6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3031 E. 2021/7312 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubunun nakde çevrilmesi kabul beyanı kefalet sözleşmesi müşterek borçlu müteselsil kefil bsmv teminat mektubu müteselsil kefil kefalet genel kredi sözleşmesi işlemiş faiz kefil temerrüt faizi ihtar kredi sözleşmesi taahhütname asıl alacak dosya masrafı temerrüt teminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği, davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirketin hesabına fiilen tatbik edilen %24,24 oranının temerrüt faiz oranının tespitine esas alınarak temerrüt faizinin %50 fazlasının %36,36 olduğu, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davalılar ..., ... ve ...Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş’nin 497.133,89 TL asıl alacak, 12.887,35 TL işlemiş faiz, 644,36-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 512.783,58 TL, davalı İştur Enerji Elektrik Üretim ve İnş. A.Ş’nin ise 497.133,89 TL asıl alacak, 13.222,10 TL işlemiş faiz, 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen kesin teminat mektubu için müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların ihtarın çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen dava, kefiller aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davada davalılar davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, birleşen dava davalısı ise asıl borçlu şirkette hisse değişikliği olduğu, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve kefaletlerden dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını belirtmekle birlikte teminat mektubunun 2007 yılında verildiğini, ancak bankanın 2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece ve davalıların istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince yeni yapılan sözleşmenin önceki sözleşmenin yerini alacağına dair herhangi bir hüküm bulunmaması ve nakde çevrilen teminat mektubunun davalıların imzalamış olduğu sözleşme çerçevesinde verildiği kabul edilmiştir.

Ancak davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 28.11.2007 tarihli, 25.05.2010 tarihli ve 14.04.2011 tarihli üç adet genel kredi sözleşmesi yapılmıştır. Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olup diğer sözleşmelerde kefaletleri bulunmamaktadır. Davacı bankanın bu davada nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği teminat mektubu 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlenmiştir. Bu sözleşmede davalıların kefaleti bulunmamaktadır. Ne var ki davalıların kefaletlerinin bulunduğu sözleşmenin 54. maddesinde “müşteri ve müteselsil kefiller işbu sözleşmenin daha önce bankaya hitaben imzaladıkları ve ilerde imzalayacakları tüm kredi taahhütname ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu … kabul ve beyan ederler.” hükmü bulunmaktadır. Bu maddeye göre davalıların geçmişte imzaladığı sözleşme bulunmadığı gibi sonraki sözleşmede de imzaları bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun kefalet sözleşmesi nedeniyle verildiğinin kabulü doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2990 E. 2023/2523 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6681 E. 2023/1188 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşme | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9135 E. 2023/655 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6137 E. 2021/4046 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3031 E.  ,  2021/7312 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

BİRLEŞEN DAVA

ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/437 ESAS

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.03.2017 tarih ve 2014/1457 E- 2017/153 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.01.2019 tarih ve 2017/1078 E- 2019/72 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av.

... ile davalılar ..., ... ve İştur Enerji Üretim ve İnş. A.Ş. vekili Av. ... ile birleşen dava ...Enerji Elk. Ür. ve İnş. A.Ş. davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde davalıların dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'ne müteselsil kefil olduklarını, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 492.160,00 TL miktarındaki teminat mektubunun dava dışı şirkete verildiğini, bu teminat mektubunun 27/10/2014 tarihinde nakde çevrildiğini, söz konusu bu bedelin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalılar vekili, 25/05/2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalıların dava dışı şirkete 500.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduklarını,bu sözleşme kapsamında teminat mektubunun verildiğini, davalıların 05/10/2010 tarihinde dava dışı şirketteki hisselerini devrettiklerini, hisseleri yeni alan hissedarlar ile bankanın 14/04/2011 tarihinde 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin teminat mektubunun 3 katı olduğunu, sözleşme kapsamında dava dışı şirketin kullandığı teminat mektubunun tüm sorumluluğunu yeni hissedarların üstlendiğini, davalıların herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davacı bankanın iyi niyetli olmadığını, davalıların rızası olmadan kefaletin devam ettirilmesinin söz konusu olamayacağını, istenen %76 faizin çok yüksek olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili, dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde davalı ...Enerji Elektrik Üretim ve İnş. A.Ş'nin müteselsil kefil olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 492.160,00 TL miktarındaki teminat mektubunun dava dışı şirkete verildiğini, bu teminat mektubunu 27/10/2014 tarihinde nakde çevrildiğini, söz konusu bu bedelin davalı tarafından ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, yetki itirazında bulunduktan sonra davalı şirketin hisse değişikliğinin gerçekleştiği, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve kefaletlerden dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği, davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirketin hesabına fiilen tatbik edilen %24,24 oranının temerrüt faiz oranının tespitine esas alınarak temerrüt faizinin %50 fazlasının %36,36 olduğu, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davalılar ..., ... ve ...Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş’nin 497.133,89 TL asıl alacak, 12.887,35 TL işlemiş faiz, 644,36-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 512.783,58 TL, davalı İştur Enerji Elektrik Üretim ve İnş. A.Ş’nin ise 497.133,89 TL asıl alacak, 13.222,10 TL işlemiş faiz, 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen kesin teminat mektubu için müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların ihtarın çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599.

maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen dava, kefiller aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davada davalılar davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, birleşen dava davalısı ise asıl borçlu şirkette hisse değişikliği olduğu, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve kefaletlerden dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını belirtmekle birlikte teminat mektubunun 2007 yılında verildiğini, ancak bankanın 2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece ve davalıların istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince yeni yapılan sözleşmenin önceki sözleşmenin yerini alacağına dair herhangi bir hüküm bulunmaması ve nakde çevrilen teminat mektubunun davalıların imzalamış olduğu sözleşme çerçevesinde verildiği kabul edilmiştir.

Ancak davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 28.11.2007 tarihli, 25.05.2010 tarihli ve 14.04.2011 tarihli üç adet genel kredi sözleşmesi yapılmıştır. Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olup diğer sözleşmelerde kefaletleri bulunmamaktadır. Davacı bankanın bu davada nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği teminat mektubu 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlenmiştir. Bu sözleşmede davalıların kefaleti bulunmamaktadır. Ne var ki davalıların kefaletlerinin bulunduğu sözleşmenin 54. maddesinde “müşteri ve müteselsil kefiller işbu sözleşmenin daha önce bankaya hitaben imzaladıkları ve ilerde imzalayacakları tüm kredi taahhütname ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu … kabul ve beyan ederler.” hükmü bulunmaktadır.

Bu maddeye göre davalıların geçmişte imzaladığı sözleşme bulunmadığı gibi sonraki sözleşmede de imzaları bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun kefalet sözleşmesi nedeniyle verildiğinin kabulü doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalılara iadesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723505000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.