Sözleşmenin feshi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2624 E. 2023/2461 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katma değer vergisi (kdv)↗ sözleşmeden dönme↗ yetkisizlik itirazı↗ teslim tutanağı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ müterafik kusur↗ finansal kiralama↗ 3095 sayılı kanun↗ sözleşmenin feshi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ kefalet↗ fesih↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ limited şirket↗ fatura↗ ek tasfiye↗ ıslah↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile finansal kiralama sözleşmesine konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları teslim etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin kefalet borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından müterafik kusur indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer kefil davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... finansal kiralama sözleşmesini imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı teslim etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı kefiller yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden daha azına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/4271 E. ve 2021/1749 K. sayılı kararı ile davacının sair karar düzeltme istemleri reddedilmiş ve önceki bozma ilamı kaldırılarak yeniden kurulan bozma hükmü ile davalı ...'ın temyiz itirazları reddedilmiş, davacı davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği, davalı şirketin malların bedelinin tamamının iadesi gerekirken mahkemece davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden daha azına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan kiracı finansal kiralama konusu malı talep ettiği, davalı satıcıya müracaatla bu mala ilişkin faturaları temin ettikten sonra makineleri teslim aldığına dair bir tesellüm makbuzunu kefilleriyle birlikte imzalayarak davacı şirkete gönderdiği, davacı ... şirketi, düzenlenen bu fatura bedellerini satıcıya ödemek suretiyle, üzerine düşen edimini yerine getirdiği ancak fiilen bu malların alınmadığı, satım akdinin hayali olduğu ve mal tesliminin gerçekleşmediği, akdin gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği ve davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, davalılardan satıcının mal bedelini tahsil ettiği halde mal tesliminde bulunmadığından davacının uğradığı zararlardan sorumlu olduğu, kiracının da satıcıdan malı teslim almadığı halde, teslim aldığını gösterir yazılı bir tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanıltmış olması nedeniyle davacının uğradığı zararlardan sorumlu bulunduğu, mal teslim edilmiş gibi yapılarak kefillerin de kandırılmış olmaları nedeniyle kefillerin sorumluluklarının olmadığı, malın teslimi söz konusu olmadığından, malın iadesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 49.295,12 euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca euro faizi ile birlikte, 27.590,77 TL KDV'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, malın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmeden dönme halinde sözleşme ilişkisinin bir tasfiye ilişkisine dönüşeceğini bu nedenle kefillerin de sorumlu olduğunu, malın teslim edildiğinin yazılı belge ile kabul edildiğinden aksinin ispatının yapılması gerektiğini, malın tesliminin gerçekleştiği kabulü üzerinden iade talebinin de kabulü gerektiğini, davalı kefillerin aynı satıcı şirket ile başka makinalar üzerinden kiracılık ilişkisi olduğunu, kefilleri sorumlu tutan emsal mahkeme kararı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin kendisini de mağdur ettiğini, birlikte hareket etmediğini, mal teslimi olmadığını davacı şirketin de bildiğini, mal teslim yükümlülüğünün davacıda olduğunu, kefillerin de teslim tutanağında imzalarının olduğunu, bu nedenle kefillerden ayrı bir statüde tutulmasının doğru olmadığını, müvekkilinin usuli müktesep haklarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan fesih ve tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 490 ıncı maddesi ve devam hükümleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1085 E. 2023/4883 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · kefalet · fesih · kaldırma ve yeniden hüküm · kefil · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları «teslim» etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin «kefalet» borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından «müterafik kusur» indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... «finansal kiralama sözleşmesini» imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı «teslim» etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı «kefiller» yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesinden» kaynaklanan «fesih» ve tazminat davasıdır.
Benzer bu karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
Temyiz Sebepleri Davacı vekil temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmesinin» kurulduğunu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin haklı olarak «sözleşmenin feshi» ve malların iadesi yoluna gittiğini, bu nedenle kiracı ve «kefiller» «müteselsil sorumlu» olduğunu, kefiller ve kiracıların da noterde düzenlenen «kira sözleşmesi» ve tesellüm belgelerini imzaladıklarını, her biri hakkında ayrı ayrı davalar açıldığını her birinin hem kiracı hem kefil olduğunu belirterek kararın bozulmasını is …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı kiracı ... arasında noterde düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ve ...'ın sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladığını, «finansal kiralama sözleşmesine» konu taşınırların satıcı Yılmazlar Gıda Pazarlama San.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · sözleşmesel sorumluluk · istihkak · limited şirket ortaklığı · zilyetlik · kefalet limiti · bedel iadesi · irsaliye
Benzer bu karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın «yetkisiz» yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan «sözleşmelerini fesh» ederek «finansal kiralama sözleşmesi» konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir «dolandırıcılık» olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin «zilyetliğine» hiç geçmediğini, kiralama konusu malların «teslim» edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf «kusurlarının tespiti» ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalıların «muvazaalı» işlem yaparak davacı ... şirketini yanılttığı belirtilmiş ise de, muvazaa olgusuna ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, davacının kiralama konusu malların «teslim» borcunu yerine getirmediğini, teslim belgesinin malın teslimi sırasında değil sözleşmenin noterde yapıldığı sırada imzalanmasını sağlayarak davalı satıcının kendilerini aldatmasına olanak tanıdığını, teslim belgesinden teslimin hangi tarihte yapıldığının ve hangi malların teslim edildiği bilgisine yer verilmediğini, kiralama konusu malların teslim edilmemesi nedeniyle, satıcı firma olan davalı dışındaki davalıların aldatılarak «dolandırıldığını», kiralanan malın teslimi gerçekleştirilmeden «finansal kiralama sözleşmesinin» süresinin başlamayacağını ve kiracının finansal kiralama bedelini ödeme borcunun «muaccel» hale gelmeyeceğini, teslim edilmeyen malın iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kefillerin «kefalet limiti» 34.507,00 euro olduğu halde, Mahkemece bu limit aşılarak 38.527,00 euro üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar «finansal kiralama sözleşmesi» ekinde tesellüm belgesi bulunmakta ise de malları «teslim» edecek olanın satıcı şirket olduğu, satıcı şirketin sözleşmede imzasının yer almadığı gibi, tesellüm belgesinde de satıcı şirketin imzasının bulunmadığı ayrıca tesellüm belgesinde sözleşmeyle bir ilgi kurulmadığı gözetildiğinde; finansal kiralama konusu balya makinesinin satıcı tarafından finansal kiralama sözleşmesinin kiracısı olan davalı ...'a teslim edilmediği vicdani kanaatine varıldığı, bu nedenle finansal kiralama konusu teslim edilmediğinden aynen iade mümkün olmadığı takdirde «bedelin iadesi» ve kiralama bedelinin tahsili hükmü kurulmasının doğru olmadığı ancak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği hususunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4271 E. 2021/1749 K.
Ortak:müterafik kusur · kefil · kusur · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları «teslim» etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin «kefalet» borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından «müterafik kusur» indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... «finansal kiralama sözleşmesini» imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı «teslim» etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı «kefiller» yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
… üzeltme Kararı Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/4271 E. ve 2021/1749 K. sayılı kararı ile davacının sair karar düzeltme istemleri reddedilmiş ve önceki bozma ilamı «kaldırılarak yeniden» kurulan bozma hükmü ile davalı ...'ın temyiz itirazları reddedilmiş, davacı davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal «teslimini» yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği, davalı şirketin malların bedelinin tamamının iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
Benzer bu kararda… ına göre, davalı ...'ın tüm temyiz itirazları yerinde değildir. b- Davacı davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal «teslimini» yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamının iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7527 E. 2022/4388 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · müterafik kusur · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fatura · kusur · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları «teslim» etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin «kefalet» borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından «müterafik kusur» indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... «finansal kiralama sözleşmesini» imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı «teslim» etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı «kefiller» yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
… üzeltme Kararı Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/4271 E. ve 2021/1749 K. sayılı kararı ile davacının sair karar düzeltme istemleri reddedilmiş ve önceki bozma ilamı «kaldırılarak yeniden» kurulan bozma hükmü ile davalı ...'ın temyiz itirazları reddedilmiş, davacı davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal «teslimini» yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği, davalı şirketin malların bedelinin tamamının iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
Benzer bu karardaMahkemece «direnme» kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında «teslim» alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet «irsaliyeli fatura» gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak.
A.Ş.'nin uzun bir süredir mali açıdan sıkıntılı bir süreçte olduğu ve mal üretim ve «tesliminde» sorunlar yaşandığı da bilinerek işlem başlatıldığı, mal teslimlerinin yapılmadığı iddia edilirken diğer taraftan çok sayıda sözleşmelerin imzalandığı gibi yine bir taraftan da «ödeme planına» göre ilk ödemelerin gerçekleştirildiği, böylelikle davacı ... şirketinden de malların bedellerinin tahsil edilmesinin temin edildiği, bu hususların küçük bir muhitte ve çok sayıda ve aynı ekonomik alanda tarımsal faaliyet içerisinde bulunan kiracı tarafından bilinmediğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öte yandan davacı ... şirketinin, davalı satıcı şirketle geçmişten bu yana «finansal kiralama» konusu malların satışı yönünde devam edegelen ticari ilişkisi ve bu kapsamda düzenlenen çok sayıda sözleşme ilişkisinin varlığı sonrasında, dava konusu sözleşmeler yönünden de, malların kiracıya teslimine dair imzalı belgelerin varlığı karşısında, davacı şirketten başkaca bir araştırma yapması ve bu yönüyle davacı şirkete «müterafik kusur» atfı mümkün görülmediği, sözleşmeye devam etmesi kendisi için çekilmez hale gelen davacı şirketin, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davalılar kiracı ve kefille …
1- Dava, «finansal kiralama sözleşmesinin feshi», sözleşmeye konu balya makinası ile traktörün kiracı davalıdan alınarak davacıya «teslimi», teslimin mümkün olmaması durumunda bedelinin, ayrıca ödenmeyen kira alacağı 52.575,04 Euro'nun faizi ve KDV'si ile (138.485,44 TL karşılığı) davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:irsaliyeli fatura · harç ikmali · peşin harç · harcın ikmali · ödeme planı · harcın tamamlanması · peşin karar harcı · irsaliye
Benzer bu karardaBu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, «sözleşmenin feshi», traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik «peşin harç ikmal» etmesi, «harcın ikmali» halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise HMK 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken Yasa hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle «peşin harcı» yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece «direnme» kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında «teslim» alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet «irsaliyeli fatura» gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak.
A.Ş.'nin uzun bir süredir mali açıdan sıkıntılı bir süreçte olduğu ve mal üretim ve «tesliminde» sorunlar yaşandığı da bilinerek işlem başlatıldığı, mal teslimlerinin yapılmadığı iddia edilirken diğer taraftan çok sayıda sözleşmelerin imzalandığı gibi yine bir taraftan da «ödeme planına» göre ilk ödemelerin gerçekleştirildiği, böylelikle davacı ... şirketinden de malların bedellerinin tahsil edilmesinin temin edildiği, bu hususların küçük bir muhitte ve çok sayıda ve aynı ekonomik alanda tarımsal faaliyet içerisinde bulunan kiracı tarafından bilinmediğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öte yandan davacı ... şirketinin, davalı satıcı şirketle geçmişten bu yana «finansal kiralama» konusu malların satışı yönünde devam edegelen ticari ilişkisi ve bu kapsamda düzenlenen çok sayıda sözleşme ilişkisinin varlığı sonrasında, dava konusu sözleşmeler yönünden de, malların kiracıya teslimine dair imzalı belgelerin varlığı karşısında, davacı şirketten başkaca bir araştırma yapması ve bu yönüyle davacı şirkete «müterafik kusur» atfı mümkün görülmediği, sözleşmeye devam etmesi kendisi için çekilmez hale gelen davacı şirketin, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davalılar kiracı ve kefille …
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 15. maddesinde yargı «harçlarının» (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nisbi esas üzerinden alınacağı, Yasa'nın 16/2 maddesinde değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçesinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı, Yasa'nın 16/3 maddesinde noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmünün uygulanacağı, Yasa'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ödeneceği, Yasa'nın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam «harcı tamamlanmadıkça» davaya devam olunmayacağı, HMK 150 maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir.
2 benzer karar daha
-
Alacak | Sözleşmenin feshi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9218 E. 2023/3768 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · kaldırma ve yeniden hüküm · kefil · fatura · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları «teslim» etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin «kefalet» borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından «müterafik kusur» indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... «finansal kiralama sözleşmesini» imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı «teslim» etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı «kefiller» yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesinden» kaynaklanan «fesih» ve tazminat davasıdır.
Benzer bu karardaŞti.'nin ise satıcı olduğunu, «finansal kiralama» konusu taşınırların davalı satıcıdan diğer davalı kiracı tarafından alındığını, «fatura» ve «irsaliyenin» de müvekkili adına düzenlendiğini, satıcı davalının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, bu şirketin yasaya aykırı davrandığını, malları kiracılara «teslim» etmediğini ve/veya başka mal teslim ettiğini ya da eksik mal teslim ettiğini, davalıların birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin sözleşmeyi «fesih» hakkı doğduğunu, olayın meydana gelmesinde davalıların birlikte sorumlu olduğunu, feshe dair «ihtarnamenin» davalılara gönderildiğini ancak sadece davalılar ... ve ...'ye tebliğ edildiğini ileri sürerek «sözleşmenin feshine», finansal kiralama konusu balya makinesi ile traktörün davalı kiracıdan alınıp müvekkiline teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelinin aynı faiz oranıyla tahsi …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... arasında «finansal kiralama sözleşmesi» düzenlendiğini, diğer davalılardan ... ve ...'in de sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladığını, diğer davalı Yılmazlar Gıda Pazarlama San.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu ürünleri «teslim» borcunun satıcı şirkette olduğu, tesellüm belgesinde şirket imzasının bulunmadığı, teslim belgesinin sözleşme ile ilgisinin kurulamadığı, davacı satıcı tarafından anılan ürünlerin tesliminin kiracıya yapılmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshine ilişkin değerlendirmenin doğru olduğu, ancak istinaf eden davalılardan makina ya da bedelleri ile kira bedelinin tahsilinin istenmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davacı ile davalı kiracı arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğinin tespitin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:harç ikmali · peşin harç · harcın ikmali · geçersiz sözleşme · harcın tamamlanması · peşin karar harcı · irsaliye · yetki itirazı
Benzer bu karardaBu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, «sözleşmenin feshi», traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik «peşin harç ikmal» etmesi, «harcın ikmali» halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise 6100 sayılı Kanunun 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken kanun hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle «peşin harcı» yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Şti.'nin ise satıcı olduğunu, «finansal kiralama» konusu taşınırların davalı satıcıdan diğer davalı kiracı tarafından alındığını, «fatura» ve «irsaliyenin» de müvekkili adına düzenlendiğini, satıcı davalının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, bu şirketin yasaya aykırı davrandığını, malları kiracılara «teslim» etmediğini ve/veya başka mal teslim ettiğini ya da eksik mal teslim ettiğini, davalıların birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin sözleşmeyi «fesih» hakkı doğduğunu, olayın meydana gelmesinde davalıların birlikte sorumlu olduğunu, feshe dair «ihtarnamenin» davalılara gönderildiğini ancak sadece davalılar ... ve ...'ye tebliğ edildiğini ileri sürerek «sözleşmenin feshine», finansal kiralama konusu balya makinesi ile traktörün davalı kiracıdan alınıp müvekkiline teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelinin aynı faiz oranıyla tahsi …
CEVAP 1.Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; «yetki itirazında» bulunup davacının malları istemesinin hukuken mümkün bulunmadığını, zira malların «teslim» edilmediğini, mal teslim edilmediği için de kira alacağının «muaccel» hale gelmeyeceğini, davacının da malın teslim edilmediğini kabul ettiğini, davalı şirketin bir «dolandırıcılık» eylemi içerisinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerinin «muvazaası» iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili kiracıya imzalatılan «teslim» tesellüm belgesinin tarih ve içeriğinin net olmadığını, proforma faturaya dayalıp olup satıcı tarafından değil, davacı yetkilileri tarafından 19.03.2008 tarihinde noterde haricen imzalattırıldığını, davacının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığını, teslim borcunu yerine getirmediğini, müvekkilini ve birçok kişinin «dolandırıcı» bir firmanın eline bıraktığını, davacı ile diğer davalı satıcının davalıların bilgisizlik ve tecrübesizliğinden yararlanarak teslim belgelerini sözleşme imzası sırasında imzalattığını, davacının gerçek bir mal teslimi olmadan kendi zararına satıcı davalının dolandırıcılığına göz yumduğunu, davacının teslim belgelerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini, muvazaalı sözleşmelerin «geçersiz» olduğunu, mahkemenin muvazaayı kabul etmesine rağmen «geçersiz sözleşme» hükmüne göre karar vermesinin yasal olmadığını, teslim edilmeyen bir mal için iade hükmü ve iade mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline karar verilemeyeceğini, «kefil» olan müvekkili yönünden ise sözleşmede üst limitin 55.250 euro olduğunu, oysa mahkeme tarafından limiti aşar şekilde 57.374,31 euro kira alacağı ve 67.490,00 TL kira konusu malın bedelinin kefillerden tahsiline karar verilmesinin kanunun «emredici» hükmüne aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16408 E. 2013/20759 K.
Ortak:kefalet · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları «teslim» etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin «kefalet» borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından «müterafik kusur» indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... «finansal kiralama sözleşmesini» imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı «teslim» etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı «kefiller» yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesi» «kefili» olan borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, İİK.'nun 45. maddesi hükmüne göre, bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak ipotek borçlularına ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillerin «kefalet» borcu için ayrıca ipotek «teminatı» verilmediği sürece kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Bu durumda, mahkemece, dosya içinde mevcut «ipotek» resmi senedinde, «müşterek borçlu müteselsil kefil» gerçek kişinin borç ve «kefaletine» ilişkin olarak verilmiş bir ipotek «teminatı» bulunmadığı göz önüne alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; ...'ın borca karşılık «ipotek» verdiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2624 E. , 2023/2461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/377 Esas, 2021/823 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... Gıda Paz. Ltd. Şti.’nden satın aldığı ve bedelini ödediği malları davalılardan ...’la akdedilen ve diğer davalılar ... ve ...'ın da kefil oldukları finansal kiralama sözleşmesi ile teslim ettiğini ancak davalı şirketin satışa konu malların bedelini tahsil ettiği halde davalı ... kiracı ...’da olmadığını öğrendiğini bunun üzerine finansal kiralama sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine, sözleşmeye konu makinaların iadesine, teslim edilmediği takdirde bedelinin ve Katma Değer Vergisi (KDV) farkının faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Gıda Paz. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde, mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacının söz konusu edimlerini yerine getirmediğini, dava konusu alet ya da alet bedelinin kendilerine verilmediğini, ıslah yoluyla zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ve ... cevap sunmamıştır.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde, finansal kiralama sözleşmesinin konusu olan malları davacıdan kiralamadığını, makinaları teslim almadığını, davalı şirket ortaklarının kendisini kandırdığını, anılan sözleşme ilişkisine binaen kendisine 80.000,00 TL değerinde çek verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile finansal kiralama sözleşmesine konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları teslim etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin kefalet borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından müterafik kusur indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ...
yönünden kısmen kabulüne diğer kefil davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... finansal kiralama sözleşmesini imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı teslim etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı kefiller yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden daha azına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/4271 E. ve 2021/1749 K. sayılı kararı ile davacının sair karar düzeltme istemleri reddedilmiş ve önceki bozma ilamı kaldırılarak yeniden kurulan bozma hükmü ile davalı ...'ın temyiz itirazları reddedilmiş, davacı davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği, davalı şirketin malların bedelinin tamamının iadesi gerekirken mahkemece davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden daha azına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan kiracı finansal kiralama konusu malı talep ettiği, davalı satıcıya müracaatla bu mala ilişkin faturaları temin ettikten sonra makineleri teslim aldığına dair bir tesellüm makbuzunu kefilleriyle birlikte imzalayarak davacı şirkete gönderdiği, davacı ... şirketi, düzenlenen bu fatura bedellerini satıcıya ödemek suretiyle, üzerine düşen edimini yerine getirdiği ancak fiilen bu malların alınmadığı, satım akdinin hayali olduğu ve mal tesliminin gerçekleşmediği, akdin gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği ve davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, davalılardan satıcının mal bedelini tahsil ettiği halde mal tesliminde bulunmadığından davacının uğradığı zararlardan sorumlu olduğu, kiracının da satıcıdan malı teslim almadığı halde, teslim aldığını gösterir yazılı bir tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanıltmış olması nedeniyle davacının uğradığı zararlardan sorumlu bulunduğu, mal teslim edilmiş gibi yapılarak kefillerin de kandırılmış olmaları nedeniyle kefillerin sorumluluklarının olmadığı, malın teslimi söz konusu olmadığından, malın iadesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 49.295,12 euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca euro faizi ile birlikte, 27.590,77 TL KDV'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ...
Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, malın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmeden dönme halinde sözleşme ilişkisinin bir tasfiye ilişkisine dönüşeceğini bu nedenle kefillerin de sorumlu olduğunu, malın teslim edildiğinin yazılı belge ile kabul edildiğinden aksinin ispatının yapılması gerektiğini, malın tesliminin gerçekleştiği kabulü üzerinden iade talebinin de kabulü gerektiğini, davalı kefillerin aynı satıcı şirket ile başka makinalar üzerinden kiracılık ilişkisi olduğunu, kefilleri sorumlu tutan emsal mahkeme kararı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin kendisini de mağdur ettiğini, birlikte hareket etmediğini, mal teslimi olmadığını davacı şirketin de bildiğini, mal teslim yükümlülüğünün davacıda olduğunu, kefillerin de teslim tutanağında imzalarının olduğunu, bu nedenle kefillerden ayrı bir statüde tutulmasının doğru olmadığını, müvekkilinin usuli müktesep haklarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan fesih ve tazminat davasıdır.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 490 ıncı maddesi ve devam hükümleri
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekili ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı ... ve davacıya yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932719100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz