Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6274 E. 2024/559 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ işçilik alacakları↗ usul ekonomisi↗ i̇i̇k 308/b↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ek tasfiye işlemleri↗ makul süre↗ ihya davası↗ rücuan tazminat↗ ticaret sicilinden terkin↗ kamu düzenine aykırılık↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ rücuen tazminat↗ dava şartı yokluğu↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2022/246 E., 2022/529 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin rücuen tazmini için açılan davada SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin terkin işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket sicilden terkin olunduktan sonra aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın görülebilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/754 E. sayılı dava dosyası ve tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirketin son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin talep edilmemiş olması sebebiyle lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderinin aleyhine hüküm verilen tarafa re'sen yükletileceğini, vekalet ücretinin de yargılama giderine dahil olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalılar aleyhine SSB En. Peyz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemiyle açılan davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.01.2022 tarih, 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararı ile SSB En. Peyz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, ihya istemine dayanak Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasının infazı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla ihyası talep olunan şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini, açılan dava neticesinde davanın kabul edilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, istinaf incelemesi neticesinde hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, tüm yargılama giderleri ve harçların taraflarına yükletilmesine karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla ihyası talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin işçilik alacaklarını üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla rücuen tazminat davası açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve tasfiye memuru ...'ya karşı şirketin ihyası için birden fazla ihya davası açtığı anlaşılmaktadır.
Zikredilen ihya davalarından birisi olup tarafları da huzurdaki davanın taraflarıyla aynı olan ve Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih, 2021/308 E., 2022720 K. sayılı kararıyla hükme bağlanıp sonuçlandırılan davada, SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, herhangi bir derdest davayla sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup zikredilen kararın kesinleşmesiyle birlikte şirketin ticaret sicil kaydı tekrardan faal hale gelmiştir. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere davacı Kurum'un, bu kararın kesinleşmesinden sonra açtığı iş bu dava ile halihazırda faal olan şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bunun yanında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 141 ... maddesinin dördüncü fıkrasında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğu belirtilmiş, keza 6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde de, Hakimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu düzenleme altına alınmıştır. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla ihyası talep edilen şirketin herhangi bir derdest davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı rücuen tazminat davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık ihya davası açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla görevli olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan usul ekonomisi ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Bu itibarla, davacı vekilinin belirtilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6895 E. 2024/1154 K.
Ortak:işçilik alacakları · usul ekonomisi · i̇i̇k 308/b · makul süre · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · kamu düzenine aykırılık · şirketin ihyası · dava şartı · görev/görevsizlik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Şti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, Mahkeme tarafından davacıya «şirketin ihyası davası» açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.
Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · yeniden tescil · hukuki menfaat · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin «tasfiye» sonucunda sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, davacı tarafından «rücuen tazminat davası» açıldığı, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre sicilden kaydı silinen şirketin «yeniden tescilini» talep edebileceği, yeniden sicile kaydı yapılan şirketin ek tasfiyesi için «tasfiye memuru atanması» gerektiği, davacının bu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı tasfiye memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının rücuen tazminat davası sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden kaydının terkin edilmesinin yerinde olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, davalı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin yukarıda bahsedildiği üzere hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde; şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, dava konusu şirketin ihyasını talepli davacı tarafından açılmış başka davaların da olduğunu, davalının tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini gerektiğini beyan etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6899 E. 2024/1052 K.
Ortak:işçilik alacakları · usul ekonomisi · i̇i̇k 308/b · ek tasfiye işlemleri · makul süre · ihya davası · rücuan tazminat · ticaret sicilinden terkin · dava şartı · görev/görevsizlik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2021/787 E. sayılı dosyası ile açılmış olan davanın yargılama sürecinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazıları ile anılan şirketin «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını ve mahkemece «ihya davası» açılması için müvekkiline süre verildiğini, davalı ...'nın da şirketin «son» «tasfiye memuru» olduğunu ileri sürerek Tasfiye Halinde SSB Enerji Peysaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/448 E. sayılı «rücuan tazminat» davasında «ihya davası» açmak üzere süre verildiği, ... ve ... aleyhine SSB En.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği ve bu karar istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirketin faal yani ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · şirketin tasfiyesi · hakkaniyet · kesin süre · harç · dosya masrafı · kesin hüküm
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi karraının yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından SSB Enerji'ye karşı «ihya davası» açılması için taraflarına «kesin süre» verilmesi sonucu ihya davası açıldığını, tüm «yargılama giderlerinin» davacıya yükletilmesinin «hakkaniyete» aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama ve «vekalet ücretinin» talep edilmemiş olması sebebiyle lehlerine «yargılama gideri» ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderinin aleyhine hüküm verilen tarafa re'sen yükletileceğini, vekalet ücretinin de yargılama giderine «dahil» olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama «harç» ve «masrafları» ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Şti'.'nin 26.04.2018 tarihli genel kurul kararı ile «şirketin tasfiyesine» karar verildiği, «tasfiye» memurluğuna davalı ...'nın atandığı, tasfiye kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin üç defa «ilan» edildiği, şirketin 26.12.2018 tarihinde ticaret sicilinden silindiği ve 31.12.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, Ankara 7.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği ve bu karar istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirketin faal yani ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiği, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6891 E. 2024/513 K.
Ortak:işçilik alacakları · usul ekonomisi · i̇i̇k 308/b · makul süre · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · kamu düzenine aykırılık · şirketin ihyası · dava şartı · görev/görevsizlik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Şti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · yasal hasım · ortaklar kurulu kararı · ara karar · kesin süre · yetki · kesin hüküm
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Kurum «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «ihyası» talep edilen şirketin «ortaklar kurulu» kararıyla ticaret «sicilden terkin» edildiğini, tasfiyenin gereği yapılmasından «tasfiye memurunun sorumlu» olduğunu savunarak «yasal hasım» konumunda olan müvekkili Kurum aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «ihya» talebine dayanak yaptıkları «derdest» davanın görüldüğü Mahkeme tarafından müvekkile Kurum'a «ihya davası» açılmak üzere «kesin süre» verildiğini, verilen «ara» karara ve kesin süreye riayet etmemek gibi bir seçeneklerinin bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesine isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Şti. aleyhine dava açtığını, yargılama sırasında anılan şirketin «ortaklar kurulu» kararıyla ticaret «sicilden terkin» edildiğinin tespit edildiğini, davanın görüldüğü Mahkeme tarafından müvekkiline «ihya davası» açılması için «yetki» ve süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj...Ltd.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6896 E. 2024/1208 K.
Ortak:işçilik alacakları · usul ekonomisi · i̇i̇k 308/b · makul süre · ihya davası · rücuan tazminat · ticaret sicilinden terkin · kamu düzenine aykırılık · dava şartı · görev/görevsizlik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Şti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmemiş, bu karar istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2020/448 E. sayılı «rücuan tazminat» davasında «ihya davası» açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalılar ... ve ... aleyhine SSB En.
2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurumdan tahsil ettikleri, davacı Kurumun, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kuruma şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurumun bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · yasal hasım · pasif husumet ehliyeti · şirketin tasfiyesi · husumet ehliyeti · ara karar · rücu · pasif husumet
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı «tasfiye» memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının «rücuen tazminat davası» sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden «kaydının» silinmesinin yerinde olmadığı, ek tasfiye için şirketin yeniden sicile kaydolması gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulü ile söz konusu şirketin ihyasına, ek tasfiyeyi yapmak için davalı ...'nın yeniden «tasfiye memuru atanmasına», davalılar işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine «vekalet ücreti» taktir edilmemesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «ihyası» istenen şirketin 26.04.2018 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirketin «tasfiye» memurluğuna ...'nın seçildiğini, 20.12.2018 tarihli «şirketin tasfiyesinin» sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 26.12.2018'de yapıldığını ve şirketin terkininin 31.12.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde; şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini savunarak Müdürlüğün «yasal hasım» olduğundan aleyhe «vekalet ücreti», «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiğini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davada «hukuki menfaatlerinin» bulunduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara uygun olduğunu, ancak, «yasal hasım» olması sebep gösterilerek davalılar aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmek mümkün olamayacağından şirketin yeniden «ihyası» gerektiğini, huzurdaki davada kurumlarının hukuki menfaati olduğunu Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulması …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından dava dışı işçi Hilmi Urlu'ya ödenen «işçilik alacaklarının» işçiyi bünyesinde çalıştıran alt işverenlerden «rücu» edilmesi amacıyla söz konusu şirketlere Adana 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/406 E. 2024/847 K.
Ortak:rücuen tazmin · işçilik alacakları · usul ekonomisi · i̇i̇k 308/b · yargılama giderlerinden sorumluluk · makul süre · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · dava şartı · görev/görevsizlik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklılarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · yasal hasım
Benzer bu karardaCEVAP 1.Asıl davada davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, «yargılama giderinden sorumlu» olunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada «tasfiye memuru» aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmediğini, kararın birleşen dava yönünden hatalı olduğunu, eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağını, şirketin yeniden «ihyası» gerektiğini, şirket hakkında açılan davalar bulunduğunun davalı tasfiye memuru tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun «yasal hasım» olmadığını, birleşen davada tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiğini, davalı ...'nın duruşmaya katılmayarak, davaya cevap vermeyen davalının dava dilekçesindeki iddialarına da itiraz etmediğini ileri sürerek İl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/49 E. 2024/420 K.
Ortak:işçilik alacakları · usul ekonomisi · i̇i̇k 308/b · yargılama giderlerinden sorumluluk · makul süre · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · dava şartı · görev/görevsizlik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Şti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaDosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklılarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere «mehil» verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için tekraren «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · yeniden tescil · ek mehil · hukuki menfaat · yasal hasım · pasif husumet ehliyeti · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Kurum cevap dilekçesinde; anılan şirketin 26.04.2018 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirketin «tasfiye» memurluğuna davalı ...'nın seçildiğini, bu kararın 04.05.2018 tarih ve 9571 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve «ilan» edildiğini, ilanlardan sonra 20.12.2018 tarihli «şirketin tasfiyesinin» sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 26.12.2018'de yapıldığını ve şirketin terkininin 31.12.2018 tarih ve 9735 sayılı Türkiye Ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin yukarıda bahsedildiği üzere hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, kanundaki öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde «ihyası» değil; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınce ek tasfiyeye llişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, davacının devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, Kurumun tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş bu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı ... sicil müdürlüğü ve «tasfiye» memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının «rücuen tazminat davası» sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden «kaydının» silinmesinin yerinde olmadığı, ek tasfiye için şirketin yeniden sicile kaydolması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 371040 …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/645 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «ticaret siciline tesciline», ticaret sicil gazetesinde «ilanına», «tasfiye memuru» olarak önceki tasfiye memuru ...'nın atanmasına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, eldeki davada yalnızca «ticaret sicil müdürlüğünün» «yasal hasım» olup, yasal hasım olmayan «tasfiye memuru» davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken müvekkili üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/55 E. 2024/1316 K.
Ortak:işçilik alacakları · usul ekonomisi · i̇i̇k 308/b · makul süre · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · dava şartı · görev/görevsizlik · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Şti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Benzer bu karardaDosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla «ihyası» talep edilen şirketin herhangi bir «derdest» davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı «rücuen tazminat» davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık «ihya davası» açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla «görevli» olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan «usul ekonomisi» ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/«308» E. sayılı, Ankara 6.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · tasfiye memurunun sorumluluğu · re'sen gözetilme · hukuki menfaat · yasal hasım · pasif husumet ehliyeti · şirketin tasfiyesi · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş bu davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı «tasfiye» memurunun «pasif husumet ehliyetinin» olduğu, davacının «rücuen tazminat davası» sonucunda verilen kararda belirtilen alacak tasfiye edilmeden şirketin sicilden «kaydının» silinmesinin yerinde olmadığı, ek tasfiye için şirketin yeniden sicile kaydolması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 371040 …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/814 E. sayılı dosyası ile «rücuen tazminat davası» açıldığını, Mahkemenin 13.05.2022 tarihli duruşma tutanağının 2 nolu «ara» kararında taraflarına Tasfiye Halinde SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin «ihyası» amacı ile dava açıp buna dair belgeleri sunmak üzere bir aylık süre verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 20.12.2018 tarihli karar ile «tasfiye» kapanışının yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) eklenen Geçici 7 nci madde gereğince sicilden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerini ileri …
CEVAP 1.Davalı Sicil Müdürlüğü «temsilcisi» cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, «ihyası» istenen şirketin 26.04.2018 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirketin «tasfiye» memurluğuna ...'nın seçildiğini, bu kararın 04.05.2018 tarih ve 9571 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve «ilan» edildiğini, ilanlardan sonra 20.12.2018 tarihli «şirketin tasfiyesinin» sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 26.12.2018'de yapıldığını ve şirketin terkininin 31.12.2018 tarih ve 9735 sayılı Türkiye Ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu şirketin yukarıda bahsedildiği üzere hukuka uygun bir şekilde «terkin» olduğunu, şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün, işbu davanın açılmasına sebebiyet verme …
Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/34 E. sayılı dosyalarında devam eden «ihya davalarının» bulunduğunu, Müdürlüklerinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» durumunda olması nedeniyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiği savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1955 E. 2023/2792 K.
Ortak:rücuen tazmin · i̇i̇k 308/b · yargılama giderlerinden sorumluluk · ihya davası · rücuan tazminat · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · sicilden terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla «ihyası» talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin «işçilik alacaklarını» üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla «rücuen tazminat davası» açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve «tasfiye memuru» ...'ya karşı «şirketin ihyası» için birden fazla «ihya davası» açtığı anlaşılmaktadır.
Şti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun «kamu düzenine aykırılık» gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşıldığını, «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini iddia ederek SSB Enerji Peyzaj İnş.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin «sicilden terkin» olduktan sonra aleyhine davanın açıldığı, davanın görülebilirlik şartı olarak anılan «şirketin ihyası» zorunlu olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince devam eden davalar ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» olarak şirketin «son» tasfiye memurunun atanmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün "371040" sicil numarasında …
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2020/448 E. sayılı «rücuan tazminat» davasında «ihya davası» açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalılar ... ve ... aleyhine SSB En.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderinden sorumluluk · re'sen gözetilme · yasal hasım · ticaret sicili tescili
Benzer bu karardaCEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, şirketin genel kurul toplantısında aldığı karara istinaden yapılan çağrıların sonucunda «sicilden terkin» edildiğini, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, «yargılama giderinden sorumlu» olunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/812 E. sayılı dava dosyası ve «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirket «tasfiye memuru» ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine, «ihya» kararının kesinleşmesi sonrasında «ticaret sicilde tescil» ve ticaret sicil gazetesinde «ilanına», davalılardan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasadan kaynaklanan nedenlerle davalı olarak yer aldığı, diğer davalı yönünden ise tasfiyeli kapanış işlemi yapıldıktan sonra ihya isteğinin dayanağı olan dava açılmış olmakla davalıların «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» nedeniyle sorumlu tutulmamalarına karar verilmiştir.
… ilekçesinde özetle; eksik işlemler ile tasfiyenin sonuçlandırılması halinde usulüne uygun yapılmış bir tasfiyeden söz etmenin mümkün olamayacağını, şirketin yeniden «ihyası» gerektiğini, şirket hakkında açılan davalar bulunduğunun davalı «tasfiye memuru» tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun «yasal hasım» olmadığını, kararda gerekçesi belirtilmediği halde tasfiye memuru aleyhine birleşen dava yönünden «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmediğini, birleşen davada tasfiye memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiğini, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanarak yargılama giderleriyle vekalet ücretinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerektiğini savunar …
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen «rücuan tazminat» davasının «infazı» ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, bu durumda dava tarihi itibarıyla «ihyası» talep olunan şirket «ticaret sicilinden terkin» edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ihya istemine konu şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerektiği, mahkemece davacının asıl ve birleşen davada karar tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava «şartı yokluğu» nedeniyle ayrı ayrı «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6274 E. , 2024/559 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1168 Esas, 2023/1195 Karar
vekili Avukat ...
DAVALILAR 1-Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü
2-... (Tasfiye Memuru)
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Davanın usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/246 E., 2022/529 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından alt işverenler bünyesinde çalıştığı dönemlere karşılık işçiye yapılan ödemelerin rücuen tazmini için açılan davada SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; şirketin terkin işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket sicilden terkin olunduktan sonra aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın görülebilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, SSB Enerji Peyzaj İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/754 E. sayılı dava dosyası ve tasfiye işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirketin son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin talep edilmemiş olması sebebiyle lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderinin aleyhine hüküm verilen tarafa re'sen yükletileceğini, vekalet ücretinin de yargılama giderine dahil olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalılar aleyhine SSB En. Peyz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemiyle açılan davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.01.2022 tarih, 2021/308 E., 2022/20 K. sayılı kararı ile SSB En. Peyz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ek tasfiye amacıyla ihyasına ve son tasfiye memuru ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, ihya istemine dayanak Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasının infazı ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediği, bu kararın istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibarıyla ihyası talep olunan şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş durumda ise de karar tarihinden önce ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini, açılan dava neticesinde davanın kabul edilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, istinaf incelemesi neticesinde hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, tüm yargılama giderleri ve harçların taraflarına yükletilmesine karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamından ve aynı taraflar arasında görülüp Dairemize intikal eden dava dosyalarından, davacı Kurumla ihyası talep edilen şirket arasında alt işveren üst işveren ilişkisi bulunduğu, ihyası talep edilen şirkette çalışan işçilerin işçilik alacaklarını üst işveren sıfatıyla davacı Kurum'dan tahsil ettikleri, davacı Kurum'un, ihyası talep edilen şirkete karşı işçilik alacaklarını ödediği her bir işçi için ayrı ayrı olmak üzere birden fazla rücuen tazminat davası açtığı, yargılama sürecinde, davalı şirketin ticaret sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davaların görüldüğü Mahkemelerce, davacı Kurum'a şirketin ihyasını sağlamak için dava açmak üzere önel verildiği ve davacı Kurum'un bunun üzerine Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve tasfiye memuru ...'ya karşı şirketin ihyası için birden fazla ihya davası açtığı anlaşılmaktadır.
Zikredilen ihya davalarından birisi olup tarafları da huzurdaki davanın taraflarıyla aynı olan ve Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2022 tarih, 2021/308 E., 2022720 K. sayılı kararıyla hükme bağlanıp sonuçlandırılan davada, SSB Enerji Peyzaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin, herhangi bir derdest davayla sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 09.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup zikredilen kararın kesinleşmesiyle birlikte şirketin ticaret sicil kaydı tekrardan faal hale gelmiştir. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da isabetli bir şekilde belirtildiği üzere davacı Kurum'un, bu kararın kesinleşmesinden sonra açtığı iş bu dava ile halihazırda faal olan şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bunun yanında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasanın 141 ... maddesinin dördüncü fıkrasında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğu belirtilmiş, keza 6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde de, Hakimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu düzenleme altına alınmıştır. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda zikredilen kararıyla ihyası talep edilen şirketin herhangi bir derdest davayla sınırlı olmayacak şekilde tamamıyla ihyasına karar verildiği gözetildiğinde davacı Kurum'un ihyası talep edilen şirkete karşı açtığı ve açacağı rücuen tazminat davalarında taraf teşkilinin sağlanması için artık ihya davası açmasına gerek bulunmadığı gibi sözü edilen davalara bakmakla görevli olan Mahkemelerin bu hususu gözetmesi de zikredilen Anayasa ve Yasa hükmüyle düzenleme altına alınan usul ekonomisi ilkesinin ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması görevinin bir gereğidir.
Bu itibarla, davacı vekilinin belirtilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021513400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz