Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1085 E. 2023/4883 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur tespiti↗ sözleşmesel sorumluluk↗ istihkak↗ limited şirket ortaklığı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ zilyetlik↗ kefalet limiti↗ aldatma (hile)↗ finansal kiralama↗ bedel iadesi↗ irsaliye↗ muvazaa↗ sözleşmenin feshi↗ kira sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ muacceliyet↗ kefalet↗ dolandırıcılık↗ fesih↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ limited şirket↗ fatura↗ taahhütname↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ dava sebebi↗ dahili dava↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2009/124 E., 2020/644 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı kiracı ... arasında noterde düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ve ...'ın sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, finansal kiralama sözleşmesine konu taşınırların satıcı Yılmazlar Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği fatura ve irsaliyenin müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının finansal kiralama sözleşmesi görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı limited şirket ortakları finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara teslim edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin haksız fiil olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fesih hakkı doğduğunu, noterden gönderilen ihtarname ile sözleşmenin fesh edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve istihkak taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal kira sözleşmesine konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava tarihinden itibaren %30 faizi ile tahsiline, 5.211,32 TL'nin %126 faizi ile tahsiline, %18 KDV karşılığı 13.259,83 TL'nin %126 faizi ile tahsiline, sözleşmenin 12 nci maddesi uyarınca %126 faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesine, davalıların müteselsilen ve müştereken sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan sözleşmelerini fesh ederek finansal kiralama sözleşmesi konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir dolandırıcılık olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin zilyetliğine hiç geçmediğini, kiralama konusu malların teslim edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf kusurlarının tespiti ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
2.Davalı Yılmazlar Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile şirketleri arasında belirli tarihler arasında toplam 22 adet müşteri ile 23 adet finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler ile toplam 39 adet mal kiralama konusunun yapıldığını, kiralama konusu malların büyük bir kısmının şirketlerinin ekonomik durumunun bozulması nedeniyle malların bedeli davacı tarafından ödenmesine rağmen kiracılara teslim edilmediğini, ekli listede bulunan kira sözleşmelerinin kiracılar tarafından tesellüm belgelerine imza atılmış ise de tesellüm belgelerinin sözleşmenin eki mahiyetinde ve maktu olarak mal teslimatı yapılmadan imzalatıldığını, davacının iddia ettiği gibi diğer davalılar ile dolandırıcılık gibi fikir birlikteliği olmasının söz konusu olmadığını, kiralama konusu malların teslim edilmemesinin tek sebebinin şirketlerinin ekonomik darboğaza girmesi ve üretici firma olan Uzel Makine ile ticari anlaşmazlığa düşmesi olduğunu, ayrıca şirketlerinin satıcı firma olup finansal kiralama sözleşmelerinden dolayı kaynaklanan kira borcundan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda malın iadesi, iade mümkün olmadığı takdirde malın bedeli ve kira bedelinden kaynaklanan alacağın tahsilinin talep edildiği, bilirkişi incelemesi sonucunda davacının finansal kiralama sözleşmesi kapsamında toplam kira alacağının KDV dahil 46.397,53 euro olduğu, davalı kiracının ilk kira taksitini süresinde 19.12.2007 tarihinde KDV'siz 7.236,00 euro olarak ödediği, davacının dava tarihi itibariyle 32.650,00 euro talep edebileceği, davacı kiralayanın 2007 model Uzel marka 5190 model 150947 seri numaralı Balya Makinesi için satıcıya ödediği 48.985,00 TL'nin dava tarihindeki euro cinsinden değerinin 46.750,00 TL (22.000,00 euro) olup, sözleşmeye devam etmesi kendisi için çekilmez hâle gelen davacının, sözleşmeyi 3226 sayılı Kanunu’nun 23 üncü maddesininin ikinci fıkrasına uygun olarak feshettiği ve davalılardan kiracı ile kefillerden feshe ve 25 inci maddesine dayanarak kira bedelleri toplamı olarak 81.870,34 TL karşılığı olarak (2.1250 TL kur üzerinden) KDV dâhil 38.527,00 euro talep edebileceği, davacının diğer alacak taleplerine ilişkin bir açıklama sunmadığı, alacağın dayanağı belgeleri sunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalı kiracı arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin davacı tarafça haklı nedenle fesh olunduğunun tespiti ile sözleşme konusu malın davalı satıcı ve davalı kiracıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde kiralama sözleşmesine konu malın dava tarihindeki değeri olan 46.750,00 TL'nin tüm davalılardan ve dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV dahil) 38.527,00 euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalıların muvazaalı işlem yaparak davacı ... şirketini yanılttığı belirtilmiş ise de, muvazaa olgusuna ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, davacının kiralama konusu malların teslim borcunu yerine getirmediğini, teslim belgesinin malın teslimi sırasında değil sözleşmenin noterde yapıldığı sırada imzalanmasını sağlayarak davalı satıcının kendilerini aldatmasına olanak tanıdığını, teslim belgesinden teslimin hangi tarihte yapıldığının ve hangi malların teslim edildiği bilgisine yer verilmediğini, kiralama konusu malların teslim edilmemesi nedeniyle, satıcı firma olan davalı dışındaki davalıların aldatılarak dolandırıldığını, kiralanan malın teslimi gerçekleştirilmeden finansal kiralama sözleşmesinin süresinin başlamayacağını ve kiracının finansal kiralama bedelini ödeme borcunun muaccel hale gelmeyeceğini, teslim edilmeyen malın iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kefillerin kefalet limiti 34.507,00 euro olduğu halde, Mahkemece bu limit aşılarak 38.527,00 euro üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar finansal kiralama sözleşmesi ekinde tesellüm belgesi bulunmakta ise de malları teslim edecek olanın satıcı şirket olduğu, satıcı şirketin sözleşmede imzasının yer almadığı gibi, tesellüm belgesinde de satıcı şirketin imzasının bulunmadığı ayrıca tesellüm belgesinde sözleşmeyle bir ilgi kurulmadığı gözetildiğinde; finansal kiralama konusu balya makinesinin satıcı tarafından finansal kiralama sözleşmesinin kiracısı olan davalı ...'a teslim edilmediği vicdani kanaatine varıldığı, bu nedenle finansal kiralama konusu teslim edilmediğinden aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedelin iadesi ve kiralama bedelinin tahsili hükmü kurulmasının doğru olmadığı ancak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği hususunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararın kaldırılmasına, davacı ile davalı kiracı arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, davalılar ... ve ... hakkındaki diğer taleplerin reddine, finansal kiralama sözleşmesi konusu malların davalı satıcı Yılmazlar Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde kiralama sözleşmesine konu malların dava tarihindeki değerleri toplamı 46.750,00 TL'nin davalı satıcı Yılmazlar Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV Dahil) 38.527,00 euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar Yılmazlar Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekil temyiz dilekçesinde özetle; finansal kiralama sözleşmesinin kurulduğunu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin haklı olarak sözleşmenin feshi ve malların iadesi yoluna gittiğini, bu nedenle kiracı ve kefiller müteselsil sorumlu olduğunu, kefiller ve kiracıların da noterde düzenlenen kira sözleşmesi ve tesellüm belgelerini imzaladıklarını, her biri hakkında ayrı ayrı davalar açıldığını her birinin hem kiracı hem kefil olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesinin feshi, finansal kiralama konusu makinelerin iadesi, iadesi mümkün olmadığı takdirde bedeli ile ödenmeyen kira bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3226 sayılı Kanun' un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 25 inci maddesi.
3.Değerlendirme
Davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıya ödeme yaptığı hususunda bir ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlık davacının bedelini ödediği finansal kiralama sözleşmesi konusu makinenin kiracı davalı ...'a teslim edilip edilmediği ve teslim olmasa dahi görünürde teslim edildiğine ilişkin belgeyi imzalayan davalı ...'ın davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemeden sorumlu olup olmadığı, buna bağlı olarak da finansal kiralama sözleşmesi kefillerinin de sorumluluğu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Finansal kiralama sözleşmesi gereği, davalı ..., davacının davalı şirkete yaptığı ödemeyi taksitler halinde davacıya ödemeyi taahhüt etmiş, diğer davalı kefiller de sözleşmeyi imzalamışlardır. Davalı şirket finansal kiralama sözleşmesi gereğince satım yükümlülüğünü yerine getirmediğini açıkça kabul etmektedir. Ancak davalı ...'ın, açıkça imzasını inkar etmediği fatura ve mal teslim belgesi gereğince davacının davalı şirkete ödeme yapmasına sebep olduğundan ve davacı ile kendi arasındaki sözleşmeye de aykırı davrandığından diğer kefil davalılar ile birlikte sözleşmeden sorumluğu söz konusudur. Hâl böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince malın teslim edilmediği kanaatinden hareketle davalılar ... ve ... hakkındaki taleplerin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Sözleşmenin feshi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9218 E. 2023/3768 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · irsaliye · muvazaa · sözleşmenin feshi · muacceliyet · dolandırıcılık · fesih · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalıların «muvazaalı» işlem yaparak davacı ... şirketini yanılttığı belirtilmiş ise de, muvazaa olgusuna ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, davacının kiralama konusu malların «teslim» borcunu yerine getirmediğini, teslim belgesinin malın teslimi sırasında değil sözleşmenin noterde yapıldığı sırada imzalanmasını sağlayarak davalı satıcının kendilerini aldatmasına olanak tanıdığını, teslim belgesinden teslimin hangi tarihte yapıldığının ve hangi malların teslim edildiği bilgisine yer verilmediğini, kiralama konusu malların teslim edilmemesi nedeniyle, satıcı firma olan davalı dışındaki davalıların aldatılarak «dolandırıldığını», kiralanan malın teslimi gerçekleştirilmeden «finansal kiralama sözleşmesinin» süresinin başlamayacağını ve kiracının finansal kiralama bedelini ödeme borcunun «muaccel» hale gelmeyeceğini, teslim edilmeyen malın iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kefillerin «kefalet limiti» 34.507,00 euro olduğu halde, Mahkemece bu limit aşılarak 38.527,00 euro üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kald …
Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın «yetkisiz» yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan «sözleşmelerini fesh» ederek «finansal kiralama sözleşmesi» konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir «dolandırıcılık» olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin «zilyetliğine» hiç geçmediğini, kiralama konusu malların «teslim» edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf «kusurlarının tespiti» ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin ise satıcı olduğunu, «finansal kiralama» konusu taşınırların davalı satıcıdan diğer davalı kiracı tarafından alındığını, «fatura» ve «irsaliyenin» de müvekkili adına düzenlendiğini, satıcı davalının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, bu şirketin yasaya aykırı davrandığını, malları kiracılara «teslim» etmediğini ve/veya başka mal teslim ettiğini ya da eksik mal teslim ettiğini, davalıların birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin sözleşmeyi «fesih» hakkı doğduğunu, olayın meydana gelmesinde davalıların birlikte sorumlu olduğunu, feshe dair «ihtarnamenin» davalılara gönderildiğini ancak sadece davalılar ... ve ...'ye tebliğ edildiğini ileri sürerek «sözleşmenin feshine», finansal kiralama konusu balya makinesi ile traktörün davalı kiracıdan alınıp müvekkiline teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelinin aynı faiz oranıyla tahsi …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «finansal kiralama sözleşmesi» 19.03.2008 tarihli olup, olaya 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu (3226 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşmeye konu traktör ve balya makinesinin «teslim» belgesi bulunmasına rağmen makinenin alıcının elinde bulunmadığının tespit edildiği, gerçekte traktör ve balya makinesinin üretici tarafından teslim edilmediğinin alıcı tarafından belirtildiği, buna göre düzenlenen teslim belgelerinin «muvazaalı» olduğu, muvazaa sonucu akdin çekilmez hale gelmesi nedeniyle davacı tarafın 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, ödenmesi gereken kira alacaklarının mevcut olduğu, davacının sözleşme kapsamında toplam kira alacağının KDV «dahil» 65.521,21 euro olduğu, davalı kiracının ilk kira taksidini KDV'siz 7.125 euro olarak ödediği, davacının dava tarihi itibariyle 48.622,30 euro kira alacağı bulunduğ …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesinin feshi» ve «sözleşmeden doğan» alacağın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç ikmali · peşin harç · harcın ikmali · geçersiz sözleşme · harcın tamamlanması · peşin karar harcı · yetki itirazı · yazılı delil
Benzer bu karardaBu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, «sözleşmenin feshi», traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik «peşin harç ikmal» etmesi, «harcın ikmali» halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise 6100 sayılı Kanunun 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken kanun hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle «peşin harcı» yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
CEVAP 1.Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; «yetki itirazında» bulunup davacının malları istemesinin hukuken mümkün bulunmadığını, zira malların «teslim» edilmediğini, mal teslim edilmediği için de kira alacağının «muaccel» hale gelmeyeceğini, davacının da malın teslim edilmediğini kabul ettiğini, davalı şirketin bir «dolandırıcılık» eylemi içerisinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerinin «muvazaası» iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili kiracıya imzalatılan «teslim» tesellüm belgesinin tarih ve içeriğinin net olmadığını, proforma faturaya dayalıp olup satıcı tarafından değil, davacı yetkilileri tarafından 19.03.2008 tarihinde noterde haricen imzalattırıldığını, davacının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığını, teslim borcunu yerine getirmediğini, müvekkilini ve birçok kişinin «dolandırıcı» bir firmanın eline bıraktığını, davacı ile diğer davalı satıcının davalıların bilgisizlik ve tecrübesizliğinden yararlanarak teslim belgelerini sözleşme imzası sırasında imzalattığını, davacının gerçek bir mal teslimi olmadan kendi zararına satıcı davalının dolandırıcılığına göz yumduğunu, davacının teslim belgelerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini, muvazaalı sözleşmelerin «geçersiz» olduğunu, mahkemenin muvazaayı kabul etmesine rağmen «geçersiz sözleşme» hükmüne göre karar vermesinin yasal olmadığını, teslim edilmeyen bir mal için iade hükmü ve iade mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline karar verilemeyeceğini, «kefil» olan müvekkili yönünden ise sözleşmede üst limitin 55.250 euro olduğunu, oysa mahkeme tarafından limiti aşar şekilde 57.374,31 euro kira alacağı ve 67.490,00 TL kira konusu malın bedelinin kefillerden tahsiline karar verilmesinin kanunun «emredici» hükmüne aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu taşınırların bizzat kiracı tarafından «teslim» alındığını, teslim alınmaya ilişkin kiracı ve «kefillerinin» noter onaylı imzalarının bulunduğunu, ayrıca kiracının irasliyelerde de teslim almaya ilişkin imzası bulunduğunu, bunların aksinin «yazılı delil» ile ispat edilebileceğini, aynı satıcıya ilişkin emsal Hukuk Genel Kurulu ve özel Daire kararı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7527 E. 2022/4388 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · irsaliye · sözleşmenin feshi · fatura · kusur · dahili dava · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın «yetkisiz» yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan «sözleşmelerini fesh» ederek «finansal kiralama sözleşmesi» konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir «dolandırıcılık» olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin «zilyetliğine» hiç geçmediğini, kiralama konusu malların «teslim» edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf «kusurlarının tespiti» ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile şirketleri arasında belirli tarihler arasında toplam 22 adet müşteri ile 23 adet «finansal kiralama sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeler ile toplam 39 adet mal kiralama konusunun yapıldığını, kiralama konusu malların büyük bir kısmının şirketlerinin ekonomik durumunun bozulması nedeniyle malların bedeli davacı tarafından ödenmesine rağmen kiracılara «teslim» edilmediğini, ekli listede bulunan «kira sözleşmelerinin» kiracılar tarafından tesellüm belgelerine imza atılmış ise de tesellüm belgelerinin sözleşmenin eki mahiyetinde ve maktu olarak mal teslimatı yapılmadan imzalatıldığını, davacının iddia ettiği gibi diğer davalılar ile «dolandırıcılık» gibi fikir birlikteliği olmasının söz konusu olmadığını, kiralama konusu malların teslim edilmemesinin tek «sebebinin» şirketlerinin ekonomik darboğaza girmesi ve üretici firma olan Uzel Makine ile ticari anlaşmazlığa düşmesi olduğunu, ayrıca şirketlerinin satıcı firma olup finansa …
Benzer bu karardaMahkemece «direnme» kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında «teslim» alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet «irsaliyeli fatura» gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak.
25.maddesine dayanarak kira bedellerini talep edebileceği, ayrıca satım konusu mallar kendisine «teslim» edilmediği için satıcı ile arasındaki «satım sözleşmesinden» dönerek ödediği iki semenin dava tarihindeki karşılığının iadesini tüm davalılardan müteselsilen talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile kiracı arasındaki «finansal kiralama sözleşmesinin» davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğunun tesbiti ile; sözleşme konusu malların davalı kiracı ve davalı satıcıdan alınarak davacıya verilmesine, aynen iade mümkün olmadığı taktirde dava tarihindeki değeri olan 74.728,00 TL'nin tüm davalılardan ve dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV «dahil») 66.052,39 Euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesin …
1- Dava, «finansal kiralama sözleşmesinin feshi», sözleşmeye konu balya makinası ile traktörün kiracı davalıdan alınarak davacıya «teslimi», teslimin mümkün olmaması durumunda bedelinin, ayrıca ödenmeyen kira alacağı 52.575,04 Euro'nun faizi ve KDV'si ile (138.485,44 TL karşılığı) davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irsaliyeli fatura · harç ikmali · peşin harç · harcın ikmali · ödeme planı · harcın tamamlanması · müterafik kusur · peşin karar harcı
Benzer bu karardaBu halde, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, «sözleşmenin feshi», traktör ve balya makinasının iadesi veya bedelinin tahsili istemi yönünden davacı vekiline dava değerini bildirmesi, bu değer üzerinden eksik «peşin harç ikmal» etmesi, «harcın ikmali» halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması, harcın ikmal edilmemesi durumunda ise HMK 150 maddesi gereğince işlem tesisi gerekirken Yasa hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle «peşin harcı» yatırılmayan sözleşmenin feshi, bedelin tahsili konusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
A.Ş.'nin uzun bir süredir mali açıdan sıkıntılı bir süreçte olduğu ve mal üretim ve «tesliminde» sorunlar yaşandığı da bilinerek işlem başlatıldığı, mal teslimlerinin yapılmadığı iddia edilirken diğer taraftan çok sayıda sözleşmelerin imzalandığı gibi yine bir taraftan da «ödeme planına» göre ilk ödemelerin gerçekleştirildiği, böylelikle davacı ... şirketinden de malların bedellerinin tahsil edilmesinin temin edildiği, bu hususların küçük bir muhitte ve çok sayıda ve aynı ekonomik alanda tarımsal faaliyet içerisinde bulunan kiracı tarafından bilinmediğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öte yandan davacı ... şirketinin, davalı satıcı şirketle geçmişten bu yana «finansal kiralama» konusu malların satışı yönünde devam edegelen ticari ilişkisi ve bu kapsamda düzenlenen çok sayıda sözleşme ilişkisinin varlığı sonrasında, dava konusu sözleşmeler yönünden de, malların kiracıya teslimine dair imzalı belgelerin varlığı karşısında, davacı şirketten başkaca bir araştırma yapması ve bu yönüyle davacı şirkete «müterafik kusur» atfı mümkün görülmediği, sözleşmeye devam etmesi kendisi için çekilmez hale gelen davacı şirketin, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davalılar kiracı ve kefille …
Mahkemece «direnme» kararı verilerek, davalılardan kiracı ile kefillerin adları ve imzaları bulunan tesellüm belgesi, altında «teslim» alan olarak kiracı davalı ...'nın adı ve imzası bulunan 27.02.2008 ve 17.03.2008 tarihli iki adet «irsaliyeli fatura» gözönüne alındığında sözleşmeye konu malların satıcı tarafından kiracıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, davalı satıcı şirketin çok sayıda kiracı ile birlikte «finansal kiralama sözleşmesi» imzalanması için işbirliği içerisinde hareket ettiği, gerçekte satıcı davalı şirketin malları aldığı üretici firma olan dava dışı Uzel Mak.
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 15. maddesinde yargı «harçlarının» (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nisbi esas üzerinden alınacağı, Yasa'nın 16/2 maddesinde değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçesinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma halinde dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı, Yasa'nın 16/3 maddesinde noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmünün uygulanacağı, Yasa'nın 28/1-a maddesinde karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ödeneceği, Yasa'nın 30. maddesinde de, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğunun anlaşılması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam «harcı tamamlanmadıkça» davaya devam olunmayacağı, HMK 150 maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2624 E. 2023/2461 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · kefalet · fesih · kaldırma ve yeniden hüküm · kefil · limited şirket
İncelediğiniz karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
Temyiz Sebepleri Davacı vekil temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmesinin» kurulduğunu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin haklı olarak «sözleşmenin feshi» ve malların iadesi yoluna gittiğini, bu nedenle kiracı ve «kefiller» «müteselsil sorumlu» olduğunu, kefiller ve kiracıların da noterde düzenlenen «kira sözleşmesi» ve tesellüm belgelerini imzaladıklarını, her biri hakkında ayrı ayrı davalar açıldığını her birinin hem kiracı hem kefil olduğunu belirterek kararın bozulmasını is …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı kiracı ... arasında noterde düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ve ...'ın sözleşmeyi «kefil» olarak imzaladığını, «finansal kiralama sözleşmesine» konu taşınırların satıcı Yılmazlar Gıda Pazarlama San.
Benzer bu karardaMahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları «teslim» etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin «kefalet» borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından «müterafik kusur» indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... «finansal kiralama sözleşmesini» imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı «teslim» etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı «kefiller» yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «finansal kiralama sözleşmesinden» kaynaklanan «fesih» ve tazminat davasıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · teslim tutanağı · müterafik kusur · ek tasfiye · avans faizi
Benzer bu karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «sözleşmeden dönme» halinde sözleşme ilişkisinin bir «tasfiye» ilişkisine dönüşeceğini bu nedenle kefillerin de sorumlu olduğunu, malın «teslim» edildiğinin yazılı belge ile kabul edildiğinden aksinin ispatının yapılması gerektiğini, malın tesliminin gerçekleştiği kabulü üzerinden iade talebinin de kabulü g …
Mahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile «finansal kiralama sözleşmesine» konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları «teslim» etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin «kefalet» borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından «müterafik kusur» indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer «kefil» davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... «finansal kiralama sözleşmesini» imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı «teslim» etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı «kefiller» yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
… üzeltme Kararı Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/4271 E. ve 2021/1749 K. sayılı kararı ile davacının sair karar düzeltme istemleri reddedilmiş ve önceki bozma ilamı «kaldırılarak yeniden» kurulan bozma hükmü ile davalı ...'ın temyiz itirazları reddedilmiş, davacı davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal «teslimini» yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği, davalı şirketin malların bedelinin tamamının iadesi gerekirken mahkemece davacının «müterafik kusuru» nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden da …
1 benzer karar daha
-
Finansal kiralama malının teslimi | Finansal kiralama konusu malın iadesi | Malın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2298 E. 2023/5922 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · teslim
İncelediğiniz karardaŞti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği «fatura» ve «irsaliyenin» müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının «finansal kiralama sözleşmesi» görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı «limited şirket ortakları» finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara «teslim» edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin «haksız fiil» olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «fesih» hakkı doğduğunu, noterden gönderilen «ihtarname» ile «sözleşmenin fesh» edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve «istihkak» taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal «kira sözleşmesine» konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava …
Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın «yetkisiz» yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan «sözleşmelerini fesh» ederek «finansal kiralama sözleşmesi» konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir «dolandırıcılık» olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin «zilyetliğine» hiç geçmediğini, kiralama konusu malların «teslim» edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf «kusurlarının tespiti» ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile şirketleri arasında belirli tarihler arasında toplam 22 adet müşteri ile 23 adet «finansal kiralama sözleşmesi» imzalandığını, bu sözleşmeler ile toplam 39 adet mal kiralama konusunun yapıldığını, kiralama konusu malların büyük bir kısmının şirketlerinin ekonomik durumunun bozulması nedeniyle malların bedeli davacı tarafından ödenmesine rağmen kiracılara «teslim» edilmediğini, ekli listede bulunan «kira sözleşmelerinin» kiracılar tarafından tesellüm belgelerine imza atılmış ise de tesellüm belgelerinin sözleşmenin eki mahiyetinde ve maktu olarak mal teslimatı yapılmadan imzalatıldığını, davacının iddia ettiği gibi diğer davalılar ile «dolandırıcılık» gibi fikir birlikteliği olmasının söz konusu olmadığını, kiralama konusu malların teslim edilmemesinin tek «sebebinin» şirketlerinin ekonomik darboğaza girmesi ve üretici firma olan Uzel Makine ile ticari anlaşmazlığa düşmesi olduğunu, ayrıca şirketlerinin satıcı firma olup finansa …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 26.10.2006 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» Konya 2.
… sayılı Kanun'un 8 inci maddesi hükmüne uygun olarak ve düzenleme şeklinde yapıldığı, sözleşmede yazılı taşınır malların, kiralayan davacı tarafından kiracı davalıya «teslim» edildiği, davalı kiracının «finansal kiralama» bedelini ödemediği tespit edildiği gibi finansal kiralama bedelini ödediğini yahut ödememesi gerektiğini, istenebilir olmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nu …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «finansal kiralama» konusu malın davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1085 E. , 2023/4883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1444 Esas, 2021/1969 Karar
HÜKÜM
Ret-kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2009/124 E., 2020/644 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı kiracı ... arasında noterde düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, davalılar ... ve ...'ın sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, finansal kiralama sözleşmesine konu taşınırların satıcı Yılmazlar Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.'den bizzat kiracı tarafından alınıp yasa gereği fatura ve irsaliyenin müvekkili adına tanzim edildiğini, satıcının finansal kiralama sözleşmesi görünümünde onlarca kişiyle anlaşarak ve yönlendirerek işlemler yaptığını, noter sözleşmelerinin satış amacıyla düzenlenen fatura irsaliye ve tesellüm belgesi olarak görünmekte olduğunu, satıcı limited şirket ortakları finansal kiralama görüntüsü altında yasaya aykırı davrandıklarını, fatura irsaliye ve tesellüm belgesi ile satıldığı iddia edilen malların kiracılara teslim edilmemiş veya başka mal teslim etmiş, eksik mal teslim edildiğini, eylemin haksız fiil olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek olayın meydana gelmesinden sorumlu olduklarını, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun (3226 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının "Taraflardan birisinin sözleşmeye aykırı harekette bulunduğu hallerde, diğer tarafın sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği durumlarda sözleşme feshedilebilir" şeklinde olduğunu, Yapı Kredi Leasing yetkililerinin yaptıkları araştırmada davaya konu Uzel 5190 Balya Makinesinin satıcı tarafından kiracıya teslim edilmediğinin tutanakla tespit ettiklerini, müvekkilinin 3226 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fesih hakkı doğduğunu, noterden gönderilen ihtarname ile sözleşmenin fesh edildiği, kiralanan taşınırların iadesini, ödenmeyen ve ilerde ödenmesi gereken kira paralarının tahsilinin talep edildiğini, 3226 sayılı Kanun' un 25 inci maddesi uyarınca tazminat ve istihkak taleplerini dava olarak huzura sunduklarını ileri sürerek taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin feshine, finansal kira sözleşmesine konu 2007 model Uzel Marka 5190 Balya Makinesinin davalı kiracıdan alınıp müvekkile teslimine, teslim edilmediği takdirde bedelin tahsiline, 32.650,19 euronun dava tarihinden itibaren %30 faizi ile tahsiline, 5.211,32 TL'nin %126 faizi ile tahsiline, %18 KDV karşılığı 13.259,83 TL'nin %126 faizi ile tahsiline, sözleşmenin 12 nci maddesi uyarınca %126 faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesine, davalıların müteselsilen ve müştereken sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ... ve Mehmet Kurnazı cevap dilekçelerinde; davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, davacının kiracı ve kefilleri olarak imzalan sözleşmelerini fesh ederek finansal kiralama sözleşmesi konu malları geri istemesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bizzatihi dayandığı gibi ortada bir Yılmazlar Oto Center tarafından yapılan bir dolandırıcılık olayı olduğunu, bu şirketin kendilerine kandırarak balya makinesi tedarik edeceğini söylemiş olmasına rağmen bu güne kadar bu makinenin kendilerinin zilyetliğine hiç geçmediğini, kiralama konusu malların teslim edilmediğini, davacı yanın kendilerine bu güne kadar bu malı kiracıya etmiş olmadığını, bu hususta davacıyla müteaddit defalar görüldüğünü, bir sonuç olmadığı gibi kiracıya bu malın teslim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kiralama konusu malın teslim edilmediğini kabul etmekte olduğunu, davacının teslim hususunda kendi edimini yerine getirmediği için bir talep hakkının olamayacağını, davalılardan Yılmazlar Gıda Pazarlama Şirketi ile fikir birlikteliğinin mümkün olmadığını, kendilerinin de davacı yan gibi dolandırıldığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlik gereğine reddine, davanın teslim olgusunun ispat edilmemesinden ve esasında da teslimin hiç yapılmamasından dolayı esastan reddine, tam red olmaması halinde taraf kusurlarının tespiti ile kusur durumuna göre tazminatta indirim yapılmasını istemiştir.
2.Davalı Yılmazlar Gıda Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile şirketleri arasında belirli tarihler arasında toplam 22 adet müşteri ile 23 adet finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler ile toplam 39 adet mal kiralama konusunun yapıldığını, kiralama konusu malların büyük bir kısmının şirketlerinin ekonomik durumunun bozulması nedeniyle malların bedeli davacı tarafından ödenmesine rağmen kiracılara teslim edilmediğini, ekli listede bulunan kira sözleşmelerinin kiracılar tarafından tesellüm belgelerine imza atılmış ise de tesellüm belgelerinin sözleşmenin eki mahiyetinde ve maktu olarak mal teslimatı yapılmadan imzalatıldığını, davacının iddia ettiği gibi diğer davalılar ile dolandırıcılık gibi fikir birlikteliği olmasının söz konusu olmadığını, kiralama konusu malların teslim edilmemesinin tek sebebinin şirketlerinin ekonomik darboğaza girmesi ve üretici firma olan Uzel Makine ile ticari anlaşmazlığa düşmesi olduğunu, ayrıca şirketlerinin satıcı firma olup finansal kiralama sözleşmelerinden dolayı kaynaklanan kira borcundan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda malın iadesi, iade mümkün olmadığı takdirde malın bedeli ve kira bedelinden kaynaklanan alacağın tahsilinin talep edildiği, bilirkişi incelemesi sonucunda davacının finansal kiralama sözleşmesi kapsamında toplam kira alacağının KDV dahil 46.397,53 euro olduğu, davalı kiracının ilk kira taksitini süresinde 19.12.2007 tarihinde KDV'siz 7.236,00 euro olarak ödediği, davacının dava tarihi itibariyle 32.650,00 euro talep edebileceği, davacı kiralayanın 2007 model Uzel marka 5190 model 150947 seri numaralı Balya Makinesi için satıcıya ödediği 48.985,00 TL'nin dava tarihindeki euro cinsinden değerinin 46.750,00 TL (22.000,00 euro) olup, sözleşmeye devam etmesi kendisi için çekilmez hâle gelen davacının, sözleşmeyi 3226 sayılı Kanunu’nun 23 üncü maddesininin ikinci fıkrasına uygun olarak feshettiği ve davalılardan kiracı ile kefillerden feshe ve 25 inci maddesine dayanarak kira bedelleri toplamı olarak 81.870,34 TL karşılığı olarak (2.1250 TL kur üzerinden) KDV dâhil 38.527,00 euro talep edebileceği, davacının diğer alacak taleplerine ilişkin bir açıklama sunmadığı, alacağın dayanağı belgeleri sunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalı kiracı arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin davacı tarafça haklı nedenle fesh olunduğunun tespiti ile sözleşme konusu malın davalı satıcı ve davalı kiracıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde kiralama sözleşmesine konu malın dava tarihindeki değeri olan 46.750,00 TL'nin tüm davalılardan ve dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV dahil) 38.527,00 euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalıların muvazaalı işlem yaparak davacı ... şirketini yanılttığı belirtilmiş ise de, muvazaa olgusuna ilişkin hiçbir delil sunulmadığını, davacının kiralama konusu malların teslim borcunu yerine getirmediğini, teslim belgesinin malın teslimi sırasında değil sözleşmenin noterde yapıldığı sırada imzalanmasını sağlayarak davalı satıcının kendilerini aldatmasına olanak tanıdığını, teslim belgesinden teslimin hangi tarihte yapıldığının ve hangi malların teslim edildiği bilgisine yer verilmediğini, kiralama konusu malların teslim edilmemesi nedeniyle, satıcı firma olan davalı dışındaki davalıların aldatılarak dolandırıldığını, kiralanan malın teslimi gerçekleştirilmeden finansal kiralama sözleşmesinin süresinin başlamayacağını ve kiracının finansal kiralama bedelini ödeme borcunun muaccel hale gelmeyeceğini, teslim edilmeyen malın iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca kefillerin kefalet limiti 34.507,00 euro olduğu halde, Mahkemece bu limit aşılarak 38.527,00 euro üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar finansal kiralama sözleşmesi ekinde tesellüm belgesi bulunmakta ise de malları teslim edecek olanın satıcı şirket olduğu, satıcı şirketin sözleşmede imzasının yer almadığı gibi, tesellüm belgesinde de satıcı şirketin imzasının bulunmadığı ayrıca tesellüm belgesinde sözleşmeyle bir ilgi kurulmadığı gözetildiğinde; finansal kiralama konusu balya makinesinin satıcı tarafından finansal kiralama sözleşmesinin kiracısı olan davalı ...'a teslim edilmediği vicdani kanaatine varıldığı, bu nedenle finansal kiralama konusu teslim edilmediğinden aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedelin iadesi ve kiralama bedelinin tahsili hükmü kurulmasının doğru olmadığı ancak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği hususunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar ...
ve ... vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararın kaldırılmasına, davacı ile davalı kiracı arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, davalılar ... ve ... hakkındaki diğer taleplerin reddine, finansal kiralama sözleşmesi konusu malların davalı satıcı Yılmazlar Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde kiralama sözleşmesine konu malların dava tarihindeki değerleri toplamı 46.750,00 TL'nin davalı satıcı Yılmazlar Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan dava tarihinden itibaren %126 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kira bedelinden kaynaklanan (KDV Dahil) 38.527,00 euro alacağın dava tarihinden itibaren %30 oranında işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar Yılmazlar Gıda Paz.
San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekil temyiz dilekçesinde özetle; finansal kiralama sözleşmesinin kurulduğunu ancak gereklerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin haklı olarak sözleşmenin feshi ve malların iadesi yoluna gittiğini, bu nedenle kiracı ve kefiller müteselsil sorumlu olduğunu, kefiller ve kiracıların da noterde düzenlenen kira sözleşmesi ve tesellüm belgelerini imzaladıklarını, her biri hakkında ayrı ayrı davalar açıldığını her birinin hem kiracı hem kefil olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesinin feshi, finansal kiralama konusu makinelerin iadesi, iadesi mümkün olmadığı takdirde bedeli ile ödenmeyen kira bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3226 sayılı Kanun' un 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 25 inci maddesi.
3.Değerlendirme
Davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıya ödeme yaptığı hususunda bir ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlık davacının bedelini ödediği finansal kiralama sözleşmesi konusu makinenin kiracı davalı ...'a teslim edilip edilmediği ve teslim olmasa dahi görünürde teslim edildiğine ilişkin belgeyi imzalayan davalı ...'ın davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemeden sorumlu olup olmadığı, buna bağlı olarak da finansal kiralama sözleşmesi kefillerinin de sorumluluğu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Finansal kiralama sözleşmesi gereği, davalı ..., davacının davalı şirkete yaptığı ödemeyi taksitler halinde davacıya ödemeyi taahhüt etmiş, diğer davalı kefiller de sözleşmeyi imzalamışlardır. Davalı şirket finansal kiralama sözleşmesi gereğince satım yükümlülüğünü yerine getirmediğini açıkça kabul etmektedir. Ancak davalı ...'ın, açıkça imzasını inkar etmediği fatura ve mal teslim belgesi gereğince davacının davalı şirkete ödeme yapmasına sebep olduğundan ve davacı ile kendi arasındaki sözleşmeye de aykırı davrandığından diğer kefil davalılar ile birlikte sözleşmeden sorumluğu söz konusudur. Hâl böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince malın teslim edilmediği kanaatinden hareketle davalılar ...
ve ... hakkındaki taleplerin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954625600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz