Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3031 E. 2021/7312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ kabul beyanı↗ kefalet sözleşmesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ bsmv↗ teminat mektubu↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ dosya masrafı↗ temerrüt↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği, davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirketin hesabına fiilen tatbik edilen %24,24 oranının temerrüt faiz oranının tespitine esas alınarak temerrüt faizinin %50 fazlasının %36,36 olduğu, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davalılar ..., ... ve ...Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş’nin 497.133,89 TL asıl alacak, 12.887,35 TL işlemiş faiz, 644,36-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 512.783,58 TL, davalı İştur Enerji Elektrik Üretim ve İnş. A.Ş’nin ise 497.133,89 TL asıl alacak, 13.222,10 TL işlemiş faiz, 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen kesin teminat mektubu için müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların ihtarın çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, kefiller aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davada davalılar davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, birleşen dava davalısı ise asıl borçlu şirkette hisse değişikliği olduğu, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve kefaletlerden dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını belirtmekle birlikte teminat mektubunun 2007 yılında verildiğini, ancak bankanın 2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece ve davalıların istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince yeni yapılan sözleşmenin önceki sözleşmenin yerini alacağına dair herhangi bir hüküm bulunmaması ve nakde çevrilen teminat mektubunun davalıların imzalamış olduğu sözleşme çerçevesinde verildiği kabul edilmiştir.
Ancak davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 28.11.2007 tarihli, 25.05.2010 tarihli ve 14.04.2011 tarihli üç adet genel kredi sözleşmesi yapılmıştır. Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olup diğer sözleşmelerde kefaletleri bulunmamaktadır. Davacı bankanın bu davada nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği teminat mektubu 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlenmiştir. Bu sözleşmede davalıların kefaleti bulunmamaktadır. Ne var ki davalıların kefaletlerinin bulunduğu sözleşmenin 54. maddesinde “müşteri ve müteselsil kefiller işbu sözleşmenin daha önce bankaya hitaben imzaladıkları ve ilerde imzalayacakları tüm kredi taahhütname ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu … kabul ve beyan ederler.” hükmü bulunmaktadır. Bu maddeye göre davalıların geçmişte imzaladığı sözleşme bulunmadığı gibi sonraki sözleşmede de imzaları bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun kefalet sözleşmesi nedeniyle verildiğinin kabulü doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2990 E. 2023/2523 K.
Ortak:teminat mektubunun nakde çevrilmesi · kefalet sözleşmesi · teminat mektubu · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaA.Ş’nin ise 497.133,89 TL «asıl alacak», 13.222,10 TL «işlemiş faiz», 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL «masraf» olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekç …
Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup diğer sözleşmelerde «kefaletleri» bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen «teminat mektubunun nakde çevrildiği», davalıların sözleşmede «kefil» sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş …
Benzer bu kararda… h, 2017/1078 E. ve 2019/72 K. sayılı kararıyla; davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. arasında 25.05.2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'nin 28.11.2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce sözleşme kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılm …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2017 tarih, 2014/1457 E. ve 2017/153 K. sayılı kararıyla;davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen «teminat mektubunun nakde çevrildiği», davalıların sözleşmede «kefil» sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin 22.12.2021 tarih, 2021/3031 E ve 2021/7312 K. sayılı kararıyla davacı bankanın nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği «teminat mektubu» 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlendiği, bu sözleşmede davalıların «kefaletinin» bulunmadığı, mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun «kefalet sözleşmesi» nedeniyle verildiğinin kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · kazanılmış hak
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle sorumlu olup olmadığı, teminat mektubunun riskine karşılık «kefil» oldukları «kredi sözleşmesinin» bulunup bulunmadığı, «icra takibine itirazın» iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6681 E. 2023/1188 K.
Ortak:temerrüt faizi · taahhütname · temerrüt
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirketin hesabına fiilen tatbik edilen %24,24 oranının «temerrüt faiz» oranının tespitine esas alınarak temerrüt faizinin %50 fazlasının %36,36 olduğu, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davalılar ..., ... ve ...Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş’nin 497.133,89 TL «asıl alacak», 12.887,35 TL «işlemiş faiz», 644,36-TL BSMV, 2.117,98 TL «masraf» olmak üzere toplam 512.783,58 TL, davalı İştur Enerji Elektrik Üretim ve İnş.
Ne var ki davalıların «kefaletlerinin» bulunduğu sözleşmenin 54. maddesinde “müşteri ve «müteselsil kefiller» işbu sözleşmenin daha önce bankaya hitaben imzaladıkları ve ilerde imzalayacakları tüm kredi «taahhütname» ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu … kabul ve beyan ederler.” hükmü bulunmaktadır.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Aksiyon..A.Ş.'ye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, oysa davalı ...'ın oğlu ve her iki şirketin yetkilisi olan ...'ın 14.08.2013 tarihli emniyetteki ifadesinde aynen "... isimli şahıs, ... isimli şahsı Aksiyon Elektrik Üretim AŞ ye ortak etmek amacıyla bizle tanıştırdı. babam ve ... isimli şahıs ortaklık konusunda anlaşınca, babam ... ve ... arasında bir «ortaklık sözleşmesi» yapılmış. ... ortak olmak amacıyla «taahhüt» ettiği sermayeyi başta 89.500,00 TL'yi elden babam ...'a vermiş.
… Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece davalıların «temerrüde» düştüğü 12.04.2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, bunun yanında mahkemece, davalı Aksiyon...A.Ş. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan reddedilmesinin doğru olmadığı, belirtilen hususun «kamu düzenine» ilişkin olmakla resen gözetildiği gerekçesiyle davacılar vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı Aksiyon...A.Ş hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 USD'nin davalının temerrüde düşürüldüğü 12.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, 697.500,00 TL'nin davalıların temerrüde düşürüldüğü 12.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar ... ve İştur..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · tebliğ tarihi · takipsizlik kararı · ortaklık sözleşmesi · bedel iadesi · müteselsil sorumluluk · pasif husumet yokluğu · hisse devri
Benzer bu karardaA.Ş. ödenen hisse devir «bedelinin iadesi» için Aksiyon A.Ş'.ye «husumet» yöneltilip yöneltilemeyeceği, ödemelerden anılan şirketin de sorumlu tutulup tutulamayacağı, varsa yapılan ödemelerin döviz cinsinden mi yoksa TL üzerinden mi talep edilebileceği ve «faiz başlangıç tarihinin» hangi tarih olduğu hususlarında toplanmaktadır.
A.Ş'ye gönderdiği «ihtarnameyle» sözleşmeyi feshederek ödediği tutarların iadesini talep ettiğini ancak netice alamadığını, ayrıca davalılar hakkında suç duyurusunda da bulunduğunu ancak yapılan soruşturma neticesinde «takipsizlik» kararı verildiğini, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgelerden, yapılan tüm işlemlerin davalı Aksiyon...A.Ş'nin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığının anlaşıldığını, bu nedenle zikredilen davalının da müvekkillerince yapılan ödemelerin iadesinden sorumlu olduğunu, sözleşmeyle ödemelerin USD üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketçe yapılan ödemeler TL bazında yapılmışsa da ödenecek miktarın ödeme günündeki USD kuru baz alınarak yapıldığını, davalıların yapılan ödemelerin dava tarihindeki USD kuru üzerinden belirlenen TL karşılığını müvekkillerine iadesini gerektiğini ileri sürerek 848.865,00 TL'nin ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… n ...'a ödendiğini, kalan tutarların da USD olarak değişik tarihlerde ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davacı taraf ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden «hisse devri» yapılamadığını, davacı tarafça eksik ödeme yapıldığını, İştur A.Ş'ye gönderilen paraların Aksiyon A.Ş'nin sahibi ...'ye ödenmek üzere ...'a verildiğini, ... tarafı …
… ortaklığının ve hissesinin bulunmadığı, kayden var olmayan hisselerin devri konusunda davacı ... ile davalı ... arasında 21.09.2012 tarihli sözleşmenin akdedildiği, «ifa» amacıyla davacı ... tarafından davalı ...'a 50.000,00 USD'nin sözleşmenin imzalanması esnasında peşin olarak verildiği, davacı şirketin hesabından davalı İştur...A.Ş'nin hesabına farklı tarihlerde toplam 697.500,00 TL'nin «havale» edildiği, sözleşme konusu «hisse devrinin» yapılmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin «geçersiz» olduğu, davacı tarafın ödediği tutarların iadesini davalılar ... ve İştur ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9135 E. 2023/655 K.
Ortak:teminat mektubu · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · işlemiş faiz · kefil · temerrüt faizi · ihtar
İncelediğiniz karardaA.Ş’nin ise 497.133,89 TL «asıl alacak», 13.222,10 TL «işlemiş faiz», 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL «masraf» olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekç …
Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup diğer sözleşmelerde «kefaletleri» bulunmamaktadır.
Asıl davada davalılar davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında yeni bir «genel kredi sözleşmesi» imzalandığını, bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, birleşen dava davalısı ise asıl borçlu şirkette hisse değişikliği olduğu, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve «kefaletlerden» dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını belirtmekle birlikte «teminat mektubunun» 2007 yılında verildiğini, ancak bankanın 2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54 üncü maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, uyulan bozma ilamının gereği olarak «istinaf yoluna başvurmayan» davalı Aksiyon...A.Ş hakkında da hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf baş …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir kısım davalıların «müteselsil kefil» olarak imza ettiği 04.06.2010 tarihli GKS’nin 54 üncü maddesiyle, bankanın eski sözleşmelere dayalı olarak açmış olduğu ve ileride açabileceği kredilerin bundan böyle işbu sözleşme hükümlerine tabi olacağının açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle kefil olan davalıların «teminat mektubundan» sorumlu olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine GKS’de kefillerin teminat mektubu bedelinin «depo» edilmesinden sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, talep edilen «temerrüt faizinin» sözleşmeyle kararlaştırıldığını ve taraflar açısından bağlayıcı olduğunu, mahkemenin sözleşme hükmüne rağmen «avans faizi» uygulamasının yasal bir dayanağı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
A.Ş. ve Aksiyon...A.Ş bakımından kısmen kabulüyle 1.451,20 TL «teminat» «komisyonu» asıl alacağı, 69,61 TL «işlemiş faiz», 3,48 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 2.998,44 TL'nin adı geçen davalılardan asıl alacağa dava tarihinden işletilecek olan «avans faizi» ile birlikte tahsiline, «teminat mektubu» bedelinin adı geçen davalılar tarafından banka nezdinde açılacak bir hesaba «depo» edilmesine, davalı «kefiller» Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş, ... ve ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · akdi faiz · temerrüt tarihi · depo kararı · kesin süre · kazanılmış hak · olumsuz oy · komisyon
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54 üncü maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, uyulan bozma ilamının gereği olarak «istinaf yoluna başvurmayan» davalı Aksiyon...A.Ş hakkında da hüküm tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf baş …
A.Ş. ve Aksiyon...A.Ş bakımından kısmen kabulüyle 1.451,20 TL «teminat» «komisyonu» asıl alacağı, 69,61 TL «işlemiş faiz», 3,48 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 2.998,44 TL'nin adı geçen davalılardan asıl alacağa dava tarihinden işletilecek olan «avans faizi» ile birlikte tahsiline, «teminat mektubu» bedelinin adı geçen davalılar tarafından banka nezdinde açılacak bir hesaba «depo» edilmesine, davalı «kefiller» Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş, ... ve ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
4.Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle davacı bankanın «temerrüt» tarihinde aynı tür ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek «akdi faiz oranı» belirlenip, bu oran bankanın Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranından düşük ise bu orana aksi halde Merkez Bankası'na bildirilen akdi faiz oranı esas alınarak bu orana %50 fazlası ilave edilmek suretiyle borçlunun sorumlu olduğu «temerrüt faizi» miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
… tarih, 2020/6137 E. ve 2021/4046 K., sayılı kararı ile “Bölge Adliye Mahkemesince, esas hakkında yeniden karar verilmiş ise de davalı Aksiyon...A.Ş. hakkında olumlu «olumsuz» bir hüküm tesis edilmediği, bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 359 uncu maddesine aykırı olduğu gibi hükmün infazında da tere …
1 benzer karar daha
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6137 E. 2021/4046 K.
Ortak:teminat mektubu · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · işlemiş faiz · kefil · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaA.Ş’nin ise 497.133,89 TL «asıl alacak», 13.222,10 TL «işlemiş faiz», 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL «masraf» olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen «kesin» «teminat mektubu» için «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların «ihtarın» çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak «kefalet» sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599. maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekç …
Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup diğer sözleşmelerde «kefaletleri» bulunmamaktadır.
Asıl davada davalılar davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında yeni bir «genel kredi sözleşmesi» imzalandığını, bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, birleşen dava davalısı ise asıl borçlu şirkette hisse değişikliği olduğu, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve «kefaletlerden» dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını belirtmekle birlikte «teminat mektubunun» 2007 yılında verildiğini, ancak bankanın 2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir.
Benzer bu kararda… kişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 04/06/2010 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 1. maddesinde, "...işbu genel kredi ve «teminat» sözleşmesi hükümlerinin bu sözleşmenin imzalandığı tarihten önce ve sonra açılmış ve açılacak her türlü kredi için geçerli olacağının, 13. maddesinde, "Banka bu sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine düzenlenen «teminat mektubu»...nedeniyle Banka'nın da sorumlu olduğu tutarların «depo» edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden gösterilmeksizin yetkili olacağı"nın, 36.maddesinde, "...«müteselsil kefiller», Banka ile müşteri arasındaki «kredi sözleşmelerinin»/«taahhütnamelerinin», «kefaletin» niteliğine aykırı olmayan maddelerinin tamamının kendileri hakkında da aynen uygulanmasını kabul ile bu maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ettiklerini, bu hükümler uyarınca, davacı bankanın 412.800,00 TL tutarlı teminat mektubu bedelini nezdinde açılacak bir hesaba teminat olarak depo edilmesini davalılardan talep etme hakkına sahip bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre, devre «komisyonu alacağı» ile yıllık %76,50 oranında «temerrüt faizi» ve bu faizin %5'i nispetinde BSMV talep edilebileceği, ancak dava tarihinden sonra teminat mektuplarının nakit olarak depo edilmesini ya da tazmin edilmesine kadar geçecek süre içerisinde tahakkuk edecek devre komisyonlarının talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.451,20 TL teminat komisyonu asıl alacağı, 342,12 TL işlemiş temerrüt faizi, 17,10 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 3.284,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 1.451,20 TL asıl alacağa 17.04.2015 dava tarihinden itibar …
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04/06/2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54. maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf başvurusunun ise kab …
A.Ş. bakımından kısmen kabulüyle, 1.451,20 TL «teminat» «komisyonu» asıl alacağı, 69,61 TL «işlemiş faiz», 3,48 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 2.998,44 TL'nin adı geçen davalıdan asıl alacağa dava tarihinden işletilecek olan «avans faizi» ile birlikte tahsiline, «teminat mektubu» bedelinin adı geçen davalı tarafından banka nezdinde açılacak bir hesaba «depo» edilmesine, davalı «kefiller» Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş, ... ve ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · akdi faiz · temerrüt tarihi · depo kararı · kesin süre · infaz · olumsuz oy · komisyon
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesine yönelik olarak asıl borçlu şirkete yöneltilen talebin uygun olduğu ancak davalı kefillerin teminat mektubuna dayanak olan 29.11.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesine» «kefaletlerinin» bulunmadığı, 04/06/2010 tarihli genel kredi sözleşmesine «kefil» oldukları, anılan sözleşmenin 54. maddesi hükmünün davalı kefillerin sorumluluğuna gidilmesini gerektirmediği, bunun yanında davalıların kefil olarak imza ettikleri sözleşmede kefillerin teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm de bulunmadığı, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, davacı bankaya müzekkere yazılarak, «temerrüt tarihi» itibariyle ticari kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının ve sözleşmede kararlaştırılan «akdi faizin» bildirilmesinin istenildiği, davacının verilen «kesin süreye» rağmen herhangi bir faiz oranı bildirmediği, bu nedenle temerrüt tarihinde geçerli olan «avans faizi» oranı üzerinden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, istinafa başvuran davalıların istinaf başvurusunun ise kab …
… kişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 04/06/2010 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 1. maddesinde, "...işbu genel kredi ve «teminat» sözleşmesi hükümlerinin bu sözleşmenin imzalandığı tarihten önce ve sonra açılmış ve açılacak her türlü kredi için geçerli olacağının, 13. maddesinde, "Banka bu sözleşmeye dayalı olarak müşteri lehine düzenlenen «teminat mektubu»...nedeniyle Banka'nın da sorumlu olduğu tutarların «depo» edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden gösterilmeksizin yetkili olacağı"nın, 36.maddesinde, "...«müteselsil kefiller», Banka ile müşteri arasındaki «kredi sözleşmelerinin»/«taahhütnamelerinin», «kefaletin» niteliğine aykırı olmayan maddelerinin tamamının kendileri hakkında da aynen uygulanmasını kabul ile bu maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ettiklerini, bu hükümler uyarınca, davacı bankanın 412.800,00 TL tutarlı teminat mektubu bedelini nezdinde açılacak bir hesaba teminat olarak depo edilmesini davalılardan talep etme hakkına sahip bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre, devre «komisyonu alacağı» ile yıllık %76,50 oranında «temerrüt faizi» ve bu faizin %5'i nispetinde BSMV talep edilebileceği, ancak dava tarihinden sonra teminat mektuplarının nakit olarak depo edilmesini ya da tazmin edilmesine kadar geçecek süre içerisinde tahakkuk edecek devre komisyonlarının talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.451,20 TL teminat komisyonu asıl alacağı, 342,12 TL işlemiş temerrüt faizi, 17,10 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 3.284,47 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 1.451,20 TL asıl alacağa 17.04.2015 dava tarihinden itibar …
A.Ş. bakımından kısmen kabulüyle, 1.451,20 TL «teminat» «komisyonu» asıl alacağı, 69,61 TL «işlemiş faiz», 3,48 TL BSMV ve 1.474,15 TL noter «masrafı» olmak üzere toplam 2.998,44 TL'nin adı geçen davalıdan asıl alacağa dava tarihinden işletilecek olan «avans faizi» ile birlikte tahsiline, «teminat mektubu» bedelinin adı geçen davalı tarafından banka nezdinde açılacak bir hesaba «depo» edilmesine, davalı «kefiller» Hatko Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş, ... ve ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanlığı'na verilen meri 14.03.2008 tarihli, 081210000707/6218 nolu «teminat mektubu» bedeli olan 412.800,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen davacı bankada borçlu şirket adına açılan bir hesapta «depo» edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3031 E. , 2021/7312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
BİRLEŞEN DAVA
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/437 ESAS
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.03.2017 tarih ve 2014/1457 E- 2017/153 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.01.2019 tarih ve 2017/1078 E- 2019/72 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av.
... ile davalılar ..., ... ve İştur Enerji Üretim ve İnş. A.Ş. vekili Av. ... ile birleşen dava ...Enerji Elk. Ür. ve İnş. A.Ş. davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde davalıların dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.'ne müteselsil kefil olduklarını, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 492.160,00 TL miktarındaki teminat mektubunun dava dışı şirkete verildiğini, bu teminat mektubunun 27/10/2014 tarihinde nakde çevrildiğini, söz konusu bu bedelin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, 25/05/2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalıların dava dışı şirkete 500.000,00 TL limitle müteselsil kefil olduklarını,bu sözleşme kapsamında teminat mektubunun verildiğini, davalıların 05/10/2010 tarihinde dava dışı şirketteki hisselerini devrettiklerini, hisseleri yeni alan hissedarlar ile bankanın 14/04/2011 tarihinde 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin teminat mektubunun 3 katı olduğunu, sözleşme kapsamında dava dışı şirketin kullandığı teminat mektubunun tüm sorumluluğunu yeni hissedarların üstlendiğini, davalıların herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davacı bankanın iyi niyetli olmadığını, davalıların rızası olmadan kefaletin devam ettirilmesinin söz konusu olamayacağını, istenen %76 faizin çok yüksek olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava dışı asıl borçlu Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş. ile davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde davalı ...Enerji Elektrik Üretim ve İnş. A.Ş'nin müteselsil kefil olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 492.160,00 TL miktarındaki teminat mektubunun dava dışı şirkete verildiğini, bu teminat mektubunu 27/10/2014 tarihinde nakde çevrildiğini, söz konusu bu bedelin davalı tarafından ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, yetki itirazında bulunduktan sonra davalı şirketin hisse değişikliğinin gerçekleştiği, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve kefaletlerden dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği, davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldıkları ve sözleşme çerçevesinde söz konusu borçtan dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirketin hesabına fiilen tatbik edilen %24,24 oranının temerrüt faiz oranının tespitine esas alınarak temerrüt faizinin %50 fazlasının %36,36 olduğu, bu oranlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davalılar ..., ... ve ...Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş’nin 497.133,89 TL asıl alacak, 12.887,35 TL işlemiş faiz, 644,36-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 512.783,58 TL, davalı İştur Enerji Elektrik Üretim ve İnş. A.Ş’nin ise 497.133,89 TL asıl alacak, 13.222,10 TL işlemiş faiz, 661,10-TL BSMV, 2.117,98 TL masraf olmak üzere toplam 513.135,07 TL miktarında borçlu olduğu, davacı bankayla dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş arasında 25/05/2010 tarihinde 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların da kabulünde olduğu üzere söz konusu sözleşmeyi dava dışı Aksiyon Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş'nin 28/11/2007 tarihinde 492.160,00 TL tutarlı EPDK'ya verilen kesin teminat mektubu için müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava dışı şirketin davalıların şirket hisselerini devrettikleri tarihinden önce yani 28/11/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında 492.160,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği, davalıların ihtarın çekildiği tarih ve takip tarihi itibariyle herhangi bir geri ödemenin mevcut olmadığı, kredi kullandırılarak kefalet sorumluluğu başlamasından sonra kefillikten dönülemeyeceği, Türk Borçlar Kanunu'nun 599.
maddesi gereğince kefaletten dönmeye ilişkin koşulların oluşmadığı, gerekçesiyle davalıların istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, kefiller aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davada davalılar davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında yeni bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle sorumluluklarının kalmadığını, birleşen dava davalısı ise asıl borçlu şirkette hisse değişikliği olduğu, bu hisse devrinden önceki sözleşme ve kefaletlerden dolayı şirketin sorumluluğunun olmadığını belirtmekle birlikte teminat mektubunun 2007 yılında verildiğini, ancak bankanın 2010 tarihli genel kredi sözleşmesine dayanarak alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece ve davalıların istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince yeni yapılan sözleşmenin önceki sözleşmenin yerini alacağına dair herhangi bir hüküm bulunmaması ve nakde çevrilen teminat mektubunun davalıların imzalamış olduğu sözleşme çerçevesinde verildiği kabul edilmiştir.
Ancak davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 28.11.2007 tarihli, 25.05.2010 tarihli ve 14.04.2011 tarihli üç adet genel kredi sözleşmesi yapılmıştır. Asıl ve birleşen davada davalılar 25.05.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olup diğer sözleşmelerde kefaletleri bulunmamaktadır. Davacı bankanın bu davada nakde çevrilmesi nedeniyle tahsilini talep ettiği teminat mektubu 28.11.2007 tarihli olup banka ile asıl borçlu arasında yapılan 28.11.2007 tarihli sözleşme gereğince düzenlenmiştir. Bu sözleşmede davalıların kefaleti bulunmamaktadır. Ne var ki davalıların kefaletlerinin bulunduğu sözleşmenin 54. maddesinde “müşteri ve müteselsil kefiller işbu sözleşmenin daha önce bankaya hitaben imzaladıkları ve ilerde imzalayacakları tüm kredi taahhütname ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu … kabul ve beyan ederler.” hükmü bulunmaktadır.
Bu maddeye göre davalıların geçmişte imzaladığı sözleşme bulunmadığı gibi sonraki sözleşmede de imzaları bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece tarafların tüm beyanları, sözleşme hükümleri ve teminat mektubunun hangi sözleşme nedeniyle verildiği hususları incelenerek bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiç bir inceleme yapmaksızın teminat mektubunun kefalet sözleşmesi nedeniyle verildiğinin kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalılara iadesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723505000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz