Münhasırlık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5669 E. 2021/7002 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ marka hakkına tecavüz↗ ihtar↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonunda, dava konusu markanın tescilli sahibinin dava dışı ... olduğu, dava açılmadan önce davacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının ihtarına rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının münhasıran lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3726 E. 2020/2044 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, benzerliğe dayalı sonuç doğurması mümkün olan aynı KHK'nın 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri kapsamı …
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasınının esas unsurunun “katık”, mesnet davacı markasının esas unsurunun ise “çoban katık” olduğu, tararf marka ve tescil kapsamlarının «iltibas» yaratacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararı iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7729 E. 2023/1719 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretler arasında, «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek düzeyde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan "katık döner" ibaresinin «ayırt ediciliği» zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının kapsamında yer alan diğer ibareler ve şekil unsuruyla «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde davalının markasından farklılaştırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının bütüncül olarak bıraktıkları izlenim itibarıyla «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün isabetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… ibaresini tanımladığı, tanımlayıcı ibarelerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, dolayısıyla sözü edilen ibarelerin varlığından hareketle taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3370 E. 2023/7802 K.
Ortak:münhasırlık · marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının «münhasıran» lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
Çerman ile yapılan 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesinin de iki yıl süreli olduğu, «münhasır» olmayan lisans sözleşmesi olduğu ve lisans alana lisans hakkını üçüncü kişilere devir yetkisi verildiğinin de düzenlenmediği, bu durumda davalı tarafça lisans sözleşmesine dayalı olarak markanın kullanıldığının ve kullanımın hukuka uygun olduğunun davacı tarafa karşı ileri sürülmesi mümkün olmadığı, kaldı ki davalı tarafça, sözleşme kapsamında kullanıldığı ileri sürülen "KATIK" ibareli şekil markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, davalının iki ayrı markanın birinin sözcük unsurunu, diğerinin şekil unsurunu alarak ... bir marka gibi kullanması ve kullanımın davacının aynı sınıfta tescilli ve koruma altına olan davacının 2011/118784 sayılı marka ve logosuna benzetilmesi «ticari dürüstlük» kuralları ile bağdaşmayacağı, markaya tecavüzün tespiti ile önlenmesine karar verilmesi yerinde olduğu, davacı vekili sunulan sözleşmelere göre lisans bedeli hesaplanmasını talep etmişse de davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL "royalty" bedeli kararlaştırıldığı, somut olayda ihlal süresinin 1 yıl 1 ay 20 ... olduğu bilirkişi ... ve ek raporunda tespiti yapılan davalı cirosu dikkate alındığında, belirtilen ihlal süresi için hükmedilen 14.062,50 TL lisans bedeline dayalı «maddi tazminatın» dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzünün» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · seçimlik haklar · yerleşim yeri · husumet itirazı · bekletici mesele · tasdik kararı · hakkaniyet · pasif husumet
Benzer bu kararda… ürünün tanıtımına ait materyalde davalı firmanın adresi diğer 4 işletme ile birlikte "katık" markası adı altında faaliyet gösteren markalar olarak belirtildiğinden, «husumet itirazının» yerinde olmadığı, davalının markayı tescilli olduğu hali ile kullanmayarak davacının markasına yakınlaşmak suretiyle kullandığı, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğu hususu incelenen değişik iş dosyasındaki tanıtım vasıtaları, markanın kullanıldığı dış mekan görüntüsü ve materyallere ilişkin görseller ve değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, bu kullanımın şekil markası dikkate alındığında aynı işletmeye ait benzer nitelikte «iltibas» yaratan markasal bir kullanım olduğu, davalı tarafın kullanımında davacı şekil markasından «ayırt edicilik» sağlayacak ve benzerlikten kaçınacak ögelere yer verilmediği, aksine bu iltibası düşündürecek renklerin bir arada kullanımı, "katık" ibaresinin ürün tanıtımlarında «yerleştirilme yeri» ve kullanımını nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüz» olduğu, davacının «maddi tazminat» istemini lisans seçeneğine göre talep ettiği, bilirkişilerin davalının cirosundan hareketle dosyaya «ibraz» edilen yurt içi satış cirosu üzerinden sektör uygulamalarına göre 4.062,50 TL lisans bedeli ile 10.000,00 TL giriş bedeli ödenmesinin uygun bulunduğunu bildirdikleri, bu bedelin somut olay yönünden «hakkaniyete» uygun lisans bedeli olarak belirlendiği, dosya kapsamına göre 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin «maddi tazminat» hesaplanmasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının seçimine bağlı kalması gerektiğini, davacının «seçimlik haklarını» kullanarak anılan madde kapsamında "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplama yöntemi tercih edildiğini, dosyada alınan ... ve ek raporda, taraflarınca sunulan emsal lisans sözleşmelerine göre 34.333,26 TL lisans bedeli + 10.000,00 TL giriş bedeli maddi tazminat hesabı yapıldığını, yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü gerekirken İlk Derece Mahkemesince emsal lisans sözleşmeleri sunulmamış gibi genel hükümlere göre re'sen değerlendirme yapılmasının yerinde olmadığını, tazminatın «hakkaniyete» aykırı olacak şekilde düşük belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davada «pasif husumetinin» bulunmadığını, "Katık Döner" markasının ... hak sahibinin ...
Şti. ile imzalanan 28.09.2014-28.09.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu beyan edilen sözleşmenin, noter «tasdikli» olmadığı, tescil edilmediğinin anlaşıldığı, ...
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1115 E. 2023/4356 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Benzer bu karardaNoterliğinin 05.02.2014 tarihli «ihtarnamesi» ile davacının haksız kullanımının sonlanması için uyarıda bulunduğunu, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 başvuru numaralı markasının "çoban katık d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · fatura · ihtarname
Benzer bu kararda… li olarak kullandığına, bu kullanımla markaya ayırt edici nitelik kazandırdığına dair dosyada delil bulunmadığı, tarafların ortak oldukları döneme ilişkin bir kısım «fatura» ve vergi dairesi tutanaklarında "Katık Döner" ibaresinin yer almasının, markanın davacı tarafından oluşturularak, tanınır hale getirildiğini ispatlayamayacağı, davacıya ait markanın esas unsurunun "Katık", davalıya ait markanın esas unsurunun ise "Çoban Katık" olduğu, katık kelimesinin sıfat olup, yiyecek adını nitelediği, bu ibarenin tanımlayıcı ibare olup, karşılaştırmada geri planda kalması gerektiği, buna göre taraflara ait markalar arasında karışıklık yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinde belirtilen hükümsüzlük nedenlerinin gerçekleşmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n dava konusu marka ile ilgili faaliyette bulunmadığını, Katık Döner’in kurucusunun müvekkili olduğunu, marka sisteminin tam anlamıyla henüz bilinmediği bir dönemde «uyuşmazlık konusu» markayı kardeşi üzerine tescil ettirmek için 2011/118784 numaralı “ÇOBAN Katık Döner SİNCE 1988 AĞIZ TADINIZ” ibareli başvuruyu yaptığını, müvekkilinin aynı markay …
Noterliğinin 05.02.2014 tarihli «ihtarnamesi» ile davacının haksız kullanımının sonlanması için uyarıda bulunduğunu, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığını, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli 2011/118784 başvuru numaralı markasının "çoban katık d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6549 E. 2023/1409 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… vacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının «ihtarına» rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz.
Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının «münhasıran» lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… , davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımı nedeniyle marka değerinin düşmesinden dolayı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibarıyla trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar yalnızca davalı vekilince istinaf edilmiştir.
… edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla «şikayette» bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında «marka hakkının tecavüzünün» önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede «ilanını» talep etmiştir.
… z kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL «maddi tazminata» hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · şikayet · hakkaniyet · kesinlik sınırı · kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… edildiğini, kullanımın müşterileri nazarında işletmesel bağlantıya sebep olacağını, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/64733 soruşturma nolu dosyasıyla «şikayette» bulunduklarından iddianame düzenlendiğini ve ceza davasının açıldığını, davalının eylemlerine halen devam ettiğini ileri sürerek davalı hakkında «marka hakkının tecavüzünün» önlenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasına, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, kararın Türkiye genelinde yayın yapan bir gazetede «ilanını» talep etmiştir.
… z kullanımı sebebiyle davacı tarafça lisans bedeli talep edildiğinden örnek lisans sözleşmeleri ışığında hesaplama yapıldığında davacının 50.000,00 TL + 8.250,00 TL «maddi tazminata» hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacının 2011/118784 tescilli markasına kendi markalarının kullanımı aşar şekilde tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, 58.250,00 TL'nin «avans faizi» ile birlikte işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının, davacının «marka hakkına tecavüz» etmesi ve benzer kullanımından dolayı marka değerinin düşmesinden doyalı oluşan 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleşeceği tarih itibariyle trajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez «ilanına», ilan bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, davacı tarafça emsal olarak sunulan sözleşmelerin 10 yıllık olduğu ve davacı markasının isim hakkının 10 yıl süreyle kullandırılması karşılığında 50.000,00 TL isim hakkı bedeli ile aylık 2.500,00 TL royalty bedeli kararlaştırıldığı dikkate alınmadan 58.250,00 TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin markasının 30.000,00 TL lisans bedeli ile devredildiğine yönelik beyanının ise yargılama sırasında delillendirmediği gibi her markanın lisans değerinin farklı olduğu, davacı markasının yurt dışına da lisans verdiği ve diğer lisans sözleşmeleri, aylık royalty bedeli, mahkemenin dikkate aldığı ihlal süresi de dikkate alınarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince 10.000,00 TL isim hakkı bedeli ile dava tarihine kadar tahakkuk edecek 8.250,00 TL royalty bedeli olmak üzere toplam 18.250,00 TL lisans bedelinin somut olayda «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, tarafların kazanılmış haklarının korunarak hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına, 18.250,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5669 E. , 2021/7002 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.04.2019 tarih ve 2018/401 E. - 2019/192 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Dizi Gıda Paz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının halen Beşiktaş ilçesinde "katık" markası adı altında Hatay usulü döner imalatı ve satışı yaptığını, bu markanın haklarını, marka hakkı sahibinden 14.11.2013 tarihli marka lisans sözleşmesi ile devraldığını, ancak davalı şirketin, davacının işletmesinin tam karşısında "Katık" ismini kullanarak, davacının ürettiği ve sattığı ürünlerin aynısını imal ederek sattığını, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu ve düzeltilmesi için ihtarname keşide edilerek gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını ve davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı ...'ın davalı şirketin yetkilisi olduğunu, diğer davalı ...'nun ise Beşiktaş Life isimli derginin sahibi olduğunu ve bu dergi ile derginin internet sayfasında davalı şirketin "Katık" isimli işletmesinin sayfalarca reklamına yer verdiğini, her iki davalı şahsın davacının zararına, bilerek hareket ettiğini belirterek, "Katık" ibaresinin davalı Dizi Gıda...
Ltd. Şti. tarafından markaya tecavüz oluşturan her türlü müdahalesinin men'ine, Beşiktaş Life dergisinin 2013 Kasım ayı 37. sayısının baskısının toplatılmasına, www.besiktaslife.com internet sitesindeki ilgili yayınların kaldırılmasına, davacının itibarının iadesine yönelik verilecek mahkeme ilamının bu dergi ve internet sayfasında yayınlanmasına, maddi tazminata yönelik hakların saklı tutularak 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Davalı ... cevaben, kendisinin reklamcı olduğunu, Beşiktaşlife'ın da bir dergi değil, reklam amaçlı bir ürün olduğunu, davalı şirket ve davalı ...'ın kendi ürününü tanıtmak için başvurduğunu, kendisinin reklamların doğruluğunu araştırmak gibi bir görevinin olmadığını, yalnızca talep edilen reklamların yayınlandığını, kendisine bir ihtarname gönderilmediğini, davacının aktif husumet ehliyetinin de araştırılmasının gerektiğini, davacının "katık döner" değil artık "hat döner" markasını kullandığını ve bu markasının reklamını da yine Beşiktaşlife dergisinde yaptığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevaben, davacının dayandığı lisans sözleşmesinin inhisari olmayan bir sözleşme olduğunu ve akdedilme tarihinden birkaç gün sonra davalıya karşı dava açıldığını, bu nedenle davacının kötüniyetli olduğunu ve bir ayı geçmeyen bir kullanım için yüklü miktarda tazminat talep edildiğini, dava konusu "Katık" tabelasının davalı işletmede asılı olmadığını, kaldı ki davacının işletme adının da "Hat Döner" olduğunu, davalının diğer davalılarla hukuki ya da ticari bir ilişkisinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonunda, dava konusu markanın tescilli sahibinin dava dışı ... olduğu, dava açılmadan önce davacının markanın lisansını noterde düzenlenen sözleşme ile aldığı, davalının ise işyeri tabelası, reklam afişleri ve poşetlerinde bu markayı kullandığı ve davacının ihtarına rağmen kullanmaya devam ettiği, bu fiillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet sonuçlarını doğurduğu gerekçesiyle davalılar ... ve... yönünden davanın reddine, davalı Dizi Gıda Paz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne, davacının münhasıran lisansörü olduğu Katık ibareli markayı davalının tabelasında ve materyallerinde kullanmak sureti ile tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalının Katık ibaresi ile kullandığı materyal var ise toplatılarak imhasına, www.besiktaslife.net adlı sitede Katık ibaresini içeren yayın var ise kaldırılmasına, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı Dizi Gıda Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
1-Dava, lisans hakkına dayalı olarak açılan marka hakkına tecavüzün tespiti, müdahalenin men’i ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama sonucunda davacının münhasır lisans sahibi olduğu markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref’ile 10.000 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
2-Davacı lisans alan... Ltd ile 2006/53941 sayılı ve 1969 KATIK ibareli markanın sahibi dava dışı ... arasında düzenlenen 14.11.2013 tarihli lisans sözleşmesinde, davacının iki yıllık 1.000 TL lisans ücreti karşılığında markayı kullanma hakkı tanındığı, ancak davacının da Beylikdüzü ile Avcılar semti ve çevresinde kullanmamayı ve ticari işletme işletmemeyi taahhüt ettiği, ayrıca davacıya kendi kullanım alanlarıyla ilgili olarak marka sahibinin açabileceği markadan doğan davayı açma ve kendi adına talepte bulunma hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.
Olaya uygulanacak 556 sayılı Marka KHK’nın 21/2-3 maddesinde yer alan “Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir. Lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere aynı markaya ilişkin başka lisanslar da verebilir. İnhisarı lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de markayı kullanamaz” düzenlemeleri uyarınca, somut olayda Lisans Sözleşmesinde davacıya alt lisans verme hakkının tanınmamış olması ve açıkça sözleşmenin münhasır lisans içermemiş olması nedeniyle yerel Mahkemenin, davaya konu lisansın münhasır lisans niteliğinde olduğuna ilişkin görüşü yerinde değildir.
Adi lisansınsın söz konusu olduğu durumlarda 556 sayılı KHK’nın 21/7. Maddesinde yer alan “Altıncı fıkra hükümlerine göre, markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. Lisans alan, dava açtığını marka sahibine bildirir” hükmü uyarınca, tecavüz nedeniyle adi lisans alanın dava açabilmesi için her bir olayda öncelikle marka sahibine durumu Noter ihtarnamesiyle bildirerek tecavüze karşı dava açmasını ondan istemesi, onun dava açmayacağını bildirmesi veya en az üç ay süreyle sessiz kalması bir zorunluluktur.
Kanundaki emredici düzenlemenin aksine, tecavüz meydana gelmeden adi lisans alana bu yönde verilecek izinler geçersiz olup, yerel mahkemenin bu yönde bir değerlendirme yapmaksızın lisans sözleşmesini münhasır lisans olarak nitelendirmesi doğru olmamıştır.
3-Bir an için davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu varsayılsa bile, davacının lisans hakkına dayalı olarak manevi tazminat açma hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Şöyle ki;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ve 58. maddelerinde de açıkça zikredildiği üzere, “manevi tazminat” ancak kişilik haklarının zedelenmesi veya bedensel bütünlüğünün bozulması halinde istenebilecek kişiye bağlı haklardandır.
1982 Anayasası’nın 12. maddesinde de kişiliğe bağlı haklar vazgeçilmez ve devredilmez niteliktedir.
Anılan temel kanunlardaki yaklaşımlar nedeniyle, 556 sayılı KHK’nın 21/6. Maddesindeki “Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahiplerinin, dava açma hakları yoktur” cümlesinde geçen “bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davalar” ibaresini, ancak devredilebilen mali haklara tecavüz halinde açılabilecek tespit, men, ref, ilan ve maddi tazminat davaları olarak kabul etmek gerekir. Diğer bir anlatımla, davacı münhasır lisans sahibi olsa bile bu hakkına dayalı olarak manevi tazminat davası açamaması gerekir iken mahkemece bu talep yönünden tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
4- Mahkemece haksız rekabetin tespit, men ve ref’ine ve bu sebeple manevi tazminata karar verilmiş ise de, Cemre Döner Ltd. unvanlı davacı “KATIK” ibareli markayı ancak yasal izinle kullanan kişi olup, kendisinin lisans alan sıfatıyla kullandığı bir başkasının marka olarak kullanması hiçbir surette haksız rekabet olarak değerlendirilmemelidir. Zira bu ibare üzerinde öncelikli ve üstün hak sahibi olan kişi dava dışı marka sahibi ... olup, davacının lisansla kullandığı markayı bir başkasının lisansız olarak kullanmasının ne suretle davacıya karşı haksız rekabet olduğu tartışılmaksızın afaki şekilde bu eylemin davacıya karşı haksız rekabet olarak nitelendirilmesi doğru olmamıştır.
5- Öte yandan bir an için davalının eyleminin haksız rekabet olduğu kabul edilecek olsa bile, her haksız rekabet halinde otomatik olarak manevi tazminata hüküm olunması da doğru değildir. Olaya uygulanacak olan mülga 6762 sayılı TTK’nın 58/1 – e maddesinde, ancak BK’nın 49.maddesindeki şartların varlığı halinde manevi tazminata karar verilebilecek olup, davacının lisansla kullandığı markayı bir başkasının lisansız olarak kullanmasının davacının ne şekilde kişilik haklarını zedelediği tartışılıp ortaya konulmaksızın haksız rekabet sebebiyle manevi tazminata hüküm olunması da doğru değildir.
Anılan sebeplerle mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden, davalının temyiz isteminin reddine dair Daire çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721075800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz