6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8649 E. 2011/7607 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı kesin mehil komisyon alacağı temlik sözleşmesi delillerin toplanmaması ek mehil tebliğ tarihi acentelik sözleşmesi hayat sigortası sözleşmenin feshi acentelik ek prim oy yasağı rücu komisyon temlik ihbar maddi ve manevi tazminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: BK · TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından imzalanan temlikname ile acenteliği adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan komisyon ve dönüşüm komisyonu alacağı ile diğer haklarını BK.162. maddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili rücu olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temlikname acentelik adına alacak kalemleri belirtilmek sureti ile düzenlenmiş bulunduğundan yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, acentelik sözleşmesinin feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmede feshi ihbar tazminatı kararlaştırılmamış olduğu, yine iddia ve savunmanın değiştirilmesi yasağının iddia ve savunmaya ilişkin olup delillerin ikamesi konusunda uygulanamayacağı, aksine deliller hasredilmedikçe veya delillerin ikamesi için kesin mehil verilmedikçe her zaman yeni delil gösterilebileceği, bu nedenle sonradan yeni delil gösterilmesi halinde iddia ve savunmanın genişletildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle her hangibir manevi zararı oluşmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı ile davalı arasında yapılan acentelik sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle, 18/06/2003 tarihinden acentelik sözleşmesinin feshi ihbar bildiriminin tebliğ tarihi olan 15/07/2003 tarihine kadar doğmuş hayat sigortası primi komisyon ücret alacağı, feshi ihbar bildirim tarihi olan 15/07/2003 tarihinden itibaren (fesihten sonra) tahsil ettiği primlerden dolayı komisyon ücret alacağı ile davalı sigorta şirketinin sözleşmede hüküm altına alınan 3 aylık ihbar süresine uymaksızın acentelik sözleşmesini feshetmesi nedeni ile davacının başladığı işlerini tamamlayamamış olmasından dolayı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafından imzalanan temlikname ile acenteliği adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan komisyon ve dönüşüm komisyonu alacağı ile diğer haklarını BK.162. maıddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili rücu olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temliknamenin yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, acentelik sözleşmesinin feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmede feshi ihbar tazminatının kararlaştırılmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyada bulunan acentelik sözleşmesi incelendiğinde temliknamelerin sözleşmede yer alan sayfa numarasını takip ettiği, sözleşmelerin devamı olarak düzenlendiği ve yine taraflar arasındaki ilişki süresi içinde davalı tarafından 2002-2003 yıllarında prim komisyon ücreti ödemeleri yapıldığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu süreçten sonra aynı gruba bağlı şirketlere temlikname verildiğinin ileri sürülmesi MK.2. maddesi hükmüne aykırıdır. Bu durumda mahkemece davanın temliknamenin varlığı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi acentelik sözleşmesine konan tek taraflı bir hükmün haklı bir neden olmadan davalı yararına sonuç doğuracak şekilde yorumlanması da doğru değildir. Bu itibarla mahkemece gerektiğinde dava dışı Axa Oyak A.Ş. hakkında dava açılması için davacıya süre verilip, dava açıldığında da işbu dava dosyası ile birleştirilip, tarafların delilleri toplanıp işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2940 E. 2012/1636 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/672 E. 2012/7403 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/718 E. 2011/8332 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8649 E.  ,  2011/7607 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

###

Taraflar arasında görülen davada Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2009 tarih ve 2005/71-2009/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı taraf gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 20/03/2002 tarihinde acentelik sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince hayat sigortası branşında faaliyete başladığını ve hayat sigortası poliçeleri tanzim ettiğini, davalı sigorta şirketinin hiçbir gerekçe göstermeksizin Beyoğlu 5. Noterliğinin 07/07/2003 tarih ve 21621 yevmiye nolu ihtarnamesi ile acentelik sözleşmesini feshettiğini, feshi ihbar bildiriminin müvekkiline 15/07/2003 tarihinde tebliğ edildiğini, feshi ihbar bildiriminde acentelik sözleşmesinin hangi hükmüne veya verilen hangi talimatlara aykırı hareket ettiğinin belirtilmeyerek acentelik sözleşmesinin keyfi olarak feshedildiğini, müvekkili ile dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş arasında 04/07/2000 tarihinde akdedilmiş olan elementer branşlı sigorta acenteliğinin de Axa Oyak Sigorta A.Ş.

tarafından 18/06/2003 tarihinde feshedildiğini, davalı sigorta şirketinin Axa Oyak grubunun hayat sigortası alanında faaliyet gösteren kuruluşu olduğunu, davalı sigorta şirketinin acentelik sözleşmesinin feshinden 19 gün önce Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin davacının elementer branşlı acentelik sözleşmesini feshettiğini, davalı sigorta şirketinin hayat sigortası acentelik sözleşmesini feshetmesinin gizli nedeninin müvekkilinin elementer branşlı sigorta acenteliği sözleşmesinin feshedilmiş olması olduğunu, hayat sigorta sözleşmeleri uyarınca davalı sigortacının sigorta ettirenlerden fesihten sonra tahsil ettiği primlerden dolayı müvekkiline ödenmesi gereken komisyon ücretlerinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini, davalı sigorta şirketinin yaklaşık bir ay öncesi olan 18/06/2003 tarihinden feshi ihbar bildiriminin tebliğ tarihi olan 15/07/2003 tarihine kadar olan hayat sigortası primi komisyon ücret alacağını da müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin feshi ihbar bildiriminin tebliğ tarihi olan 15/07/2003 tarihinden önce, 18/06/2003 tarihinden 15/07/2003 tarihine kadar ödenmemiş prim komisyon ücret alacağının bulunduğunu, davacının üretmiş olduğu hayat sigortası sözleşmeleri nedeni ile feshi ihbar tarihi olan 15/07/2003 tarihinden sonra davalı sigorta şirketinin tahsil etmiş olduğu primlerden dolayı

komisyon ücret alacağının da bulunduğunu, hiçbir haklı gerekçe bulunmaksızın acentelik sözleşmesi feshedilen müvekkilinin ticari itibarının da rencide olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 18/06/2003 tarihinden acentelik sözleşmesinin feshi ihbar bildiriminin tebliğ tarihi olan 15/07/2003 tarihine kadar doğmuş hayat sigortası primi komisyon ücret alacağı olan 1.000 TL, feshi ihbar bildirimi tarihi olan 15/07/2003 tarihinden itibaren (fesihten sonra) tahsil ettiği primlerden dolayı 6.500 TL komisyon ücret alacağı ile davalı sigorta şirketinin sözleşmede hüküm altına alınan 3 aylık ihbar süresine uymaksızın acentelik sözleşmesini feshetmesi nedeni ile davacının başladığı işlerini tamamlayamamış olmasından dolayı 500 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş’nin Axa Oyak Sigorta grubu içerisinde faaliyet gösteren kuruluş olduğunu, müvekkili şirket tarafından öncelikle elementer branşlı acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, davacının elementer branşlı sigorta acenteliğinin feshi sırasında fesih nedenlerini bizzat bilmekle itiraz etmediğini, dava konusunun ilk fesih ardından gerçekleşen ikinci fesih işlemi olduğunu, davacının dahi fesih nedenlerini haklı bulduğundan dolayı ilk fesih işlemine ilişkin bir dava ve savunma içerisine girmediğini, müvekkili şirketçe davacının elementer branşlı acenteliğinin tahsilat sorunları nedeni ile feshine karar verildiğini, kaldı ki prim tahsilat ve aktarımlarının süresinde veya hiç yapılmamasının Sigorta Murakabe Kanunu mucibince suç teşkil eden bir vaka olduğunu, müvekkili şirketin fesih nedenini bildirmeksizin sözleşmeyi fesih hakkının sözleşmede imza altına alındığını, sözleşmenin 25.maddesinde her ne nam adı altında olsun fesih halinde acentenin hak, komisyon, maddi-manevi zarar veya kâr kaybı talep edemeyeceğinin belirlendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından imzalanan temlikname ile acenteliği adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan komisyon ve dönüşüm komisyonu alacağı ile diğer haklarını BK.162. maddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili rücu olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temlikname acentelik adına alacak kalemleri belirtilmek sureti ile düzenlenmiş bulunduğundan yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, acentelik sözleşmesinin feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmede feshi ihbar tazminatı kararlaştırılmamış olduğu, yine iddia ve savunmanın değiştirilmesi yasağının iddia ve savunmaya ilişkin olup delillerin ikamesi konusunda uygulanamayacağı, aksine deliller hasredilmedikçe veya delillerin ikamesi için kesin mehil verilmedikçe her zaman yeni delil gösterilebileceği, bu nedenle sonradan yeni delil gösterilmesi halinde iddia ve savunmanın genişletildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle her hangibir manevi zararı oluşmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı ile davalı arasında yapılan acentelik sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle, 18/06/2003 tarihinden acentelik sözleşmesinin feshi ihbar bildiriminin tebliğ tarihi olan 15/07/2003 tarihine kadar doğmuş hayat sigortası primi komisyon ücret alacağı, feshi ihbar bildirim tarihi olan 15/07/2003 tarihinden itibaren (fesihten sonra) tahsil ettiği primlerden dolayı komisyon ücret alacağı ile davalı sigorta şirketinin sözleşmede hüküm altına alınan 3 aylık ihbar süresine uymaksızın acentelik sözleşmesini feshetmesi nedeni ile davacının başladığı işlerini tamamlayamamış olmasından dolayı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacı tarafından imzalanan temlikname ile acenteliği adına, Axa Oyak Hayat Sigorta A.Ş nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan komisyon ve dönüşüm komisyonu alacağı ile diğer haklarını BK.162.

maıddesi ve temlik ile ilgili müteakip maddelerine uygun ve gayrıkabili rücu olarak Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne devir ve temlik ettiğini beyan ve kabul ettiği, temliknamenin yasada belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, acentelik sözleşmesinin feshinden dolayı herhangi bir manevi zararın oluşmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmede feshi ihbar tazminatının kararlaştırılmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyada bulunan acentelik sözleşmesi incelendiğinde temliknamelerin sözleşmede yer alan sayfa numarasını takip ettiği, sözleşmelerin devamı olarak düzenlendiği ve yine taraflar arasındaki ilişki süresi içinde davalı tarafından 2002-2003 yıllarında prim komisyon ücreti ödemeleri yapıldığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu süreçten sonra aynı gruba bağlı şirketlere temlikname verildiğinin ileri sürülmesi MK.2. maddesi hükmüne aykırıdır. Bu durumda mahkemece davanın temliknamenin varlığı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi acentelik sözleşmesine konan tek taraflı bir hükmün haklı bir neden olmadan davalı yararına sonuç doğuracak şekilde yorumlanması da doğru değildir. Bu itibarla mahkemece gerektiğinde dava dışı Axa Oyak A.Ş.

hakkında dava açılması için davacıya süre verilip, dava açıldığında da işbu dava dosyası ile birleştirilip, tarafların delilleri toplanıp işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028541600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.