebin reddine, davacının diğer poliçeler ile ilgili alacağından feragat ettiğinden bu kısım bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın dönüşüm komisyon (prim) alacaklar davacı tarafça feragat edilen kısım ve yerel Mahkemece kısmen reddedilen kısım, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkrası uyarınca kaynaklanan alacak haklarına istinaden talep edilen ve davacı tarafça feragat edilen kısım ve teminat mektubunun haksız ve dayanıksız bir şekilde davalı şirket tarafından nakde çevrilerek irat kaydedilmesinden kaynaklanan zarar bakımından talep edilen ve yerel mahkemece esastan reddedilen kısım yönünden davalı lehine ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davacının pirima alacağını hak kazanmadığını, bozma ilamına uygun rapor alınmadığını, bozma ilamındaki nedenlere uyulmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, kesin süreye rağmen gerekli masraflar yatırılmadığından davanın reddi gerektiğini, ıslah dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesi ile kuruşlandırma yapılmadığından her bir alacak bakımından eşit miktarda talepte bulunduğunun kabulü gerektiğini, aksi kanaat oluştuysa davacının ıslah ve feragat beyanlarına ilişkin oranlama ile hesap yapılması gerektiğini, davalının kesin mahkeme ilamı nedeniyle alacaklı olduğundan takas mahsup hakkı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğundan bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, acentelik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7089 E. 2018/1278 K.
Ortak:tahsilat yetkisi · komisyon alacağı · komisyon bedeli · isticvap · acentelik sözleşmesi · acente · ba formu · teminat mektubu
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 21.02.2018 tarih, 2016/7089 E. ve 2018/1278 K. sayılı kararıyla mahkemece, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» süresi, koşulları ve içeriği değerlendirilerek sözleşmenin davalı tarafça haklı sebeplerle feshedilip edilmediğinin tespiti ile sonrasında davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin ayrı ayrı inceleme konusu yapılarak, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkraları ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesinin (a) bendi kapsamındaki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, «teminat mektubunun» da hangi gerekçeyle nakde çevrildiği ve davacının bu durumda ne gibi bir zararının doğduğu hususunun da davacı taraf yetkilisine «isticvap» suretiyle açıklattırılması gerektiği, davacının aracılık ettiği poliçelerle ilgili «prim» «tahsilat yetkisi» bulunup bulunmadığı, hangi şartlarda «komisyon alacağına» hak kazanacağı ve komisyon alacağını nasıl tahsil ettiği hususunun da acentelik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacı ile davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş. arasında da başka bir acentelik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin de feshedilmiş olduğunun davalı tarafça ifade edilmiş ve bilirkişi raporlarında da davalı tarafla birlikte davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş'.nin de alacaklarına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapıldığı ancak Axa Oyak Sigorta A.Ş. ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş.'nin ayrı «tüzel kişiliklere» sahip olup hak ve borçlarının ayrı olduğu, işbu davada yalnızca davacı ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş. arasındaki acentelik sözleşmesinin içeriği, feshi ve tarafların hak ve alacaklarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
… ilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin bozma ilamında da belirtildiği üzere ayrı «tüzel kişilikleri» olduğu hak ve borçlarının ayrı olduğu, belirtilen sebeplerle davalı sözleşmenin «haklı sebeplerle fesih» edildiğini kanıtlayamadığı, «acentelik» vekaletnamesinin incelenmesinde acentenin hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta branşlarında aracılık yapmaya sigorta tekliflerini bilgi «formlarını» şirkete göndermeye, sağlık ve ferdi kaza branşlarında şirket adına «prim» tahsil etmeye şirket alındı belgesi vermeye ve makbuz imzalamaya yetkili kılındığı, acentelik vekaletnamesinde «hayat sigortalarında acentenin» prim tahsil etme yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında yapılan «acentelik sözleşmesi», «protokol» hükümleri ödeme belgeleri bir arada değerlendirilmesinde ise dava konusu İbrahim Karahan ile ilgili düzenlenen yarınlarım poliçesi ile ilgili davalı sigorta şirketinin protokol ile düzenlenen hükümler gereğince ilk 2 yıl için ödenen primin %15'i 3 üncü yıl için ödenen primin %20'si oranında «komisyon» ödeme alacağı olduğu, bunun 2005 yılı için 30.600,00 TL, 2006 yılı için 33.660,00 TL, 2007 yılı için 24.684,00 TL olacağı tespit edildiği, komisyon ödemelerinin «muaccel» olacağı zamanın düzenlendiği, komisyon alacakları için «zamanaşımı» süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl olduğu, davalının dava dilekçesinden sonra zamanaşımı itirazının olmadığı, ancak «ıslah» dilekçesinden sonra süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, ilk iş «komisyon alacağı» ve 2 dönüşüm komisyon alacağı dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, davadan sonra bu yönde bir zamanaşımı savunması olmadığı, ıslah tarihinden sonra zamanaşımı itirazı yapıldığından, ilk iş komisyonu ve 2. dönüşüm komisyonu açısından dava konusu edilen 3000,00 TL'lik kısmı açısından davanın kabulüne, ıslahtan sonra arttırılan kısım için zamanaşımına uğradığından talebin reddine, 3 dönüşüm alacağının dava ve ıslah tarihi itibari ile zaman aşımına uğramadığından, dava konusu poliçe açısından 24,684,00 TL (3 dönüşüm komisyonu) + 3000,00 (ilk iş ve 2 dönüşüm «komisyonu bedelinin» zaman aşımına uğramamış kısmı ) = 27.684,00 TL açısından davanın kabulüne, «teminat mektubunun nakde çevrilmesine» ilişkin bir belge sunulmadığı, teminat mektubu ve ilgili belgeleri sunması için süre verildiği ve verilen sürede «masrafı» ikmal etmediğinden dosya kapsamı itibari ile teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini ve bu husustaki zararını da ispat edemediğinden bu talebin reddine, davacının diğer poliçeler ile ilgili alacağından «feragat» ettiğinden bu kısım bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2011/243 E. ve 2016/138 K sayılı kararı ile taraflar arasında 19.07.1999 tarihli «acentelik sözleşmesi» bulunduğu ve davacının bu kapsamda Hayat, Sağlık ve Ferdi Kaza Sigorta branşlarında aracılık yapmaya, sigorta tekliflerine, bilgi «formlarını» şirkete göndermeye, Sağlık ve Ferdi Kaza branşlarında şirket adına «prim» tahsil etmeye, şirket alındı belgesi ve makbuz vermeye ve imzalamaya yetkili kılındığı, davalı yanın sözleşmenin 24 üncü maddesinden kaynaklanan gerekçelerle tek taraflı olarak sözleşmeyi «fesih» «yetkisine» sahip olduğu, 25 inci maddesinde «sözleşmenin feshi» halinde acentenin sigorta şirketinden herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, 27 nci maddesinde ise davalının «defter» ve kayıtlarının delil olacağının belirlendiği, davalı yanın usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil teşkil eden «ticari defter» ve dayanak kayıtlarının incelenmesi neticesi düzenlenen raporlarda davacı acentenin davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddin …
Benzer bu karardaDavacı vekili, dava dilekçesinde, davalı tarafça «acentelik sözleşmesinin» hiçbir gerekçe gösterilmeden ve uyarı ve «ihtar» gönderilmeden haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshinden sonraki dönemde devam eden poliçelerin dönüşüm «komisyon bedellerinin», 5684 sayılı Kanunun 23. maddesinin 15.-16. fıkraları uyarınca tazminatın ve «teminat mektubunun» haksız yere nakde çevrilerek irat kaydedilmesi nedeniyle uğradığı zararın ödenmesi yönünde 3 ayrı talepte bulunmuştur.
O halde, mahkemece, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» süresi, koşulları ve içeriği değerlendirilerek sözleşmenin davalı tarafça haklı sebeplerle feshedilip edilmediğinin tespiti ile sonrasında davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin ayrı ayrı inceleme konusu yapılarak, 5684 sayılı Kanunun 23. maddesinin 15.-16. fıkraları ve TTK 122/a. bendi kapsamındaki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği gibi «teminat mektubunun» da hangi gerekçeyle nakde çevrildiği ve davacının bu durumda ne gibi bir zararının doğduğu hususunun da davacı taraf yetkilisine «isticvap» suretiyle açıklattırılması gerekir.
Ayrıca, davacının aracılık ettiği poliçelerle ilgili «prim» «tahsilat yetkisi» bulunup bulunmadığı, hangi şartlarda «komisyon alacağına» hak kazanağı ve komisyon alacağını nasıl tahsil ettiği hususunun da «acentelik sözleşmesi» hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:önemli menfaat · ihbar · ihtar
Benzer bu karardaDavacı vekili, dava dilekçesinde, davalı tarafça «acentelik sözleşmesinin» hiçbir gerekçe gösterilmeden ve uyarı ve «ihtar» gönderilmeden haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshinden sonraki dönemde devam eden poliçelerin dönüşüm «komisyon bedellerinin», 5684 sayılı Kanunun 23. maddesinin 15.-16. fıkraları uyarınca tazminatın ve «teminat mektubunun» haksız yere nakde çevrilerek irat kaydedilmesi nedeniyle uğradığı zararın ödenmesi yönünde 3 ayrı talepte bulunmuştur.
… ce, her nekadar taraflar arasındaki sözleşmenin 24. maddesi uyarınca davalı yanın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme yetkisi bulunduğuna ve 25. maddesi uyarınca «sözleşmenin feshi» halinde «acentenin» sigorta şirketinden herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceğine kanaat getirilmiş ise de; 6102 sayılı TTK 121. maddesinin 1. fıkra hükmüne göre, belirsiz bir süre için yapılmış olan «acentelik sözleşmesini», taraflardan her biri üç ay önceden «ihbarda» bulunmak şartıyla feshedebilir.
Yine aynı Yasa maddesinin 4. fıkra hükmüne göre de, haklı bir sebep olmadan veya üç aylık «ihbar» süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır.
6102 sayılı TTK denkleştirme istemi başlıklı 122. maddesine göre de, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; müvekkil, «acentenin» bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da «önemli menfaatler» elde ediyorsa, «acente» müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2940 E. 2012/1636 K.
Ortak:komisyon bedeli · acentelik sözleşmesi · hayat sigortası · acente · acentelik · komisyon · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… ilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin bozma ilamında da belirtildiği üzere ayrı «tüzel kişilikleri» olduğu hak ve borçlarının ayrı olduğu, belirtilen sebeplerle davalı sözleşmenin «haklı sebeplerle fesih» edildiğini kanıtlayamadığı, «acentelik» vekaletnamesinin incelenmesinde acentenin hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta branşlarında aracılık yapmaya sigorta tekliflerini bilgi «formlarını» şirkete göndermeye, sağlık ve ferdi kaza branşlarında şirket adına «prim» tahsil etmeye şirket alındı belgesi vermeye ve makbuz imzalamaya yetkili kılındığı, acentelik vekaletnamesinde «hayat sigortalarında acentenin» prim tahsil etme yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında yapılan «acentelik sözleşmesi», «protokol» hükümleri ödeme belgeleri bir arada değerlendirilmesinde ise dava konusu İbrahim Karahan ile ilgili düzenlenen yarınlarım poliçesi ile ilgili davalı sigorta şirketinin protokol ile düzenlenen hükümler gereğince ilk 2 yıl için ödenen primin %15'i 3 üncü yıl için ödenen primin %20'si oranında «komisyon» ödeme alacağı olduğu, bunun 2005 yılı için 30.600,00 TL, 2006 yılı için 33.660,00 TL, 2007 yılı için 24.684,00 TL olacağı tespit edildiği, komisyon ödemelerinin «muaccel» olacağı zamanın düzenlendiği, komisyon alacakları için «zamanaşımı» süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl olduğu, davalının dava dilekçesinden sonra zamanaşımı itirazının olmadığı, ancak «ıslah» dilekçesinden sonra süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, ilk iş «komisyon alacağı» ve 2 dönüşüm komisyon alacağı dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, davadan sonra bu yönde bir zamanaşımı savunması olmadığı, ıslah tarihinden sonra zamanaşımı itirazı yapıldığından, ilk iş komisyonu ve 2. dönüşüm komisyonu açısından dava konusu edilen 3000,00 TL'lik kısmı açısından davanın kabulüne, ıslahtan sonra arttırılan kısım için zamanaşımına uğradığından talebin reddine, 3 dönüşüm alacağının dava ve ıslah tarihi itibari ile zaman aşımına uğramadığından, dava konusu poliçe açısından 24,684,00 TL (3 dönüşüm komisyonu) + 3000,00 (ilk iş ve 2 dönüşüm «komisyonu bedelinin» zaman aşımına uğramamış kısmı ) = 27.684,00 TL açısından davanın kabulüne, «teminat mektubunun nakde çevrilmesine» ilişkin bir belge sunulmadığı, teminat mektubu ve ilgili belgeleri sunması için süre verildiği ve verilen sürede «masrafı» ikmal etmediğinden dosya kapsamı itibari ile teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini ve bu husustaki zararını da ispat edemediğinden bu talebin reddine, davacının diğer poliçeler ile ilgili alacağından «feragat» ettiğinden bu kısım bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 21.02.2018 tarih, 2016/7089 E. ve 2018/1278 K. sayılı kararıyla mahkemece, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» süresi, koşulları ve içeriği değerlendirilerek sözleşmenin davalı tarafça haklı sebeplerle feshedilip edilmediğinin tespiti ile sonrasında davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin ayrı ayrı inceleme konusu yapılarak, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkraları ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesinin (a) bendi kapsamındaki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, «teminat mektubunun» da hangi gerekçeyle nakde çevrildiği ve davacının bu durumda ne gibi bir zararının doğduğu hususunun da davacı taraf yetkilisine «isticvap» suretiyle açıklattırılması gerektiği, davacının aracılık ettiği poliçelerle ilgili «prim» «tahsilat yetkisi» bulunup bulunmadığı, hangi şartlarda «komisyon alacağına» hak kazanacağı ve komisyon alacağını nasıl tahsil ettiği hususunun da acentelik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacı ile davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş. arasında da başka bir acentelik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin de feshedilmiş olduğunun davalı tarafça ifade edilmiş ve bilirkişi raporlarında da davalı tarafla birlikte davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş'.nin de alacaklarına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapıldığı ancak Axa Oyak Sigorta A.Ş. ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş.'nin ayrı «tüzel kişiliklere» sahip olup hak ve borçlarının ayrı olduğu, işbu davada yalnızca davacı ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş. arasındaki acentelik sözleşmesinin içeriği, feshi ve tarafların hak ve alacaklarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2011/243 E. ve 2016/138 K sayılı kararı ile taraflar arasında 19.07.1999 tarihli «acentelik sözleşmesi» bulunduğu ve davacının bu kapsamda Hayat, Sağlık ve Ferdi Kaza Sigorta branşlarında aracılık yapmaya, sigorta tekliflerine, bilgi «formlarını» şirkete göndermeye, Sağlık ve Ferdi Kaza branşlarında şirket adına «prim» tahsil etmeye, şirket alındı belgesi ve makbuz vermeye ve imzalamaya yetkili kılındığı, davalı yanın sözleşmenin 24 üncü maddesinden kaynaklanan gerekçelerle tek taraflı olarak sözleşmeyi «fesih» «yetkisine» sahip olduğu, 25 inci maddesinde «sözleşmenin feshi» halinde acentenin sigorta şirketinden herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, 27 nci maddesinde ise davalının «defter» ve kayıtlarının delil olacağının belirlendiği, davalı yanın usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil teşkil eden «ticari defter» ve dayanak kayıtlarının incelenmesi neticesi düzenlenen raporlarda davacı acentenin davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddin …
Benzer bu karardaDavalı ile Axa Oyak Sigorta A.Ş. arasındaki «acentelik sözleşmesine» göre ise «acente» tarafından düzenlenen poliçelerden dolayı üç yıl boyunca tahakkuk edecek primlerden davalıya her yıl için belirli oranlarda «komisyon» ödenmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nin merkezinde talimat yoluyla yeniden «keşif» icra edilmesi suretiyle, Axa Oyak Sigorta A.Ş. tarafından 01.01.2000-24.04.2001 tarihleri arasında düzenlenen «hayat sigortası sözleşmelerinden» dolayı davalıya ne kadar «komisyon bedeli» ödendiğinin ve yine aynı tarihlerde düzenlenen bu poliçelerden dolayı davalıya 24.04.2001-24.04.2004 tarihleri arasında ne kadar geri dönüşüm komisyon bedeli ödemesi yapıldığının tespit edilmesi ve taraflar arasında görülen önceki davada verilen 29.01.2003 tarihli karar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… banka kredisinin davalı adına kayıtlı 4 adet otomobilin alımında kullanıldığının belirlenemediği, poliçe bazında kayıt tutulmamış olması nedeniyle taraflar arasında «ortaklık ilişkisinin» sona erdiği 24.04.2001 tarihi ve öncesinde üretilen poliçelere ilişkin olarak davalıya yapılan geri dönüşüm «komisyon bedelinin» Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin kayıtlarından tespitinin mümkün olmadığı, ancak tespit edilebilen 01.01.2000-24.04.2004 tarihleri arasında davalıya Axa Oyak Sigorta A.Ş. …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şirket merkezi mahkemesi · keşif · sigorta sözleşmesi · ortaklık ilişkisi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nce davalıya ne kadar geri dönüşüm «komisyon bedeli» ödendiğinin tespiti amacıyla anılan sigorta «şirketinin merkezinde» talimat yoluyla «keşif» icra edilmişse de, düzenlenen bilirkişi raporunda bu konuda hiçbir tespit yapılmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nin merkezinde talimat yoluyla yeniden «keşif» icra edilmesi suretiyle, Axa Oyak Sigorta A.Ş. tarafından 01.01.2000-24.04.2001 tarihleri arasında düzenlenen «hayat sigortası sözleşmelerinden» dolayı davalıya ne kadar «komisyon bedeli» ödendiğinin ve yine aynı tarihlerde düzenlenen bu poliçelerden dolayı davalıya 24.04.2001-24.04.2004 tarihleri arasında ne kadar geri dönüşüm komisyon bedeli ödemesi yapıldığının tespit edilmesi ve taraflar arasında görülen önceki davada verilen 29.01.2003 tarihli karar da dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… banka kredisinin davalı adına kayıtlı 4 adet otomobilin alımında kullanıldığının belirlenemediği, poliçe bazında kayıt tutulmamış olması nedeniyle taraflar arasında «ortaklık ilişkisinin» sona erdiği 24.04.2001 tarihi ve öncesinde üretilen poliçelere ilişkin olarak davalıya yapılan geri dönüşüm «komisyon bedelinin» Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin kayıtlarından tespitinin mümkün olmadığı, ancak tespit edilebilen 01.01.2000-24.04.2004 tarihleri arasında davalıya Axa Oyak Sigorta A.Ş. …
Dava, taraflar arasındaki 01.01.2000 tarihli «ortaklık sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8649 E. 2011/7607 K.
Ortak:komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · hayat sigortası · sözleşmenin feshi · acentelik · ek prim · komisyon · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin bozma ilamında da belirtildiği üzere ayrı «tüzel kişilikleri» olduğu hak ve borçlarının ayrı olduğu, belirtilen sebeplerle davalı sözleşmenin «haklı sebeplerle fesih» edildiğini kanıtlayamadığı, «acentelik» vekaletnamesinin incelenmesinde acentenin hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta branşlarında aracılık yapmaya sigorta tekliflerini bilgi «formlarını» şirkete göndermeye, sağlık ve ferdi kaza branşlarında şirket adına «prim» tahsil etmeye şirket alındı belgesi vermeye ve makbuz imzalamaya yetkili kılındığı, acentelik vekaletnamesinde «hayat sigortalarında acentenin» prim tahsil etme yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında yapılan «acentelik sözleşmesi», «protokol» hükümleri ödeme belgeleri bir arada değerlendirilmesinde ise dava konusu İbrahim Karahan ile ilgili düzenlenen yarınlarım poliçesi ile ilgili davalı sigorta şirketinin protokol ile düzenlenen hükümler gereğince ilk 2 yıl için ödenen primin %15'i 3 üncü yıl için ödenen primin %20'si oranında «komisyon» ödeme alacağı olduğu, bunun 2005 yılı için 30.600,00 TL, 2006 yılı için 33.660,00 TL, 2007 yılı için 24.684,00 TL olacağı tespit edildiği, komisyon ödemelerinin «muaccel» olacağı zamanın düzenlendiği, komisyon alacakları için «zamanaşımı» süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl olduğu, davalının dava dilekçesinden sonra zamanaşımı itirazının olmadığı, ancak «ıslah» dilekçesinden sonra süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, ilk iş «komisyon alacağı» ve 2 dönüşüm komisyon alacağı dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, davadan sonra bu yönde bir zamanaşımı savunması olmadığı, ıslah tarihinden sonra zamanaşımı itirazı yapıldığından, ilk iş komisyonu ve 2. dönüşüm komisyonu açısından dava konusu edilen 3000,00 TL'lik kısmı açısından davanın kabulüne, ıslahtan sonra arttırılan kısım için zamanaşımına uğradığından talebin reddine, 3 dönüşüm alacağının dava ve ıslah tarihi itibari ile zaman aşımına uğramadığından, dava konusu poliçe açısından 24,684,00 TL (3 dönüşüm komisyonu) + 3000,00 (ilk iş ve 2 dönüşüm «komisyonu bedelinin» zaman aşımına uğramamış kısmı ) = 27.684,00 TL açısından davanın kabulüne, «teminat mektubunun nakde çevrilmesine» ilişkin bir belge sunulmadığı, teminat mektubu ve ilgili belgeleri sunması için süre verildiği ve verilen sürede «masrafı» ikmal etmediğinden dosya kapsamı itibari ile teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini ve bu husustaki zararını da ispat edemediğinden bu talebin reddine, davacının diğer poliçeler ile ilgili alacağından «feragat» ettiğinden bu kısım bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 21.02.2018 tarih, 2016/7089 E. ve 2018/1278 K. sayılı kararıyla mahkemece, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» süresi, koşulları ve içeriği değerlendirilerek sözleşmenin davalı tarafça haklı sebeplerle feshedilip edilmediğinin tespiti ile sonrasında davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin ayrı ayrı inceleme konusu yapılarak, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkraları ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesinin (a) bendi kapsamındaki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, «teminat mektubunun» da hangi gerekçeyle nakde çevrildiği ve davacının bu durumda ne gibi bir zararının doğduğu hususunun da davacı taraf yetkilisine «isticvap» suretiyle açıklattırılması gerektiği, davacının aracılık ettiği poliçelerle ilgili «prim» «tahsilat yetkisi» bulunup bulunmadığı, hangi şartlarda «komisyon alacağına» hak kazanacağı ve komisyon alacağını nasıl tahsil ettiği hususunun da acentelik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacı ile davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş. arasında da başka bir acentelik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin de feshedilmiş olduğunun davalı tarafça ifade edilmiş ve bilirkişi raporlarında da davalı tarafla birlikte davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş'.nin de alacaklarına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapıldığı ancak Axa Oyak Sigorta A.Ş. ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş.'nin ayrı «tüzel kişiliklere» sahip olup hak ve borçlarının ayrı olduğu, işbu davada yalnızca davacı ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş. arasındaki acentelik sözleşmesinin içeriği, feshi ve tarafların hak ve alacaklarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2011/243 E. ve 2016/138 K sayılı kararı ile taraflar arasında 19.07.1999 tarihli «acentelik sözleşmesi» bulunduğu ve davacının bu kapsamda Hayat, Sağlık ve Ferdi Kaza Sigorta branşlarında aracılık yapmaya, sigorta tekliflerine, bilgi «formlarını» şirkete göndermeye, Sağlık ve Ferdi Kaza branşlarında şirket adına «prim» tahsil etmeye, şirket alındı belgesi ve makbuz vermeye ve imzalamaya yetkili kılındığı, davalı yanın sözleşmenin 24 üncü maddesinden kaynaklanan gerekçelerle tek taraflı olarak sözleşmeyi «fesih» «yetkisine» sahip olduğu, 25 inci maddesinde «sözleşmenin feshi» halinde acentenin sigorta şirketinden herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, 27 nci maddesinde ise davalının «defter» ve kayıtlarının delil olacağının belirlendiği, davalı yanın usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil teşkil eden «ticari defter» ve dayanak kayıtlarının incelenmesi neticesi düzenlenen raporlarda davacı acentenin davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından imzalanan «temlikname» ile «acenteliği» adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan «komisyon» ve dönüşüm «komisyonu alacağı» ile diğer haklarını BK.162. maddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili «rücu» olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temlikname acentelik adına alacak kalemleri belirtilmek sureti ile düzenlenmiş bulunduğundan yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, «acentelik sözleşmesinin» feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan «sözleşmede feshi» «ihbar tazminatı» kararlaştırılmamış olduğu, yine iddia ve savunmanın değiştirilmesi «yasağının» iddia ve savunmaya ilişkin olup delillerin ikamesi konusunda uygulanamayacağı, aksine deliller hasredilmedikçe veya delillerin ikamesi için «kesin mehil» verilmedikçe her zaman yeni delil gösterilebileceği, bu nedenle sonradan yeni delil gösterilmesi halinde iddia ve savunmanın genişletildiğinden söz edilemeyeceği g …
2-Dava, davacı ile davalı arasında yapılan «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle, 18/06/2003 tarihinden acentelik «sözleşmesinin feshi» «ihbar» bildiriminin «tebliğ tarihi» olan 15/07/2003 tarihine kadar doğmuş «hayat sigortası» «primi» «komisyon» ücret alacağı, feshi ihbar bildirim tarihi olan 15/07/2003 tarihinden itibaren (fesihten sonra) tahsil ettiği primlerden dolayı komisyon ücret alacağı ile davalı s …
Mahkemece davacı tarafından imzalanan «temlikname» ile «acenteliği» adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan «komisyon» ve dönüşüm «komisyonu alacağı» ile diğer haklarını BK.162. maıddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili «rücu» olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temliknamenin yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, «acentelik sözleşmesinin» feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan «sözleşmede feshi» «ihbar tazminatının» kararlaştırılmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · kesin mehil · temlik sözleşmesi · delillerin toplanmaması · ek mehil · tebliğ tarihi · oy yasağı · rücu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından imzalanan «temlikname» ile «acenteliği» adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan «komisyon» ve dönüşüm «komisyonu alacağı» ile diğer haklarını BK.162. maddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili «rücu» olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temlikname acentelik adına alacak kalemleri belirtilmek sureti ile düzenlenmiş bulunduğundan yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, «acentelik sözleşmesinin» feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan «sözleşmede feshi» «ihbar tazminatı» kararlaştırılmamış olduğu, yine iddia ve savunmanın değiştirilmesi «yasağının» iddia ve savunmaya ilişkin olup delillerin ikamesi konusunda uygulanamayacağı, aksine deliller hasredilmedikçe veya delillerin ikamesi için «kesin mehil» verilmedikçe her zaman yeni delil gösterilebileceği, bu nedenle sonradan yeni delil gösterilmesi halinde iddia ve savunmanın genişletildiğinden söz edilemeyeceği g …
Mahkemece davacı tarafından imzalanan «temlikname» ile «acenteliği» adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan «komisyon» ve dönüşüm «komisyonu alacağı» ile diğer haklarını BK.162. maıddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili «rücu» olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temliknamenin yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, «acentelik sözleşmesinin» feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan «sözleşmede feshi» «ihbar tazminatının» kararlaştırılmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davacı ile davalı arasında yapılan «acentelik sözleşmesinin» davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle, 18/06/2003 tarihinden acentelik «sözleşmesinin feshi» «ihbar» bildiriminin «tebliğ tarihi» olan 15/07/2003 tarihine kadar doğmuş «hayat sigortası» «primi» «komisyon» ücret alacağı, feshi ihbar bildirim tarihi olan 15/07/2003 tarihinden itibaren (fesihten sonra) tahsil ettiği primlerden dolayı komisyon ücret alacağı ile davalı s …
Dosyada bulunan «acentelik sözleşmesi» incelendiğinde «temliknamelerin sözleşmede» yer alan sayfa numarasını takip ettiği, sözleşmelerin devamı olarak düzenlendiği ve yine taraflar arasındaki ilişki süresi içinde davalı tarafından 2002-2003 yıllarında «prim» «komisyon» ücreti ödemeleri yapıldığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/672 E. 2012/7403 K.
Ortak:vekalet ücreti · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın dönüşüm «komisyon» («prim») alacaklar davacı tarafça «feragat» edilen kısım ve yerel Mahkemece kısmen reddedilen kısım, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkrası uyarınca kaynaklanan alacak haklarına istinaden talep edilen ve davacı tarafça feragat edilen kısım ve «teminat mektubunun» haksız ve dayanıksız bir şekilde davalı şirket tarafından nakde çevrilerek irat kaydedilmesinden kaynaklanan zarar bakımından talep edilen ve yerel mahkemece esastan reddedilen kısım yönünden davalı lehine ayrı ayrı «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini, sözleşmenin haklı olarak «fesih» edildiğini, davacının pirima alacağını hak kazanmadığını, bozma ilamına uygun rapor alınmadığını, bozma ilamındaki nedenlere uyulmadığını, raporun «denetime elverişli» olmadığını, «kesin süreye» rağmen gerekli «masraflar» yatırılmadığından davanın reddi gerektiğini, «ıslah» dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, ıslah ile artırılan kısmın «zamanaşımına» uğradığını, ıslah dilekçesi ile kuruşlandırma yapılmadığından her bir alacak bakımından eşit miktarda talepte bulunduğunun kabulü gerektiğini, aksi kanaat oluştuysa davacının ıslah ve feragat beyanlarına ilişkin oranlama ile hesap yapılması gerektiğini, davalının kesin mahkeme ilamı nedeniyle alacaklı olduğundan «takas mahsup hakkı» olduğunu, «faiz başlangıç tarihinin» hatalı olduğundan bozulmasını istemiştir.
… ilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin bozma ilamında da belirtildiği üzere ayrı «tüzel kişilikleri» olduğu hak ve borçlarının ayrı olduğu, belirtilen sebeplerle davalı sözleşmenin «haklı sebeplerle fesih» edildiğini kanıtlayamadığı, «acentelik» vekaletnamesinin incelenmesinde acentenin hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta branşlarında aracılık yapmaya sigorta tekliflerini bilgi «formlarını» şirkete göndermeye, sağlık ve ferdi kaza branşlarında şirket adına «prim» tahsil etmeye şirket alındı belgesi vermeye ve makbuz imzalamaya yetkili kılındığı, acentelik vekaletnamesinde «hayat sigortalarında acentenin» prim tahsil etme yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında yapılan «acentelik sözleşmesi», «protokol» hükümleri ödeme belgeleri bir arada değerlendirilmesinde ise dava konusu İbrahim Karahan ile ilgili düzenlenen yarınlarım poliçesi ile ilgili davalı sigorta şirketinin protokol ile düzenlenen hükümler gereğince ilk 2 yıl için ödenen primin %15'i 3 üncü yıl için ödenen primin %20'si oranında «komisyon» ödeme alacağı olduğu, bunun 2005 yılı için 30.600,00 TL, 2006 yılı için 33.660,00 TL, 2007 yılı için 24.684,00 TL olacağı tespit edildiği, komisyon ödemelerinin «muaccel» olacağı zamanın düzenlendiği, komisyon alacakları için «zamanaşımı» süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl olduğu, davalının dava dilekçesinden sonra zamanaşımı itirazının olmadığı, ancak «ıslah» dilekçesinden sonra süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, ilk iş «komisyon alacağı» ve 2 dönüşüm komisyon alacağı dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, davadan sonra bu yönde bir zamanaşımı savunması olmadığı, ıslah tarihinden sonra zamanaşımı itirazı yapıldığından, ilk iş komisyonu ve 2. dönüşüm komisyonu açısından dava konusu edilen 3000,00 TL'lik kısmı açısından davanın kabulüne, ıslahtan sonra arttırılan kısım için zamanaşımına uğradığından talebin reddine, 3 dönüşüm alacağının dava ve ıslah tarihi itibari ile zaman aşımına uğramadığından, dava konusu poliçe açısından 24,684,00 TL (3 dönüşüm komisyonu) + 3000,00 (ilk iş ve 2 dönüşüm «komisyonu bedelinin» zaman aşımına uğramamış kısmı ) = 27.684,00 TL açısından davanın kabulüne, «teminat mektubunun nakde çevrilmesine» ilişkin bir belge sunulmadığı, teminat mektubu ve ilgili belgeleri sunması için süre verildiği ve verilen sürede «masrafı» ikmal etmediğinden dosya kapsamı itibari ile teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini ve bu husustaki zararını da ispat edemediğinden bu talebin reddine, davacının diğer poliçeler ile ilgili alacağından «feragat» ettiğinden bu kısım bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, zararın gerçekleştiği tarihten icra takibinin yapıldığı tarihe kadar bir yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesi ile, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davanın «ihbarının» «ihbar olunana» taraf sıfatı kazandırmayacağı ve somut uyuşmazlıkta ihbar olunanın usulünce davaya «müdahale talebinin» de bulunmadığı gözetilmeksizin, ihbar olunan Axa Oyak Sigorta A.Ş lehine «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · ihbar
Benzer bu kararda2- Ancak, davanın «ihbarının» «ihbar olunana» taraf sıfatı kazandırmayacağı ve somut uyuşmazlıkta ihbar olunanın usulünce davaya «müdahale talebinin» de bulunmadığı gözetilmeksizin, ihbar olunan Axa Oyak Sigorta A.Ş lehine «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2791 E. , 2023/2269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/442 Esas, 2022/90 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 19.07.1999 tarihinde acentalık sözleşmesi ile hayat, sağlık ve ferdi kaza sigortası branşlarında davalı şirketin acentesi olarak faaliyete başladığını, 19.06.2007 tarihinde sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, fesih tarihinden sonra da devam eden poliçelerin dönüşüm komisyonlarından kaynaklı alacaklarının ödenmediğini ve zarara uğradığını ileri sürerek müvekkili şirket tarafından yapılan poliçelerin fesih tarihinden sonrasına denk gelen dönemlere ilişkin dönüşüm komisyon (prim) alacakları yönünden 3.000,00 TL, 5684 Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkrası uyarınca kaynaklanan alacak haklarına istinaden 3.000,00 TL tazminat, teminat mektubunun haksız ve dayanıksız bir şekilde davalı şirket tarafından nakde çevrilerek irat kaydedilmesinden kaynaklanan zarar bakımından 3.000,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 9.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, halen davacı acente tarafından ödenmeyen borçların olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 08.03.2016 tarih, 2011/243 E. ve 2016/138 K sayılı kararı ile taraflar arasında 19.07.1999 tarihli acentelik sözleşmesi bulunduğu ve davacının bu kapsamda Hayat, Sağlık ve Ferdi Kaza Sigorta branşlarında aracılık yapmaya, sigorta tekliflerine, bilgi formlarını şirkete göndermeye, Sağlık ve Ferdi Kaza branşlarında şirket adına prim tahsil etmeye, şirket alındı belgesi ve makbuz vermeye ve imzalamaya yetkili kılındığı, davalı yanın sözleşmenin 24 üncü maddesinden kaynaklanan gerekçelerle tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih yetkisine sahip olduğu, 25 inci maddesinde sözleşmenin feshi halinde acentenin sigorta şirketinden herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, 27 nci maddesinde ise davalının defter ve kayıtlarının delil olacağının belirlendiği, davalı yanın usulüne uygun tutulmuş ve lehine delil teşkil eden ticari defter ve dayanak kayıtlarının incelenmesi neticesi düzenlenen raporlarda davacı acentenin davalıdan alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.02.2018 tarih, 2016/7089 E. ve 2018/1278 K. sayılı kararıyla mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, koşulları ve içeriği değerlendirilerek sözleşmenin davalı tarafça haklı sebeplerle feshedilip edilmediğinin tespiti ile sonrasında davacının dava dilekçesinde yer alan taleplerinin ayrı ayrı inceleme konusu yapılarak, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkraları ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesinin (a) bendi kapsamındaki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerektiği, teminat mektubunun da hangi gerekçeyle nakde çevrildiği ve davacının bu durumda ne gibi bir zararının doğduğu hususunun da davacı taraf yetkilisine isticvap suretiyle açıklattırılması gerektiği, davacının aracılık ettiği poliçelerle ilgili prim tahsilat yetkisi bulunup bulunmadığı, hangi şartlarda komisyon alacağına hak kazanacağı ve komisyon alacağını nasıl tahsil ettiği hususunun da acentelik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacı ile davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.
arasında da başka bir acentelik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmenin de feshedilmiş olduğunun davalı tarafça ifade edilmiş ve bilirkişi raporlarında da davalı tarafla birlikte davadışı Axa Oyak Sigorta A.Ş'.nin de alacaklarına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapıldığı ancak Axa Oyak Sigorta A.Ş. ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş.'nin ayrı tüzel kişiliklere sahip olup hak ve borçlarının ayrı olduğu, işbu davada yalnızca davacı ile davalı Axa Oyak Hayat Sigortası A.Ş. arasındaki acentelik sözleşmesinin içeriği, feshi ve tarafların hak ve alacaklarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin bozma ilamında da belirtildiği üzere ayrı tüzel kişilikleri olduğu hak ve borçlarının ayrı olduğu, belirtilen sebeplerle davalı sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edildiğini kanıtlayamadığı, acentelik vekaletnamesinin incelenmesinde acentenin hayat, sağlık ve ferdi kaza sigorta branşlarında aracılık yapmaya sigorta tekliflerini bilgi formlarını şirkete göndermeye, sağlık ve ferdi kaza branşlarında şirket adına prim tahsil etmeye şirket alındı belgesi vermeye ve makbuz imzalamaya yetkili kılındığı, acentelik vekaletnamesinde hayat sigortalarında acentenin prim tahsil etme yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında yapılan acentelik sözleşmesi, protokol hükümleri ödeme belgeleri bir arada değerlendirilmesinde ise dava konusu İbrahim Karahan ile ilgili düzenlenen yarınlarım poliçesi ile ilgili davalı sigorta şirketinin protokol ile düzenlenen hükümler gereğince ilk 2 yıl için ödenen primin %15'i 3 üncü yıl için ödenen primin %20'si oranında komisyon ödeme alacağı olduğu, bunun 2005 yılı için 30.600,00 TL, 2006 yılı için 33.660,00 TL, 2007 yılı için 24.684,00 TL olacağı tespit edildiği, komisyon ödemelerinin muaccel olacağı zamanın düzenlendiği, komisyon alacakları için zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl olduğu, davalının dava dilekçesinden sonra zamanaşımı itirazının olmadığı, ancak ıslah dilekçesinden sonra süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, ilk iş komisyon alacağı ve 2 dönüşüm komisyon alacağı dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, davadan sonra bu yönde bir zamanaşımı savunması olmadığı, ıslah tarihinden sonra zamanaşımı itirazı yapıldığından, ilk iş komisyonu ve 2.
dönüşüm komisyonu açısından dava konusu edilen 3000,00 TL'lik kısmı açısından davanın kabulüne, ıslahtan sonra arttırılan kısım için zamanaşımına uğradığından talebin reddine, 3 dönüşüm alacağının dava ve ıslah tarihi itibari ile zaman aşımına uğramadığından, dava konusu poliçe açısından 24,684,00 TL (3 dönüşüm komisyonu) + 3000,00 (ilk iş ve 2 dönüşüm komisyonu bedelinin zaman aşımına uğramamış kısmı ) = 27.684,00 TL açısından davanın kabulüne, teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin bir belge sunulmadığı, teminat mektubu ve ilgili belgeleri sunması için süre verildiği ve verilen sürede masrafı ikmal etmediğinden dosya kapsamı itibari ile teminat mektubunun haksız nakde çevrildiğini ve bu husustaki zararını da ispat edemediğinden bu talebin reddine, davacının diğer poliçeler ile ilgili alacağından feragat ettiğinden bu kısım bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın dönüşüm komisyon (prim) alacaklar davacı tarafça feragat edilen kısım ve yerel Mahkemece kısmen reddedilen kısım, 5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 15 ve 16 ncı fıkrası uyarınca kaynaklanan alacak haklarına istinaden talep edilen ve davacı tarafça feragat edilen kısım ve teminat mektubunun haksız ve dayanıksız bir şekilde davalı şirket tarafından nakde çevrilerek irat kaydedilmesinden kaynaklanan zarar bakımından talep edilen ve yerel mahkemece esastan reddedilen kısım yönünden davalı lehine ayrı ayrı yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, davacının pirima alacağını hak kazanmadığını, bozma ilamına uygun rapor alınmadığını, bozma ilamındaki nedenlere uyulmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını, kesin süreye rağmen gerekli masraflar yatırılmadığından davanın reddi gerektiğini, ıslah dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesi ile kuruşlandırma yapılmadığından her bir alacak bakımından eşit miktarda talepte bulunduğunun kabulü gerektiğini, aksi kanaat oluştuysa davacının ıslah ve feragat beyanlarına ilişkin oranlama ile hesap yapılması gerektiğini, davalının kesin mahkeme ilamı nedeniyle alacaklı olduğundan takas mahsup hakkı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğundan bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, acentelik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5684 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932722000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz