Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6549 E. 2023/1409 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele↗ şikayet↗ hakkaniyet↗ kesinlik sınırı↗ marka hakkına tecavüz↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ avans faizi↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul (Kapatılan) 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/228 E., 2017/78 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin avans faizi ile birlikte işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının marka hakkına tecavüz etmesi ve benzer kullanımı nedeniyle marka değerinin düşmesinden dolayı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibarıyla trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Anılan karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de davacı vekilinin, istinaf etmeyerek kabul ettiği İlk Derece Mahkemesi kararı ile temyiz ettiği Bölge Adliye Mahkemesi kararı arasındaki reddedilen miktarı temyiz edebileceği gözetildiğinde anılan miktarın 40.000,00 TL'ye tekabül ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 40.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kullanarak meşhur hale getirdiği "Katık Döner" markasını, 30.12.2011 günü 2011/18784 başvuru numarası ile 35 ve 43 üncü sınıflarda "Çoban Katık Döner" ibaresi ile marka olarak tescil ettirdiğini, davalının adına tescilli markasının ismini ve logosunun birebir aynısını ürünlerinin üzerinde, tabelalarında, reklamlarında ve basılı olarak broşürlerinde kullandığını tespit ettiğini, tespit dosyasında tecavüzün varlığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla şikayette bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında marka hakkının tecavüzünün önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede ilanını talep etmiştir. Davacı vekili 12.12.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 50.000,00 isim ücreti ve 45.000.00 TL 18 aylık royalty ücreti olmak üzere toplamda 95.000,00 TL'ye yükselttiklerini, alacak kalemlerine 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının logosunu kullanmadığını, Kadir Çerman'a ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde kayıtlı 2006/53941 tescilli "KATIK" markasının lisanslı kullanıcısı olduğunu, davacının logosu ile kendi logosunun farklı olduğunu, hak sahibi oldukları "KIRPINTI" ibareli logonun şeklini kullandıklarını, davacının tescilli markasını tescilli olduğu şekilden farklı kullandığını, üçüncü kişilere ait birçok benzer markanın bulunduğunu, tarafların iştirak alanlarının farklı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 sayılı "Çoban Katık Döner" markasının sahibi olduğu, davalının ise TPMK nezdinde tescilli 2016/53941 sayılı ile kayıtlı "Katık" şekil markasının lisanlı kullanıcısı olduğu, ancak davalının kullanımının lisans hakkına sahip olduğu 2006/53941 sayılı "Katık" şekil markasının kapsamını aştığı, kullanımın davacının tescilli markasına yanaştığı, davacı ile davalı arasında işletimsel bir bağ oluşturacak şekilde algı oluştuğu, davalının davacının markasına tecavüz ettiği, davalının haksız kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL maddi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin avans faizi ile birlikte işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının marka hakkına tecavüz etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı 2006/53941 sayılı şekil markanın tescilli olduğunu, müvekkilinin kullandığı marka ve logoda "katık" isminin belirgin olarak kullanıldığını, davacının "katık döner" ismi için TPMK'ya yaptığı başvurunun müvekkilinin markası nedeniyle reddedildiğini bildiklerini, davacının 2011 yılında tescil ettirdiği "Çoban Katık Döner" ibareli logosundan farklı logo kullandığını ve "Çoban Katık" ibaresini değil müvekkilinin "KATIK" markasını haksız olarak ön plana çıkararak kullandığını, müvekkilinin kullandığı logoda da "KATIK" markasının kullanıldığını, tarafların logolarında yuvarlak şekil dışında benzerlik bulunmadığını ve birçok markanın logosunda yuvarlak şekil ve kırmızı beyaz renklerin kullanıldığını, hiç kimsenin kendi hukuka aykırı eyleminden hukuka aykırı sonuç çıkarmasını ümit edemeyeceğini, müvekkilinin dosyaya sunduğu 2013/97909 tescil numaralı "KIRPINTI" markasının logosuna bakıldığında müvekkilinin "KATIK" markasının logosu ile birebir aynı olduğunun görüleceğini, "KIRPINTI" markasının da Cemre Döner'in sahibi Mehmet Aydın'a ait olduğunu, davacının markasının "Çoban Katık Ağız Tadımız" şeklinde olduğunu, müvekkilinin lisans aldığı markanın ise "KATIK" şeklinde olduğunu, müvekkilinin "kırpıntı" markasındaki şekli kullanmasına marka hukuku yönünden engel bulunmaması gerektiğini, mahkemenin müvekkilini haksız yere tazminata mahkum ettiğini, davacının "KATIK ÇOBAN" logosu ile müvekkilinin kullandığı "KATIK" logolarının fevkalade benzerlik bulunmadığını, mahkemenin davacı tarafın sunduğu ve her zaman oluşturulabilecek örnek lisans sözleşmesine dayanarak 50.000,00 TL lisans bedeli tespit etmesinin hatalı olduğunu, TPMK'dan lisans sözleşmelerinin tescilli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin de lisans sözleşmesi verdiğini, onların lisans bedelinin 30.000,00 TL olarak belirlendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL royalty bedeli kararlaştırıldığı dikkate alınmadan 58.250,00 TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin markasının 30.000,00 TL lisans bedeli ile devredildiğine yönelik beyanının ise yargılama sırasında delillendirmediği gibi her markanın lisans değerinin farklı olduğu, davacı markasının yurt dışına da lisans verdiği ve diğer lisans sözleşmeleri, aylık royalty bedeli, mahkemenin dikkate aldığı ihlal süresi de dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL isim hakkı bedeli ile dava tarihine kadar tahakkuk edecek 8.250,00 TL royalty bedeli olmak üzere toplam 18.250,00 TL lisans bedelinin somut olayda hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının marka başvurusunun müvekkilinin lisans sahibi olduğu marka nedeniyle reddedildiğini, tecavüz oluşturacak bir kullanımları olmadığını, lisans sözleşmesi ile kullanım hakkı bulunan markayı kullandıklarını, davacının ise markasını kendi marka hakkı dışında lisans yoluyla müvekkilinin hak sahibi olduğu markaya yanaşarak kullandığını, kullanımlarının ana unsurunun "KATIK" ibaresi olup şekil ibaresinin de yine müvekkili şirketin sahibine ait "KIRPINTI" ibareli markadan kaynaklandığını, davacının hak sahibi olduğu markanın "katık" ibaresinden ibaret olmadığını, kullanımlarındaki ortak noktaların sektörden kaynaklandığını, hükmedilen tazminat oranının da kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava konusu uyuşmazlık, davacının "Çoban Katık Döner" markası karşısında davalının "Katık Döner + şekil" biçimindeki kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün söz kosunu olup olmadığı, buna dayalı olarak varsa tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ve ilan taleplerinin yerinde olup olmadığıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi
3. Değerlendirme
Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket temsilcisinin yargılandığı ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında iltibas oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3370 E. 2023/7802 K.
Ortak:bekletici mesele · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan · temsil · iltibas
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
… z kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL «maddi tazminata» hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL royalty bedeli kararlaştırıldığı dikkate alınmadan 58.250,00 TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin markasının 30.000,00 TL lisans bedeli ile devredildiğine yönelik beyanının ise yargılama sırasında delillendirmediği gibi her markanın lisans değerinin farklı olduğu, davacı markasının yurt dışına da lisans verdiği ve diğer lisans sözleşmeleri, aylık royalty bedeli, mahkemenin dikkate aldığı ihlal süresi de dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL isim hakkı bedeli ile dava tarihine kadar tahakkuk edecek 8.250,00 TL royalty bedeli olmak üzere toplam 18.250,00 TL lisans bedelinin somut olayda «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Mahkemesince her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de yargılama aşamasında dava dosyasına yansımış olan, aynı eylemleri konu ..., davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin «maddi tazminat» hesaplanmasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının seçimine bağlı kalması gerektiğini, davacının «seçimlik haklarını» kullanarak anılan madde kapsamında "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yöntemi tercih edildiğini, dosyada alınan ... ve ek raporda, taraflarınca sunulan emsal lisans sözleşmelerine göre 34.333,26 TL lisans bedeli + 10.000,00 TL giriş bedeli maddi tazminat hesabı yapıldığını, yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince emsal lisans sözleşmeleri sunulmamış gibi genel hükümlere göre re'sen değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın «hakkaniyete» aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · seçimlik haklar · yerleşim yeri · husumet itirazı · tasdik kararı · münhasırlık · pasif husumet · ıslah
Benzer bu kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Çerman ile yapılan 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesinin de iki yıl süreli olduğu, «münhasır» olmayan lisans sözleşmesi olduğu ve lisans alana lisans hakkını üçüncü kişilere devir yetkisi verildiğinin de düzenlenmediği, bu durumda davalı tarafça lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının ve kullanımın hukuka uygun olduğunun davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça, sözleşme kapsamında kullanıldığı ileri sürülen "KATIK" ibareli şekil markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, davalının iki ayrı markanın birinin sözcük unsurunu, diğerinin şekil unsurunu alarak ... bir marka gibi kullanması ve kullanımın davacının aynı sınıfta tescilli ve koruma altına olan davacının 2011/118784 sayılı marka ve logosuna benzetilmesi «ticari dürüstlük» kuralları ile bağdaşmayacağı, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesine karar verilmesi yerinde olduğu, davacı vekili sunulan sözleşmelere göre lisans bedeli hesaplanmasını talep etmişse de davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL "royalty" bedeli kararlaştırıldığı, somut olayda ihlal süresinin 1 yıl 1 ay 20 ... olduğu bilirkişi ... ve ek raporunda tespiti yapılan davalı cirosu dikkate alındığında, belirtilen ihlal süresi için hükmedilen 14.062,50 TL lisans bedeline dayalı «maddi tazminatın» dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 02.03.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» istemini toplamda 44.333.26 TL olarak ıslah etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin «maddi tazminat» hesaplanmasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının seçimine bağlı kalması gerektiğini, davacının «seçimlik haklarını» kullanarak anılan madde kapsamında "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yöntemi tercih edildiğini, dosyada alınan ... ve ek raporda, taraflarınca sunulan emsal lisans sözleşmelerine göre 34.333,26 TL lisans bedeli + 10.000,00 TL giriş bedeli maddi tazminat hesabı yapıldığını, yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince emsal lisans sözleşmeleri sunulmamış gibi genel hükümlere göre re'sen değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın «hakkaniyete» aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7729 E. 2023/1719 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "katık döner" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının kapsamında yer alan diğer ibareler ve şekil unsuruyla «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde davalının markasından farklılaştırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… ibaresini tanımladığı, tanımlayıcı ibarelerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, dolayısıyla sözü edilen ibarelerin varlığından hareketle taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "katık döner" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının kapsamında yer alan diğer ibareler ve şekil unsuruyla «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde davalının markasından farklılaştırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütüncül olarak bıraktıkları izlenim itibarıyla «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün isabetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1115 E. 2023/4356 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… , davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımı nedeniyle marka değerinin düşmesinden dolayı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibarıyla trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Benzer bu karardaKararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Noterliğinin 05.02.2014 tarihli «ihtarnamesi» ile davacının haksız kullanımının sonlanması için uyarıda bulunduğunu, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 başvuru numaralı markasının "çoban katık d …
… li olarak kullandığına, bu kullanımla markaya ayırt edici nitelik kazandırdığına dair dosyada delil bulunmadığı, tarafların ortak oldukları döneme ilişkin bir kısım «fatura» ve vergi dairesi tutanaklarında "Katık Döner" ibaresinin yer almasının, markanın davacı tarafından oluşturularak, tanınır hale getirildiğini ispatlayamayacağı, davacıya ait markanın esas unsurunun "Katık", davalıya ait markanın esas unsurunun ise "Çoban Katık" olduğu, katık kelimesinin sıfat olup, yiyecek adını nitelediği, bu ibarenin tanımlayıcı ibare olup, karşılaştırmada geri planda kalması gerektiği, buna göre taraflara ait markalar arasında karışıklık yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · uyuşmazlık konusu · fatura · ihtarname
Benzer bu kararda… n dava konusu marka ile ilgili faaliyette bulunmadığını, Katık Döner’in kurucusunun müvekkili olduğunu, marka sisteminin tam anlamıyla henüz bilinmediği bir dönemde «uyuşmazlık konusu» markayı kardeşi üzerine tescil ettirmek için 2011/118784 numaralı “ÇOBAN Katık Döner SİNCE 1988 AĞIZ TADINIZ” ibareli başvuruyu yaptığını, müvekkilinin aynı markay …
Noterliğinin 05.02.2014 tarihli «ihtarnamesi» ile davacının haksız kullanımının sonlanması için uyarıda bulunduğunu, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 başvuru numaralı markasının "çoban katık d …
… na tescilli "çoban katık döner" markası ile davacının kullandığı işaretin aynı mal ve hizmetler ile ilgili olduğu, dava konusu markanın, davalı tarafından davacının «ticari işletme» olarak kullandığı "katık döner" ibaresinin başına "çoban" ibaresi eklenerek üretilmiş olduğu, davacının, "Katık Döner” işaretini davalıdan daha önceki bir tarihten …
… li olarak kullandığına, bu kullanımla markaya ayırt edici nitelik kazandırdığına dair dosyada delil bulunmadığı, tarafların ortak oldukları döneme ilişkin bir kısım «fatura» ve vergi dairesi tutanaklarında "Katık Döner" ibaresinin yer almasının, markanın davacı tarafından oluşturularak, tanınır hale getirildiğini ispatlayamayacağı, davacıya ait markanın esas unsurunun "Katık", davalıya ait markanın esas unsurunun ise "Çoban Katık" olduğu, katık kelimesinin sıfat olup, yiyecek adını nitelediği, bu ibarenin tanımlayıcı ibare olup, karşılaştırmada geri planda kalması gerektiği, buna göre taraflara ait markalar arasında karışıklık yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3726 E. 2020/2044 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket «temsilcisinin» yargılandığı ceza dosyasının «bekletici mesele» yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında «iltibas» oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamı …
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının «iltibas» yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5669 E. 2021/7002 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… , davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımı nedeniyle marka değerinin düşmesinden dolayı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibarıyla trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir.
… edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla «şikayette» bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında «marka hakkının tecavüzünün» önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede «ilanını» talep etmiştir.
… z kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL «maddi tazminata» hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının «münhasıran» lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ihtar · haksız rekabet
Benzer bu kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının «münhasıran» lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6549 E. , 2023/1409 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2018/3618 Esas, 2021/1357 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul (Kapatılan) 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/228 E., 2017/78 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin avans faizi ile birlikte işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının marka hakkına tecavüz etmesi ve benzer kullanımı nedeniyle marka değerinin düşmesinden dolayı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibarıyla trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Anılan karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de davacı vekilinin, istinaf etmeyerek kabul ettiği İlk Derece Mahkemesi kararı ile temyiz ettiği Bölge Adliye Mahkemesi kararı arasındaki reddedilen miktarı temyiz edebileceği gözetildiğinde anılan miktarın 40.000,00 TL'ye tekabül ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 40.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddi gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kullanarak meşhur hale getirdiği "Katık Döner" markasını, 30.12.2011 günü 2011/18784 başvuru numarası ile 35 ve 43 üncü sınıflarda "Çoban Katık Döner" ibaresi ile marka olarak tescil ettirdiğini, davalının adına tescilli markasının ismini ve logosunun birebir aynısını ürünlerinin üzerinde, tabelalarında, reklamlarında ve basılı olarak broşürlerinde kullandığını tespit ettiğini, tespit dosyasında tecavüzün varlığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla şikayette bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında marka hakkının tecavüzünün önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede ilanını talep etmiştir.
Davacı vekili 12.12.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 50.000,00 isim ücreti ve 45.000.00 TL 18 aylık royalty ücreti olmak üzere toplamda 95.000,00 TL'ye yükselttiklerini, alacak kalemlerine 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının logosunu kullanmadığını, Kadir Çerman'a ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde kayıtlı 2006/53941 tescilli "KATIK" markasının lisanslı kullanıcısı olduğunu, davacının logosu ile kendi logosunun farklı olduğunu, hak sahibi oldukları "KIRPINTI" ibareli logonun şeklini kullandıklarını, davacının tescilli markasını tescilli olduğu şekilden farklı kullandığını, üçüncü kişilere ait birçok benzer markanın bulunduğunu, tarafların iştirak alanlarının farklı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 sayılı "Çoban Katık Döner" markasının sahibi olduğu, davalının ise TPMK nezdinde tescilli 2016/53941 sayılı ile kayıtlı "Katık" şekil markasının lisanlı kullanıcısı olduğu, ancak davalının kullanımının lisans hakkına sahip olduğu 2006/53941 sayılı "Katık" şekil markasının kapsamını aştığı, kullanımın davacının tescilli markasına yanaştığı, davacı ile davalı arasında işletimsel bir bağ oluşturacak şekilde algı oluştuğu, davalının davacının markasına tecavüz ettiği, davalının haksız kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL maddi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin avans faizi ile birlikte işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının marka hakkına tecavüz etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullandığı 2006/53941 sayılı şekil markanın tescilli olduğunu, müvekkilinin kullandığı marka ve logoda "katık" isminin belirgin olarak kullanıldığını, davacının "katık döner" ismi için TPMK'ya yaptığı başvurunun müvekkilinin markası nedeniyle reddedildiğini bildiklerini, davacının 2011 yılında tescil ettirdiği "Çoban Katık Döner" ibareli logosundan farklı logo kullandığını ve "Çoban Katık" ibaresini değil müvekkilinin "KATIK" markasını haksız olarak ön plana çıkararak kullandığını, müvekkilinin kullandığı logoda da "KATIK" markasının kullanıldığını, tarafların logolarında yuvarlak şekil dışında benzerlik bulunmadığını ve birçok markanın logosunda yuvarlak şekil ve kırmızı beyaz renklerin kullanıldığını, hiç kimsenin kendi hukuka aykırı eyleminden hukuka aykırı sonuç çıkarmasını ümit edemeyeceğini, müvekkilinin dosyaya sunduğu 2013/97909 tescil numaralı "KIRPINTI" markasının logosuna bakıldığında müvekkilinin "KATIK" markasının logosu ile birebir aynı olduğunun görüleceğini, "KIRPINTI" markasının da Cemre Döner'in sahibi Mehmet Aydın'a ait olduğunu, davacının markasının "Çoban Katık Ağız Tadımız" şeklinde olduğunu, müvekkilinin lisans aldığı markanın ise "KATIK" şeklinde olduğunu, müvekkilinin "kırpıntı" markasındaki şekli kullanmasına marka hukuku yönünden engel bulunmaması gerektiğini, mahkemenin müvekkilini haksız yere tazminata mahkum ettiğini, davacının "KATIK ÇOBAN" logosu ile müvekkilinin kullandığı "KATIK" logolarının fevkalade benzerlik bulunmadığını, mahkemenin davacı tarafın sunduğu ve her zaman oluşturulabilecek örnek lisans sözleşmesine dayanarak 50.000,00 TL lisans bedeli tespit etmesinin hatalı olduğunu, TPMK'dan lisans sözleşmelerinin tescilli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin de lisans sözleşmesi verdiğini, onların lisans bedelinin 30.000,00 TL olarak belirlendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL royalty bedeli kararlaştırıldığı dikkate alınmadan 58.250,00 TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin markasının 30.000,00 TL lisans bedeli ile devredildiğine yönelik beyanının ise yargılama sırasında delillendirmediği gibi her markanın lisans değerinin farklı olduğu, davacı markasının yurt dışına da lisans verdiği ve diğer lisans sözleşmeleri, aylık royalty bedeli, mahkemenin dikkate aldığı ihlal süresi de dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL isim hakkı bedeli ile dava tarihine kadar tahakkuk edecek 8.250,00 TL royalty bedeli olmak üzere toplam 18.250,00 TL lisans bedelinin somut olayda hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının marka başvurusunun müvekkilinin lisans sahibi olduğu marka nedeniyle reddedildiğini, tecavüz oluşturacak bir kullanımları olmadığını, lisans sözleşmesi ile kullanım hakkı bulunan markayı kullandıklarını, davacının ise markasını kendi marka hakkı dışında lisans yoluyla müvekkilinin hak sahibi olduğu markaya yanaşarak kullandığını, kullanımlarının ana unsurunun "KATIK" ibaresi olup şekil ibaresinin de yine müvekkili şirketin sahibine ait "KIRPINTI" ibareli markadan kaynaklandığını, davacının hak sahibi olduğu markanın "katık" ibaresinden ibaret olmadığını, kullanımlarındaki ortak noktaların sektörden kaynaklandığını, hükmedilen tazminat oranının da kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava konusu uyuşmazlık, davacının "Çoban Katık Döner" markası karşısında davalının "Katık Döner + şekil" biçimindeki kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün söz kosunu olup olmadığı, buna dayalı olarak varsa tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ve ilan taleplerinin yerinde olup olmadığıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi
3. Değerlendirme
Mahkemece her ne kadar davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olan, aynı eylemleri konu alan, davalı şirket temsilcisinin yargılandığı ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığı, anılan dosyada ise taraf markaları arasında iltibas oluşmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan husus değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A.Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B.Davalı Temyizi Yönünden
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932079500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz