Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1616 E. 2023/2103 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davaların birleştirilmesi↗ i̇i̇k 308/b↗ ihya davası↗ taleple bağlılık↗ rücuan tazminat↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ara karar↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 E., 2022/358 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından dava dışı İzzet Arsak isimli işçiye alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık alacaklarına ilişkin kurum tarafından yapılan ödemelerin tazmini amacıyla söz konusu şirketlere karşı açılan ve Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/762 E. sayılı dosyasında görülen rücuan tazminat davasında anılan mahkemece tesis edilen ara kararla Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası davası açılması için süre ve yetki verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin terkin tarihinde derdest davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, ihyası istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden ihya davalarının bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde davaların birleştirilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını, taraflarına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye halinde limited şirketin ihyası istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/308 E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dayanak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için ihya davası açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu hatalı kararın dayanak gösterilerek taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1955 E. 2023/2792 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · rücuan tazminat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini iddia ederek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/448 E. sayılı «rücuan tazminat» davasında «ihya davası» açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalılar ... ve ... aleyhine SSB En.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerektiği, mahkemece davacının asıl ve birleşen davada karar tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle ayrı ayrı «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · rücuen tazmin · re'sen gözetilme · yargılama giderlerinden sorumluluk · yasal hasım · ticaret sicili tescili · sicilden terkin · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaCEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, şirketin genel kurul toplantısında aldığı karara istinaden yapılan çağrıların sonucunda «sicilden terkin» edildiğini, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, «yargılama giderinden sorumlu» olunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ilekçesinde özetle; eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağını, şirketin yeniden «ihyası» gerektiğini, şirket hakkında açılan davalar bulunduğunun davalı «tasfiye memuru» tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun «yasal hasım» olmadığını, kararda gerekçesi belirtilmediği halde tasfiye memuru aleyhine birleşen dava yönünden «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmediğini, birleşen davada tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiğini, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanarak yargılama giderleriyle vekalet ücretinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerektiğini savunar …
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerektiği, mahkemece davacının asıl ve birleşen davada karar tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle ayrı ayrı «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
DAVA 1.Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde; müvekkili tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin «rücuen tazmini» için açılan davada Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnş.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6274 E. 2024/559 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · rücuan tazminat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · işçilik alacakları · usul ekonomisi · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · makul süre · kamu düzenine aykırılık · sicilden terkin
Benzer bu kararda2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin «rücuen tazmini» için açılan davada SSB Enerji Peyzaj İnş.
Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğini, «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket «sicilden terkin» olunduktan sonra aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın görülebilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Adana 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/406 E. 2024/847 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Benzer bu karardaDosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklılarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Şti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek SSB Enerji Peyzaj İnş.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek şirket hakkında açılan «ihya» davasında «tasfiye memuru» hakkında «ihya davası» açılması için taraflarına süre verildiğini, davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · rücuen tazmin · işçilik alacakları · usul ekonomisi · yargılama giderlerinden sorumluluk · makul süre · yasal hasım · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada «tasfiye memuru» aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmediğini, kararın birleşen dava yönünden hatalı olduğunu, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağını, şirketin yeniden «ihyası» gerektiğini, şirket hakkında açılan davalar bulunduğunun davalı tasfiye memuru tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun «yasal hasım» olmadığını, birleşen davada tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiğini, davalı ...'nın duruşmaya katılmayarak, davaya cevap vermeyen davalının dava dilekçesindeki iddialarına da itiraz etmediğini ileri sürerek İl …
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı vekilinin başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin «rücuen tazmini» için açılan davada Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnş.
CEVAP 1.Asıl davada davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, «yargılama giderinden sorumlu» olunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6899 E. 2024/1052 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · rücuan tazminat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2021/787 E. sayılı dosyası ile açılmış olan davanın yargılama sürecinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazıları ile anılan şirketin «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını ve mahkemece «ihya davası» açılması için müvekkiline süre verildiğini, davalı ...'nın da şirketin «son» «tasfiye memuru» olduğunu ileri sürerek Tasfiye Halinde SSB Enerji Peysaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/448 E. sayılı «rücuan tazminat» davasında «ihya davası» açmak üzere süre verildiği, ... ve ... aleyhine SSB En.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği ve bu karar istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirketin faal yani ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · usul ekonomisi · re'sen gözetilme · ek tasfiye işlemleri · makul süre · şirketin tasfiyesi · kamu düzenine aykırılık · sicilden terkin
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği ve bu karar istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirketin faal yani ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklılarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Şti.'nin eksik «tasfiye işlemleri» nedeniyle Adana 1.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» yönünden incelendiği; «ihyası» istenen Tasfiye Halinde SSB Enerji Peysaj İnş.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6896 E. 2024/1208 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · rücuan tazminat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ara karar · derdestlik · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
… kurum tarafından yapılan ödemelerin tazmini amacıyla söz konusu şirketlere karşı açılan ve Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/762 E. sayılı dosyasında görülen «rücuan tazminat» davasında anılan mahkemece tesis edilen «ara» kararla Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat San. ve Tic.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/776 E. sayılı dosyası ile «rücuen tazminat davası» açıldığını, mahkemenin 29.04.2022 tarihli «ara» kararında taraflarına Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited «şirketinin ihyası» için dava açmak üzere süre verildiğini, ihyası talep edilen şirketin 20.12.2018 tarihli karar ile «tasfiye» kapanışının yapıldığını, 26.12.2018 tarihinde silindiğini ileri sürerek Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına kar …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2020/448 E. sayılı «rücuan tazminat» davasında «ihya davası» açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalılar ... ve ... aleyhine SSB En.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmemiş, bu karar istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · usul ekonomisi · makul süre · hukuki menfaat · yasal hasım · pasif husumet ehliyeti · şirketin tasfiyesi · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin 26.04.2018 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirketin «tasfiye» memurluğuna ...'nın seçildiğini, 20.12.2018 tarihli «şirketin tasfiyesinin» sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 26.12.2018'de yapıldığını ve şirketin terkininin 31.12.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde; şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini savunarak Müdürlüğün «yasal hasım» olduğundan aleyhe «vekalet ücreti», «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiğini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı «tasfiye» memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının «rücuen tazminat davası» sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden «kaydının» silinmesinin yerinde olmadığı, ek tasfiye için şirketin yeniden sicile kaydolması gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulü ile söz konusu şirketin ihyasına, ek tasfiyeyi yapmak için davalı ...'nın yeniden «tasfiye memuru atanmasına», davalılar işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine «vekalet ücreti» taktir edilmemesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davada «hukuki menfaatlerinin» bulunduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara uygun olduğunu, ancak, «yasal hasım» olması sebep gösterilerek davalılar aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmek mümkün olamayacağından şirketin yeniden «ihyası» gerektiğini, huzurdaki davada kurumlarının hukuki menfaati olduğunu Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulması …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından dava dışı işçi Hilmi Urlu'ya ödenen «işçilik alacaklarının» işçiyi bünyesinde çalıştıran alt işverenlerden «rücu» edilmesi amacıyla söz konusu şirketlere Adana 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/55 E. 2024/1316 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ara karar · derdestlik · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Benzer bu karardaDosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/814 E. sayılı dosyası ile «rücuen tazminat davası» açıldığını, Mahkemenin 13.05.2022 tarihli duruşma tutanağının 2 nolu «ara» kararında taraflarına Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin «ihyası» amacı ile dava açıp buna dair belgeleri sunmak üzere bir aylık süre verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 20.12.2018 tarihli karar ile «tasfiye» kapanışının yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) eklenen Geçici 7 nci madde gereğince sicilden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerini ileri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · tasfiye memurunun sorumluluğu · işçilik alacakları · usul ekonomisi · re'sen gözetilme · makul süre · hukuki menfaat · yasal hasım
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/814 E. sayılı dosyası ile «rücuen tazminat davası» açıldığını, Mahkemenin 13.05.2022 tarihli duruşma tutanağının 2 nolu «ara» kararında taraflarına Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin «ihyası» amacı ile dava açıp buna dair belgeleri sunmak üzere bir aylık süre verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 20.12.2018 tarihli karar ile «tasfiye» kapanışının yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) eklenen Geçici 7 nci madde gereğince sicilden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerini ileri …
Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/34 E. sayılı dosyalarında devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, Müdürlüklerinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiği savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş bu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı «tasfiye» memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının «rücuen tazminat davası» sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden «kaydının» silinmesinin yerinde olmadığı, ek tasfiye için şirketin yeniden sicile kaydolması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 371040 …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, eldeki davada yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğünün «yasal hasım» olup, yasal hasım olmayan «tasfiye memuru» davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken müvekkili üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/49 E. 2024/420 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · ara karar · derdestlik · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Kurum cevap dilekçesinde; anılan şirketin 26.04.2018 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirketin «tasfiye» memurluğuna davalı ...'nın seçildiğini, bu kararın 04.05.2018 tarih ve 9571 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve «ilan» edildiğini, ilanlardan sonra 20.12.2018 tarihli «şirketin tasfiyesinin» sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 26.12.2018'de yapıldığını ve şirketin terkininin 31.12.2018 tarih ve 9735 sayılı Türkiye Ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin yukarıda bahsedildiği üzere hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde «ihyası» değil; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınce ek tasfiyeye llişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, davacının devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, Kurumun tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklılarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere «mehil» verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih, 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararıyla hükme bağlanıp sonuçlandırılan davada, SSB Enerji Peyzaj...Ltd.Şti.'nin, herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup zikredilen kararın kesinleşmesiyle birlikte şirketin «ticaret sicil» «kaydı» tekrardan faal hale gelmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · işçilik alacakları · usul ekonomisi · yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · makul süre · ek mehil · hukuki menfaat
Benzer bu karardaDosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklılarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere «mehil» verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
CEVAP 1.Davalı Kurum cevap dilekçesinde; anılan şirketin 26.04.2018 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirketin «tasfiye» memurluğuna davalı ...'nın seçildiğini, bu kararın 04.05.2018 tarih ve 9571 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve «ilan» edildiğini, ilanlardan sonra 20.12.2018 tarihli «şirketin tasfiyesinin» sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 26.12.2018'de yapıldığını ve şirketin terkininin 31.12.2018 tarih ve 9735 sayılı Türkiye Ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin yukarıda bahsedildiği üzere hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde «ihyası» değil; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınce ek tasfiyeye llişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, davacının devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, Kurumun tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş bu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı ... sicil müdürlüğü ve «tasfiye» memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının «rücuen tazminat davası» sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden «kaydının» silinmesinin yerinde olmadığı, ek tasfiye için şirketin yeniden sicile kaydolması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 371040 …
2022/20 K. sayılı kararı ile herhangi bir dava dosyasının «infazı» ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, şirkete karşı açılan tazminat davasının ise «tasfiye» aşamasında «derdest» olduğu, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için sicilden «kaydı» silinen şirketin «yeniden tescilinin» talep edilebileceği, böylelikle dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu, davalı «tasfiye memuru» ...'nın şirkete karşı açılan dava derdest olmasına rağmen tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, böylelikle «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden davalı ...'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzeni» de gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6895 E. 2024/1154 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · derdestlik · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, «ihyası» istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde «davaların birleştirilmesini», ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», taraflarına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» halinde «limited şirketin ihyası» istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/«308» E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, «son» «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir «hukuki yararı» bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek «taleple bağlılık» ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için «ihya davası» açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayaca …
Benzer bu karardaŞti.'nin «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkeme tarafından davacıya «şirketin ihyası davası» açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.
Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin yukarıda bahsedildiği üzere hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde; şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, dava konusu şirketin ihyasını talepli davacı tarafından açılmış başka davaların da olduğunu, davalının tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini gerektiğini beyan etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · işçilik alacakları · usul ekonomisi · yeniden tescil · makul süre · hukuki menfaat · pasif husumet ehliyeti · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin «tasfiye» sonucunda sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, davacı tarafından «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre sicilden kaydı silinen şirketin «yeniden tescilini» talep edebileceği, yeniden sicile kaydı yapılan şirketin ek tasfiyesi için «tasfiye memuru atanması» gerektiği, davacının bu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı tasfiye memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının rücuen tazminat davası sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden kaydının terkin edilmesinin yerinde olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, davalı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin yukarıda bahsedildiği üzere hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde; şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, dava konusu şirketin ihyasını talepli davacı tarafından açılmış başka davaların da olduğunu, davalının tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini gerektiğini beyan etmiştir.
Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarih, 2018/5801 E. ve 2019/6748 K. sayılı karar), İlk Derece Mahkemesince davacının davada dava tarihi itibarıyla «hukuki yararının» bulunmadığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetli görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1616 E. , 2023/2103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1418 Esas, 2022/1474 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/168 E., 2022/358 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından dava dışı İzzet Arsak isimli işçiye alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık alacaklarına ilişkin kurum tarafından yapılan ödemelerin tazmini amacıyla söz konusu şirketlere karşı açılan ve Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/762 E. sayılı dosyasında görülen rücuan tazminat davasında anılan mahkemece tesis edilen ara kararla Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası davası açılması için süre ve yetki verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin terkin tarihinde derdest davalarının alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, ihyası istenen şirket hakkında davacının açtığı ve devam eden ihya davalarının bulunduğunu, bu nedenle taraflarının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak ihya davaları devam ettiğinden mahkemece gerekli görülmesi halinde davaların birleştirilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını, taraflarına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye halinde limited şirketin ihyası istemiyle açılan davada, mahkemenin 2021/308 E. sayılı dosyasında, ... tarafından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine 25.05.2021 tarihinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemiyle açılılan davada 12.01.2022 tarihinde davanın kabulü ile SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına, son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği ve kararın 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda davacının işbu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı, kesinleşen ihya kararı incelendiğinde şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmaksızın ek tasfiye amacıyla ihyasına karar verildiği gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dayanak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu kararın istinaf edilmemesi sebebiyle kesinleşmesi üzerine, aynı mahkemenin başka bir dosyada işbu kararı dayanak göstererek taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde hüküm tesis etmesinin kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, nitekim bu karara ait dava dilekçesinde Adana 1.Ticaret Mahkemesinin 2020/448 E. sayılı dava dosyasında müvekkiline dava açılması yönünde süre verildiği için ihya davası açıldığının belirtilmesine rağmen hatalı olarak işbu dosyada verilen şirketin sınırsız bir şekilde ek tasfiyesi kararı verilmesinin işbu kararın dayanağı olamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibarıyla ihya istemine konu şirketin faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki talebe aykırı olarak sınırsız bir şekilde ek tasfiyesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu hatalı kararın dayanak gösterilerek taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932685500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz