Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7527 E. 2022/4388 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
irsaliyeli fatura↗ harç ikmali↗ peşin harç↗ harcın ikmali↗ ödeme planı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ harcın tamamlanması↗ hmk 150↗ müterafik kusur↗ finansal kiralama↗ peşin karar harcı↗ irsaliye↗ direnme kararı↗ sözleşmenin feshi↗ satım sözleşmesi↗ fatura↗ harç↗ kusur↗ dahili dava↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece direnme kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında teslim alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet irsaliyeli fatura gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte finansal kiralama sözleşmesi imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak. San. A.Ş.'nin uzun bir süredir mali açıdan sıkıntılı bir süreçte olduğu ve mal üretim ve tesliminde sorunlar yaşandığı da bilinerek işlem başlatıldığı, mal teslimlerinin yapılmadığı iddia edilirken diğer taraftan çok sayıda sözleşmelerin imzalandığı gibi yine bir taraftan da ödeme planına göre ilk ödemelerin gerçekleştirildiği, böylelikle davacı ... şirketinden de malların bedellerinin tahsil edilmesinin temin edildiği, bu hususların küçük bir muhitte ve çok sayıda ve aynı ekonomik alanda tarımsal faaliyet içerisinde bulunan kiracı tarafından bilinmediğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öte yandan davacı ... şirketinin, davalı satıcı şirketle geçmişten bu yana finansal kiralama konusu malların satışı yönünde devam edegelen ticari ilişkisi ve bu kapsamda düzenlenen çok sayıda sözleşme ilişkisinin varlığı sonrasında, dava konusu sözleşmeler yönünden de, malların kiracıya teslimine dair imzalı belgelerin varlığı karşısında, davacı şirketten başkaca bir araştırma yapması ve bu yönüyle davacı şirkete müterafik kusur atfı mümkün görülmediği, sözleşmeye devam etmesi kendisi için çekilmez hale gelen davacı şirketin, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davalılar kiracı ve kefillerden feshe ve FKK. 25.maddesine dayanarak kira bedellerini talep edebileceği, ayrıca satım konusu mallar kendisine teslim edilmediği için satıcı ile arasındaki satım sözleşmesinden dönerek ödediği iki semenin dava tarihindeki karşılığının iadesini tüm davalılardan müteselsilen talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile kiracı arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğunun tesbiti ile; sözleşme konusu malların davalı kiracı ve davalı satıcıdan alınarak davacıya verilmesine, aynen iade mümkün olmadığı taktirde dava tarihindeki değeri olan 74.728,00 TL'nin tüm davalılardan ve dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV dahil) 66.052,39 Euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshi, sözleşmeye konu balya makinası ile traktörün kiracı davalıdan alınarak davacıya teslimi, teslimin mümkün olmaması durumunda bedelinin, ayrıca ödenmeyen kira alacağı 52.575,04 Euro'nun faizi ve KDV'si ile (138.485,44 TL karşılığı) davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 15. maddesinde yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nisbi esas üzerinden alınacağı, Yasa'nın 16/2 maddesinde değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçesinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı, Yasa'nın 16/3 maddesinde noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmünün uygulanacağı, Yasa'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ödeneceği, Yasa'nın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, HMK 150 maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aynen iade mümkün olmadığından sözleşmeye konu malların bedeli 74.728,00 TL'nin davalılardan %126 oranında işleyecek faizi, kira bedelinden kaynaklanan KDV dahil 66.052,39 Euro alacağın %30 faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde ödenmeyen kira alacağı tutarı (138.485,44 TL) üzerinden peşin harç yatırılmakla birlikte sözleşmenin feshi ve aynen iade veya traktör ile balya makinasının bedelinin tazmini yönünden dava dilekçesinde değer gösterilmediği gibi peşin harç da yatırılmış değildir.
Bu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, sözleşmenin feshi, traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik peşin harç ikmal etmesi, harcın ikmali halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise HMK 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken Yasa hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle peşin harcı yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- 1 nolu bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Sözleşmenin feshi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9218 E. 2023/3768 K.
Ortak:harç ikmali · peşin harç · harcın ikmali · finansal kiralama sözleşmesi · harcın tamamlanması · finansal kiralama · peşin karar harcı · irsaliye
İncelediğiniz karardaBu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, «sözleşmenin feshi», traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik «peşin harç ikmal» etmesi, «harcın ikmali» halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise HMK 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken Yasa hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle «peşin harcı» yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece «direnme» kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında «teslim» alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet «irsaliyeli fatura» gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak.
25.maddesine dayanarak kira bedellerini talep edebileceği, ayrıca satım konusu mallar kendisine «teslim» edilmediği için satıcı ile arasındaki «satım sözleşmesinden» dönerek ödediği iki semenin dava tarihindeki karşılığının iadesini tüm davalılardan müteselsilen talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile kiracı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğunun tesbiti ile; sözleşme konusu malların davalı kiracı ve davalı satıcıdan alınarak davacıya verilmesine, aynen iade mümkün olmadığı taktirde dava tarihindeki değeri olan 74.728,00 TL'nin tüm davalılardan ve dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV «dahil») 66.052,39 Euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesin …
Benzer bu karardaBu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, «sözleşmenin feshi», traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik «peşin harç ikmal» etmesi, «harcın ikmali» halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise 6100 sayılı Kanunun 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken kanun hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle «peşin harcı» yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Şti.'nin ise satıcı olduğunu, «finansal kiralama» konusu taşınırların davalı satıcıdan diğer davalı kiracı tarafından alındığını, «fatura» ve «irsaliyenin» de müvekkili adına düzenlendiğini, satıcı davalının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, bu şirketin yasaya aykırı davrandığını, malları kiracılara «teslim» etmediğini ve/veya başka mal teslim ettiğini ya da eksik mal teslim ettiğini, davalıların birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin sözleşmeyi «fesih» hakkı doğduğunu, olayın meydana gelmesinde davalıların birlikte sorumlu olduğunu, feshe dair «ihtarnamenin» davalılara gönderildiğini ancak sadece davalılar ... ve ...'ye tebliğ edildiğini ileri sürerek «sözleşmenin feshine», finansal kiralama konusu balya makinesi ile traktörün davalı kiracıdan alınıp müvekkiline teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelinin aynı faiz oranıyla tahsi …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... arasında «finansal kiralama sözleşmesi» düzenlendiğini, diğer davalılardan ... ve ...'in de sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladığını, diğer davalı Yılmazlar Gıda Pazarlama San.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersiz sözleşme · yetki itirazı · yazılı delil · muvazaa · emredici hüküm · sözleşmeden doğan dava · muacceliyet · dolandırıcılık
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerinin «muvazaası» iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili kiracıya imzalatılan «teslim» tesellüm belgesinin tarih ve içeriğinin net olmadığını, proforma faturaya dayalıp olup satıcı tarafından değil, davacı yetkilileri tarafından 19.03.2008 tarihinde noterde haricen imzalattırıldığını, davacının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığını, teslim borcunu yerine getirmediğini, müvekkilini ve birçok kişinin «dolandırıcı» bir firmanın eline bıraktığını, davacı ile diğer davalı satıcının davalıların bilgisizlik ve tecrübesizliğinden yararlanarak teslim belgelerini sözleşme imzası sırasında imzalattığını, davacının gerçek bir mal teslimi olmadan kendi zararına satıcı davalının dolandırıcılığına göz yumduğunu, davacının teslim belgelerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini, muvazaalı sözleşmelerin «geçersiz» olduğunu, mahkemenin muvazaayı kabul etmesine rağmen «geçersiz sözleşme» hükmüne göre karar vermesinin yasal olmadığını, teslim edilmeyen bir mal için iade hükmü ve iade mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline karar verilemeyeceğini, «kefil» olan müvekkili yönünden ise sözleşmede üst limitin 55.250 euro olduğunu, oysa mahkeme tarafından limiti aşar şekilde 57.374,31 euro kira alacağı ve 67.490,00 TL kira konusu malın bedelinin kefillerden tahsiline karar verilmesinin kanunun «emredici» hükmüne aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; «yetki itirazında» bulunup davacının malları istemesinin hukuken mümkün bulunmadığını, zira malların «teslim» edilmediğini, mal teslim edilmediği için de kira alacağının «muaccel» hale gelmeyeceğini, davacının da malın teslim edilmediğini kabul ettiğini, davalı şirketin bir «dolandırıcılık» eylemi içerisinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili beyan dilekçesinde; dava konusu alacakların «zamanaşımına» uğradığını, müvekkilinin ne para aldığını ne de malların müvekkilinde olduğunu, «muvazaalı» hareket edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bankanın kendi borcunu yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «finansal kiralama sözleşmesi» 19.03.2008 tarihli olup, olaya 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (3226 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşmeye konu traktör ve balya makinesinin «teslim» belgesi bulunmasına rağmen makinenin alıcının elinde bulunmadığının tespit edildiği, gerçekte traktör ve balya makinesinin üretici tarafından teslim edilmediğinin alıcı tarafından belirtildiği, buna göre düzenlenen teslim belgelerinin «muvazaalı» olduğu, muvazaa sonucu akdin çekilmez hale gelmesi nedeniyle davacı tarafın 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, ödenmesi gereken kira alacaklarının mevcut olduğu, davacının sözleşme kapsamında toplam kira alacağının KDV «dahil» 65.521,21 euro olduğu, davalı kiracının ilk kira taksidini KDV'siz 7.125 euro olarak ödediği, davacının dava tarihi itibariyle 48.622,30 euro kira alacağı bulunduğ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1085 E. 2023/4883 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · irsaliye · sözleşmenin feshi · fatura · kusur · dahili dava · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece «direnme» kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında «teslim» alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet «irsaliyeli fatura» gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak.
25.maddesine dayanarak kira bedellerini talep edebileceği, ayrıca satım konusu mallar kendisine «teslim» edilmediği için satıcı ile arasındaki «satım sözleşmesinden» dönerek ödediği iki semenin dava tarihindeki karşılığının iadesini tüm davalılardan müteselsilen talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile kiracı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğunun tesbiti ile; sözleşme konusu malların davalı kiracı ve davalı satıcıdan alınarak davacıya verilmesine, aynen iade mümkün olmadığı taktirde dava tarihindeki değeri olan 74.728,00 TL'nin tüm davalılardan ve dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV «dahil») 66.052,39 Euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesin …
1- Dava, «finansal kiralama sözleşmesinin feshi», sözleşmeye konu balya makinası ile traktörün kiracı davalıdan alınarak davacıya «teslimi», teslimin mümkün olmaması durumunda bedelinin, ayrıca ödenmeyen kira alacağı 52.575,04 Euro'nun faizi ve KDV'si ile (138.485,44 TL karşılığı) davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın «yetkisiz» yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan «sözleşmelerini fesh» ederek «finansal kiralama sözleşmesi» konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir «dolandırıcılık» olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin «zilyetliğine» hiç geçmediğini, kiralama konusu malların «teslim» edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf «kusurlarının tespiti» ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile şirketleri arasında belirli tarihler arasında toplam 22 adet müşteri ile 23 adet «finansal kiralama sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeler ile toplam 39 adet mal kiralama konusunun yapıldığını, kiralama konusu malların büyük bir kısmının şirketlerinin ekonomik durumunun bozulması nedeniyle malların bedeli davacı tarafından ödenmesine rağmen kiracılara «teslim» edilmediğini, ekli listede bulunan «kira sözleşmelerinin» kiracılar tarafından tesellüm belgelerine imza atılmış ise de tesellüm belgelerinin sözleşmenin eki mahiyetinde ve maktu olarak mal teslimatı yapılmadan imzalatıldığını, davacının iddia ettiği gibi diğer davalılar ile «dolandırıcılık» gibi fikir birlikteliği olmasının söz konusu olmadığını, kiralama konusu malların teslim edilmemesinin tek «sebebinin» şirketlerinin ekonomik darboğaza girmesi ve üretici firma olan Uzel Makine ile ticari anlaşmazlığa düşmesi olduğunu, ayrıca şirketlerinin satıcı firma olup finansa …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · sözleşmesel sorumluluk · istihkak · limited şirket ortaklığı · zilyetlik · kefalet limiti · bedel iadesi · muvazaa
Benzer bu karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın «yetkisiz» yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan «sözleşmelerini fesh» ederek «finansal kiralama sözleşmesi» konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir «dolandırıcılık» olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin «zilyetliğine» hiç geçmediğini, kiralama konusu malların «teslim» edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf «kusurlarının tespiti» ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalıların «muvazaalı» işlem yaparak davacı ... şirketini yanılttığı belirtilmiş ise de, muvazaa olgusuna ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, davacının kiralama konusu malların «teslim» borcunu yerine getirmediğini, teslim belgesinin malın teslimi sırasında değil sözleşmenin noterde yapıldığı sırada imzalanmasını sağlayarak davalı satıcının kendilerini aldatmasına olanak tanıdığını, teslim belgesinden teslimin hangi tarihte yapıldığının ve hangi malların teslim edildiği bilgisine yer verilmediğini, kiralama konusu malların teslim edilmemesi nedeniyle, satıcı firma olan davalı dışındaki davalıların aldatılarak «dolandırıldığını», kiralanan malın teslimi gerçekleştirilmeden «finansal kiralama sözleşmesinin» süresinin başlamayacağını ve kiracının finansal kiralama bedelini ödeme borcunun «muaccel» hale gelmeyeceğini, teslim edilmeyen malın iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kefillerin «kefalet limiti» 34.507,00 euro olduğu halde, Mahkemece bu limit aşılarak 38.527,00 euro üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar «finansal kiralama sözleşmesi» ekinde tesellüm belgesi bulunmakta ise de malları «teslim» edecek olanın satıcı şirket olduğu, satıcı şirketin sözleşmede imzasının yer almadığı gibi, tesellüm belgesinde de satıcı şirketin imzasının bulunmadığı ayrıca tesellüm belgesinde sözleşmeyle bir ilgi kurulmadığı gözetildiğinde; finansal kiralama konusu balya makinesinin satıcı tarafından finansal kiralama sözleşmesinin kiracısı olan davalı ...'a teslim edilmediği vicdani kanaatine varıldığı, bu nedenle finansal kiralama konusu teslim edilmediğinden aynen iade mümkün olmadığı takdirde «bedelin iadesi» ve kiralama bedelinin tahsili hükmü kurulmasının doğru olmadığı ancak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği hususunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7527 E. , 2022/4388 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 19.03.2013 gün ve 2011/81-2013/50 sayılı hükmün (kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'ince 20.11.2013 gün ve 2013/14067-2013/18572 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle, HGK'nın 2007/19-1647 Esas 2020/88 Karar sayı ve 06.06.2020 tarihli kararı ile direnme kararı yerinde görülerek mümeyyiz davalıların işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan kiracı ... arasında ...
1. Noterliği'nde 27.02.2008 tarihli finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, diğer iki davalı ... ve ...'in sözleşmeyi kefil olarak imzaladıklarını, sözleşme konusu taşınır malların davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Ltd. Şti.'nden bizzat kiracı tarafından alındığını, yasa gereği fatura ve irsaliyenin müvekkili adına tanzim edildiğini, davalılardan satıcı şirketin finansal kiralama sözleşmesi görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek yasaya aykırı işlemler yaptığını, satıldığı iddia edilen malların kiracılara teslim edilmediğini ve/veya başka mal teslim edildiğini yada eksik mal teslim edildiğini, nitekim müvekkili tarafından 24.06.2008 günü yapılan tespitte satıcı tarafından kiracıya teslim edilen ...
plakalı Massey Ferguson marka traktörün kiracının adresinde bulunamadığının tutanak altına alındığını, davalıların birlikte hareket ederek yasanın men ettiği eylemi gerçekleştirdiklerini, 09.01.2009 tarihli noter ihtarnamesiyle sözleşmenin feshedildiğini, kiralama konusu malların iadesinin, ödenmeyen ve ileride ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin istendiğini, davalı kiracı ...'nın 20.01.2009 tarihli cevabi ihtarnamesinde balya makinasının kendisine teslim edilmediğini beyan ettiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine, sözleşme konusu 2008 model Uzel marka, 5190 balya makinası ile ... plakalı, 2402862592 şasi numaralı, 2008 model Massey Ferguson traktörün davalı kiracıdan alınıp müvekkiline teslimine, teslim edilemediği takdirde bedelinin faizi ile birlikte tahsiline, 52.575,04 Euro kira bedelinin %30 faiz, 7.131,71 TL'nin %126 faiz ve %18 KDV karşılığı 21.124,90 TL'nin %126 faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesine ve sözleşme konusu malların müvekkiline tedbiren teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Davalılar ... ve ..., ayrı ayrı verdikleri aynı içerikli cevap dilekçelerinde, dava konusu finansal kiralama sözleşmesine konu malların kiracıya teslim edilmediğini sözleşmeden kaynaklanan malların teslimi borcunu gereği gibi yerine getirmeyen davacının kendilerinden hiçbir talepte bulunamayacağını, davacı yanca ileri sürülen muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Yılmazlar Gıda Pazarlama Ltd Şti vekilinin süresinde olmayan cevap dilekçesinde, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranmadığını, müvekkili şirketi muvazaalı işlem yapmakla itham ettiğini, davacı taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece direnme kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında teslim alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet irsaliyeli fatura gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte finansal kiralama sözleşmesi imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak. San. A.Ş.'nin uzun bir süredir mali açıdan sıkıntılı bir süreçte olduğu ve mal üretim ve tesliminde sorunlar yaşandığı da bilinerek işlem başlatıldığı, mal teslimlerinin yapılmadığı iddia edilirken diğer taraftan çok sayıda sözleşmelerin imzalandığı gibi yine bir taraftan da ödeme planına göre ilk ödemelerin gerçekleştirildiği, böylelikle davacı ...
şirketinden de malların bedellerinin tahsil edilmesinin temin edildiği, bu hususların küçük bir muhitte ve çok sayıda ve aynı ekonomik alanda tarımsal faaliyet içerisinde bulunan kiracı tarafından bilinmediğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öte yandan davacı ... şirketinin, davalı satıcı şirketle geçmişten bu yana finansal kiralama konusu malların satışı yönünde devam edegelen ticari ilişkisi ve bu kapsamda düzenlenen çok sayıda sözleşme ilişkisinin varlığı sonrasında, dava konusu sözleşmeler yönünden de, malların kiracıya teslimine dair imzalı belgelerin varlığı karşısında, davacı şirketten başkaca bir araştırma yapması ve bu yönüyle davacı şirkete müterafik kusur atfı mümkün görülmediği, sözleşmeye devam etmesi kendisi için çekilmez hale gelen davacı şirketin, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davalılar kiracı ve kefillerden feshe ve FKK.
25. maddesine dayanarak kira bedellerini talep edebileceği, ayrıca satım konusu mallar kendisine teslim edilmediği için satıcı ile arasındaki satım sözleşmesinden dönerek ödediği iki semenin dava tarihindeki karşılığının iadesini tüm davalılardan müteselsilen talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile kiracı arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğunun tesbiti ile; sözleşme konusu malların davalı kiracı ve davalı satıcıdan alınarak davacıya verilmesine, aynen iade mümkün olmadığı taktirde dava tarihindeki değeri olan 74.728,00 TL'nin tüm davalılardan ve dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV dahil) 66.052,39 Euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshi, sözleşmeye konu balya makinası ile traktörün kiracı davalıdan alınarak davacıya teslimi, teslimin mümkün olmaması durumunda bedelinin, ayrıca ödenmeyen kira alacağı 52.575,04 Euro'nun faizi ve KDV'si ile (138.485,44 TL karşılığı) davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 15. maddesinde yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nisbi esas üzerinden alınacağı, Yasa'nın 16/2 maddesinde değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçesinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı, Yasa'nın 16/3 maddesinde noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmünün uygulanacağı, Yasa'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ödeneceği, Yasa'nın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, HMK 150 maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aynen iade mümkün olmadığından sözleşmeye konu malların bedeli 74.728,00 TL'nin davalılardan %126 oranında işleyecek faizi, kira bedelinden kaynaklanan KDV dahil 66.052,39 Euro alacağın %30 faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde ödenmeyen kira alacağı tutarı (138.485,44 TL) üzerinden peşin harç yatırılmakla birlikte sözleşmenin feshi ve aynen iade veya traktör ile balya makinasının bedelinin tazmini yönünden dava dilekçesinde değer gösterilmediği gibi peşin harç da yatırılmış değildir.
Bu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, sözleşmenin feshi, traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik peşin harç ikmal etmesi, harcın ikmali halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise HMK 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken Yasa hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle peşin harcı yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- 1 nolu bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden mümeyyiz davalıya iadesine, 02/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/806606900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz