6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1955 E. 2023/2792 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderinden sorumluluk rücuen tazmin i̇i̇k 308/b re'sen gözetilme yargılama giderlerinden sorumluluk ihya davası rücuan tazminat ticaret sicilinden terkin yasal hasım ticaret sicili tescili şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ticaret sicili müdürlüğü sicilden terkin dava şartı yokluğu yargılama giderleri derdestlik ihya infaz tasfiye memuru kaldırma ve yeniden hüküm usulden reddi limited şirket hukuki yarar yargılama gideri ticaret sicili ek tasfiye terkin harç ilan vekalet ücreti istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 547

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/742 E., 2022/267 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde; müvekkili tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin rücuen tazmini için açılan davada Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini iddia ederek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen davanın dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını şirketin son tasfiye memuruna da yönelterek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin terkin işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, şirketin genel kurul toplantısında aldığı karara istinaden yapılan çağrıların sonucunda sicilden terkin edildiğini, terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, yargılama giderinden sorumlu olunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin sicilden terkin olduktan sonra aleyhine davanın açıldığı, davanın görülebilirlik şartı olarak anılan şirketin ihyası zorunlu olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince devam eden davalar ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memurunun atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün "371040" sicil numarasında kayıtlı "SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/812 E. sayılı dava dosyası ve tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirket tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine, ihya kararının kesinleşmesi sonrasında ticaret sicilde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilanına, davalılardan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasadan kaynaklanan nedenlerle davalı olarak yer aldığı, diğer davalı yönünden ise tasfiyeli kapanış işlemi yapıldıktan sonra ihya isteğinin dayanağı olan dava açılmış olmakla davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti nedeniyle sorumlu tutulmamalarına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağını, şirketin yeniden ihyası gerektiğini, şirket hakkında açılan davalar bulunduğunun davalı tasfiye memuru tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun yasal hasım olmadığını, kararda gerekçesi belirtilmediği halde tasfiye memuru aleyhine birleşen dava yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, birleşen davada tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanarak yargılama giderleriyle vekalet ücretinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerektiğini savunarak ilk derece mahkemesi kararının asıl ve birleşen dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya da eklenen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih ve 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararında davacı ... tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/448 E. sayılı rücuan tazminat davasında ihya davası açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalılar ... ve ... aleyhine SSB En. Peyz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemiyle açılan davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesindeki ek tasfiye hükmü gereğince kabulü ile anılan şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, ihya istemine dayanak Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasının infazı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihyası talep olunan şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, mahkemece davacının asıl ve birleşen davada karar tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/406 E. 2024/847 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1616 E. 2023/2103 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6274 E. 2024/559 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/55 E. 2024/1316 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/49 E. 2024/420 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6895 E. 2024/1154 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6899 E. 2024/1052 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6896 E. 2024/1208 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1955 E.  ,  2023/2792 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1252 Esas, 2022/1642 Karar

HÜKÜM

Başvurunun kabulü ile asıl ve birleşen davanın usulden reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/742 E., 2022/267 K.

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde; müvekkili tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin rücuen tazmini için açılan davada Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini iddia ederek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen davanın dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını şirketin son tasfiye memuruna da yönelterek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin terkin işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, şirketin genel kurul toplantısında aldığı karara istinaden yapılan çağrıların sonucunda sicilden terkin edildiğini, terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, yargılama giderinden sorumlu olunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin sicilden terkin olduktan sonra aleyhine davanın açıldığı, davanın görülebilirlik şartı olarak anılan şirketin ihyası zorunlu olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince devam eden davalar ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memurunun atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün "371040" sicil numarasında kayıtlı "SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/812 E. sayılı dava dosyası ve tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirket tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine, ihya kararının kesinleşmesi sonrasında ticaret sicilde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilanına, davalılardan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasadan kaynaklanan nedenlerle davalı olarak yer aldığı, diğer davalı yönünden ise tasfiyeli kapanış işlemi yapıldıktan sonra ihya isteğinin dayanağı olan dava açılmış olmakla davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti nedeniyle sorumlu tutulmamalarına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağını, şirketin yeniden ihyası gerektiğini, şirket hakkında açılan davalar bulunduğunun davalı tasfiye memuru tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun yasal hasım olmadığını, kararda gerekçesi belirtilmediği halde tasfiye memuru aleyhine birleşen dava yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, birleşen davada tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanarak yargılama giderleriyle vekalet ücretinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerektiğini savunarak ilk derece mahkemesi kararının asıl ve birleşen dava yönünden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya da eklenen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih ve 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararında davacı ... tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/448 E. sayılı rücuan tazminat davasında ihya davası açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalılar ... ve ... aleyhine SSB En. Peyz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemiyle açılan davanın 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesindeki ek tasfiye hükmü gereğince kabulü ile anılan şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, ihya istemine dayanak Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasının infazı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla ihyası talep olunan şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, mahkemece davacının asıl ve birleşen davada karar tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık davacı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111306900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.