Tahsil | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2990 E. 2023/2523 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ kefalet sözleşmesi↗ teminat mektubu↗ müteselsil kefil↗ eş rızası↗ icra takibine itiraz↗ istinaf incelemesi↗ kefalet↗ kazanılmış hak↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ ihtar↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarih, 2014/1457 E. ve 2017/153 K. sayılı kararıyla;davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği, davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2019 tarih, 2017/1078 E. ve 2019/72 K. sayılı kararıyla; davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. arasında 25.05.2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'nin 28.11.2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen kesin teminat mektubu için müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce sözleşme kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların ihtarın çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.12.2021 tarih, 2021/3031 E ve 2021/7312 K. sayılı kararıyla davacı bankanın nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği teminat mektubu 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlendiği, bu sözleşmede davalıların kefaletinin bulunmadığı, mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun kefalet sözleşmesi nedeniyle verildiğinin kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların teminat mektubunun dayanağı olan 28.11.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında herhangi bir kefaletlerinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaya yönelik davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20008 yılında düzenlenen teminat mektubu riskine karşılık davalılar tarafından 2010 yılında imzalanan kredi sözleşmesi ile kefalet verildiğini, kefaletlerinin geçerli ve süresiz olduğunu, davalılarının mevcut teminat mektubu riskine kefil olduğunu, 2010 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte de teminat mektubunun mer'i olduğunu, yeni sözleşmelerin kurulmasının süresiz kefaletleri sona erdirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle sorumlu olup olmadığı, teminat mektubunun riskine karşılık kefil oldukları kredi sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, icra takibine itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3031 E. 2021/7312 K.
Ortak:teminat mektubunun nakde çevrilmesi · kefalet sözleşmesi · teminat mektubu · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil · ihtar
İncelediğiniz kararda… h, 2017/1078 E. ve 2019/72 K. sayılı kararıyla; davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. arasında 25.05.2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'nin 28.11.2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce sözleşme kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılm …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarih, 2014/1457 E. ve 2017/153 K. sayılı kararıyla;davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen «teminat mektubunun nakde çevrildiği», davalıların sözleşmede «kefil» sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 22.12.2021 tarih, 2021/3031 E ve 2021/7312 K. sayılı kararıyla davacı bankanın nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği «teminat mektubu» 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlendiği, bu sözleşmede davalıların «kefaletinin» bulunmadığı, mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun «kefalet sözleşmesi» nedeniyle verildiğinin kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş’nin ise 497.133,89 TL «asıl alacak», 13.222,10 TL «işlemiş faiz», 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL «masraf» olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekç …
Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup diğer sözleşmelerde «kefaletleri» bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen «teminat mektubunun nakde çevrildiği», davalıların sözleşmede «kefil» sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · işlemiş faiz · temerrüt faizi · taahhütname · asıl alacak · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirketin hesabına fiilen tatbik edilen %24,24 oranının «temerrüt faiz» oranının tespitine esas alınarak temerrüt faizinin %50 fazlasının %36,36 olduğu, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davalılar ..., ... ve ...Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş’nin 497.133,89 TL «asıl alacak», 12.887,35 TL «işlemiş faiz», 644,36-TL BSMV, 2.117,98 TL «masraf» olmak üzere toplam 512.783,58 TL, davalı İştur Enerji Elektrik Üretim ve İnş.
A.Ş’nin ise 497.133,89 TL «asıl alacak», 13.222,10 TL «işlemiş faiz», 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL «masraf» olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekç …
Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup diğer sözleşmelerde «kefaletleri» bulunmamaktadır.
Ne var ki davalıların «kefaletlerinin» bulunduğu sözleşmenin 54. maddesinde “müşteri ve «müteselsil kefiller» işbu sözleşmenin daha önce bankaya hitaben imzaladıkları ve ilerde imzalayacakları tüm kredi «taahhütname» ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu … kabul ve beyan ederler.” hükmü bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9135 E. 2023/655 K.
Ortak:teminat mektubu · müteselsil kefil · kefalet · kazanılmış hak · genel kredi sözleşmesi · kefil · ihtar · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… h, 2017/1078 E. ve 2019/72 K. sayılı kararıyla; davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. arasında 25.05.2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'nin 28.11.2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce sözleşme kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılm …
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların «teminat mektubunun» dayanağı olan 28.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesi» kapsamında herhangi bir «kefaletlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaya yönelik davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, asıl ve …
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20008 yılında düzenlenen «teminat mektubu» riskine karşılık davalılar tarafından 2010 yılında imzalanan «kredi sözleşmesi» ile «kefalet» verildiğini, kefaletlerinin geçerli ve süresiz olduğunu, davalılarının mevcut teminat mektubu riskine «kefil» olduğunu, 2010 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte de teminat mektubunun mer'i olduğunu, yeni sözleşmelerin kurulmasının süresiz kefaletleri sona erdirmediğini …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54 üncü maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, uyulan bozma ilamının gereği olarak «istinaf yoluna başvurmayan» davalı Aksiyon...A.Ş hakkında da hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf baş …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir kısım davalıların «müteselsil kefil» olarak imza ettiği 04.06.2010 tarihli GKS’nin 54 üncü maddesiyle, bankanın eski sözleşmelere dayalı olarak açmış olduğu ve ileride açabileceği kredilerin bundan böyle işbu sözleşme hükümlerine tabi olacağının açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle kefil olan davalıların «teminat mektubundan» sorumlu olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine GKS’de kefillerin teminat mektubu bedelinin «depo» edilmesinden sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, talep edilen «temerrüt faizinin» sözleşmeyle kararlaştırıldığını ve taraflar açısından bağlayıcı olduğunu, mahkemenin sözleşme hükmüne rağmen «avans faizi» uygulamasının yasal bir dayanağı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacı bankanın «genel kredi sözleşmesinin» asıl borçlusu ve kefilleri olan davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, sözleşmeye istinaden verilen «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesinden kefillerin sorumlu olup olmadığı ve uygulanması gereken «temerrüt faizi» oranının ne olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · akdi faiz · temerrüt tarihi · depo kararı · kesin süre · olumsuz oy · komisyon · işlemiş faiz
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54 üncü maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, uyulan bozma ilamının gereği olarak «istinaf yoluna başvurmayan» davalı Aksiyon...A.Ş hakkında da hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf baş …
A.Ş. ve Aksiyon...A.Ş bakımından kısmen kabulüyle 1.451,20 TL «teminat» «komisyonu» asıl alacağı, 69,61 TL «işlemiş faiz», 3,48 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 2.998,44 TL'nin adı geçen davalılardan asıl alacağa dava tarihinden işletilecek olan «avans faizi» ile birlikte tahsiline, «teminat mektubu» bedelinin adı geçen davalılar tarafından banka nezdinde açılacak bir hesaba «depo» edilmesine, davalı «kefiller» Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş, ... ve ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
4.Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle davacı bankanın «temerrüt» tarihinde aynı tür ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek «akdi faiz oranı» belirlenip, bu oran bankanın Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranından düşük ise bu orana aksi halde Merkez Bankası'na bildirilen akdi faiz oranı esas alınarak bu orana %50 fazlası ilave edilmek suretiyle borçlunun sorumlu olduğu «temerrüt faizi» miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
… tarih, 2020/6137 E. ve 2021/4046 K., sayılı kararı ile “Bölge Adliye Mahkemesince, esas hakkında yeniden karar verilmiş ise de davalı Aksiyon...A.Ş. hakkında olumlu «olumsuz» bir hüküm tesis edilmediği, bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 359 uncu maddesine aykırı olduğu gibi hükmün infazında da tere …
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6137 E. 2021/4046 K.
Ortak:teminat mektubu · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil · kredi sözleşmesi · teminat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… h, 2017/1078 E. ve 2019/72 K. sayılı kararıyla; davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. arasında 25.05.2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'nin 28.11.2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce sözleşme kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılm …
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların «teminat mektubunun» dayanağı olan 28.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesi» kapsamında herhangi bir «kefaletlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaya yönelik davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, asıl ve …
Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20008 yılında düzenlenen «teminat mektubu» riskine karşılık davalılar tarafından 2010 yılında imzalanan «kredi sözleşmesi» ile «kefalet» verildiğini, kefaletlerinin geçerli ve süresiz olduğunu, davalılarının mevcut teminat mektubu riskine «kefil» olduğunu, 2010 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte de teminat mektubunun mer'i olduğunu, yeni sözleşmelerin kurulmasının süresiz kefaletleri sona erdirmediğini …
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04/06/2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54. maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf başvurusunun ise kab …
… kişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 04/06/2010 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 1. maddesinde, "...işbu genel kredi ve «teminat» sözleşmesi hükümlerinin bu sözleşmenin imzalandığı tarihten önce ve sonra açılmış ve açılacak her türlü kredi için geçerli olacağının, 13. maddesinde, "Banka bu sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine düzenlenen «teminat mektubu»...nedeniyle Banka'nın da sorumlu olduğu tutarların «depo» edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden gösterilmeksizin yetkili olacağı"nın, 36.maddesinde, "...«müteselsil kefiller», Banka ile müşteri arasındaki «kredi sözleşmelerinin»/«taahhütnamelerinin», «kefaletin» niteliğine aykırı olmayan maddelerinin tamamının kendileri hakkında da aynen uygulanmasını kabul ile bu maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ettiklerini, bu hükümler uyarınca, davacı bankanın 412.800,00 TL tutarlı teminat mektubu bedelini nezdinde açılacak bir hesaba teminat olarak depo edilmesini davalılardan talep etme hakkına sahip bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre, devre «komisyonu alacağı» ile yıllık %76,50 oranında «temerrüt faizi» ve bu faizin %5'i nispetinde BSMV talep edilebileceği, ancak dava tarihinden sonra teminat mektuplarının nakit olarak depo edilmesini ya da tazmin edilmesine kadar geçecek süre içerisinde tahakkuk edecek devre komisyonlarının talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.451,20 TL teminat komisyonu asıl alacağı, 342,12 TL işlemiş temerrüt faizi, 17,10 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 3.284,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 1.451,20 TL asıl alacağa 17.04.2015 dava tarihinden itibar …
A.Ş. bakımından kısmen kabulüyle, 1.451,20 TL «teminat» «komisyonu» asıl alacağı, 69,61 TL «işlemiş faiz», 3,48 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 2.998,44 TL'nin adı geçen davalıdan asıl alacağa dava tarihinden işletilecek olan «avans faizi» ile birlikte tahsiline, «teminat mektubu» bedelinin adı geçen davalı tarafından banka nezdinde açılacak bir hesaba «depo» edilmesine, davalı «kefiller» Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş, ... ve ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · akdi faiz · temerrüt tarihi · depo kararı · kesin süre · infaz · olumsuz oy · komisyon
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04/06/2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54. maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf başvurusunun ise kab …
… kişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 04/06/2010 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 1. maddesinde, "...işbu genel kredi ve «teminat» sözleşmesi hükümlerinin bu sözleşmenin imzalandığı tarihten önce ve sonra açılmış ve açılacak her türlü kredi için geçerli olacağının, 13. maddesinde, "Banka bu sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine düzenlenen «teminat mektubu»...nedeniyle Banka'nın da sorumlu olduğu tutarların «depo» edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden gösterilmeksizin yetkili olacağı"nın, 36.maddesinde, "...«müteselsil kefiller», Banka ile müşteri arasındaki «kredi sözleşmelerinin»/«taahhütnamelerinin», «kefaletin» niteliğine aykırı olmayan maddelerinin tamamının kendileri hakkında da aynen uygulanmasını kabul ile bu maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ettiklerini, bu hükümler uyarınca, davacı bankanın 412.800,00 TL tutarlı teminat mektubu bedelini nezdinde açılacak bir hesaba teminat olarak depo edilmesini davalılardan talep etme hakkına sahip bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre, devre «komisyonu alacağı» ile yıllık %76,50 oranında «temerrüt faizi» ve bu faizin %5'i nispetinde BSMV talep edilebileceği, ancak dava tarihinden sonra teminat mektuplarının nakit olarak depo edilmesini ya da tazmin edilmesine kadar geçecek süre içerisinde tahakkuk edecek devre komisyonlarının talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.451,20 TL teminat komisyonu asıl alacağı, 342,12 TL işlemiş temerrüt faizi, 17,10 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 3.284,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 1.451,20 TL asıl alacağa 17.04.2015 dava tarihinden itibar …
A.Ş. bakımından kısmen kabulüyle, 1.451,20 TL «teminat» «komisyonu» asıl alacağı, 69,61 TL «işlemiş faiz», 3,48 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 2.998,44 TL'nin adı geçen davalıdan asıl alacağa dava tarihinden işletilecek olan «avans faizi» ile birlikte tahsiline, «teminat mektubu» bedelinin adı geçen davalı tarafından banka nezdinde açılacak bir hesaba «depo» edilmesine, davalı «kefiller» Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş, ... ve ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanlığı'na verilen meri 14.03.2008 tarihli, 081210000707/6218 nolu «teminat mektubu» bedeli olan 412.800,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen davacı bankada borçlu şirket adına açılan bir hesapta «depo» edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5740 E. 2012/7384 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2140 E. 2023/1965 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… h, 2017/1078 E. ve 2019/72 K. sayılı kararıyla; davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. arasında 25.05.2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'nin 28.11.2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce sözleşme kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılm …
Benzer bu kararda… rihi olarak kabulü gerektiğini, davacı ile davalı şirketin cari hesapları incelendiğinde sözleşme ile kararlaştırılmış bir kısım ödemelerin hem davalı hem de davacı «cari hesaplarına» işlendiği; hesaplara işlenen aksiyon bedeli faturaları toplamının 17.700,00 TL, katılım bedeli faturaları toplamı 12.390,00 TL olduğu bilirkişi tarafından tespit edildiğini, toplamı 12.657,92 TL olan faturaların ise haksız ve kötü niyetli olarak davacı şirketçe cari hesaba işlenmediği ve «ticari defterlerine kaydı» yapılmadığını, davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan bakiye borcunu ifadan kaçınmak amacı ile kötü niyetli olarak böyle bir yol izlediğini, ticari defterlerine işlemediği bu faturalar için de müvekkil aleyhine haksız icra takibi başlattığını, taraflar arasındaki yazılı sözleşmede katılım bedeli ve aksiyon bedeli borcu düzenlendiği için, sözleşmenin, katılım bedeli ve aksiyon bedeli yönünden «kesin delil» olduğunu, bilirkişi raporunda özellikle sözleşmenin feshedilmediği ve bu nedenle sözleşme süresi dikkate alındığında davalının alacaklı olduğu açıkça tespit edildi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · ticari defter kaydı · fiyat farkı faturası · cari hesap ekstresi · bilirkişi raporları arasında çelişki · cari hesap ilişkisi · denetime elverişli rapor · hizmet bedeli
Benzer bu karardaMahkemece 17.01.2014 tarih, 2013/209 E. ve 2014/9 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki «cari hesap ilişkisinin» 17.03.2011 tarihli sözleşmeye istinaden yürütüldüğü, davacı «defterlerine» göre davacının davalıdan 12.798,38 TL alacaklı olduğu, davalı «cari hesap ekstresine» göre davalının davacıdan 140,05 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça davacı tarafa düzenlenmiş olan 12.657,92 TL bedelli 5 adet faturanın davacı taraf «ticari defterlerinde» gözükmediği, söz konusu 5 adet faturanın davacıya tebliğ edildiği hususunun da davalı tarafça ispat edilemediği, icra takibinden önce de davalının «temerrüdünün» oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın 12.657,92 TL «asıl alacak» üzerinden iptaline, karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hukuk Dairesinin 22.09.2014 tarih, 2014/10250 E. ve 2014/13943 K. sayılı kararıyla «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden itiraza uğramış olan ilk bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve itirazları da karşılayacak biçimde ayrıntılı ve Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının «takas defi» olarak ileri sürdüğü davacının «defterlerinde» kayıtlı olmayan katılım bedeli, aksiyon bedeli ve «fiyat farkı faturalarından» dolayı davacıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.03.2016 tarih, 2015/35 E. ve 2016/204 K. sayılı kararı ile yaptırılan «bilirkişi incelemesiyle»; taraflar arasında 17.03.2011 tarihli sözleşmeye istinaden ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki kapsamında takip tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının bulunduğu, davalının düzenlemiş olduğu toplam bedelleri 2.037,92 TL tutarında olan «fiyat farkı faturalarının» davacı tarafa tebliğ edilmediği ve davacı tarafından da kabul edilmediği, dolayısıyla bu faturaların dikkate alınmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2990 E. , 2023/2523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/150 Esas, 2022/276 Karar
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI Hatko Enerji Elektrik A.Ş vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ 19.12.2014 (Asıl), 20.03.2015 (Birleşen)
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl dava dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme çerçevesinde davalıların dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'ne müteselsil kefil olduklarını, 492.160,00 TL miktarındaki teminat mektubunun dava dışı şirkete verildiğini, bu teminat mektubunun 27.10.2014 tarihinde nakde çevrildiğini, söz konusu bu bedelin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnş. A.Ş.'nin müteselsil kefil olduğunu, 492.160,00 TL miktarındaki teminat mektubunun dava dışı şirkete verildiğini, bu teminat mektubunun 27.10.2014 tarihinde nakde çevrildiğini, söz konusu bu bedelin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde;
25. 05.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalıların dava dışı şirkete 500.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduklarını, bu sözleşme kapsamında teminat mektubunun verildiğini, davalıların 05.10.2010 tarihinde dava dışı şirketteki hisselerini devrettiklerini, hisseleri yeni alan hissedarlar ile banka arasında 14.04.2011 tarihinde 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, dava dışı şirketin kullandığı teminat mektubunun tüm sorumluluğunu yeni hissedarların üstlendiğini, davalıların herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davacı bankanın iyi niyetli olmadığını, davalıların rızası olmadan kefaletin devam ettirilmesinin söz konusu olamayacağını, istenen %76 faizin çok yüksek olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; hisse devrinden önceki sözleşme ve kefaletlerden dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarih, 2014/1457 E. ve 2017/153 K. sayılı kararıyla;davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği, davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.01.2019 tarih, 2017/1078 E. ve 2019/72 K. sayılı kararıyla; davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. arasında 25.05.2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'nin 28.11.2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen kesin teminat mektubu için müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce sözleşme kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların ihtarın çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.12.2021 tarih, 2021/3031 E ve 2021/7312 K. sayılı kararıyla davacı bankanın nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği teminat mektubu 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlendiği, bu sözleşmede davalıların kefaletinin bulunmadığı, mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun kefalet sözleşmesi nedeniyle verildiğinin kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların teminat mektubunun dayanağı olan 28.11.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında herhangi bir kefaletlerinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaya yönelik davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 20008 yılında düzenlenen teminat mektubu riskine karşılık davalılar tarafından 2010 yılında imzalanan kredi sözleşmesi ile kefalet verildiğini, kefaletlerinin geçerli ve süresiz olduğunu, davalılarının mevcut teminat mektubu riskine kefil olduğunu, 2010 tarihli sözleşmenin imzalandığı tarihte de teminat mektubunun mer'i olduğunu, yeni sözleşmelerin kurulmasının süresiz kefaletleri sona erdirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıların teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle sorumlu olup olmadığı, teminat mektubunun riskine karşılık kefil oldukları kredi sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, icra takibine itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932687200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz